Sayıştay 5. Dairesi 45488 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

45488

Karar Tarihi

7 Temmuz 2021

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2016

  • Daire: 5

  • Dosya No: 45488

  • Tutanak No: 49897

  • Tutanak Tarihi: 07.07.2021

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Emekli Personele Sosyal Denge Tazminatı Ödenmesi

  1. 172 sayılı İlamın 4’üncü maddesiyle; … Belediyesi tarafından … Sendikası (…) arasında imzalanan ve 01.01.2016 tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesine 22.06.2016 tarihinde yapılan ek protokol ile eklenen Ek Madde 1’e istinaden mevzuata aykırı olarak emekliliğe ayrılan personele … TL tutarında sosyal yardım ödenmesi sonucu oluşan …TL kamu zararının tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

172 sayılı İlamın 4’üncü maddesi ile; … Belediyesi tarafından Belediye ile … Sendikası (…) arasında imzalanan ve 01.01.2016 tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesine 22.06.2016 tarihinde yapılan ek protokol ile eklenen Ek Madde 1’e istinaden mevzuata aykırı olarak emekliliğe ayrılan personele … TL tutarında sosyal yardım ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının, Ek Protokolü İdare tarafını temsilen imza eden Belediye Başkanı ile ilişikli ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinden tazminine hükmedilmiştir.

Bu defa sorumlular tarafından gönderilen temyiz dilekçelerinde konuya hem esas hem de sorumluluk yönüyle itiraz edilmiştir.

Konunun esası ile ilgili olarak;

İlamda; … Belediyesi ile … Sendikası (…) arasında imzalanan ve yürürlük tarihi 01.01.2016 olan toplu sözleşmeye 22.06.2016 tarihli ek protokol ile eklenen hükme dayanılarak emekli olan her personele bir defaya mahsus … TL tutarında sosyal yardım ödenmesi ile ilgili olarak tazmin hükmü verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde; “…Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.

Anayasanın bu hükmüne istinaden mahalli idarelerde çalışan kamu personeline ödenecek sosyal denge tazminatına ilişkin yapılan kanuni düzenlemeler şu şekildedir:

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 11.04.2012 tarihinde 6289 sayılı Kanunla eklenen Ek Madde 15’de; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” Denilmiştir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 6289 sayılı Kanunla değişik 32’nci maddesinin 1’inci fıkrasında ise; “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.” hükmüne yer verilmiştir.

4688 sayılı Kanunun 28-32’nci maddelerine dayanılarak Kamu İşveren Heyeti ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti arasında akdedilen ve 2016-2017 yıllarını kapsayan “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 3. Dönem Toplu Sözleşme” 23.08.2015 tarih ve 29454 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. 3. Dönem Toplu Sözleşmenin dördüncü bölümünde yer alan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmenin sosyal denge tazminatı başlıklı 1’inci maddesinde; “Belediyeler ile bağlı kuruluşları ve il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine 4688 sayılı Kanunun 32 inci maddesinde yer alan esas ve usuller çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesine yönelik yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro ve görev unvanı ve derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” Denilmiştir.

… Belediyesi ile … Sendikası (…) arasında imzalanarak 01.01.2016 tarihinde yürürlüğe giren Toplu İş Sözleşmesi, sadece Belediyede çalışanlara yönelik mali hükümler içermekte olup, bu sözleşme uygulanırken 22.06.2016 tarihinde yapılan Ek Protokol ile sözleşmeye Ek Madde 1 eklenmiştir. Anılan ek maddede; “En az iki yıl süreyle … Belediyesinde çalışmış olup, emekli olmaya hak kazananlar, emekli olmak istediklerini yazılı olarak 29.07.2016 tarihine kadar bildirmeleri halinde 01.08.2016 tarihi itibariyle ilişiği kesilerek, kendilerine bir sefere mahsus emeklilik nedeniyle kişi başına, damga vergisi kesilmiş olarak … TL (…) sosyal yardım ödenir. Bu ödemelerden daha önce … Belediyesinde veya başka bir kurumda emekli olup tekrar göreve dönen memurlar bu ek protokol ile verilen sosyal yardım ödemesinden yararlanamazlar.” Denilerek, emeklilik talebinde bulunup 01.08.2016 tarihinde Kurumla ilişiği kesilen her bir personele net … TL sosyal yardım ödemesinde bulunulması öngörülmüştür.

Ancak yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sosyal denge tazminatlarının Kurumların kadro ve pozisyonlarında çalışan personele aylık ödemeler şeklinde ve tavan sınırlamasına tabi tutularak verileceği anlaşılmaktadır. Burada emekliliğe ayrılan personel için emekli ikramiyesi şeklinde defaten yapılacak bir ödemeden bahsedilmemiştir. Ek protokol gereği yapılan bu uygulama, sosyal denge tazminatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin lafzına uymamakla birlikte, sosyal denge ödemelerinin amacının çalışan personelin sosyal, ekonomik ve kültürel düzeylerini yükseltmek ve motivasyonu arttırmak olduğu göz önüne alındığında söz konusu düzenlemelerin amacına ve ruhuna da uygun değildir. Ayrıca emekli olanlara, bir defaya mahsus toplu ödemede bulunulması, sosyal denge ödemelerine ilişkin yasa ile getirilen –aylık ödenmesi, tavan sınırlamasına tabi olması gibi- bir takım kuralların işlevselliğini de tamamen ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle, emekli olan personele bir defaya mahsus verilecek toplu sosyal yardım ödemesinin, rutin sosyal denge ödemeleri kapsamında değerlendirilmesi mümkün görülmediğinden, toplu iş sözleşmelerine bu amaca yönelik hüküm konulması sosyal denge ödemesine ilişkin mevzuat düzenlemelerine aykırılık teşkil etmektedir.

Kaldı ki işbu İlamın 1’inci maddesinde belirtildiği üzere, emekli olan personele çalıştıkları dönemlerde mevzuatla belirlenen (3. Dönem Toplu Sözleşme veya 4688 sayılı Kanunun Geçici 14’üncü maddesi uyarınca 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre hesaplanan) aylık tavan tutar üzerinden sosyal denge tazminatı ödenmiş olup, emeklilik yardımı adı altında yapılan ödeme ile söz konusu tavan tutar aşılmak suretiyle de kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Tüm bu hususlardan öte, emekliliğe ilişkin ödemeler emeklilik kanunlarıyla düzenlendiğinden, bu ödemelerin sosyal denge tazminatı ödemelerine konu edilmesi, emeklilik mevzuatının da hilafına olacaktır. Nitekim Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmenin 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Bu toplu sözleşmede düzenlenmeyen mali ve sosyal haklar hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” denilerek emeklilik konusundaki düzenlemelerin ancak bu konuda çıkarılacak Kanunla yapılabileceği dile getirilmiştir.

Bu itibarla; Belediye ile Sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesine ek protokol ile eklenen madde hükmü ile, emekliliğe ayrılan personele sosyal yardım adı altında bir defaya mahsus toplu ödemede bulunulması, mevzuat düzenlemelerine aykırılık teşkil ettiğinden, yapılan bu işlemle 5018 sayılı Kanunun 71/g hükmü gereği kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

Sorumluluk hususu ile ilgili olarak;

İlamda, “Ek protokolü imzalayan üst yönetici (Belediye Başkanı), harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi” kamu zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.

İtiraz dilekçelerinde; Üst Yönetici (Belediye Başkanı) açısından; 5018 sayılı yasanın 11’inci maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 38’inci maddesine göre Belediye Başkanının "Bütçeyi uygulama” görevinin bulunduğu ve 5018 sayılı yasada belirlenen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden kendi meclisine karşı sorumlu oldukları, dolayısıyla mali sorumluluğu bulunmadığı,

Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi açısından ise; harcama yetkilisinin sorumluluğunun, 5393 sayılı Kanununun 63’üncü maddesine göre bütçe ile kendisine tahsis edilen ödenek ile sınırlı olduğu, üst yöneticinin sevk ve idaresinin dışına çıkamayacağı, Belediye Başkanının teklifi ve Belediye Meclisinin onayı ile imzalanan sözleşmeye istinaden bütçeye konulmuş bir ödeneğin kullanımı ile ilgili olarak harcama yetkilisinin mevzuata aykırı davranışı belirtilmeden harcama yetkilisine sorumluluk yüklenemeyeceği, belirtilmekle beraber … tarih … sayılı Belediye Meclisi Kararına göre başvuruda bulunan ve koşulları sağlayan memur personele, ilgili Meclis Kararında belirtilen … TL’yi ödedikleri ifade edilmiştir.

5018 sayılı Kanunun “Üst yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesinde:

“…. belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir.

Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden …; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” Denilmektedir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 37’inci maddesinde; Belediye Başkanının, Belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu belirtilmiş olup, aynı Kanunun 38’inci maddesinde; Belediye Başkanı, Belediye bütçesinin hazırlanmasından sorumlu tutularak, 61’inci maddesinde; Belediye başkanı ve harcama yetkisi verilen diğer görevlilerin, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumlu oldukları ifade edilmiştir.

Bu hükümlere göre Belediye Başkanı, Belediye bütçesinin stratejik amaçlar doğrultusunda hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan ve 5018 sayılı Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden meclislerine karşı idari ve siyasi yönden sorumlu tutulmuşlardır. Dolayısıyla verdiği karar ve talimatlar, doğrudan iş ve işlem sürecine dayanak oluşturmadığı sürece, üst yönetici olan Belediye Başkanının sorumluluğu idari/siyasi nitelikli olup, mali sorumluluğu bulunmamaktadır.

Ancak burada emekliye ayrılan personele toplu ödemede bulunulması nedeniyle ortaya çıkan kamu zararı, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi gereği doğrudan Belediye Başkanınca imzalanan Ek Protokol hükmünden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla somut olaydaki kamu zararından Belediye Başkanının mali sorumluğu bulunmaktadır.

Bununla birlikte; sözü edilen kamu zararı ile ilgili olarak harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluğa iştiraki bulunmaktadır.

Şöyle ki; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”, denilmiş olup, yine 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Belediye başkanı ve harcama yetkilileri, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumlu tutulmuştur.

5018 sayılı Kanunun “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde ise; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” Denilmektedir.

Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin işlemlerin gerçekleştirilmesi aşamasında asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usul ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemlerin Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10’uncu maddesinde ön mali kontrol görevinin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin, harcama birimleri tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği, aynı Usul ve Esasların 12’nci maddesinde de harcama birimlerinde süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde bu şekilde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.

Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3’üncü bölümünde ise, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; harcama yetkililerinin, harcama talimatının kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından ve kendilerine tahsis edilen bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde kullanılmasından açıkça sorumlu tutulduğu, bununla birlikte; harcamanın gerçekleşmesinde görev alanların süreç kontrolü çerçevesinde yaptıkları işlemden önceki işlemleri de mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı yönüyle ön mali kontrole tabi tutarak kontrol etmekten sorumlu olduğu, anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla 5018 sayılı Kanun hükümleri ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırılık teşkil ediyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.

Bu çerçevede; Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan Ek Protokol hükmünü yerine getiren harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından söz konusu protokolü imzalayan Üst Yönetici (Belediye Başkanı) ile birlikte sorumluluğu bulunmaktadır.

Diğer taraftan sorumlularca da belirtildiği üzere, ihtilaf konusu olan Ek Protokolün, … tarih ve … sayılı Belediye Meclisi Kararı doğrultusunda imzalandığı görülmektedir. İlgili meclis kararında; yürürlükte olan sosyal denge sözleşmesine eklenecek madde hükmünün içeriğine açıkça ve eksiksiz yer verilerek; sosyal denge tazminatı sayılmayan emeklilik ikramiyesi niteliğindeki ödemelerin yapılması konusunda, mevzuatla belirlenmiş tavan tutar da göz ardı edilerek teklifte bulunulduğu ve bu hususta Belediye Başkanına protokol yapma yetkisinin verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre 5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesi gereği Meclis kararı ile yapılan harcamalarda harcama yetkisinden doğan sorumluluk kararı alan Meclise ait olacağından, somut olaydaki kamu zararı ile ilgili olarak meclis üyelerinin de kusuru ve sorumluluğu bulunmaktadır. Dolayısıyla … tarih ve … sayılı Belediye Meclisi Kararını imzalayan meclis üyelerinin sorumluluğa dahil edilmesi gerekir.

Bu itibarla; dilekçilerin esastan yaptıkları itirazları tümüyle reddedilip, sorumluluk yönüyle yapılan itirazların ise kısmen kabulü ile, 172 sayılı İlamın 4’üncü maddesiyle verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünün, sorumluluk yönüyle BOZULMASINA ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde kamu zararına sebebiyet veren Ek Protokolün yapılmasına yetki veren Meclis Üyelerinin de sorumlular arasına dahil edilmesi suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın ilgili Dairesine gönderilmesine,

(Üye … ve Üye …’ın aşağıda yazılı ilave gerekçesi ile 8. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’ün aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 07.07.2021 tarih ve 49897 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

07.07.2021 tarihinde karar verildi.

İlave Gerekçe

Üye … ile Üye …’ın ilave gerekçesi:

172 sayılı İlam hükmünde, sosyal denge ödemesi niteliğinde olmayan emeklilik ikramiyesinin sosyal denge sözleşmesi kapsamına sokulması ve bu suretle mevzuatla belirlenmiş tavan tutar aşılarak personele sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararından, Ek Protokolü imzalayan Belediye Başkanı ile Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlileri sorumlu tutulmuş olup, Daire kararının bu yönüyle yerinde olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra çoğunluğun görüşünde açıklanan gerekçelerle ek protokol teklifinde bulunan … sayılı Belediye Meclis Kararını imzalayan meclis üyelerinin de kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır. Bu yönüyle çoğunluk görüşüne katılınmakla birlikte, tüm bu sorumlulara ilave olarak söz konusu ek protokolde İdareyi temsilen imzası bulunan dört kişinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerekmektedir. Şöyle ki;

Öncelikle üst yönetici konumunda olan Belediye Başkanının, ek protokolün hazırlanması ve içeriği ile ilgili hukuki ve mali mevzuatı bütün yönleriyle bilmesi gerektiğini, belediye adına tek başına toplu sözleşme-ek protokol görüşmelerine katıldığını, sözleşme-ek protokol taslağının hazırlanmasında tek başına katkı verdiğini düşünmek hayatın olağan akışına aykırıdır.

Uygulamada belediye başkanı, bu konudaki hukuki ve mali mevzuata hakim belediye personeliyle birlikte görüşmeleri yürütmekte, bu personelin katılımıyla hazırlanan sözleşmeyi mevzuata uygun olduğu düşüncesiyle imzalaması üzerine sözleşme yürürlüğe girmektedir.

Rapor konusu sözleşme-ek protokol görüşmelerinde de sürecin bu şekilde işlediği, görüşmelere Başkan Yardımcıları, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ile Hukuk İşleri Müdürünün de katıldığı, bu kişilerin sözleşme-ek protokol taslağının hazırlanması sürecinde görev aldığı, Belediye Başkanıyla birlikte sözleşmeyi imzalamış olmalarından anlaşılmaktadır.

Söz konusu kişilere baktığımızda, her birinin belediyede harcama yetkilisi pozisyonunda olduğu, görevleri itibariyle sözleşmenin içeriği konusunda mali ve hukuki bilgiye sahip bulundukları görülmektedir. Dolayısıyla sosyal denge ödemesi kapsamına girmeyen emeklilik ikramiyesi niteliğindeki ödemelere yönelik olarak mevzuatla belirlenmiş tavan tutar da dikkate alınmaksızın Ek Protokol hükmünün hazırlanmasında, söz konusu Ek Protokolde imzası bulunan görevlilerin de kusurlu olduğu değerlendirildiğinden, kamu zararından Ek Protokolde imzası bulunan dört kişinin de sorumlu tutulması gerektiği düşünülmektedir.

Bu itibarla, 172 sayılı İlamın 4’nci maddesi hükmüyle ilgili olarak, çoğunluğun sorumluluk yönüyle bozma gerekçesine, Ek Protokolde Belediye Başkanının yanında imzası bulunan dört kişinin de sorumlular arasında dahil edilmesi gerektiği gerekçesi ilave edilerek, hükmün bu yönde bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

  1. Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’ün azınlık görüşü:

Konunun esası ile ilgili olarak yukarıda yer verilen çoğunluk görüşüne katılınmakla birlikte; sorumluluk hususuna gelince, mevzuata aykırı olarak emekli olanlara sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle oluşan kamu zararından meclis kararını alan meclis üyelerinin sorumluluğu bulunmamaktadır.

Şöyle ki; 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesinde; sosyal denge tazminatının ödenmesine belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediye başkanı arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabileceği belirtilmektedir.

Söz konusu madde ile, sosyal denge ödenmesini öngören sözleşmenin/ek protokolün Belediye adına imzalanması için Belediye Başkanına yetki verilmektedir. Sözleşmenin içeriği ile ödenecek sosyal denge tazminatının gerek niteliği gerekse tutarının yasal çerçeve içerisinde kalıp kalmadığının gözetilmesi yetki ve sorumluluğu da bu bağlamda sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanına aittir. Dolayısıyla sosyal denge tazminatı sayılmayan ödemeye ilişkin ek protokolü imzalayan Belediye Başkanı kamu zararından sorumludur.

Diğer yandan ödemenin gerçekleşmesinde görev alan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri de 5018 sayılı Kanunun harcama süreci içerisinde öngördüğü süreç kontrolü çerçevesinde mevzuata uygunluk kontrollerini sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama mevzuata aykırılık teşkil ediyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak ve üst yöneticilere gerekli uyarıları yapmak durumundadırlar. Dolayısıyla sosyal denge tazminatı sayılmayan ödemeyi gerçekleştiren harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri de kamu zararından sorumludur.

Bu itibarla, temyize konu İlam maddesi hem esas hem de sorumluluk yönüyle hukuka aykırı görülmediğinden, dilekçi itirazlarının tümü reddedilerek, İlam maddesinin haliyle tasdiki gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim