Sayıştay 5. Dairesi 43955 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

43955

Karar Tarihi

13 Mart 2019

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2015

  • Daire: 5

  • Dosya No: 43955

  • Tutanak No: 45847

  • Tutanak Tarihi: 13.03.2019

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Sosyal denge tazminatı.

  1. 286 sayılı İlamın 1. maddesi ile, ... ... Belediyesi ile ... Sen arasında imzalanan Toplu Sözleşme ile Belediyenin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, mevzuatın belirlediği tutardan daha yüksek miktarda sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucunda ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlular aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

Sayıştay 5. Dairesinin 25/04/2016 tarih ve 286 sayılı ilamının 1. maddesinde özetle; “... ... Belediyesi ile ... Sen arasında imzalanan Toplu Sözleşme ile Belediyenin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, mevzuatın belirlediği tutardan daha yüksek miktarda sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle oluşan ve ayrıntılı hesabı tabloda gösterilen ... TL kamu zararının müşterek ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereği işleyecek yasal faizleriyle ödettirilmesine" karar verildiğini,

Sayıştay 5. Dairesinin işbu kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, şöyle ki;

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32. Maddesinin 1. Fıkrasında; “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.” düzenlemesine yer verildiğini, bu düzenleme içerisinde memurlara yapılacak ödemeler bakımından herhangi bir sınırlama; tavan uygulaması getirilmediğini,

4688 sayılı Yasaya 6289 sayılı Yasa’nın 30. Maddesi ile eklenen Geçici 14. Maddesinde de “15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” şeklinde düzenleme yapıldığını,

Görüldüğü üzere 4688 sayılı Yasanın 32. maddesinin toplu sözleşme dönemi içerisinde yapılacak sözleşmelerle ilgili herhangi bir tavan getirmediğini, Geçici 14. Madde ile de 15.03.2012 tarihinden önce yapılan sözleşmelerin 31.12.2015 tarihine kadar yine 32. Madde çerçevesinde sözleşme yapabilme ve yenileyebilme olanağı sağladığını,

İlamda belirtilen tavan uygulamasının, 2014-2015 yılını kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşmesi ile getirilmiş olup; bu düzenlemenin 4688 sayılı Yasa’nın geçici 14. Maddesi kapsamında 31.12.2015 tarihine kadar uzatılan toplu sözleşme üzerinde etkili olmadığını, ... Belediyesi ile ... Sen arasında ilk yapılan toplu sözleşmenin 15.05.2011- 15.05.2012 tarihini kapsadığını; 01.04.2014-31.12.2015 tarihleri arasını kapsayan sözleşmenin ise ilk sözleşmenin revize edilerek yenilenmesi dolayısıyla 4688 sayılı Yasa’nın geçici 14. Maddesi gereği var olan bir sözleşmenin uzatılması niteliğinde olduğunu,

Sayıştay 5. Dairesi ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü hakkındaki 27.01.2017 tarih ve 80 sayılı ilamında; “Söz konusu Geçici 14. Maddenin son bölümünde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede öngörülen hakların üzerinde bir ödemenin yapılmaması veya yasaklanması söz konusu değildir. Buradaki düzenleme ile idarelere, yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda, 31.12.2015 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verilmiştir. Sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutar; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelerin, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esas alabilme yetkisi bulunmaktadır. Başka bir deyişle, 31.12.2015 tarihine kadarki dönemde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen meblağın altına inilmeyebileceği yetkisi, personele yapılan önceki ödemeler kadar ödeme yapma konusunda idarelere takdir hakkı tanımıştır.

Mezkur Geçici 14. Maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde uygulanan sözleşme, 09.06.2011 tarihinde imzalanan ve 15.06.2011-14.02.2014 dönemini kapsayan sosyal denge sözleşmesidir. Bu sözleşme, yine bu sözleşmenin taraflara verdiği yetkiye istinaden, 15.02.2013 tarihinde güncellenmiştir. Bu sözleşmenin bazı maddelerinin güncellenmesi, bunun yeni bir sözleşme olarak değerlendirilmesini gerektirmemektedir. Dolaysıyla güncellenmiş olsa da, Geçici 14. Maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, idarede uygulanan sözleşme, 09.06.2011 tarihinde imzalanan, 15.06.2011-14.02.2014 dönemini kapsayan sosyal denge sözleşmesidir.

Geçici 14. Maddede tavan tutar belirlenirken mukayese yapılacak ödemeleri, tek tek ödeme kalemlerini veya bu kalemlerin hangilerinin esas alınacağına ilişkin bir hüküm içermemektedir; dolayısıyla personele “sosyal denge tazminatı" dışında, bayram ikramiyesi, yakacak yardımı ve yazlık kışlık giyim yardımı gibi ödemelerin yapılamayacağı iddiasının kabulü mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle madde, sadece sosyal denge tazminatının esas alınacağı, bunun dışında kalan ödemelerin tavan tutar hesaplamasına dahil olmayacağına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Kanunun Geçici 14. Maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşmede personele yapılan ortalama ödeme tutarı ... TL olup bu tutar, Kamu İşveren Heyeti Başkanı ile ... SEN temsilcisi arasında imzalanan 2014 ile 2015 yıllarını kapsayan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede belirtilen tavan tutar karşılığı olan ... TL’den yüksek bir ödeme olsa da, idarenin Geçici 14 üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte olan sözleşmedeki tutarın tavan olarak belirlenmesi mümkün olduğundan, bu miktarın ödenmesine mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.” şeklinde hüküm tesis edildiğini,

Sayıştay 5. Dairesinin ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü hakkında Belediye ile aynı sendika arasında imzalanan, aynı konu ve aynı tarih aralığını içeren sorgusunda KAMU ZARARI OLUŞMADIĞINA karar verildiğini ancak ... Belediyesi hakkında işbu temyiz dilekçesine konu kararda ise kamu zararı oluştuğu yönünde karar verildiğini, Sayıştay 5. Dairesinin ... ... Belediyesi hakkında vermiş olduğu ilamla, ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü hakkında vermiş olduğu ilamıyla çeliştiğini,

Kamu zararı yönünden verilen ilamın mevzuatla örtüşmediğini, şöyle ki;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 63. Maddesinde belediye bütçesiyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğunu, harcama yetkilisinin yetkisinin belediye bütçesi ile tahsis edilen ödenek ile sınırlı olduğunun kanundan açıkça anlaşıldığını, 5018 sayılı Yasanın 31/5 madde hükmü gereği harcama yetkilileri bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödeme gönderme belgesi ile kendisine ödenek verilen harcama yetkilerinin ise ancak tahsis edilen ödenek tutarında yapabileceklerini, Belediye Meclisinin Bütçe Onayı ile sisteme girmiş bir ödeneğin ilgililere ödenmesine ilişkin harcama talimatı verilmesi şeklinde kullanılan bir yetkinin söz konusu olduğunu, 5018 sayılı Yasanın 11. Maddesi ve 5393 sayılı Yasanın 38. Maddesi birlikte incelendiğinde Belediye Başkanlarının “Bütçeyi Uygulama” görevinin bulunduğunu ve 5018 sayılı Yasada belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden kendi meclislerine karşı sorumlu olduklarını,

4688 sayılı Yasanın 32. Maddesinde belirtilen “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı düzenlemeye istinaden Belediye Başkanının teklifi ve Belediye Meclisi Kararı sonrasında imzalanan sözleşmeye istinaden belediye bütçesine konulan ödeneğin ilgili kişilere ödenmesinin 5018 sayılı Kamu Mali Kontrol Kanunu kapsamında kamu zararı olarak nitelendirmenin mümkün olmadığını, tam aksine sözleşmede belirlenen tutarın -bütçede karşılığı bulunmak şartıyla- zamanında ödenmemesinden kaynaklı olarak alacağa bağlı her türlü feri hakkın da doğması ile kamu zararına sebep olunacağını, gider bütçesi üst başlığı altında, sosyal ödemeler kalemi içinde yerini bulan sosyal denge ödemesi hakkında, ödeme sistemi içerisinde miktarı belirlenmiş bir ödeneğin ileride ödenmesinin kamu zararı oluşturduğundan söz edilemeyeceğini,

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin inceleme yetkisi dışında kalan ve bir sözleşmeye bağlanarak oluşmuş idare borcunun doğması sebebiyle de belediye meclisinden geçen bir bütçe ile karşılığı ayrılmış olarak ödenmesi öngörülen bir kalemin fazla ödenmesi söz konusu olmadığı gibi, tam olarak belediye bütçesinde karşılığı bulunan bir miktarın sözleşmede belirtilen kişilere ödenmesi gerektiğini, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin “Sözleşmenin kısmen geçersiz sayılması gerektiğine” ilişkin olarak bir belirleme yapma yetkisi olmadığı gibi, böyle bir tespitle harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi için kamu zararı oluşacağının da iddia edilemeyeceğini,

5018 sayılı Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71. Maddesinin;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.

Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.

Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayım belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.

Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığı'nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” şeklinde düzenlendiğini,

Temyize konu işbu kararın Belediye Meclisinin onayı sonrasında imzalanan bir sözleşme ile ilgili olduğunu, 5018 sayılı Kanuna göre kamu zararı; kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması kapsamıyla tanımlandığını, ikinci fıkra ile belirlenen kapsam içinde kamu malına zarar verilmesi, kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kişilere verdikleri zararın kamu tarafından ödenmek zorunda kalınması ya da mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması hallerinin sayılmadığını, ikinci fıkra bir bütün olarak değerlendirildiğinde ‘g’ bendinde yer alan ‘mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması’ kuralının kapsamının, yine mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan hizmet alımları nedeniyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararı şeklinde anlaşılması gerektiğini,

Yukarıda bahsedilen 27/01/2017 tarih ve 80 sayılı Belediye ile AYNI SENDİKA (... ) , AYNI TARİH ARALIĞI VE AYNI MAHİYETTE imzalanan ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü hakkında verilen ilamda olduğu gibi; Sayıştay 5. Dairesinin İstanbul Avcılar Belediyesi hakkında da 13/04/2016 tarih ve 138 sayılı ilamıyla kamu zararı oluşmadığı ve yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu şeklinde karar verildiğini, dolayısıyla Belediye tarafından ... Sen ile imzalanan toplu sözleşme ile Belediyenin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine mevzuatın belirlediği tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödenmesi ile oluşan kamu zararının tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini,

Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı ve Yeni Yıl İkramiyesi adı altında yapılan ödemelerin vergi kesintisi yapıldıktan sonra net olarak Belediye personeline ödendiğini, temyize konu Sayıştay İlamında ödenen miktarların brüt olarak hesaplandığını ve brüt tutarın talep edildiğini, Sayıştay Kanunu ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca da yapılan ödemenin brüt üzerinden tahsil edileceğine dair bir düzenleme bulunmadığını, yine, Sayıştay ilamına ekli listede ilama konu tarihte çalıştığı halde belirtilen ikramiyeleri almamış gibi görünen kişiler olduğu gibi mükerrer isimlerin de bulunduğunu, İlamın bu yönleriyle de hukuka aykırı olduğunu ve ortadan kaldırılması gerektiğini,

Belediye ile ... Sen arasında ilk yapılan toplu sözleşmenin 15.05.2011-15.05.2012 tarihlerini kapsadığını; 01.04.2014-31.12.2015 tarihlerini kapsayan sözleşme ile sözleşmede yer alan ödemeler toplamının 12 aya bölünmesi gerekirken eski uygulamaya devam edilerek Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı ve Yeni Yıl ikramiyesi olarak Geçici 14. Madde hükmü gereği ödendiğini, Sayıştay 5. Dairesinin yukarıda belirtilen ilamlarında, Geçici 14. Maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte olan sözleşmedeki tutarın tavan olarak belirlenmesi mümkün olduğu belirterek, bu şekilde yapılan ödemelerin İDARELERİN TAKDİR YETKİSİNDE olduğu şeklinde karar verdiğini; ancak Belediye hakkında, temyize konu işbu ilamla kamu zararı oluştuğu yönünde karar verildiğini,

Görüldüğü üzere Sayıştay 1. Dairesi’nin İstanbul Avcılar Belediyesi hakkında “kamu zararı” oluşmadığı ve yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu yönünde vermiş bulunduğu 13.04.2016 tarih ve 138 sayılı ilamı ve ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü hakkında verilen aynı tarih aralığındaki ve aynı mahiyetteki 27.01.2017 tarih ve 80 sayılı Sayıştay İlamının, Belediye aleyhine verilen 25.04.2018 gün ve 286 sayılı ilamla tamamen çeliştiğini, dolayısıyla temyize konu işbu Sayıştay İlamındaki tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“... ... Belediyesi ile ... Sen arasında imzalanan Toplu Sözleşme ile Belediyenin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, mevzuatın belirlediği tutardan daha yüksek miktarda sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle oluşan ... TL kamu zararının, ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği anlaşılmaktadır.

Temyiz dilekçesinde özetle, 4688 sayılı Kanunun 32/1 nci fıkrasına ve geçici 14 üncü maddesi hükmüne yer verilerek bu düzenlemeler içerisinde memurlara yapılacak ödemeler bakımından herhangi bir sınırlama, tavan uygulamasının getirilmediği, ilamda belirtilen tavan uygulamasının 2014-2015 yılını kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşmesi ile getirilmiş olduğu ve bu düzenlemenin 4688 sayılı Yasa’nın geçici 14 üncü maddesi kapsamında 31.12.2015 tarihine kadar uzatılan toplu sözleşmeler üzerinde etkisinin olmadığı, geçici 14 üncü maddede tavan tutar belirlenirken mukayese yapılacak ödemelere ilişkin bir hükmün yer almadığı, dolaysıyla sosyal denge tazminatı dışında, bayram ikramiyesi, yakacak yardımı ve yazlık kışlık giyim yardımı gibi ödemelerin yapılamayacağı iddiasının kabulünün mümkün olmadığı, belediye bütçesine konulan ödeneğin sözleşme hükümleri çerçevesinde ilgili kişilere ödenmesi 5018 sayılı Kanunun 71 nci maddesi kapsamında kamu zararı olarak da değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek 286 sayılı ilamın 1 nci maddesiyle verilen tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.

  1. Dairenin vermiş olduğu 286 kararın 1 nci maddesinde; sorumluların savunmalarında belirtmiş ve ileri sürmüş oldukları hususların tamamının değerlendirilerek karşılandığı görülmekte olup, Savcılığımız tarafından da ileri sürülen hususlar aşağıda kısaca karşılanmıştır.

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32 nci maddesinde; “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir..

Kanunun Geçici 14 üncü maddesinde de; “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir.

Ancak, 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.”

hükümlerine yer verilmiştir.

Buradaki düzenleme ile idarelere, yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda, 31.12.2015 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verilmiştir. Sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutar; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelerin, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esas alabilme yetkisi bulunmaktadır.

Madde hükmünde; 31.12.2015 tarihine kadarki dönemde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen meblağın altına inilemeyeceğini belirtilerek, personele yapılan önceki ödemeler kadar idarelere ödeme yapma konusunda takdir hakkı tanınmıştır.

31.12.2015 tarihinden önce sona eren veya karşılıklı olarak feshedilen sözleşmelerin yenilenmesi halinde, yeni sözleşmede (önceki sözleşmede, toplu sözleşme tavanından daha yüksek ödemeler öngörüldüğü halde) bir önceki sözleşmedeki aylık ortalama ödemelerin (yeni hükümler ihdas edilmek suretiyle) artırılmasının mümkün olmadığı,

Yerel yönetimlerin 11.04.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeleri, 31.12.2017 tarihinden önce sona ermekte ise ve söz konusu sözleşmelerdeki aylık ortalama sosyal denge tazminatı ödemeleri, genel toplu sözleşmede belirtilen tazminat tavanından yüksek ise bu tarihten önce sözleşmenin feshedilmesi halinde, önceki sözleşmedeki ödemelere devam edilmesi gerektiği,

değerlendirilmektedir.

4688 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen Geçici 14 üncü maddesi gereğince, yeni sözleşme döneminde ödenebilecek sosyal denge tazminatının üst sınırı, Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede de belirtildiği üzere en yüksek Devlet Memuru aylığının (Ek gösterge dahil) %100 ü kadar olacaktır. Ancak 01.04.2014 - 31.12.2015 tarihleri arasında geçerli olan sözleşmenin “Bayram ve Yılbaşı İkramiyeleri” başlıklı 21 inci maddesinde, dini bayramlarda ve yılbaşında ayrıca ikramiye ödeneceği belirtilerek, sosyal denge tazminatı üst sınırı aşılmıştır. Dolayısıyla mevzuata aykırı olarak artırılan bu ortalama aylık tutarlarının her biri kamu zararını oluşturmaktadır.

Bu itibarla, talebin reddedilerek, Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.” Denilmiştir.

Dosyadaki mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra

Gereği Görüşüldü

Sorumluluk yönünden inceleme;

5018 sayılı Kanunun “Bakanların ve Üst Yöneticilerin Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı dördüncü bölümün 11. maddesinde;

“Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. (Mülga ikinci cümle: 3/10/2016-KHK-676/69 md.)

Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler”

5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediye Başkanı” başlıklı 37’nci maddesinde belediye başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu,

38’inci maddesinde, belediyenin hak ve menfaatlerini korumanın belediye başkanının görev ve yetkisi olduğu,

61’inci maddesinde, Belediye başkanı ve harcama yetkisi verilen diğer görevlilerin, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Bu hükümlerden hareketle Belediye Başkanının imzaladığı sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşme, temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımakta olduğundan, mevzuata aykırı hükümler içeren protokolleri imzalayan Üst Yönetici Belediye Başkanının oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğu bulunmaktadır.

Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,

“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.

Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,

Usul ve Esasların 12’nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.... 7/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.

5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.

Esas yönünden inceleme;

286 sayılı İlamın 1. maddesi ile, ... ... Belediyesi ile ... Sen arasında imzalanan Toplu Sözleşme ile Belediyenin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, mevzuatın belirlediği tutardan daha yüksek miktarda sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucunda ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinde;

“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” hükümleri yer almaktadır.

Anayasanın mezkûr 53 üncü maddesi doğrultusunda; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15 inci maddesinde,

“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” denilmektedir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde;

“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” denilmekle birlikte aynı Kanunun Geçici 14 üncü Maddesinde; “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Yerel Yönetimlerin 11.04.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeleri, 31.12.2017 tarihinden önce sona ermekte ise ve söz konusu sözleşmelerdeki aylık ortalama sosyal denge tazminatı ödemeleri, toplu sözleşmede belirtilen tazminat tavanından yüksek ise bu tarihten önce sözleşmenin feshedilmesi veya yenilenmesi halinde, önceki sözleşmedeki ödemelere devam edilebilecektir. Başka bir anlatımla, sosyal denge tazminatının ödendiği dönemde 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmede unvanlar itibariyle personele ödenen ortalama aylık tutar, Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede yer alan tavan tutardan yüksek ise bir sonraki sözleşmede, önceki sözleşmedeki güncelleme veya zam yapılmasına ilişkin hükümler dikkate alınmaksızın, o tutarın tavan olarak uygulanması; eğer Sosyal Denge Tazminatının ödendiği dönemde unvanlar itibariyle personele ödenen ortalama aylık tutar Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede yer alan tavan tutardan düşük ise en fazla Genel Toplu Sözleşmedeki tavan tutar (En yüksek Devlet Memuru aylığının % 100’ü) kadar ödeme yapılması mecburiyeti vardır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; Belediye ile sendika arasında 12.05.2011 tarihinde imzalanan sözleşmenin yürürlük maddesine göre sözleşmenin süresi 15.05.2011 – 15.05.2012 tarihlerini kapsamaktadır. Söz konusu sözleşmenin “Mali Haklar” başlıklı 5 inci bölümünde öngörülen ödemelerin aylık ortalaması 2015 yılı için yerel Yönetimler Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede belirlenen aylık ödeme üst sınırından (ilk 6 ay için ... – ikinci 6 ay için ... TL) düşük olduğundan 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi gereği 11.04.2014 tarihinde imzalanan ve 01.04.2014 – 31.12.2015 tarihlerini kapsayan toplu sözleşmede personele yapılacak ortalama aylık sosyal denge tazminatı ödemesi Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede belirlenen (En yüksek Devlet Memuru aylığının (Ek Gösterge dahil) % 100’ü) tavan tutar kadar olacaktır.

11.04.2014 tarihinde ... Sen ile ... ... Belediyesi arasında imzalanan ve 01.04.2014 – 31.12.2015 tarihlerini kapsayan toplu sözleşmenin “İyileştirme ve İş Barışı Tazminatı” başlıklı 20 nci maddesinde; “İşverence, bu sözleşme kapsamındakilere her ay 15.04.2014 tarihinden başlayarak maaşlarıyla birlikte ek ve peşin olarak net ... TL iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödenir” denilmiş, aynı sözleşmenin “Bayram ve Yılbaşı İkramiyeleri” başlıklı 21 inci maddesinde; Yılbaşında net ... TL, Ramazan Bayramında net ... TL, Kurban Bayramında net ... TL ikramiye ödeneceği belirtilerek, sosyal denge tazminatı üst sınırı aşılmıştır.

İlamda ve sorguda sadece yılbaşı ve bayram ikramiyeleri ödemeleri sebebiyle sosyal denge tazminatı üst sınırı aşıldığı ifade edilmişse de, aylık ... TL net olarak ödenen iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödemeleri sebebiyle de üst sınır aşılmıştır. Ancak bu tutarlar kamu zararı hesabında dikkate alınmamıştır. Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede belirlenen (En yüksek Devlet Memuru aylığının (Ek Gösterge dahil) % 100’ü)sosyal denge tavan tutarı 2015 yılı memur maaş katsayılarına göre Ocak-Haziran dönemi için aylık ... TL, Temmuz-Aralık dönemi için ... TL’dir.

... Sen ile ... ... Belediyesi arasında imzalanan Sözleşmeye göre;

% 15 vergi diliminde bulunduğunda net ... TL iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödenebilmesi için; ... TL

{... – [(... x 0,15)+(... x 0,00759)]}=... TL

%20 vergi diliminde bulunduğunda net ... TL iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödenebilmesi için; ... TL

{... – [(... x 0,20)+(... x 0,00759)]}=... TL

% 27 vergi diliminde bulunduğunda net ... TL iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödenebilmesi için; ... TL ödenmesi gerekmektedir.

{... – [(899,80x 0,27)+(... x 0,00759)]}=... TL

Yukarıdaki hesaplamalardan da görüleceği üzere, 2015 yılı memur maaş katsayılarına göre en yüksek devlet memuru aylığı, yani ödenebilecek sosyal denge tazminatı, Ocak-Haziran dönemi için aylık ... TL, Temmuz-Aralık dönemi için ... TL olmasına rağmen, Belediye personeline aylık olarak yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri brüt tutarları itibari ile mevzuatın belirlediği sınırları aşmıştır.

Sorumlular temyiz dilekçesinde, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı ve Yeni Yıl İkramiyesi adı altında yapılan ödemelerin vergi kesintisi yapıldıktan sonra net olarak Belediye personeline ödendiğini, ancak temyize konu Sayıştay İlamında ödenen miktarların brüt olarak hesaplandığını ve brüt tutarın talep edildiğini, Sayıştay Kanunu ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca da yapılan ödemenin brüt tutarlar üzerinden tahsil edileceğine dair bir düzenleme bulunmadığını ifade etmişlerdir.

Sayıştay Genel Kurulu’nun 12.02.1981 tarih ve 4107/1 sayılı kararında,

"Sayıştay denetimine giren idare ve kurumların saymanlık hesaplarının incelenmesi sonunda saptanan mevzuata aykırı ödemelerden genel bütçeli dairelere ilişkin bulunanların, vergi kesintileri düşüldükten sonra kalan tutarlar üzerinden; katma bütçeli dairelerle diğer kuruluşlara ilişkin olanların ise, bütçelere gider olarak kaydedilen kesintisiz tutarlar üzerinden hesaplanması gerektiğine... ” şeklinde karar verildiğinden, kamu zararı brüt tutarlar üzerinden hesaplanmıştır.

Konuya ilişkin uygulamanın nasıl yapılacağı, Maliye Bakanlığı, Muhasebat Genel Müdürlüğünün, 20.02.... 4 tarih ve 25379, 1. mükerrer sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan (Sıra No: 16) Genel Tebliğinde izah edilmektedir.

Diğer taraftan, sorumlular, Sayıştay ilamına ekli listede ilama konu tarihte çalıştığı halde belirtilen ikramiyeleri almamış gibi görünen kişiler olduğu gibi mükerrer isimlerin de bulunduğunu, İlamın bu yönleriyle de hukuka aykırı olduğunu ve ortadan kaldırılması gerektiğini belirtmişlerdir.

Kamu zararı tablosu ile ödeme emirleri üzerinde yapılan incelemede, toplam kamu zararı tutarında, ilamdaki haliyle sadece bayram ve yılbaşı ikramiyeleri üzerinden hesap edildiğinde, bir değişiklik olmamasına rağmen, ahizler bazında hatalar tespit edilmiştir. Şöyle ki, Ahiz ... bir kere yılbaşı ikramiyesi almasına rağmen, iki defa almış görünmektedir, Ahiz ... da yılbaşı ikramiyesi aldığı halde almamış görünmektedir. Ayrıca, ... ’e yapılan ödemeler ile ... ’a yapılan ödemelerin de yer değiştirmesi gerekmektedir. Kamu zararı tablosuna bazı isimlerin mükerrer yazılmasının kamu zararı tutarını etkilemediği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, Belediye personeline, yılbaşı ve bayram ikramiyeleri ödemeleri yanında aylık olarak yapılan iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödemeleri sebebiyle de tavan tutar aşıldığından bu tutarlar da kamu zararı oluşturmaktadır.

Bu itibarla, yılbaşı ve bayram ikramiyeleri yanında, tavan miktarı aşan iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödemelerinin de kamu zararı hesabına dahil edilmesini teminen, 286 sayılı İlamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK Dairesine tevdiine, (Üyeler ... , ... ile ... ’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,

13.03.2019 tarihinde karar verildi.

Karşı oy gerekçesi

Üye ... ’nün karşı oy gerekçesi

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15 inci maddesinde,

“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” denilmektedir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde;

“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” denilmekle birlikte aynı Kanunun Geçici 14 üncü Maddesinde; “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Yerel Yönetimlerin 11.04.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeleri, 31.12.2017 tarihinden önce sona ermekte ise ve söz konusu sözleşmelerdeki aylık ortalama sosyal denge tazminatı ödemeleri, toplu sözleşmede belirtilen tazminat tavanından yüksek ise bu tarihten önce sözleşmenin feshedilmesi veya yenilenmesi halinde, önceki sözleşmedeki ödemelere devam edilebilecektir. Başka bir anlatımla, sosyal denge tazminatının ödendiği dönemde 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmede unvanlar itibariyle personele ödenen ortalama aylık tutar, Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede yer alan tavan tutardan yüksek ise bir sonraki sözleşmede, önceki sözleşmedeki güncelleme veya zam yapılmasına ilişkin hükümler dikkate alınmaksızın, o tutarın tavan olarak uygulanması; eğer Sosyal Denge Tazminatının ödendiği dönemde unvanlar itibariyle personele ödenen ortalama aylık tutar Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede yer alan tavan tutardan düşük ise en fazla Genel Toplu Sözleşmedeki tavan tutar (En yüksek Devlet Memuru aylığının % 100’ü) kadar ödeme yapılması mecburiyeti vardır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; Belediye ile sendika arasında 12.05.2011 tarihinde imzalanan sözleşmenin yürürlük maddesine göre sözleşmenin süresi 15.05.2011 – 15.05.2012 tarihlerini kapsamaktadır. Söz konusu sözleşmenin “Mali Haklar” başlıklı 5 inci bölümünde öngörülen ödemelerin aylık ortalaması 2015 yılı için yerel Yönetimler Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede belirlenen aylık ödeme üst sınırından (ilk 6 ay için ... – ikinci 6 ay için ... TL) düşük olduğundan 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi gereği 11.04.2014 tarihinde imzalanan ve 01.04.2014 – 31.12.2015 tarihlerini kapsayan toplu sözleşmede personele yapılacak ortalama aylık sosyal denge tazminatı ödemesi Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede belirlenen (En yüksek Devlet Memuru aylığının (Ek Gösterge dahil) % 100’ü) tavan tutar kadar olacaktır.

11.04.2014 tarihinde ... Sen ile ... ... Belediyesi arasında imzalanan ve 01.04.2014 – 31.12.2015 tarihlerini kapsayan toplu sözleşmenin “İyileştirme ve İş Barışı Tazminatı” başlıklı 20 nci maddesinde; “İşverence, bu sözleşme kapsamındakilere her ay 15.04.2014 tarihinden başlayarak maaşlarıyla birlikte ek ve peşin olarak net ... TL iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödenir” denilmiş, aynı sözleşmenin “Bayram ve Yılbaşı İkramiyeleri” başlıklı 21 inci maddesinde; Yılbaşında net ... TL, Ramazan Bayramında net ... TL, Kurban Bayramında net ... TL ikramiye ödeneceği belirtilerek, sosyal denge tazminatı üst sınırı aşılmıştır.

İlamda ve sorguda sadece yılbaşı ve bayram ikramiyeleri ödemeleri sebebiyle sosyal denge tazminatı üst sınırı aşıldığı ifade edilmişse de, aylık ... TL net olarak ödenen iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödemeleri sebebiyle de üst sınır aşılmıştır. Ancak bu tutarlar kamu zararı hesabında dikkate alınmamıştır. Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede belirlenen (En yüksek Devlet Memuru aylığının (Ek Gösterge dahil) % 100’ü)sosyal denge tavan tutarı 2015 yılı memur maaş katsayılarına göre Ocak-Haziran dönemi için aylık ... TL, Temmuz-Aralık dönemi için ... TL’dir.

... Sen ile ... ... Belediyesi arasında imzalanan Sözleşmeye göre;

% 15 vergi diliminde bulunduğunda net ... TL iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödenebilmesi için; ... TL

{... – [(... x 0,15)+(... x 0,00759)]}=... TL

%20 vergi diliminde bulunduğunda net ... TL iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödenebilmesi için; ... TL

{... – [(... x 0,20)+(... x 0,00759)]}=... TL

% 27 vergi diliminde bulunduğunda net ... TL iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödenebilmesi için; ... TL ödenmesi gerekmektedir.

{... – [(899,80x 0,27)+(... x 0,00759)]}=... TL

Yukarıdaki hesaplamalardan da görüleceği üzere, 2015 yılı memur maaş katsayılarına göre en yüksek devlet memuru aylığı, yani ödenebilecek sosyal denge tazminatı, Ocak-Haziran dönemi için aylık ... TL, Temmuz-Aralık dönemi için ... TL olmasına rağmen, Belediye personeline aylık olarak yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri brüt tutarları itibari ile mevzuatın belirlediği sınırları aşmıştır.

Sorumlular temyiz dilekçesinde, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı ve Yeni Yıl İkramiyesi adı altında yapılan ödemelerin vergi kesintisi yapıldıktan sonra net olarak Belediye personeline ödendiğini, ancak temyize konu Sayıştay İlamında ödenen miktarların brüt olarak hesaplandığını ve brüt tutarın talep edildiğini, Sayıştay Kanunu ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca da yapılan ödemenin brüt tutarlar üzerinden tahsil edileceğine dair bir düzenleme bulunmadığını ifade etmişlerdir.

Sayıştay Genel Kurulu’nun 12.02.1981 tarih ve 4107/1 sayılı kararında,

"Sayıştay denetimine giren idare ve kurumların saymanlık hesaplarının incelenmesi sonunda saptanan mevzuata aykırı ödemelerden genel bütçeli dairelere ilişkin bulunanların, vergi kesintileri düşüldükten sonra kalan tutarlar üzerinden; katma bütçeli dairelerle diğer kuruluşlara ilişkin olanların ise, bütçelere gider olarak kaydedilen kesintisiz tutarlar üzerinden hesaplanması gerektiğine... ” şeklinde karar verildiğinden, kamu zararı brüt tutarlar üzerinden hesaplanmıştır.

Konuya ilişkin uygulamanın nasıl yapılacağı, Maliye Bakanlığı, Muhasebat Genel Müdürlüğünün, 20.02.... 4 tarih ve 25379, 1. mükerrer sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan (Sıra No: 16) Genel Tebliğinde izah edilmektedir.

Diğer taraftan, sorumlular, Sayıştay ilamına ekli listede ilama konu tarihte çalıştığı halde belirtilen ikramiyeleri almamış gibi görünen kişiler olduğu gibi mükerrer isimlerin de bulunduğunu, İlamın bu yönleriyle de hukuka aykırı olduğunu ve ortadan kaldırılması gerektiğini belirtmişlerdir.

Kamu zararı tablosu ile ödeme emirleri üzerinde yapılan incelemede, toplam kamu zararı tutarında, ilamdaki haliyle sadece bayram ve yılbaşı ikramiyeleri üzerinden hesap edildiğinde, bir değişiklik olmamasına rağmen, ahizler bazında hatalar tespit edilmiştir. Şöyle ki, Ahiz ... bir kere yılbaşı ikramiyesi almasına rağmen, iki defa almış görünmektedir, Ahiz ... da yılbaşı ikramiyesi aldığı halde almamış görünmektedir. Ayrıca, ... ’e yapılan ödemeler ile ... ’a yapılan ödemelerin de yer değiştirmesi gerekmektedir. Kamu zararı tablosuna bazı isimlerin mükerrer yazılmasının kamu zararı tutarını etkilemediği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, Belediye personeline, yılbaşı ve bayram ikramiyeleri ödemeleri yanında aylık olarak yapılan iyileştirme ve iş barışı tazminatı ödemeleri sebebiyle de tavan tutar aşıldığından bu tutarlar da kamu zararı oluşturmaktadır.

Ancak, bilindiği gibi 6085 sayılı Sayıştay Kanununun atıf yaptığı 6100 sayılı HMK’da açık bir düzenleme bulunmamasına rağmen, bozulan hükmün ilk derece mahkemesinde yeniden hükme bağlanması esnasında, bozulan hükümde tayin edilen yaptırımdan daha ağır bir yaptırıma hükmedilememesi ilkesi hukuk literatüründe de kabul gören bir yaklaşımdır. Her ne kadar kamu düzenine aykırılığın söz konusu olduğu durumlarda bu kuralın geçerli olmayacağı genel kabul görmüş ise de bu hususun Sayıştay yargısı açısından ayrıca irdelenmesi gerekir. Bu aşamada ‘kamu düzeni’ ile ‘kamu yararı’ kavramlarının karıştırılmaması gerekir. Zira Sayıştayda görülen hesap yargılaması, sorumluların hesap ve işlemlerinin kanuna aykırı olduğu ve bu nedenle kamunun zarara uğratıldığı iddiasını içeren yargılamaya esas rapor üzerinden yürütüldüğünden, bunun karşıtı kamu yararı olarak algılanıp Sayıştay yargısının, ‘aleyhe bozma yasağının’ bir istisnası olacağı genellemesine gitmek doğru olmaz. Bu kuralın kamu düzenine olumsuz etkisinden de bahsedilemez. Aksine, sorumluların kanun yollarına başvuru sırasında, sorumlu tutuldukları miktarın daha da artabileceği korkusu yaşamaması gerçeğin bulunmasına, dolayısıyla kamu düzenine de katkı sağlar.

Temyiz değerlendirmesinde doğaldır ki, daire kararı uygun bulunmayabilir, olması gereken kamu zararı miktarı değişebilir ya da iddianın niteliği değişebilir. Ancak, dairenin temyiz müracaatçısı hakkında verdiği tazmin miktarının temyiz sonrası, sorumlu aleyhine artmaması gerekir. Böyle bir kaygı sorumluların temyiz hakkını kullanmaması sonucunu doğurur. Temyiz başvurusunun sınırlanması devlet açısından adil yargılama, sorumlular açısından da adil yargılanma hakkını zedeleyebilir. Adalete ve gerçeğe ulaşmada sıkıntı doğurabilir. Temyiz başvurusuyla hak arayan sorumlunun yine Sayıştay bünyesinde tespit ve iddia edilmiş tazmin tutarından daha yüksek bir tazmin tutarı ile karşı karşıya bırakılması hakkaniyetle bağdaşmaz. Bu sebeple, sadece temyize konu olan ilamda yer alan miktar dikkate alınmak suretiyle hesaplanan tazmin miktarının olduğu şekliyle tasdiki uygun olur.

Üyeler ... ile ... ’ın karşı oy gerekçesi

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinde;

“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” hükümleri yer almaktadır.

Anayasanın mezkûr 53 üncü maddesi doğrultusunda; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15 inci maddesinde,

“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” denilmektedir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde;

“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” denilmekle birlikte aynı Kanunun Geçici 14 üncü Maddesinde; “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Yerel Yönetimlerin 11.04.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeleri, 31.12.2017 tarihinden önce sona ermekte ise ve söz konusu sözleşmelerdeki aylık ortalama sosyal denge tazminatı ödemeleri, toplu sözleşmede belirtilen tazminat tavanından yüksek ise bu tarihten önce sözleşmenin feshedilmesi veya yenilenmesi halinde, önceki sözleşmedeki ödemelere devam edilebilecektir. Başka bir anlatımla, sosyal denge tazminatının ödendiği dönemde 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmede unvanlar itibariyle personele ödenen ortalama aylık tutar, Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede yer alan tavan tutardan yüksek ise bir sonraki sözleşmede, önceki sözleşmedeki güncelleme veya zam yapılmasına ilişkin hükümler dikkate alınmaksızın, o tutarın tavan olarak uygulanması; eğer Sosyal Denge Tazminatının ödendiği dönemde unvanlar itibariyle personele ödenen ortalama aylık tutar Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede yer alan tavan tutardan düşük ise en fazla Genel Toplu Sözleşmedeki tavan tutar (En yüksek Devlet Memuru aylığının % 100’ü) kadar ödeme yapılması mecburiyeti vardır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; Belediye ile sendika arasında 12.05.2011 tarihinde imzalanan sözleşmenin yürürlük maddesine göre sözleşmenin süresi 15.05.2011 – 15.05.2012 tarihlerini kapsamaktadır. Söz konusu sözleşmenin “Mali Haklar” başlıklı 5 inci bölümünde öngörülen ödemelerin aylık ortalaması 2015 yılı için yerel Yönetimler Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede belirlenen aylık ödeme üst sınırından (ilk 6 ay için ... – ikinci 6 ay için ... TL) düşük olduğundan 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi gereği 11.04.2014 tarihinde imzalanan ve 01.04.2014 – 31.12.2015 tarihlerini kapsayan toplu sözleşmede personele yapılacak ortalama aylık sosyal denge tazminatı ödemesi Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmede belirlenen (En yüksek Devlet Memuru aylığının (Ek Gösterge dahil) % 100’ü) tavan tutar kadar olacaktır.

11.04.2014 tarihinde ... Sen ile ... ... Belediyesi arasında imzalanan ve 01.04.2014 – 31.12.2015 tarihlerini kapsayan toplu sözleşmenin “Bayram ve Yılbaşı İkramiyeleri” başlıklı 21 inci maddesinde; Yılbaşında net ... TL, Ramazan Bayramında net ... TL, Kurban Bayramında net ... TL ikramiye ödeneceği belirtilerek, sosyal denge tazminatı üst sınırı aşılmıştır. Dolayısıyla mevzuata aykırı olarak artırılan bu ortalama aylık tutarlarının her biri kamu zararını oluşturmaktadır.

Sorumlular temyiz dilekçesinde, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı ve Yeni Yıl İkramiyesi adı altında yapılan ödemelerin vergi kesintisi yapıldıktan sonra net olarak Belediye personeline ödendiğini, ancak temyize konu Sayıştay İlamında ödenen miktarların brüt olarak hesaplandığını ve brüt tutarın talep edildiğini, Sayıştay Kanunu ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca da yapılan ödemenin brüt tutarlar üzerinden tahsil edileceğine dair bir düzenleme bulunmadığını ifade etmişlerdir.

Sayıştay Genel Kurulu’nun 12.02.1981 tarih ve 4107/1 sayılı kararında,

"Sayıştay denetimine giren idare ve kurumların saymanlık hesaplarının incelenmesi sonunda saptanan mevzuata aykırı ödemelerden genel bütçeli dairelere ilişkin bulunanların, vergi kesintileri düşüldükten sonra kalan tutarlar üzerinden; katma bütçeli dairelerle diğer kuruluşlara ilişkin olanların ise, bütçelere gider olarak kaydedilen kesintisiz tutarlar üzerinden hesaplanması gerektiğine... ” şeklinde karar verildiğinden, kamu zararı brüt tutarlar üzerinden hesaplanmıştır.

Konuya ilişkin uygulamanın nasıl yapılacağı, Maliye Bakanlığı, Muhasebat Genel Müdürlüğünün, 20.02.... 4 tarih ve 25379, 1. mükerrer sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan (Sıra No: 16) Genel Tebliğinde izah edilmektedir.

Diğer taraftan, sorumlular, Sayıştay ilamına ekli listede ilama konu tarihte çalıştığı halde belirtilen ikramiyeleri almamış gibi görünen kişiler olduğu gibi mükerrer isimlerin de bulunduğunu, İlamın bu yönleriyle de hukuka aykırı olduğunu ve ortadan kaldırılması gerektiğini belirtmişlerdir.

Kamu zararı tablosu ile ödeme emirleri üzerinde yapılan incelemede, toplam kamu zararı tutarında, ilamdaki haliyle sadece bayram ve yılbaşı ikramiyeleri üzerinden hesap edildiğinde, bir değişiklik olmamasına rağmen, ahizler bazında hatalar tespit edilmiştir. Şöyle ki, Ahiz ... bir kere yılbaşı ikramiyesi almasına rağmen, iki defa almış görünmektedir, Ahiz ... da yılbaşı ikramiyesi aldığı halde almamış görünmektedir. Ayrıca, ... ’e yapılan ödemeler ile ... ’a yapılan ödemelerin de yer değiştirmesi gerekmektedir. Kamu zararı tablosuna bazı isimlerin mükerrer yazılmasının kamu zararı tutarını etkilemediği anlaşılmıştır.

Bu itibarla, verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim