Sayıştay 5. Dairesi 44132 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İş Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

44132

Karar Tarihi

19 Haziran 2019

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2016

  • Daire: 5

  • Dosya No: 44132

  • Tutanak No: 46489

  • Tutanak Tarihi: 19.06.2019

  • Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

KONU: İşyeri hekimliği ücreti.

88 sayılı İlamın 5. maddesiyle; Belediyede işyeri hekimi olarak görev yapmakta olan ...’a işyeri hekimliğinden dolayı ödenmesi gereken ilave ödeneğin olması gerekenden fazla verilmesi suretiyle ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Üst Yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan ... ve Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’nın aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;

6331 sayılı kanun gereği;

a- 50 çalışandan fazla personeli bulunan tüm işyerleri 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren İşyeri Hekimi bulundurmasının,

b- 50 çalışandan az personeli bulunan "Tehlikeli" ve "Çok Tehlikeli" sınıfta yer alan tüm işyerleri 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren İşyeri Hekimi bulundurmasının,

c- 50 çalışandan az personeli bulunan "Az Tehlikeli" sınıfta yer alan tüm işyerleri 1 Temmuz 2016 tarihinden itibaren İşyeri Hekimi bulundurmasının zorunlu kılındığını,

Bu mevzuat hükümleri çerçevesinde 50 den fazla işçi çalıştıran ... Belediyesinin işyeri hekimi istihdam etme zorunluluğu bulunduğunun kuşkusuz olduğunu,

Bu yükümlülüklerini yerine getirmek üzere her yıl İl Sağlık Müdürlüğü ile şifahi görüşmeler yapıldığını ve kurumda görev yapmak üzere iş yeri hekimliği yapacak bir doktorun görevlendirilmesinin talep edildiğini, ancak İl sağlık Müdürlüğünden doktor sayılarının yetersizliği öne sürülerek bugüne kadar iş yeri hekimi görevlendirilmesi taleplerine olumlu cevap verilmediğini,

Bu sebeple 2016 yılında da, daha önceki yıllardan beri kurumda iş yeri hekimliği yapmış olan Dr.... ile 6331 sayılı kanunun 6. Maddesi çerçevesinde ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre hizmet alımı yoluyla, Tabipler Birliğince belirlenen tarife üzerinden işyeri hekimi olarak görev yapmak üzere sözleşme yapıldığını ve sözleşme gereği belirlenen ücretten fazla herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşme gereği hesaplanan bedel üzerinden gereken yasal vergi kesintilerinin yapıldığını,

Ancak Sayıştay Denetçisi tarafından Dr. ...’ ın 657 sayılı kanuna tabi memur olması sebebiyle 6331 sayılı kanun 8. Maddesi hükümlerine göre görevlendirilmesi gerektiği belirtilerek tenkit edildiğini ve sanki anılan kanun maddesi ve 657 sayılı DMK’da göre görevlendirme işlemi yapıldığını ama bu statüde görevlendirilen personele verilmesi gerekenden fazla ödeme yapılmış gibi kamu zararı hesaplandığını,

Fakat Dr. ...’ın 6331 sayılı kanun 8. Maddesi hükümlerine 657 sayılı DMK’da öngörülen şartlara göre görevlendirme yoluyla işyeri hekimi olarak kurumda görevlendirmesi söz konusu olmadığından, yani böyle bir idari işlem bulunmadığından mevcut olmayan yapılmamış bir işleme göre fazla ödeme yapıldığı kanaatine varılmasının da söz konusu olmadığını,

Belediye açısından yapılan işlemin 6331 sayılı kanunun verdiği yükümlülükleri yerine getirmek üzere ve yine kanuni bir engel bulunmayan hizmet alımı yoluyla iş yeri hekimi görevlendirilmesine dair işlem yapılmasından ibaret olduğunu, Dr. ...’ın iş yeri hekimliği için gereken kanuni yeterliliğe ve belgelere sahip olan ve daha önce kurumda bu görevi yürütmüş olan yetkin bir hekim olduğunu, buna istinaden kendisi ile Tabipler Birliği tarifelerine göre en uygun bir maliyet üzerinden hizmet alım sözleşmesi yapılarak bu hizmetin satın alındığını, kendisinin 657 sayılı kanuna tabi memur olarak bir başka kurumda resmi görevli iken hizmet alımı yoluyla Belediyede işyeri hekimi olarak görev almasının kişinin kendi kararı ve eylemi olduğunu, şayet kendisinin bu usulle görev yapması yasal prosedüre uygun değilse “suçun şahsiliği ilkesi” bakımından bunun sorumluluğunun da kendisine ait olması gerektiğini, Dr. ...’ ın söz konusu eyleminin sorumluluğunun kuruma yüklenmesi ve bundan kamu zararı hesaplanması “suçun şahsiliği” ilkesinin ve TCK 20. Maddesi hükmünün göz ardı edilmesi anlamına geldiğini,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. Maddesinde “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. ” Hükmünün yer aldığını,

İnceleme konusu işlemde yapılan hizmet alımı yoluyla iş yeri hekimi görevlendirilmesi işleminin mevzuata aykırı bir durum olmadığını, 6331 sayılı kanun 8. Maddesi hükümlerine 657 sayılı DMK’da öngörülen şartlara göre görevlendirme yoluyla iş yeri hekimi görevlendirilmesi imkanı elde edilemediğinden Kanundan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla hizmet alımı yoluyla iş yeri hekimi görevlendirilmesi işleminin zorunlu olarak tercih edildiğini, bu işlemde belirlenen tutardan fazla ödeme yapıldığını, hizmet alınmadan ödeme yaptırılması; rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla hizmet alınması gibi kamu zararının şartlarını oluşturan herhangi bir durum da bulunmadığından, kasıt veya ihmal sonucu kamu kaynağının eksilmesine sebep olma durumunun da söz konusu olmadığını belirterek,

Yukarıda açıklanan sebepler ve benzer diğer sebeplerle haklarında verilen ... TL kamu zararı tazmin hükmünün temyizen incelenerek bozulması ve kaldırılmasına karar verilmesini ve savunmalarını yapmak üzere duruşma talep ettiklerini arz ve talep etmişlerdir.

Başsavcılık Mütalaasında;

“Sorumlunun dilekçesinde özetle;

  • 6331 sayılı kanun gereği, 50 den fazla işçi çalıştıran ... Belediyesinin işyeri hekimi istihdam etme zorunluluğunun bulunduğu,

-Bu yükümlülüğü yerine getirmek üzere her yıl il Sağlık Müdürlüğü ile şifahi görüşmeler yapıldığı ancak doktor sayısının yetersizliği öne sürülerek bugüne kadar iş yeri hekimi görevlendirilmesi taleplerine olumlu cevap verilmediği,

-Bu sebeple 2016 yılında da, daha önceki yıllardan beri Kurumda iş yeri hekimliği yapmış olan Dr.... ile 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde ve 4734 sayılı Kamu ihale Kanununa göre hizmet alımı yoluyla, Tabipler Birliğince belirlenen tarife üzerinden işyeri hekimi olarak görev yapmak üzere sözleşme yapıldığı ve sözleşme gereği belirlenen ücretten fazla herhangi bir ödeme yapılmadığı,

-Dr. ...’ ın 6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ve 657 sayılı Kanunda öngörülen şartlara göre görevlendirme yoluyla işyeri hekimi olarak görevlendirilmesi söz konusu olmadığından, fazla ödemeye neden olunmadığı,

-Kendisinin, 657 sayılı Kanuna tabi memur olarak bir başka kurumda resmi görevli iken hizmet alımı yoluyla Belediyede işyeri hekimi olarak görev almasının, kendi kararı ve eylemi olduğu, kendisinin bu usulle görev yapması yasal prosedüre uygun değilse “suçun şahsiliği ilkesi” bakımından bunun sorumluluğunun da kendisine ait olacağı,

ifade edilerek, hakkında verilen ... TL kamu zararı tazmin hükmünün temyizen incelenerek bozulması ve kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

  1. Dairenin 88 sayılı ilamının 5 inci maddesi incelendiğinde; sorumlunun savunmasında ve temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü ve açıkladığı hususların değerlendirilerek karşılandığı görülmüş olup, Savcılığımızca yapılan açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.

Sorumlunun savunmasında; Dr.... ile 6331 sayılı kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre hizmet alımı yoluyla, Tabipler Birliğince belirlenen tarife üzerinden işyeri hekimi olarak görev yapmak üzere sözleşme yapıldığı ifade edilmiş ise de, hizmet alımının 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapıldığına ilişkin bir belgeye rastlanılmamıştır. Ayrıca, savunmada da teyit edildiği üzere İşyeri Hekimi olarak görevlendirilen Dr. ..., başka bir kamu kurumunda çalışan kamu personeli olduğundan adı geçenin, 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde hizmet alımı suretiyle istihdamı da mümkün değildir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” başlıklı 8 inci maddesinin yedinci fıkrası “Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.” hükmüne amirdir.

Buna göre; İşyeri Hekimi olarak çalıştırılan ilgiliye yapılacak ödemenin, 6331 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen 8 inci madde hükmü doğrultusunda ödenmesi gerekmekte olup, bunun dışında yapılan ücret ödemesi kamu zararı oluşturacaktır.

Bu nedenle; sorumlunun talebinin reddedilerek İlam hükmünün onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”

Denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; Belediyede işyeri hekimi olarak görev yapmakta olan ...’a işyeri hekimliğinden dolayı ödenmesi gereken ilave ödeneğin olması gerekenden fazla verildiği görülmüştür.

22/05/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun "İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri" başlıklı mülga 81. maddesinde; "İşverenler, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, işyerindeki işçi sayısı, işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve derecesine göre;

a) İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturmakla,

b)Bir veya birden fazla işyeri hekimi ile gereğinde diğer sağlık personelini görevlendirmekle,

yükümlüdürler.

İşverenler, bu yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, bünyesinde çalıştırdığı ve bu maddeye dayanılarak çıkarılacak yönetmelikte belirtilen vasıflara sahip personel ile yerine getirebileceği gibi, işletme dışında kurulu ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak da yerine getirebilir. Bu şekilde hizmet alınması işverenin sorumluklarını ortadan kaldırmaz

İşyeri hekimlerinin, işyeri sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmeleri ve hizmet verilen işyerlerinde çalışan işçilerle sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmeleri hususunda diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz.

Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuatına göre çalıştırılmakta olan hekimlere, üçüncü fıkrada öngörülen eğitimler aldırılmak suretiyle ve aslî görevleri kapsamında, çalışmakta oldukları kurum ve kuruluşların asıl işveren olarak çalıştırdıkları işçilerin işyeri hekimliği hizmetleri gördürülür. Bu kurum ve kuruluşların diğer personel için oluşturulmuş olan sağlık birimleri, işyeri sağlık ve güvenlik birimi olarak da kullanılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle, en az 50 işçi çalıştıran işverenler (en az 50 işçi çalıştıran kamu kurumları dahil), işyerlerinde en az bir işyeri hekimi görevlendirmekle yükümlü tutulmuş iken, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 37 nci maddesinin (ç) bendi ile mezkur 81. madde yürürlükten kaldırılmıştır.

30/6/2012 tarihli ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun "İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren;

a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir.

(2) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilir.

(3) Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir." hükmüne yer verilmek suretiyle, çalışan sayısına bakılmaksızın işyerlerinin (kamu kurumları dahil) kendi kuruluşlarına yönelik olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunma zorunluluğu getirilmiş, bu kapsamda kamu kurumlarının kendi çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirebileceği gibi, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet satın alarak da bu yükümlülüğü yerine getirebilecekleri ifade edilmiştir.

Öte yandan 6331 sayılı Kanunun, 12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunla değişik, "Yürürlük" başlıklı 38. maddesinde; "(1) Bu Kanunun;

a) 6 ve 7 nci maddeleri;

    1. 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2020 tarihinde, (1) (2),

(1)20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 71 inci maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1/7/2016” ibaresi “1/7/2017” şeklinde değiştirilmiştir.

(2)18/6/2017 tarihli ve 7033 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1/7/2017” ibaresi “1/7/2020” şeklinde değiştirilmiştir.

  1. 50'den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/1/2014 tarihinde,

  2. Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

b) 9, 31, 33, 34, 35, 36 ve 38 inci maddeleri ile geçici 4, geçici 5, geçici 6, geçici 7 ve geçici 8inci maddeleri yayımı tarihinde,

c) Diğer maddeleri yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

yürürlüğe girer." hükmüne yer verilerek, işverenlere iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunma yükümlülüğü getiren 6 ncı maddenin, kamu kurumları (4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç) için 01/07/2016 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Bu çerçevede, 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunmakla mükellef olan kamu kurumları hariç olmak üzere, kamu kurumları için söz konusu tarihe kadar iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunma yükümlülüğü bulunmamaktadır.

6331 sayılı Kanunun "İşyeri hekimleri ve işyeri uzmanları" başlıklı 8. maddesinde ise;

“(6) Belirlenen çalışma süresi nedeniyle işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının tam süreli görevlendirilmesi gereken durumlarda; işveren, işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurar. Bu durumda, çalışanların tabi olduğu kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresi dikkate alınır.

(7) Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.

(8) Kamu sağlık hizmetlerinde tam süreli çalışmaya ilişkin mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, işyeri hekimlerinin ve diğer sağlık personelinin işyeri sağlık ve güvenlik birimi ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmelerinde ve hizmet verilen işyerlerinde çalışanlarla sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmelerinde, diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz." hükümlerine yer verilmek suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin asli görevlerinin yanında çalışmakta oldukları kurumda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında ilave ödeme yapılmak suretiyle işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilebilecekleri belirtilmiştir.

Yapılan incelemede ... Belediyesi ile Dr. ... arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı onaylı sözleşme yapılmak suretiyle Türk Tabipler Birliği tarafından belirlenen ücret tarifesi doğrultusunda işyeri hekimliği hizmeti satın alındığı tespit edilmiştir. Ancak Dr. ...’ın, ... ili ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan bir kamu personeli olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla söz konusu doktora, ifa ettiği hizmet karşılığında yapılacak ödemenin, yukarıda zikredilen Kanunun 8. madde hükmü doğrultusunda ödenmesi gerekmektedir. Kanunun ilgili maddesinde belirlenen katsayı üzerinden yapılacak ödemenin üzerinde bir ücret ödemesi yapılması da bu doğrultuda kamu zararı oluşturacaktır.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 88 sayılı İlamın 5. maddesiyle ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (. Daire Başkanı ... ve Üye ...’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oyçokluğuyla

Karar verildiği 19.06.2019 tarih ve 46489 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(Karşı oy gerekçesi

  1. Daire Başkanı . . . ’in karşı oy gerekçesi:

Belediyede işyeri hekimi olarak görev yapmakta olan ...’a işyeri hekimliğinden dolayı ödenmesi gereken ilave ödeneğin olması gerekenden fazla ödendiği gerekçesi ile tazmin hükmü verildiği görülmüştür.

Ancak, 30/06/2012 tarihli ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “İşyeri hekimliği yapan kurum tabiplerine yapılan ücret ödemeleri” başlıklı Geçici 6. maddesinde; “Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.” denilmiş olup işbu Kanun hükmü gereği mahalli idarelerde hangi tarihte olursa olsun gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağı ve bu ödemelerin tazmin konusu yapılamayacağı açık olup Belediyede işyeri hekimi olarak görev yapmakta olan ...’a işyeri hekimliğinden dolayı ödenmesi gereken ilave ödeneğin olması gerekenden fazla ödenmesi gerekçesi ile tazmin hükmü verilmesi mümkün görünmemektedir.

Bu itibarla, sorumluların iddiaları kabul edilerek 88 sayılı İlamın 5. maddesiyle verilen hükmün Kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

Üye ...’in karşı oy gerekçesi:

Belediyede işyeri hekimi olarak görev yapmakta olan ...’a işyeri hekimliğinden dolayı ödenmesi gereken ilave ödeneğin olması gerekenden fazla ödendiği gerekçesi ile tazmin hükmü verildiği görülmüştür.

Bu defa, sorumlular ... Belediyesi tarafından yapılmış olan işlemin 6331 sayılı Kanun’un “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri” başlıklı 6. maddenin birinci ve ikinci fıkrasına uygun olarak yapıldığını, söz konusu ödemelerin örneği mahkemede olan işyeri hekimliği sözleşmesine göre yapıldığını, hesaplamalarda “Türk Tabipler Odası” tarafından belirlenen kişi başı asgari ödenmesi gereken ücret tarifesinin dikkate alındığını, bu durumda söz konusu kişiye sözleşmede belirlenen miktarın altında ödeme yapıldığını, İşyeri Hekimi olarak çalışan Dr. ...’ın ... Belediyesi personeli olmadığını, bağlı olduğu Kamu Hastaneler Birliğinden ilgili belediyeye herhangi bir görevlendirme yapılmadığını, dolayısıyla hizmet alımı yoluyla yapılan sözleşmenin dikkate alınarak ödeme yapıldığını, İşyeri hekimliği yapan kurum tabiplerine yapılan ücret ödemeleri hakkında 6331 sayılı Kanunun geçici 6. maddesinde; “(1) Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.” denildiğini, yapılan işlem sonucunda herhangi bir kamu zararı oluşmadığını, bundan başka adı geçen hekimin sözleşme yapılan işyerlerinde hasta sayısı ve çalıştırma süresi koşullarını eksiksiz yerine getirdiğini belirtmişlerdir.

Buna göre, sorumluların temyiz dilekçelerinde belirttikleri savunmaları ile 6331 sayılı Kanunun ilgili hükümleri tekrar değerlendirilerek yeniden hüküm verilmesi hâsıl olmuştur.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 88 sayılı İlamın 5. maddesiyle verilen hükmün Bozularak dosyanın ilgili Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir.)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim