Sayıştay 5. Dairesi 43357 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
43357
12 Eylül 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 5
-
Dosya No: 43357
-
Tutanak No: 45016
-
Tutanak Tarihi: 12.09.2018
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Sosyal Denge Sözleşmesinde unvanlar itibariyle belirlenen tavan tutarların, mevzuata aykırı bir şekilde ek protokolle değiştirilmesi.
224 sayılı ilamın 1.maddesiyle; ... Belediyesi ile ... Sen (... Sendikası) arasında 09.01.2012 tarihli ve üç yıllık dönemi kapsayacak şekilde imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinde unvanlar itibariyle belirlenen tavan tutarların, mevzuata aykırı bir şekilde ek protokolle değiştirilmesi neticesinde ... TL’nin tazminine hükmedilmiştir.
İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu ... temyiz dilekçesinde özetle;
6085 Sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesinde;
“ (1) Sayıştay dairelerince verilen ilamlar Sayıştay Temyiz Kurulunda temyiz olunur. Bu kurulca verilen kararlar kesindir.
(2) Sayıştay dairelerinin ilamları;
a) Kanuna aykırılık,
b) Yetkiyi aşmak,
c) Hesap yargılaması usullerine riayet etmemek, gibi sebeplerle, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir.
Şeklinde olup temyiz başvurularının mesnedinin bu şıklardan;
“ a) Kanunu aykırılık,” olduğunu,
Sayıştay ilamında kamu zararı oluştuğu iddiasına mesnet olarak gösterilen gerekçenin 4688 sayılı kanunun geçici 14. maddesinin 15.03.2012 önceki sözleşmelerde mevcut bulunan mali hükümlerin uygulanmasına sözleşme süresi sonuna kadar veya 31.12.2015 tarihine kadar cevaz verdiği; bu tarihten sonra yapılacak sözleşmelerde yeni gelir getirecek mali hükümlerin ihdas edilemeyeceğine dair hüküm olduğunu,
İlamın, 05.01.2015 tarihinde imzalanan ve 31.12.2015 döneminin sonuna kadar devam edecek sözleşmeye istinaden ilgili personele yeni haklar ihdas edilmesi mümkün bulunmamaktadır şeklindeki gerekçeye dayandırıldığını,
Oysaki Sayıştay sorgu belgesine istinaden taraflarınca yapılmış olan savunmada da izah edildiği üzere, 4688 sayılı kanunun geçici 14. Maddesi, bahse konu olan sözleşmelerin 31.12.2015 tarihine kadar devam ettirebilmesine cevaz verdiğini, söz konusu sözleşmelere ilişkin olarak personele yapılacak ödemeler açısından bir üst limit getirmediğini,
Kaldı ki personele yapılacak olan üst limitin, savunmalarında da belirtildiği üzere daha sonraki bir yasal düzenleme ile getirildiğini, sonraki bir kanun hükmünün önceki döneme şamil olabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, 09.01.2012 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinin devamı mahiyetinde olan ek protokolde, sosyal denge tazminatı adı altında değil farklı bir isimle (sosyal denge yardımı) yapılan ödemenin önünde herhangi bir hukuki engel bulunmadığını, savunmalarında bu hususlara farklı ve detaylı bir şekilde yer verilmiş olmasına rağmen gerek raporda gerekse ilamda bu hususu karşılayan açıklamaların yer almadığını,
Bu sebeplerle de ilamda yeterince dikkate alınmadığı değerlendirilen ve de yukarıda açıklanan gerekçeler ile temyiz savunmalarının kabulü ile 224 nolu ilamın 1. inci maddesinin kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesinin, sözleşmelerin 31/12/2015 tarihine kadar devam ettirebilmesine cevaz verdiği, söz konusu sözleşmelere ilişkin olarak personele yapılacak ödemeler açısından bir üst limit getirmediği,
Üst limitin, daha sonraki yasal düzenleme ile getirildiği, sonraki kanun hükmünün önceki döneme şamil olmasının hukuken mümkün olmadığından, 09/01/2012 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinin devamı mahiyetinde olan ek protokolde sosyal denge tazminatı adı altında değil, farklı bir isimle (sosyal denge yardımı) yapılan ödemenin önünde herhangi bir hukuki engelin bulunmadığı, savunmasında bu hususlara farklı ve detaylı bir şekilde yer verilmiş olmasına rağmen gerek raporda gerekse ilamda bu hususları karşılayan açıklamaların yer almadığı, ifade edilerek, temyize konu ilamın 1 inci maddesinin kaldırılması talep edilmiştir.
- Dairenin vermiş olduğu 224 sayılı İlamın 1 inci maddesi incelendiğinde; sorumlunun savunmasında ve temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü ve açıkladığı hususların değerlendirilerek karşılandığı görülmüş olup, Savcılığımızca yapılan açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.
11/4/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve bu tarihte yürürlüğe giren 6289 sayılı Kanunun yayımından önce, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine yönelik ilgili idareler ile sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında sözleşmeler imzalandığı ve bu sözleşmelerin personele sağladığı hakların idareler itibarıyla farklılık arz ettiği ve haksız rekabete de meydan verdiği bilinen bir gerçektir.
Söz konusu karmaşık yapının giderilmesine esas olmak üzere Anayasada yapılan değişiklikler de dikkate alınarak bazı kanunlarda 6289 sayılı Kanunla düzenlemeler yapılmıştır.
Bu bağlamda, 6289 sayılı Kanunun ilgili maddeleriyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Ek 15 inci madde eklenip “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” denilerek ödemenin yasal dayanağı getirilmiş; 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yapılan değişiklikle mahalli idarelerde sözleşme imzalanması hususlarına yer verilmiş; anılan Kanuna eklenen Geçici 14 üncü maddeyle de “15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dâhil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”Hükümlerine yer verilmiştir.
Kanun koyucu, 6289 sayılı Kanun öncesi değişik adlar altında yapılan ve çoğunlukla da yasal dayanaktan yoksun ödemeleri disipline etmek amacıyla yukarıdaki düzenlemeleri getirmiş; belirlediği şartların varlığı halinde Kanun öncesinde düzenlenen sözleşmedeki tutarların ödenmesine imkân sağlayarak kazanılmış hakları korumuştur.
31/12/2015 tarihinden önce süresinin bitmesi veya feshedilmesi nedeniyle yenilenen sözleşmeler için 11/4/2012 tarihi itibarıyla uygulanan sözleşmedeki tutarı koruyucu düzenleme getiren 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesinin, protokolle süresi uzatılan sözleşmeler için de aynı hakkı vermesi izahtan vareste bir husustur. Ancak, bahse konu madde, 11/4/2012 tarihi itibarıyla uygulanan sözleşmede belirlenen tutarın artırılmasına ilişkin hiçbir düzenlemeyi içermemektedir. Yukarıda da değinildiği üzere geçici 14 üncü maddede yer verilen 31/12/2015 tarihi, toplu sözleşmelerle önce “31/12/2017”, sonra da “31/12/2019” olarak belirlenmiş; süre uzatımı dışında tavan tutarı [en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 100’ü] artırıcı bir düzenlemeye yer vermemiştir.
Buna göre; ek protokol kapsamına dâhil personelin mali ve sosyal haklarının 11/4/2012 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 09/01/2012 tarihli sözleşmedeki tutarın üzerinde artırılması nedeniyle yapılan ödemenin (farklı bir ad altında yapılmış olsa bile) 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesine açıkça aykırılık oluşturduğundan, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hükmü gereği kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir. Buna göre; sorumlunun talebinin reddedilerek Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir şeklinde görüş bildirmiştir.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan ... duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, kanuni bir vekil göndermediği ve duruşmada hazır bulunmama nedenlerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği anlaşılmış olup diğer yandan Üst Yönetici ... ’in avukatı ... ile ... ’nin avukatı ... ’ın aynı konu ile ilgili duruşmadaki kamu zararı tablosunda maddi hata olduğuna ayrıca memurlar tarafından verilen hizmetin sosyal devlet anlayışı içine karşılığı olarak bu ödemelerin yapıldığına, bir kasıt ve ihmalin söz konusu olmadığına ilişkin ifadeleri ile Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (... ) arasında memur ve sözleşmeli personelin haklarını düzenleyen sözleşme 09.01.2012 tarihinde imzalanmıştır. Sözleşmenin uygulamaya başlanmasından sonra 05.01.2015 tarihinde bir Ek Protokol imza altına alınarak söz konusu sözleşmenin mali hükümleri değiştirilmiştir. 09.01.2012 tarihinde imzalanan söz konusu sözleşmede öngörülen ödemelerin aylık ortalaması, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın üzerinde bulunmasına rağmen ek protokollerle bu tutar artırılmıştır. İdare ile sendika arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin, mevzuata aykırı olarak ek protokoller ile değiştirilmesi sonucunda 224 sayılı ilamın 1. Maddesi ile ... TL tazmin hükmü verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakki' başlıklı 53 üncü maddesinde; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir’’ hükümleri yer almaktadır.
Anayasanın mezkûr 53 üncü maddesi doğrultusunda; 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” denilmektedir.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir... ” denilmekle birlikte, aynı Kanunun Geçici 14 üncü Maddesinde “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dâhil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükümlerine yer verilmiştir.
Buradaki düzenleme ile idarelere, yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda, 31.12.2017 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verilmiştir. Sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutar; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelerin, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esas alabilme yetkisi bulunmaktadır. Başka bir deyişle, 31.12.2017 tarihine kadarki dönemde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede personele yapılan önceki ödemeler kadar ödeme yapma konusunda idarelere takdir hakkı tanınmıştır. Sorumluların savunmalarında da göz önünde bulundurulmasını istedikleri bu ifadelerde, idarelere tanınan takdir hakkı, 11.04.2012 tarihi itibariyle personele ödenen ortalama aylık kadar ödeme yapılmasını, yani genel toplu sözleşmede belirtilen tavan ile bağlı kalmaksızın, o dönemde sözleşmede belirtilen tutar ne ise (herhangi bir sözleşme veya protokol ile artırılmaksızın) onun ödenmesini ifade etmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Yerel Yönetimlerin 11.04.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeleri, 31.12.2017 tarihinden önce sona ermekte ise ve söz konusu sözleşmelerdeki aylık ortalama sosyal denge tazminatı ödemeleri, genel toplu sözleşmede belirtilen tazminat tavanından yüksek ise bu tarihten önce sözleşmenin feshedilmesi halinde, önceki sözleşmedeki ödemelere devam edilebilecektir. Bununla birlikte, sözleşmelerin 31.12.2017 tarihinden önce sona ermesi, karşılıklı olarak feshedilmesi veya hangi şekilde olursa olsun yeni mali hükümler getirilmek suretiyle yenilenmesi veya güncellenmesi halinde, yeni sözleşmede (önceki sözleşmede, toplu sözleşme tavanından daha yüksek ödemeler öngörüldüğü halde) bir önceki sözleşmedeki aylık ortalama ödemelerin (yeni hükümler ihdas edilmek suretiyle) artırılması mümkün değildir.
09.01.2012 tarihli ve 09.01.2012-08.01.2015 dönemini kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin “Aylık Sosyal Denge Yardımı Miktarları” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“* 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olan ve fiilen görev yapan Başkan Yardımcıları, fiilen görev yapan birim müdürlerine aylık ... TL (… Türk Lirası) sosyal denge yardımı yapılır.
- Diğer bütün memurlara aylık ... -TL (... ... Lirası) sosyal denge yardımı
yapılır.
- İşveren, Ramazan Bayramında ... -TL (... ... Lirası); Kurban Bayramında ... -TL (... ... Lirası) öder.” hükmü yer almaktadır.
05.01.2015 tarihli ek protokolün 1’inci maddesinde;
“Madde 1 - Aylık Sosyal Denge Yardımı Miktarları başlıklı, 14. Maddesi aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.
Kamu Görevlilerine 4688 Sayılı Kanun kapsamında verilebilecek aylık net Sosyal Denge miktarları aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
-
D.M.K'na tabi Başkan Yardımcısı olarak görev yapanlara; net ... TL (... ) ,
-
Müdürler ile 5393 Sayılı Kanunun 49. Maddesine göre Sözleşmeli memur olanlardan başkanlık onayı ile müdür olarak görevlendirilenlere, Harcama Yetkilisi ve Muhasebe Yetkilisine net ... (... ) TL,
-
Müfettiş, Avukat, Uzman, Mali Uzman ve yardımcıları ile İç Denetçilere net ... (... ) TL,
-
Müdür Yardımcıları, Şef, Zabıta Amiri ve Zabıta Komiserine net ... (... ) TL,
-
Diğer Memurlara net ... TL sosyal denge ücreti ödenir.
-
İşverence, Sosyal Denge aylık miktarına ek olarak, madde 4 kapsamında belirtilen tüm memur çalışanlarına; Ramazan Bayramı için net ... (... ) TL, Kurban Bayramı için net ... (... ) TL ödeme yapılır.” hükmü yer almaktadır.
İlk sözleşme ile ek protokolün yukarıdaki hükümleri karşılaştırıldığında çalışan personel lehine mevzuata aykırı olarak yeni mali haklar düzenlendiği görülmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71. maddesinde; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a)İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b)Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c)Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d)Iş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e)idare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f)(Mülga:22/12/2005-5436/10 md)
g)Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır” hükümlerine yer verilmiştir.
Sonuç olarak İdare ile sendika arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin, mevzuata aykırı olarak ek protokoller ile değiştirilmesi sonucunda, memurlara yapılan ödemeler, yukarıda belirtilen maddenin (g) bendinde hüküm altına alınan mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kapsamında kamu zararını ifade etmektedir.
Bu itibarla, ... Belediye Başkanlığı ile ... Sendikası (... ) arasında 09.01.2012 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinde unvanlar itibariyle belirlenen tavan tutarların, mevzuata aykırı bir şekilde ek protokolle değiştirilmesi sonucu 224 sayılı ilamın 1. Maddesi ile verilen ... TL tazmin hükmünün TASDİKİNE, ( Üyeler ... ve ... ’nın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğu ile,
Karar verildiği 12.09.2018 tarih ve 45016 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler; ... ve ... ’nın karşı oy gerekçesi;
İlamda yer alan kamu zararı tablosunda ahizin aldığı tutar ile alması gereken tutar dışında başkaca bir bilgiye yer verilmediği görülmektedir. Hesaplamanın daha açıklayıcı olması için kamu zararı tablosunda hangi katsayılar üzerinden hesaplamaların yapıldığının, net ve brüt miktarlarının daha ayrıntılı gösterilmesi gerekmektedir. Bu haliyle hesaplamanın nasıl yapıldığına ilişkin bir bilgi edinilemediğinden kamu zararı hesabını daha ayrıntılı gösteren tablonun yeniden yapılmasını teminen kararın BOZULARAK dairesine tevdii gerekmektedir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42