Sayıştay 5. Dairesi 43727 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
43727
24 Nisan 2019
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2008
-
Daire: 5
-
Dosya No: 43727
-
Tutanak No: 46146
-
Tutanak Tarihi: 24.04.2019
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Yoksul ve muhtaç ailelere dağıtılmak üzere yardım amaçlı kömür alımı.
1598 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde; ... San. Tic. Ltd. Şti.’den yoksul ve muhtaç ailelere yardım amaçlı alınan kömürlere ilişkin giriş çıkış taşınır işlem fişlerinin düzenlenmemesi, fakir ve muhtaç ailelere dağıtılmak üzere alınan kömürlerin dağıtımının usule aykırı olması, savunmada hibe olduğu iddia edilen kömür borcunun tahsili için icra yoluna başvurulması ve muhasebe kayıtlarında da kömür alımının halen hibe gözükmeyip Belediyenin borcu olarak gözükmesi sonucu oluşan …. TL kamu zararının Harcama Yetkilisi …. (Belediye Başkanı) ve Gerçekleştirme Görevlisi imzası bulunmaması nedeniyle Muhasebe Yetkilisi …..’tan müştereken ve müteselsilen tazminen tahsiline hükmolunmuş,
1589 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde yer alan tazmin hükmü ile ilgili sorumluların başvurusu üzerine Temyiz Kurulunun 41411 ila 41425 tutanak no.lu kararları ile bozularak Dairesine gönderilmesi nedeniyle, bu defa konunun 832 sayılı Sayıştay Kanununun 73 üncü maddesi gereğince yeniden görüşülmesine karar verilerek 1907 sayılı Ek İlam ile ;
1589 sayılı ilamın 4 üncü maddesiyle ilgili olarak yapılan yeniden incelemede,
... ... Belediyesi tarafından ... San. Tic. Ltd. Şti ’den yoksul ve muhtaç ailelere dağıtılmak üzere yardım amaçlı alınan kömürlere ilişkin yüklenicinin belediyeden olan alacağından feragatte bulunduğu görülmüş olup; bu feragat T.C. ... İcra Müdürlüğü’nde de ifade edilmiştir.
Yüklenicinin Belediye’ye kömür bedelini hibe ettiğini bildirmesi üzerine ilgili alacak Belediyenin muhasebe kayıtlarından ters kayıt yapılmak suretiyle kaldırılmıştır. Bütün bu gelişmeler çerçevesinde Belediye tarafından ödenmiş veya ileride ödenmesi mümkün bir kömür borcu bulunmadığından; 1589 sayılı ilamın 4üncü maddesinde bulunan tazmin hükmünün kaldırılarak sorumluların beraatına hükmedilmiştir.
Bahse konu kararı Dairesi adına temyiz eden Avukatlar …, …, …., …., … ve …. ortak temyiz dilekçesinde özetle;
-
Dairece yüklenicinin belediyeden olan alacağından feragatte bulunduğu belirtilmiş ise de; ... 11.İcra Dairesinin 29/07/2016 tarihli ve 2009/3842 Esas sayılı müzekkeresinden de anlaşılacağı üzere icra dosyasının, alacaklının borcundan feragati üzerine değil takipsizlikle kapandığını, takipsizlikle kapanan bir icra takibinin harç ve masrafları yatırıldığı takdirde yenilenebilir nitelikte olduğunu, bir icra dosyasının takipsizlikle kapanmasının feragat üzerine kapanmasıyla aynı sonuçları doğurmadığını, Belediyenin, söz konusu borcu ileride ödeme tehdidi altında olduğunu, buna göre sorumluların beraatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
-
1598 sayılı Sayıştay İlamının 8. sayfasında; “Sorumlular savunmada her ne kadar ... San. Tic. Ltd. Şti.’nden 2000 ton kömürün ekteki belgeden de anlaşılacağı üzere anılan şirket tarafından Belediyeye hibe olarak verildiğini ... dolayısıyla Belediyenin kasasından para çıkmış olmadığından kamu zararı da bulunmadığını ifade etseler de, şirketin kömürleri hibe olarak verdiği ifade edilen belgeden sonraki tarihte kömür alımına ilişkin ilgili Şirketin Belediyeden kömür parasını tahsil etmek amacıyla icra takibi başlatmış olduğu anlaşıldığından... ” denilerek sorumluların savunmalarında sürekli olarak belirttiklerinin aksine, kömürlerin söz konusu şirket tarafından hibe olarak verilmeyip, hibe olarak verildiği savunmasından sonra bile söz konusu kömür bedelinin tahsili için icra takibi başlatılmış olmasının ilgili kişilerin sorumluluğunun bulunduğunu ortaya koyduğunu,
-
Belediye büyüklüğünde ve nüfusu yaklaşık 1000 hane olan bir yerde herkesin yoksul ve muhtaç olduğunun kabulünün olanaksız olduğunu, dosya münderecatında bulunan bilgi sahibi kişilerin ifade tutanaklarında da belirtildiği üzere, bu kömürlerin Belediyece ihtiyaç sahibi olup olmadığı gözetilmeksizin herkese dağıtıldığını, yine bilgi sahiplerinin ifadelerine göre, herkese dağıtılan bu kömürlerden her aileye ortalama 1 ton kömür verildiğini, bir ailenin bir kış yakacağı ortalama kömür miktarı belli iken toplamda yaklaşık 1000 hanelik bir mahalleye ihtiyacın ve kullanabileceği miktarın çok çok üstünde kömür alımı ve sonrasında dağıtımının yapıldığının açık olduğunu, bunun bile dağıtımların usulsüz olduğunu ortaya koyduğunu belirterek temyize konu Ek İlamda yer alan sorumluların beraatına ilişkin hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“…
Temyiz Kurulunun 02/02/2016 tarihli ve 41411 sayılı Kararı ile; devredilen belediyenin muhasebe kayıtlarının, savcılığın kovuşturmaya mahal olmadığına ilişkin kararı ile firma ile belediye arasında imzalanan borç alacak ilişkisi olmadığına ilişkin yazının, icra takibine ilişkin dosyanın ve sorumluluk konusunun incelenmesi için 1598 sayılı ilamın 4 üncü maddesine ilişkin verilen tazmin hükmünün 832 sayılı Kanunun değişik 16.maddesi hükmü gereğince bozularak dairesine gönderilmesi üzerine konuya dair düzenlenen Yargı Raporunda;
-
2.000 ton kömür için ... tarihinde ... kayıt numarasıyla bir ihale gerçekleştiği ve ihalenin “... San. Tic. Ltd. Şti.” üzerinde kaldığı, ardından sözleşme imzalandığı ve daha sonra da firma tarafından düzenlenen 4 adet faturanın 04/12/2008 tarihli ve 2126 yevmiye numarasıyla ödemeye bağlandığı,
-
Hibe olarak verildiğine ilişkin düzenlenen yazının ödeme emri belgesinin düzenlenme tarihinden (04/12/2008) yaklaşık 6 ay sonraki bir tarihi (27/05/2009) taşımasının dikkat çekici olduğu, üstelik ilgili firmanın söz konusu ödemenin yapılmamış olması gerekçesi ile T.C. ... İcra Müdürlüğüne 20/05/2010 tarihinde (Bağışlama yazısından yaklaşık 1 yıl sonra) Belediyenin Bankalardaki hesapları üzerine haciz konması için talepte bulunduğu ve ilgili İcra Müdürlüğünce de ilgili bankalara haciz yazısının yazıldığı ancak, dosyanın takipsizlik nedeni ile kapandığının anlaşıldığı bu yönüyle dosyadan feragat edilmediği için her ne kadar dosya işlemden kaldırılmış olsa da zamanaşımı müddeti içinde yenilenerek takibe devam edilebileceği,
-
... Belediyesinden alacağın bağışlandığına ilişkin düzenlenen muhasebe işlem fişinin istendiği ancak, söz konusu fişin arşivde bulunamadığı ifade edilerek kullanılan muhasebe programından alınan çıktının sunulduğu, program çıktısı incelendiğinde ise 03/04/2009 tarihinde (Bağışlama yazısından yaklaşık 2 ay önce) geriye dönük olacak şekilde 27/03/2009 tarihli ve 508 yevmiye numaralı bir kayıt yapıldığının görüldüğü,
-
Sorumlular, Sayıştay Başkanlığına vermiş olduğu savunmada ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 2000 ton kömürü hibe amaçlı verdiğini ifade ederken; Sorumlu ...'nin (Belediye Başkanı) T.C. ... Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu ifadede, 2009 yılının seçim dönemi olması sebebiyle kömür paralarını ödeyemediklerini ve ödemeyi şahsi olarak arsa ve gayrimenkul olarak bizzat kendisinin yaptığını beyan ettiği ve yine sorumlu ...’ın da vermiş olduğu ifadesinde söz konusu kömür alacağının ilgili firmaya ...'nin şahsi mal varlığından ödendiğini beyan ettiği, sorumlularca Cumhuriyet Başsavcılığına verilen ifadeler dikkate alındığında söz konusu kömür alımına ilişkin bir bağışlamadan söz etmenin mümkün olmadığı,
-
Sorumluların söz konusu kömür alımları ve dağıtımına ilişkin her hangi bir taşınır işlem fişinin düzenlenmemiş olmasına ilişkin bir savunma yapmadığı,
belirtilerek; kanıtlayıcı herhangi bir belge olmaksızın ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 4 adet fatura karşılığında ödeme yapılması sonucu ortaya çıkan ... tutarındaki kamu zararının ödettirilmesine karar verilmesinin uygun olacağı ifade edilmiş;
Dairenin bahse konu kararında da; yüklenicinin Belediyeden olan alacağından feragatte bulunduğunun görüldüğü, bu feragatin İcra Müdürlüğünde de ifade edildiği, ilgili alacağın Belediye muhasebe kayıtlarından ters kayıt yapılmak suretiyle kaldırıldığı, bütün bu gelişmeler çerçevesinde Belediye tarafından ödenmiş veya ileride ödenmesi mümkün bir kömür borcu bulunmadığından bahisle, 1589 sayılı İlamın 4 üncü maddesinde bulunan tazmin hükmünün kaldırılarak sorumluların beraatına hükmedilmiştir.
Yukarıda değinilen temyiz dilekçesi, ilamlar ve yargı raporunun tetkikinden;
-
Yaklaşık 1000 haneli bir Belde için, tamamının muhtaç olduğu varsayımıyla ihtiyacın üzerinde kömür alımı ihalesi açıldığı,
-
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği uyarınca aranılması gereken bazı kanıtlayıcı belgelerin aranılmaksızın kömür bedelinin Belediye bütçesine gider yazılarak Bütçe Emanetleri hesabına alındığı,
-
Yüklenicinin, 27/05/2009 tarihinde alacağından feragat ettiğine ilişkin yazı verdiği, ancak bu yazıdan daha önce 27/03/2009 tarihinde Bütçe Emanetleri Defterinde 508 yevmiye numarasıyla Bütçe Emanetleri Hesabına borç kaydıyla hesabın kapatıldığı, ilgili fişin ibraz edilemediği,
-
Firmanın 20/05/2010 tarihinde, söz konusu ödemenin yapılmadığı gerekçesi ile ilgili İcra Dairesine Belediyenin bankalardaki hesapları üzerine haciz konması için talepte bulunduğu ancak, dosyanın takipsizlik nedeni ile kapandığı,
-
Sorumluların savunmalarında 2000 ton kömürün hibe amaçlı verildiği ifade edilmesine rağmen, İlgili Savcılığa verilen ifadelerde kömür parasının şahsi malvarlığından ödendiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Maddeler halinde sayılan bu hususların hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirilmektedir. Ancak, kömür parası için Belediye bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmadığı da dikkate alındığında, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde ifadesini bulan “kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” durumu gerçekleşmediğinden bu aşamada kamu zararının varlığından bahsetmek de mümkün değildir.
Diğer taraftan; temyiz dilekçesinde de ifade edildiği üzere, icra dosyasının, alacaklının borcundan feragati üzerine değil, takipsizlikle kapanması nedeniyle harç ve masrafları yatırıldığı takdirde yenilenebilir nitelikte olması ve Belediyenin söz konusu borcu ileride ödeme tehdidi altında olması da ihtimal dahilinde olup, gerçekleşmesi halinde kamu zararının meydana geleceği tabiidir.
Öte taraftan; Temyiz Kurulunun bozma kararı gerekçesinde;
-Devredilen belediyenin muhasebe kayıtlarının,
-Savcılığın kovuşturmaya mahal olmadığına ilişkin kararının,
-Firma ile belediye arasında imzalanan borç alacak ilişkisi olmadığına ilişkin yazının,
- İcra takibine ilişkin dosyanın ve sorumluluk konusunun, incelenmesi hususu belirtilmesine rağmen düzenlenen Ek Raporda bu konuların istenilen şekliyle karşılanamadığı değerlendirilmektedir.
Ayrıca, sorumluların beraatına ilişkin Ek İlamda; yüklenicinin Belediyeden olan alacağından feragatte bulunduğunun görüldüğü, ilgili alacağın ters kayıt yapılmak suretiyle kaldırıldığı, bu gelişmeler çerçevesinde Belediye tarafından ödenmiş veya ileride ödenmesi mümkün bir kömür borcu bulunmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de; feragatin tazmin kararı öncesinde de mevcut olduğu, muhasebe mevzuatı açısından bütçeye gider kaydıyla emanete alınmış bir tutarın ters kayıtla kapatılmasının mümkün olmadığı, Belediye tarafından ödenmiş kömür borcu olmamakla birlikte icra dosyası, alacaklının feragati nedeniyle değil takipsizlik üzerine kapatıldığından, ileride ödenmesi ihtimal dahilinde olan bir borcun varlığı söz konusudur.
Bu nedenle; Temyiz Kurulunun bozma gerekçesi doğrultusunda gerekli inceleme yapılmasını teminen Daire Kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” Denilmiştir.
İlamda beraatlerine hükmolunan sorumlular ... ve ... benzer nitelikteki karşılama yazılarında;
— ... San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...’nın, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma no'lu dosyasına şüpheli sıfatıyla verdiği 15.04.2013 tarihli ifadede özetle; ... Belediyesinden herhangi bir alacağı olmadığını, alacaklarını tahsil ettiğini ve alacağı olmadığına dair 27.05.2009 tarihli bir yazıyı ... Belediyesi’ne verdiğini ifade ettiğini,
— ... San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...’nın, ... Belediye Başkanlığına verdiği 27.05.2009 tarihli yazıda hak ve alacağının bulunmadığını açıkça ifade ettiğini,
—... 47. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..., sayılı dosyasında dağıtılan kömürlerle ilgili olarak görevi kötüye kullanma suçlaması ile yargılandıklarını ve 26.06.2018 tarihli karar ile BERAAT ettiklerini, Söz konusu kararın incelenmesinden de görüleceği üzere muhtarların dinlendiğini, kömürlerin dağıtıldığının açık bir şekilde ortaya çıktığını, Dolayısıyla ... Belediyesi’nin temyiz dilekçesinde 5 no'lu maddede belirtilen dağıtımların usulsüz olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını,
-... Belediye Başkanlığı vekillerinin temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Başkanlığı Savcısı ….'un bozulması istenilen karara ilişkin görüşlerine de katılmadıklarını, ileride ödenmesi ihtimalinde olan bir borç dahi bulunmadığını, dilekçe ekine sunulan belgelerden de görüleceği üzere kömürü dağıtan firmanın, alacağını tahsil ettiğini, alacağım yok diye belediyeye belge verdiğini ve icra takibini takipsiz bıraktığını, İcra takibinin (... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası) üzerinden 10 yıl geçtiğini, yani teknik olarak borcun zamanaşımına uğradığını, ileride ödenmesi ihtimal dahilinde olan bir borç söz konusu olmadığını,
- Kamu zararı, dolayısıyla tazmin sorumlulukları da bulunmadığını, yerinde bulunmayan temyiz nedenlerinin reddi ile Ek İlam ile verilen hükmün ONANMASINI talep etmişlerdir.
II. Başsavcılık mütalaasında;
“…
İlgi yazınız ekinde gönderilen karşılık dilekçeleri incelenmiş olup; sorumlular tarafından ileri sürülen hususların ... tarihli ve ... sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı değerlendirildiğinden, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Her ne kadar sorumlular dilekçelerinde, icra takibinin üzerinden on yıl geçtiğinden bahisle borcun zamanaşımına uğradığını ifade etmişlerse de; gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 125 ve 133; gerekse de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 146 ve 154 üncü maddeleri hükümleri dikkate alındığında, on yıllık zamanaşımına tabi söz konusu borç hakkında alacaklısı tarafından icra takibinde bulunulması nedeniyle zamanaşımının kesileceği tabiidir.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan ...’ye 08.04.2019 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında, İdaresi adına duruşmaya katılan Av. ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde;
-
2.000 ton kömür için ... tarihinde ... kayıt numarasıyla bir ihale gerçekleştiği ve ihalenin “... San. Tic. Ltd. Şti.” üzerinde kaldığı, ardından sözleşme imzalandığı ve daha sonra da firma tarafından düzenlenen 4 adet faturanın 04/12/2008 tarihli ve 2126 yevmiye numarasıyla ödemeye bağlandığı,
-
Hibe olarak verildiğine ilişkin düzenlenen yazının ödeme emri belgesinin düzenlenme tarihinden (04/12/2008) yaklaşık 6 ay sonraki bir tarihi (27/05/2009) taşımasının dikkat çekici olduğu, üstelik ilgili firmanın söz konusu ödemenin yapılmamış olması gerekçesi ile T.C. ... İcra Müdürlüğüne 20/05/2010 tarihinde (Bağışlama yazısından yaklaşık 1 yıl sonra) Belediyenin Bankalardaki hesapları üzerine haciz konması için talepte bulunduğu ve ilgili İcra Müdürlüğünce de ilgili bankalara haciz yazısının yazıldığı ancak, dosyanın takipsizlik nedeni ile kapandığı,
-
... Belediyesinden alacağın bağışlandığına ilişkin düzenlenen muhasebe işlem fişinin istendiği ancak, söz konusu fişin arşivde bulunamadığı ifade edilerek kullanılan muhasebe programından alınan çıktının sunulduğu, program çıktısı incelendiğinde ise 03/04/2009 tarihinde (Bağışlama yazısından yaklaşık 2 ay önce) geriye dönük olacak şekilde 27/03/2009 tarihli ve 508 yevmiye numaralı bir kayıt yapıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Sorumlu ...'nin (Belediye Başkanı) T.C. ... Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu ifadede, 2009 yılının seçim dönemi olması sebebiyle kömür paralarını ödeyemediklerini ve ödemeyi şahsi olarak arsa ve gayrimenkul olarak bizzat kendisinin yaptığını beyan ettiği ve yine sorumlu ...’ın da vermiş olduğu ifadesinde söz konusu kömür alacağının ilgili firmaya ...'nin şahsi mal varlığından ödendiğini beyan ettiği görülmektedir.
Dairenin bahse konu kararında da; yüklenicinin Belediyeden olan alacağından feragatte bulunduğunun görüldüğü, bu feragatin İcra Müdürlüğünde de ifade edildiği, ilgili alacağın Belediye muhasebe kayıtlarından ters kayıt yapılmak suretiyle kaldırıldığı, bütün bu gelişmeler çerçevesinde Belediye tarafından ödenmiş veya ileride ödenmesi mümkün bir kömür borcu bulunmadığından bahisle, 1589 sayılı İlamın 4 üncü maddesinde bulunan tazmin hükmünün kaldırılarak sorumluların beraatına hükmedilmiştir.
Yukarıda değinilen temyiz dilekçesi, ilamlar ve yargı raporunun tetkikinden;
-
Yaklaşık 1000 haneli bir Belde için, tamamının muhtaç olduğu varsayımıyla ihtiyacın üzerinde kömür alımı ihalesi açıldığı,
-
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği uyarınca aranılması gereken bazı kanıtlayıcı belgelerin aranılmaksızın kömür bedelinin Belediye bütçesine gider yazılarak Bütçe Emanetleri hesabına alındığı,
-
Yüklenicinin, 27/05/2009 tarihinde alacağından feragat ettiğine ilişkin yazı verdiği, ancak bu yazıdan daha önce 27/03/2009 tarihinde Bütçe Emanetleri Defterinde 508 yevmiye numarasıyla Bütçe Emanetleri Hesabına borç kaydıyla hesabın kapatıldığı, ilgili fişin ibraz edilemediği,
-
Firmanın 20/05/2010 tarihinde, söz konusu ödemenin yapılmadığı gerekçesi ile ilgili İcra Dairesine Belediyenin bankalardaki hesapları üzerine haciz konması için talepte bulunduğu ancak, dosyanın takipsizlik nedeni ile kapandığı,
-
Sorumluların savunmalarında 2000 ton kömürün hibe amaçlı verildiği ifade edilmesine rağmen, İlgili Savcılığa verilen ifadelerde kömür parasının şahsi malvarlığından ödendiğinin belirtildiği, ancak bu hususu kanıtlayıcı bir belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bunların yanı sıra, firmanın düzenlemiş olduğu 12.11.2008 tarihli faturanın 141836 no'lu 17.11.2008 tarihli faturanın 141835 nolu olduğu dolayısıyla firmanın düzenlemiş olduğu faturalar da bir usulsüzlük bulunduğu görülmektedir.
Ancak, kömür parası için Belediye bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmadığı da dikkate alındığında, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde ifadesini bulan “kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” durumu gerçekleşmediğinden bu aşamada kamu zararının varlığından bahsetmek de mümkün değildir.
Öte taraftan; 02.02.2016 tarihli Temyiz Kurulunun bozma kararı gerekçesinde;
-Devredilen belediyenin muhasebe kayıtlarının,
-Savcılığın kovuşturmaya mahal olmadığına ilişkin kararının,
-Firma ile belediye arasında imzalanan borç alacak ilişkisi olmadığına ilişkin yazının,
-İcra takibine ilişkin dosyanın ve sorumluluk konusunun, incelenmesi hususu belirtilmesine rağmen İlamda bu hususların karşılanamadığı değerlendirilmektedir.
Sorumluların beraatına ilişkin Ek İlamda; yüklenicinin Belediyeden olan alacağından feragatte bulunduğunun görüldüğü, ilgili alacağın ters kayıt yapılmak suretiyle kaldırıldığı, bu gelişmeler çerçevesinde Belediye tarafından ödenmiş veya ileride ödenmesi mümkün bir kömür borcu bulunmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de; feragatin tazmin kararı öncesinde de mevcut olduğu, muhasebe mevzuatı açısından bütçeye gider kaydıyla emanete alınmış bir tutarın ters kayıtla kapatılmasının mümkün olmadığı, Belediye tarafından ödenmiş kömür borcu olmamakla birlikte icra dosyası, alacaklının feragati nedeniyle değil takipsizlik üzerine kapatıldığından, ileride ödenmesi ihtimal dahilinde olan bir borcun varlığı söz konusudur.
Bunların yanı sıra; temyiz dilekçesinde de ifade edildiği üzere icra dosyasının, alacaklının borcundan feragati üzerine değil, takipsizlikle kapanması nedeniyle harç ve masrafları yatırıldığı takdirde yenilenebilir nitelikte olması ve Belediyenin söz konusu borcu ileride ödeme tehdidi altında olması da ihtimal dahilinde olup, gerçekleşmesi halinde kamu zararının meydana geleceği tabiidir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 61 inci maddesine göre Sayıştay Kanununda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanacaktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu MADDE 165’de;
“Bekletici sorun
(1) Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
(2) Bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre; Temyiz Kurulunun bozma gerekçesi doğrultusunda gerekli inceleme yapılması, bu incelemeler neticesinde Belediye tarafından ödenmiş veya ileride ödenmesi mümkün bir kömür borcu bulunmadığı tespit edilirse, takipsizlikle kapanması nedeniyle harç ve masrafları yatırıldığı takdirde yenilenebilir nitelikte olması ve Belediyenin söz konusu borcu ileride ödeme tehdidi altında olması nedeniyle icra dosyasının zamanaşımına uğramasına değin yargılamanın bekletilmesini teminen 1907 sayılı Ek İlam ile; 1589 sayılı ilamın 4’ üncü maddesinde tazmin hükmünün kaldırılarak sorumluların beraatına şeklindeki hükmün BOZULARAK Dairesine gönderilmesine, Oy çokluğuyla(Üye …’nün farklı gerekçesi, Temyiz Kurulu ve ..Daire Başkanı …., ... Daire Başkanı …., Üyeler … ile ….’ün aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı)
Karar verildiği 24.04.2019 tarih ve 46146 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Farklı Gerekçe
Üye ….’nün farklı gerekçesi:
“... San. Tic. Ltd. Şti.’den yoksul ve muhtaç ailelere yardım amaçlı alınan kömürlere ilişkin giriş çıkış taşınır işlem fişlerinin düzenlenmemesi, fakir ve muhtaç ailelere dağıtılmak üzere alınan kömürlerin dağıtımının usule aykırı olması, savunmada hibe olduğu iddia edilen kömür borcunun tahsili için icra yoluna başvurulması ve muhasebe kayıtlarında da kömür alımının halen hibe gözükmeyip Belediyenin borcu olarak gözükmesi sonucu oluşan kamu zararının tazminen tahsiline hükmolunmuş, Temyiz Kurulunca bu kararın bozularak Dairesine gönderilmesi nedeniyle, bu defa, yüklenicinin belediyeden olan alacağından feragatte bulunduğu görülmüş olup; bu feragat T.C. ... İcra Müdürlüğü’nde de ifade edildiğinden ve yüklenici tarafından bir yazıyla Belediye’ye kömür bedelini hibe ettiğini bildirmesi üzerine ilgili alacağın Belediyenin muhasebe kayıtlarından ters kayıt yapılmak suretiyle kaldırıldığı anlaşıldığından Belediye tarafından ödenmiş veya ileride ödenmesi mümkün bir kömür borcu da bulunmadığından; 1589 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde bulunan tazmin hükmünün kaldırılarak sorumluların beraatına hükmedilmiştir.
5018 sayılı Kanunun 3. Maddesinde; “Kamu kaynakları: Borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri,
Kamu geliri: … alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirleri … ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. Bu bağlamda adı geçen firma tarafından belediyeye bağışlanan kömürler artık kamuya ait taşınır ve bir değer olduğundan kamu kaynağıdır. Yapılan bağış karşılığı doğal olarak bir bedel ödenmez. Ancak bağışlanan kömürler için bir bedel ödenmemiş olması, onun bir kamu kaynağı olmadığı anlamına gelmez. Bağışla veya bedel ödenerek kamunun mülkiyetine geçen her değer artık kamu kaynağı niteliği kazanır. 5018 sayılı Kanunun “Bağış ve yardımlar” başlıklı 40. Maddesinde;
“Kamu idarelerine yapılan her türlü bağış ve yardımlar gelir kaydedilir. Nakdi olmayan bağış ve yardımlar, ilgili mevzuatına göre değerlemeye tâbi tutularak kayıtlara alınır.
…
Bağış ve yardımlar, kullanılmadığı veya amaç dışı kullanıldığı için geri istenildiği takdirde, bütçeye gider kaydıyla ilgilisine geri verilir. Şartlı bağış ve yardımın zamanında kullanılmaması nedeniyle doğacak zararlar ile amaç dışı kullanım nedeniyle yapılan harcamalar sorumluluğu tespit edilenlere ödettirilir” denilmekte olup, 71. Maddesinde de; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır” denilmektedir.
Bu hükümler karşısında belediyeye hibe edildiği belirtilen kömürler için sırf “belediye tarafından ödenmiş veya ileride ödenmesi mümkün bir kömür borcu da bulunmadığı” gerekçesi ile beraat hükmü vermek, yapılan hibeleri bir kamu kaynağı olarak kabul etmemek ve bunların ilgililer tarafından hiçbir kurala tabi olmadan sarf edilebileceği gibi bir yanlış anlamaya yol açar. Bu nedenle 5. Dairenin “belediye tarafından ödenmiş veya ileride ödenmesi mümkün bir kömür borcu da bulunmadığı” gerekçesi beraat hükmü için yerinde bir gerekçe olarak kabul edilemez.
5018 sayılı kanunun 29. Maddesinde de; “Gerçek veya tüzel kişilere kanunda veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz.” denilmektedir. Dolayısıyla belediyeye hibe edilen kamu kaynağı niteliğindeki kömürün, beldedeki kişilere kullandırılabilmesi ancak yasal dayanağının bulunması durumunda mümkündür.
5393 sayılı Kanunun 13. maddesi gereği herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yine Kanununun 14 üncü maddesinde, Belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği veya yaptırabileceği hüküm altına alınmıştır.
“2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanununun 3. Maddesine göre, “"Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü”, ifade etmektedir. Yardımların da insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur. Bu bağlamda önemli olan hibe edilen kömürün belde halkına ulaştırılıp ulaştırılmadığının tespitidir.
Her ne kadar mevzuat gereği tutulması gereken kayıt ve belgeler usulüne uygun tutulmamış ise de, ... 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.6.2018 tarih ve 2015/390 sayılı kararı incelendiğinde tanıkların yeminli beyanlarında kömürün belde halkına dağıtıldığı ifade edilmektedir. Yine idare tarafından verilen temyiz dilekçesinde beldede yaklaşık 1000 hane bulunduğu ifade edilmekte ve çoğunluk görüşünde de bu sayıya atıf yapılmakta ise de, bahsi geçen mahkeme kararındaki yeminli tanık beyanlarına bakıldığında sadece ... mahallesinde 900, ... mahallesinde 550, ... mahallesinde 120 hane olduğunun ifade edildiği görülmektedir. Aynı ilamda yer alan belediye başkanına vekalet konusu ile ilgili savunmalarda da ... beldesinin nüfusunun 11.314 olduğu belirtilmiştir. Ayrıca temyiz dilekçesinde her aileye ortalama 1 ton kömür verildiği belirtilirken, yeminli tanık beyanlarında 1 ton yeterli olmayan evlere sonradan yeniden dağıtım yapıldığı da ifade edilmektedir. Bu anlamda bir bilgi karmaşası olduğu da görülmektedir. Konunun bu açıdan tekrar değerlendirilmesi için kararın BOZULMASI gerekir.”
Karşı Oy Gerekçesi
Temyiz Kurulu ve ..Daire Başkanı …., .. Daire Başkanı …, Üyeler … ile ….’ün karşı oy gerekçesi:
“Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde,
-
2.000 ton kömür için ... tarihinde ... kayıt numarasıyla bir ihale gerçekleştiği ve ihalenin “... San. Tic. Ltd. Şti.” üzerinde kaldığı, ardından sözleşme imzalandığı ve daha sonra da firma tarafından düzenlenen 4 adet faturanın 04/12/2008 tarihli ve 2126 yevmiye numarasıyla ödemeye bağlandığı,
-
Hibe olarak verildiğine ilişkin düzenlenen yazının ödeme emri belgesinin düzenlenme tarihinden (04/12/2008) yaklaşık 6 ay sonraki bir tarihi (27/05/2009) taşımasının dikkat çekici olduğu, üstelik ilgili firmanın söz konusu ödemenin yapılmamış olması gerekçesi ile T.C. ... İcra Müdürlüğüne 20/05/2010 tarihinde (Bağışlama yazısından yaklaşık 1 yıl sonra) Belediyenin Bankalardaki hesapları üzerine haciz konması için talepte bulunduğu ve ilgili İcra Müdürlüğünce de ilgili bankalara haciz yazısının yazıldığı ancak, dosyanın takipsizlik nedeni ile kapandığı,
-
... Belediyesinden alacağın bağışlandığına ilişkin düzenlenen muhasebe işlem fişinin istendiği ancak, söz konusu fişin arşivde bulunamadığı ifade edilerek kullanılan muhasebe programından alınan çıktının sunulduğu, program çıktısı incelendiğinde ise 03/04/2009 tarihinde (Bağışlama yazısından yaklaşık 2 ay önce) geriye dönük olacak şekilde 27/03/2009 tarihli ve 508 yevmiye numaralı bir kayıt yapıldığının görüldüğü,
-
Konunun savcılığa intikal ettiği ve ... Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, ...'nin (Belediye Başkanı) ve yine ...’ın vermiş olduğu ifadelerinde söz konusu kömür alacağının ilgili firmaya ...'nin şahsi mal varlığından ödendiğinin beyan edildiği anlaşılmıştır.
Ancak, kömür parası için Belediye bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmadığı da dikkate alındığında, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde ifadesini bulan “kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” durumu gerçekleşmediğinden bu aşamada kamu zararının varlığından bahsetmek de mümkün değildir.
... ... Belediyesi tarafından ... San. Tic. Ltd. Şti.’den yoksul ve muhtaç ailelere dağıtılmak üzere yardım amaçlı alınan kömürlere ilişkin yüklenicinin belediyeden olan alacağından feragatte bulunduğu, ilgili Şirketin Belediyeden kömür parasını tahsil etmek amacıyla icra takibi başlatmış olsa da, dosyanın takipsizlikle nedeniyle kapandığı anlaşılmıştır.
Yüklenicinin Belediye’ye kömür bedelini hibe ettiğini bildirmesi üzerine ilgili alacak Belediyenin muhasebe kayıtlarından ters kayıt yapılmak suretiyle kaldırılmıştır. Bütün bu gelişmeler çerçevesinde Belediye tarafından ödenmiş bir kömür borcu bulunmadığından; 1589 sayılı ilamın 4 üncü maddesiyle tazmin hükmünün kaldırılarak sorumluların beraatına karar verilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyiz talebinin reddi ile; 1589 sayılı ilamın 4 üncü maddesiyle tazmin hükmünün kaldırılarak sorumluların beraatına şeklindeki hükmün TASDİKİNE karar verilmesi gerekir.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:12