Sayıştay 5. Dairesi 44202 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
44202
27 Şubat 2019
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2016
-
Daire: 5
-
Dosya No: 44202
-
Tutanak No: 45759
-
Tutanak Tarihi: 27.02.2019
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Belediye lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımı
- 107 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile; ... Belediye Başkanlığı tarafından;
A. ... Belediyesi lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımında 659 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinde unvanı sayılmamasına rağmen hukuk servisinde çalışan personele de ödeme yapılması sonucu … TL,
B. Vekalet ücretinin dağıtımında 659 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinde belirtilen limite uyulmaması sonucu … TL,
olmak üzere toplam … TL kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile tazmin hükmü verilmiştir.
1(A) maddesi ile ilgili olarak sorumlu temyiz dilekçesinde özetle;
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin;
Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı başlıklı 14 üncü maddesinde;
“(1)Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.
(2) idareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir,
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (,..)(1) eşit olarak ödenir.
b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (...)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemez.
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.
(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”,
16 ncı maddesinde;
“Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun çalışma usul ve esasları, avukatlık hizmeti satın alınmasıyla ilgili usul ve esaslar ile bunların takip ve denetimine ilişkin hususlar ve vekalet ücretlerinin dağıtımına dair usuller Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.” denildiğini,
659 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesi dayanak alınarak 02.11.2011 tarihinden geçerli yürürlüğe giren Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik düzenlendiğini,
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, ve 16, 18, geçici 1. ve 2. maddelerinin Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu yönünden Anayasa Mahkemesinin 23.11.2013 tarih ve 28830 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06.06.2013 tarihli, 2011/145 Esas, 2013/70 Karar sayılı kararı ile kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edildiğini,
Anayasa Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli, 2011/145 Esas, 2013/70 Karar sayılı iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra yeni bir yasal düzenleme yapılmadığını,
Bu nedenle 659 sayılı KHK iptal edildiğinde 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 15 ve 16, 18, geçici 1. ve 2. maddeleri iptal edilmiş olması nedeniyle ve iptal edilen hükümler yerine yeni bir yasal düzenleme yapılmadığından limit aşımı nedeniyle bir kamu zararı oluşmadığını,
... Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünce 2016 yılı ... Belediyesi lehine sonuçlanan davalarda tahsil edilen toplam … TL vekâlet ücretinin %80'i Hukuk İşleri Müdürlüğünde fiilen çalışan avukatlara; % 15‘i memurlara; %5‘i olan … TL lik kısmının Belediye adına irat kaydedilmek üzere ayrıldığını,
5393 sayılı Belediye Kanununun "Avukatlık Ücretinin Dağıtımı” başlıklı 82 nci maddesinde; “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin avukatlara (49. maddeye göre çalıştırılanlar) dahil hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır” hükmünün yer aldığını,
Yetki Yasası ve KHK’lerle ilgili hükümlerin Anayasanın 87 ve 91 inci maddelerinde yer aldığını,
87 nci maddede Bakanlar Kuruluna “belli konularda" KHK çıkarma yetkisinin verilmesinin TBMM'nin görev ve yetkileri arasında sayıldığı, 91 inci maddede, KHK çıkarılmasına yetki veren yasada bulunması zorunlu ögelerin belirtildiğini,
Buna göre yetki yasasında, çıkarılacak KHK’nin amacının, kapsamının, ilkelerinin, kullanma süresinin ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağının belirtilmesi gerektiğini, Bakanlar Kuruluna verilen yetkinin, yasada öngörülen konu, amaç, kapsam, ilke ve süre ile sınırlı bir yetki olduğunu, bu durumda yetki yasası verilen yetkiyi açıkça belirleyerek Bakanlar Kuruluna çerçeve çizildiğini,
10.10.2013 tarih ve 28791 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 27.12.2012 tarih ve E: 2011/139, K: 2012/205 sayılı kararı ile 11.10.2011 günlü ve 666 sayılı KHK'nin ek 12. maddesinin (2) numaralı bendinin, mali haklara ilişkin hükmün, mevcut veya yeni ihdas edilen ya da bir başka bakanlıkla birleştirilen bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesiyle bağlantılı ve bunların zorunlu sonucu olmadığı, doğrudan mali haklara ilişkin bir düzenleme niteliğinde olduğundan 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla Anayasanın 91 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verildiğini,
Yüksek Mahkemenin ilgili kararında 5393 sayılı Belediye Kanunun "Avukatlık Ücretinin Dağıtımı” başlıklı 82 nci maddesinde hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara vekalet ücretinin ödeneceğinin belirtildiği, hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara vekalet ücretinin ödeneceğinin belirtilmiştir. Hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara vekalet ücreti ödenmesi hakkında kısıtlama getiren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin ise mali haklara ilişkin olduğu ve yetki kanunun kapsamında bulunmadığı belirtilmiş ve bu gerekçeyle Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen kararıyla 659 ve 666 sayılı Kanun hükmünde Kararnamelerin iptal edildiğini,
Bu konuda İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 28.04.2016 tarih ve 2016/592 E., 2016/678 K. sayılı ilamı da mevcuttur.
666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek Madde 12'nin (1) numaralı fıkrası ve (2) numaralı fıkrasının iptal edilen hükümleri ile bunların yürürlüğüne ilişkin iptal hükmü dışındaki diğer iptal hükümleri nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasanın 153 üncü maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu maddelere ilişkin iptal hükmünün, kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi gerektiğini,
Ancak bu konuda halen bir düzenleme ve hüküm bulunmadığını,
Hukuk İşleri Müdürlüğünün bir bütün olduğunu, dava ve icra takiplerinde avukatların emekleri olduğu gibi, idari işlemleri yapan personelin de emekleri olduğunu, dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasının, henüz Anayasa Mahkemesinin iptal kararına karşı yeni bir düzenleme yapılmaması nedeniyle hakkaniyet ve eşitlik kurallarına uygun olmadığını,
1(B) maddesi ile ilgili olarak temyiz dilekçesinde özetle;
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin;
Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı başlıklı 14 üncü maddesinde;
“(1)Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.
(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55'i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (...)(1) eşit olarak ödenir,
b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (...)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez,
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.
(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır. “
16 ncı maddesinde;
“Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun çalışma usul ve esasları, avukatlık hizmeti satın alınmasıyla ilgili usul ve esaslar ve bunların takip ve denetimine ilişkin hususlar ve vekalet ücretlerinin dağıtımına dair usuller Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.” denildiğini,
659 sayılı KHK'nin 16 ncı maddesi dayanak alınarak 02.11.2011 tarihinden geçerli yürürlüğe giren Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik düzenlendiğini,
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16, 18, geçici 1. ve 2. maddelerinin Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu yönünden Anayasa Mahkemesinin 23.11.2013 tarih ve 28830 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06.06.2013 tarihli 2011/145 Esas, 2013/70 Karar sayılı kararı ile kararın Resmi Gazetede yayımlanmasında dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edildiğini,
Anayasa Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli.2011/145 Esas.2013/70 Karar sayılı iptal kararın Yürürlüğe girmesinden sonra yeni bir yasal düzenleme yapılmadığını,
Bu nedenle 659 sayılı KHK’nın yukarıda belirtilen maddeleri iptal edilmiş olduğundan ve iptal edilen hükümler yerine yeni bir yasal düzenleme yapılmadığından limit aşımı nedeniyle bir kamu zararı oluşmadığını,
Avukatlık ücretinin avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı ifade ettiğini,
1136 sayılı Avukatlık Kanunun 1 inci maddesinde;
“Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.”,
2 nci maddesinde;
"Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.”,
164 ncü maddesinde;
"… davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez."
düzenlemelerinin yapıldığını,
Bu hüküm çerçevesinde; Belediyenin taraf olduğu dava veya icra takiplerinde Belediye lehine davanın veya icra takibinin sonuçlanması durumunda mahkemece takdir olunan veya icra müdürlüklerince hesaplanan karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin Belediyenin Emanet hesabına avukatlara ödenmek üzeri yatırıldığını,
Avukatlık ücretinin, Belediye adına tahsil edilen bir gelir olmadığını, avukatların vekili oldukları kurum adına takip ettikleri dava ve icra takiplerinde, kurum lehine karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretinin avukatlara ödenmek üzere Belediyelerin emanet hesabına alınan bir bedel olduğunu, Belediyenin geliri olmadığından kamu zararından söz edilemeyeceğini,
Belediyenin gelirlerinin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Yasasında sayıldığını, bu yasa hükümlerine göre Belediye Gelirlerinin;
-
belediye vergileri (meslek vergisi. İlan ve reklam vergisi, eğlence vergisi, akaryakıt tüketim vergisi)
-
belediye harçları (temizleme ve aydınlatma harcı. İşgal harcı. Tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcı. Kaynak suları harcı, tellallık harcı. Hayvan kesimi muayene ve denetleme harcı. Ölçü ve tartı aletleri muayene harcı, bina inşaat harcı vd.)
-
harcamalara katılma payları (yol harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına katılma payı vd.), şeklinde sıralandığını,
Bu madde hükümlerinde dava ve icra takiplerinde karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretinin gelir olarak sayılmadığını,
Karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücreti Belediyenin bir geliri olsaydı Belediyenin irat hesaplarına alınması gerektiği durumu açıktır. Aksine, karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücreti avukatlara ödenmek üzere emanet hesabına alındığını,
Belediye Avukatının, Belediye bünyesinde kadrolu olarak görev yapan hakim ve savcılarla aynı eğitimi almış, onlar gibi devletin ve kurumların işleyişini hukuka uygunluğunu sağlayan, vekaletini yürüttüğü değeri çok yüksek miktarları bulan sayısız dosyanın hukuki ve mali sorumluluğunu taşıyan bir kişi olduğunu,
Bir çok meslekte döner sermayeden alınan payların maaşları geçtiğini, karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretinin avukatlık ücret tarifesinde belirlenen en az vekalet ücreti olduğunu,
Limit dahilinde alınan vekalet ücreti aylara bölündüğünde yaklaşık aylık maaşın 1/5'ine denk geldiğini, Avukatlık Kanunun 164/son maddesinde karşı tarafa yükletilecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı, bu ücretinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceği ve haczedilemeyeceği düzenlemesi karşısında, limit uygulamasının hakkaniyete aykırı olduğunu,
Kamuda çalışan avukatların kamu görevlisi olması nedeniyle genel yasalara, avukat olmaları nedeniyle de 1136 sayılı Avukatlık Yasasına tabi olduklarını,
Aynı anda aynı olayı düzenleyen biri genel diğeri özel iki ayrı Kanun yürürlükte bulunduğu takdirde Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun kararında “önceki ve sonraki kanun hükümleri arasında çelişme olduğu takdirde somut olayda özel ve sonraki kanun hükümlerinin uygulanacağı”nın belirtildiğini,
Avukatlık Kanununun özel ve sonraki kanun olduğu için, öncelikle uygulanması gerektiğini, Avukatlık Kanunu 164 üncü maddesinde yer alan “Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir.” amir hükmü uyarınca avukatlık ücretinin tamamının ve limitsiz olarak kurumda asli ve sözleşmeli olarak avukatlık görevinde çalışan bütün avukatlar arasında eşit olarak dağıtılması gerektiğini belirtmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“… 1 inci maddenin (A) bendine ilişkin temyiz dilekçesinde özetle;
-659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu idareleri ve Özel Bütçeli idarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18 ve geçici 1 ve 2 nci maddelerinin Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu yönünden Anayasa Mahkemesinin 23/11/2013 tarih ve 28830 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/06/2013 tarihli, 2011/145 Esas, 2013/70 Karar sayılı kararı ile kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra yeni bir yasal düzenleme yapılmadığından limit aşımı nedeniyle kamu zararı oluşmadığı,
-... Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünce 2016 yılı ... Belediyesi lehine sonuçlanan davlarda tahsil edilen toplam 259.922.61 TL vekâlet ücretinin %80'i Hukuk işleri Müdürlüğünde fiilen çalışan avukatlara; % 15 ’i memurlara; %5'i olan 12.996.13 TL’lik kısmı Belediye adına irat kaydedilmek üzere ayrıldığı, kamu zararı oluşmadığı,
-Hukuk işleri Müdürlüğünün bir bütün olduğu dava ve icra takiplerinde avukatların emekleri olduğu gibi, idari işlemleri yapan personelin de emeklerinin inkar edilemeyeceği, vekalet ücretinden kendilerine çok cüzi miktarda verilen paydan mahrum edilmesinin yasaların hakkaniyet ve eşitlik kurallarına da aykırılık teşkil edeceği,
1/b 1 inci maddenin (B) bendine ilişkin temyiz dilekçesinde özetle;
-Anayasa Mahkemesinin iptal kararına ilişkin açıklamaların bu madde için de tekrar edildiği,
-1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesi hükmü çerçevesinde Belediyenin taraf olduğu dava veya icra takiplerinde, Belediye lehine davanın veya icra takibinin sonuçlanması durumunda mahkemece takdir olunan veya icra müdürlüklerince hesaplanan karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin, Belediyenin Emanet hesabına avukatlara ödenmek üzere yatırıldığı,
-Avukatlık ücretinin Belediye adına tahsil edilen bir gelir değil, avukatların vekili oldukları kurum adına takip ettikleri dava ve icra takiplerinde, kurum lehine karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücreti olup avukatlara ödenmek üzere Belediyelerin emanet hesabına alınan bir bedel olduğu, bu nedenle kamu zararından söz edilemeyeceği,
-Belediyenin gelirlerinin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Yasasında sayıldığı, dava ve icra takiplerinde karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretinin gelir olarak sayılmadığı,
-Limit dahilinde alınan vekalet ücretinin aylara bölündüğünde yaklaşık aylık maaşın 1/5‘ine denk geldiği, Avukatlık Kanununun 164/son maddesinde karşı tarafa yükletilecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı, bu ücretin borç nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceği ve haczedilemeyeceği düzenlemesi karşısında, limit uygulamasının hakkaniyete aykırı olduğu,
-Aynı anda aynı olayı düzenleyen biri genel diğeri özel iki ayrı Kanun yürürlükte bulunduğu takdirde Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun kararında “önceki ve sonraki kanun hükümleri arasında çelişme olduğu takdirde somut olayda özel ve sonraki kanun hükümlerinin uygulanacağı"nın belirtildiği, Avukatlık Kanununun özel ve sonraki kanun olduğu, öncelikle uygulanması gerektiği, karşı tarafa yüklenen avukatlık ücretinin tamamının avukata ait olacağının kanunun emredici hükmü olduğu,
ifade edilerek, ilamın 1 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün bozulması talep edilmiştir.
A) 5393 sayılı Belediye Kanununun 82 nci maddesinde “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” denilmektedir.
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 18 inci maddesinin birinci fıkrası ile 1389 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış olup, aynı fıkranın devamında; diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıfların bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılacağı ifade edilmiştir. Anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesinde;
“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.
(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takıp eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı eşit olarak ödenir.
b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.
(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.” hükmüne yer verilmiştir.
666 sayılı KHK’nın 1 inci maddesiyle bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i” ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “diğerleri için (6.000) gösterge” ibaresi yürürlükten kaldırılmış olup, Anayasa Mahkemesinin 10/10/2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 27/12/2012 tarihli ve E.: 2011/139, K.: 2012/205 sayılı Kararı ile 666 sayılı KHK ile bu maddede yapılan düzenlemeler iptal edilmiştir. Ayrıca; ikinci fıkranın (b) bendinde yer alan (10.000) gösterge rakamı, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014-2015 Yıllarını Kapsayan 2.Dönem Toplu Sözleşmenin 21 inci maddesiyle (13.000)’e, 2016-2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmenin 22 nci maddesiyle de (15.000)’e yükseltilmiştir.
Anayasamızın 2016 yılında yürürlükte olan 153 üncü maddesi; “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükmüne amirdir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; hukuk biriminde görev yapan diğer personele vekalet ücreti ödenmesine imkan sağlayan yasal düzenleme bulunmadığından, Hukuk İşleri Müdürlüğünde görev yapan diğer personele vekalet ücreti ödenmesi mümkün değildir.
B) 659 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde; “Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.
659 sayılı KHK ve bu kararnameye istinaden çıkartılan Yönetmelikte vekalet ücretinin yıllık tutarına bir sınırlama getirilmiştir. Bu sınır, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmenin 22 nci maddesi ile güncellenerek gösterge rakamı 15.000’e yükseltilmiştir. Buna göre 2016 yılı için; avukatlara verilecek vekalet ücretinin yıllık tutarının sınırı, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (15.000) gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemez.
Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin;
-7 nci maddesinde; Bu Yönetmeliğin 5 inci ve 6 ncı maddelerine göre vekalet ücreti ödenen ve limitini dolduramayan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek tutarlar, mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar tahakkuka bağlanmak suretiyle hukuk biriminin bağlı olduğu merkez muhasebe birimince emanet hesabındaki limit dışı vekalet ücretinden ödenir.”
-8 inci maddesinde; “Emanet hesabında toplanan ve dağıtımı yapılamayan vekalet ücretleri tahsilini takip eden üçüncü bütçe yılının sonunda gelir kaydedilir.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; Belediye tarafından tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımında, avukatlara yüzdelerine göre dağıtım yapılacağı, ancak Kararname ve Yönetmelikle getirilen sınıra ulaşıldığında, kalan vekalet ücretinin emanet hesabına alınıp bir sonraki yıla aktarılacağı ve bir sonraki yılda ise o yıl tahsil edilen vekalet ücretleri ile birlikte aynı esaslara göre dağıtıma tabi tutulacağı anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle; sorumlunun talebinin reddedilerek ilam hükmünün onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.
Duruşmaya katılan sorumlu … (Harcama Yetkilisi-Hukuk İşleri Müdürü-Avukat) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1 (A)-107 sayılı ilamın 1(A) maddesine; ... Belediyesi lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımında 659 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinde unvanı sayılmamasına rağmen hukuk servisinde çalışan personele de ödeme yapılması konu edilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun “Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82 nci maddesinde; belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
659 sayılı KHK’nın atıf yaptığı 1389 sayılı Kanun, 02.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 18 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıfların bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla 5393 sayılı Kanunun 82 nci maddesi gereğince avukatlık ücretlerinin dağıtımında, 659 sayılı KHK hükümleri kıyas yolu ile uygulanacaktır.
659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“…
(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödenir.
…”
denilmiştir.
Belediyede çalışan avukatlara “333.02.05 Emanetler Hesabı”nda 2016 yılı dağıtımına esas olmak üzere biriken 259.922,61 TL üzerinden yukarda yer verilen mevzuat hükmü gereğince dağıtım yapılması gerekmektedir. 659 sayılı KHK’nın 16 ncı maddesi dayanak alınarak 02.11.2011 tarihinden geçerli yürürlüğe giren Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde vekalet ücreti dağıtılabilecek görevliler hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlar olarak sayılmıştır.
Temyiz dilekçesinde belirtilen 23.11.2013 tarih ve 28830 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06.06.2013 tarih 2011/145 Esas, 2013/70 Karar sayılı Anayasa Mahkemesinin kararı ile 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18 ve geçici 1 ve 2 nci maddelerinin iptal edildiği görülse de, söz konusu iptal belli kurumlar için geçerli olup belediyeleri kapsamamaktadır. Dolayısıyla, 659 sayılı KHK’nın sorguya esas alınan 14 ile 16 ncı maddelerine dayanılarak yürürlüğe konulan “Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümleri belediyeler yönünden geçerliliğini sürdürmektedir. Bu hükümlere göre Belediye lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımında 659 sayılı KHK’da unvanı sayılmayan personele dağıtım yapılması mevzuata aykırıdır.
Bu nedenle 107 sayılı ilamın 1(A) maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy birliği ile,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:12