Sayıştay 5. Dairesi 45553 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
45553
30 Eylül 2020
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 5
-
Dosya No: 45553
-
Tutanak No: 48253
-
Tutanak Tarihi: 30.09.2020
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Şartları sağlamadığı halde belediye başkan yardımcısı kadrosuna atama.
- 183 sayılı ilamın 11’inci maddesi ile şartları sağlamadığı halde ...’nın Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması sonucunda aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemenin başkan yardımcısı kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi nedeniyle oluşan toplam .... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
TEMYİZ DİLEKÇESİ
Üst Yönetici ..., Harcama Yetkilileri ... ve ... tarafından verilen ortak mahiyetteki temyiz dilekçesinde;
2200 kişilik personeliyle dev bir kamu kurumu olan ... Belediyesinde 5,10,11 nolu maddelere dair İlamın tüm konularına binaen ilgili birim personelleri ile ilgili Belediye Başkan Yardımcılarının görev ve sorumlulukları kapsamında gerçekleştirilen hukuki ve idari süreçler ile Belediyenin rutin hizmetlerinden bir Belediye Başkanı olarak müvekkilinin tek tek bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceği,
... Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından .... tarihinde tebliğ edilmiş olan .... Sayılı İmza Yetkileri Devri'ne göre atamalara dair tek imza yetkisinin sadece müvekkili uhdesinde bulunmadığını,
Keza; müvekkil zamanında bu atama işlemi gerçekleştirilirken ilgili birim müdürü veya başkan yardımcısı tarafından da mevzuata uygunluk açısından sözlü veya yazılı uyarıya maruz kalmadığını, lakin; müvekkilinin ilgili başkan yardımcısına ve müdüre bu atama talimatını vermiş olması dolayısı ile bahsi geçen atama kararının hukuka ve mevzuata uygunluğu ile bu atama kararının teknik ve bürokratik iş ve işlemlerinin müvekkilce ezbere bilinmesinin beklenemeyeceğini,
Bahsi geçen atama evrakının; müvekkiline son imza onayı için gelene kadar, öncelikle ilgili birim şefi ve müdürü sonra da başkan yardımcısı tarafından imzalandığını, bu bürokratik silsile ile gerçekleştirilen atamaya dair; müvekkilinin 'en uygun yöntem belirlenerek görevlendirilmesini' istemesi dışında başkaca bir talimatı olmadığı gibi; suale bu şekilde muhatap olmasının hukuken abesle iştigal olduğunu,
Kaldı ki; ilgili Birim Müdürü ile Başkan Yardımcısı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü'ne atanırken özellikle hukukçu kimliğini taşıması dolayısı ile ...'e verildiğini, ... Belediyesi tüm meclis üyeleri arasından da Başkan Yardımcıları seçilirken özellikle mevzuata hakim olabilmeleri açısından hukukçu kimliği olan isimlerden; eski 10 yıl boyunca Ayancık Belediye Başkanlığı görevini yürütmüş hem Öğretmen hem de Avukat ... ile Avukat ... isimlerinin özellikle seçildiğini,
Bu hususta yetkinin sadece en üst ita amirden sorulmasının hukukla bağdaştırılamayacağını,
Bahsi geçen atama evraklarında esasen imzası bulunan tüm ilgili müdürler .... , .... ve .... ’ın, ilgili atama evrakının hazırlanmasını sağlayan ve esasen de ilgili evraklarda imzası bulunan şef .... , şef .... ile ilgili Başkan Yardımcısı ..., Başkan Yardımcısı ...’ün ehil titre sahip kişiler olmakla birlikle attıkları imzaların sorumluluğu dolayısı ile de 'son imza onayı için' müvekkilinin makamına her hangi bir evrak getirmeden önce; konunun hukuki mevzuata uygunluğunu detaylıca araştırmalı, konuyu gerekli süzgeçlerden geçirmeli ve mevzuatın uygun bulduğu şekilde müvekkilimin imza onayı için makamına evrakı tevdi etmekle birinci derecede sorumlu olduklarını,
Kaldı ki ... Belediyesi ilgileri için tanzim olunan 30.05.2019 tarih, 183 sayılı ilama göre Sayıştay savcısının da görüşünün bu yönde olduğunu, bu hususun tekraren değerlendirilerek dikkate alınmasının önemli olduğunu, üst yöneticinin bir atama işlemi dolayısıyla bir emir verebileceğini lâkin; emirin kanun ve mevzuat yönünden uygunluğu emri yerine getiren atama evrakını hazırlayan veya görevi fiilen yerine getiren tüm personeli de kaplaması gerektiğini,
657Sayılı DMK'ya göre: Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları:
Madde 11 - (Değişik: 12/5/1982 - 2670/4 md.)
Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar. (2) (1) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan ", tüzük ve yönetmeliklerle" ibaresi "ve diğer mevzuatla" şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan ", tüzük ve yönetmeliklerde" ibaresi "ve diğer mevzuatta" şeklinde değiştirilmiş; üçüncü fıkrasına "kanunlara" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine" ibaresi eklenmiştir.
(2) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan ", tüzük ve yönetmeliklerde" ibaresi "ve diğer mevzuatta" şeklinde değiştirilmiştir.
Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.(l)
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır" hükümleri yer aldığını,
Tüm bu hatalı atamalar dolayısı ile müvekkiline bir kamu zimmeti en üst ita amir olması dolayısı ile çıkacaksa da bahsi geçen tüm ilgililere de aynı evrakı hazırlayarak son onay için müvekkiline sunmak dolayısı ile aynı oranda sorumluluk yüklenmesi gerektiğini; böylelikle Sayıştay Denetiminin yerindelik açısından uygunluğunun şaibeye mahal vermeyeceğini,
Dolayısıyla; İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü .... , .... ve .... ile, şef .... ve şef .... ve ilgili Başkan Yardımcısı ... ile ...'in "hangi kanun maddesine dayanarak bu atama dosyasını hazırladıkları, bu soruya cevap vermeleri, ayrıca müvekkilinin şahsını sözlü ve ya yazılı olarak tek bir kez uyarmadıkları için görevlerini kötüye kullanmak sureti ile yanlış yönlendirdikleri" hususunun daha dikkate irdelenmesi, dolayısıyla; müvekkiline tazmin edilen zimmet hükümleri ile alakalı 'asıl ilgililer' olarak muhatap alınmaları ve soruşturulmaları gerektiğini,
Yanlış tasarrufun geriye yürür şekilde geri alınmasının, hukuk kurallarına aykırı olduğu gibi yerleşik Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı ve Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu Kararına da aykırı olduğunu,
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22.12.1973 günlü, 1973/14 sayılı kararıyla idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının ise; ancak hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere, idari dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağını,
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 1972/6 E, 1973/2 K ve 2... 0.... 1973 tarihli kararında (EK-11) da "Kamu hukukunun bir bölümü olan idare hukuku, (Devletin özel kişiler gibi hareket ettiği durumlar hariç) devlet ile kişilerin ilişkilerine ait kurallar topluluğu olup, özel hukuk ise, eşit hak ve menfaatlere sahip kişiler arasındaki hukuki ilişkilere ait kurallardan ibarettir. Bu durumun tabii bir sonucu olarak, idare hukuku ilişki ve anlaşmazlıklarına, idare hukuku kuralları, özel hukuk ilişki ve anlaşmazlıklarına ise özel hukuk kurallarının uygulanması gereklidir. (...) Bir idari tasarruf iradi veya gayri iradi sebeplerle sona erebilir. İradi olarak sona erme halleri kazai yoldan iptal, tasarrufun idare tarafından geri alınması, tasarrufun kaldırılması veya düzeltilmesi şeklinde özetlenebilir. Kazai yoldan iptal ile geri alma, genel hataları ile birbirine benzeyip geriye yürürler yani (makable şamil) olurlar. Tasarrufun kaldırılması ve düzeltilmesi ise, kaldırma ve düzeltme tarihlerinden itibaren hüküm ifade ederler, geriye yürüme tesirleri yoktur (Bu konuda bakınız, Tan Turgut, İdari İşlemin Geri alınması 1070, Sh. 2-12) İçtihat konusu uyuşmazlıkta, özellikle memurların intibaklarında, yapılan yanlış işlemin (intibakın) düzeltilmesi söz konusu imiş gibi görünmekte ise de, burada yanlış tasarruf geri alınmış ve ayrıca, hukuka uygun yeni bir işlem (intibak) yapılmış bulunmaktadır. Nitekim; idarenin geçmişte ödenen maaş farklarını geri istemek için davalar açmış olması da, idarenin amacının, bir geri alma tasarrufunda bulunmak olduğunu göstermektedir. (...) Yukarıdan beri yapılan açıklama ve incelemelerden anlaşılacağı gibi, yanlış bir şart tasarrufun idare tarafından geri alınmasından dolayı ödenmiş fazla paraların geri istenmesi davalarında, kamu yararı ile kişisel yararı uzlaştıracak, kamu ve hukuk düzenini sarsmayacak, aksine, bunlara güven ve devamlılık sağlayacak nitelikte en adil ve hukuki bir norm olarak iptal davası süresini, genel olarak yanlış şart tasarrufu, geriye yürü şekilde geri almak için bir sınır olarak kabul etmek, bu süre geçtikten sonra tasarrufun ancak ilerisi için hüküm ifade edecek şekilde geri alınabileceği, daha doğrusu ilerisi için değiştirilebileceği, tarzında bir sonuca varmak gerektir. Belirtilen süreler geçtikten sonra idare yanlış tasarrufunu geri alsa bile, geçmişteki durumlar artık kazanılmış durum niteliğinde olacağından, yanlış işleme dayanılarak yapılmış ödemelerin sebepsiz olduğu da ileri sürülemeyecek ve geri istenmesi mümkün olmayacaktır." tespitlerine yer verildiğini;
Yokluk ile mutlak butlan halleri hariç ve kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi de sebebiyet vermemiş olmak kaydıyla, idarenin yanlış şart tasarrufunu (özellikle yanlış intibak işlemini), ancak iptal davası süresi veya kanunlarda özel bir süre varsa bu süre içinde yahut iptal davası açılmışsa dava sonuna kadar, geriye yürür şekilde geri alabileceğine, bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geriye yürür şekilde geri alınamayacağına ve bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geri alınması halinde geri alma gününe kadar doğmuş durumların, parasal sonuçları da dâhil olmak üzere, hukuken kazanılmış durum olarak tanınması gerektiğine karar verildiğini,
Müvekkilinin tazmin hükmüne muhatap edilmiş olması dolayısı ile konuya dair örnek bir Danıştay kararından bahsetmek istediklerini,
EMSAL 11_
DANIŞTAY KARARI:
"657 SAYILI YASANIN İLGİLİ MADDELERİNDE ÖNGÖRÜLEN KOŞUL VE NİTELİKLERİ TAŞIMAYAN KİŞİNİN BELEDİYE BAŞKANLIĞI YARDIMCILIĞINA ATANMASI KARARININ ONANMASINA YÖNELİK BELEDİYE MECLİS KARARININ YERİNDE OLDUĞU HK.
1580 saydı Belediye Kanunu1 nun 96 ncı maddesinin B bendinde, belirtilen istisnalar dışında belediyelerde başkan yardımcıları ile daire ve şube başkanları ve belediye memurlarının ilk toplantısında belediye meclisince onanmak koşuluyla belediye başkanı tarafından seçilerek atanacakları hükme bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36 inci maddesinin Ortak Hükümler başlıklı bölümünün A bendinde; lise dengi mesleki veya teknik öğrenimi bitirenlerin işe 12 inci derecenin 2 inci kademesinden başlayacakları ve 3 üncü derecenin son kademesine kadar yükselecekleri hükme bağlanmak suretiyle bu gibilere tahsil tavan kaydı getirilmiştir.
Aynı Kanunun değişik 45 inci maddesi, 5 inci ve daha aşağı derecelerdeki kadrolara tahsil tavan kaydını aşmamak, karşılık gösterilecek kadro derecesi kazanılmış hak aylık derecelerinin üç üst derecesinden fazla olmamak koşuluyla, bu dereceler karşılık gösterilerek kazanılmış hak aylık dereceleriyle atanmaya ilişkin bulunmaktadır.
Aynı Kanunun değişik 68 inci madde B bendi İse; eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı hariç, sınıfların 1,2,3 ve 4 üncü derecelerdeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın atanmasındaki usule göre daha aşağı derecelerden atama yapılabileceğini vurgulamakta, ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin, 8.6.1984 günlü ve 217 sayılı KHK'nın 2 inci maddesi kapsamına dahil kurumlarda her derece ve o derecenin haiz olduğu ek gösterge için, maddede belli edilen süreler kadar fiilen çalışmış olmasını ve yüksek öğrenim görmüş bulunmasını şart koşmaktadır.
Aynı Kanunun 74 üncü maddesi'de; kurumların muvafakati ile kazanılmış hak aylık dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibarıyla girebilecekleri sınıftan bir kadroya nakillerinin mümkün olduğuna dair getirdiği hükümle, lise dengi mesleki ya da teknik öğrenim mezunlarını tahsil tavan sınırlamasına tabi tutmakta ve kazanılmış hak aylık dereceleriyle naklen atanmalarına olanak tanımaktadır.
Sözü edilen yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; lise dengi mesleki ya da teknik öğrenim mezunları gibi tahsil tavan kaydına tabi personelin ancak, 3üncü dereceyi aşmamak koşuluyla kazanılmış hak aylıklarına tekabül eden kadro taraflarına tahsis suretiyle naklen atanabilecekleri bu gibilerin kazanılmış hak aylıklarının ulaşabileceği en üst derece olan 3 üncü derecenin üzerinde ünvanlı bir kadroya bu kadro karşılık gösterilerek naklen atanamayacakları anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden ve Van Belediye Başkanlığınca düzenlenen 23.9.1997 günlü ve 1997/790 sayılı "personel hareketleri" onayından ticaret lisesi mezunu olan itirazda bulunanın, 1 inci derece Belediye Başkan yardımcısı ünvanlı kadroya, kazanılmış hak aylığı olan 3üncü derecenin 4 üncü kademesi aylıkla bu unvanlı kadro karşılık gösterilmek suretiyle atandığı görülmektedir.
Bu durumda; î inci derece kadrolu belediye başkan yardımcılığına atanan kişinin durumunun, atama kararına dayanak alınan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 45, 68, 69 ve 74 üncü maddelerinde öngörülen koşul ve niteliklere uygun olmadığı anlaşıldığından, atama kararının onanmamasına ilişkin Van Belediye Meclisinin 2.10.1997 günlü ve 394 sayılı kararına yapılan itirazların reddine ve yerine gönderilmek üzere dosyanın Danıştay Başkanlığına sunulmasına karar verildi.(MT/ES) (DAN-DER; SAYI:96)”
Burada bahsi geçen 8.6.1984 günlü ve 217 sayılı KHK'nın 2 inci maddesi kapsamı; Madde 2 - Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşları şunlardır:
a) Genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idareler ve bunlara bağlı kuruluşlar,
b) İl Özel İdareleri ve belediyeler, bunların birlikleri ve bunlara bağlı iktisadi müesseseler, işletmeler,
c) İktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri, (1) 29/11/1984 tarihli ve 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 55. maddesi uyarınca; 657 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerinde 13/12/1960 gün ve 160 sayılı Kanunun dördüncü maddesine yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddesine yapılmış sayılır. 238
d) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kurutuşları dışında kalan ve kamu fonu kullanan, özel kanunlarla veya bunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kuruluşları ve bu nitelikteki bankalar ve bunların en az sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurdukları müessese, ortaklık ve iştirakler,
e) Döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
Askeri kurum ve kuruluşların 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile ek ve değişikliklerine tabi personeli bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamı dışındadır.
Danıştay Kararı ve 8.6.1984 günlü ve 217 sayılı KHK'nın 2 inci maddesi kapsamına göre 'ataması yanlış yapıldı' denilen ...’nın ... Belediyesi'ndeki çalışma hayatından önce uzun yıllar boyunca özel sektörde çeşitli alanlarda görev yapmış, 2003-2007 yılları arası .... firmasında çalışmış, uzmanlığını ve profesyonelliğini eski işinde de Belediyede de alabildiğine kanıtlamış olduğunu,
Kaldı ki, ...'nın atama emrinde yukarıda bahsi geçen KHK hükmü gereği ve Danıştay Kararı gereği mevzuata aykırılık veya usulsüzlük bulunmadığını,
Keza;
5393 Sayılı Belediye Kanunu; "Norm kadro ve personel istihdamı; Madde 49- Norm kadro ilke ve standartları İçişleri Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir. Belediyenin ve bağlı kuruluşlarının norm kadroları, bu ilke ve standartlar çerçevesinde belediye meclisi kararıyla belirlenir.
Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur..." hükmünce;
...'nın ataması yapıldıktan sonra 02.03.2015 tarihli ilk Belediye Meclisi toplantısında konunun Belediye Kanunu 5393 Sayılı Yasaya göre Belediye Meclisi'nin de bilgisine sunulduğunu,
Yine; bahsi geçen ...'nın atama kararına dair müvekkilinin talimatının; daha önce .... , .... gibi kurumlarda uzun yıllar kamu deneyimi olduğunu bildiği daha sonra ise özel sektöre öncülük eden firmalarda üst düzey yöneticilik yapmış olan bir uzmanın ... Belediyesi'ne kazandırılmasını istemekten öte bir şey olmadığını,
Kaldı ki; geçmiş yıllardaki iş deneyiminden de açıkça görüleceği gibi bu gibi firmalarda üst düzey pozisyonlarda çalışan insanları kamu sektörüne kazandırmanın -üstelik de bu maaşlar üzerinden- oldukça güç ve imkânsız olduğunu, bu sebeple kendisini ... Belediyesi'ne kazandırmaya çalışırken müvekkilinin bizatihi olarak özel hukukunu ve dostluk bağını kullandığını,
Lakin; müvekkilinin ilgili başkan yardımcısına ve müdüre bu atama talimatını vermiş olması dolayısı ile bahsi geçen atama kararının hukuka ve mevzuata uygunluğu ile atama kararının teknik ve bürokratik iş ve işlemlerinin müvekkili tarafından 'ezbere' bilinmesinin beklenemeyeceğini,
Bahsi geçen atama evrakının; müvekkiline 'son imza onayı' için gelene kadar, öncelikle ilgili birim şefi ve müdürü sonra da başkan yardımcısı tarafından imzalandığını, bu bürokratik silsile ile gerçekleştirilen atamaya dair; müvekkilinin 'en uygun yöntem belirlenerek görevlendirilmesini istemesi dışında başkaca bir talimatı olmadığı gibi; suale bu şekilde muhatap edilmesinin de hukuken abesle iştigal olduğunu,
Yukarıda da hatalı olan diğer atama konularında daha önce de açıkça belirttiği gibi, hangi kanunla, hangi standartlarda, hangi şekilde atama işlemi gerçekleştirilir vb. tüm konu ve hususların ilgili şef, müdür ve başkan yardımcısı koordinesinde ilerlediğini, bu hatalı atamada da bahsi geçen Başkan Yardımcısı ..., ilgili müdür .... ve atama evrakını hazırlayan şef .... olduğunu, dolayısıyla da müvekkili yerine Sayıştay zimmet raporunda bahsi geçen kamu zararı dolayısı ile bu şahısların birinci derecede sorumlu tutulmaları gerektiğini, kaldı ki; atamanın usulüne veya mevzuata uygun olmadığı konusunda yine bu şahıslarca müvekkilinin tek bir gün dahi uyarılmadığını,
Kaldı ki; bu atama evrakını hazırlayan şahıslar olan Başkan Yardımcısı ..., müdür .... , Şef .... , Başkan Yardımcısı ...'nı ilk .... tarihinde 657 Sayılı DMK'nın 92. Maddesi gereğince açıktan vekâleten atanmasını sağlamış, aradan geçen yaklaşık 20 günün sonunda 04.03.2015 tarihinde, "...Başkan Yardımcısı ...'nın bu defa kanunda ön görülen şartlan taşıması nedeniyle vekâletinin kaldırılarak Başkan Yardımcısı kadrosuna asaleten atanması uygun görülmüştür. Bilgi ve..." içeriği ile İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü'nün .... sayılı OLUR evrakını hazırlamış, son onay imzası için müvekkili ...ca uygun görüşlere sunmuş, doğal olarak ilk defa bir kamu kurumunda fiilen görev yapan müvekkilinin ezbere bilmesi beklenemeyeceği bir atama oluru evrakı dolayısıyla müvekkili tarafından imzalanmış olduğunu,
Kaldı ki; söz konusu ilamın 5/10/11 sıra nolu hükümlerine binaen yukarıda açıklama satırlarında sunduğu tüm gerekçeler ve emsal kararda da açıkça görüldüğü üzere; hatalı ataması yapılan ...’nın, ... Belediyesinde görev yaptığı süre boyunca başkan yardımcılığı görevini fiilen icra ettiğini, kendisine ve dolayısıyla müvekkiline zimmet olarak tazmin edilen maaş farkı her ne kadar hatalı atama dolayısı ile tazmin edilmiş olsa da, ...'nın yukarıdaki Emsal Sayıştay kararları doğrultusunda, ortada fiilen görevini icra etmiş olan bir başkan yardımcısı olduğu için, kamu zararı tespit edilmiş olmasının; yasaya, mevzuata ve Sayıştay İçtihatlarına de aykırı olduğunu,
Tüm bunların dışında; Sayıştay Denetimi esnasında ortaya çıkan bulguya istinaden yukarıda bahsi geçen hatalı atama işlemi dolayısıyla bu haktan yoksun olduğunu öğrenen ...’nın, kendi isteği ile istifa etmiş, bundan sonra doğabilecek yeni kamu zararlarının da kendisi önüne geçilmiş olduğunu,
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri, yapılan tespit ve açıklamaların bir arada değerlendirilmesi ve emsal kararların da incelenmesi halinde resen dikkate alınacak nedenlerle, tazmini gerektirecek herhangi bir kamu zararının meydan gelmediğini, keza, müvekkilinin atama öncesinde, atama hazırlık süreci ile bağlantılı hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek
verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerçekleştirme Görevlileri ... ve ... tarafından verilen ortak mahiyetteki temyiz dilekçesinde;
Başkan Yardımcısı kadrosuna .... tarihinde Belediye Başkanı Av. ...’ın imzalamış olduğu .... tarih ve .... sayılı Personel Hareketleri Onayına istinaden aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemesinin Başkan Yardımcısı kadrosu için öngörülen tutar üzerinden ödendiğini, somut olayda, kamu zararının oluşmasına, mevzuata aykırı olarak yapılan atama işleminin neden olduğunu, (ayrıca atamanın yapıldığı tarihte Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın doğum sonrası ücretsiz doğum izninde olduğunu, göreve 10.02.2016 tarihinde başladığını. )
.... tarih ve .... sayılı personel hareket onayı ile Genel İdari Hizmetler Sınıfı ’’Memur” kadrosuna atamasının yapıldığını,
Daha önce sorgu konusu madde ile ilgili Sayıştay Başkanlığına sunduğu yazılı savunmasının yeniden değerlendirilerek, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte. ...’ nın Başkan yardımcısı kadrosuna atanması ve başkan yardımcısı maaşı alması ile ilgili olarak mevzuata aykırı olan bir kamu zararı bulunuyor ise de sorumluluğun kendisine ait olmadığını, gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluk mevkiinden çıkarılmalarını, oluşan kamu zararının atama işlemlerini onaylayan ve atama işlemlerinde isimleri ve imzaları bulunanlar ile ödeme yapılan ilgili kişiye fazla ödenen maaş tutarlarının ilgiliden tahsil edilmesini talep etmiştir.
Harcama Yetkilisi ... tarafından verilen temyiz dilekçesinde;
Atama işlemlerinin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünce yapıldığını, ...'na ait Personel Hareketleri Onay belgesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün .... .... tarih ve .... yazısı incelendiğinde; ...'nın boş bulunan 1 inci derece "Başkan Yardımcısı" kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 74. maddesi ile aynı yasanın 68/8 maddesi gereğince açıktan atandığını, .... .. 0.... 2015 tarihinde Başkan Yardımcısı olarak görevine başladığını, ...’nın görev yaptığı süre içerisinde Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığını, görüleceği üzere; ...'nın atamasının "657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 74 üncü maddesi ile aynı yasanın 68/8 maddesi gereğince açıktan atanmasının Personel Hareketleri Çizelgesindeki yetkililer tarafından yapıldığını, 5393 sayılı Belediye Kanununun 38 inci maddesinin (j) fıkrasında "Belediye personelini atamak" Belediye Başkanının görev ve yetkileri arasında sayıldığını,
Kaldı ki o dönemde ... Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğünde görevli bir memur olarak Başkan Yardımcısı kadrosuna atanma şartlarını kendisinin değil, o dönem İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü görevini yürüten Müdürünün daha iyi bilmesi gerektiğini. vekaleten kısa bir süreliğine Özel Kalem Müdürünün rahatsızlığına binaen raporlu olduğu dönemde Özel Kalem Müdürü görevini yürüttüğünü, baktığı dönemlerde de rutin evraklar ile personel alım, özlük ve maaş işlemleri nedeniyle tüm personelin (memur, işçi ve hizmet alımı) özlük dosyalarını tek tek inceleyip, hangi usullere göre atanma veya alındığı ile ilgili olarak detaylı araştırma yapmadığını,
Kaldı ki Başkan Yardımcısı gibi bir kadroya atama yapmanın kurumun en üst yetkilisi olan Belediye Başkanında olduğunu, kurum tarafından yapılan denetimler sonucunda eksik husus olarak bildirilen ...'na ait atama işleminin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünce düzeltilerek ... memur kadrosuna atamasının yapıldığını,
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; hiç bir kabul anlamına gelmemekle birlikte, ...'nın Başkan Yardımcı kadrosuna atanması ile ilgili olarak mevzuata ve temel ilkelere aykırı bir kamu zararı bulunuyor ise sorumluluğun kendisine ait olmadığını, oluşan kamu zararının atama işlemlerinde isimleri ve imzaları bulunanlardan tahsil edilmesini talep etmiştir.
BAŞSAVCILIK MÜTALAASI
Tüm dilekçeler için ortak mahiyetteki Başsavcılık Mütalaası’nda;
Temyiz dilekçesinde; " Başkan Yardımcısı kadrosuna .... tarihinde Belediye Başkanı Av. ...' m imzalamış olduğu .... tarih ve .... sayılı Personel Hareketleri Onayına istinaden aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemesinin Başkan Yardımcısı kadrosu için öngörülen tutar üzerinden ödenmiştir. Somut olayda, kamu zararının oluşmasına, mevzuata aykırı olarak yapılan atama işlemi neden olmuştur.
.... tarih ve .... sayılı personel hareket onayı ile Genel İdari Hizmetler Sınıfı "Memur'" kadrosuna ataması yapılmıştır.
Daha önce sorgu konusu madde ile ilgili Sayıştay Başkanlığına sunduğum yazılı savunmamın yeniden değerlendirilerek, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte. ...' nın Başkan yardımcısı kadrosuna atanması ve başkan yardımcısı maaşı alması ile ilgili olarak mevzuata aykırı olan bir kamu zararı bulunuyor ise de sorumluluğun bana ait olmadığını Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluk mevkiinden çıkarılmalarını oluşan kamu zararının atama işlemlerini onaylayan ve atama işlemlerinde isimleri ve imzaları bulunanlar ile ödeme yapılan ilgili kişiye fazla ödenen maaş tutarlarının ilgiliden tahsil edilmesini talep ediyorum." denilmektedir.
... araştırma görevlisi iken ... Belediyesinin 1 inci dereceli Belediye Başkan Yardımcısı kadrosuna atanmıştır. Ancak ... önceki görevi ile ilgili intibak dosyası incelendiğinde 6 ncı derecenin 1 inci kademesinde olduğu,
... memurluktan ayrıldığı tarihte almakta olduğu aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atanmadan 1 inci dereceli Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğu gibi, ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atandıktan sonra 1 inci dereceli Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması da mevzuata aykırılık oluşturacaktır. ... Yükseköğrenim görmüş olmak şartını sağlamakla birlikte 10 yıl hizmet şartını sağlayamadığı, anlaşılmaktadır.?
... ... Belediyesi tarafından şartları sağlamadığı halde ...'nın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 68 inci maddesi B fıkrasındaki şartları sağlamadığı halde Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması mevzuata açıkça aykırı olup, bu atamdan dolay ilgili kişiye yapılan aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemenin kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun Giderin Gerçekleştirilmesi' başlıklı 33 inci maddesinde; "? Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar." hükmü yer almaktadır.
Sorumlulukla ilgili 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu, 5018 sayılı Kanunda dört grup sorumlu ve bunların Bakanlar, Üst Yöneticiler, Harcama Yetkilileri, Gerçekleştirme Görevlileri olduğuna, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine, karar vermiştir.
Gerek 5018 sayılı Kanun hükümleri gerekse Sayıştay Genel Kurul Kararı gereği, yargılamaya konu olayda adı geçen gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ve diğer Gerçekleştirme Görevlileriyle birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, talebin reddedilerek Daire kararının onaylanmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.” denilmiştir.
Duruşmaya katılan Üst Yönetici ..., ...’nın atanmadan önce özel sektörün çeşitli kademelerinde yönetici pozisyonunda çalıştığını, iyi bir eğitim ve kariyere sahip olduğunu, .... Holding bünyesinde Genel Müdür Yardımcılığı görevinden Belediye’ye geçtiğini, atama tarihi itibariyle 10 yıllık hizmet şartını sağlamak açısından sadece 11 aylık bir eksiğinin olduğunu ifade ederek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Duruşmaya Üst Yönetici ... adına katılan Av. ... ise Belediye Başkanının Üst Yönetici olarak atanma şartlarının oluşup oluşmadığını kontrol edemeyeceğini, bunun İnsan Kaynakları Müdürlüğü sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerin söz konusu ödemelerden sorumlu tutulamayacaklarını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Duruşmaya katılan Sayıştay Savcısı önceki mütalaalarında belirtiği hususları belirterek daire kararının onanması yönünde görüş belirtmiştir.
Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ... ve Harcama Yetkilisi ... ve Üst Yönetici ... adına katılan Av. ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92 nci maddesinde;
“İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71’inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler.
657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler.
Yasama görevinde veya bakan olarak geçirilen her yıl bir kademe ilerlemesi ve her iki yıl bir derece yükselmesine esas olacak şekilde değerlendirilir.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre 657 sayılı Kanuna tabi olmayan akademik personel kendi isteği ile görevinden çekilmiş olması halinde, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile 657 sayılı Kanuna tabi kurumlara atanabilir. Yukarıdaki şartları sağlaması halinde ataması yapılan personelin ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atanması gerekmektedir.
... araştırma görevlisi iken ... Belediyesinin 1 inci dereceli Belediye Başkan Yardımcısı kadrosuna atanmıştır. Ancak ...’nın önceki görevinde 6 ncı derecenin 1 inci kademesinde olduğu ifade edilmiştir.
...’nın, memurluktan ayrıldığı tarihte almakta olduğu aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atanmadan 1 inci dereceli Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğu gibi, ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atandıktan sonra 1 inci dereceli Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması da mevzuata aykırılık oluşturacaktır.
Kişinin memuriyete girebileceği 6 ncı derecenin 1 inci kademesinde göreve başladıktan sonra 1 inci dereceli bir kadroya atanabilmesi için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrasındaki şartları sağlaması gerekmektedir.
Mezkûr fıkrada 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olmak şartları sayılmaktadır. ..., Yükseköğrenim görmüş olmak şartını sağlamakla birlikte atama tarihi .... tarihi itibariyle 10 yıl hizmet şartını sağlayamamıştır.
Ancak, yapılan incelemede, söz konusu şahsın, hesap yılı olan 2017 yılı itibariyle 10 yıllık hizmet şartının tamamladığı, bu nedenle 2017 yılında 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrasında yer alan şartları sağlayarak 1’inci dereceli Başkan Yardımcılığı kadrosuna atanmasında bir engel kalmamıştır.
Dolayısıyla bu atamadan dolayı ilgili kişiye yapılan aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemenin başkan yardımcısı kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden yapılmasında 2017 yılı için bir kamu zararından bahsedilemeyecektir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, yapılan ödeme kamu zararı oluşturmadığından; 183 sayılı ilamın 11’inci maddesiyle verilen .... TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE (Üye .... ’IN farklı gerekçesi ile Üye .... , Üye .... , Üye .... , Üye .... , Üye .... ve Üye .... ’ın aşağıda yazılı ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 30.09.2020 tarih ve 48253 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Farklı gerekçe
Üye .... ’ın farklı gerekçesi
Kamu zararı oluşmadığına ilişkin kurul kararına katılmakla birlikte,
“Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanunun, Temyiz başlıklı 55. Maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beratı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dahil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında kaldırma seçeneği ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, diğer temyiz mercilerinde olduğu gibi ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın olduğu gibi veya düzelterek tasdiki veya bozulması seçenekleri arasında sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna ( 9 ile 13 arasında bir oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Açıklanan nedenlerle müzakerelere devam edilerek kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.
Karşı oy gerekçesi
Üye .... , Üye .... ’in karşı oy gerekçesi:
... araştırma görevlisi iken ... Belediyesinin 1 inci dereceli Belediye Başkan Yardımcısı kadrosuna atanmıştır. Ancak ...’nın önceki görevinde 6 ncı derecenin 1 inci kademesinde olduğu ifade edilmiştir.
...’nın, memurluktan ayrıldığı tarihte almakta olduğu aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atanmadan 1 inci dereceli Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğu gibi, ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atandıktan sonra 1 inci dereceli Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması da mevzuata aykırılık oluşturacaktır.
Şöyle ki kişinin memuriyete girebileceği 6 ncı derecenin 1 inci kademesinde göreve başladıktan sonra 1 inci dereceli bir kadroya atanabilmesi için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrasındaki şartları sağlaması gerekmektedir.
Mezkûr fıkrada 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olmak şartları sayılmaktadır. ... Yükseköğrenim görmüş olmak şartını sağlamakla birlikte 10 yıl hizmet şartını sağlayamamaktadır.
... ... Belediyesi tarafından şartları sağlamadığı halde ...’nın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesi B fıkrasındaki şartları sağlamadığı halde Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması mevzuata açıkça aykırıdır.
Bu atamadan dolayı ilgili kişiye yapılan aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemenin başkan yardımcısı kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden yapılması, kamu zararı doğmasına sebebiyet vermektedir.
Dolayısıyla ilgiliye kişiye yapılan ödemelerin kamu zararı niteliğinde olduğu ve esas yönünden verilen tazmin hükmünün yerinde olduğu değerlendirilmektedir.
183 sayılı İlamın 11’inci maddesinde .... TL kamu zararından, atamayı gerçekleştiren Üst Yönetici (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Kamu zararının doğmasına neden olan işlemin şartları sağlamadığı halde ...’nın Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması olduğu görülmektedir.
5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin 1 inci fıkrasının j bendinde, belediye personelinin atanması belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmasından dolayı Belediye Başkanının kamu zararından sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Ancak söz konusu atama işleminde, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yetki ve sorumluluğu bulunmadığı, bir kez atama yapıldıktan sonra ilgili kadroya ilişkin ödemelerin yapılmasının doğal ve hukuki olduğu düşünülmektedir.
Bu itibarla, ... ... Belediyesi tarafından şartları sağlamadığı halde ...’nın Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması sonucunda aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemenin başkan yardımcısı kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi sonucunda oluşan toplam .... TL kamu zararına ilişkin 183 sayılı İlamın 11’inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda sorumluluk yönünden ise BOZULMASINA, yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE karar verilmesi gerekir.
Üye .... ’in karşı oy gerekçesi:
...’nın, memurluktan ayrıldığı tarihte almakta olduğu aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atanmadan 1 inci dereceli Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğu gibi, ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atandıktan sonra 1 inci dereceli Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması da mevzuata aykırılık oluşturmaktadır.
Şöyle ki kişinin memuriyete girebileceği 6 ncı derecenin 1 inci kademesinde göreve başladıktan sonra 1 inci dereceli bir kadroya atanabilmesi için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrasındaki şartları sağlaması gerekmektedir.
Mezkûr fıkrada 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olmak şartları sayılmaktadır. ... Yükseköğrenim görmüş olmak şartını sağlamakla birlikte 10 yıl hizmet şartını sağlayamamaktadır.
Yapılan incelemede, ... ... Belediyesi tarafından şartları sağlamadığı halde ...’nın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesi B fıkrasındaki şartları sağlamadığı halde Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır.
Bu atamadan dolayı ilgili kişiye yapılan aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemenin başkan yardımcısı kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden yapılması kamu zararı doğmasına sebebiyet vermektedir.
Gerek esas, gerekse sorumluluk yönüyle 183 sayılı İlamın 11’inci maddesiyle verilen kararın isabetli olduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, ... ... Belediyesi tarafından şartları sağlamadığı halde ...’nın Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması sonucunda aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemenin başkan yardımcısı kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi sonucunda oluşan toplam .... TL kamu zararına ilişkin 183 sayılı İlamın 11’inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE karar verilmesi gerekir.
Üye .... ve Üye .... ’ın karşı oy gerekçesi:
...’nın, memurluktan ayrıldığı tarihte almakta olduğu aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atanmadan 1 inci dereceli Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğu gibi, ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine eşit bir kadroya atandıktan sonra 1 inci dereceli Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması da mevzuata aykırılık oluşturmaktadır.
Ancak ilgili kişinin 10 yıllık hizmet şartı için eksik olan 11 aylık hizmet şartını atandıktan itibaren 11 aylık süre dolduktan sonra yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, 11 aylık eksik hizmet şartı tamamlanana kadar olan kısım için yapılan ödemeler kamu zararı oluşturmaktadır.
Bu itibarla, ... ... Belediyesi tarafından şartları sağlamadığı halde ...’nın Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması sonucunda aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemenin başkan yardımcısı kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi nedeniyle sadece 11 aylık eksik hizmet şartı tamamlanana kadar olan görev için yapılan ödeme tutarının tespiti ve bu tutara tazmin hükmü verilmesini teminen ilam hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE karar verilmesi gerekir.
Üye .... ’ın karşı oy gerekçesi:
... ... Belediyesi tarafından şartları sağlamadığı halde ...’nın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesi B fıkrasındaki şartları sağlamadığı halde Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır.
Bu atamadan dolayı ilgili kişiye yapılan aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemenin başkan yardımcısı kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden yapılması, kamu zararına neden olmuştur.
183 sayılı İlamın 11’inci maddesinde .... TL kamu zararından, atamayı gerçekleştiren Üst Yönetici (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Kamu zararının doğmasına neden olan işlemin şartları sağlamadığı halde ...’nın Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması olduğu görülmektedir.
.... tarihli atama onayında Şef, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü il Belediye Başkanının imzası bulunmaktadır. Dolayısıyla bu kişilerin kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.
Ancak söz konusu atama işleminde, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yetki ve sorumluluğu bulunmadığı, bir kez atama yapıldıktan sonra ilgili kadroya ilişkin ödemelerin yapılmasının doğal ve hukuki olduğu düşünülmektedir.
Bu itibarla, ... ... Belediyesi tarafından şartları sağlamadığı halde ...’nın Başkan Yardımcısı kadrosuna atanması sonucunda aylık, zam ve tazminatlar ile ek ödemenin başkan yardımcısı kadrosu için öngörülen tutarlar üzerinden ödenmesi sonucunda oluşan toplam .... TL kamu zararına ilişkin 183 sayılı İlamın 11’inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda sorumluluk yönünden ise BOZULMASINA, yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07