Sayıştay 5. Dairesi 45326 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
45326
7 Ekim 2020
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 5
-
Dosya No: 45326
-
Tutanak No: 48314
-
Tutanak Tarihi: 07.10.2020
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
KONU: Asilde aranan koşulları sağlamayan kişiye vekalet ücreti ödenmesi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
153 sayılı İlamın 3 üncü maddesinde tazmin hükmü, boş bulunan emlak ve istimlak müdürlüğü kadrosuna 657 sy Kanunun 86 ncı maddesine göre yapılan atamada vekaleten atanan personelin asilde aranan şartları taşımamasına rağmen bu kişiye vekalet ücreti ödenmesi sonucu … TL kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle verilmiştir.
Esas yönünden inceleme
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Derece Yükselmesinin Usul ve Şartları” başlıklı 68 inci maddesinin (B) fıkrasında;
"Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.
Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;
a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,
b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300'den az olanlar için en az 10 yıl,
c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,
hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır” hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun "Vekalet, İkinci Görev Aylık ve Ücretleri İle Diğer Ödemeler” başlıklı 175 inci maddesinin (2) nci fıkrasında bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Devlet Memurlarına verilecek zam ve tazminatları düzenleyen 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının "Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinin (1) inci fıkrasının (cc) bendinde "Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir” hükmü yer almaktadır.
666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesiyle 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 9. Maddede: “… Kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir" hükümlerine yer verilmiştir.
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” kenar başlıklı 7 nci maddesinde;
“MADDE 7 – (Değişik:RG-7/5/2014-28993)
(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
-
657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
-
Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
-
Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
-
Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle-iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak”
hükümlerine yer verilmiştir.
İlama konu uygulamada, 5. dereceli tekniker kadrosundaki ...’ın 2 yıllık meslek yüksek okulu harita ve kadastro bölümü mezunu olduğu, denetim yılı itibarıyla 8 yıllık memuriyet hizmeti bulunduğu, 1. Dereceli Emlak ve İstimlak Müdürlüğü kadrosuna 13.08.2014 tarihinde vekaleten atandığı ve denetim yılı itibarıyla halen bu görevde bulunduğu görülmektedir.
İlamda yer alan, ...’ın vekaleten atandığı kadroyla ilgili olarak taşıması gereken ancak taşımadığı tespit edilen şartlar şunlardır:
-
657 Sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen asgari hizmet süresi şartı,
-
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinin 1/a-2 bendi gereği “fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak”,
-
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinin 1/a-4 bendi gereği “Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” (Not: Emlak İstimlak Müdürü kadrosu Yönetmeliğe bağlı ek-2 sayılı listede yer almaktadır.)
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda, vekaleten Emlak ve İstimlak Müdürlüğü kadrosuna atanan ...’ın bu görevlendirmeyle ilgili olarak 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında yer alan asgari hizmet yılı koşulu ile Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 1/a-2 ve 1/a-4 bentlerinde öngörülen koşulları sağlamadığı görüldüğünden, 153 sayılı İlamın 3 üncü maddesi hükmünün esas yönünden sabit olduğu anlaşılmıştır.
Sorumluluk yönünden inceleme, sorumluluk dağıtımı yönünden inceleme
Sorumlu ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde: “İlamın son kısmında kamu zararının dağıtımında maddi hata yapıldığı, sorumlulara müştereken ve müteselsilsen dağıtımı yapılan kamu zararının sorumlulara eksik veya fazla yazıldığı” iddiası yer almaktadır. Ancak İlamda kamu zararının dağıtımında hata yapıldığı yönündeki bu iddia 153 sayılı İlamın 3 üncü maddesi bakımından yerinde değildir.
İlamda sorumluluk dağıtımında hata yapıldığı iddiası karşısında ilişikli ödeme emri belgeleri, sorgu takımının 3 üncü maddesi, yargılamaya esas rapor, İlamın kamu zararı tablosu ve İlamda yer alan sorumluluk dağıtımı; kamu zararı tutarları ve sorumlu tutulan harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisi bakımından incelenmiştir. İlamda ödeme emri belgelerinde gösterilen kamu zararı tutarlarının ödeme emri belgelerine uygun olduğu ve İlamda ödeme emri belgeleriyle ilgili sorumlu tutulan görevlilerin ödeme emri belgelerinde isim ve imzası bulunan görevliler olduğu görülmüştür.
Dolayısıyla İlamda yer alan sorumluluk dağıtımının doğru ve tam olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Sorumluluk yönünden inceleme, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu
153 sayılı İlamın 3 üncü maddesinde Muhasebe Yetkilisi ..., 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi gerekçesiyle sorumlu tutulmuştur.
İlamda ilişikli tutulmuş olan tüm ödeme emri belgelerinde Muhasebe Yetkilisi ...’ın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulmuş olduğu görülmektedir. Muhasebe yetkilisi ...’ın kamu zararının tamamından sorumlu tutulmuş olduğu hususu 153 sayılı İlamın 3 üncü maddesinin sorumluluk dağıtımıyla ilgili kısmında, yargılamaya esas raporda ve rapor dosyasında yer alan sorgu takımının 3 üncü maddesinde görülmektedir.
5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi hükmünün ilgili kısmı aşağıya alınmıştır:
“… Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür.
Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir. …”
İlamda ilişikli tutulan ödeme emri belgeleri incelendiğinde, tüm ödeme emri belgeleri üzerinde harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisinin isim ve imzalarının tamam olduğu görülmektedir. Ödeme emri belgelerinin ekinde bulunan memur maaş bordrosu dökümleri ve bordro icmalleri incelendiğinde, bunlar üzerinde düzenleyen, kontrol eden ve onaylayan personel için isim ve imza yeri açıldığı, ancak bu yerlerde isim ve imza bulunmadığı görülmektedir. Zaten Muhasebe Yetkilisi ...’ın İlamda sorumlu tutulmuş olmasının nedeni de Ödeme emri belgelerinin üzerindeki değil, ekinde bulunan bordro ve icmaller üzerindeki imzaların eksik olmasıdır.
Dolayısıyla 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi kapsamında muhasebe yetkilisi, ödeme emri belgeleri ekinde yer alan ve vekalet ücreti ödemelerini içeren maaş bordrolarındaki imza eksikliğinden sorumludur.
Ödeme emri belgelerinin eklerindeki imza eksikliklerinden sorumluluğu bulunan muhasebe yetkilisinin, bu ödeme emri belgeleriyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararından da sorumluluğu bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, 153 sayılı İlamın 3 üncü maddesi hükmünün esas yönünden ve sorumluluk konusunda muhasebe yetkilisinin sorumluluğu yönünden mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle, TASDİKİNE,
-
Esas yönünden, İlam hükmünün mevzuata uygun olduğuna (Bu karar yönünde ….Daire Başkanı …’in aşağıda yazılı farklı gerekçesiyle birlikte ve bu karar karşısında Üye …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı), oyçokluğuyla,
-
Sorumluluk yönünden, İlam hükmünde yer aldığı üzere, muhasebe yetkilisinin sorumluluğa iştirakı bulunduğuna (Bu karar yönünde Üye …’in aşağıda yazılı farklı gerekçesiyle birlikte, Bu karar karşısında ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, … ve …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı, Bu karar karşısında Üye …’in aşağıda yazılı muhakeme usulü yönünden karşı oy gerekçesine karşı), oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.10.2020 tarih ve 48314 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Esas yönünden …. Daire Başkanı …’in farklı gerekçesi
İlamda, boş bulunan emlak ve istimlak müdürlüğü kadrosuna 657 sy Kanunun 86 ncı maddesine göre yapılan atamada vekaleten atanan personelin asilde aranan şartları taşımamasına rağmen bu kişiye vekalet ücreti ödenmesi sonucu oluşan … TL kamu zararının tahsiline ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
İlama konu uygulamada kamu zararının bulunduğu ve tahsiline ilişkin hüküm, adı geçen personelin 657 Sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen asgari hizmet süresi şartını, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinin 1/a-2 bendi gereği “fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak” şartını ve Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinin 1/a-4 bendi gereği “Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşımadığı gerekçesiyle verilmiştir.
657 sayılı Kanunun vekalet ile ilgili 86, 174 ve 175 inci maddeleri hükümlerine bakıldığında, “görevde yükselme suretiyle vekaleten atanma” müessesesinin bulunmadığı görülmektedir. “Görevde yükselme suretiyle vekaleten atama” Kanunda düzenlenmemiş ve yönetmelik düzeyinde düzenlenmesi de öngörülmemiş olan bir müessesedir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin sebep unsurunu 657 sayılı Kanun teşkil etmekte iken ve Türk hukukunda bir alanın asli olarak yönetmelik ile düzenlenmesi mümkün değil iken, adı geçen Yönetmelikte görevde yükselme suretiyle vekaleten atama müessesesinin oluşturularak buna özel koşullar tespit edildiği görülmektedir.
Bu sebeple, İlama konu vekaleten görevlendirmede, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 1/a-2 ve 1/a-4 bentlerinde yer verilen şartların aranmaması gerekmektedir; 657 sayılı Kanunda öngörülen şartların sağlandığının aranması gerekmektedir.
Bununla birlikte, İlama konu vekaleten görevlendirmede 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen süre koşulunun sağlanmadığı görülmekte olup, İlamın tazmin hükmünün sadece 657 sayılı Kanunda belirtilen bu şartın taşınmıyor olması gerekçesiyle verilmesi gerekmektedir.
Esas yönünden Üye …’ın karşı oy gerekçesi
Esasen İlamda verilen tazmin hükmü, gerekçede belirtilen 657 sayılı Kanun ve Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerinde aranan şartların taşınmıyor olması dolayısıyla mevzuata uygundur.
Bununla birlikte, İlama konu uygulamanın mevzuat kapsamında incelenmesinde, muhasebe yetkilisi imza eksikliğinden sorumlu olmakla birlikte, bu imza eksikliği ile vekalet ücreti ödenmesi arasında illiyet bağı bulunmaması dolayısıyla, İlam hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, 153 sayılı İlamın 3 üncü maddesi hükmü esastan sabit görülmekle birlikte, muhasebe yetkilisinin sorumluluğa iştirakı bulunmadığı gerekçesiyle İlam hükmünün Bozularak, yeniden hüküm verilmesini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Sorumluluk yönünden Üye …’in farklı gerekçesi
İlama konu vekaleten görevlendirme sonucu asilde aranan şartları taşımayan kişiye vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken ödenmesi sonucunda kamu zararı oluştuğu hususu esas yönünden sabit görülmektedir.
Sorumluluk yönünden, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileriyle birlikte, 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi gereği muhasebe yetkilisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir. BU bakımdan İlam hükmünde belirtilen kamu zararından harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe yetkilisinin birlikte sorumlu tutulmuş olması mevzuata uygundur.
Bununla birlikte, İlam hükmünde, vekaleten atama işlemini gerçekleştiren Belediye Başkanı ...’un sorumlu tutulmamış olduğu görülmektedir. Ancak İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında, vekaleten atamayı gerçekleştiren Belediye Başkanının da sorumluluğa dahil edilmesi gerekmektedir.
Buna göre, 153 sayılı İlamın 3 üncü maddesi hükmü esastan sabit görülmekle birlikte, sorumluluk yönünden Belediye Başkanı ...’un da sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle İlam hükmünün Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekmektedir.
Sorumluluk yönünden ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, … ve …’ın karşı oy gerekçeleri
Esas yönünden İlam hükmünün sabit olduğu anlaşılmakla birlikte, sorumluluk yönünden muhasebe yetkilisinin sorumluluğa iştirakı bulunmadığı değerlendirilmektedir.
İlamda 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi gereği imza eksikliğinden sorumlu muhasebe yetkilisinin İlama konu vekalet ücreti ödemelerinde oluşan kamu zararından da sorumluluğa iştirakı bulunduğu hükmü verilmiştir. Ancak 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde sorumlulukları belirlenmiş olan muhasebe yetkilisinin, ilama konu uygulamada oluşmuş olan imza eksikliğinden sorumluluğuyla, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre yapılan vekaleten atamada atanan kişinin asilde aranan şartları taşımıyor olması nedeniyle, bu kişiye vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken ödenmiş olması sonucu oluşan kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır.
İlliyet bağı, sorumluluğun asli şartı ve tazminat hukukunun temel ilkesidir. Türk hukukunda sorumluluk konusunda hakim teori uygun illiyet bağı teorisidir.
“Somut olayda gerçekleşen türden bir sonucu, olayların normal akışına ve hayat tecrübelerine göre, niteliği ve ana temayülü itibariyle meydana getirmeye genel olarak elverişli olan veya bu türden bir sonucun gerçekleşme ihtimalini objektif olarak artırmış bulunan zorunlu şart ile söz konusu sonuç arasındaki bağa uygun illiyet bağı denilir.” (EREN, F. (2017), Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara: Yetkin Yayınları, 22.Baskı, s.565)
Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin “kamu zararının tespiti” kenar başlıklı 43 üncü maddesinde de illiyet bağı aranmaktadır. Bu madde hükmü aşağıya alınmıştır:
“Kamu zararının tespiti
MADDE 43 – (1) Yargılamaya esas raporlar düzenlenirken kamu zararının tespiti ile kamu görevlilerine sorumluluk yöneltilmesinde aşağıdaki şartların oluşup oluşmadığı aranır:
a) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin varlığı,
b) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemden bir kamu zararı oluşması,
c) Bu zararın oluşmasına neden olan kamu görevlilerinin belirlenmesi,
ç) Kamu zararının, belirlenen kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin illiyet bağının kurulması.”
153 sayılı İlamın 3 üncü maddesinde muhasebe yetkilisinin kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunup bulunmadığının uygun illiyet bağı teorisi kapsamında incelenmesi gerekmektedir.
Buna göre, öncelikle, ödeme emri belgelerinin (ÖEB) eki belgelerdeki imza eksikliği, bu belgelerle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararının zorunlu şartı değildir. Çünkü ÖEB eki bordrolarda imzalar tam olsaydı, İlamda muhasebe yetkilisi kamu zararından sorumlu tutulmayacaktı, ancak kamu zararı yine oluşmuş olacaktı. Ayrıca, imza eksikliği dolayısıyla muhasebe yetkilisinin kamu zararından sorumlu olduğu kabul edilirse, eksik imzaya rağmen ödenmiş olan tutarın tamamından, yani ödeme emri belgesine bağlanmış olan tutarın tamamından sorumlu tutulması gerekirdi, İlamda görüldüğü üzere sadece vekalet görevi nedeniyle yapılan ödemelerden değil.
Ayrıca, İlama konu olan vekalet ücreti ödemelerine ait harcama talimatı verilmesi ve gerçekleştirme sürecinde muhasebe yetkilisinin herhangi bir görev, yetki ve sorumluluğu bulunmamaktadır. İlamda da belirtildiği üzere muhasebe yetkilisinin sorumluluğu yalnızca 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi kapsamında belirtilen hususlardadır.
Dolayısıyla, İlama konu uygulamada imza eksikliğinden sorumlu Muhasebe Yetkilisi ...’ın, vekalet ücreti ödenmesinde asilde aranan şartları taşımayan personele vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken ödenmesi sonucu kamu zararında, imza eksikliği ile asilde aranan şartları taşımayan personele vekalet ücreti ödenmesi arasında uygun illiyet bağı bulunmaması nedeniyle, sorumluluğa iştirakı bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Buna göre İlam hükmü, esas yönünden sabit görülmekle birlikte, muhasebe yetkilisinin sorumluluğa iştirakı bulunmadığı gerekçesiyle Bozularak, yeniden hüküm tesis edilmek üzere dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Üye …’in muhakeme usulü yönünden karşı oy gerekçesi
İlam hükmünün esas yönünden sabit olduğu ve sorumluluk yönünden muhasebe yetkilisinin kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, Kurul tarafından muhasebe yetkilisinin sorumluluğa iştirakı bulunduğu kararı alınıyorsa eğer, bu durumda, muhakeme yönünden oluşmuş olan ve detayları aşağıda açıklanan eksikliğin giderilerek yargılamanın yapılması gerekmektedir.
Sorumlu ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde belirtilen bir husus: Muhasebe Yetkilisi olarak şahsının sorumlu tutulduğu ilama dayanak teşkil eden 14.08.2018 tarihli sorgu kağıdında “ödeme emri belgesi eki belgeler arasında yer alan maaş bordrolarında ilgili birim amirinin imzasının bulunmadığı, dolayısı ile muhasebe yetkilisinin kontrol görevini yerine getirmediği” hususundan hiç bahsedilmemiş olduğu, dolayısı ile savunma hakkı tanınmadan ilamın hükme bağlandığı iddiasıdır.
İlamın 3 üncü maddesinde, muhasebe yetkilisi ...’ın sorumlu tutulma gerekçesi olarak 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi hükmüne yer verilerek ödeme emri belgelerinin ekindeki bordrolar üzerinde imza eksikliği bulunmasına rağmen ödemeyi yapan muhasebe yetkilisinin de kamu zararından sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Sorgu takımının 3 üncü maddesi incelendiğinde, muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulma gerekçesi olan 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi hükmüne yer verilmemiş olduğu görülmektedir.
Dolayısıyla İlamda muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulma gerekçesi olarak 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi yer almakla birlikte, yargılamaya esas raporun hazırlanması aşamasında bu gerekçe konusunda muhasebe yetkilisinin savunması alınmamıştır. Diğer bir ifadeyle, muhasebe yetkilisine savunma hakkı tanınmadan İlam hükme bağlanmıştır.
Muhasebe yetkilisine sorumlu tutulmasının gerekçesi konusunda savunma hakkı tanınmadan 153 sayılı İlamın 3 (ve 4, 5, 6, 7) üncü maddesinin hükme bağlanmış olması; Anayasa’nın 36 ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesi, 6085 sayılı Kanunun 48 inci maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27 nci maddesi ve diğer mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.
Buna göre, İlam hükmü esas yönünden sabit görülmekle birlikte, Kurul tarafından muhasebe yetkilisinin sorumluluğa iştirakı bulunduğu kararı alınıyorsa eğer, bu durumda, muhasebe yetkilisinin kamu zararından sorumlu tutulmasının gerekçesi olan 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi konusunda savunması alınarak yargılamaya esas rapor hazırlanmalı ve hüküm verilmelidir.
Bu itibarla, muhakeme usulünde oluşmuş olan bu eksiklik giderilerek yargılamanın yapılması gerektiği gerekçesiyle İlam hükmünün Bozularak, muhakeme usulü tam ve doğru uygulanarak yargılama yapılmak üzere dosyanın Dairesine Gönderilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07