Sayıştay 5. Dairesi 46287 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
46287
17 Mart 2021
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 5
-
Dosya No: 46287
-
Tutanak No: 49254
-
Tutanak Tarihi: 17.03.2021
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Mevzuata aykırı atama ve maaş ödemesi.
209 sayılı İlamın 12. Maddesinin C bendi ile, Şube Müdürü kadrosunda çalışmakla birlikte, kadroya atama için gerekli şartları taşımayan personele, kadro için öngörülen maaş farklarının ödenmesi suretiyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Üst yönetici ... ile diğer sorumlu ... 209 sayılı ilamın 12. Maddesinin C bendi ile verilen hükme itiraz etmekte ise de;
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Kanun yollarına başvurma” başlıklı 54. maddesinde;
“Temyiz, yargılamanın iadesi ve karar düzeltilmesi talepleri, Sayıştay Başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçe ile yapılır. Dilekçeler Sayıştay Başkanlığına verilir veya gönderilir. İlgililer isterlerse evrakın alındığına dair kendilerine bir alındı verilir.
(2) Dilekçelerde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Başvuruda bulunan kişinin ve varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin adı, soyadı, unvanı ve adresi.
b) İlamın tarihi, numarası.
c) İlgili hesabın adı ve yılı.
ç) Başvurunun konusu.
d) Hangi kanun yoluna başvurulduğu ve başvurunun hukuki sebepleri.
e) Varsa duruşma talebi.
(3) Dilekçelere ilgililer tarafından itirazlarını ispat edecek belgeler eklenir. Dilekçeler ve bunlara ekli belgelerin örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.
(4) Dilekçelerin yukarıda belirtilen hususları ihtiva etmediğine, ilgisine göre Temyiz Kurulu veya dairece karar verilirse, eksikliklerin on beş gün içinde tamamlatılması dilekçe sahibine tebliğ olunur. Bu süre içinde eksiklikler tamamlanmazsa, ilgisine göre Temyiz Kurulunca veya dairece başvurunun reddine karar verilir. Şu kadar ki, başvuru sahibinin kimliğini, imzasını, başvuru konusu ilam hükmünü ve hangi kanun yoluna hangi sebeple başvurulduğunu yeteri kadar belli edecek kayıtları ihtiva eden dilekçeler, diğer hususlar gösterilmemiş olsa bile kabul edilir.” Hükmü bulunmaktadır.
Yapılan incelemede, söz konusu sorumluların temyiz dilekçelerini imzasız olarak gönderdikleri anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre temyiz talebinin imzalı dilekçe ile yapılması gerekmekte; aksi takdirde talebin reddedileceği belirtilmektedir.
Bu itibarla, adı geçen kişiler için temyiz talebinin REDDİNE, oybirliği ile,
Dilekçilerden ... 209 sayılı ilamın 12. Maddesinin C bendi ile verilen hükme itiraz etmekte ise de; Sayıştay Dairelerince alınan kararlara karşı Temyiz Kuruluna itirazen başvurabilecekler 6085 sayılı Kanunun 52 nci maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup, bunlar arasında yer almayan şahısların dilekçesi üzerine KURULUMUZCA YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, oybirliği ile karar verilmesi üzerine konunun esas yönünden incelenmesine geçildi.
Diğer sorumlular ... ile ..., harcama yetkilileri ..., ..., gerçekleştirme görevlisi ...’ın göndermiş oldukları ortak temyiz dilekçesinde özetle;
... isimli personelin şube müdürlüğü görevini fiilen yaptığını ve verdiği hizmetin karşılığı olarak da kendisine aylık ve diğer özlük haklarının ödendiğini, bu nedenle kamu zararı oluşmasının söz konusu olmadığını, nitekim Sayıştay 7. Dairesi'nin 09/11/2017 tarih ve 215 sayılı kararında; personele çalıştığı sürenin ve vermiş olduğu hizmetin karşılığı olarak yapılan ödemelerin geri alınamayacağı yönünde hüküm tesis edildiğini,
Öte yandan temyize konu Sayıştay kararının oyçokluğu ile alındığını, Üye ...'in karşı oy gerekçesinde;
"Daire Başkanlığı görevini ifa ettikten sonra şube müdürü olarak atanan personel de işgal ettikleri kadronun gerektirdiği hizmeti yerine getirmiş ve karşılığında kadronun maaşını almıştır. Maddede iddia olunan hususta kamu zararı oluşmadığına karar verilmesi gerekir." Denildiğini,
Diğer taraftan, sorguda şube müdürü kadrosunun maaşı ile personelin eski kadrosu arasındaki maaş farkının, fazla ödeme olarak çıkarıldığını, oysa ilgili kişinin önceden daire başkanı kadrosunda çalıştığını, söz konusu personelin daire başkanlığı kadrosunda iken şube müdürlüğü kadrosuna atandığını, bu atama sebebiyle maaşında azalma meydana geldiğini,
Kamu zararı olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapmak gerekirse daire başkanlığı maaşı ile şube müdürlüğü maaşının karşılaştırılması gerektiğini, bu karşılaştırma yapıldığı takdirde kamu zararı oluşmadığının görüleceğini, söz konusu personelin 6 ay daire başkanı olarak çalışması durumunda, idarenin bu miktardan daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacağını,
Daire başkanı kadrosunda 6 (altı) ay görev yapma şartının yerine getirilmemiş olmasının, idare açısından bir "usul hatası" olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“ Temyize konu olan 5. Dairenin 04.07.2019 tarih ve 209 sayılı ilamın 12-C maddesinde özetle; ...
Şube Müdürü kadrosunda çalışmakla birlikte, kadroya atama için gerekli şartları taşımayan personele, kadro için öngörülen maaş farklarının ödenmesi suretiyle oluşan ... TL kamu zararının; ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği görülmektedir
Sorumluların temyiz dilekçesinde özetle; ....
- ... isimli personel, şube müdürlüğü görevini fiilen yapmış ve verdiği hizmetin karşılığı olarak da kendisine aylık ve diğer özlük hakları ödenmiş olduğu, bu nedenle herhangi bir kamu zararı oluşmadığından temyize konu kararın kaldırılması gerektiği,
-Sorguda şube müdürü kadrosu ile personelin eski kadrosu arasındaki maaş farkı fazla ödeme olarak çıkarılmıştır. Oysa ilgili kişinin bir önceki görevi daire başkanı kadrosudur. Bu nedenle söz konusu personel daire başkanı kadrosunda iken şube müdürü kadrosuna atanmış olup bu atama sebebiyle maaşında azalma olduğu,
-
Kamu zararı olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapmak gerekirse daire başkanlığı maaşı ile şube müdürlüğü maaşı birbiriyle karşılaştırılması gerektiği, bu karşılaştırma yapıldığı takdirde kamu zararı oluşmadığının görüleceği,
-
Daire başkanı kadrosunda 6 (altı) ay görev yapma şartının yerine getirilmemiş olması, idaremiz açısından bir "usul hatası" olarak değerlendirilmesi gerektiği,
-
Söz konusu atamadan dolayı herhangi bir kamu zararı oluşmadığı, yersiz bir ödemenin söz konusu olmadığı ve bu iş ve eylemlerde kamu zararı oluşturma niyetinin, ihmalinin, kusurunun ya da kastının olmadığı hususları dikkate alınarak; kamu zararı oluşmaması nedeniyle Sayıştay (5.) Dairesi'nce verilen 04/07/2019 tarihli ve 209-12/C sayılı ilam maddesi ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 20/c maddesinde;
"c) Bu Yönetmelik kapsamı dışında bulunan daha üst görevlerde, en az altı ay süreyle çalışmış olanlar, aranan şartları taşımaları kaydıyla, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan "yönetim", "araştırma-planlama" ve "hukuk" hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilir. Bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolara sınavsız atanmak için altı ay çalışmış olmak şartı aranmaz." hükmü yer almaktadır.
Maddede adı geçen kişilerin çok kısa süreliğine olsa da mevzuata uygun bir şekilde daire başkanlığına, sonra da şube müdürlüğüne atandığı anlaşılmaktadır. Yönetmelik hükmü gereği bu kişilerin şube müdürlüğüne atanabilmeleri için en az altı ay daire başkanlığı kadrosunda görev yapmış olmaları gerekmektedir. Bu süreye uyulmamıştır. Dolaysıyla, yapılan atamalarda usul hatası yapılmış olup, mevzuata aykırı yapılan atamanın iptali gerekmektedir.
Ancak, bu kişilerin daire başkanlığından önceki görevlerine ait kadronun maaşı esas alınarak kamu zararının hesaplanmasının yerinde olmadığı, daire başkanlığı maaşının esas alınması gerektiği düşünüldüğünden kamu zararının oluşmadığı, sorumluların savunmalarının yerinde olduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla temyiz talebi kabul edilerek tazmin kararının kaldırılmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.
Arz olunur. ” Denilmiştir.
Duruşmaya katılan Sayıştay Savcısı önceki mütalaasının aksine, Daire kararının esas yönünden mevzuata uygun olduğuna, ancak sorumluluk yönünden Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 8. Maddesine göre; ödemenin yapıldığı ilk ay dışında konuya ilişkin atama onayının ödeme emri ekinde yer almaması gerektiğinden, diğer aylardaki ödeme emirlerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu itibarla, 209 sayılı İlamın 12. Maddesinin C bendi ile verilen tazmin hükmünün bozularak, ödemenin yapıldığı ilk ay dışındaki ödeme emri belgesinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını teminen Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağını ifade etmiştir.
Diğer sorumlular ... ile ..., harcama yetkilileri ..., ..., gerçekleştirme görevlisi ... adına Hukuk Müşaviri ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
209 sayılı İlamın 12. Maddesinin C bendi ile, Şube Müdürü kadrosunda çalışmakla birlikte, kadroya atama için gerekli şartları taşımayan personele, kadro için öngörülen maaş farklarının ödenmesi suretiyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Esas yönünden inceleme
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinde;
“5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
-
657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
-
Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
-
Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
-
Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,…”
denilmekte olup aynı Yönetmeliğin “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20 nci maddesinde ise:
“Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde düzenlenmiş olan hizmet grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır.
a) …
c) Bu Yönetmelik kapsamı dışında bulunan daha üst görevlerde, en az altı ay süreyle çalışmış olanlar, aranan şartları taşımaları kaydıyla, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan “yönetim”, “araştırma, planlama ve savunma hizmetleri” hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilir. Bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolara sınavsız atanmak için altı ay çalışmış olmak şartı aranmaz. …”
denilmektedir.
Buna göre; Yönetmelik kapsamı dışında bulunan daha üst görevlerde, en az altı ay süreyle çalışmış olanlar, aranan şartları taşımaları kaydıyla, Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan yönetim hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabileceklerdir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde, ...’ın Daire Başkanlığı kadrosuna 10.02.2016 tarihinde atandığı, bu kadroda 1 gün daire başkanı olarak çalıştıktan sonra Şube Müdürü kadrosuna atandığı görülmüştür. Her ne kadar daire başkanlığı, Yönetmeliğin 20 nci maddesi uyarınca Yönetmelik kapsamında bulunmayan daha üst görev tanımına girmekte ise de, söz konusu madde kapsamında şube müdürlüğüne atanabilmek için kişinin bu görevi (daire başkanlığı) en az altı ay süreyle yapmış olması gerekmektedir. ... sadece 1 gün daire başkanlığı görevinde kaldığından, dolayısıyla bu atama Yönetmeliğin 20 nci maddesi gereği en az 6 aylık süre geçmeksizin mevzuata aykırı olarak gerçekleştirildiğinden, adı geçen personele, işgal ettiği kadro ile atandığı şube müdürlüğü kadrolarına dair ek ödeme ve özel hizmet tazminatı farkının ödenmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, esas yönünden verilen tazmin hükmünün mevzuata uygun olduğuna,
Sorumluluk yönünden inceleme
İlamda, Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı), diğer sorumlu sıfatıyla atama onayında imzası bulunanlar ile ödeme emri belgesinde imzası bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Ancak atama onayında ...’in imzası bulunmamasına rağmen sorumlu tutulmuş, imzası bulunan ... ise sorumlu tutulmamıştır. Sorumluluk dağıtımına ilişkin söz konusu hataların düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, 209 sayılı İlamın 12. Maddesinin C bendi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK, sorumluluğa ilişkin yukarıda belirtilen hususların düzeltilmesini teminen, DAİRESİNE TEVDİİNE,( 7. Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ... ile ...’ın ilave gerekçesi ile Üyeler ..., ..., ..., ..., ... ile ...’nin karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 17.03.2021 tarih ve 49254 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
İlave gerekçe
- Daire Başkanı . . . ile Üye . . . ’ın ilave gerekçesi
Esas yönünden verilen Kurul kararına katılmakla birlikte sorumluluk yönünden,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci madde hükmü ile her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, yetkili kılınmış mercilere hesap verme zorunluluğu belirtilmekte,
Hesap yargısı çerçevesinde sorumluluğun belirlenmesinde ise, 6085 sayılı Kanunun ‘Sorumlular ve sorumluluk halleri’ başlıklı 7’nci madde hükmünde, 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı hükme bağlanmaktadır. 5018 sayılı Kanun’da belirli kamu görevlilerine görev ve yetkiler tanımlanmakta ve ilgili görev ve yetkiler belirli sorumluluklarla ilişkilendirilmektedir. Hesap yargısı konusu olan ‘Kamu zararı’ hususu da bu Kanun’un ‘Kamu Zararı’ başlıklı 71’nci maddesinde, sebep olunan kamu zararından sorumluluk, maddi ve manevi unsuruyla beraber, uygun illiyet bağı aranarak tanımlanmaktadır. Bu düzenleme gereği kamu görevlisi ancak fiili söz konusu manevi unsurları ‘kasıt, kusur, ihmal’ taşıyor ve fiili ile netice arasında illiyet bağı kurulabiliyorsa hesap yargısı bağlamında sorumlu tutulabilecektir.
Dolayısıyla, 6085 sayılı Kanun ile sorumluluk halinin belirlenmesi için yönlendirilen 5018 sayılı Kanunda, yetkiden bahsedilirken hemen yanına sorumluluk da iliştirilerek, yetki ve sorumluluk dengesi kurulmaktadır.
İlamda, Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı), diğer sorumlu sıfatıyla atama onayında imzası bulunanlar ile ödeme emri belgesinde imzası bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal sorumluluk ve yükümlülükleri 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmektedir.
Bu hükümler bağlamında, somut olayda harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu, ödeme emrine konu atamaya ilişkin harcama yapmaktır. Asaleten yapılan atamanın içeriğinin düzenlenmesine ilişkin kendilerine sorumluluk yüklenebilecek bir yasal yetki ve görevleri bulunmamaktadır.
Netice itibariyle, hukuki uyuşmazlık konusuna esas atama aşamasında herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmayan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, sadece ilişkili ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunması nedeniyle sorumluluğuna hükmedilmesi mümkün değildir. Çünkü ilgili kamu görevlilerince, 5018 sayılı Kanun’un 32 ve 33’üncü maddeleri çerçevesinde, icra edilen fiiller ile kamu zararına sebebiyet veren atama işlemindeki mevzuat hükümlerine aykırılık arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 209 sayılı İlamın 12. Maddesinin C bendi ile verilen tazmin hükmünün bozularak, ödeme emri belgesinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını teminen Dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
Üyeler ..., ... ile ...’ın ilave gerekçesi
Esas yönünden verilen Kurul kararına katılmakla birlikte sorumluluk yönünden,
İlamda, Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı), diğer sorumlu sıfatıyla atama onayında imzası bulunanlar ile ödeme emri belgesinde imzası bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin "Aylıklar" başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; " Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir." denilmiş olup, anılan fıkranın "c" bendinde; " Terfilerde, terfi onayı (Otomatik olarak yapılan kademe ilerlemelerinde terfi onayı aranmaz.)," hükmüne yer verilmiştir.
Yönetmeliğin yukarıda yer verilen hükmüne göre, terfi nedeniyle yapılacak hakedişler için ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine terfi onayının bağlanması zorunlu olup, ilgilinin durumunda değişiklik olmadığı takdirde diğer aylarda bahse konu evrakın aranılmasına gerek bulunmamaktadır.
Buna göre; mevzuata aykırı atamaya ilişkin onayda imzası bulunanların yanı sıra, tazmin konusu ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme emri üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluklarının bulunduğu açıktır.
Ancak; ödemenin yapıldığı ilk ay dışında konuya ilişkin atama onayının ödeme emri ekinde yer almaması gerektiğinden, diğer aylardaki ödeme emirlerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 209 sayılı İlamın 12. Maddesinin C bendi ile verilen tazmin hükmünün bozularak, ödemenin yapıldığı ilk ay dışındaki ödeme emri belgesinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını teminen Dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler ..., ..., ..., ..., ... ile ...’nin karşı oy gerekçesi
Esas yönünden verilen Kurul kararına katılmakla birlikte sorumluluk yönünden;
İlamda, Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı), diğer sorumlu sıfatıyla atama onayında imzası bulunanlar ile ödeme emri belgesinde imzası bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri müteselsilen sorumlu tutulmuştur. İlamda sorumlu tutulanlar mevzuata uygun olup, 209 sayılı İlamın 12. Maddesinin C bendi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28