Sayıştay 5. Dairesi 46028 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
46028
9 Haziran 2021
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 5
-
Dosya No: 46028
-
Tutanak No: 49691
-
Tutanak Tarihi: 09.06.2021
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Özel günlerde hediye olarak dağıtılmak üzere çeşitli mağazalardan mevzuata uygun olmayan şekilde doğrudan temin usulü ile muhtelif giyim eşyası satın alınarak bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesi
191 sayılı İlamın 23. maddesi ile tazminine hükmolunan ...TL ile ilgili olarak 16.05.2018 tarih ve 44481 sayılı Temyiz Kurulu Kararının 10. maddesi ile;
Esas yönünden verilen tazmin hükmünün mevzuata uygun olduğuna, ancak harcama sürecinde yer alan başkan yardımcılarının da sorumluluğa dahil edilmesini teminen 191 sayılı ilamın 23. maddesi ile verilen tazmin hükmünün bozularak Dairesine TEVDİİNE, karar verilmesi üzerine Dairesince;
374 sayılı Ek İlamın 2. Maddesi ile, ... Belediyesi tarafından kurban ve ramazan bayramlarında bayramlaşma için Belediyeye gelenlere, 24 Kasım öğretmenler gününde öğretmenlere, sömestrde fakir öğrencilere ve Başkanlık misafirlerine hediye olarak dağıtılmak üzere çeşitli mağazalardan; Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine uyulmadan doğrudan temin usulü ile muhtelif giyim eşyası satın alınarak bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesi sonucunda ...TL’ye tekrardan tazmin hükmü verilerek, Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda gerçekleştirme görevlileri, harcama yetkilileri, muhasebe yetkilisi ile alımlara onay verenler oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuşlardır.
Muhasebe yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ..., vermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;
Temyiz istemine konu işbu ilamın usule ve yasaya aykırı olduğunu, şöyle ki;
Belediye giderlerinin neler olduğu 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Giderleri" başlıklı 60 inci maddesinde tek tek sayıldığını, belirtilen maddede, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin belediye giderleri arasında sayıldığını, diğer taraftan ise, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3 üncü maddesinde, temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırlarının da aynı Yönergenin 4 üncü maddesinde; “Temsil Giderleri", 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9’uncu maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtildiğini, söz konusu Yönergenin belirtilen maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde, ... Belediyesi tarafından “yılbaşı ; “Öğretmenler Günü" ve bazı “Cumhuriyet Bayramı" gibi özel günlere ilişkin olarak hediyelik eşya alımları yapılabileceğinin anlaşıldığını,
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı “5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararı” nın 'Sorumlular başlıklı 3. bölümünde;
Harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
Aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama surecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine, karar verildiğini,
Ancak kendisinin yargılamanın sebebi olan her iki ilamda geçen olaylarda ne Harcama Yetkilisi ne de Gerçekleştirme Görevlisi olarak görevli ve yetkili olmadığını, bu sıfatlarla kamu görevi ifa etmediğini aksine Muhasebe Yetkilisi sıfatı ile işlem yürüttüğünü,
3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 832 sayılı Kanun, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve 22 04.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına ilişkin Esaslar ile birlikte ... Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 13.maddesı hükmüne göre görev ve yetkilerinin;
Belediyeye ait gelir ve alacakların ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsilini sağlamak, giderlerin ve borçların hak sahiplerine ödenmesini sağlamak, para ve parayla ifade edilebilen değerleri, emanetleri, teminatları almak, saklamak ve zaman geldiğinde de ilgililere iade etmek, mali işlemlere ilişkin kayıtların usulüne uygun, saydam ve erişilebilir bir şekilde tutulmasını sağlamak, muhasebeye ait defter, kayıt ve belgeleri ilgili mevzuatında belirtilen sürelerle muhafaza etmek ve denetime hazır bulundurmak, mali işlemlere alt bilgi ve raporları, Bakanlığa, ilgili kamu idarelerine, Başkanlığa ve yetkili kılınmış diğer mercilere mevzuatta belirlenen surelerde düzenli olarak vermek, Belediye bütçesini hazırlayarak, üst yöneticiye, encümene ve meclise sunmak; bütçenin Bakanlığa ve yetkili diğer kamu idarelerine ilgili mevzuatta belirlenen süreler içinde intikalini sağlamak, Belediyenin yılsonu kesin hesabını çıkararak, üst yöneticiye, encümene ve meclise sunmak; yıl sonu kesin hesabını Sayıştay’a ve ilgili kamu idarelerine ilgili mevzuatta belirlenen süreler içinde intikalini sağlamak, muhasebe yetkilisi sıfatıyla üzerine düşen vazifeleri icra etmek, personelin motivasyonunu yükselterek prodüktivitenin artmasını sağlamak, müdürlüğü temsilen toplantılara ve organizasyonlara iştirak etmek, müdürlüğün çalışma sistemini kurarak iş akışını sağlamak; müdür yardımcısı, şef, memur diğer personelin çalışmalarını organize etmek, komisyon toplantılarında müdürlükle alakalı iş ve işlemleri yürütmek, gelirlerin arttırılması ve harcamaların azaltılması için müdürlükler ve birimler arası koordinasyonu sağlamak, müdürlüğün kalite politikasını, hedeflerini ve stratejilerini belirlemek, başkan ve başkan yardımcısı tarafından verilen görevleri yapmak olarak sınırlı biçimde belirlendiğini,
Anılan Yönetmeliğin 14. maddesinde de sorumluluklarının; belediye gelirlerinin ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilmesi, tahsil aşamasına gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesi, belediyeye ait giderlerin usulüne uygun yapılması, görev alanına giren hizmetlerin zamanında yapılması, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun saydam ve erişilebilir tutulması, yersiz ve fazla tahsil edilen tutarların mükelleflere iadesi veya mahsubu için düzenlenen belgelerde öngörülen miktarların uygunluğu, düzeltilmesi veya terkini gereken gelir ve gider işlemlerinin meri mevzuata uygun olması, ödeme aşamasına gelmiş, ödeme emri ve eki belgelerin usulünce incelenmesi ve kontrolü, ödemeleri ilgili mevzuatında belirtilen şekilde muhasebe kayıtlarına göre yapılması, müdürlük mutemetlerinin hesap, belge ve işlemlerini ilgili mevzuata göre yapıp yapmamaları, mutemetlere yapılan peşin ödemelerde meydana gelen para kayıpları, Sayıştay'a ve diğer yetkili mercilere hesap verme, şeklinde sınırlı biçimde zikredildiğini,
Yukarıdaki yasal düzenlemeler çerçevesinde; Muhasebe Yetkilisi sıfatı ile Belediyeye alım yapılması ve bu yönde ihale kararı alınması aşamasından başlayıp, ihalenin ya da alımın tamamlanmasına kadar ve yargılama konusu olayda yer alan hediyelerin dağıtımı aşamasında harcama yetkilisi ya da gerçekleştirme görevlisi gibi herhangi bir yetki ve görevle sürece dahil olmadığı aşikar olup, esasen 191 sayılı Sayıştay İlamında ve Sayın ...Daire’nin ilamında da kabul edildiğini,
Yargılama konusu olayla ilgili olarak şahsının tek eyleminin, Belediye yetkililerince alımına/ihalesine karar verilen alımlarla ilgili idari işlem sürecinin tamamlanmasından sonra Mali İşler Müdürlüğü’ne intikal eden dosyalar için ilgili mevzuat çerçevesinde, ilgili birimince belirlenmiş ödemenin bütçe imkanları ve şartları çerçevesinde ödenmesi işleminin yerine getirilmesi olduğunu,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda düzenlenen kamu zararı kavramı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması’’ olarak tanımlandığına göre; Mali İşler Müdürü görevi yürütülürken ilgili mevzuat hükümleri ile sınırlanmış görev tanımı ve yetkileri çerçevesinde mevzuata aykırı hiçbir karar, işlem veya eyleme sebebiyet verilmediğinden herhangi bir şekilde kamu zararı oluşmasına sebebiyet verilmediğini,
Kaldı ki Sayın 5.Daire’nin, 191 sayılı ilamın 16.maddesine yönelik Sayın Üye Ömer Zengin’in karşı oy gerekçesinde;
“Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımlarda, onay verenlerin sorumlu tutulabilmeleri için, onay belgesinde, alımların herhangi bir faturaya bağlanmaksızın ve Harcama Belgeleri Yönetmeliğine uyulmaksızın gerçekleştirilmesine onay verilmesi gerekir. Böyle bir durum mümkün değildir. Verilen onaylar Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesine uygun olarak, önemli günlerde dağıtılmak üzere giyim eşyası alınmasına yöneliktir."
Şeklinde belirtilmek suretiyle Mali İşler Müdürü sıfatıyla görev yürütmesi nedeni ile esasen sürece dair herhangi bir mevzuata aykırı eylem ve işleme dahlinin olmadığının bir kez daha kabul edildiğini,
Yine Sayın … Daire’nin, 191 sayılı ilamın 23.maddesine yönelik hükmüne ilişkin Sayın Daire Başkanı … ve Sayın Üye …’in karşı oy gerekçelerinde de;
"Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımlar, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi hükümlerine aykırılık teşkil etmemektedir. Dolayısıyla kamu zararı oluşmadığına karar verilmesi gerekir.”
“Belediye bütçesinden gerçekleştirilen alımlar için verilen onaylar Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesine uygun olarak önemli günlerde dağıtılmak üzere giyim eşyası alınmasına yöneliktir. Dolayısıyla onay verenlerin gerçekleştirdikleri işlemler mevzuata aykırı olmadığından, sorumluluklarına hükmedilmesi mümkün değildir. ”
Hususlarına yer verilmek suretiyle özellikle gerçekleştirilen alımlar için verilmiş onaylara işaret edilmek suretiyle şahsının yürüttüğü Mali İşler Müdürü görevinin onay sürecinde olmaması nedeniyle verilmiş mali mesuliyet kararına ilişkin eylemlerle ilgili onay sürecine dahli olmadığının bir kez daha vurgulandığını,
Bu itibarla, yukarıda zikredilen ilgili mevzuat hükümleri ile sınırlanmış görev tanımı ve yetkileri çerçevesinde iddia olunan kamu zararı ile şahsının eylem ve işlemleri arasında herhangi bir illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Diğer sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan Başkan Yardımcısı … vermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;
Gerek Dairenin gerekse de Temyiz Kurulunun tazmin hükümlerinin gerekçesi olarak;
Ödeme emri belgesi eklerinde, Mahalli idareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre bulunması gereken belgelerden birçoğunun eksik olduğunun tespit edildiği, faturaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Faturanın Şekli” başlıklı 230 uncu maddesine uygun olarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmek yerine muhtelif giyim eşyası olarak düzenlenip hangi ürünlerin alındığının belli olmadığı, yapılan alımların faturalarının, vergi mevzuatına uygun olmadığı gibi, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine de, neredeyse tüm yönleriyle aykırı işlem tesis edildiği,
Ayrıca yapılan alımların kısımlara bölünerek gerçekleştirildiğinden, Kamu İhale Kanunu’nun; “Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.” düzenlemesinde yer verilmiş olan "Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesine de aykırı işlem yapıldığının iddia edildiğini,
Yine, aynı şekilde;
... Belediyesi tarafından “yılbaşı"; “Öğretmenler Günü" ve bazı “Cumhuriyet Bayramı" gibi özel günlere ilişkin olarak hediyelik eşya alımları yapılabileceğinin anlaşıldığı, ancak, belirtildiği üzere, mevzuat gereği alınmasında herhangi bir engel olmayan söz konusu alımların, kanıtlayıcı belgeler bulunmadan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği hükümlerine uyulmadan satın alınarak bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesinin mümkün görünmediği,
Açıklanarak,
Sayın Temyiz Kurulu’nca, harcama sürecinde yer alan başkan yardımcılarının da sorumluluğa dâhil edilmesi gerektiği düşüncesi ile aleyhine karar verildiğini,
- Daire kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini, şöyle ki;
Öncelikle aleyhe bozma yasağına uyulmayıp, temel hukuk ilkesi çiğnenmek suretiyle aleyhinde karar tesis edildiğini, işbu usuli itirazı gereğince temyiz istemimin kabulünü talep ettiğini,
Diğer yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 32 ve 33. maddelerinde;
“Harcama talimatı ve sorumluluk
Madde 32- Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
Giderin gerçekleştirilmesi
“Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar."
Düzenlemelerinin bulunduğunu,
Diğer yandan, İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole ilişkin Usul ve Esasların;
-
maddesinde; “Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
-
maddesinin son fıkrasında da; "Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. ”,
-
maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında ise; “Harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılır. Süreç kontrolünde, her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanır ve uygulanır. Malî işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol ederler. Süreç kontrolünü sağlamak amacıyla malî işlemlerin süreç akış şeması hazırlanır ve üst yöneticinin onayı ile yürürlüğe konulur.
Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek imzalanır."
Hükümlerine yer verildiğini,
Öte yandan, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı “5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararanın “Sorumlular” başlıklı 3. bölümünde;
Harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
Aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine, karar verildiğini,
Anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; harcama yetkililerinin, gerçekleştirme görevlileri ile birlikte harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarının açık olduğunu,
Söz konusu alımların tüm belediyelerde olduğu gibi ... Belediyesinde de yapıldığını, yapılan alımın mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini, Belediye Başkan Yardımcısı sıfatıyla yapılan onaylamaların Belediyenin iç işleyişiyle ilgili olduğunu, harcama sürecinin yetkili olan kimseler tarafından başlatıldığını ve gerçekleştirildiğini, bu süreçte alımların yapılması yönünde tarafınca bir talimat verilmediği gibi, süreçte yer alan ilgililer tarafından mevzuata aykırılık itirazı da yapılmadığını, eğer yapılan bir itiraza rağmen bu iş yapılsaydı sorumlu tutulması gerektiğini,
Esasen bu madde ile ilgili olarak harcama yetkilisinin sorumlu tutulduğunu, Belediyenin iç işleyişi ile ilgili olarak Belediye Başkan Yardımcısı tarafından yapılan onay işleminin harcama talimatı olarak değerlendirilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını,
Tazmin hükümlerinin gerekçeleri incelendiğinde alımdan daha ziyade yapılan şekli eksikliklerin tazmin hükümlerine gerekçe yapıldığını, bu eksiklikler nedeniyle de muhasebe yetkililerinin sorumlu tutulduğunu, aynı konuyla ilgili olarak 2013 yılı ilamında sadece harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulduğunu, Temyiz Kurulu Kararı sonucunda da Daire tarafından kamu zararı bulunmadığına karar verildiğini,
Diğer taraftan söz konusu alımların, Belediye tüzel kişiliğini temsilen yapılan alımlar olduğunu, bundan dolayı ihale onay makamı yerine Belediye Başkanının sorumluluğunun değerlendirilmesinin icap edeceğini,
Kaldı ki Sayın 5.Daire’nin, 191 sayılı ilamın 16.maddesine yönelik hükmüne ilişkin Sayın Üye Ömer Zengin’in karsı oy gerekçesinde;
“Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımlarda, onay verenlerin sorumlu tutulabilmeleri için, onay belgesinde, alımların herhangi bir faturaya bağlanmaksızın ve Harcama Belgeleri Yönetmeliğine uyulmaksızın gerçekleştirilmesine onay verilmesi gerekir. Böyle bir durum mümkün değildir. Verilen onaylar Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesine uygun olarak, önemli günlerde dağıtılmak üzere giyim eşyası alınmasına yöneliktir. İşin mevzuata aykırı hale geldiği kısım, onaydan sonra harcama sürecinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Başkan Yardımcılarının sorumluluktan çıkartılması gerekir."
Şeklinde belirtilmek suretiyle Başkan Yardımcılığı görevini yürütmesi nedeni ile esasen sürece dair herhangi bir mevzuata aykırı eylem ve işleme dahilinin olmadığının bir kez daha kabul edildiğini,
Yine Sayın 5.Daire’nin, 191 sayılı ilamın 23.maddesine yönelik hükmüne ilişkin Sayın Daire Başkanı Hüseyin Arıcı ve Sayın Üye Ömer Zengin’in karşı oy gerekçelerinde de;
“Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımlar, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi hükümlerine aykırılık teşkil etmemektedir. Dolayısıyla kamu zararı oluşmadığına karar verilmesi gerekir.”
“Belediye bütçesinden gerçekleştirilen alımlar için verilen onaylar Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesine uygun olarak önemli günlerde dağıtılmak üzere giyim eşyası alınmasına yöneliktir. Dolayısıyla onay verenlerin gerçekleştirdikleri işlemler mevzuata aykırı olmadığından, sorumluluklarına hükmedilmesi mümkün değildir."
Hususlarına yer verilmek suretiyle özellikle gerçekleştirilen alımlar için verilmiş onaylara işaret edilip, onay verenlerin gerçekleştirdikleri işlemlerin mevzuata aykırı olmadığının vurgulandığını, bu nedenle, şahsının verilmiş mali mesuliyet kararına ilişkin eylemlerle ilgili onay sürecine vaki dahlinin iddia olunan kamu zararı ile illiyet bağının bulunmadığının bir kez daha vurgulandığını,
Bu itibarla, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 832 sayılı Kanun, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve 22.04.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına İlişkin Esaslar ile birlikte ... Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliği hükümleri ile sınırlanmış görev tanımı ve yetkileri çerçevesinde iddia olunan kamu zararı ile şahsının eylem ve işlemleri arasında herhangi bir illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını,
... Belediyesi nezdinde yargılama konusu olaylarla ilgili icrai her Müdürlüğün hususi bir yapılanması mevcut olup, bu Müdürlükleri Harcama Yetkilisinin, Gerçekleştirme Görevlisinin mevzuat gereğince belirlendiğini,
Belediye Başkanı tarafından gerçekleştirilen iş bölümü çerçevesinde 8 ayrı Müdürlüğün kendisine bağlandığını, tüm Müdürlüklerin işlerinin ve yargılama konusu olayda olduğu gibi mevcut evrakın gerekliliğinin ve gerçekliğinin sorgulamasının yahut inceleme sırasında dosya içinde mevcut gözüken belgelerin, bizzat tarafınca kontrolünün sürdürülmesi/yapılmasının mümkün olmadığını, kaldı ki şahsının sadece alımların onay makamında olduğunun esasen kabul edildiğini,
Kendisine bağlı 8 ayrı müdürlüğün iş ve işlemlerinin yürütülmesinde birim müdürüne ve müdür yardımcılarına, dolayısıyla harcama yetkililerine ve gerçekleştirme görevlilerine hazırladıkları işleme, iş yoğunluğu içinde güvenmesi gerektiğini, ancak birim müdürü ve müdür yardımcısının yahut harcama yetkilisinin veya gerçekleştirme görevlisinin asli sorumlulukları içinde Belediye Başkanını ya da Belediye Başkanı adına şahsını yanıltıcı tavır ve eylem içine girebilmelerinin de hayatın olağan akışı içinde karşılaşılabilecek bir olgu olduğunu, bu itibarla, hakkında karar tesis edilirken, bilerek ve isteyerek kasıtlı hareket edip etmediğimin ve özellikle de iddia olunan kamu zararı ile şahsının onay şeklindeki idari işlemi arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi ve sonucuna göre işlem tesisi gerektiğini,
Birimlerin şifahi bilgilendirmeleri ve yazılı işlemleri ile ancak Belediye Başkanı adına Yardımcısı sıfatı ile koordinasyonun sağlanması, Belediye iş ve işlemlerinin aksatılmadan, en iyi şekilde ve kamu yararı gözetilerek sürdürülmesi görevini yürüttüğünü, evrensel hukuk kuralları ve yüksek yargı içtihatlarında da belirlenen "suçun şahsiliği" prensibi çerçevesinde, işin yapılması ve takibi ile bizzat görevli kişilerin varlığı söz konusu iken mali sorumluluğunun bulunduğundan hareketle hakkında "mali mesuliyet" kararı verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … adına Avukat … temyiz dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin olay tarihinde özel kalem müdürü olarak görev yaptığını, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33. maddeleri ile İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10, 11 ve 12. maddeleri uyarınca söz konusu ödemelerden sorumlu tutulmaması gerektiğini, iddiaya konu alımların mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini, yapılan alımların Belediye Başkanının onayı ve belediye tüzel kişiliğini temsilen, belediye adına yapılan işlemler olup, ayrıca bir ihale onay makamı bulunmadığını, bu yönüyle müvekkilinin yapılan alım ve işlemlerde herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını,
Diğer taraftan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinin (k) bendinde; temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin belediye bütçelinden ödenebileceğinin ifade edildiğini, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama Ve Tören Giderleri Yönergesi'nin bahsedilen 4, 5 ve 9. maddesinde de belirtildiği gibi söz konusu harcamaların belediye bütçesinden ödenebileceğinin anlaşıldığını,
Buradan hareketle yapılan bu tür alım ve harcamaların, “Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi” hükümlerine aykırılık teşkil etmediği gibi, dava konusu olayda da herhangi bir kamu zararının oluşmadığını, gerek Belediye Kanunu'na gerekse Belediye İç Tüzüğüne uygun olarak yapılan bu alım ve harcamalardan doğrudan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu,
Söz konusu alımın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22inci maddesinin (d) bendi uyarınca yapıldığını; oysa doğrudan temin ile ilgili düzenlemenin kapsamına sadece "temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımların dahil edilebileceğinin ileri sürüldüğünü, buna karşın, Belediyelerin bütçelerinin hazırlanması ile ilgili Analitik Bütçe Sınıflandırılmasına İlişkin Rehbere göre, bütçenin 03.6 Temsil Ve Tanıtma Giderleri 03.6.1.01 başlığı altında "Ulusal gün ve bayramlarda yapılmakta olan benzeri törenlere ilişkin giderler, Dumlupınar, Çanakkale, Zafer Bayramı ve benzeri anma törenleri ile Silahlı Kuvvetler açılış ve sancak devir teslim törenleri ile üniversitelerin açılış törenlerinin gerektirdiği giderler," keza 03.6.2.01 Tanıtma, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri başlığı altında da "Yukarıda sayılanların dışında kalan tanıtma, ağırlama, tören, fuar, organizasyon giderleri, bu bölüme kaydedilecektir." denilmek suretiyle, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Kutlama Etkinliğinin, temsil tanıtma giderleri kapsamında değerlendirileceği ve bu etkinlik çerçevesinde gerçekleştirilecek Organizasyon’un da bütçenin 03.6.1,01 ve/veya 03.6.1.02 kalemlerinden karşılanabileceğini,
Müvekkilinin daha önce vermiş olduğu savunma dilekçesinde, ‘‘Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama Ve Tören Giderleri Yönergesi'nin 3. Maddesinde "Temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabidir. Yukarıda alımı gerçekleştirilmiş bulunan çeşitli malların alımı o anki şartlarda gerçekleştirilmiş olup teslimi de o anda gerçekleştirilmiştir. Bu zaman dilimi içinde bazı prosedürlerin yerine getirilme imkanı bulunmamaktadır. ” denilerek, iddia edilen durumun izahatının yapıldığını,
İlgili daire tarafından yapılan yargılama sonunda verilen 11.07.2019 tarihli kararda, kurum zararının müştereken ve müteselsilen olmak üzere, müvekkilinden tahsil edilmesine karar verildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulan …’nun mirasçıları adına avukatlarının vermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;
Aslen bu kısımda da aykırılıkların genel bir şekilde tespitinin yapıldığını; tek tek eksik olduğu iddia edilen belgelerin yazılmadığını, şöyle ki;
İlamın 11. Sayfasının 3. Paragrafında; "... 4734 sayılı kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılması gerekmektedir. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir.” tespitine yer verildiğini, halbuki doğrudan temin yoluyla yapılmasının hukuka uygun olduğunu, hukuka uygun olmayan kısmının evrak eksikliği olduğunu, yoksa bu harcamaların belediye bütçesinden yapılmasında ve doğrudan temin suretiyle yapılmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığını,
Yine aynı sayfanın devamında; yapılan incelemeler neticesinde Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre bulunması gereken belgelerden birçoğunun eksik olduğu tespitine yer verildiğini, eksik olan “birçok belge” nin ne olduğu konusunda bir açıklama yapılmadığını, halbuki tek tek eksik olan belgelerin tespit edilmesi gerektiğini söz konusu durumun hukuka aykırı olduğunu, hangi belgenin eksik olduğunu bilmeden sağlıklı bir şekilde savunma yapılabilmesinin mümkün olmayacağını,
Aynı şekilde, faturaların VUK’a uygun düzenlenmediğinden, alınan eşyaların ne olduğunun tek tek ayrıntılı olarak yazılması gerekliliğinden ve bu hali ile hangi ürünlerin alındığının belli olmadığından, Yönetmeliğe aykırı işlem tesis edildiğinden bahsedildiğini, söz konusu tespitin de hukuka aykırı olduğunu, zira giyim mağazasından, ihtiyaç sahiplerinin kendi ihtiyaçları olan eşyaları almaları için kendilerine hediye çeki/kartı verildiğini, bu hali ile her bir ihtiyaç sahibinin spesifik olarak neye ihtiyacı olduğunun tespitinin Belediyeden beklenemeyeceğinden, faturaların bu hali ile düzenlendiğini ve bu sebeple “muhtelif giyim eşyası” ibaresinin kullanıldığını,
Esas yönünden tazmin hükmü hukuka aykırı olup; bu kısmın bozularak kaldırılması gerektiğini, tazmin hükmü için bir kamu zararı tespiti gerektiğini, bunun için de ilk adımın; ilama konu işlemlerin belediye bütçesinden karşılanıp karşılanmayacağının tespiti olduğunu,
Tazmin hükmünün, bir kamu zararının mevcudiyetinin tespit edilmesi halinde ortaya çıkması gerektiğini, somut olayda, merhum …’ndan kamu zararının tahsili için bir kamu zararının tespit edilmesi gerektiğini, ancak söz konusu ilamda, direk olarak yapılan alımların tutarlarının kamu zararı olarak kabul edildiğini,
Bu alımların doğrudan kamu zararı olarak kabul edilebilmesi için; söz konusu alımların belediye bütçesinden karşılanmayacak giderler olması gerektiğini, halbuki müvekkilin Harcama Yetkilisi sıfatı ile katıldığı işlemler sonucu yapılan alımların belediye bütçesinden karşılanması hukuka uygun olan alımlar olduğunu,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60 inci maddesinde tek tek sayıldığını, belirtilen maddede, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin belediye giderleri arasında sayıldığını,
Diğer taraftan ise; Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3 üncü maddesinde; temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırlarının da aynı Yönergenin 4 üncü maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Ağırlama Giderleri” ve 9’uncu maddesinde ise “Tören Giderleri” başlıkları altında ayrıca belirtildiğini,
Söz konusu Yönergenin belirtilen maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde, ... Belediyesi tarafından “Öğretmenler Günü” ve bazı “Cumhuriyet Bayramı” gibi özel günlere ilişkin olarak hediyelik eşya alımları yapılabileceğinin anlaşıldığını,
İlama konu olan ve kamu zararı meydana geldiği iddia edilen alımların hepsinin “Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi”ne uygun olduğunu,
Dolayısıyla ilamda, Belediye Bütçesinden karşılanması mevzuata uygun olan harcamaların söz konusu olduğunu,
İlamın 11. Sayfasının 2. Paragrafında söz konusu alımların, Belediye bütçesinin temsil, ağırlama ve tören giderleri kaleminden ödenebileceğine açıkça yer verildiğini, bu hali ile kamu zararının meydana gelmeyeceği açık olmasına rağmen, istihsal olunan tazmin hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığını,
Kamu zararının hesaplanmadığını, mevzuata aykırı işlem yapılmış olmasının, kamu zararının meydana geldiği anlamına gelmediğini,
Belediye Bütçesinden karşılanması mevzuata uygun olan, ilama konu alımlar bakımından; bu alımların bedellerinin doğrudan kamu zararı olarak tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
5018 sayılı Kanuna göre;
Madde 71- (Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” Şeklinde tanımlandığını,
Dolayısıyla mevzuata aykırı bir karar ile yapılan alımların sırf mevzuata aykırı diye kamu zararı olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Kanun hükmünde açıkça “kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” kamu zararının şartı olarak gösterildiğini,
Halbuki ilamda bu minvalde bir inceleme yapılmadığını; mevzuata aykırı olduğuna karar verilen söz konusu işlemlerin tutarlarının doğrudan kamu zararıymış gibi kabul edildiğini,
Mevzuatta öngörülen bir ödemenin yapılmış olmasının doğrudan kamu zararına sebebiyet vermeyeceğini, bu durumun, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6. Maddesine de açıkça aykırı olduğunu, ayrıca 7/B maddesinde ve 7/B atfı ile 7/A maddesindeki usullere uyulmadığını,
Tüm bunların ötesinde, ...’nun harcama yetkilisi olması sebebiyle “harcama yetkilisi” olarak sorumluluğuna gidilmesinin de kanun ve yönetmeliğe aykırı olduğunu,
5018 sayılı Kanun’un “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31. maddesine göre; "Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir." şeklinde düzenlendiğini,
Yine aynı Kanunun 11. maddesinde ise, kurumlar bazında üst yöneticilerin gösterildiğini ve "üst yönetici, bakanlıklarda müsteşar, Millî Savunma Bakanlığında bakan, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanıdır." şeklinde düzenlendiğini, dolayısıyla …’nun harcama yetkilisi olduğu sıfatı ile harcama yetkilisi sorumluluğuna gidilmesinin söz konusu mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, harcama yetkilisinin, kanun ve yönetmelik hükümlerine göre, üst yönetici olan belediye başkanı olduğunu,
Kamu zararının meydana geldiğine ve tazminine dair kararın, hukuka aykırı olduğunu, parasal sınırın, mal ve hizmet alımları ile yapım işleri için geçerli olduğunu, temsil ve ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımların parasal sınırlamaya tabi olmadığı hususuna bulguda da yer verildiğini,
Parasal sınırın, mal ve hizmet alımları ile yapım işleri için geçerli olduğunu, temsil ve ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımların parasal sınırlamaya tabi olmadığı hususuna bulguda da yer verildiğini, söz konusu alımların temsil ve ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılabileceğine ilamda da yer verildiğinden herhangi bir kamu zararı oluşmadığını,
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönetmeliği”ne göre; temsil giderlerinin, “Beldede başarılı çalışmaları görülenler için toplantılar düzenlemek, kupa ve benzeri teşvik uygulamalarında bulunmak, gerçek ve tüzel kişilere plaket, ödül, hediye yermek, çiçek göndermek, beldede göreve başlayan veya ayrılan protokole dahil kişiler için toplantılar düzenleme ve hediye vermek.” olarak sayıldığını,
Tören Giderleri ise “(...) Resmi ve dini bayramlar ile anma günleri, Beldenin kurtuluş günleri, Festival ve fuarlar, Beldenin sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunacak' temel atma ve açılış günleri, Milli mücadeleye ait önemli günler.” olarak tanımlandığını,
Bulguda yer verilmiş olan hediyelik eşya alımının ilçede görev yapan öğretmenlere 24 Kasım Öğretmenler günü nedeniyle verilen hediyelere ilişkin bir alım olarak “temsil giderleri” içerisinde mütalaa edildiğini, “23 Nisan Uçurtma Şenliği”, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında bugünün önemi dikkate alınarak gerçekleştirilen bir etkinlik olduğunu; “1. Dünya Savaşı Sempozyumu” ise Lozan Antlaşmasının 100. Yılının anılması ile ilgili bir sempozyum olarak “Milli Mücadele”ye ait önemli günlerde gerçekleştirilen etkinlikler olduğundan “tören giderleri” kapsamına gireceğini,
Denetim raporundaki bulgularda da belirtildiği üzere konu bu alımların temsil tören mahiyetinde olmadığı değil, bu hizmet alımı mahiyetindeki işlerin iaşe ve konaklama olarak değerlendirilip, 22/d kapsamındaki sınırlamaya tabi tutulmamasının mevzuata aykırı olduğunun tespit edildiğini, bu hali ile kamu zararının olmadığı ve esas yönünden tazmin hükmünün hukuka aykırı olduğunu,
Bunun sonucunda da Raporda; yukarıya alınan kısma öneri olarak; "Hizmet alımı ve hediyelik eşya alımı mahiyetindeki alımların doğrudan temin yöntemi ile değil ihaleli olarak alınması"nın önerildiğini,
Bu durumda bir kamu zararının söz konusu olduğundan bahisle verilen tazmin hükmünün daha da anlamsız ve mevzuata aykırı hale geldiğini, zira söz konusu alımların Sayıştay’ın önerdiği gibi, ihale yolu ile yapılsaydı da yine Belediye Bütçesinden karşılanacağını, bu hali ile mevzuata aykırı bir işlem olduğu kabul edilse dahi, kamu zararının söz konusu olmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“Temyize konu olan 5. Dairenin 11.07.2019 tarih ve 374 no.lu ek İlamın 2 nci maddesinde; ... ... Belediyesi tarafından kurban ve ramazan bayramlarında bayramlaşma için Belediyeye gelenlere, 24 Kasım öğretmenler gününde öğretmenlere, sömestride fakir öğrencilere ve Başkanlık misafirlerine hediye olarak dağıtılmak üzere çeşitli mağazalardan; Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine uyulmadan doğrudan temin usulü ile muhtelif giyim eşyası satın alınarak bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesi sonucu neden olunan ...TL tutarındaki kamu zararının; ilamda adı geçen sorumlulardan müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, karar verildiği görülmektedir.
Temyiz dilekçesinde; ilama konu olan ve kamu zararı meydana geldiği iddia edilen alımların hepsi "Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi"ne uygun olduğu, ilama konu alımların belediye bütçeden karşılanması öngörülen alımlar olduğu, salt mevzuata aykırı işlem yapılmış olması kamu zararının meydana geldiği anlamına gelmediği, ...'nun harcama yetkilisi olması sebebiyle "Harcama Yetkilisi" olarak sorumluluğuna gidilmesi de kanun ve yönetmeliğe aykırı olduğu, ...'nun harcama yetkilisi sıfatı ile harcama yetkilisi sorumluluğuna gidilmesi söz konusu mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, harcama yetkilisinin, kanun ve yönetmelik hükümlerine göre, üst yönetici olan belediye başkanı olması gerektiği, Kamu zararının meydana geldiğine ve tazminine dair kararın, hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Sayıştay 5. Dairesince verilen 11.07.2019 tarih ve 374 İlam no.lu tazmin hükmünün mevzuata ve hukuka aykırı olması sebebiyle temyizen incelenerek bozulmasına ve tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği'nin "4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılacak alımlar" başlıklı 49 uncu maddesinde; "4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre doğrudan temin usulüyle yaptırılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işi bedellerinin ödemelerinde;
a) Onay Belgesi,
b) Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağı (Örnek: 3) veya ihale komisyonu kararı,
c) Düzenlenmesi gerekli görülmüş ise sözleşme,
ç) Fatura,
d) Muayene ve kabul komisyonu tutanağı, kabul işleminin idarece yapılması halinde ise idarece düzenlenmiş belge,
e) Mal ve malzeme alımlarında, taşınır işlem fişi ödeme belgesine eklenir." hükümleri yer almaktadır.
Ödeme Emri Belgesi ve eki belgeler üzerinde yapılan incelemede; Belediye tarafından satın alınan bahse konu muhtelif giyim eşyalarının piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği, satın alınan eşyaların Kuruma girdiğini belgeleyen Taşınır İşlem Fişinin düzenlenmediği, düzenlenen faturaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Faturanın Şekli" başlıklı 230 uncu maddesine uygun olarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmek yerine muhtelif giyim eşyası olarak düzenlendiği, dolaysıyla fatura içeriğinden hangi ürünlerin alındığının belli olmadığı, ayrıca, yapılan alımlara ilişkin düzenlenen faturaların, vergi mevzuatına uygun olmadığı, bu şekilde Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine de aykırı işlem tesis edildiği, anlaşılmaktadır.
... Belediyesi tarafından kurban ve ramazan bayramlarında bayramlaşma için Belediyeye gelenlere, 24 Kasım öğretmenler gününde öğretmenlere, sömestrde fakir öğrencilere ve Başkanlık misafirlerine hediye olarak dağıtılmak üzere çeşitli mağazalardan;
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine uyulmadan doğrudan temin usulü ile muhtelif giyim eşyası satın alınması işlemlerinin mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmekte olup; ayrıca yapılan bu ödemelerin 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği kamu zararını oluşturduğu düşünülmektedir.
Ayrıca, eksik belgeye rağmen ödemeyi yapan muhasebe yetkilisinin yanında, adı geçen alımları onaylayan harcama yetkilileri, alım sürecinde yer alan ve belgelerin eksiksiz olarak düzenlenmesinden sorumlu olan gerçekleştirme görevlileriyle birlikte mevzuata aykırı alım nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından dolayı sorumluluğa tabi olduğu, dolaysıyla, Daire kararında belirlenen kamu zararının ve buna ilişkin açıklanan sorumluluk durumunun ve belirlenen sorumluların yerinde olduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, talebin reddedilerek Daire kararının onaylanmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.
Arz olunur. “ Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan sorumlu ...’nun mirasçıları adına Avukatlar … ve … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
374 sayılı Ek İlamın 2. Maddesi ile, ... Belediyesi tarafından kurban ve ramazan bayramlarında bayramlaşma için Belediyeye gelenlere, 24 Kasım öğretmenler gününde öğretmenlere, sömestrde fakir öğrencilere ve Başkanlık misafirlerine hediye olarak dağıtılmak üzere çeşitli mağazalardan; Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine uyulmadan doğrudan temin usulü ile muhtelif giyim eşyası satın alınarak bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesi sonucunda ...TL’ye tekrardan tazmin hükmü verilerek, Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda gerçekleştirme görevlileri, harcama yetkilileri, muhasebe yetkilisi ile alımlara onay verenler oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuşlardır.
Sorumluluk yönünden inceleme
İlamda, gerçekleştirme görevlileri, harcama yetkilileri, muhasebe yetkilisi ile alımlara onay verenler oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuş olup her biri sorumluluğa itiraz etmişlerse de;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 32 ve 33. maddelerinde;
“Harcama talimatı ve sorumluluk
Madde 32- Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.
Giderin gerçekleştirilmesi
Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” düzenlemeleri bulunmaktadır.
İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların;
- maddesinde; “Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
…..
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. ….”,
-
maddesinin son fıkrasında da; “Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.”,
-
maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında ise; “Harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılır. Süreç kontrolünde, her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanır ve uygulanır. Malî işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol ederler. Süreç kontrolünü sağlamak amacıyla malî işlemlerin süreç akış şeması hazırlanır ve üst yöneticinin onayı ile yürürlüğe konulur.
Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek imzalanır.” Denilmektedir.
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı “5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararı” nın “Sorumlular” başlıklı 3. bölümünde;
“3- Harcama Yetkilileri
a) Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu
… …
Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
- Gerçekleştirme Görevlileri
a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu
… …
Yapılan bu açıklamalara göre, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,………” karar verildiği belirtilmiştir.
Anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; harcama yetkililerinin, gerçekleştirme görevlileri ile birlikte harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu oldukları anlaşılmaktadır.
Muhasebe yetkilisinin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
5018 sayılı Kanunun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61. Maddesinde;
“…Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür. Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükmüne göre, muhasebe yetkilileri ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını sağlamakla yükümlü olmasına rağmen, ilama konu alımlarda mevzuata göre bulunması gereken belgeler tamam olmadan ödeme yapıldığı için muhasebe yetkilisinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Alımlara onay verenlerin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama Yetkisi ve Yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hüküm uyarınca, giyim eşyası ve hediye çeki verilmesine ilişkin alımlara verilen onaylar, harcama talimatı niteliğindedir ve söz konusu talimatı veren kişiler de harcama yetkisinden doğan sorumluluğa tabidirler.
Bu itibarla, sorumluluk yönünden verilen tazmin hükmünün mevzuata uygun olduğuna,
Esas yönünden inceleme
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri” başlıklı 37 nci maddesinde;
“Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgeler aranır.” denilmektedir.
Mezkur Yönetmeliğin “4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılacak alımlar” başlıklı 49’uncu maddesinde ise;
“4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre doğrudan temin usulüyle yaptırılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işi bedellerinin ödemelerinde;
a) Onay Belgesi,
b) Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağı (Örnek: 3) veya ihale komisyonu kararı,
c) Düzenlenmesi gerekli görülmüş ise sözleşme,
ç) Fatura,
d) Muayene ve kabul komisyonu tutanağı, kabul işleminin idarece yapılması halinde ise idarece düzenlenmiş belge,
e) Mal ve malzeme alımlarında, taşınır işlem fişi ödeme belgesine eklenir.” Denilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Faturanın Şekli” başlıklı 230’uncu maddesinde; Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur:
-
Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası;
-
Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;
-
Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;
-
Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı;” hükmü bulunmaktadır.
Belediye giderlerinin neler olduğu 5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde tek tek sayılmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60’ıncı maddesine göre temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin belediye bütçesinden ödenebileceği anlaşılmaktadır. Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin 3 üncü maddesinde; Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları aynı Yönergenin 4’üncü maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9 uncu maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre bir değerlendirme yapıldığında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60 ıncı maddesinin ( k) bendinde; “k) Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri.” denmek suretiyle, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin belediye bütçesinden ödenebileceği ifade edilmiştir. Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi’nin bahsedilen 4, 5, ve 9 uncu maddelerine göre de, söz konusu harcamaların kurban ve ramazan bayramlarında bayramlaşma için Belediyeye gelenlere, 24 Kasım öğretmenler gününde öğretmenlere, sömestrde fakir öğrencilere ve Başkanlık misafirlerine hediye alınmasına ilişkin giderlerin belediye bütçesinin temsil, ağırlama ve tören giderleri kaleminden ödenebileceği anlaşılmaktadır.
Ancak, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 37 nci maddesindeki düzenlemeye bakıldığında, temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgelerin düzenlenerek ilgili ödeme emri belgesi ekleri arasına konulması gerekmektedir.
... Belediyesi tarafından satın alınan söz konusu hediyelik giyim eşyalarına ilişkin giderlerin ödendiği ödeme emri belgeleri ve eklerine bakıldığında ise, Mezkur Yönetmeliğin “4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılacak alımlar” başlıklı 49 uncu maddesinde belirtilen kanıtlayıcı belgelerden onay belgesi, piyasa fiyat araştırması tutanağı, taşınır işlem fişi ve muayene ve kabul komisyonu tutanağının olmadığı ya da eksik düzenlendiği görülmektedir.
Belediye tarafından satın alınan bahse konu hizmetlerin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de anlaşılmaktadır. Temsil, ağırlama ve tören giderleri ekonomik kodundan yapılacak harcamalar mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinde birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılacaktır. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle, tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. Bu, 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluktur.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 3 üncü maddesinde ise, onay belgesinin; ihale usulüyle yapılacak alımlarda kamu ihale mevzuatında standart form olarak belirlenen ihale onay belgelerini; doğrudan temin suretiyle ve kamu ihale mevzuatında belirtilen istisnai alımlarda ise alım konusu işin nev’i, niteliği, varsa proje numarası, miktarı gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usulü, avans ve fiyat farkı verilecekse şartlarını gösteren ve harcama yetkilisinin imzasını taşıyan belgeyi ifade ettiği belirtilmiştir. Ödeme emri belgelerinin birçoğunda harcama talimatı ve onay belgesi bulunmamakla birlikte, bu belgelerin tamam olduğu ödeme emri belgelerine ekli harcama talimatı ve onay belgelerinde de bu bilgiler yer almamaktadır.
Diğer taraftan, ödeme emri belgelerine ekli faturalar ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Faturanın Şekli başlıklı 230 uncu maddesinde belirlen şekil şartlarına uygun değildir. Faturalar, üzerlerinde “muhtelif giyim eşyası” denilmek suretiyle düzenlenmiş, madde hükmünde belirtildiği şekilde ayrıntılı düzenleme yoluna gidilmemiştir. Yani hangi ürünlerin alındığı belli değildir.
Yapılan alımların faturaları, vergi mevzuatına uygun olmadığı gibi, Belediye tarafından, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine neredeyse tüm yönleriyle aykırı işlem tesis edilmiştir. Ayrıca, söz konusu alımlardan, aynı nitelikte olanların ihale edilmek suretiyle temin edilmesi yoluna gidilmesi gerekirken, doğrudan temin suretiyle kısımlara bölünerek alınmak suretiyle, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Temel ilkeler” başlıklı 5 nci maddesinin; “Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.” şeklinde belirtilmiş olan hükmüne de aykırı işlem yapılmıştır.
Dolayısıyla, mevzuata uygun olarak, ihale usullerinden birisiyle temin edilmesi gereken söz konusu muhtelif giyim eşyası alımlarının, ihale düzenlemek yerine doğrudan temin suretiyle temini yoluna gidilmiş olmakla birlikte, doğrudan temin usulüne ilişkin mevzuat hükümlerine de uygun hareket edilmediği ve Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılacak alımlar” başlıklı 49’uncu maddesinde belirtilen belgeler düzenlenmeksizin satın alındığı anlaşılmaktadır. Oysa, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 49 uncu maddesinde belirtilen bu belgeler, mal veya hizmet alımlarında,
mal veya hizmetin idare tarafından teslim alındığına ilişkin kanıtlayıcı belge hükmünde olduklarından, bu belgeler olmaksızın teslim alınan söz konusun giyim eşyalarının teslim alındığını kanıtlama imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, bu belgeler olmaksızın yapılan ödeme sonucunda, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71 inci maddesinde; “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması”, “Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması” ve “İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması” şeklinde belirlenmiş olan kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler ihlal edilmiş olduğundan, kamu zararına yol açıldığı ortadadır.
Açıklanan nedenlerle, 374 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE (Üyeler … ile …’in karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 09.06.2021 tarih ve 49691 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …’in karşı oy gerekçesi
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3’ncü maddesinde; temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini belediye başkanının takdirine tabidir. Bu giderlerin yapılmasını gerektiren tören veya toplantıya belediye başkanın katılması şartı aramaz” düzenlemesi getirilmiş olup, Yönergesinin 4 üncü maddesinde de; gerçek ve tüzel kişilere ödül ve hediye vermek temsil giderleri kapsamında sayılmıştır.
... Belediyesi tarafından kurban ve ramazan bayramlarında bayramlaşma için Belediyeye gelenlere, 24 Kasım öğretmenler gününde öğretmenlere, sömestrde fakir öğrencilere ve Başkanlık misafirlerine hediyelik eşya alımları temsil gideri kapsamında olduğundan, tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Üye …’ın karşı oy gerekçesi
“Temsil giderleri” kavramı en genel olarak 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 147 nci maddesinin (D) bendinde; “Belirli yetki ve sorumluluk makamlarını işgal eden memurlara temsili mahiyette ve görevleri icabı olarak yaptıkları gerçek giderleri karşılamak üzere ilgili kurumların bütçelerine bu maksat için konulan ödenekten özel yönetmeliği hükümleri gereğince ödenen parayı ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri" başlıklı 28'nci maddesinin (o) bendinde; "Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak, " denilmiş ve yine "Belediyenin Giderleri''' başlıklı 60'ncı maddesinin (k) bendinde de 'Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri"ne yer verilmiştir.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin mevzuata aykırılığı iddia edilebilir ise de, “adsız düzenleyici işlem” olarak nitelendirilen bu Yönerge halen yürürlükte olup, uygulanmaktadır. Denetçinin eleştiriye konu ettiği husus, bizatihi bu Yönerge olmayıp, bu Yönergeye göre yapılan uygulamalardır.
Söz konusu Yönergenin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; "Bu yönerge, belediye idaresinin başı ve temsilcisi olan Belediye Başkanının bu sıfatının gereği olarak yapacağı temsil-ağırlama ve tören giderleri konusunda uyacağı kuralları kapsar. " Hükmü yer almaktadır. Söz konusu yönergenin “Genel Kural” başlıklı 3. maddesinde; Temsil ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtilmiştir.
Anılan yönergenin “Ağırlama Giderleri” başlıklı 5. maddesinde; "Ağırlama, Beldenin misafiri durumunda olan:
a) Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başbakan ve Bakanlar Kurulu Üyeleri,
b) Hükümet Merkezi veya diğer illerin protokole dahil kişiler,
c) Yabancı Ülke Temsilcileri veya konuklar,
d) Sanat, bilim, kültür ve spor dallarında temayüz etmiş kişiler,
e) Basın mensupları,
f) Beldenin kalkınmasında katkısı olanlar veya olacağı anlaşılanlar, İle bu kişilerin eşleri ve refakatindeki görevliler için, geleneklere ve davetin şümulüne göre, ağırlama, konuklama, konutlandırma ve bu işlerle ilgili olarak hazırlıkların gerektirdiği giderlerle ziyafet, kokteyl, hediye, çiçek, bahşiş ve taşıma giderleri şeklinde yapılır.”
Denilmektedir.
Söz konusu Yönergenin 3 üncü maddesinde; “Temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabidir.” denilmek suretiyle Belediye Başkanına geniş bir inisiyatif tanınmış olduğu anlaşılmaktadır. İlamda da bu kapsamda yapılan alımlar eleştiri konusu olmamış; alım şekli ve usulü eleştiri konusu olmuştur.
İlamda, Belediye Başkanının talimatıyla, muhtelif giyim mağazasından giyim eşyası ve hediye kartı satın alınarak bedellerinin, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde belirtilen kanıtlayıcı belgeler olmadan ve kısımlara bölünerek doğrudan temin suretiyle, ... Belediye bütçesinin temsil, ağırlama ve tören giderleri kaleminden ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu belirtilmiştir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22. maddesinde belirtilen hallerde ihtiyaçların; Kanunun 18. maddesinde sayılan ihale usulleri için tespit edilen kurallara uyulmaksızın ilan yapılmadan, teminat alınmadan, ihale komisyonu kurma ve anılan kanunun 10. maddesinde sayılan yeterlik kriterlerini arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak temin edilmesi mümkün bulunmaktadır. İdareler tarafından temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımlar için doğrudan temin usulüne başvurulmasına izin verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bu şekilde alımların da belli şekil şartları vardır:
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderler”i başlıklı 37 nci maddesinde;
“Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgeler aranır.
….”
Denilmektedir. Söz konusu alımların 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre, doğrudan temin usulü ile yapılmış olması gerekmektedir.
Mezkur Yönetmeliğin “4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılacak alımlar” başlıklı 49 uncu maddesinde ise;
“4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre doğrudan temin usulüyle yaptırılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işi bedellerinin ödemelerinde;
a) Onay Belgesi,
b) Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağı (Örnek: 3) veya ihale komisyonu kararı,
c) Düzenlenmesi gerekli görülmüş ise sözleşme,
ç) Fatura,
d) Muayene ve kabul komisyonu tutanağı, kabul işleminin idarece yapılması halinde ise idarece düzenlenmiş belge,
e) Mal ve malzeme alımlarında, taşınır işlem fişi
ödeme belgesine eklenir.”
Düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu alımlarda, düzenlenmesi gereken faturada bulunması gereken bilgiler,213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Faturanın Şekli” başlıklı 230 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, söz konusu maddede;
“Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur:
-
Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası;
-
Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;
-
Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;
-
Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı;”
Denilmektedir.
Öncelikle şu hususu belirtmek gerekmektedir; sorumlu tutulanlarca yapılan açıklamalara göre, yapılan temsil ağırlama harcamalarında Belediye Başkanının alım yönünde talimatı ve bu alımların bir an önce gerçekleştirilmesine yönelik talebi bulunmasına rağmen, bu yönde yazılı bir onayının bulunmadığı; onayların Başkan Yardımcılarınca gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Ek İlamda öncelikle, “Yapılan alımlar kısımlara bölünerek gerçekleştirilmiş olduğundan, Kamu İhale Kanunu’nun; “Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.” düzenlemesine yer verilmiş olan “Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesine de aykırı işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.” Denilmektedir.
Sorumlular, söz konusu alımların farklı tarihlerde ve farklı vesilelerle yapıldığını, örneğin bazı alımların “yılbaşı” bazı alımların “Öğretmenler Günü”, bazı alımların da “Cumhuriyet Bayramı” gibi özel günlere ilişkin olduğunu, bu itibarla “aynı nitelikteki alımın parçalara bölünerek alınması” şeklinde bir tasarrufun söz konusu olmadığını, belirtmişlerdir.
Farklı zamanlarda ve farklı kişiler için, farklı mahiyetteki giyecek eşyaları için önceden öngörüde bulunularak toptan bir alım yapılması mantıklı olmadığı gibi, pratikte mümkün de değildir.
Dosyada bulunan belgelerin incelenmesi sonucunda;
Öncelikle belirtilmesi gereken husus şudur; Ek İlama ekli bir kamu zararı tablosu bulunmayıp, hangi giyecek eşyasının nereden ve ne şekilde alındığı ve tutarı belli değildir. Kamu zararı iddiasına konu tek bir toplam tutar gösterilmiştir.
Diğer taraftan; Ek İlamda; “ yapılan inceleme neticesinde, ilişikli ödeme emri belgesi eklerinde, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre bulunması gereken belgelerden birçoğunun eksik olduğunun tespit edildiği” belirtilmekte; ancak, kalem kalem alımlar bazında hangi belgelerin eksik olduğu açıklanmamaktadır. Sorumluların bu yöndeki itirazları karşılanmamıştır. Bu belge eksikliğinin, söz konusu giyecek eşyalarının alınmamış olduğunu kanıtlayıcı mahiyette olması gerekir.
Bu meyanda, alımların “büyük bir kısmının tek bir firmadan yapıldığı” belirtilmekte ise de, alım belgelerinin incelenmesinde, bunların piyasada tanınmış ve kaliteli mal üreten farklı birkaç firma oldukları; yani, sadece tek bir firmadan alım yapılmamış olduğu görülmüştür.
Bu hususa ilişkin olarak sorumlular; alımların özel günlerde, o günlerin işaret ettiği özel kişilere verilmesi uygun görülen hediyelere ilişkin olduğunu, doğal olarak “hediye” niteliğinin, piyasadaki ürünler arasında rekabeti gözetmeyi kısmen ihmal eder nitelikte olduğunu belirtmiş olup, bunda doğruluk payı vardır.
Diğer taraftan, alımlar için “Piyasa Fiyat Araştırması” yapılmadığı belirtilmekte ise de, bazı alımlar için “Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağı”nın düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Yine, İlamda, “alımlara ilişkin faturaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Faturanın Şekli” başlıklı 230 uncu maddesine uygun olarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmek yerine muhtelif giyim eşyası olarak düzenlenmiş olup, hangi ürünlerin alındığı ve kimlere verildiği belli değildir.” Denilmektedir. Faturada, alınan malın “muhtelif giyecek eşyası” olduğu ve tutarı belirtilmekle birlikte, tafsilatlı dökümü yapılmamış olup, bu durumun faturanın şekil şartını etkilemediği ve geçersizliğini gerektirmediği düşünülmektedir. Bu eşyanın kimlere verileceği başlangıçta belli olmadığı gibi, bunun faturada yazılmasının veya daha sonra bir listeye bağlanmasının pratikte mümkün olmadığı ve gerekli de olmadığı düşünülmektedir.
Bu meyanda, yapılan harcama kalemleri bazında, hangi belge veya belgelerin eksik olduğu tek tek ortaya konulmadığı gibi, bu belge eksikliklerinden hangisi veya hangilerinin yapılan alımı geçersiz kıldığı da açıklanmamıştır. Sorumluların bu yöndeki itirazları karşılanmamıştır.
İlamda, “bazı belgeler olmaksızın yapılan ödeme sonucunda”, alım bedellerinin tümü “kamu zararı” kabul edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71 inci maddesinde, Kamu zararı; “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.
Mevcut durumda, yapılan alımlarda esasa dair; yani, bu alımların yapılmaması gerektiğine, kamu zararı teşkil ettiğine dair bir değerlendirme yapılmamış olup, usulen mevzuata aykırılık bulunsa da, alınan eşyanın öngörülen zamanlarda, öngörülen kişilere dağıtılmadığına; yani, amaca aykırı kullanıma dair bir tespit yapılmış değildir. Ancak böyle bir tespit yapılmış olması durumunda, yapılan harcamalar “kamu zararı” mahiyetini kazanabilecektir.
Bu meyanda sorumlular, bu alımların doğrudan kamu zararı olarak kabul edilebilmesi için söz konusu alımların belediye bütçesinden karşılanmayacak giderler olması gerektiğini, mevzuata aykırı işlem yapılmış olmasının kamu zararının meydana geldiği anlamına gelmediğini, Kanun hükmünde açıkça “kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması”nın kamu zararının şartı olarak gösterildiğini, ifade etmişlerdir.
Yine, yapılan ödemelerin; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71 inci maddesinde ifade edilen; “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması”, “Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması” veya “İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması” şeklinde belirlenmiş olan kriterlerden hangisi veya hangilerinin ne şekilde ihlal edilmiş olduğunun açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen ve savunmalarda da ileri sürülen bütün bu hususların karşılanması ve açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Diğer taraftan;
5018 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde hesap verme sorumluluğu, 11 inci maddesinde de üst yöneticilerin sorumlulukları hükme bağlanmış ve hesap verme sorumluluğunun ne anlama gediği; bu çerçevede üst yöneticilerin sorumlulukları ve belirtilen sorumlulukların yerine getirilmesinde meclislerine karşı sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Yapılan alımlar, her ne kadar ihale yolu ile yapılmamışsa da, İdare, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu ve yükümlüdür.
Yukarıda da belirtildiği üzere, sorumlu tutulanlarca yapılan açıklamalara göre, yapılan temsil ağırlama harcamalarında Belediye Başkanının alım yönünde talimatı ve bu alımların bir an önce gerçekleştirilmesine yönelik talebi bulunmasına rağmen, bu yönde yazılı bir onayının bulunmadığı; onayların Başkan Yardımcılarınca gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yapılan alımlarda Belediye Başkanının da öncelikle sorumluluğu bulunduğu açıktır. Nitekim, sorumluların savunmalarında; “Alımların Belediyenin tüzel kişiliğini temsilen yapıldığı; dolayısıyla, ihale onay makamı yerine Belediye Başkanının da savunmasının alınması gerektiği”, ”Belediye Başkanının bu şekildeki tutum ve davranışları ile verdiği talimatların yerine getirilmesinin Belediye personeline mal edilmesinin hakkaniyetli ve adil olmadığı” yönünde itirazları vardır.
Kamu zararının oluşabilmesi için ortaya çıkan zarar ile ilgili kişilerin işlem veya eylemleri arasında “illiyet bağı”nın gözetilmesi gerektiği hususu göz önüne alındığında; üst yönetici olan Belediye Başkanının da savunmasının alınması gerektiği düşünülmekte olup, bu meyanda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci ve aynı Kanunun “Üst yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesine uygun olarak, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) hakkında ortaya çıkan bu sorumluluk dolayısıyla, gerekirse soruşturma ve incelemenin yapılmasını teminen konunun İçişleri Bakanlığı yazılmasına karar verilmesinin ve sonucuna göre sorumlulukların yeniden belirlenerek hüküm verilmesinin de hakkaniyete uygun olacağı düşünülmektedir.
Bu itibarla, belirtilen bütün bu hususlar göz önüne alınarak yeniden bir değerlendirme yapılmasını teminen ilam hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28