Sayıştay 5. Dairesi 44176 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
44176
25 Eylül 2019
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2016
-
Daire: 5
-
Dosya No: 44176
-
Tutanak No: 46629
-
Tutanak Tarihi: 25.09.2019
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Yemek yardımı.
101 sayılı İlamın 2 maddesiyle; Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’ne aykırı olarak “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alımı İşi” adı altında yemek yardımı hizmeti satın alınması sonucu oluşan ...TL tutarındaki kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’ın 12.07.2018 tarihli, ...’ın 18.07.2018 tarihli ve Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan ...’in 16.07.2018 tarihli aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dâhil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır' denmektedir.
Buna istinaden kurumumuzda çalışan personelin öğle yemeği ihtiyacı 4734 Sayılı Kanun hükümlerine uygun hizmet alımı ihalesi olarak yapılmıştır. İhale kapsamında yenen yemek bedelleri firmaya, 657 sayılı Kanun'un 212. maddesine istinaden çıkarılan Memurlara Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4,5,6,7 ve 9. maddeleri ile 2015/1 nolu Bütçe tebliğine uygun olarak ödenmiştir.
657 sayılı Kanun'un 212. maddesine dayanarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4. maddesinde: "Yiyecek Yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına memur kadrosu adedine göre kurum bütçesine konacak ödenekle karşılanır." demektedir. Aynı Yönetmeliğin 9. maddesinde yemek maliyetinin hesaplanmasına dâhil edilmeyecek kalemler dikkate alınarak yemek maliyetinin hesaplanması esastır. Bütçeye konulan ödenek, personel sayısı dikkate alınarak hazırlanan standart maliyeti ifade etmektedir. İhale yoluyla yapılan yemek hizmeti alıntında yemeğin maliyet unsurlarının tespit edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Sorguda da maliyet unsurları hesaplanmamıştır.
Yüksek yargı kararlarına göre memurlara yemek yardımının servisler aracılığı ile ihale edilip hizmet alımı olarak yapılmasına engel bir hüküm bulunmamaktadır. Belediyemiz merkez ve tüm ilçeler de olmak üzere dağınık bir şekilde hizmet vermektedir. Personelin aynı yerde yemek yemesi imkânsızdır. Yemek yardımı yapılmaması ise bir hakkın verilmemesidir. Bu nedenle yemek servislerinden anlaşmalı olan tüm yerlerde ticket vasıtasıyla yemek yenmesi amaçlanmış ve yapılan ihale ile personelin yemek yardımından faydalanma hakkı korunmuştur.
Devlet Memurlarına verilecek yemek yardımları bazı istisnai durumlar haricinde yemek verme şeklinde yapılmaktadır. Sayıştay Başkanlığınca daha önceki yıllarda verilen kararlarda da yemek yardımının para ile temsil edilebilen araçlarla yapılamayacağı yönünde kararları bulunmaktaydı. Ancak son yıllarda Sayıştay Başkanlığınca verilen kararlarda ticket olarak uygulaması bulunan ve karta para yüklenmek suretiyle karta ait şirketin anlaşmasının olduğu lokanta veya restaurantlar vb. yemek yenmesine imkan veren ihalelere ilişkin olarak yapmış olduğu denetimlerde bu şekilde yapılan yemek yardımlarının mevzuata uygun olduğu yönünde kararlar vermektedir.
Sayıştay Temyiz Kurulunun 14.06.2016 tarih ve tutanak no: 42055, dosya no:40449 sayılı kararında '...kanunda öngörülmüş sosyal bir hak oluşu, bu hakkın bir şekilde yerine getirilmesi, aksi halde yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlara nazaran kanunda öngörülmüş bir haktan mahrum bırakılma gibi eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olacağı hususları göz önüne alındığında, bu tür bir uygulamanın memur lehine değerlendirilerek kabul edilmesi gerekmektedir gerekçelerine yer verilerek tazmin hükmü verilen ilamlar bozulmuştur.
Anayasa Mahkemesinin 22.12.2011 tarih ve E.2010/96 ve 2011/168 sayılı kararında; Devlet memurlarının yiyecek yardımından yararlanmaları ile ilgili olarak tüm memurlar yönünden tek tip bir düzenleme yapılması mümkün olmayıp bu yardımın kapsamı ve miktarı yürütülen kamu hizmetinin niteliğine, memurların çalışma saatlerine, kamu kurumlarında çalışan memur sayısına, kurum tarafından yemek verilip verilmemesine, verilen yemeğin kurumda yapılmasına veya satın alınmasına, yemek maliyetlerindeki farklılıklara, kamu kurumlarının bütçe olanaklarına göre değişkenlik arz etmektedir. Yiyecek yardımı bir sosyal yardım olmakla birlikte yukarıda belirtilen niteliği nedeniyle diğer sosyal yardımlardan farklı olarak ayrıntılı düzenlemeyi gerekli kılmaktadır. Söz konusu teknik ve ayrıntılı düzenlemenin ise mutlaka yasa ile yapılması zorunluluğundan bahsedilemez. Bu nedenle, yiyecek yardımının yasal düzenlemeye konu edilerek devlet memurlarına yiyecek yardımı yapılabilmesine olanak tanınmasında ve yiyecek yardımından faydalanılmasının usul ve esaslarının düzenlenmesinin yürütme organına bırakılmasında yasal düzenleme İlkesine aykırılık bulunmamaktadır. Gerekçeleri ile Sayıştay Temyiz Kurulunun 15.02.2017 tarih ve tutanak 42742 sayılı kararı da aynı gerekçeler ile tanzim hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Bütçe Uygulama Talimatına uygun yemek yiyen memurlardan katılım bedeli alınmıştır. Yemek hizmeti satın alınması karşılığında yapılan ödeme yasal olup kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği varsayılarak konulan yiyecek yardımı ödeneğini aşmamak üzere harcama yapılabilecektir. Buna ilişkin Sayıştay Temyiz Kurulu örnek kararları mevcuttur.
Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4. Maddesindeki yemek maliyetinin yarısından kastedilen maddenin başlığından da anlaşılacağı üzere yemek servis giderleri yani servis hizmetlerinde görevlendirilecek aşçı, işçi, salon kirası vs. Giderlerinin olduğunu, aksi halde yemek maliyetinin yarısının memurlardan katkı payı olarak alınması şeklinde düşünülmediği, Maliye Bakanlığı tarafından her yıl katkı payı olarak ek göstergeli görevlerde çalışan memurlardan ek göstergeleri oranında, sözleşmeli olarak çalışan personelden de brüt sözleşme ücreti oranında katkı payları kesildiğinden, 2016 yılında memurlara öğle yemeği olarak bütçe kalemimize konulan ödenek aşılmamıştır.
Kurumumuza ait 2016 yılı gider bütçesinde, sözleşmeli/memurlara sosyal yardımlar karşılığında ...-TL. ayrılmış olup, yemek bedeli için KDV dahil ...-TL. harcanmıştır. Bu bedel KDV miktarı düşüldükten sonra ...-TL. dir. Yukarıda belirtildiği üzere bu miktardan da bütçe uygulama talimatı doğrultusunda ...-TL. çalışan memur ve sözleşmeli personelin tamamından kesilmiştir. Yapılan kesintiler ve ödenen yemek ücretleri hesaplandığında kuruntumuz bütçesinden toplam KDV hariç ...-TL. harcama yapılmıştır, Bu haliyle kuruntumuz bütçesine, memurların öğle yemeği kalemi olarak konulan ödenek miktarı aşılmamış ve 2016 yılı için bütçe uygulama talimatında belirtilen tutarlar da yemek yiyen personellerden tahsil edilmiştir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ve ekte yer alan yargı kararları örnekleri de dikkate alınarak temyiz dilekçemin işleme alınmasını ve tarafıma hükmedilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini takdirlerinize arz ederim.” denilmiştir.
Yukarıda belirtilen dilekçilerce sunulan 24.05.2019 tarihli ek temyiz dilekçelerinde sırasıyla;
Sorumlu ...’ın ek temyiz dilekçesinde özetle;
“26.02.2019 Tarih 365 Sayılı Kararı 140 nolu ilamda; Sayıştay sitesinde yayımlanmıştır. Yayımlanan söz konusu ilamda; 2016 yılına ait ...TL Kamu zararının;
Konu ile ilgili olarak "Belediyede çalışan personele mevzuata aykırı bir şekilde yemek yerine elektronik kartla para yüklemesi yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte kamu zararının hesabında; yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi, kamu zararı tutarının da yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatındaki rakamlar arasındaki olması gerektiğinden ...TL ile ilgili olarak ilişecek husus bulunmadığına," denmektedir. 26.02.2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilamın incelenmesi ve harcama yetkilisi olarak adına çıkarılan kamu zararının miktarının yeniden belirlenmesi talep edilmektedir.
Bilgilerinize arz ve talep ederim.” denilmektedir.
Sorumlu ...’nın ek temyiz dilekçesinde;
“26.02.2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilam Sayıştay sitesinde yayınlanmıştır. Yayınlanan söz konusu ilamda;
Konu ile ilgili olarak “belediyede çalışan personele mevzuata aykırı bir şekilde yemek yerine elektronik kartla para yüklemesi yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği hususuna tereddüt bulunmamakla birlikte kamu zararının hesabında; yemek yardımında yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesini, kamu zararı tutarının da yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatındaki rakamlar arasındaki olması gerektiğinden … ile ilgili olarak ilişecek hususu bulunmadığı,” denmektedir.
Ekte sunulan 26.02.2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilamın incelenmesi ve Harcama yetkilisi olarak adıma çıkarılan kamu zararının kaldırılmasını:
Bilgilerinize arz ve talep ederim.” Denilmektedir.
Sorumlu ...’in ek temyiz dilekçesinde;
“26.02.2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilam Sayıştay sitesinde yayınlanmıştır. Yayınlanan söz konusu ilamda; 2016 yılına ait ...TL kamu zararının;
Konu ile ilgili olarak “Belediyede çalışan personele mevzuata aykırı bir şekilde yemek yerine elektronik kartla para yüklemesi yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte kamu zararının hesabında; yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi, kamu zararı tutarının da yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatındaki rakamlar arasındaki olması gerektiğinden ...TL ile ilgili olarak ilişecek husus bulunmadığına,” denmektedir. Ekte sunulan 26.02.2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilamın incelenmesi ve gerçekleştirme görevlisi olarak adıma çıkarılan kamu zararının miktarının yeniden belirlenmesini:
Bilgilerinize arz ve talep ederim.” Belirtilmiştir.
Başsavcılık Mütalaası;
Başsavcılık mütalaasında; “İlamın 2’nci maddesinde özetle; Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alımı işi” adı altında yemek yardımı hizmeti satın alınması sonucu oluşan ...TL tutarındaki kamu zararının, ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği görülmektedir
Sorumlunun savunmasında özetle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesine yer verilerek çalışan personelin öğle yemeği ihtiyacının 4734 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapıldığı ve yemek bedelinin de adı geçen Yönetmeliğin 4, 5, 6, 7 ve 9 uncu maddelerine ve 2015/1 sayılı Bütçe Tebliğine uygun olarak ödendiği, yargı kararlarına göre memurlara yemek yardımının servisler aracılığıyla ihale edilip hizmet alımı olarak yapılmasına engel bir hükmün bulunmadığı, yemek yardımının yapılmasının bir hakkın çalışanlara verilmesi olduğu, bu nedenle yemek servislerinden anlaşmalı olan tüm yerlerde ticket vasıtasıyla yemek yenmesinin amaçlandığı, yapılan ihaleyle de personelin yemek yardımından faydalanma hakkının korunduğu, son yıllarda Sayıştay tarafından verilen kararlarda da ticket olarak uygulanması bulunan ve karta para yüklenmek suretiyle karta ait şirketin anlaşmasının olduğu lokanta veya restoranlarda vb. yemek yenmesine imkan sağlayan ihalelere ilişkin olarak yapılan yemek yardımlarının mevzuata uygun olduğu yönünde kararlar verdiği, bütçe uygulama talimatına uygun olarak yemek yiyen memurlardan katılım bedelinin alındığı, bütçeye konulan yiyecek yardımı ödeneğinin aşılmadığı ifade edilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yiyecek Yardımı” başlıklı 212 nci maddesinde; Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunacağı hükme bağlanmıştır.
Bu maddeye dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, Devlet Memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemektir.”
3 üncü maddesinde; “Yiyecek yardımı yemek verme şeklinde yapılır. Bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinde, yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı ve yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmayacağı belirtilmiştir.
Memur Yemek Hizmeti Alımına ait sözleşmenin konusunun ... Belediyesinde görev yapan memur ve sözleşmeli personele yemek verilmesi olmasına rağmen, yüklenicinin sunmuş olduğu tutanaklarda 4 adet restoran ve 8 adet alışveriş merkezi ile anlaşmasının bulunduğu, yüklenicinin anlaştığı ...firması tarafından Belediye personeli 574 kişiye özel kartlar verildiği, bu kartlar aracılığıyla alışveriş merkezlerinden yemek yardımının dışında değişik ürünleri temin etme imkânının sunulduğu, bu haliyle sistemin yemek yardımından ziyade sosyal yardım niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde; “Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır.” denilmektedir. Yönetmeliğin bu hükmü gereği, öğün başına tespit edilen maliyetin yarısının çalışanlardan tahsil edilmesi gerekmektedir. Ancak, bu tutar yerine 2016 yılı Bütçe Uygulama Tebliğinde yer alan tutarın çalışanların maaşlarından kesinti yapılmak suretiyle olması gerekenden daha az miktarda yemek bedelinin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Denetçi tarafından yapılan denetim neticesinde, Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 3 üncü maddesine aykırı şekilde yardım yapılması nedeniyle toplam; ...TL tutarında kamu zararı,
Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesine aykırı olarak bir öğün yemeğin maliyetinin yarısının tamamı yararlananlardan tahsil edilmeyerek çalışanlara bu şekilde kazanç sağlanması nedeniyle toplam; ...TL tutarında kamu zararı tespit edildiği görülmektedir.
Daire, 08.05.2015 tarih ve 101 sayılı ilamında, “... ... Belediyesi ile ...firması arasında düzenlenen "Memur Yemek Hizmeti Alımı" na ilişkin İşe Başlama Tutanağına ekli “Üye İş Yeri Noktaları” olarak 4 adet restoran, 8 adet alışveriş merkezi belirlenmiştir. Restoranlardan yemek hizmeti almak asıl olmakla birlikte alışveriş merkezlerinde hazır yemek veya yemek malzemesi dışında (Örneğin deterjan, giysi, züccaciye gibi) ürünler de alma imkânı tanınmıştır. Anılan hükümlerden anlaşıldığı üzere, 657 sayılı Kanun’a tabi personele yapılacak yiyecek yardımının kupon, kart, fiş, ticket gibi para temsili araçlar ve ihale suretiyle dışarıdan temin edilmesi şeklinde yapılması mümkün değildir. .” demek suretiyle, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alımı İşi” adı altında yemek yardımı hizmeti satın alınması sonucu oluşan ...TL tutarındaki kamu zararına tazmin kararı vermiştir.
Her ne kadar çalışanlara kart temin edilerek ve bu karta yüklenen puanlar çerçevesinde çalışanların yemek dışında başkaca ürün satın almalarına imkân tanınan bir sistem oluşturulmuşsa da çalışanların tamamının bu şekilde yararlandığını kabul etmek hakkaniyete uygun olmayacaktır. Belediye personelinin çoğunluğunun verilen yemek yardımını öğle yemeği yemek suretiyle kullandıklarını kabul etmek daha mantıklı olacağından yapılan ödemenin maaştan yapılan kesintiler düştükten sonraki kısmının kamu zararı olarak değerlendirilmesinin daha doğru olmayacağı düşünülmektedir.
Bu nedenle, Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde yer alan, “yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dâhil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır ve yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır”, hükmü gereği bu şekilde tespit edilen tutarın kamu zararı olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, daire kararında tazmin tutarı olarak yer verilen ...TL tutarındaki kamu zararının, Yargılamaya Esas Raporda denetçi tarafından hesaplanarak belirlenen ...TL olarak kabul edilerek, daire kararının bu şekilde düzeltilerek tasdik edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.
Harcama Yetkilisi ...ile ...ve Gerçekleştirme Görevlisi ...tarafından sunulan 24.05.2019 tarihli ek temyiz dilekçelerine ilişkin aynı mahiyetteki Başsavcılık Mütalaasında;
“5. Dairenin 26.02.2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilamında; “Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda Belediye’de çalışan personele mevzuata aykırı bir şekilde yemek yerine elektronik karta para yüklemesi yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte kamu zararının hesabında; yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi, kamu zararı tutarının da, yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatındaki rakamlar arasındaki fark olması gerektiğinden,...” denilmekte olup, Daire 2017 yılı hesabının yargılanması sonucunda vermiş olduğu kararında, yapılan yemek ihalesinin mevzuata uygun olarak yapıldığına, kamu zararının ise yemek yiyen memurlardan yapılan kesintinin eksik yapılmasından kaynaklandığına, dolaysıyla ihale sürecinde mevzuata aykırılık görmediği için de ihale komisyonu üyelerinin sorumluluğunun kaldırılmasına karar verdiği anlaşılmaktadır. Savcılığımız tarafından, 2016 yılı hesabına ilişkin Temyiz Kuruluna yapılan itiraza verilen görüşümüz de bu mahiyettedir.
Ancak, ek temyiz dilekçesiyle adı geçen Daire İlamına dayanılarak sorumluluğunun kaldırılmasını talep eden Harcama Yetkilisi ...’ın yapılan fazla yemek bedeli ödemesi nedeniyle oluşan kamu zararından, harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Dolaysıyla, harcama yetkilisi ve ödeme belgesi üzerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğunun kalkmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, adı geçen harcama yetkilisinin sorumluluğunun devamı yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmektedir.
İhale Komisyon üyesi olan sorumlular ... tarafından gönderilen aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde aynen;
“657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 212. maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet memurları Yiyecek Yardım Yönetmeliğinin yemek servisi giderleri, yardımın şartları, mevcut yemek servisinden faydalanma ve yemek servisi hizmetleri başlıklı madde hükümlerine yer verilmiş ve bu hükümlere uygun işlem yapıldığı iddiasına yer verilmiştir.
Yüksek yargı kararlarına göre; memurlara yemek yardımı servisler aracılığı ile ihale edilip hizmet alımı olarak yapılmasına engel bir hüküm bulunmadığı ifade edilmiş olup ... Belediyesinin hizmet götürmekle yükümlü olduğu alanın coğrafi ve işlevsel yükünün büyüklüğü bahis edilerek ana hizmet binası ile diğer hizmet binalarındaki tüm personele yemek hizmeti verilmesinin zorluğundan ve bu sebeple yemek servisinin kurulamaması ifade edilmiştir.
Dilekçede aynen “Bu çerçevede Devlet memurlarına verilecek öğle yemeğinin fiziksel olarak kurum bünyesinde veya kurum dışında hazırlanarak sunulması esas olmakla birlikte, anılan Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan şartlan sağlayamayan kurumların, bedeli kurum bütçesinden ödenmek üzere memurlara lokanta vb. yemek hizmeti veren mekânların bünyesinde yemek verilmesi şeklinde uygulamalara başvurdukları görülmektedir. Ayrıca anılan Yönetmelikte temyiz konusu yemek temini yönteminin hukuka aykırı olduğu yönünde bir hükme yer verilmediği, tam tersine 5 inci madde hükmü ile yemek servisi yanı sıra diğer bazı durumlara da cevaz verildiği görülmüştür.
Söz konusu durum Anayasa Mahkemesinin 22.12.2011 tarih ve E:2010/96 E, K:2011/168K sayılı Kararında; “'...Devlet memurlarının yiyecek yardımından yararlanmaları ile ilgili olarak tüm memurlar yönünden tek tip bir düzenleme yapılması mümkün olmayıp bu yardımın kapsamı ve miktarı; yürütülen kamu hizmetinin niteliğine, memurların çalışma saatlerine, kamu kurumlarında çalışan memur sayısına, kurum tarafından yemek verilip verilmemesine, verilen yemeğin kurumda yapılmasına veya satın alınmasına, yemek maliyetlerindeki farklılıklara, kamu kurumlarının bütçe olanaklarına göre değişkenlik arz etmektedir..." şeklinde ifade edilmiştir. ...Belediyesi çalışma alanları ve coğrafik yapısı göz önünde tutulduğunda, personelin tek bir noktada/yemekhanede öğlen yemeği yiyebilmesi imkânsızdır.” denilmektedir.
Dilekçiler, ...ilçelerinin merkeze olan uzaklığını belirtip ulaşım zorluklarını ifade ederek bu yerlerde çalışan personel için oluşturulacak bir yemekhanenin ekonomik olmayacağını ifade etmişlerdir. Bu sebeple yemek yardımlarının, ticket, fış veya kupon gibi para yerine geçmeyen ve sadece lokantalarda kullanılan araçlarla personellere yemek hizmeti verildiği ifade edilmiştir.
Söz konusu temyiz dilekçesinde şu hususlara da yer verilmiştir;
“Devlet memurlarına verilecek yemek yardımları bazı istisnai durumlar haricinde yemek verme şeklinde yapılmaktadır. T.C. Sayıştay Başkanlığınca daha önceki yıllarda verilen kararlarda da yemek yardımının para ile temsil edilebilen araçlarla yapılamayacağı konusunda verilen kararlar bulunmakta olmasına rağmen T.C. Sayıştay Temyiz Kurulunun 27.12.2017 tarih ve 43916 tutanak nolu, 08.02.2017 tarih ve 42713 tutanak nolu ve 14.06.2016 tarih ve 42055 tutanak nolu kararlarında “.... bahsi geçen Yönetmeliğin "Yardımın Şartları" başlıklı 5. maddesinde yer alan: "Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödenek memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyette kuruluşa ödenir ” hükmü karşısında, özel firmalardan yemek teminine açıkça cevaz verilmediği anlaşılmakta ise de bunun Kanunda öngörülmüş sosyal bir hak oluşu, bu hakkın bir şekilde yerine getirilmesi gerekliliği; aksi halde, yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlara nazaran Kanunda öngörülmüş bir haktan mahrum bırakılma gibi eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olacağı hususları göz önüne alındığında, bu tür bir uygulamanın memur lehine değerlendirilerek kabul edilmesi gerekmektedir.” denilmektedir.
T.C. Sayıştay Temyiz Kurulunun 15.02.2017 tarih ve 42742 tutanak nolu kararlarında “Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödenek, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödenir. Yemek servisi, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabilir. Yemek servisi için gerekli bina, tesis ve demirbaş eşya kurumlarca sağlanır. Bunlara karşılık memurlardan ücret alınmaz. ” şeklindeki hükümden görüleceği üzere, memurlara yapılacak öğle yemeği yardımında esas olan yöntem yemek servisi kurulmasıdır. Ancak söz konusu durum şarta bağlanmış, yemek servisinin yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla kurulabileceği ifade edilmiş, söz konusu şartların sağlanmaması halinde memurların öğle yemeği ihtiyacını karşılayan dernek ve bu mahiyetteki kuruluşlara da ödeme yapılabileceği yönünde geniş bir düzenlemeye yer verilmiştir.” denilmektedir.”
Yemek yiyen personelden yapılan kesintiye ilişkin ise dilekçede;
“...Belediyesinde, Bütçe Uygulama Talimatına uygun yemek yiyen memurlardan katılım bedeli alınmıştır. 2016 yılı içerisinde memurlara verilen yemek yardımı kurum bütçesinde ayrı bir kalemde belirlenmiş ve söz konusu limit aşılmamış, ayrıca yemek yardımı yapılan personelden 06 Şubat 2016 tarih ve 29616 sayılı resmi gazete yayımlanan 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği çerçevesinde gerekli kesintiler yapılmıştır.” denilmektedir.
Temyiz başvurusuna konu edilen daire kararının kamu zararının tazmini kararının olduğu ve Kamu zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 7. maddesi gereğince oluşmayan kamu zararının tahsili yoluna gidilmemesi gerektiği ifade edilmiştir.
Dilekçiler ilgili ilama konu edilen ihalenin 25.11.2015 tarih ve 3046 sayılı başkanlık makamı olurları ile ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 6. maddesi gereğince İhale Komisyon üyesi olarak görevlendirildiklerini belirtmiş ve komisyonunun oluşturulması, karar alma usulü ve kararın hukuki mahiyetini içeren 4734 sayılı Kanunun İhale “ihale komisyonu” başlıklı 6’ncı madde hükmü ve Hizmet Alım İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “İhale komisyonunun kurulması ve çalışma esasları ” başlıklı 19’ncu madde hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca; ihale komisyonun görev ve yetkileri ifade edilerek ihale komisyon üyelerinin almış oldukları karar ve düzenledikleri tutanaklardan sorumlu oldukları ifade edilmiştir.
Dilekçilerce temyiz dilekçelerinde ihale komisyon üyelerinin sorumluluklarına ilişkin şu hususlara da yer verilmiştir;
“Yasanın 60 ıncı maddesinde de, ihale yetkilisi ile ihale işlemlerinden sözleşme yapılmasına kadar ihale sürecindeki her aşamada görev alan diğer ilgililer de dahil ihale komisyonlarının başkan ve üyeleri 17 nci maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulunduklarının, görevlerini kanuni gereklere uygun veya tarafsızlıkla yapmadıklarının, taraflardan birinin zararına yol açacak ihmalde veya kusurlu hareketlerde bulunduklarınınf tespiti halinde, haklarında ilgili mevzuatları gereğince disiplin cezası uygulanır. Ayrıca, fiil veya davranışlarının özelliğine göre haklarında ceza kovuşturması da yapılır ve hükmolunacak ceza ile birlikte tarafların uğradıkları zarar ve ziyan genel hükümlere göre kendilerine tazmin ettirilir. Bu Kanuna aykırı fiil veya davranışlardan dolayı hüküm giyen idare görevlileri, bu Kanun kapsamına giren işlerde görevlendirilemezler.
4734 sayılı Yasa kapsamına giren işlerden dolayı yargı organlarınca herhangi bir ceza verilmiş olanlar, bu Kanun kapsamına giren bütün kamu kurum ve kuruluşlarınca bu Kanunun ve ilgili diğer mevzuatın uygulanması ile görevli ve yetkili kadrolara atanamaz ve görev alamazlar.
Son olarak da Yasanın 61 inci maddesi hükmüne göre, 4734 sayılı Kanunun uygulanmasında görevli olan ihale komisyonu üyeleri; ihale süreci ile ilgili bütün işlemlere, isteklilerin iş ve işlemleri ile tekliflerin teknik ve mali yönlerine ilişkin olarak gizli kalması gereken bilgi ve belgelerle işin yaklaşık maliyetini ifşa edemezler, kendilerinin veya üçüncü şahısların yararına kullanamazlar. Aksine hareket edenler hakkında ilgisine göre 58 ve 60 inci maddelerde belirtilen müeyyideler uygulanır.
Sayıştay Temyiz Kurulunun 14.06.2016 tarih ve 42055 tutanak nolu kararında “Ayrıca bu açıklamalar çerçevesinde ihale, komisyonunda yer alan şahıslarında sorumlu olmamaları gerektiği, ödeme emrini imzalayan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır." denilmektedir.
Sayıştay ilamında Denetçi Görüşünün 8. Maddesinde açıkça yazıldığı üzere İhale komisyon üyesi olarak görevlendirilme nedeni ile görevin ihale sürecindeki değerlendirmeleri yapmak olduğu, ihalenin karara bağlanması ve sonuç ilanının yayımlanması ile birlikte komisyon ihale görevinin sona erdiği, İdare ile istekli arasında sözleşmenin imzalanması ile birlikte ihale süreci fiilen bitmiş ve işin yapılması süreci oluşmuş olduğu, bu süreç içerisinde yapılan iş ve işlemlerden komisyon üyelerinin sorumluluğu bulunmadığı, ”
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun “Harcama Yetkilisi ve Yetkilisi” başlıklı 31’ maddesinde yer alan "Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” hükmü gereği gerçekleştirilen yemek ihalesinde, yemek kartı verilmesine ilişkin hükümlere ve sonuçlara izin veren ihale yetkilisi ve ihale komisyon üyelerinin mevzuata aykırı ödemelerde sorumlulukları bulunmakta ise de, 5 sayılı itiraza karşı verilen yanımızda yer alan mantığa paralel şekilde, ihale komisyon görevinin 4734 sayılı Kanun’ un uygulanmasının gözetimi olduğundan ihale komisyonu üyelerinin ödemelerde sorumluğu olmadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle kamu zararı miktarından ödeme emirlerini imzalayanlar, (imzaladıkları kısımlardan) ile ödemeye sebep olacak oluru veren ihale ve aynı zamanda harcama yetkilisi destek Hizmetleri Dairesi Başkanı ...ve olur belgesini düzenleyen İhale Şube Müdür Vekili ... (Miktarın tamamından) sorumlu tutulacaktır.” denilmektedir.
2015/160865 İKN’lu “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alım İşi” ihalesine ihale komisyon üyesi olarak görevlendirilmem nedeni ile görevim ihale sürecindeki değerlendirmeleri yanmaktır. İhalenin karara bağlanması ve sonuç ilanının yayımlanması ile birlikte komisyon ihale görevim sonlanmıştır. İdare ile istekli arasında sözleşmenin imzalanması ile birlikte ihale süreci de fiilen bitmiş ve işin yapılma süreci oluşmuştur. İhale mevzuatına göre ihale komisyonlarının görev yetki ve sorumluluklarının, ihale sürecinin mevzuata uygun olarak yürütülmesi ve sonuçlandırılmasından ibaret olup, ihale konusu işin hangi yöntemlerle yapılması gerektiği yönünde herhangi bir değerlendirme yapma veya farklı yöntem belirleme yetkisi bulunmamaktadır. İhale komisyon üyeleri teknik ve idari şartnamelerin oluşturulmasında ve yaklaşık maliyetin hazırlanması aşamalarında görev almamaktadır. Komisyon üyeleri 4734 Sayılı Kanunun 60. maddesinde her ne kadar ihale sürecinde ki iş ve işlemlerden sorumlu tutulmuş ise de ihalenin parçalarından olan yaklaşık maliyetin hazırlanması, idari şartname ve teknik şartnamenin hazırlanması ile sözleşme tasarısının hazırlanması aşamalarının hiç birinde bulunmamaktadır. Sonraki aşamada ise hazırlanan bu belgelerin detaylıca inceleme fırsatının olmadığı aşikârdır. Kaldı ki; her bir komisyon üyesi farklı birimlerde farklı görev ve sorumluluklara haiz kimselerdir. Dolayısı ile ihale sürecindeki aksaklıklardan ihale komisyon üyelerinin sorumlu tutulmaması gerekmektedir.
İlamdaki kamu zararı olarak belirtilen ...TL bedelin ödenmesinde ihale komisyon üyelerinin görev yetki ve sorumlulukları bulunmamakta, bahse konu kamu zararının tamamı sözleşme sonrası yapılan ödemelerden kaynaklanmaktadır. İhale komisyonunun görevi ihalenin karara bağlanıp, sözleşmenin imzalanması ile bittiğinden, sözleşme sonrası yapılan iş ve işlemleri takip etme yetkisi de bulunmamaktadır. Memur Öğlen Yemeği, Hizmet Alım İşinde ödeme/hak ediş işlemleri ve memurdan kesilmesi gereken miktar Destek Hizmetleri ile İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlıklarınca yürütülmektedir. Memurdan kesilmesi gereken kesinti miktarı ile ilgili olarak gerek teknik şartnamede ve gerekse idari şartnamede herhangi bir atıf bulunmamakla birlikte memurdan kesilmesi gereken miktarın idari şartnamede bulunmasının bir gereği bulunmamaktadır. Çünkü memurdan kesilmesi gereken miktar yasa da açıkça belirlenmiş olup, sorumluluk tamamı ile icracı birim sorumluluğundadır. Bu bağlamda komisyon üyelerinin sorumlu tutulmaması gerekmektedir.”
Dilekçiler tüm bu sebeplerle T.C. Sayıştay 5. Dairesi 08 Mayıs 2018 tarih 101 tutanak nolu kararında belirtilen ...TL tutarındaki kamu zararının tazmini hükmüne ilişkin ihale komisyonu üyesi olmaları hasebiyle Temyiz aşamasında beraatlarını talep etmektedirler.
Aynı sorumlularca gönderilen aynı mahiyetteki ek temyiz dilekçesinde ise aynen;
“...Belediye Başkanlığınca yapılan memur yemek hizmet alımının 2017 yılına ait Sayıştay denetçileri tarafından çıkarılan kamu zararı ile ilgili olarak çağrıldığımız duruşmaya katılarak yaptığımız sözlü savunma ve sunulan belgelerin ( Teknik Şartname). İdari Şartname ve İhale Sözleşmesi) incelenmesi neticesinde ihale komisyon üyesi olarak kamu zararı ile ilgili her hangi bir kusurumuzun olmadığı ve kamu zararına sebebiyet oluşturan nedenlerin tamamının ihale sözleşmesi ve sonrası gerçekleştiği kanısına varılmış olup bu konu ile ilgili 26.02.2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilam Sayıştay sitesinde yayınlanmıştır. Yayınlanan söz konusu ilamda;
Konu ile ilgili olarak “5018 Sayılı kanun “harcama Talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde; Bütçelerde harcama yapılabilmesinin harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkün olabileceği, harcama talimatlarının, bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından sorumlu oldukları hükme bağlanmıştır.
“Giderlerin gerçekleşmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde ise Gerçekleşme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması mal veya hizmetin alınması, teslim alınmaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütecekleri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Usulüne uygun olarak yürütülen ve tamamlanan ihale sürecinde ihale komisyonu başkan ve üyelerinin sorumlulukları bulunmamakla birlikte, hukuka aykırı işlemin sübut bulduğu dikkate alınarak oluşan kamu zararında ödemeyi yapan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır, denmektedir. Ekte sunulan 26.02.2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilamın incelenmesi ve ihale komisyon üyesi olarak adıma çıkarılan kamu zararının kaldırılmasını;
Bilgilerinize arz ve talep ederim.” denilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
Başsavcılık Mütalaasında; Dilekçilerin yukarıda yer verilen dilekçelerine istinaden Sayıştay Başsavcılığının mütalaası şu şekildedir;
“İlamın 2 nci maddesinde özetle; Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alımı İşi” adı altında yemek yardımı hizmeti satın alınması sonucu oluşan ...TL tutarındaki kamu zararının, ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği görülmektedir
Sorumlunun savunmasında özetle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesine dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4, 5, 6, 7, ve 9 uncu maddelerine yer verilerek çalışan personelin öğle yemeği ihtiyacının 4734 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapıldığı ve yemek bedelinin de adı geçen Yönetmeliğe ve 2015/1 sayılı Bütçe Tebliğine uygun olarak ödendiği, yargı kararlarına göre memurlara yemek yardımının servisler aracılığıyla ihale edilip hizmet alımı olarak yapılmasına engel bir hükmün bulunmadığı, yemek yardımının yapılmasının bir hakkın çalışanlara verilmesi olduğu, bu nedenle yemek servislerinden anlaşmalı olan tüm yerlerden yemek yenmesinin amaçlandığı, yapılan ihaleyle de personelin yemek yardımından faydalanma hakkının korunduğu, son yıllarda Sayıştay tarafından verilen kararlarda da ticket olarak uygulanması bulunan ve karta para yüklenmek suretiyle karta ait şirketin anlaşmasının olduğu lokanta veya restoranlarda vb. yemek yenmesine imkan sağlayan ihalelere ilişkin olarak yapılan yemek yardımlarının mevzuata uygun olduğu yönünde kararlar verildiği, diğer taraftan kendisinin ihale komisyon üyesi olarak görevlendirildiği, 4734 sayılı İhale Kanun’unun 6 ncı maddesi ile Hizmet Alım İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 19 uncu maddesine ve ihale komisyonlarının görev sorumluluklarına yer verilmiş ve Öğle Yemeği Hizmet Alım İşi ihalesine ihale komisyon üyesi olarak görevlendirildiği ve görevinin ihale sürecindeki değerlendirmeleri yapmak olduğu, ihalenin karara bağlanması ve sonucun ilan edilmesinden sonra komisyonun görevini tamamladığı, ihale komisyon üyelerinin teknik ve idari şartnamenin hazırlanmasında görev almadıklarından sorumlulukları da bulunmadığı, memurlardan kesinti yapılacak tutarlara ilişkin şartnamelerde de herhangi bir hüküm bulunmadığından memurlardan yapılan kesintilerin eksik olması nedeniyle herhangi bir sorumluluklarının olmadığı ifade edilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Yiyecek Yardımı başlıklı 212 ncı maddesinde; Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunacağı hükme bağlanmıştır.
Bu maddeye dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, Devlet Memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemektir.”
3 üncü maddesinde; “Yiyecek yardımı yemek verme şeklinde yapılır. Bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmaz.”
hükmüne yer verilmiştir.
Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinde, yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı ve yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmayacağı belirtilmiştir.
Memur Yemek Hizmeti Alımına ait sözleşmenin konusunun ... Belediyesinde görev yapan memur ve sözleşmeli personele yemek verilmesi olmasına rağmen, yüklenicinin sunmuş olduğu tutanaklarda 4 adet restoran ve 8 adet alışveriş merkezi ile anlaşmasının bulunduğu, yüklenicinin anlaştığı ...firması tarafından Belediye personeli 574 kişiye özel kartlar verildiği, bu kartlar aracılığıyla alışveriş merkezlerinden yemek yardımının dışında değişik ürünleri temin etme imkanının sunulduğu, bu haliyle sistemin yemek yardımından ziyade sosyal yardım niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde; “Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır.” denilmektedir. Yönetmeliğin bu hükmü gereği, öğün başına tespit edilen maliyetin yarısının çalışanlardan tahsil edilmesi gerekmektedir. Ancak, bu tutar yerine 2016 yılı Bütçe Uygulama Tebliğinde yer alan tutarın çalışanların maaşlarından kesinti yapılmak suretiyle olması gerekenden daha az miktarda yemek bedelinin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Denetçi tarafından yapılan denetim neticesinde, Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 3 üncü maddesine aykırı şekilde yardım yapılması nedeniyle toplam; ...TL tutarında kamu zararı,
Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesine aykırı olarak bir öğün yemeğin maliyetinin yarısının tamamı yararlananlardan tahsil edilmeyerek çalışanlara bu şekilde kazanç sağlanması nedeniyle toplam; ...TL tutarında kamu zararı tespit edildiği görülmektedir.
Daire, 08.05.2015 tarih ve 101 sayılı ilamında, “... Belediyesi ile ...firması arasında düzenlenen "Memur Yemek Hizmeti Alımı" na ilişkin İşe Başlama Tutanağına ekli “Üye İş Yeri Noktaları” olarak 4 adet restoran, 8 adet alışveriş merkezi belirlenmiştir. Restoranlardan yemek hizmeti almak asıl olmakla birlikte alışveriş merkezlerinde hazır yemek veya yemek malzemesi dışında (Örneğin deterjan, giysi, züccaciye gibi) ürünler de alma imkanı tanınmıştır. Anılan hükümlerden anlaşıldığı üzere, 657 sayılı Kanun’a tabi personele yapılacak yiyecek yardımının kupon, kart, fiş, ticket gibi para temsili araçlar ve ihale suretiyle dışarıdan temin edilmesi şeklinde yapılması mümkün değildir. .” demek suretiyle, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alımı İşi” adı altında yemek yardımı hizmeti satın alınması sonucu oluşan ...TL tutarındaki kamu zararına tazmin kararı vermiştir.
Her ne kadar çalışanlara kart temin edilerek ve bu karta yüklenen puanlar çerçevesinde çalışanların yemek dışında başkaca ürün satın almalarına imkân tanınan bir sistem oluşturulmuşsa da çalışanların tamamının bu şekilde yararlandığını kabul etmek hakkaniyete uygun olmayacaktır. Belediye personelinin çoğunluğunun verilen yemek yardımını öğle yemeği yemek suretiyle kullandıklarını kabul etmek daha mantıklı olacağından yapılan ödemenin maaştan yapılan kesintiler düştükten sonraki kısmının kamu zararı olarak değerlendirilmesinin daha doğru olmayacağı düşünülmektedir.
Bu nedenle, Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde yer alan, “yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır ve yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır”, hükmü gereği bu şekilde tespit edilen tutarın kamu zararı olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, Daire Kararında ihale komisyon üyelerinin de tespit edilen kamu zararından dolayı sorumluluklarına karar verildiği görülmektedir. Yukarıda yapmış olduğumuz değerlendirmeler çerçevesinde belirlenen kamu zararının, yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmının yemek yiyenlerden alınmamış olması nedeniyle oluştuğu anlaşılmaktadır. İhale komisyon üyelerinin yemek yiyenlerden ne kadar yemek bedelinin kesileceğini belirleme ve kontrol etme görevi bulunmadığından bu konuda herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı değerlendirilmektedir. Dolaysıyla komisyon üyelerinin sorumlular arasından çıkarılması gerekir.
Bu itibarla, ihale komisyon üyelerinin sorumlular arasından çıkarılmasının uygun olacağı, diğer taraftan daire kararında tazmin tutarı olarak yer verilen ...TL tutarındaki kamu zararının, Yargılamaya Esas Raporda denetçi tarafından hesaplanarak belirlenen ...TL olarak kabul edilerek, daire kararının bu şekilde düzeltilerek tasdik edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Arz olunur.”
Dilekçilerin aynı mahiyetteki ek temyiz dilekçesine istinaden başsavcılık mütalaası şu şekildedir;
“İlamın 2 nci maddesinde özetle; Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alımı İşi” adı altında yemek yardımı hizmeti satın alınması sonucu oluşan ...TL tutarındaki kamu zararının, ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği görülmektedir
Sorumlunun savunmasında; “Devlet Memurları Yiyecek Yardımları Yönetmeliğine aykırı olarak Memur Öğle Yemeği Hizmet Alımı adı altında yemek hizmeti alımı sonucu ...-TL kamu zararına sebebiyet verildiğinin sorgu konusu edilmesi ile ilgili olarak ek savunmanıdır;
...Belediye Başkanlığınca yapılan memur yemek hizmet alımının 2017 yılına ait Sayıştay denetçileri tarafından çıkarılan kamu zararı ile ilgili olarak çağrıldığımız duruşmaya katılarak yaptığımız sözlü savunma ve sunulan belgelerin ( Teknik Şartname, İdari Şartname ve İhale Sözleşme) incelenmesi neticesinde ihale komisyon üyesi olarak kamu zararı ile ilgili her hangi bir kusurumuzun olmadığı ve kamu zararına sebebiyet oluşturan nedenlerin tamamının ihale sözleşmesi ve sonrası gerçekleştiği kanısına varılmış olup bu konu ile ilgili 26.02.2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilam Sayıştay sitesinde yayınlanmıştır.
Ekte sunulan 26.02.2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilamın incelenmesi ve ihale komisyon üyesi olarak adıma çıkarılan kamu zararının kaldırılmasını;
Bilgilerinize arz ve talep ederim.” denilmektedir.
- Dairenin 26. 02. 2019 tarih 365 karar ve 140 nolu ilamında; “Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda Belediye’de çalışan personele mevzuata aykırı bir şekilde yemek yerine elektronik karta para yüklemesi yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte kamu zararının hesabında; yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi, kamu zararı tutarının da, yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatındaki rakamlar arasındaki fark olması gerektiğinden,. . . ” denilmekte olup, Daire 2017 yılı hesabının yargılanması sonucunda vermiş olduğu kararında, yapılan yemek ihalesinin mevzuata uygun olarak yapıldığına, kamu zararının ise yemek yiyen memurlardan yapılan kesintinin eksik yapılmasından kaynaklandığına, dolaysıyla ihale sürecinde mevzuata aykırılık görmediği için de ihale komisyonu üyelerinin sorumluluğunun kaldırılmasına karar verdiği anlaşılmaktadır. Savcılığımız tarafından 2016 yılı hesabına ilişkin Temyiz Kuruluna yapılan itiraza verilen görüşümüzde bu mahiyettedir.
Bu itibarla, ihale komisyon üyelerinin talepleri yerinde görüldüğünden ihale komisyon üyelerinin sorumlular arasından çıkarılmasının uygun olacağı, diğer taraftan daire kararında tazmin tutarı olarak yer verilen ...TL nın da Yargılamaya Esas Raporda denetçi tarafından hesaplanarak belirlenen ...TL olarak kabul edilip, daire kararının bu şekilde düzeltilerek tasdik edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.
Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...tarafından sunulan 12.10.2018 tarihli temyiz dilekçesinde özetle;
2016 yılı ekonomik dengelerdeki değişikliğe rağmen sabit ve değişmez fiyatlarla işin yapılmış olması kurumun zarar yerine aksine memurların zararının söz konusu olduğu, yapılan ihalede kurum menfaatleri ve karı ön plana çıkarılmış olduğundan kurumun zarara uğratıldığı şeklindeki görüşe katılınmadığı, öğle yemeği yardımı; 5018 sayılı ve 4734 sayılı Kanunlara uygun olarak ihale yoluyla hizmet alımı yapılmak suretiyle gerçekleştirildiği ve tüm ödemelerin yüklenici firmaya yapıldığı, mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmadığı,657 sayılı Kanunun 212 nci maddesinde miktar ve taban/tavan sınırların belirlenmediği dolayısıyla kurumun imkanları kapsamında en uygun ve sürdürülebilir makul bir sınır olması gerektiğinin anlaşıldığı, denetçi kararlarının dayanağının 657/212 nci madde ve bu maddeye göre çıkarılan yönetmelik olduğu belirtilmekle birlikte, memur aleyhine yorum ve izahatta bulunduğunun görüldüğü, adı geçen yönetmeliğin 3 ve 4 üncü maddelerine ve 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği (sıra no: 1) hükümlerine yer verilerek, Maliye Bakanlığı yetkili kurum olarak belirlediği asgari oran ve derecelerde kesintilerin uygulamada aynen uygulandığı, yüksek yargı kararlarına göre memurlara yemek yardımının servisler aracılığıyla ihale edilip hizmet alımı olarak yapılmasına engel bir hükmün bulunmadığı, belediyenin merkez ve taşra olmak üzere tüm ilçelerde hizmet verdiği ve dolaysıyla dağınık bir yapıya sahip olduğu bu da personelin aynı yerde yemek yemesini imkansızlaştırdığı, bu çerçevede yemek yardımının yapılmaması ise bir hakkın verilmemesi anlamına geldiği, bu nedenle yemek servileriyle anlaşmalı olan tüm yerlerde yemek verilmesinin amaçlandığı ve bu böylece yemek yardımından faydalanma hakkının korunduğu, memurlara yapılan yemek yardımı bütçeye konulan memur yiyecek yardımı ödeneğini aşmadığından mevzuata aykırı bir ödemede bulunulmadığı belirtilerek, kamu zararına ilişki ilam bozularak temyizen kaldırılması talep edilmektedir. Belirtilmiştir.
Başsavcılık Mütalaası;
Dilekçi ...tarafından sunulan 12.10.2018 tarihli temyiz dilekçesine ilişkin başsavcılık mütalaasında; “İlamın 2 nci maddesinde özetle; Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alımı işi” adı altında yemek yardımı hizmeti satın alınması sonucu oluşan ...TL tutarındaki kamu zararının, ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği görülmektedir
...savunmasında özetle; 2016 yılı ekonomik dengelerdeki değişikliğe rağmen sabit ve değişmez fiyatlarla işin yapılmış olması kurumun zarar yerine aksine memurların zararının söz konusu olduğu, yapılan ihalede kurum menfaatleri ve karı ön plana çıkarılmış olduğundan kurumun zarara uğratıldığı şeklindeki görüşe katılınmadığı, öğle yemeği yardımı; 5018 sayılı ve 4734 sayılı Kanunlara uygun olarak ihale yoluyla hizmet alımı yapılmak suretiyle gerçekleştirildiği ve tüm ödemelerin yüklenici firmaya yapıldığı, mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmadığı,657 sayılı Kanunun 212 nci maddesinde miktar ve taban/tavan sınırların belirlenmediği dolayısıyla kurumun imkanları kapsamında en uygun ve sürdürülebilir makul bir sınır olması gerektiğinin anlaşıldığı, denetçi kararlarının dayanağının 657/212 nci madde ve bu maddeye göre çıkarılan yönetmelik olduğu belirtilmekle birlikte, memur aleyhine yorum ve izahatta bulunduğunun görüldüğü, adı geçen yönetmeliğin 3 ve 4 üncü maddelerine ve 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği (sıra no: 1) hükümlerine yer verilerek, Maliye Bakanlığı yetkili kurum olarak belirlediği asgari oran ve derecelerde kesintilerin uygulamada aynen uygulandığı, yüksek yargı kararlarına göre memurlara yemek yardımının servisler aracılığıyla ihale edilip hizmet alımı olarak yapılmasına engel bir hükmün bulunmadığı, belediyenin merkez ve taşra olmak üzere tüm ilçelerde hizmet verdiği ve dolaysıyla dağınık bir yapıya sahip olduğu bu da personelin aynı yerde yemek yemesini imkansızlaştırdığı, bu çerçevede yemek yardımının yapılmaması ise bir hakkın verilmemesi anlamına geldiği, bu nedenle yemek servileriyle anlaşmalı olan tüm yerlerde yemek verilmesinin amaçlandığı ve bu böylece yemek yardımından faydalanma hakkının korunduğu, memurlara yapılan yemek yardımı bütçeye konulan memur yiyecek yardımı ödeneğini aşmadığından mevzuata aykırı bir ödemede bulunulmadığı belirtilerek, kamu zararına ilişki ilam bozularak temyizen kaldırılması talep edilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yiyecek Yardımı” başlıklı 212 nci maddesinde; Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunacağı hükme bağlanmıştır.
Bu maddeye dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, Devlet Memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemektir.”
“Yardım Şekli” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Yiyecek yardımı yemek verme şeklinde yapılır. Bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmaz.”
“Yardımın şartları” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödenek, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödenir. (Ek cümle: 20/11/2017- 2017/11180 K.) Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler sadece yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş tarafından yapılır. Yemek servisi, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabilir. (Ek cümle: 20/11/2017- 2017/11180 K.) Yiyecek yardımı bu şekilde kurulan yemek servislerinde yapılır ”hükmüne yer verilmiştir.
Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinde, yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı ve yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmayacağı belirtilmiştir.
Memur Yemek Hizmeti Alımına ait sözleşmenin konusunun ... Belediyesinde görev yapan memur ve sözleşmeli personele yemek verilmesi olmasına rağmen, yüklenicinin sunmuş olduğu tutanaklarda 4 adet restoran ve 8 adet alışveriş merkezi ile anlaşmasının bulunduğu, yüklenicinin anlaştığı ...firması tarafından Belediye personeli 574 kişiye özel kartlar verildiği, bu kartlar aracılığıyla alışveriş merkezlerinden yemek yardımının dışında değişik ürünleri temin etme imkanının sunulduğu, bu haliyle sistemin yemek yardımından ziyade sosyal yardım niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde; “Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır.” denilmektedir. Yönetmeliğin bu hükmü gereği, öğün başına tespit edilen maliyetin yarısının çalışanlardan tahsil edilmesi gerekmektedir. Ancak, bu tutar yerine 2016 yılı Bütçe Uygulama Tebliğinde yer alan tutarın çalışanların maaşlarından kesinti yapılmak suretiyle olması gerekenden daha az miktarda yemek bedelinin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Denetçi tarafından yapılan denetim neticesinde, Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 3 üncü maddesine aykırı şekilde yardım yapılması nedeniyle toplam; ...TL tutarında kamu zararı,
Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesine aykırı olarak bir öğün yemeğin maliyetinin yarısının tamamı yararlananlardan tahsil edilmeyerek çalışanlara bu şekilde kazanç sağlanması nedeniyle toplam; ...TL tutarında kamu zararı tespit edildiği görülmektedir.
Daire 08.05.2015 tarih ve 101 sayılı ilamında, ... Belediyesi ile ...firması arasında düzenlenen "Memur Yemek Hizmeti Alımı" na ilişkin İşe Başlama Tutanağına ekli “Üye İş Yeri Noktaları” olarak 4 adet restoran, 8 adet alışveriş merkezi belirlenmiştir. Restoranlardan yemek hizmeti almak asıl olmakla birlikte alışveriş merkezlerinde hazır yemek veya yemek malzemesi dışında (Örneğin deterjan, giysi, züccaciye gibi) ürünler de alma imkanı tanınmıştır. Anılan hükümlerden anlaşıldığı üzere, 657 sayılı Kanun’a tabi personele yapılacak yiyecek yardımının kupon, kart, fiş, ticket gibi para temsili araçlar ve ihale suretiyle dışarıdan temin edilmesi şeklinde yapılması mümkün değildir. ...” demek suretiyle, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alımı İşi” adı altında yemek yardımı hizmeti satın alınması sonucu oluşan ...TL tutarındaki kamu zararına tazmin kararı vermiştir.
Her ne kadar çalışanlara kart temin edilerek ve bu karta yüklenen puanlar çerçevesinde çalışanların yemek dışında başkaca ürün satın almalarına imkan tanınan bir sistem oluşturulmuşsa da çalışanların tamamının bu şekilde yararlandığını kabul etmek hakkaniyete uygun olmayacaktır. Belediye personelinin çoğunluğunun verilen yemek yardımını öğle yemeği yemek suretiyle kullandıklarını kabul etmek daha mantıklı olacağından yapılan ödemenin maaştan yapılan kesintiler düştükten sonraki kısmının tamamının kamu zararı olarak değerlendirilmesinin daha doğru olmayacağı düşünülmektedir.
Bu nedenle, Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde yer alan, “yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır ve yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır”, hükmü gereği bu şekilde tespit edilen tutarın kamu zararı olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, daire kararında tazmin tutarı olarak yer verilen ...TL kamu zararı tutarı, ...TL şeklinde düzeltilerek daire kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” belirtilmiştir.
Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...tarafından sunulan 01.10.2018 tarihli temyiz dilekçesinde özetle;
Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesine, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin ilgili maddelerine yer verilerek ve Sayıştay Genel Kurulunun değişik tarihlerde almış olduğu kararlara yer verilerek, idarece yapılan tüm işlemlerin yasal düzenlemelere uygun olarak yapılmış olması nedeniyle herhangi bir kamu zararına neden olunmadığı, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde yer alan kurum bütçesinden karşılanacak kısmın yemek maliyetinin yarısını aşmaması hükmü ile uyumluluk sağlandığı, bunun sonucu olarak da memurlara verilen öğle yemeğinin maliyetinin ancak yarısı kurum tarafından karşılanacak kalan yarısı ise Bütçe uygulama Talimatıyla belirlenen en az bedelden az olmamak üzere memurlardan katkı payı olarak tahsil edildiği, yüksek yargı kararlarına göre memurlara yemek yardımının servisler aracılığıyla ihale edilip hizmet alımı olarak yapılmasına engel bir hükmün bulunmadığı, belediyenin merkez ve taşra olmak üzere tüm ilçelerde hizmet verdiği ve dolaysıyla dağınık bir yapıya sahip olduğu bu da personelin aynı yerde yemek yemesini imkansızlaştırdığı, bu çerçevede yemek yardımının yapılmaması ise bir hakkın verilmemesi anlamına geldiği, bu nedenle yemek servileriyle anlaşmalı olan tüm yerlerde yemek verilmesinin amaçlandığı ve bu böylece yemek yardımından faydalanma hakkının korunduğu, memurlara yapılan yemek yardımı bütçeye konulan memur yiyecek yardımı ödeneğini aşmadığından mevzuata aykırı bir ödemede bulunulmadığı belirtilerek, kamu zararına ilişki ilam bozularak temyizen kaldırılması talep edilmektedir.
Sorumlu Harcama Yetkilisi ...tarafından sunulan 01.10.2018 tarihli temyiz dilekçeye istinaden başsavcılık mütalaasında;
“...Belediyesi 2016 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 08.05.2018 tarih ve 101 no.lu ilamın 2 nci maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden ...ilgi yazı ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelendi.
ilamın 2 nci maddesinde özetle; Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alımı işi” adı altında yemek yardımı hizmeti satın alınması sonucu oluşan ...TL tutarındaki kamu zararının, ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği görülmektedir
...savunmasında özetle; Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesine, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin ilgili maddelerine yer verilerek ve Sayıştay Genel Kurulunun değişik tarihlerde almış olduğu kararlara yer verilerek, idarece yapılan tüm işlemlerin yasal düzenlemelere uygun olarak yapılmış olması nedeniyle herhangi bir kamu zararına neden olunmadığı, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde yer alan kurum bütçesinden karşılanacak kısmın yemek maliyetinin yarısını aşmaması hükmü ile uyumluluk sağlandığı, bunun sonucu olarak da memurlara verilen öğle yemeğinin maliyetinin ancak yarısı kurum tarafından karşılanacak kalan yarısı ise Bütçe uygulama Talimatıyla belirlenen en az bedelden az olmamak üzere memurlardan katkı payı olarak tahsil edildiği, yüksek yargı kararlarına göre memurlara yemek yardımının servisler aracılığıyla ihale edilip hizmet alımı olarak yapılmasına engel bir hükmün bulunmadığı, belediyenin merkez ve taşra olmak üzere tüm ilçelerde hizmet verdiği ve dolaysıyla dağınık bir yapıya sahip olduğu bu da personelin aynı yerde yemek yemesini imkansızlaştırdığı, bu çerçevede yemek yardımının yapılmaması ise bir hakkın verilmemesi anlamına geldiği, bu nedenle yemek servileriyle anlaşmalı olan tüm yerlerde yemek verilmesinin amaçlandığı ve bu böylece yemek yardımından faydalanma hakkının korunduğu, memurlara yapılan yemek yardımı bütçeye konulan memur yiyecek yardımı ödeneğini aşmadığından mevzuata aykırı bir ödemede bulunulmadığı belirtilerek, kamu zararına ilişki ilam bozularak temyizen kaldırılması talep edilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yiyecek Yardımı” başlıklı 212 nci maddesinde; Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunacağı hükme bağlanmıştır.
Bu maddeye dayanılarak çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, Devlet Memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemektir.”
“Yardım Şekli” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Yiyecek yardımı yemek verme şeklinde yapılır. Bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmaz.”
“Yardımın şartları” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödenek, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödenir. (Ek cümle: 20/11/2017- 2017/11180 K.) Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler sadece yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş tarafından yapılır. Yemek servisi, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabilir. (Ek cümle: 20/11/2017- 2017/11180 K.) Yiyecek yardımı bu şekilde kurulan yemek servislerinde yapılır ”
hükmüne yer verilmiştir.
Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinde, yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı ve yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmayacağı belirtilmiştir.
Memur Yemek Hizmeti Alımına ait sözleşmenin konusunun ... Belediyesinde görev yapan memur ve sözleşmeli personele yemek verilmesi olmasına rağmen, yüklenicinin sunmuş olduğu tutanaklarda 4 adet restoran ve 8 adet alışveriş merkezi ile anlaşmasının bulunduğu, yüklenicinin anlaştığı ...firması tarafından Belediye personeli 574 kişiye özel kartlar verildiği, bu kartlar aracılığıyla alışveriş merkezlerinden yemek yardımının dışında değişik ürünleri temin etme imkanının sunulduğu, bu haliyle sistemin yemek yardımından ziyade sosyal yardım niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde; “Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır.” denilmektedir. Yönetmeliğin bu hükmü gereği, öğün başına tespit edilen maliyetin yarısının çalışanlardan tahsil edilmesi gerekmektedir. Ancak, bu tutar yerine 2016 yılı Bütçe Uygulama Tebliğinde yer alan tutarın çalışanların maaşlarından kesinti yapılmak suretiyle olması gerekenden daha az miktarda yemek bedelinin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Denetçi tarafından yapılan denetim neticesinde, Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 3 üncü maddesine aykırı şekilde yardım yapılması nedeniyle toplam; ...TL tutarında kamu zararı,
Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesine aykırı olarak bir öğün yemeğin maliyetinin yarısının tamamı yararlananlardan tahsil edilmeyerek çalışanlara bu şekilde kazanç sağlanması nedeniyle toplam; ...TL tutarında kamu zararı tespit edildiği görülmektedir.
Daire 08.05.2015 tarih ve 101 sayılı ilamında, ... Belediyesi ile ...firması arasında düzenlenen "Memur Yemek Hizmeti Alımı" na ilişkin İşe Başlama Tutanağına ekli “Üye İş Yeri Noktaları” olarak 4 adet restoran, 8 adet alışveriş merkezi belirlenmiştir. Restoranlardan yemek hizmeti almak asıl olmakla birlikte alışveriş merkezlerinde hazır yemek veya yemek malzemesi dışında (Örneğin deterjan, giysi, züccaciye gibi) ürünler de alma imkanı tanınmıştır. Anılan hükümlerden anlaşıldığı üzere, 657 sayılı Kanun’a tabi personele yapılacak yiyecek yardımının kupon, kart, fiş, ticket gibi para temsili araçlar ve ihale suretiyle dışarıdan temin edilmesi şeklinde yapılması mümkün değildir. ...” demek suretiyle, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğine aykırı olarak “Memur Öğlen Yemeği Hizmet Alımı İşi” adı altında yemek yardımı hizmeti satın alınması sonucu oluşan ...TL tutarındaki kamu zararına tazmin kararı vermiştir.
Her ne kadar çalışanlara kart temin edilerek ve bu karta yüklenen puanlar çerçevesinde çalışanların yemek dışında başkaca ürün satın almalarına imkan tanınan bir sistem oluşturulmuşsa da çalışanların tamamının bu şekilde yararlandığını kabul etmek hakkaniyete uygun olmayacaktır. Belediye personelinin çoğunluğunun verilen yemek yardımını öğle yemeği yemek suretiyle kullandıklarını kabul etmek daha mantıklı olacağından yapılan ödemenin maaştan yapılan kesintiler düştükten sonraki kısmının tamamının kamu zararı olarak değerlendirilmesinin daha doğru olmayacağı düşünülmektedir.
Bu nedenle, Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde yer alan, “yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır ve yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır”, hükmü gereği bu şekilde tespit edilen tutarın kamu zararı olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, daire kararında tazmin tutarı olarak yer verilen ...TL kamu zararı tutarı, ...TL şeklinde düzeltilerek daire kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” Denilmektedir.
Yapılan duruşmada duruşmaya katılan; ... temyiz dilekçelerinde belirttikleri hususları tekrarlayarak ilam hükmünün kaldırılmasını/bozulmasını talep etmişlerdir.
Savcılık makamı ise önceki mütalaalarında belirtiği hususları tekrarlayarak ilam hükmünün bozulmasını talep etmiştir.
Duruşma talep eden sorumlulardan ... duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, duruşmada hazır bulunmama sebeplerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği anlaşılmıştır.
Diğer sorumlular ...ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; Temyiz başvurusunda bulunanların iddialarından ve gösterilen Temyiz Kurulu emsal kararları çerçevesinde konu tekrar ele alınmıştır.
Konunun esasıyla ilgili olarak;
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Yiyecek Yardımı" başlıklı 212 inci maddesi uyarınca çıkanları Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin "Yemek Servisi Giderleri" başlıklı 4 üncü maddesinde;
"Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak, üzere bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.
Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2255 sayılı 'Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkındaki Kanun'a göre tayın bedeli verilen personel İle sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı-kendilerinden alınır.” denilmektedir.
Öte yandan "2012 yılı Bütçe Kanununu eklenen ve Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esasları Düzenleyen (E) Cetveli" nin 34. maddesinde “657 sayılı Kanunun 212 nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 19/11/1986 tarihli ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesi uyarınca yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere kurum bütçelerinden yapılan yemek yardımı Ankara, İstanbul ve İzmir illerinin büyükşehir belediyesi sınırları içinde görev yapan personel için yemek maliyetlerinin azami üçte ikisi olarak uygulanabilir.” Denilmiştir.
Buna göre kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğinden yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere harcama yapılabileceğinden, yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup, kurumlar yemek maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebilecektir.
Bu nedenle Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen miktarlar en az alınması gereken miktarı ifade etmektedir. Eğer bütçe uygulama talimatında belirtilen miktarlar üzerinden kişilerden tahsil edilen bedel, yemeğin maliyetinin kalanını karşılamaya yetmiyorsa, kişilerden tahsil edilen miktarın yemeğin maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde artırılması veya yemeğin maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yemek maliyetinin yarısından fazla bir miktarı bütçeden karşılanmış olacaktır ki bu da yukarıda ifade edilen Bütçe Kanunu hükmüne aykırıdır. Ayrıca devlet memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek amacıyla hazırlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin "Yardım Şekli" başlıklı 3’üncü maddesinde yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı ve bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmayacağı açık bir şekilde ifade edilmektedir.
Bahsi geçen Yönetmeliğin "Yardımın Şartları" başlıklı 5. maddesinde yer alan: "Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödenek memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyette kuruluşa ödenir” hükmü karşısında, özel firmalardan yemek teminine açıkça cevaz verilmediği anlaşılmakta ise de bunun Kanunda öngörülmüş sosyal bir hak oluşu, bu hakkın bir şekilde yerine getirilmesi gerekliliği; aksi halde, yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlara nazaran Kanunda öngörülmüş bir haktan mahrum bırakılma gibi eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olacağı hususları göz önüne alındığında, bu tür bir uygulamanın memur lehine değerlendirilerek kabul edilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla yemek yardımından yararlananlardan yemek maliyetinin yarısının kesilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Kamu zararı tutarı yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen bütçe uygulama talimatı rakamı arasındaki farkın olması gerekmektedir.
Sorumluluk yönünden;
4734 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinde “hizmet” kavramı tanımlanırken “yemek hazırlama ve dağıtım” işi hizmet kapsamında değerlendirilmiş, ihalenin yapıldığı dönemde yürürlükte olan Kamu İhale Genel Tebliğinin 74.5.1 ve 74.5.2 inci maddelerinde yemek hazırlama ve dağıtım hizmetinin idarelerin kendi hizmet binalarında veya diğer görev sahalarında gerçekleştirilen hizmetler olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu Tebliğ hükmünden görüleceği üzere yemek hazırlama ve dağıtım işinin mekânsal sınırı, idarelerin kendi hizmet binalarının yanı sıra, idarelerin hizmet ağının geniş olması halinde diğer görev sahalarında da yapılabileceği ifade edilmiştir.
Temyiz konusu ilamın ilişkin olduğu ...Belediyesi’nin de bu kapsamda değerlendirilmesi kaçınılmaz olduğundan, memurların görev yaptıkları tüm alanların görev sahası olarak düşünülmesi gerekliliği hususu açıktır. Nitekim düzenleyici nitelikte bir idari işlem olsa da Maliye Bakanlığı Bütçe Mali ve Kontrol Genel Müdürlüğünün Kamu ihale Kurumu Başkanlığına yazmış olduğu 07.05.2008 tarih ve B.07.0.BMK.0.15-115458-44/6071 sayılı görüş yazısında; kurumların çeşitli nedenlerde öğle yemeklerini mutfaklarından sağlayamamaları halinde, kurum bütçelerine bu amaçla konulan ödeneğin Devlet Memurları yiyecek yardımı Yönetmeliğinde belirtilen esaslar çerçevesinde oluşturulacak yemek servisine aktarılması ve kurum bünyesinde kurulacak yemekhanede servise sunulacak yemeklerin de söz konusu yemek servisince, bu amaçla bütçeye konulan ödenek ile yemek yiyecek personelden alınacak yemek bedelleri dikkate alınmak suretiyle ihale edilerek piyasadan satın alınmasının mümkün olabileceğinin değerlendirildiği ifade edilmiştir.
Konuya ilişkin bir diğer önemli husus, 4734 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde muhtelif değişiklikler yapılmış olmasına karşın, yiyecek yardımının nakit para ve para temsili araçlar sağlanarak veya civardaki lokantalara bedeli ödenmek suretiyle temin edilebilmesine dönük engelleyici bir düzenlemeye gidilmemesidir.
Tüm bu sebeplerle verilen talimat üzerine yapılması gereken ihaleyi gerçekleştirmekle görevli ihale komisyonunda yer alan başkan ve üyelerin sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, ilamda ahiz listesi yer almamaktadır. Ancak; Sayıştay ilâmlarının muhatabı, ilâmda kendilerine tazmin hükmü verilen kişiler olmakla İlâmlarda gösterilen tutarların bu kişilerce Belediyeye ödenmesinden sonra, bunların ödemenin yapıldığı üçüncü kişilere rücu etmesi, sorumlularla ahizler arasında ayrı bir hukuki ilişkinin konusunu teşkil etmektedir. Sayıştay Dairelerinin Çalışma Usul Ve Esaslarının “İlamların Düzenlenmesi” başlıklı 17’nci maddesinin 2’nci fıkrasının “e” bendinde “Kararın hukuki dayanakları ile gerekçesi, tazmin hükmolunan hallerde tazmin miktarı ve uygulanacak faizin başlangıç tarihi ile ödeme tutarlarına ait ahiz listesi” denildiğinden, ilama ahiz listesinin de eklenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden hüküm tesisini teminen 101 sayılı ilamın 2. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın kararı veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üyeler ...’IN aşağıda yazılı ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
25.09.2019 tarihinde karar verilmiştir.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler ...karşı oy gerekçesi;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 212 nci maddesinde: “Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur.” hükmüne yer verilmiş ve bu hüküm uyarınca hazırlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının, Devlet Memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, bu Yönetmeliğin 657 sayılı Kanuna tabi memurlar hakkında uygulanacağı; “Yardım Şekli” başlıklı 3 üncü maddesinde, yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı, bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulamayacağı; “Yardımın Şartları” başlıklı 5 inci maddesinde; Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödeneğin, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödeneceği, yemek servisi, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Söz konusu Yönetmelikte yer alan düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda, 657 sayılı Kanuna tabi personele yiyecek yardımı, belli şartların gerçekleşmesi durumunda kurulacak yemek servisi aracılığıyla “yemek verme” şeklinde yapılabilecek bir yardım olup, kupon, kart, fiş, ticket gibi para temsili araçlar sağlanarak dışarıdan temin edilerek yapılması mümkün değildir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, mal veya hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinin bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde de, “Bu Kanunun uygulanmasında Hizmet: Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri, (...) ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. İhale dokümanında yer alan bilgilere göre, para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanmasının, Kamu İhale Kanununun yukarıya alınan hizmet tanımında yer alan “yemek hazırlama ve dağıtım” hizmeti olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki 4734 sayılı Kanun, kamu idarelerinin hangi tür harcamaları yapabileceklerini düzenleyen ve bunlara izin veren bir kanun değildir. “Mal” ve “hizmet” alımları ile “yapım” işlerinin ihalelerini kapsayan Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan hizmet kavramı kapsamında “yemek hazırlama ve dağıtım” hizmetinin sayılmış olması, idarelere sınırsız bir şekilde bu hizmeti diledikleri gibi (yiyecek yardımının, restoran, cafe, market vb. yerlerde para yerine geçen bir ödeme aracı olan kart ile yapılması şeklinde) ihale ile tedarik edebilecekleri anlamına gelmemektedir. Kanunun 4 üncü maddesindeki tanımlamalarda, idarelerce alım yapılması planlanan ihtiyaçların, hangi alım türünün (mal, hizmet veya yapım) kapsamına girdiği ortaya konulmakta olup, ihtiyaca uygun alım türüne göre ihaleye hazırlık yapılması ve ihalenin gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret edilmektedir. Yani idarelerce örneğin “yemek hazırlama ve dağıtım” ihtiyacının, bu Kanun kapsamında ancak “hizmet” olarak ihaleye çıkarılabileceği; aksine idarelerin bu ihtiyaç için örneğin “mal” veya “yapım” ihalesi yapamayacakları vurgulanmaktadır. İlama konu olayda ihalesi yapılan “yemek” yardımının tedarik yöntemi, kapsamı ve içeriği, 657 sayılı Kanun ve Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde belirlenmiştir. İdareler bu iki mevzuatta belirlenen içerik ve tedarik yöntemlerine uyulmak kaydıyla, yemek hizmetini 4734 sayılı Kanun çerçevesinde ihale yaparak veya kendi kurumsal imkânlarıyla yemek hazırlayarak karşılayabilecektir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda, yiyecek yardımının, restoran, cafe, market vb. yerlerde para yerine geçen bir ödeme aracı olan kart ile yapılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi 1 inci fıkrasında kamu zararı tanımlanmış, 2 nci fıkrasında da bu zararın belirlenmesinde esas alınacak kriterler düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kanunda, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterlerden birisi olarak sayılmıştır. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, para temsili araçlar ile yemek ihtiyacının dışarıdan karşılanması ile ilgili idare işlemi, Yiyecek Yardımı Yönetmeliği ve Kamu İhale Kanununa aykırı olduğundan, bu işlem neticesi yapılan ödeme, mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme mahiyetindedir.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 101 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen ...TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, karar verilmesi gerekir.
Üye ... karşı oy gerekçesi:
İlam hükmünün esas yönünden tasdikine katılmakla birlikte sorumluluk yönünden, ihale komisyon üyeleri ihaleleri mevzuata uygun olarak yürütmek ve sonuçlandırmakla yükümlü olup sorumluluklarının da bu çerçevede belirlenmesi gerekir.
Dolayısıyla aşağıda belirttiğim gerekçelerle ihale komisyonunun, ilamdaki kamu zararından dolayı sorumlu tutulması yönündeki ilam hükmüne katılmıyorum.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki yemek yardımı, 657 sayılı Kanun ile Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin düzenlediği bir konu olup, ihale mevzuatı ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla yemek yardımının hangi usul ile veya nasıl yapılacağına, bahse konu mevzuat uyarınca, idarelerin üst kademe yöneticileri tarafından karar verilmektedir. Söz konusu karar ihaleden çok önce alınarak ilk süreç tamamlanmış olmaktadır.
Bilahare ikinci süreç olarak, üst yönetim tarafından alınan bu karar, ihale hazırlık birimine bildirilerek, bu konuda ihale hazırlıklarına başlanılması ve ihale işlem dosyasının alınan karar çerçevesinde hazırlanması talimatı verilir.
Üçüncü aşamada ise ihale komisyonuna iletilen dosya çerçevesinde ihale komisyonu ihaleyi sonuçlandırır.
Bu süreçte ihale komisyonunun, ihale süreci ve “ihale” mevzuatı ile hiçbir ilgisi bulunmayan “yemek yardımının hangi usul ile veya nasıl yapılacağı” konusunu araştırma yetkisi ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Çünkü ihale komisyonu ancak; ihale işlem dosyasının, verilen tekliflerin, ihale sürecinde gerçekleşen işlemlerin, bir başka deyişle doğrudan “ihale” ile ilgili olan hususların, yine ihale mevzuatına uygunluğunu incelemek ve değerlendirmek yükümlülüğü vardır. Örneğin ihaleden önce ihale işlem dosyası kapsamında yer alan ilan metninde bir hata gördüğü takdirde ihalenin yapılmaması yönünde karar alabilir. Veya idari şartnamede düzenlenen ihale yeterlik kriterlerinin hatalı olduğunu saptadığı taktirde, yine benzer bir karar alabilecektir. Dolayısıyla ihale komisyonu üyeleri, ancak ilgili harcama birimi tarafından hazırlanmış ve kendilerine havale edilmiş ihale işlem dosyası çerçevesinde ve ihale mevzuatına uygun olarak ihaleyi gerçekleştirmekten ve sonuçlandırmaktan sorumludur.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve bu Kanun çerçevesinde çıkartılan ikincil mevzuatın hiçbir yerinde, ihale konusu işin (mal veya hizmet alımı, yapım) gerçekleştirilmesi konusunda bir hata bulunduğu gerekçesiyle, ihalenin yapılıp yapılamayacağı konusunda ihale komisyonuna açık bir yetki verilmemiştir. Çünkü ihale konusu işin gerçekleştirilmesine ilişkin tercih edilen yöntem, tamamen “teknik” bir konu olup idareye aittir. Bu tür konuları ihale komisyonunun inceleme sorumluluğuna bırakmak çok yanlış bir sürecin başlamasına yol açabilecektir. Böyle bir yetkinin veya sorumluluğun bulunduğunu iddia etmek; örneğin bir bina yapım işinde idarenin tercih etmiş olduğu teknik yapım usulleri (örneğin projede, temel kısmında fore kazık kullanılması ile ilgili idarenin tercihleri) konusunda ihale komisyonunun karar vermesinin beklenmesini gerektirecektir. Böyle bir durumda işin yapımı sırasında yapılan uygulama ve denetimlerde, örneğin temelde kullanılacak fore kazık imalatındaki yanlış tercih ve hatalardan dolayı, ihale komisyonu üyelerini de sorumlu tutmak gibi hatalı bir yola girilmiş olacaktır. Tekrar etmek gerekirse, ihale komisyonu, ihale dokümanı kapsamında yer alan doküman ve düzenlemelerde, ihale mevzuatı ile ilgili olmayan tercihlere dayalı düzenlemeleri inceleme yetki ve sorumluluğu yoktur. Elbette ihale dokümanında, örneğin yeterlik değerlendirmesinde kullanılacak kriter ve belgeler konusunda, idarenin yaptığı tercih ve düzenlemelerde bir hata varsa, ihale komisyonu buna ilişkin itirazını yapmak, hatta sırf bundan dolayı ihalenin iptalini idareden istemek yetkisini haizdir.
Kaldı ki 4734 sayılı Kanundaki;
“Bütün tekliflerin reddedilmesi ve ihalenin iptali
Madde 39- (…)(1) İhale komisyonu kararı üzerine idare, verilmiş olan bütün teklifleri reddederek ihaleyi iptal etmekte serbesttir”.
Hükmünde ve
İhalenin karara bağlanması ve onaylanması
Madde 40- 37 ve 38 inci maddelere göre yapılan değerlendirme sonucunda ihale, ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren isteklinin üzerinde bırakılır.
İhale komisyonu gerekçeli kararını belirleyerek, ihale yetkilisinin onayına sunar. Kararlarda isteklilerin adları veya ticaret unvanları, teklif edilen bedeller, ihalenin tarihi ve hangi istekli üzerine hangi gerekçelerle yapıldığı, ihale yapılmamış ise nedenleri belirtilir.”
Hükümlerinde yer alan ihalenin iptali veya ihalenin yapılmaması konusunda ihale komisyonuna verilen yetkilerin, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, sadece ihale mevzuatına uygun olmayan durumların varlığının tespiti halinde kullanılabileceğini kabul etmek zorunludur. Dolayısıyla, ihale süreci ve “ihale” mevzuatı ile hiçbir ilgisi bulunmayan “yemek yardımının hangi usul ile veya nasıl yapılacağı” konusundaki hatalı tercihler nedeniyle, ihale komisyonunun ihaleyi iptal yetkisini kullanmadığını gerekçe göstererek, ihale komisyonunu da sorumlu tutmak hatalı bir yaklaşım olacaktır.
Kısaca, yemek yardımının veriliş usulü konusunda ihale komisyonu üyelerinin takdir yetkisi veya ihaleyi yapmama yetkisi bulunmamaktadır. Somut olayda ihalenin yürütülmesi ve sonuçlandırmasıyla ilgili olarak ilamda mevzuata aykırı bir tespit yer almadığından ihalenin uygulanması bir başka deyişle sözleşmenin uygulanması aşamasında ortaya çıkan kamu zararından da ihale komisyonu üyelerinin sorumlu tutulmaması gerekir.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 101 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen ...TL’nin tazminine ilişkin hükmün ihale komisyonu üyelerinin sorumluluklarının kaldırılması amacıyla bozularak daireye gönderilmesine, karar verilmesi gerekir.
Üye ... karşı oy gerekçesi:
Belediye personeline ait yiyecek yardımının, yemek verme yerine para ile temsil edilen araçlar (kart) vasıtasıyla temin edildiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Esasen Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde yer alan hükümler göz önünde bulundurulduğunda, yapılacak yiyecek yardımının, memurlara nakit para ve para temsili araçlar sağlanarak gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle Dairenin tazmin kararı yerindedir. Ancak 5018 ve 6085 sayılı Kanunlardaki düzenlemeler karşısında, yapılan bir harcamaya kamu zararı diyebilmek için onun mevzuata aykırı olması yetmemektedir. Bir kamu zararından bahsedebilmek için, kamu görevlisinin kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemi sonucunda kamu kaynağında bir eksilmenin olması gerekir. Mevcut olayda kasıt kusur veya ihmalden söz edilemeyeceği gibi açık bir mevzuata aykırılık da söz konusu değildir. Zira Sayıştay Temyiz Kurulu da bu konuda her defasında farklı kararlar vermiştir. Örneğin;
30.06.2015 tarih ve 40734 sayılı, 14.3.2018 tarih ve 44216 sayılı kararlarında yiyecek yardımının, para temsili araçlar sağlanarak veya bedeli ödenerek kurum dışında yemek yeme şeklinde yapılması mümkün görülmediğinden ihale bedelinin tamamına tazmin hükmü verilmesi gerektiği gerekçesiyle daire kararını onamış,
08.05.2012 tarih ve 34915 sayılı kararında Maliye Bakanlığınca memurlardan alınacak katkı paylarına ilişkin yayımlanan tutarların, Yönetmeliğe göre alınması gereken tutarlar olduğunun kabulü ile tazmin miktarının bu tutara göre hesap edilmesi için, verilen tazmin hükmüne ilişkin kararı bozmuş,
30.06.2015 tarih ve 40728 sayılı, 27.12.2017 tarih ve 43916 sayılı kararlarında da Personelden yapılacak yemek yardımı kesintisinin maliyetin yarısı tutarında olması gerektiği gerekçesiyle Daire kararlarını bozmuştur.
Temyiz Kurulunun bu şekilde farklı kararlarını çoğaltmak mümkündür. Hatta Temyiz Kurulu 1.12.2015 tarih ve 41149 sayılı kararında “Buna karşın benzeri olaylarla ilgili tazmin hükmünü kaldıran kararların bulunduğu belirtilmişse de; bu kararların yanında tazmin hükmünü bozan ve tasdik eden kararlar da mevcut olup aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır” diyerek bu durumu doğrulamıştır.
Hukukun üstünlüğünün temel unsurlarından biri, hukuki durumlarda belirli bir istikrarı garanti altına alan ve kamuoyunun mahkemelere olan güvenine katkıda bulunan hukuki güvenlik ilkesidir. Toplumun yargısal sisteme olan güveni hukuk devletinin esaslı unsurlarından biri olmasına rağmen birbirinden farklı yargı kararlarının devamlılık arz etmesi, bu güveni azaltacak nitelikte bir hukuki belirsizlik durumu yaratabilecektir. (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi AİHM. Nejdet Şahin ve Perihan Şahin/Türkiye [BD], B. No: 13279/05, 20/10/2011, § 57).
AİHM, içtihat farklılıklarının yargı sistemlerinin doğal bir sonucu olduğunu kabul etmekle birlikte yüksek mahkemelerin görevinin bu çelişkileri düzeltmek olduğunu ve şayet çelişkili uygulama yüksek mahkemenin bünyesinde gelişiyorsa bu durumun toplumun adli sisteme olan güvenini azaltarak hukuki güvenlik ilkesini ihlal edeceğini belirtmiştir ( AİHM: Çelebi ve diğerleri/Türkiye, B. No: 582/05, 9/2/2016, § 55) Yine AİHM, mahkemelerin yorumlarında dinamik ve evrilen bir yaklaşımı sürdürülememesinin reform ya da gelişimi engelleyeceğinden kararlardaki değişimin, adaletin iyi idaresine aykırılık teşkil etmeyeceğini kabul etmektedir. (Atanasovski/Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, B. No: 36815/03, 14/1/2010, § 38).
Sayıştay yargısı açısından ilk derece mahkeme niteliğindeki dairelerce yiyecek yardımları hakkında verilen farklı kararlar yargı sisteminin doğal bir sonucudur. Zira hukuk kurallarının ne şekilde yorumlanacağı veya birden fazla yorumunun mümkün olduğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimseneceği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Ancak Temyiz Kurulu Sayıştay dairelerince verilen ilamların son hüküm merciidir. Bu niteliği nedeniyle Temyiz Kurulunca aynı konuda uzun süredir farklı kararlar veriliyor olması, sorumluların Sayıştay yargısına olan güvenini azaltarak hukuki güvenlik ilkesini zedeleyecek bir nitelik almıştır. Yargıya olan güveni muhafaza etme bakımından kararlarda belli bir istikrar sağlaması beklenir. Bu itibarla içtihat değişikliği tek başına adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurmaz ise de bu değişiklik ile benimsenen yeni yaklaşımın benzer uyuşmazlıklarda tutarlı olarak uygulanması gereklidir.
Hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013).
Temyiz Kurulunca farklı kararlar verilmesine sebep olacak derecede yoruma açık söz konusu mevzuat karşısında henüz kamu idarelerini ve sorumluları bağlayıcı bir içtihadı birleştirme kararı da verilmediği göz önünde bulundurulduğunda, bu yorumlardan birini tercih ederek ödeme yapan sorumlular hakkında tazmin hükmü vermek hakkaniyet ve hukuk kuralları ile bağdaşmaz. Kaldı ki mevzuattaki bu müphemlik 20/11/2017-2017/11180 tarih ve sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile giderilmiş, ilgili yönetmeliğin 3. Maddesi “Yiyecek yardımı sadece yemek verme şeklinde yapılır. Bu yardım, nakten veya kupon, kart, fiş, bilet ya da bu mahiyette bir ödeme aracı verilmek suretiyle yapılamaz” şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme ile ihtilaf giderildiğinden, değişiklik öncesi yoruma müsait mevzuat göz önünde bulundurularak değişiklik tarihine kadar yapılan ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmemesi gerekir.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının kabul edilerek 101 sayılı ilamın 2. maddesi ile verilen ...TL’nin tazminine ilişkin hükmün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Karar verildiği 18.04.2018 tarih ve 46629 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35