Sayıştay 5. Dairesi 45326 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
45326
7 Ekim 2020
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 5
-
Dosya No: 45326
-
Tutanak No: 48314
-
Tutanak Tarihi: 07.10.2020
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
KONU: Sosyal denge tazminatı
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
153 sayılı İlamın 1 inci maddesinde tazmin hükmü, Belediye ile ... (sendika) arasında 29.03.2016 tarihinde imzalanan ve 01.04.2016 – 30.03.2018 dönemini kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi ile memur personele sosyal denge tazminatının yasal sınırları aşan şekilde ödenmesi sonucu ... TL kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle verilmiştir.
Esas yönünden inceleme
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” kenar başlıklı 53 üncü maddesinde; “… Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlan kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” hükümleri yer almaktadır.
Yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline hangi usul ve esaslara göre sosyal denge tazminatı ödeneceği 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32 nci maddesinde, ödenecek tazminatın aylık tutarına ilişkin tavan tutar ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde belirtilmiştir.
4688 sayılı Kanunun 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunla değişik 32 nci maddesinde: “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” Hükmü yer almaktadır.
375 sayılı KHK’nın 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunla eklenen ek 15 inci maddesinde ise: “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” hükmü yer almaktadır.
Kamu işveren heyeti ile Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (BEM-BİR-SEN) arasında imzalanan ve 2016-2017 yıllarını kapsayan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme 23.08.2015 tarih ve 29454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Sözleşmenin 1 inci maddesine göre, Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının yapılması yönünde yapılacak sözleşmelerde tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı belirlenebilir.
4688 sayılı Kanuna 6289 sayılı Kanun ile eklenen geçici 14 üncü maddede 15.03.2012 tarihinden önce akdedilen sözleşmelerin yeni dönemdeki durumunun ne olacağı, bu sözleşmelerin 31.12.2015 (31.12.2015 tarihi Üçüncü Dönem Toplu Sözleşme ile 31.12.2017 tarihine kadar, Dördüncü Dönem Toplu Sözleşme ile 31.12.2019 tarihine kadar, 28.08.2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararı gereği olarak da 31.12.2021 tarihine kadar uzatılmıştır.) tarihinden önce sona ermesi halinde yeni sözleşmelerin hangi şart ve kurallara bağlı olarak imzalanacağı ve tavan tutarın ne olması gerektiği gibi hususlara yer verilmiştir.
Geçici 14 üncü maddede: “15.03.2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu İş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31.12.2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükmü yer almaktadır. (“31.12.2015” tarihi, 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme gereği “31.12.2017” olarak uygulanmış; Daha sonra 4.dönem toplu sözleşme gereği “31.12.2019” olarak uygulanmış; 28.08.2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararı gereği olarak da 31.12.2021 olarak uygulanmaktadır.)
Buna göre 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2021 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2021 tarihine kadar toplu sözleşme dönemleriyle sınırlı olarak ve üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda geçici 14 üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir. Başka bir deyişle, 31.12.2021 tarihine kadarki dönemde, yenilenen sözleşme ile personele ödenen meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutarların artırılması mümkün değildir. Diğer taraftan bu dönemde, 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinin yürürlük tarihi olan 11.04.2012 tarihinde uygulanmakta olan sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, akdedilen toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar olan en yüksek devlet memuru aylığı (ek göstergeler dahil) kadar olabilecektir.
İlama konu uygulamayla ilgili olarak, her ikisi de Belediye ile Türk Yerel Hizmet Sen arasında akdedilmiş olan 06.01.2012 tarihinde imzalanan ve 01.01.2012 - 15.03.2014 tarihleri arasında yürürlükte kalan sosyal denge sözleşmesi ile 29.03.2016 tarihinde Belediye Başkanı ... tarafından imzalanan ve 01.04.2016 - 30.03.2018 tarihleri arasında yürürlükte kalan sosyal denge sözleşmesi 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesi kapsamında incelenmiştir.
2012 yılında geçerli olan sözleşmede, personele ödenecek tüm mali hakların (Aylık Sosyal İyileştirme Zammı, Yakacak Yardımı, Yemek Bedeli, Bayram İkramiyesi) ortalama aylık tutarı ... TL olarak hesaplanmaktadır. Sözleşmenin 29 uncu maddesinde ise bu sözleşmede yer verilen miktarların birinci yıl sonunda %5 artırımlı uygulanacağı öngörülmektedir. Sözleşmede öngörülmüş olan ortalama aylık tutar ve bunun ilk yılın sonundan itibaren geçerli olan %5 artırımlı hali, 2017 yılında Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklara Dair Toplu Sözleşmede öngörülen tavan tutar olan en yüksek Devlet Memuru aylığının ek gösterge dahil %100’ü olan ilk altı ay için 912,55 TL ve ikinci altı ay için 975,71 TL’den düşüktür. Dolayısıyla, geçici 14 üncü madde hükümlerine göre, 2017 yılında Belediye tarafından personeline ödenebilecek aylık sosyal denge tazminatı tutarı, en fazla, en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üne tekabül eden 912,55 TL ve 975,71 TL kadar olabilecektir.
Belediye ile Sendika arasında 29.03.2016 tarihinde imzalanan ve 01.04.2016 - 30.03.2018 tarihleri arasından yürürlükte olan Sözleşme’nin “sosyal denge tazminatı miktarı” başlıklı 7 nci maddesinde:
"Sosyal denge tazminatı 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesinde belirtilen ödeme olup her ay maaş günü ödenmek üzere aşağıdaki şekilde kararlaştırılmıştır.
Başkan Yardımcıları, Tüm memur ve sözleşmeliler için
a) Sosyal denge tazminatının aylık Tavan ücretinin %100’ü
b) Etkinlik, Verimlilik yardım paketi olarak her ay net … TL ücret ödenir. Memur maaş artış dönemlerinde yapılan zam oranında artırılarak ödemeye devam edilir. Etkinlik, Verimlilik yardım paketinden yararlanan 657 sayılı devlet memuru statüsünde çalışan memurlara yemek yardımı yapılmaz.
Belediyemiz mücavir alanları içerisinde ayrıca toplu taşıma ücreti ödenmez.”
düzenlemesine yer verilmiş ve sosyal denge tazminatı ödemeleri bu kapsamda yapılmıştır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, 29.03.2016 tarihinde imzalanan ve 2017 yılında içinde yapılan sosyal denge tazminatı ödemelerinde esas alınan Sözleşme kapsamında, aylık tavan ücretin %100’ünün üzerindeki “etkinlik verimlilik yardım paketi” adıyla yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Sorumlular tarafından yemek ve ulaşım bedelinin sosyal denge tazminatı adı altında ödendiği, dolayısıyla yemek ve ulaşım giderleri için yapılan bu ödemelerin kamu zararına konu olmayacağı yönündeki iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. İdare tarafından yürütülen faaliyetlerde yetkisizlik asıldır. Yani İdare tarafından bir faaliyetin yapılabilmesi için bunun kanun ve diğer mevzuatta açıkça öngörülmüş olması gerekir. Sorumluların iddia ettiği üzere yemek yardımı ve ulaşım yardımının sosyal denge tazminatı kapsamında ödenmesi kanun ve diğer mevzuatta düzenlenmiş bir uygulama değildir. Dolayısıyla personele ödenen sosyal denge tazminatı tutarında üst sınırın aşılmasında, aşılan kısmın personelin yemek ve ulaşım ihtiyacına sarfedilmiş olmasının, bu aşılan tutarı mevzuata uygun hale getirmediği değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında 29.03.2016 tarihinde imzalanan ve 01.04.2016-30.03.2018 dönemini kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi ile memurlara sosyal denge tazminatı ödenmesinde 4688 sayılı Kanunla belirlenen üst sınırın aşılması sonucu kamu zararı oluştuğu yönünde verilen 153 sayılı İlamın 1 inci maddesi hükmünün esas yönünden sabit olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, aşağıda açıklandığı üzere, İlam hükmünde yer alan kamu zararı tutarı ve sorumluluk dağıtımının hatalı olduğu tespit edilmiştir.
Sorumluluk yönünden inceleme, kamu zararının sorumluluk dağıtımı yönünden incelenmesi
Muhasebe Yetkilisi ... tarafından İlamın 1 ve 2 nci maddeleri hakkında gönderilen ortak temyiz dilekçesinde: “İlamın son kısmında kamu zararının dağıtımında da maddi hata yapılmış, sorumlulara müştereken ve müteselsilsen dağıtımı yapılan kamu zararı sorumlulara eksik veya fazla yazılmıştır.” iddiası yer almaktadır. Bu iddianın, 153 sayılı İlamın 1 inci maddesinde yer alan sorumluluk dağılımı bakımından yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu iddia kapsamında İlamda ilişikli tutulmuş olan ödeme emri belgeleri (ÖEB), sorgu maddesi, yargılamaya esas rapor ve İlam; sorumlular ve kamu zararı tutarları bakımından kontrol edilmiştir.
153 sayılı İlamın 1 inci maddesinde yer alan sorumluluk dağıtımının sorguda ve yargılamaya esas raporda yer verilen tablolara uygun olduğu, ancak sorgu aşamasından itibaren bu tabloların hata içerdiği, dolayısıyla hatalı tablolara dayanılarak yapılan sorumluluk dağıtımının da hatalı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sorumluluk dağıtımının hatalı olması, aşağıda açıklandığı üzere, hatalı kişilerin sorumlu tutulmuş olmasından veya kamu zararının hatalı olmasından kaynaklanmaktadır.
I. Hatalı olarak sorumlu tutulan kişilerle ilgili tespitler:
Aşağıda yevmiye tarih ve numaraları verilen ÖEB’lerle ilgili olarak, yanlarında belirtilen hususlar tespit edilmiştir:
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 13.01.2017 tarih ve 368 numaralı ÖEB’de gerçekleştirme görevlisi olarak …’nin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde üzerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisinin … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 13.01.2017 tarih ve 376 numaralı ÖEB’de harcama yetkilisi olarak …’ın, gerçekleştirme görevlisi olarak …’ın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisinin …, gerçekleştirme görevlisinin ise … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 10.02.2017 tarih ve 1485 numaralı ÖEB’de harcama yetkilisi olarak …’ın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisinin … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 10.02.2017 tarih ve 1487 numaralı ÖEB’de gerçekleştirme görevlisi olarak …’nın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisinin … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 10.02.2017 tarih ve 1491 numaralı ÖEB’de harcama yetkilisi olarak …’ın, gerçekleştirme görevlisi olarak …’ın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisinin …, gerçekleştirme görevlisinin ise … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 10.02.2017 tarih ve 1494 numaralı ÖEB’de gerçekleştirme görevlisi olarak …’in sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisinin … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 11.04.2017 tarih ve 4380 numaralı ÖEB’de gerçekleştirme görevlisi olarak …’ın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisinin … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 11.04.2017 tarih ve 4377 numaralı ÖEB’de harcama yetkilisi olarak …’in sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisinin … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 11.05.2017 tarih ve 5920 numaralı ÖEB’de gerçekleştirme görevlisi olarak …’nın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisinin … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 12.06.2017 tarih ve 7721 numaralı ÖEB’de gerçekleştirme görevlisi olarak …’ın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisinin … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 14.08.2017 tarih ve 10853 numaralı ÖEB’de harcama yetkilisi olarak …’nin, gerçekleştirme görevlisi olarak …’nın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisinin …, gerçekleştirme görevlisinin ise … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 12.09.2017 tarih ve 11936 numaralı ÖEB’de gerçekleştirme görevlisi olarak …’ın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisinin … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 10.11.2017 tarih ve 15197 numaralı ÖEB’de gerçekleştirme görevlisi olarak …’ın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisinin … olduğu görülmektedir.
Sorguda ve yargılamaya esas raporda ilişikli tutulan 11.12.2017 tarih ve 17085 numaralı ÖEB’de gerçekleştirme görevlisi olarak …’ın sorumlu tutulduğu görülmektedir. Ancak bu ÖEB incelendiğinde, üzerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisinin … olduğu görülmektedir.
II. Hatalı kamu zararı tutarıyla ilişikli tutulan ÖEB’lere ilişkin tespitler:
Kamu zararı hatalı olacak şekilde ilişikli tutulan ÖEB’ler aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Buna göre, İlamda sorumluluk dağıtımında bu ödeme emri belgeleriyle ilgili olarak esas alınmış olan kamu zararı tutarlarının hatalı olduğu tespit edilmiştir. Ödeme emri belgelerinde yer alan ve İlamın sorumluluk dağıtımında esas alınması gereken kamu zararı tutarları en sağdaki sütunda gösterilmektedir.
… (Tablo)
Dolayısıyla, detayları yukarıda açıklandığı üzere, İlamda yer verilen ilişikli ÖEB’lerle ilgili olarak hatalı kişilerin sorumlu tutulmuş olduğu ve hatalı kamu zararı tutarlarının sorumluluk dağıtımında esas alındığı anlaşılmıştır.
Sorumluluk yönünden inceleme
153 sayılı İlamın 1 inci maddesinde, yürürlükteki sosyal denge sözleşmesi hükümleri gereği memur personele yapılan ödemenin 2017 yılında mevzuatın öngördüğü tavan tutardan fazla olduğuna ve bu fazla ödeme suretiyle sebep olunan kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.
İlamda sorumluluk tesisiyle ilgili olarak, sosyal denge tazminatı sözleşmesini işveren tarafı olarak imzalayan Belediye Başkanı, ilişikli ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri ve ödeme emri belgelerinin eki belgelerdeki imza eksiklikleri dolayısıyla muhasebe yetkilisinin sorumluluğuna hükmedildiği görülmektedir.
Hesap yargısında sorumluluğun yasal çerçevesi şu şekildedir;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci madde hükmü ile her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, yetkili kılınmış mercilere hesap verme zorunluluğu belirtilmekte,
Hesap yargısı çerçevesinde sorumluluğun belirlenmesinde ise, 6085 sayılı Kanunun ‘Sorumlular ve sorumluluk halleri’ başlıklı 7’nci madde hükmünde, 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı hükme bağlanmaktadır. 5018 sayılı Kanun’da belirli kamu görevlilerine görev ve yetkiler tanımlanmakta ve ilgili görev ve yetkiler belirli sorumluluklarla ilişkilendirilmektedir. Hesap yargısı konusu olan ‘Kamu zararı’ hususu da bu Kanun’un ‘Kamu Zararı’ başlıklı 71’nci maddesinde, sebep olunan kamu zararından sorumluluk, maddi ve manevi unsuruyla beraber, uygun illiyet bağı aranarak tanımlanmaktadır. Bu düzenleme gereği kamu görevlisi ancak fiili söz konusu manevi unsurları ‘kasıt, kusur, ihmal’ taşıyor ve fiili ile netice arasında illiyet bağı kurulabiliyorsa hesap yargısı bağlamında sorumlu tutulabilecektir.
Dolayısıyla, 6085 sayılı Kanun ile sorumluluk halinin belirlenmesi için yönlendirilen 5018 sayılı Kanunda, yetkiden bahsedilirken hemen yanına sorumluluk da iliştirilerek, yetki ve sorumluluk dengesi kurulmaktadır.
Bu esaslar çerçevesinde, temyize konu hukuki uyuşmazlık, sorumluluk yönünden incelendiğinde;
Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde yapılan ödemede hukuka aykırı bir husus varsa bundan ancak akdedilecek sözleşmenin içeriği hakkında tasarrufta bulunmaya görev ve yetkisi bulunan ve ayrıca taraf olarak imzaya yetkili olan işveren tarafı temsilcisinin sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği açıktır. Şöyle ki;
Yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline hangi usul ve esaslara göre sosyal denge tazminatı ödeneceği 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32’nci maddesinde, ödenecek tazminatın aylık tutarına ilişkin tavan tutar ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesinde belirtilmektedir.
4688 sayılı Kanunun 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunla değişik 32’nci maddesinde: “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” hükmü ile sosyal denge sözleşmesinin işveren tarafının imzaya yetkili kişisinin ancak ilgili belediyenin Belediye Başkanı olabileceği ifade edilmektedir.
4688 sayılı Kanun’un 32’nci madde hükmü yanında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ‘Belediye başkanının görev ve yetkileri’ 38’inci maddesinin ‘g' bendinde, “Yetkili organların kararını almak şartıyla sözleşme yapmak...” hükmü ile belediye idaresinin tarafı olduğu sözleşmelerde belediyeyi temsil yetkisi münhasıran belediye başkanına verilmektedir.
İlama konu uygulamada, 2017 hesap yılı içinde belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatı tutarı, Belediye ile sendikalar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olmakla birlikte, bu sözleşmenin personele ödenecek sosyal denge tazminatına ilişkin hükümleri 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde belirtilen tavan tutarın üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Taraflarca akdedilen sözleşme metni ise sözleşmeye yasal olarak taraf olabilecek işveren tarafını temsilen Belediye Başkanı ile ilgili sendika yetkililerince belirlenmektedir. Dolayısıyla, hukuki uyuşmazlık konusu olan, Belediye tarafından personele yapılan sosyal denge ödemelerinin, mevzuatta belirlenen tavan tutarın üzerinde olması bu sözleşmelerin doğrudan sonucudur.
Tüm bu sebeplerle, Belediye Başkanınca mevzuata aykırı hükmüler içeren bir sözleşme akdedilme işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödeme neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmektedir. Fiil ve netice arasında 5018 sayılı Kanunun 71’nci madde hükmü ile 6085 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin 3’üncü bendinde kamu zararı neticesinde sorumluluk tesisi için aranan uygun illiyet bağı mevcuttur. Dolayısıyla, ilgili sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararından Sözleşmeyi işveren tarafı olarak imzalayan Belediye Başkanı ...’un sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal sorumluluk ve yükümlülükleri 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33 üncü maddelerinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmektedir.
Bu hükümler bağlamında, İlama konu uygulamada harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu, ödeme emrine konu ödemeye dayanak olan yürürlükteki sosyal denge sözleşmesi hükümleri çerçevesinde harcama yapmaktır. 4688 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri çerçevesinde akdedilecek sosyal denge sözleşmesinin içeriğinin düzenlenmesine ilişkin kendilerine sorumluluk yüklenebilecek yasal yetki ve görevleri bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, hukuki uyuşmazlık konusuna esas sosyal denge sözleşmesinin akdedilme aşamasında herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmayan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, sadece ilişkili ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunması nedeniyle sorumluluğuna hükmedilmesi mevzuata uygun olmayacaktır. Çünkü ilgili kamu görevlilerince, 5018 sayılı Kanun’un 32 ve 33’üncü maddeleri çerçevesinde, icra edilen fiiller ile kamu zararına sebebiyet veren sözleşme hükümlerindeki mevzuata aykırılık arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır.
Muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları ise, 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde belirtilen hususlarla sınırlıdır. Kamu zararına sebebiyet veren sözleşme hükümlerindeki mevzuata aykırılık ile muhasebe yetkilisini 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde belirtilen yetki ve sorumlulukları arasında da illiyet bağı bulunmamaktadır. Yani muhasebe yetkilisinin sosyal denge tazminatı ödemeleri sonucu oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmamaktadır.
Buna göre, yukarıda açıklanan nedenlerle, ilgili sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararından Sözleşmeyi işveren tarafı olarak imzalayan Belediye Başkanı ...’un münferiden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, Belediye ile Sendika arasında 29.03.2016 tarihinde imzalanan ve 01.04.2016-30.03.2018 dönemini kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi ile memurlara sosyal denge tazminatı ödenmesinde Kanunla belirlenen üst sınırın aşılması sonucu kamu zararı oluştuğu yönünde verilen 153 sayılı İlamın 1 inci maddesi hükmü esas yönünden sabit görülmekle birlikte, Sözleşmeyi işveren tarafı olarak imzalayan Belediye Başkanı ...’un münferiden sorumlu olduğu, yevmiye tarih ve numaraları yukarıda detaylı olarak verilen ödeme emri belgeleriyle ilgili olarak hatalı kişilerin sorumlu tutulmuş olduğu ve yevmiye tarih ve numaraları yukarıda detaylı olarak verilen ödeme emri belgeleriyle ilgili olarak hatalı kamu zararı tutarlarının sorumluluk dağıtımında esas alınmış olduğu gerekçeleriyle, 153 sayılı İlamın 1 inci maddesi hükmünün BOZULARAK, yeniden hüküm verilmesini teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
Sorumluluk yönünden: Sözleşmeyi işveren tarafı olarak imzalayan Belediye Başkanı ...’un münferiden sorumlu olduğuna (Bu karar karşısında Üyeler …, …, …, …, …, … ve …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oyçokluğuyla,
-
Esas yönünden: İlama konu sosyal denge tazminatı ödemelerinde üst sınırın aşılmış olması dolayısıyla kamu zararı oluştuğuna, ancak İlam hükmünde yevmiye tarih ve numaraları yukarıda detaylı olarak verilen ödeme emri belgeleriyle ilgili olarak hatalı kişilerin sorumlu tutulmuş olduğuna ve yevmiye tarih ve numaraları yukarıda detaylı olarak verilen ödeme emri belgeleriyle ilgili olarak hatalı kamu zararı tutarlarının sorumluluk dağıtımında esas alınmış olduğuna, (Bu karar karşısında Üyeler …, … ve …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.10.2020 tarih ve 48314 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Karşı oy gerekçeleri
Üyeler … ve …’ın sorumluluk yönünden karşı oy gerekçesi
İlama konu sosyal denge ödemelerinde sözleşmeyle 4688 sayılı Kanunda belirtilen üst sınırın aşılması sonucunda oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’un sorumluluğu bulunduğu, bununla birlikte bu kamu zararında, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu olması
Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.
Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usul ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,
Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler; Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.
Muhasebe yetkilisinin kamu zararında sorumluluğu bulunmaması
153 sayılı İlamın 1 inci maddesinde Muhasebe Yetkilisi ..., 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi gerekçesiyle sorumlu tutulmuştur.
İlamda ilişikli tutulmuş olan tüm ödeme emri belgelerinde Muhasebe yetkilisi ...’ın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulmuş olduğu görülmektedir. Muhasebe yetkilisi ...’ın kamu zararının tamamından sorumlu tutulmuş olduğu hususu 153 sayılı İlamın 1 inci maddesinin sorumluluk dağıtımıyla ilgili kısmında, yargılamaya esas raporda ve rapor dosyasında yer alan sorgu takımının 1 inci maddesinde görülmektedir.
5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi hükmünün ilgili kısmı aşağıya alınmıştır:
“… Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür.
Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir. …”
İlamda ilişikli tutulan ödeme emri belgeleri incelendiğinde, tüm ödeme emri belgeleri üzerinde harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisi isim ve imzalarının tamam olduğu görülmektedir. ÖEB’lerin ekinde bulunan memur maaş bordrosu dökümleri ve bordro icmalleri incelendiğinde, bunlar üzerinde düzenleyen, kontrol eden ve onaylayan personel için isim ve imza yeri açıldığı, ancak bu yerlerde isim ve imza bulunmadığı görülmektedir. Zaten Muhasebe Yetkilisi ...’ın İlamda sorumlu tutulmuş olmasının nedeni de ÖEB’ler üzerindeki değil, ekinde bulunan bordro ve icmaller üzerindeki imzaların eksik olmasıdır.
Bu noktada, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde bu konuda yer alan düzenlemelerin incelenmesi önem arz etmektedir. MİHBY ekinde yer alan örnek no.9 aylık bordrosu ve örnek no.12 çeşitli ödemeler bordrosu incelendiğinde, bu belgelerde düzenleyen (mutemet) ve birim amirinin isim ve imzalarının arandığı görülmektedir.
Dolayısıyla 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ve MİHBY hükümleri kapsamında muhasebe yetkilisinin, ÖEB ekinde yer alan ve sosyal denge tazminatlarını da içeren maaş bordrolarındaki imza eksikliğinden sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.
Ancak bu noktada, Muhasebe Yetkilisi ...’ın sosyal denge tazminatı ödemelerinde oluşan kamu zararında sorumluluğa iştirakı bulunup bulunmadığının uygun illiyet bağı kapsamında da değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, ÖEB eklerindeki imza eksikliklerinden sorumlu olan muhasebe yetkilisinin, imza eksikliğinden sorumluluğu nedeniyle İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında sorumluğa iştirakı bulunup bulunmadığının uygun illiyet bağı teorisi kapsamında değerlendirilerek açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Uygun illiyet teorisinin hareket noktası, “zorunlu şart” kavramıdır. Yani faile isnat edilen davranış veya olayın, her şeyden önce, zararlı sonucun zorunlu şartı olması gerekir. Zararlı sonucun zorunlu şartı olmayan davranış veya olaylar sorumlu tutulabilirlik kapsamında göz önünde tutulamaz.
İmza eksikliğinden sorumlu muhasebe yetkilisinin İlama konu sosyal denge tazminatı ödemelerinde oluşan kamu zararında sorumluluğa iştirakı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde öncelikle, ÖEB eki belgelerdeki imza eksikliğinin oluşan kamu zararının zorunlu şartı olup olmadığının tespit edilmesi gerekecektir.
Sosyal denge tazminatı ödemelerinde ÖEB ekinde yer alan bordrolarda imza eksikliği bulunmasının kamu zararının zorunlu şartı olmadığı değerlendirilmektedir. Çünkü ÖEB eki bordrolarda imzalar tam olsaydı, İlamda muhasebe yetkilisi kamu zararından sorumlu tutulmayacaktı, ancak kamu zararı yine oluşmuş olacaktı. Ayrıca, imza eksikliği dolayısıyla muhasebe yetkilisinin kamu zararından sorumlu olduğu kabul edilirse, eksik imzaya rağmen ödenmiş olan tutarın tamamından, yani ödeme emri belgesine bağlanmış olan tutarın tamamından sorumlu tutulması gerekirdi, İlamda görüldüğü üzere 4688 sayılı Kanunda belirtilen üst sınırın üzerinde yapılan ödemelerden değil.
Ayrıca, İlama konu 4688 sayılı Kanuna aykırı hüküm içeren sosyal denge sözleşmesinin görüşmeleri ve imzalanması aşamalarında, bu doğrultuda bütçe görüşmelerinin yapılarak gereken ödeneklerin bütçeye konulmasında, sonrasında sosyal denge tazminatlarının ödenmesi için her ay harcama talimatı verilmesinde muhasebe yetkilisinin herhangi bir görev, yetki ve sorumluluğu bulunmamaktadır. İlamda da belirtildiği üzere muhasebe yetkilisinin sorumluluğu yalnızca 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi kapsamında belirtilen hususlardadır.
Dolayısıyla, muhasebe yetkilisinin ÖEB eki belgelerdeki imza eksikliğine rağmen ödemeyi yapmış olması dolayısıyla 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi gereği idari sorumluluğuna gidilebilecektir. Ancak İlama konu uygulamada imza eksikliğinden sorumlu Muhasebe Yetkilisi ...’ın, sosyal denge tazminatı ödemelerinde 4688 sayılı Kanunla belirlenen üst sınırın üzerinde ödeme yapılmış olması sonucu oluşan kamu zararında, imza eksikliği ile üst sınırın üzerinde ödeme yapılması arasında uygun illiyet bağı bulunmaması nedeniyle, kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Üyeler …, …, …, … ve …’ın sorumluluk yönünden karşı oy gerekçesi
İlama konu sosyal denge ödemelerinde sözleşmeyle 4688 sayılı Kanunda belirtilen üst sınırın aşılması sonucunda oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’un sorumluluğu bulunduğu, bununla birlikte bu kamu zararında, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe yetkilisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu olması
Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.
Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usul ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,
Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler; Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.
Muhasebe yetkilisinin sorumlu olması
153 sayılı İlamın 1 inci maddesinde belirtildiği üzere, 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde:
“… Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür.
Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir. …”
Hükmü yer almaktadır.
İlama konu uygulamada, ilişikli tutulan tüm ödeme emri belgeleri üzerindeki imzalar tam olmakla birlikte, bu ödeme emri belgelerinin eklerinde bulunan ve sosyal denge tazminatı ödemelerini de içeren bordrolarda imzaların eksik olduğu görülmektedir.
İlama konu uygulamada, ödeme emri belgelerinin eki belgelerde imza eksiklikleri bulunmasına rağmen ödemeyi gerçekleştiren muhasebe yetkilisinin, bu ödemeler dolayısıyla oluşan kamu zararında 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi gereği sorumluluğa iştirakı bulunmaktadır.
Üye …’ın sorumluluk dağıtımı yönünden karşı oy gerekçesi
Sorumluluk dağıtımı yönünden İlam hükmünde yer alan sorumluluk dağıtımı ödeme emri belgelerinde görülen fiili duruma uygundur.
Aralık ayında personele yapılan ödemeler bütçe gideri ve bütçe dışı avans ve krediler hesapları kullanılarak yapılır. Sorgu, yargılamaya esas rapor ve İlamda yer alan Aralık ayına ait ödemeleri içeren ilişikli ödeme emri belgeleri incelendiğinde, ödeme emri belgesinin bütünlüğü gereği, kamu zararı tablosunda yevmiye tarih ve numaraları verilen her bir ödeme emri belgesinin tabloda gösterilen tutar kadar etkinlik verimlilik yardımı adlıyla yapılan ve 4688 sayılı Kanunla belirlenmiş olan üst sınırın üzerinde ödeme olan kamu zararı tutarını içerdiği görülmektedir.
Ayrıca, sorgu ve yargılamaya esas raporda yer alan kamu zararı tablolarında 7715 ve 7718 sayılı ödeme emri belgelerine ait satırlara bakıldığında, 7715 sayılı ÖEB’ye ait kamu zararı tutarının 7718 sayılı ÖEB’de; 7718 sayılı ÖEB’ye ait kamu zararı tutarının ise 7715 sayılı ÖEB’de yazılmış olduğu; bu iki ÖEB’de isim ve imzaları bulunan sorumluların aynı kişiler olduğu; yani aslında bu iki ÖEB’de yer alan kamu zararının hatalı gösterilmesinin sorumluluk dağıtımını etkilemediği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dolayısıyla, sorumluluk dağıtımı yönünden sorgu, yargılamaya esas rapor ve İlamda yer alan kamu zararı tutarları ve bu tutarlarla ilgili olarak sorumlu tutulan harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe yetkilisi ödeme emri belgeleri üzerinde görülen gerçek duruma uygundur.
Üyeler … ve …’ın sorumluluk dağıtımı yönünden karşı oy gerekçesi
Sorumluluk dağıtımı yönünden İlam hükmünde yer alan sorumluluk dağıtımı ödeme emri belgelerinde görülen fiili duruma uygundur.
Aralık ayında personele yapılan ödemeler bütçe gideri ve bütçe dışı avans ve krediler hesapları kullanılarak yapılır. Sorgu, yargılamaya esas rapor ve İlamda yer alan Aralık ayına ait ödemeleri içeren ilişikli ödeme emri belgeleri incelendiğinde, ödeme emri belgesinin bütünlüğü gereği, kamu zararı tablosunda yevmiye tarih ve numaraları verilen her bir ödeme emri belgesinin tabloda gösterilen tutar kadar etkinlik verimlilik yardımı adlıyla yapılan ve 4688 sayılı Kanunla belirlenmiş olan üst sınırın üzerinde ödeme olan kamu zararı tutarını içerdiği görülmektedir.
Dolayısıyla, sorumluluk dağıtımı yönünden sorgu, yargılamaya esas rapor ve İlamda yer alan kamu zararı tutarları ve bu tutarlarla ilgili olarak sorumlu tutulan harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe yetkilisi ödeme emri belgeleri üzerinde görülen gerçek duruma uygundur. )
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07