Sayıştay 5. Dairesi 45083 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

45083

Karar Tarihi

23 Mart 2022

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2017

  • Daire: 5

  • Dosya No: 45083

  • Tutanak No: 51334

  • Tutanak Tarihi: 23.03.2022

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: sosyal denge.

  1. 108 sayılı ilamın 1/C maddesi ile; Memur personele yasal üst sınırın üzerinde Sosyal Denge Tazminatı ödenmesi sonucu toplam ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğine,

Söz konusu kamu zararının tazmininden Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) ..., Gerçekleştirme Görevlisi (İşçi) ... ve ... ile Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Belediye Başkanı) ...’in sorumluluğuna hükmedilmiştir.

Temyiz Dilekçesi

Sorumluluğuna hükmedilen Harcama Yetkilisi ..., Gerçekleştirme Görevlisi ... ve ... ile Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Belediye Başkanı) ... tarafınca sunulan aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;

4688 sayılı yasanın 32. Maddesinde toplu sözleşme dönemi içerisinde yapılacak sözleşmelerde ödemeler bakımından bir tavan sınırlaması getirilmediği,

Belediye ile sendika arasında ilk olarak 25.03.2010 tarihinde toplu sözleşme imzalandığı ve son olarak sözleşmenin 31.12.2017 tarihine kadar uzatıldığı, 2016-2017 döneminde personele önceki dönem yapılan ödemeler kadar ödeme yapılmış olduğu

Netice itibariyle söz konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı ifade edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası

Sorumluluğuna hükmedilen Harcama Yetkilisi ..., Gerçekleştirme Görevlisi ... ve ... ile Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Belediye Başkanı) ... tarafınca sunulan aynı mahiyetteki temyiz dilekçesine istinaden verilen mütalaada aynen;

“31/12/2015 tarihinden önce (Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme ile bu tarih 31/12/2017; 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme ile de 31/12/2019 olarak belirlenmiştir.) süresinin bitmesi veya feshedilmesi nedeniyle yenilenen sözleşmeler için 11/4/2012 tarihi itibarıyla uygulanan sözleşmeye ilişkin koruyucu düzenleme getiren Geçici 14 üncü maddenin, süresi uzatılan sözleşmeler için de aynı hakkı vermesi izahtan vareste bir husustur. Ancak, bahse konu madde, 11/4/2012 tarihi itibarıyla uygulanan sözleşmedeki düzenlemeler dışında hiçbir artışı içermemektedir. Geçici 14 üncü maddede yer verilen 31/12/2015 tarihi, toplu sözleşmelerle önce "31/12/2017", sonra da "31/12/2019" olarak uzatılmasına rağmen, tavan tutar göstergelerini [en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 100'ü] artırıcı bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Bu itibarla, 2016-2017 dönemi için uygulanan 30/12/2015 tarihli Sözleşme ile sosyal denge tazminatının 2017 yılı için belirlenmiş olan yasal tavan tutarı geçecek şekilde belirlenmesi mevzuata açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Bu nedenlerle; memur personele belirlenen üst sınırın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi mevzuata açıkça aykırılık oluşturduğundan, İlam hükmünün onanmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.”

Denilmektedir.

Duruşma talep eden sorumlulara duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadıkları, duruşmada hazır bulunmama sebeplerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmedikleri anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

Temyize konu Daire kararında memur personele yasal üst sınırın üzerinde Sosyal Denge Tazminatı ödenmesi suretiyle ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğine, hususu ile ilgili olarak,

Söz konusu kamu zararının tazmininden ilişikli ödeme emirlerinde imzaları bulunan Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlileri ile Sosyal Denge Sözleşmesini idare adına imzalayan Belediye Başkanı’nın sorumluluğuna hükmedilmiştir.

Dilekçilerin İddia ve İtirazları

Dilekçilerce, 4688 sayılı yasanın 32. Maddesinde toplu sözleşme dönemi içerisinde yapılacak sözleşmelerde ödemeler bakımından bir tavan sınırlaması getirilmediği,

Belediye ile sendika arasında ilk olarak 25.03.2010 tarihinde toplu sözleşme imzalandığı ve son olarak sözleşmenin 31.12.2017 tarihine kadar uzatıldığı, 2016-2017 döneminde personele önceki dönem yapılan ödemeler kadar ödeme yapılmış olduğu,

Netice itibariyle söz konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı ifade edilmektedir.

İlgili Hukuki Düzenlemeler

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53 üncü maddesi;

“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir”

375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesi;

“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir”

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesi;

“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…”

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 14 üncü maddesi;

“15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz”

Maddi Olay

Belediye ile ... Sendikası (...) arasında Sosyal Denge Sözleşmesi 30.12.2015 tarihinde 01.01.2016–31.12.2017 tarihleri arasında uygulanmak üzere imzalanmış olup bu sözleşmenin Toplu Sözleşme Miktarı başlıklı 7 nci maddesinde; Memur personele Sosyal Denge Tazminatı olarak her ay maaş günü net ...- TL, Ramazan Bayramında net ...- TL, Kurban Bayramında ise net ...- TL ikramiye ödenmesi kararlaştırılmıştır.

Toplu Sözleşme hükümleri çerçevesinde ödenebilecek Sosyal Denge Tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet Memuru aylığının %100’ü olup, 2017 yılının ilk 6 ayı için 9500x0,096058=912,55 TL, ikinci 6 ayı için 9500x0,102706=975,71 TL’dir.

Belediye ile Tüm Bel-Sen arasında imzalanan, 15.04.2011–14.04.2012 tarihlerini kapsayan sözleşme ile ödenen Sosyal Denge Tazminat tutarı, 2017 yılı için belirlenen tavan tutarı aşmamış, ancak Belediyenin bu tarihten sonra yaptığı, 2016-2017 dönemi için uygulanacak olan 30.12.2015 tarihli toplu sözleşme ile Sosyal Denge Tazminatını 2017 yılı için belirlenmiş olan yasal tavan tutarı geçecek şekilde belirlenmiştir.

Maddi Olayın Tüm Unsurlarıyla İncelenmesi

Maddi Unsurlar Bağlamında Konunun Esastan İncelemesi;

4688 sayılı Kanunun ilgili hükümlerince; idarelere, yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda, 31.12.2017 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceğine ilişkin takdir yetkisi verilmiştir. Sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutar; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelerin, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esas alabilme yetkisi bulunmaktadır.

İlgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Yerel Yönetimlerin 11.04.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeleri, 31.12.2017 tarihinden önce sona ermekte ise ve söz konusu sözleşmelerdeki aylık ortalama sosyal denge tazminatı ödemeleri, genel toplu sözleşmede belirtilen tazminat tavanından yüksek ise bu tarihten önce sözleşmenin feshedilmesi halinde, önceki sözleşmedeki ödemelere devam edilebilecektir. Bununla birlikte, sözleşmelerin 31.12.2017 tarihinden önce sona ermesi, karşılıklı olarak feshedilmesi veya hangi şekilde olursa olsun yeni mali hükümler getirilmek suretiyle yenilenmesi veya güncellenmesi halinde, yeni sözleşmede (önceki sözleşmede, toplu sözleşme tavanından daha yüksek ödemeler öngörüldüğü halde) bir önceki sözleşmedeki aylık ortalama ödemelerin artırılması mümkün değildir. Geçici 14 üncü maddenin birinci fıkrası, 15.03.2012 tarihinden önce akdedilen sözleşmelerin uygulanmasına, sözleşme sürelerinin sonuna kadar devam edileceğine hükmetmiştir. Dolayısıyla Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve 31.12.2015 tarihine kadar geçerli olan sözleşmenin tüm hükümleri sözleşme sonuna kadar güncellemeler dahil geçerlidir. Ancak maddenin devamında 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan sözleşme süreleri sona erdikten sonra maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki (11.04.2012) sözleşme hükümleri değil, sözleşmede yer alan ortalama aylık tutar koruma altına alınmıştır. Yani 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmede unvanlar itibariyle personele ödenen ortalama aylık tutar ne ise bir sonraki sözleşmede, önceki sözleşmedeki güncelleme veya zam yapılmasına ilişkin hükümler dikkate alınmaksızın, o tutarın tavan olarak uygulanması zorunluluğu mevcuttur.

Dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; Belediye ile Sendika arasında 01.04.2011 tarihinde imzalanan ilk sözleşmenin yürürlük maddesine göre sözleşmenin süresi 15.04.2011 – 14.04.2012 tarihleri arasını kapsadığı anlaşılmaktadır. 11.04.2012 tarihinde geçerli olan sözleşmede Sosyal Denge Tazminatı olarak sendika üyesi çalışanlara verilen tutar, Sosyal Denge Tazminatı olarak sendika üyesi çalışanlara aylık brüt ... TL ve kurban bayramında brüt ...TL olarak belirlenmiş olup bu tutar 3 üncü Dönem Toplu Sözleşme ile belirlenen tavan tutarın altındadır. Bu nedenle, idare tarafından verilebilecek sosyal denge tazminatı tutarı, 2017 yılı için belirlenmiş olan tavan tutarı aşamayacaktır.

Netice itibariyle; Toplu Sözleşme hükümleri çerçevesinde, ödenebilecek Sosyal Denge Tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet Memuru aylığının %100’üdür. Yani, 2017 yılının ilk 6 ayı için 9500x0,096058=912,55 TL, ikinci 6 ayı için 9500x0,102706=975,71 TL’dir. Belediye ile ... Sendikası (...) arasında Sosyal Denge Sözleşmesi 30.12.2015 tarihinde 01.01.2016–31.12.2017 tarihleri arasında uygulanmak üzere imzalanmış olup bu sözleşmenin Toplu Sözleşme Miktarı başlıklı 7 nci maddesinde; Memur personele Sosyal Denge Tazminatı olarak her ay maaş günü net ...- TL, Ramazan Bayramında net ...- TL, Kurban Bayramında ise net ...- TL ikramiye ödenmesi kararlaştırılmış olmak suretiyle 30.12.2015 tarihli toplu sözleşme ile Sosyal Denge Tazminatını 2017 yılı için belirlenmiş olan yasal tavan tutar hukuka aykırı olarak aşılmıştır.

Manevi Unsurları Bakımından Sorumluluk Yönünden İnceleme;

Temyize konu Daire kararında kamu zararı olduğu tespit edilen tutarın tazmininden ilişikli ödeme emirlerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi yanında sözleşmeyi İmzalayan Belediye Başkanı müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulmuştur.

Hesap yargısında sorumluluğun yasal çerçevesi şu şekildedir;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci madde hükmü ile her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, yetkili kılınmış mercilere hesap verme zorunluluğu belirtilmekte,

Hesap yargısı çerçevesinde sorumluluğun belirlenmesinde ise, 6085 sayılı Kanunun ‘Sorumlular ve sorumluluk halleri’ başlıklı 7’nci madde hükmünde, 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı hükme bağlanmaktadır. 5018 sayılı Kanun’da belirli kamu görevlilerine görev ve yetkiler tanımlanmakta ve ilgili görev ve yetkiler belirli sorumluluklarla ilişkilendirilmektedir. Hesap yargısı konusu olan ‘Kamu zararı’ hususu da bu Kanun’un ‘Kamu Zararı’ başlıklı 71’nci maddesinde, sebep olunan kamu zararından sorumluluk, maddi ve manevi unsuruyla beraber, uygun illiyet bağı aranarak tanımlanmaktadır. Bu düzenleme gereği kamu görevlisi ancak fiili söz konusu manevi unsurları ‘kasıt, kusur, ihmal’ taşıyor ve fiili ile netice arasında illiyet bağı kurulabiliyorsa hesap yargısı bağlamında sorumlu tutulabilecektir.

Dolayısıyla, 6085 sayılı Kanun ile sorumluluk halinin belirlenmesi için yönlendirilen 5018 sayılı Kanunda, yetkiden bahsedilirken hemen yanına sorumluluk da iliştirilerek, yetki ve sorumluluk dengesi kurulmaktadır.

Bu esaslar çerçevesinde, temyize konu hukuki uyuşmazlık, sözleşmeye idare tarafı olarak imza atan Belediye Başkan Yardımcısı ile ilişikli ödeme emirlerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi sorumluluğu bağlamında incelendiğinde;

Sözleşmeyi İmzalayan Belediye Başkanı’nın Sorumluluk İncelemesi;

Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde yapılan ödemede hukuka aykırı bir husus bulunmakta ise bundan akdedilen sözleşmenin içeriği hakkında tasarrufta bulunmaya görev ve yetkisi bulunan ve ayrıca taraf olarak imzaya yetkili olan işveren yetkilisinin sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği açıktır.

Yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline hangi usul ve esaslara göre sosyal denge tazminatı ödeneceği 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32 nci maddesinde, ödenecek tazminatın aylık tutarına ilişkin tavan tutar ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde belirtilmektedir.

4688 sayılı Kanunun 04.04.2012 tarih ve 6...9 sayılı Kanunla değişik 32 nci maddesinde: “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” hükmü ile sosyal denge sözleşmesinin işveren tarafının imzaya yetkili kişisinin ancak ilgili belediyenin Belediye Başkanı olabileceği ifade edilmektedir.

4688 sayılı Kanunun 32 nci madde hükmü yanında, 5393 sayılı Belediye Kanununun ‘Belediye başkanının görev ve yetkileri’ 38 inci maddesinin g bendinde, “Yetkili organların kararını almak şartıyla sözleşme yapmak...” hükmü ile belediye idaresinin tarafı olduğu sözleşmelerde belediyeyi temsil yetkisi belediye başkanına verilmektedir.

İlama konu uygulamada, 2017 yılı içinde sendika üyesi çalışanlara aylık brüt ... TL ve kurban bayramında brüt ...TL Sosyal Denge Tazminatı olarak ödeme yapılacağının hükme bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu husus ilgili sözleşmenin öngörülebilir ve doğrudan sonucudur.

Buna göre, belediyeyi temsilen Belediye Başkanınca mevzuata aykırı hüküm içeren bir sözleşme akdedilmesi üzerine bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödeme neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmektedir. Fiil ve netice arasında 5018 sayılı Kanunun 71 inci madde hükmü ile 6085 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 3 üncü bendinde kamu zararı neticesinde sorumluluk tesisi için aranan uygun illiyet bağı mevcuttur. Dolayısıyla, ilgili sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararından sözleşmeyi işveren yetkilisi olarak imzalayan Belediye Başkanının sorumluluğa dâhil edilmesi yerindedir.

Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin Sorumluluk İncelemesi

Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33 üncü maddelerinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde;

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,

“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.

Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,

Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.

Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerinin ifası niteliğindeki harcamaları gerçekleştiren harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, oluşan kamu zararından sorumluluğunun bulunduğu görülmektedir.

HÜKÜM

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, sözleşme hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde dilekçilerin iddia ve itirazlarının REDDİNE ve 5. Dairece 108 sayılı ilamın 1/C maddesi iler verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (.... Daire Başkanı ... ile Üye ...’ın; sebep olunan kamu zararının tazmininden tek başına sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı’nın sorumlu olması gerektiğinden, Daire kararının sorumluluk yönünden bozulması gerekir şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 23.03.2022 tarih ve 51334 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı Oy Gerekçesi

.... Daire Başkanı ... ile Üye ...’ın karşı oy gerekçesi;

Esas yönünden karar iştirak edilmekle birlikte sorumluluk yönünden Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerekir. Şöyle ki;

108 sayılı İlamın 1/C maddesi hükmünde üst yönetici Belediye Başkanı, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin kamu zararından sorumlu tutuldukları görülmektedir. Bu yönüyle hükmün mevzuata aykırı olduğu, sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanının tek başına sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmektedir.

30.12.2015 tarihinde 01.01.2016–31.12.2017 tarihleri arasında uygulanmak üzere imzalanmış sözleşmede imzası bulunan, Belediye Başkanının, 5018 sayılı Kanun, 5393 sayılı Kanun ve 4688 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen hükümlerine göre, 2018 yılı içerisinde sosyal denge tazminatlarının üst sınırın üzerinde ödenmesi suretiyle oluşan kamu zararının tamamından sorumluluğu bulunmaktadır.

Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal yükümlülük ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesi ve “giderlerin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde düzenlenmiştir.

Bu 32 ve 33 üncü maddelerin hükümleri bağlamında, İlama konu uygulamada harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu, ödeme emrine konu ödemeye dayanak olan yürürlükteki sosyal denge sözleşmesi hükümleri çerçevesinde harcama yapmaktır. Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, 4688 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde akdedilecek sosyal denge sözleşmesinin içeriğinin düzenlenmesinde kendilerine sorumluluk yüklenebilecek yetki ve görevleri bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, hukuki uyuşmazlık konusuna esas sosyal denge sözleşmesinin akdedilme aşamasında herhangi bir yetki, görev ve sorumluluğu bulunmayan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, sözleşmenin uygulanmasının sonucu olarak ödeme emri belgeleri üzerinde imzaları bulunması nedeniyle sorumluluğuna hükmedilmesi mevzuata uygun olmayacaktır. Çünkü harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri tarafından, 5018 sayılı Kanun’un 32 ve 33 üncü maddeleri çerçevesinde harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesi mahiyetindedir. Oluşan kamu zararının sebebi sözleşme hükümleridir, sözleşmeye uygun olarak harcama talimatı verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi değildir. Ayrıca sözleşmenin Belediye Başkanı tarafından imzalanarak sözleşmeye hukuken geçerlilik kazandırılması, bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemelere ait belgeleri imzalayan Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin eylemleri ile kamu zararının oluşması sonucu arasındaki illiyet bağını kesmektedir. Zira bahsi geçen sorumluların ödemeye dayanak teşkil eden sözleşmenin hukuken geçerlilik kazanmasında bir dahli mevcut değildir.

Bu itibarla, 108 sayılı İlamın 1/C maddesi hükmünün sorumluluk yönünden bozularak, yeniden hüküm tesis edilmek üzere dosyanın dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim