Sayıştay 5. Dairesi 43832 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
43832
27 Kasım 2019
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 5
-
Dosya No: 43832
-
Tutanak No: 46967
-
Tutanak Tarihi: 27.11.2019
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: SGK primlerinin zamanında ödenmemesi.
281 sayılı Ek İlamın 3. Maddesiyle; 233 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde, ... ... Belediyesi’nce ödenmesi gereken SGK primlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan gecikme zamları ile idari para cezalarının bütçeden ödenmesi hususunda, rücu işlemini yapmakla görevli olanların da sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği kanaatiyle verilen hüküm dışı kararı sonrasında, söz konusu savunmalar alınarak ek rapor düzenlenmiş olduğundan, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50’ inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince konunun görüşülmesinin devamına karar verilerek, ... TL için tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Mali Hizmetler Müdür Vekili sıfatıyla sorumlu tutulan ...’ nin göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde;
5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun ‘Belediye Başkanı’ başlıklı 37’inci maddesinde; Belediye İdaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir ”Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinde ‘Belediye başkanının görev ve yetkilerinin belirlendiği ve bu görevlerin şunlar olduğu;
“a) Belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilatını sevk ve idare etmek, belediye hak ve menfaatlerini korumak.
…..
c) Belediyeyi Devlet dairelerinde ve törenlerde, davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek.
…
e) Belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek.
f)Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek.”
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere belediye başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu, belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilatını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak, belediyeyi davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek, belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek ve belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmenin görevleri arasında sayıldığı, meydana gelen kamu zararında birinci derecede belediye başkanının sorumlu olduğu,
... Belediyesinin, 6360 Sayılı 14 ilde Büyükşehir Belediyesi ve 27 ilçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında kurulmuş olduğu, 1 Nisan 2014 tarihi itibariyle hizmet vermeye başladığı, dilekçinin asaleten İmar ve Şehircilik Müdürü kadrosunda iken Başkanlık makamının 22.09.2014 tarih ve 2014/53 sayılı Olurları gereği Mali Hizmetler Müdürlüğüne vekaleten görevlendirildiği( Ek-1), 674 Sayılı KHK gereği Belediyelerine Kayyum olarak atanan Vali Yardımcısı Sayın ... döneminde Mali Hizmetler Müdür Vekilliği görevine devam ettiği, 2. Kayyum ... İlçe Kaymakamı Sayın ... 'ün talebi doğrultusunda Destek Hizmetleri Müdür Vekili olarak görevlendirildiği, halen aynı görevinde hizmet vermeye devam ettiği,
... Belediyesinin, kapanan; ... İl Özel İdaresi, ... ve ... Belediyelerinin personellerinden oluştuğu, ... ilinin en büyük ilçesi konumunda olan ... İlçe Belediyesinin, belediyeciliğe yabancı İl Özel İdaresi personeli ile ... ve ... gibi mahalle statüsünde bulunan iki küçük belde belediyesi personellerinden oluştuğundan, işlerin zorunlu olarak tecrübe, bilgi, eğitimden yoksun, donanımsız personeller üzerinden yürütülüyor olduğu, personel eksikliğinden dolayı müdürler ve ünvanlı personellerin 2-3 ayrı görevle birden vekaleten görevlendirilmiş oldukları, böyle bir durumda işlerin kontrol altına alınması, vekalet ettirilen görevlerin tam anlamıyla yapılması ve öğrenilmesinin uzun zaman aldığı, bu duruma şu örneğin verilebileceği; 2015 yılında Sayıştay Başkanlığınca yapılan denetimlerde ödeme evraklarının tek nüsha oluşturulduğu, her müdürlükte kalması gereken ödeme evraklarının düzenli arşivlenmediği, Mali Hizmetler Müdürlüğünde düzenli halde bulunan ödeme evraklarının Sayıştay Başkanlığına gönderilmesi nedeniyle sorgu konusu maddeler ile ilgili sağlıklı bir savunma yapılamadığı, denetimlerle birlikte ödeme evraklarının artık iki nüsha olarak hazırlanıyor olduğu ve ayrıca dijital ortamda da arşivlenmesine başlanıldığı,
İdarelerde, personel özlük, izin, maaş, SGK prim bildirimleri ve ödemeleri vb. personel ile alakalı işlerin İnsan Kaynaklan Müdürlüğü görevleri arasında olduğu, ancak belediyelerinde bu işin Mali Hizmetler Müdürlüğünün görevleri arasında olmasa da maaş ve SGK prim bildirimleri Mali Hizmetler Müdürlüğü üzerinden yaptırıldığı, Oysa ki her müdürlüğün bütçesinde personel ve SGK Ödemelerinin bulunduğu,
İlgi Sayıştay Ek ilamının 12. sayfasındaki denetçi görüşünde, "sorgu konusu edilen ... TL 'nin İnsan Kaynaklan ve Eğitim Müdür Vekilinden tek başına ödettirilmesine hüküm verilmesi uygun olacağı düşünülmektedir." denilmesinin sorgu konusunun muhatabının Mali Hizmetler Müdürlüğünün olmamasının ve müdürlüklerin görevlerinin birbirine karıştırıldığının ispatı olduğu,
İlgi TC. Sayıştay 5. Dairesi’nin 13 Nisan 2018 tarih ve 281 nolu Sayıştay ek ilamının 16. sayfasında azınlık görüşü sunan Sayın Üye ...’inde belirttiği üzere; " ... Belediyesi, 06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ... Belde Belediyesi, ... Belde Belediyesi'nin devrinden oluşan bir belediyedir. Belediyelerin devri sırasında yaşanan teknik aksaklıklar nedeniyle bazı ödemelerde sıkıntılar yaşandığı görülmüş olup; zorunluluktan kaynaklanan ve yasal bir ödeme olan SGK prim cezalan için sorumluların beraati gerekir." denildiği,
Dilekçinin hiçbir bilgi sahibi olmadığı ve hiçbir eğitim almadığı Mali Hizmetler Müdürlüğü görevlerini öğrenmesinin, yasalar çerçevesinde uygulamasını sağlamasının uzunca süre aldığı, Mali Hizmetler Personelleri Harcama Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ...' ında ortak sözlü savunmalarında; "... ... Belediyesinin 6360 Sayılı Kanun ile diğer belediyelerle birleştiğinden yeni bir belediye olduğu için SGK ödemeleri konusunda bilgili personel olmadığından bahsederek belediyeye yeni atanan personel olarak verilen vazifeyi yaptıklarını, imzaladıkları ödeme emri belgesinin cezaya yönelik olduğunu bilmediklerini” belirttikleri, İmar ve Şehircilik Müdürü olarak, aynı şekilde ödeme emri belgesinin cezaya yönelik olduğunu, bundan ötürü zimmet çıkacağını bilmediği, gecikme zammı ile ilgili hiç bir şekilde kasıt, kusur veya ihmalinin bulunmadığını, ödeme emri belgesini hazırlayıp imzalayan gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi gibi kendinin de sorumlu tutulmaması gerekmektiğini,
5018 Sayılı yasada muhasebe yetkilisinin nitelikleri ve atanmasına ilişkin 62. maddesinde; "Muhasebe yetkilisi görevini yürütmek üzere atanacakların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48.maddesinde belirtilenler ile aşağıdaki şartları taşıması gerekir.
a) En az dört yıllık yükseköğrenim görmüş olmak.
b) Kamu idarelerinin muhasebe hizmetlerinde en az dört yıl çalışmak koşuluyla bu idarelerde muhasebe yetkilisi yardımcısı veya eşiti görevlerde bulunmak.
c) Muhasebe yetkilisi sertifikası almış olmak.
d) Son üç yıl içerisinde olumsuz sicil almamış olmak.
e) Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamış olmak.
f) Görevin gerektirdiği bilgi ve temsil yeteneğine sahip olmak.
Ancak, belde ve nüfusu 25.000‘in altında olan ilçe belediyeleri ile mahalli idare birliklerinde muhasebe yetkilisi görevini yürütmek üzere atanacakların, yukarıdaki fıkranın (c),(d),(e) ve (f) bentlerinde belirtilen şartlan taşımaları kaydıyla, en az lise mezunu olmaları ve kamu idarelerinin muhasebe hizmetlerinde en az dört yıl çalışmış olmaları yeterlidir. 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde muhasebe yetkilisi Maliye Bakanlığınca, diğer kamu idarelerinde ise üst yöneticiler tarafından atanır.
Muhasebe yetkilisi olacak görevliler, Maliye Bakanlığınca görevin niteliği dikkate alınarak mesleki konularda eğitime tabi tutulur ve bu eğitimi başarıyla tamamlayanlara sertifika verilir." Denilmekte olduğu,
Mali Hizmetler müdür vekilliğine kendi isteğiyle gelmediği, daha önce muhasebe servisinde hiç görev almadığı, muhasebe yetkilisi sertifikasının olmadığını, muhasebe ile ilgili herhangi bir eğitime tabi tutulmadığını, idarelerde süreklilik esas olduğundan tayin nedeniyle boşalan müdürlüğe Başkanlığın Oluru ile görevlendirildiği, bu görevi yapmama gibi bir seçeneğinin bulunmadığı, uzmanlık alanı dışında bir müdürlükte olsa yapmak zorunda kaldığı,. aksi halde ceza almasının kaçınılmaz olduğu, muhasebe yetkilisi vasfını taşımadığı halde isteği dışında Başkanlık Oluru ile görevlendirilmesinden dolayı böyle bir tazminle cezalandırılmayı hak etmediği,
Muhasebe yetkilisi olarak tarafına aktarılan, 5018 Sayılı Yasanın 61. Maddesinde; " Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinden;
a) Yetkililerin imzasına,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığım,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür." ibaresi doğrultusunda evrakların kontrollerini yaparak ödemeleri gerçekleştirdiği,
2015 yılında Sayıştay Başkanlığınca yapılan denetimlerde bilgi eksiliğinden kaynaklanan hataları görmesi ile birlikte sözlü olarak sürekli dile getirdiği konulrı, 25.07.2017 tarihli dilekçesinde (Ek-3) yazılı olarak da Belediye Başkanına bildirmesine rağmen "Düzgün bir Muhasebeci bulununcaya kadar göreve devam etmesini ve dilekçesinin de resmi olarak işleme alınmayacağı "cevabını aldığı, istemeyerek te olsa Mali Hizmetler Müdürlüğü görevine daha dikkatli olarak devam ettiği,
Belediye Başkanının talimatları doğrultusunda bilgisizlik ve tecrübesizlikten kaynaklı olarak belediyenin ticari müessese mantığıyla yönetildiği, 2011 yılında meydana gelen ... depreminin ardından resmi kurumlara olan borçların mücbir sebep kapsamına alındığı ve ödemelerin faize uğramadan sürekli ertelendiği, SGK'ya olan borçlarında aynı kapsamda olduğunun düşünüldüğü, Böyle olmasına rağmen başkan, ikna edilerek SGK ve vergi dairesine olan borçların ödenmesine başlanıldığı ve ondan sonra da aynı şekilde düzenli olarak ödenmeye devam edildiği, ancak gecikme zammının çıkmasının hiç hesapta olmayan bir durum olduğu, bilinmiş olsaydı kesinlikle SGK ödemelerinin öncelikli olarak yapılacağı, söz konusu ihmalin bilgisizlikten kaynaklandığı ve sehven yapıldığı,
Fakat 2014 ve 2015 yıllarında belediye kasasında bulunan paraların vadeli olarak bankaya yüksek faiz oranıyla (DİBS+0,62) yatırıldığı, (Ek-4) 2014 yılında ... TL mevduat faizi (Ek-2a) 2015 yılında ise ... TL mevduat faizi (Ek-2b) gelir kaydedildiği,
İlgi TC. Sayıştay 5. Dairesi’nin 13 Nisan 2018 tarih ve 281 nolu Sayıştay ek ilamının 16. sayfasında azınlık görüşü sunan Sayın Üye ...'inde belirttiği gibi; ödeme yapılan karşı kuruluşun kamu kuruluşu olduğu, (Belediye bütçesinden fazla ödenen tutarın diğer bir kamu kurumu için (SGK) gelir niteliğinde olduğundan) toplam kamu kaynağında azalışa neden olunmadığı, bilakis ... TL mevduat faizi geliri elde edilerek yüzlerce kat değerinde belediyeye gelir sağlandığı,
Kamu zararı oluştuğu halen değerlendiriliyorsa, bankaya vadeli olarak yatırılan mevduat faizi oranı(DİBS+0,62) ile gecikme zammı faiz oranlarının farkı kadar olması gerektiği, Sonuç olarak; Sayın Üye ...’ in; “... Belediyesi, 06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6360 Sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ... Belde Belediyesi, ... Belde Belediyesi'nin devrinden oluşan bir belediyedir. Belediyelerin devri sırasında yaşanan teknik aksaklıklar nedeniyle bazı ödemelerde sıkıntılar yaşandığı görülmüş olup; zorunluluktan kaynaklanan ve yasal bir ödeme olan SGK prim cezalan için sorumluların beraatı gerekir.” şeklinde uygun görüş belirttiği, personellerin yeterli bilgi, beceri ve tecrübeye sahip olmaması, 2011 yılından 2017 yılına kadar deprem nedeni ile kamu ödemelerinde mücbir sebep uygulanması, 6360 Sayılı Yasa ile kapanan ... ve ... belde belediyelerinden gelen ve göreve başladığında söz konusu borcun zaten kesinleşmiş bir borç olduğu, muhasebe yetkilisi sertifikası olmadığı ve her hangi bir muhasebe eğitimine tabi tutulmadığı halde İmar ve Şehircilik Müdürünün Mali Hizmetler Müdürlüğüne vekalet ettirilmesiyle ortaya çıkan gecikme zammından belediye başkanının sorumlu olması gerektiği, Mali Hizmetler Müdürlüğünde görevli harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlilerinin kanun ve yönetmelikler hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması, imzalanan ödeme emri belgesinin cezaya yönelik olduğunun tarafınca bilinmemesi, belediye başkanının talimatı doğrultusunda paraların vadeli hesapta değerlendirilmesi, Sayın Üye ... Beyin de görüşünde; " ödeme yapılan karşı kuruluşun kamu kuruluşu olduğu,( Belediye bütçesinden fazla ödenen tutarın diğer bir kamu kurumu için (SGK) gelir niteliğinde olduğundan) toplam kamu kaynağında azalışa neden olmamıştır.” belirttiği, Belediye ve SGK’ nın da kamu kurumu olması nedeniyle kamu zararının olmadığı, 2014 ve 2015 yıllarında toplamda ... TL mevduat faizi gelir kaydedilerek kurumun ziyadesi ile kâra geçirildiğinin göz önünde bulundurularak verilen tazmin hükmünün kaldırılması konusunda gereğini arz ettiklerini ifade etmişlerdir.
Sorumlular her ne kadar temyiz dilekçesinde tazmin hükmüne itirazlarını bildirmiş olsalar da duruşma esnasında tahsilat bildirmişledir.
Başsavcılık Mütalaasında;
“... ... Belediyesi 2016 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen Sayıştay 5 inci Dairesinin 13.04.2018 tarih ve 281 no’lu ilamı ve aynı konuya ilişkin 14.07.2017 tarih ve 233 no’lu İlam kararlarının 4 üncü Maddeleriyle sorumlu tutulan Mali Hizmetler Müdürü Vekili ...’nin ilgi yazı ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelendi.
Temyiz dilekçesinde özetle, ... ... Belediyesi’nce ödenmesi gereken SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) primlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan gecikme zamları ile idari para cezalarının bütçeden ödenmesi neticesinde oluşan toplam ... TL kamu zararının, sorumlu sıfatı ile bilgisinin ve tecrübesinin olmadığı asıl görevinin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü olduğunu, Mali Hizmetler Müdürlüğü görevine isteğinin dışında vekaleten görevlendirildiğini, bu görevin ifası için muhasebe sertifikası olan ve bunun eğitimini almış kişilerin görevlendirilmesi gerektiği bu hususu kayyum olarak atanmış Belediye Başkanına da yazılı olarak bildirdiğini ancak olumlu cevap alamadığını, ayrıca 233 sayılı İlamda Denetçi görüşü olarak da yer alan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdür Vekilinin sorumlu olması gerektiğine ilişkin değerlendirmede bulunulduğunu, cezaların bütçeden ödenmesine ilişkin ödeme emri belgesini imzalayan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulmadığı gibi kendisinin de sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek tazmin edilen tutarın beraatını talep etmişlerdir.
Dosya münderecatının incelenmesi sonucunda; iki ayrı hususun söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. İlki SGK bildirgelerinin zamanında verilmemesi ve bundan dolayı doğan idari para cezasına ait sorumluluk diğer ikinci husus ise tahakkuk eden idari para cezasının belediye bütçesinden ödenmesine rağmen rücu müessesesinin uygulanmamasına ilişkin sorumluluktur ve ikisini ayrı ayrı değerlendirmek gerektiği düşünülmektedir.
İlk husus olan 2014 yılı Mayıs ayından 2015 yılı Temmuz ayına kadar 16 aylık bildirgelerin zamanında verilmemesi nedeniyle kesilen idari para cezaları olup bu konuda Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından verilecek idari para cezaları 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinde, hangi hallerde ve kimin adına uygulanacağı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle açıklanmıştır.
5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin dördüncü fıkrasında;
“…….. İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir.” denilmektedir.
Her bir kamu idaresinde bildirgeleri düzenlemek ve zamanında SGK’na göndermekle görevlendirilen kurum temsilcileri belirlenerek SGK’na bildirilmiştir. Bildirgelerin düzenlenmemesinden ve zamanında gönderilmemesinden belirlenen bu kişiler sorumludur ve SGK tarafından kesilen idari para cezaları bu kişiler adına kesilmektedir. Dolaysıyla idari para cezalarının, ceza kesilen kişiler adına tahakkuk ettirilerek bu kişilerden tahsilinin sağlanması gerektiği, bu çerçevede maddeye konu olan cezaların ödemesini yapan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisi ile bu konuda bildirimlerin zamanında verilmemesi ve bildirimlerden sorumlu isimlerin doğan cezalardan sorumlu tutulmamasına ilişkin idari sorumluluğunu yerine getirmeyen o dönem üst yöneticisinin sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Diğer ikinci husus ise tahakkuk eden gecikme cezasının bütçeden ödenmesine rağmen meşkûr Kanun gereği gecikmenin sebebi araştırılarak SGK’ nın kabul ettiği geçerli bir mazeret olmaması halinde gecikmeye sebep olanlara rücu edilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede; Mali Hizmetler Müdür Vekili ...’ nin rücu görevinin olduğuna ilişkin yasal bir dayanak gösterilmemiş olup, bu konuda ki sorumluluğun 5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesine göre belediye başkanında olduğu açıktır. Bu nedenle rücu işleminin yerine getirilmemesinden dolayı üst yönetici ve bu ödemeyi yapan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin müteselsilen ya da sadece Üst yöneticinin sorumlu olması gerektiği değerlendirilmektedir.
Bu nedenlerle; Temyiz talebinin kabul edilerek Daire tarafından verilen tazmin hükmünün açıklanan nedenlerle kaldırılması ve sorumluların yeniden tayini yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.
Duruşmacı ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
281 sayılı Ek İlamın 3. Maddesiyle; 233 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde, ... ... Belediyesi’nce ödenmesi gereken SGK primlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan gecikme zamları ile idari para cezalarının bütçeden ödenmesi hususunda, rücu işlemini yapmakla görevli olanların da sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği kanaatiyle verilen hüküm dışı kararı sonrasında, savunmalar alınarak ek rapor düzenlenmiş olduğundan, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50’ inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince konunun görüşülmesinin devamına karar verilerek, ... TL için tazmin hükmü verilmiştir.
Esas yönüyle;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 71’ inci maddesinde;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
(…)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.
Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.
Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer g... ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” denilmektedir.
Diğer taraftan; 5018 sayılı Kanunun 71’ inci maddesine dayanılarak çıkarılan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 6’ ncı maddesinin (g) bendinde; Kamu İdaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesinin kamu zararının belirlenmesinde esas alınacağı belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanunun 34’ üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise;
“Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” denilmektedir.
Buna göre, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri ödemeler (borçlar) önceliğe sahiptir, dolayısıyla zamanında ödenmesi gerekmekte olup, ödenmediğinde ortaya çıkacak gecikme zammı, faizi, cezası gibi giderlerin bütçeden ödenmesi mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunun “Resmi daire” başlıklı 8’inci maddesinde;
“Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir….” denilmekte,
“İstisnalar” başlıklı 9uncu maddesinde;
“Bu Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga Vergisinden müstesnadır.” denilmekte,
Söz konusu 2 sayılı Tabloda;
“Damga vergisinden istisna edilen kağıtlar
I. Resmi işlerle ilgili kağıtlar:
A) Resmi daireler arasında kullanılan kağıtlar:
“1.Resmi daireler arasındaki işlemleri kapsayan her türlü kağıtlarla…” denilmektedir.
İlgili mevzuatta ifade ettiği üzere resmi daire sayılan Belediyelerle yine başka bir resmi daire olan Sosyal Güvenlik Kurumu arasındaki işlemler damga vergisinden muaf tutulmuştur.
Ancak tazmin hükmedilen ilam konusu gecikme zamları ve idari para cezası bünyesinde, damga vergisi de mevcut olup söz konusu damga vergilerinin de ayrıca SGK’ ya ödendiği görülmektedir. Resmi daire sayılan Belediyelerle yine başka bir resmi daire olan Sosyal Güvenlik Kurumu arasındaki işlemlerin damga vergisinden muaf olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu damga vergisinin, kurumun g...leştirdiği gecikme zamları ve idari para cezası tutarlarından düşülerek, kamu zararının net olarak yeniden hesaplanması gerekmektedir.
Sorumluluk yönüyle;
281 sayılı Ek İlamın 3’ üncü Maddesi ile verilen tazmin hükmünde; 5018 sayılı Kanunun 60 ve 61 inci maddeleri göz önünde bulundurularak, Belediyeye ait SGK ödemelerinin zamanında ve eksiksiz yapılmasından tek başına Mali Hizmetler Müdürünün sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Sorumlu tutulan Mali Hizmetler Müdürü ise temyiz dilekçesinde özetle, ... ... Belediyesi’nce ödenmesi gereken SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) primlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan gecikme zamları ile SGK bildirgelerinin zamanında verilmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezalarının bütçeden ödenmesi neticesinde oluşan toplam ... TL kamu zararından, sorumlu sıfatı ile bilgisinin ve tecrübesinin olmadığını, asıl görevinin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü olduğunu, Mali Hizmetler Müdürlüğü görevine isteğinin dışında vekaleten görevlendirildiğini, bu görevin ifası için muhasebe sertifikası olan ve bunun eğitimini almış kişilerin görevlendirilmesi gerektiğini, bu hususu kayyum olarak atanmış Belediye Başkanına da yazılı olarak bildirdiğini ancak olumlu cevap alamadığını, cezaların bütçeden ödenmesine ilişkin ödeme emri belgesini imzalayan harcama yetkilisi ve g...leştirme görevlisinin sorumlu tutulmadığı gibi kendisinin de sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, tazmin edilen tutarın beraatını talep etmiştir.
İlamda konu edilen husus; SGK bildirgelerin zamanında gönderilmemesi sebebiyle uygulana idari para cezası ile, SGK primlerinin zamanında ödenmemesi sebebiyle uygulanan gecikme zammıdır. İdari para cezası ile gecikme zammı birbirinden farklı durumlar olup, sorumluluk bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
SGK bildirgelerinin zamanında gönderilmemesi sebebiyle uygulana idari para cezası 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu” nun “Kurumca Verilecek İdarî Para Cezaları” başlıklı 102’ inci maddesi gereği uygulanmaktadır.
Sosyal güvenlik primlerinin zamanında ödenmemesi sebebiyle gecikme zammı uygulanması ise aynı kanunun “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 88’ inci maddesinde belirlenmiştir.
İlgili maddenin 20. Fıkrasında; “ Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlilerinin …… Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu” ifade edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 60’ ıncı maddesinde ise;
“Kamu idarelerinde aşağıda sayılan görevler, malî hizmetler birimi tarafından yürütülür:
……
j) İdarenin, diğer idareler nezdinde takibi gereken malî iş ve işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak.” denilmektedir.
SGK bildirgelerin zamanında gönderilmemesi sebebiyle uygulanan idari para cezası ile, SGK primlerinin zamanında ödenmemesi sebebiyle uygulanan gecikme zammı ayrı ayrı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle karşılaşılan durumlardır. Ortaya çıkan zarar ile failin davranışı (fiil) arasındaki bağlantı kurulmak suretiyle, görevde bulunulan süreler de dikkate alınarak, bildirgeyi vermekle yükümü olan sorumlular ile pirimin geç ödenmesinden sorumlu olan kişilerin kurum nezdinde tespit edilmesi gerekmektedir.
Son olarak duruşma esnasında ibraz edilen tahsilat evrakları ilamın infazı mahiyetinde olduğundan bu hususla ilgili olarak Kurulumuzca yapılacak bir işlem yoktur.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan gerekçelerle, sorumluğun tespiti ve kamu zararının yeniden belirlenmesi için 281 sayılı Ek İlamın 3. Maddesiyle verilen tazmin hükmünün BOZULARAK yeniden hüküm tesisini teminen hükmü veren DAİREYE GÖNDERİMESİNE (7. Daire Başkanı …, Üyeler …. ve …’ ın farklı gerekçesi ile Daire Başkanı …, Üyeler …, …, … ve … ’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 27.11.2019 tarih ve 46967 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Farklı oy gerekçesi
- Daire Başkanı …’in farklı oy gerekçesi
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 25.05.2011 tarihli ve B.07.0.BMK.0.103801.390/6338 sayılı yazısı ile; Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerince uygulanan idari para cezalarının hangi yıla ait olduğuna bakılmaksızın ilgili mevzuat çerçevesinde kişilerin kusurlarına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla cari yıl bütçesinden Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesi gerektiği kararlaştırılmıştır.
Söz konusu yazıda bu ödemeler yapılırken 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümleri dikkate alınarak ödenmesi gerektiği bildirilmektedir.
Buna göre Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri tarafından uygulanan idari para cezalarının, kişilerin kusurlarına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, harcama birimlerinin ilgili kalemlerindeki ödeneklerden ödenmesi uygun görülmüştür.
Bu bakımından söz konusu idari para cezasının ödenmesinde mevzuata aykırı bir durum yoktur, bu itibarla kamu zararı da yoktur.
Gecikme zamları ile ilgili olarak ise; ilam konusu olayda Belediyenin Mart 2014 yılında devrolduğu ve gecikme zamlarının 2014 ve 2015 yıllarını içerdiği anlaşılmıştır. Sorumluluğun belirlenmesi için kişilerin söz konusu görevlerde bulundukları zaman bakımından değerlendirme yapılması gerekmektedir. İlamda gecikme zamlarının zamanında ödenmemesinden sorumlu tutulan Mali Hizmetler Müdür Vekilinin 22.09.2014 tarihinde göreve geldiği dikkate alındığında, bu kişinin mart-eylül dönemine ilişkin kamu zararından sorumlu olduğundan söz edilemez.
Bu itibarla, ortada bir kamu zararı olmaması ve sorumluların ise kamu zararı olarak nitelendirilen olayda kusur sorumluluklarının olmaması nedeniyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekmektedir.
Üye …’ ün farklı oy gerekçesi
Kamu idaresinin yükümlülüklerinin, mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan ek malî külfetler, kamu zararı niteliği taşımaktadır ancak söz konusu kamu zararının hesabında, enflasyon oranı dikkate alınarak, bu oran hariç olmak üzere hesap yapılması gerekir. Bu itibarla söz konusu tazmin tutarının yeniden hesaplanması için kararın bozularak dairesine gönderilmesi gerekir.
Üye …’ ın farklı oy gerekçesi
Ödeme yapılan karşı kuruluş kamu kuruluşu olduğu için (Belediye bütçesinden fazla ödenen tutar diğer bir kamu kurumu için (SGK) gelir niteliğinde olduğundan) toplam kamu kaynağında azalışa neden olunmamıştır. Belediye bütçesinden fazla ödemeye neden olanlarla ilgili görevlerini tam ve zamanında yapmamalarından dolayı idari işlem yapılması için idaresine yazılması gerekir.
Karşı oy gerekçesi
Üye …, … ve …’ ın karşı oy gerekçesi
Duruşma esnasında ibraz edilen tahsilat ilamın infazı mahiyetindedir ancak tazmin hükmedilen kamu zararı tutarında damga vergisi de bulunmaktadır. Söz konusu vergi, Belediye bütçesinden fazla ödenmiş bir tutar olmakla birlikte diğer bir kurum için (Hazine ve Maliye Bakanlığı) gelir niteliği taşımaktadır. Bu itibarla söz konusu vergi özelinde, toplam kamu kaynağında bir azalış meydana geldiğinden söz edilemez. Bu sebeple ödenen damga vergisinin gecikme zamları ve idari para cezası tutarlarından düşülerek, kamu zararının yeniden hesaplanması suretiyle kararın tasdiki gerekir.
Üye … ve …’ in karşı oy gerekçesi
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’ nun “Kamu Zararı“ başlıklı 71’ inci maddesinde, bir kamu zararının oluşması için; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması gerektiği hüküm altına alınmıştır. İlam konusu olayda kasıt, kusur veya ihmal olmaması nedeniyle kamu zararı oluşmadığına kanaat getirildiğinden kararın kaldırılması gerekmektedir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35