Sayıştay 5. Dairesi 46313 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

46313

Karar Tarihi

22 Eylül 2021

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2017

  • Daire: 5

  • Dosya No: 46313

  • Tutanak No: 50181

  • Tutanak Tarihi: 22.09.2021

  • Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

KARAR

Elektrik ödemeleri ile birlikte elektrik ve havagazı tüketim vergisi bedellerinin de ödenmesi;

215 sayılı İlamın 11. maddesiyle; 2560 sayılı … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'a aykırı olarak elektrik ödemeleri ile birlikte Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi bedellerinin de ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {Sorguda … TL kamu zararı hesap edilmesine karşın, bunun … TL’si için; sehven yapılan hatalar nedeniyle kamu zararı hesabına dâhil edildiğinden ilişilecek bir husus bulunmadığına ve … TL’si için; çeşitli muhasebe işlem fişleri ile tahsil edilip bütçeye gelir kaydedildiğinden ilişilecek bir husus kalmadığına karar verilmiş ve geriye kalan işbu temyize konu tutar olan … TL için tazmin hükmü verilmiştir.}

Sorumlu [(Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube Müdürü …] (aynı ilam maddesi ile ilgili olarak temyiz talebinde bulunan diğer tüm sorumluların kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde de tamamen aynı olmak üzere), temyiz dilekçesinde özetle; … Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğünün; 20/11/1981 tarihli, 2560 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle faaliyetlerini bu Kanuna dayanakla yapmakta olduğunu, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile birlikte; elektrik enerjisi dağıtım ve satışını yapan (kamu elektrik tedarik şirketleri …, …, …, …) elektrik tedarik şirketlerinin …’ye satışını yaptığı elektrik enerjisine ETV uygulamaya başladıklarını, Ağustos-2010 yılında Elektromekanik İşleri Şube Müdürlüğüne atanması ile elektrik ödemelerinde yapılan çalışma ile İdareye düzenlenen elektrik tüketim faturalarına 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’na aykırı olarak farklı oranlarda ETV uygulandığının tespit edildiğini, elektrik tedarik şirketlerine yazılı olarak ETV uygulamalarının 2464 ve 2560 Sayılı Kanunlara uyarsız olduğunun belirtildiğini ve uygulamanın Kanuna uyarlı hale getirilmesinin talep edildiğini; ancak taleplerinin yerinde görülmediğini, 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve buna dayanakla 25 Eylül 2002 tarih ve 24887 sayı ile yayımlanan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği “Madde 24” “Zamanında ödenmeyen borçlar” başlığı atındaki maddelere göre ETV’nin ödenmemesi halinde İdarenin enerjisi kesileceğinden; enerjinin kesilmesi halinde de, …'a verilen su ve atık su hizmeti faaliyetlerinin kesintiye uğramış olacağını, eksik ödeme neticesinde enerjinin kesilmesi ile hizmetlerin durması riskinden dolayı faturalara yansıtılan ETV tutarları kesintisi yapılarak işlem yapılamadığını, sorunun çözümü için … tarihinde … sayılı Makam Oluru ile Hukuk Müşavirliğinin işlem yapması ve uygulamanın Kanunlara uyarlı hale getirilmesi için hukuki takibatın yapılmasının talep edildiğini (Dilekçe Eki: 1), elektrik tedarik şirketlerinin ETV uygulamaları ile ilgili husumetin düzeltilmesi davalarının; hukuk tekniği gereği kanunen işlemi gerçekleştiren elektrik tedarik şirketleri yerine, ilgili Belediyesine ayrı ayrı olmak üzere enerji tüketen her tesis için açıldığını, su idareleri içerisinde; ETV konusu ile ilgili olarak çalışma başlatarak, hukuki süreçler ile ilk kez konuyu gündeme …’nin taşıdığını, söz konusu denetimin yapıldığı 2017 yılında da bazı davaların itiraz süreçlerinin devam etmekte olduğunu, diğer taraftan ayrı bir çalışma yapmaya dayanak oluşturacak taraflarına ulaşan herhangi bir bildiri, tebliğ, duyuru, özelge ya da yazılı bir bildirim v.s bulunmadığından, ayrıca yeni bir işlem başlatılamadığını, Danıştay kararlarından hüküm çıkarmak ileri bir uzmanlık gerektiğinden, Birimlerince değerlendirilemediğini, gerçekleştirme ve harcama birimi olarak, hükmün dayandırıldığı Danıştay Kararının yeni bir dayanak olarak kullanılamadığını, bu hususta idarecinin uyması için açık bir mevzuat olmamasına rağmen konu ile ilgili işlemlerin uygun mecrada sürdürüldüğünü, tüm savunmalarında da görüldüğü gibi söz konusu sorgunun yapıldığı 2017 yılı çok öncesinden ( ETV işlemlerin başlangıcı 2011) başlamak üzere ETV ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini (Dilekçe Eki: 2-Elektrik tedarik şirketleri ile ETV&BTV yazışmaları), 5018 sayılı Yasanın 71 inci maddesinde kamu zararı kavramının; “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır” şeklinde tanımlandığını, konu ile ilgili olarak İdarenin; hiç kesintisiz araştırmalar, yazışmalar ve hukuki süreçleri sürdürdüğünü, hala sürdürmeye devam etmekte olduğunu, 2560 ve 2464 sayılı Kanunlara uyarsızlığın tespit edildiği 2011 yılından başlanarak devem eden tüm süreçlere bakıldığında 5018 sayılı Yasanın 71 inci maddesine göre Gerçekleştirme Görevlileri ve Harcama Yetkilileri olarak; kasıt, kusur, ihmal, mevzuata aykırı işlem veya eylem yapılmadığını, aksine 1981 yılından beri, 2560 ve 2464 sayılı Kanunlara aykırı olarak tüm su ve kanalizasyon idarelerinde uygulamasına devam edilen uygulamayı düzeltmek için ilk olarak …’nin 2011 yılında çalışma başlattığını ve ETV uygulamasının Kanuna uyarlı hale getirilmesi için büyük çaba sarf ettiğini,

Gerçekleştirme Görevlileri ve Harcama Yetkilileri olarak eksilişin ortaya çıkmasında mevzuata aykırı kusur, ihmalin olmadığını ifade etmekte olduklarını, ortada İdare bütçesinde bir eksilişten dolayı Kurum zararı gibi gözükse de; bu eksiliş yine bir başka kamu kasasına, 3. taraflarca aktarıldığından gerçekte bir kamu zararı oluşmadığı kanaatinde olduklarını, kaldı ki İdarenin bütçesindeki bu eksilişin zamanında engellenmesine; 3. tarafların 2464 sayılı Kanuna göre uygulamaları nedeniyle güç yetmediğini, 2560 Sayılı Kanuna aykırı bir uygulamanın olduğu 2011 yılında fark edildiğini, düzeltmek için de gerekli işlemlerin, hiç ihmal edilmeden kesintisiz yapıldığını, sonuç olarak Sayıştay Başkanlığının 2017 Yılı Denetim Raporu esas alınarak tedarik şirketleri ve ilçe belediyelerden ETV tutarlarının bir kısmının geri alındığını, ödemede imtina eden ilçe belediyeleri için ise hukuki süreçlerin devam etmekte olduğunu (Dilekçe Eki: Belediyelere karşı açılan davalar), taraflarına tebliğ edilen Sayıştay İlamı ile hukuki süreçlerin sonucu beklenmeden İlamda belirtilen tüm tutarların, İlam dayanak gösterilerek ilgili elektrik tedarik şirketlerinden tahsil edildiğini, buna göre 2017 yılı için İdareden tahsil edilen ETV tutarının tamamının geri alındığını (İlamda belirtilen tutarların yasal faiziyle birlikte geri alındığını), 2017 yılı kalan ETV tahsilatının;

Belge Fiş No Tahsil tarihi ETV TUTARI (TL) FAİZ (TL) TOPLAM (TL)

… EK4 2019025662 10.09.2019 … … …

… EK5 2019024921 03.09.2019 … … …

… EK6 2019027122 25.09.2019 … … …

… EK7 2019026175 13.09.2019 … … …

… … …

Şeklinde olduğunu, yukarıda açıklanan iş ve işlemler ile bilgi ve belgeler dikkate alındığında Gerçekleştirme Görevlileri ve Harcama Yetkilileri olarak; hem 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi ve hem de 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 12 inci maddesine göre görevlerini yerine getirdiklerinden söz konusu zararın meydana gelmesinde kusurlarının ve ihmallerinin bulunmadığını, kanunen sorumlu 3. tarafların uygulamasına yazılı olarak güç getirilememiş olup, hukuki takibatların devam etmekte olduğunu, söz konusu İdare kasasındaki eksilişin (ETV alınması) ve aktarıldığı kamu kasası net olarak bilinir olup hukuki süreçlerin tamamlanması halinde karşı İdarenin kasasından, …’nin kasasına aktarılması mümkün olduğundan ve yine aynı kaynaktan kamu faydalandığından meydana gelen kamu zararından sorumlu tutulmamaları gerektiğini, söz konusu kamu zararından sorumlu tutulma durumunun; tahsilatların da yapılmış olmasını göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasını Kurulumuzun bilgisine arz etmiştir.

Yukarıda adı geçen sorumlu, gönderdiği ek dilekçede özetle; Sayıştay’a gönderilen cevabi dilekçede belirtilen “2017 Yılı Kalan ETV Tahsilatı" tablosunda belirtilen ve Ek 6 olarak verilen 2019027122 nolu belgenin sehven konulmuş olup; doğru EK 6 belgesinin 2019030598 nolu belge olup, cevabi yazıda verilen tablo rakamlarının son halinin aşağıda verildiğini;

Belge Fiş No Tahsil tarihi ETV TUTARI (TL) FAİZ (TL) TOPLAM (TL)

… EK4 2019025662 10.09.2019 … … …

… EK5 2019024921 03.09.2019 … … …

… EK6 2019030598 25.10.2019 … … …

… EK7 2019026175 13.09.2019 … … …

… … …

Bildirmiştir.

(Ayrı dosyalarla temyiz talebinde bulunan her bir sorumlunun dilekçesi için de geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; temyiz dilekçesinde özetle; Sayıştay Başkanlığının 2017 Yılı Denetim Raporu esas alınarak tedarik şirketleri ve ilçe belediyelerden ETV tutarlarının bir kısmının geri alındığı, ödemede imtina eden ilçe belediyeleri için ise hukuki süreçlerin devam etmekte olduğu, taraflarına tebliğ edilen Sayıştay İlamı ile hukuki süreçlerin sonucu beklenmeden İlamda belirtilen tüm tutarların, İlam dayanak gösterilerek ilgili elektrik tedarik şirketlerinden tahsil edildiği, buna göre 2017 yılı için İdareden tahsil edilen ETV tutarının tamamının yasal faizleriyle birlikte geri alındığı, 2017 yılı kalan ETV tahsilatının bir tablo ile gösterildiği, yukarıda açıklanan iş ve işlemler ile bilgi ve belgeler dikkate alındığında Gerçekleştirme Görevlileri ve Harcama Yetkilileri olarak; hem 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi ve hem de 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 12 inci maddesine göre görevlerini yerine getirdiklerinden söz konusu zararın meydana gelmesinde kusurlarının ve ihmallerinin bulunmadığı, kanunen sorumlu 3. tarafların uygulamasına yazılı olarak güç getirilememiş olup, hukuki takibatların devam etmekte olduğu, söz konusu İdare kasasındaki eksilişin (ETV alınması) ve aktarıldığı kamu kasası net olarak bilinir olup hukuki süreçlerin tamamlanması halinde karşı İdarenin kasasından ...’nin kasasına aktarılmasının mümkün olduğundan ve yine aynı kaynaktan kamu faydalandığından meydana gelen kamu zararından sorumlu tutulmamaları gerektiği hususlarının ileri sürüldüğü ve tahsilatların da yapılmış olması göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılması talebinde bulunulduğu ifade edildikten sonra; sorumluların savunmalarından ve eki belgelerden, Daire İlamında tazmin hükmü verilen tutarın tamamının tahsil edildiğinin anlaşıldığı, yapılan tahsilatlar ilam tarihinden sonra gerçekleştirildiğinden ve ilamın infazı niteliğinde olduğundan yapılacak bir işlem bulunmadığı; bu itibarla, karar verilmesine mahal bulunmadığı yönünde karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

29.05.1981 tarih ve 17354 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 34 üncü maddesinde; “Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde elektrik ve havagazı tüketimi, Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisine tabidir.” düzenlemesine, 35 inci maddesinde ise; “Elektrik ve Havagazı tüketenler, Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisini ödemekle mükelleftirler. (Değişik ikinci fıkra: 9/7/2008-5784/14 md.) 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre elektrik enerjisini tedarik eden ve havagazını dağıtan kuruluşlar, satış bedeli ile birlikte bu verginin de tahsilinden ve ilgili belediyeye yatırılmasından sorumludurlar. …” düzenlemesine yer verilmiştir.

Mezkûr Kanun'un 36 ncı maddesinde bu vergiden istisna tutulan tüketimlerin neler olduğu, 37 nci maddesinde verginin matrahı, 38 inci maddesinde verginin oranları, 39 uncu maddesinde ise beyan ve ödeme hususları düzenlenmiştir.

23.11.1981 tarih ve 17523 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2560 sayılı … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun “Muafiyetler” başlıklı 21 inci maddesinde; “a) …'nin görevleri için kullandığı taşınmaz malları, tesisleri, işlemleri ve faaliyetleri her türlü vergi resim ve harçtan muaftır.” hükmü yer almaktadır.

2560 sayılı … Kanunu, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'ndan yaklaşık 6 ay sonra yürürlüğe girmiş daha yeni bir kanundur. Ayrıca 2464 sayılı Kanun'un belediyelerin gelirleri hususunda düzenlemeler getiren “genel hükümler içeren bir kanun” olduğu, 2560 sayılı Kanun'un ise …'nin kuruluş ve görevlerini düzenleyen “özel hükümler içeren bir kanun” olduğu görülmektedir. Bununla birlikte 2464 sayılı Kanun'da muafiyet ve istisnalara ilişkin düzenlemelerin yalnızca bu Kanun'da düzenlenmesi gerektiği yönünde bir hüküm de bulunmamaktadır. 2560 sayılı Kanun'un “Muafiyetler” başlıklı 21 inci maddesinde ise …'nin bu Kanun'a göre yürütmekte olduğu görevleri ile ilgili işlem ve faaliyetlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulacağı hüküm altına alınmıştır.

Nitekim Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 05.05.1988 tarih ve 19805 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 11.02.1988 tarih ve E. 1987/3 K. 1988/1 sayılı Kararında da önceki ve sonraki kanun hükümleri arasında çelişme olduğu takdirde somut olayda özel ve sonraki kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.

Mezkûr Karar'da, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun değişik 22 nci maddesiyle getirilen; “Bina ve Arazi Vergileriyle ilgili muaflık ve istisna hükümleri, bu kanuna eklenmek veya bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir.” hükmünden sonra yürürlüğe konulan 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun değişik 24 üncü maddesiyle getirilen düzenleme irdelenmiş, kanun koyucunun iradesini “Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirleri kurumun adı ve kuruluş kanununun tarih ve sayısı vergi kanunlarında, dolayısıyla Emlak Vergisi Kanununda yazılı olmasa dahi Emlak Vergisi dâhil her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulması gerektiği” şeklinde ortaya koyduğu değerlendirilerek, içtihat aykırılığının SSK mallarının emlak vergisinden muaf olan karar yönünde giderilmesi yönünde hüküm tesis edilmiştir.

Bu durumda; 2464 sayılı Kanun'un 29.05.1981 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 2560 sayılı Kanun'un ise 23.11.1981 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, özel hükümler içeren ve daha yeni tarihli olan 2560 sayılı Kanun'un, genel hükümler içeren 2464 sayılı Kanun'a göre öncelikli olarak uygulanması gerektiği noktasında bir tereddüt bulunmadığından ve ayrıca 2464 sayılı Kanun'da muafiyet ve istisnalara ilişkin düzenlemelerin yalnızca bu Kanun'da düzenlenmesi gerektiği yönünde bir hüküm de yer almadığından; 2560 sayılı Kanun ile …'ye getirilen vergi, resim ve harç muafiyetinin Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisini de kapsadığı açıktır.

Dolayısıyla, her ne kadar sorumlularca; kanunen sorumlu 3. tarafların uygulamasına yazılı olarak güç getirilememiş olup, hukuki takibatların yapıldığı, söz konusu İdare kasasındaki eksilişin (ETV alınması) ve aktarıldığı kamu kasası net olarak bilinir olup hukuki süreçlerin tamamlanması halinde karşı İdarenin kasasından …’nin kasasına aktarılmasının mümkün olduğu ve yine aynı kaynaktan kamu faydalandığından meydana gelen kamu zararından sorumlu tutulmamaları gerektiği iddia edilmekte ise de; -İlamda da aynen yukarıdaki haliyle belirtilen açıklamalar karşısında- Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisinin İlamda adı geçen şirketlere ödenmesinin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet verdiği tespiti üzerine kurulan ve yine 5018 sayılı Kanunun 32 nci ve 33 üncü maddeleri ile 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 karar No’lu Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda ödeme belgeleri üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerine sorumluluk yükleyen tazmin hükmünde konunun esası ve sorumluluk yönünden herhangi bir hukuki isabetsizlik görülmemektedir.

Öte yandan, yine sorumlular tarafından temyiz dilekçelerinde; hukuki süreçlerin sonucu beklenmeden kamu zararına konu edilen tüm tutarların Sayıştay İlamı dayanak gösterilerek ilgili elektrik tedarik şirketlerinden tahsil edildiği bildirilmiştir. Buna göre İlamda ilgili şirketlerden hüküm tarihi itibariyle tahsilatı gerçekleşmeyen ve bu nedenle kamu zararına konu edilen tutarların;

Belge Fiş No Tahsil tarihi ETV TUTARI (TL) FAİZ (TL) TOPLAM (TL)

… EK4 2019025662 10.09.2019 … … …

… EK5 2019024921 03.09.2019 … … …

… … …

… EK6 2019030598 25.10.2019 … … …

… EK7 2019026175 13.09.2019 … … …

… … …

Şeklinde faizleriyle birlikte tahsil edildiği anlaşılmaktadır.

Bu bildirim karşısında ise, -tahsil edilmeyen ETV kalmamakla beraber- yukarıda yevmiye numaraları ve tarihleri belirtilen muhasebe işlem fişleri ile tahsil edilip bütçeye yapılan gelir kaydı, hüküm tarihi olan 09.05.2019 tarihinden sonra gerçekleştirilmesi sebebiyle ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğundan; bu hususta Kurulumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.

Sonuç itibariyle, gerek konunun esası yönünden gerekse de sorumluluk yönünden herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ve hükümden sonra yapılan tahsilat hakkında Kurulumuzca yapılacak bir işlem bulunmadığından; temyiz talebinde bulunan sorumluların tamamen aynı mahiyette olan dilekçelerindeki iddiaların reddedilerek 215 sayılı İlamın 11. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, (…. Daire Başkanı … ve …. Daire Başkanı … ile Üye … ve Üye …’nin aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 22.09.2021 tarihli ve 50183 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

…. Daire Başkanı … ile Üye …:

…’nin su idareleri içinde ETV Konusu ile ilgili olarak çalışma başlatarak, hukuki süreçler ile ilk kez konuyu gündeme getirmesi sonucu Sayıştayca kamu zararı tespitleri yapılmaya başlandığı anlaşılmakla beraber, İlamda kamu zararından dolayı sorumluluklarına hükmedilen kamu görevlileri, hem 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi ve hem de 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 12 nci maddesine göre yükümlülüklerini yerine getirerek hukuki takibatları yapmış olduklarından; -tahsilatların da yapılmış olması göz önünde bulundurularak- sorumluların temyiz dilekçelerindeki ortak mahiyetteki iddialarının kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.

…. Daire Başkanı … ile Üye …:

Temyiz dilekçesi ekinde yapılan bildirimlerden; ilgili şirketlerden hüküm tarihi itibariyle tahsilatı gerçekleşmeyen ve bu nedenle İlamda kamu zararına konu edilen tutarların hüküm tarihinden sonra faizleriyle birlikte tahsil edildiği anlaşılmaktadır.

Bu ilam maddesiyle temyiz talebinde bulunan sorumlular, temyiz dilekçelerinde genel anlamda itiraz sayılmayacak açıklamalarda bulunmuşlar ve esasen yapılan tahsilata vurgu yapmışlardır.

Bu anlamda herhangi bir itirazda bulunulmayıp tahsilat bildirildiğinden ve bu tahsilat hüküm tarihi olan 09.05.2019 tarihinden sonra gerçekleştirildiğinden; ilam hükmünün infazı mahiyetindeki bu hususta Kurulumuzca –konunun esası ve sorumluluk yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadan- yapılacak işlem olmadığına karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim