Sayıştay 5. Dairesi 43348 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Harcırah
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
43348
16 Ocak 2019
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 5
-
Dosya No: 43348
-
Tutanak No: 45522
-
Tutanak Tarihi: 16.01.2019
-
Konu: Harcırah Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Yolluk ödemesi
Usulüne aykırı tebligat.
233 sayılı İlamın 9. maddesi ile, yolluk ödemelerinde, görevlendirme yazılarının, harcırah beyannamelerinin bulunmaması, otel faturalarından konaklayan kişilerin kim olduğunun anlaşılamaması, ayrıca fatura niteliğinde olmayan konaklama belgesinin ödeme emri belgesine eklenmesi ve konaklamalarda günlük olarak ödenebilecek tutarların üzerinde ödeme yapılması sonucunda ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Harcama yetkilisi ... temyiz dilekçesinde özetle;
... Belediyesinde 2014 yılı Haziran ile 2015 yılı Temmuz ayları arasında özel kalem müdürlüğüne vekalet ettiğini, 2015 Aralık ayına kadar da sosyolog olarak görev yaptığını, 2016 yılı Ocak ayından itibaren sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle İpek Yolu Belediyesiyle ilişiğinin kesildiğini, şu anda işsiz olduğunu,
Sayıştay 5.Dairesinin kararı gelinceye kadar hakkında yapılan böyle bir işlemden haberinin olmadığını, yani karar içeriğinde yazıldığı üzere bu konuda daha önce savunmasının istendiğine dair bir tebligat almadığını, karar içeriğinde 19.08.2016 tarihinde ... Belediyesi evrak kayıt memuru ... 'a kendisi adına evrak teslim edildiğinin görüldüğünü, ancak o tarihte belediye çalışanı olmadığı gibi, hiçbir şekilde bu tebligattan haberinin olmadığını, savunma hakkı kısıtlandığı için bu konuya itiraz ettiğini,
01.01.2016 tarihi itibariyle ... Belediyesi ile ilişiği kesildiğinden istenilen belgeleri temin etme imkanının bulunmadığını, Belediyede Özel Kalem Müdürü vekaletinde bulunduğu dönemde ... Belediyesi imza yönergesi gereği Belediye bünyesinde çalışanların 6245 sayılı Harcırah Kanununa uygun belirlemelerle Başkan imzası olmadan görevlendirilemediğini, bu nedenle adı geçenlerin görevlendirme yazılarının Belediye'de mevcut olduğunu,
Temyize konu Sayıştay kararında genelde otel faturalarından kaynaklanan bir hata olduğunun belirtildiğini, bunun nedeninin, otellerin tümünün bu şekilde bir uygulama yapmış olmasından kaynaklandığını, başka belediyelerde de bu şekilde yapıldığından, konaklanan otellerin yalnızca belediyenin ismini yazarak fatura düzenlediğini, ancak giriş yapılırken kimin otelde kaldığının tespiti için kimlik bilgilerinin alındığını, tüm otel konaklamalarının bu şekilde fatura edilmesi nedeniyle bir sorun teşkil edeceğini öngöremediğini,
Görevlendirme yazıları onaylandıktan sonra, Harcırah Kanunu gereğince gidecek kişi veya ilgili birim adına önce avans verildiğini, bu avanstan gerekli harcamalar yapıldıktan sonra, yapılan harcamalara ilişkin faturaların getirilerek mali işler müdürlüğüne teslim edildiğini, bu aşamadan sonra, faturaların uygunluğunu denetleme yetkisinin kendisinde olmadığını, bu konunun Belediyenin mali işler biriminin sorumluluğunda olduğunu,
Kısacası Sayıştay 5.Dairesi tarafından yapılan yargılamada, kurum zararının tahsiline karar verilmişse de, kendisine herhangi bir tebligat yapılmadan, savunma imkanı verilmeden yapılan yargılamanın öncelikle bu nedenle temyizini, devamında yukarıda belirtilen nedenlerle esastan bozulmasını talep etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“... Belediye Başkanlığı 2015 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 14.07.2017 tarihli ve 233 no.lu ilamın 9 uncu maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden …’in ilgi yazı ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelendi.
İlamın 9 uncu maddesinde özetle; yolluk ödemelerinde, görevlendirme yazılarının, harcırah beyannamelerinin bulunmaması, otel faturalarından konaklayan kişilerin kim olduğunun anlaşılamaması ayrıca fatura niteliğinde olmayan konaklama belgesinin ödeme emri belgesine eklenmesi ve konaklamalarda günlük olarak ödenebilecek tutarların üzerinde ödeme yapılması suretiyle oluşan ... .-TL tutarındaki kamu zararının, ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz dilekçesinde özetle; ilamın kendisine ulaştığı tarihe kadar böyle bir işlemden haberinin olmadığı ve konuyla ilgili olarak savunmasının alınmadığı, ilamda savunmasının alınması için 19.08 2016 tarihinde evrak memuruna adına evrak teslim edildiğinin belirtildiği ancak o tarihte belediyenin çalışanı olmadığı için haberinin olmadığı ve tebliğatın kendisine yapılmadığı dolaysıyla savunma hakkının kısıtlandığı, hatanın faturaların otel tarafından kurum adına düzenlenmesinden kaynaklandığı, faturaların mevzuata uygun düzenlenip düzenlenmediği konusunda denetleme yetkisinin olmadığı, bu konudaki sorumluluğun mali işlere ait olduğu belirtilerek öncelikle savunma hakkı verilmemesi ve belirtilen diğer hususlar nedeniyle verilen kararın bozulması talep edilmektedir.
Daire kararında; “Sorgu takımı, sorumlulardan Üst Yönetici Aygül BİDAV (Belediye Başkanı) ve Harcama Yetkilisi ... (Sosyolog), adına Evrak Kayıt Memuru ... tarafından 19.08.2016 tarihinde teslim alınmasına rağmen adı geçen ilgililer savunma göndermemişlerdir.” denilmektedir.
Sorumlunun temyiz dilekçesinden, 2015 yılı temmuz ayına kadar Özel Kalem Müdürlüğüne vekaleten baktığı, 2015 yılı Aralık ayına kadar da sosyolog olarak görev yaptığı, 2016 yılı ocak ayından itibaren sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle belediyeyle ilişiğinin kesildiği, sorumlunun 2016 yılı başından itibaren belediyede herhangi bir görevinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Sayıştay Kanununun ‘yargılamaya esas rapor’ başlıklı 48 inci maddesinde; “Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında denetçiler tarafından kamu zararına yol açan bir husus tespit edildiğinde sorumluların savunmaları alınarak mali yıl sonu itibariyle yargılamaya esas rapor düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin ‘sorguların tebliği’ başlıklı 45 inci maddesinde; “Sorgular, savunmaları alınmak üzere sorgularda adı, soyadı ve unvanı belirtilen her bir sorumluya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap vermeyen sorumluların savunmaları dikkate alınmaz.” denilmektedir.
Sorumlunun kurumla ilişkinin 2016 yılı başından itibaren kesilmiş olması nedeniyle sorgu evrakının kurum evrak kaydına teslim edilmesinin tebligat için yetersiz olduğu, tebligatın Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği düşünülmektedir. Sorumlunun savunma hakkını kullanamadığı şeklindeki savunmasına katılınmakta olup; sorgu takımının tebligat kanununa göre tebliğ edilerek adı geçenin savunmasının alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, konunun esasına girilmeden sorumlunun savunmasının alınarak yeniden hüküm tesis edilmesini sağlamak üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesi uygun olur.
Arz olunur.” Denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
233 sayılı İlamın 9. maddesi ile, yolluk ödemelerinde, görevlendirme yazılarının, harcırah beyannamelerinin bulunmaması, otel faturalarından konaklayan kişilerin kim olduğunun anlaşılamaması, ayrıca fatura niteliğinde olmayan konaklama belgesinin ödeme emri belgesine eklenmesi ve konaklamalarda günlük olarak ödenebilecek tutarların üzerinde ödeme yapılması sonucunda ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde; ... Belediyesinde, Haziran 2014 ile Temmuz 2015 arasında özel kalem müdürlüğüne vekalet ettiğini, 2015 Aralık ayına kadar da sosyolog olarak görev yaptığını, 2016 yılı Ocak ayından itibaren sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle ... Belediyesiyle ilişiğinin kesildiğini, ilamın kendisine ulaştığı tarihe kadar böyle bir işlemden haberinin olmadığını ve konuyla ilgili olarak savunmasının alınmadığını, sorgunun 19.08.2016 tarihinde evrak memuruna teslim edildiğini, ancak o tarihte belediyenin çalışanı olmadığı için haberinin olmadığını tebligatın kendisine yapılmadığını, dolayısıyla savunma hakkının kısıtlandığını, söz konusu olayda hatanın faturaların otel tarafından kurum adına düzenlenmesinden kaynaklandığını, faturaların mevzuata uygun düzenlenip düzenlenmediği konusunda denetleme yetkisinin olmadığını, bu konudaki sorumluluğun mali işlere ait olduğunu belirtilerek öncelikle savunma hakkı verilmemesi ve belirtilen diğer hususlar nedeniyle verilen kararın bozulması talep etmiştir.
İlamda “sorgu takımı, sorumlulardan Üst Yönetici … (Belediye Başkanı) ve Harcama Yetkilisi ... (Sosyolog), adına Evrak Kayıt Memuru ... tarafından 19.08.2016 tarihinde teslim alınmasına rağmen adı geçen ilgililer savunma göndermemişlerdir.” Denilmiştir.
Sayıştay Kanunu’nun “Yargılamaya esas rapor” başlıklı 48 inci maddesinde;
“Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında denetçiler tarafından kamu zararına yol açan bir husus tespit edildiğinde sorumluların savunmaları alınarak mali yılsonu itibariyle yargılamaya esas rapor düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
Sayıştay Denetim Yönetmeliği’nin ”Sorguların Tebliği” başlıklı 45 inci maddesinde;
“Sorgular, savunmaları alınmak üzere sorgularda adı, soyadı ve unvanı belirtilen her bir sorumluya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap vermeyen sorumluların savunmaları dikkate alınmaz.” denilmektedir.
Tebligat Kanunu’nun ”Divanı Muhasebat tarafından yapılacak tebligat” başlıklı 50. maddesinde;
“Divanı Muhasebatça yapılacak tebligat, tebliğ yapılacak şahıslardan merkez teşkilatında vazifeli bulunanlara, bağlı oldukları daireler, bunların haricinde kalanlara mahalli mülkiye amiri vasıtasıyla yaptırılır.
Adresin tesbit olunamaması veya tebellüğden imtina hallerinde tebligat, bu kanunun umumi hükümleri dairesinde yapılır.” Denilmiştir.
“Tebliğ evrakının muhatabına verilmemesi ve tebligatı kabulden kaçınma” başlıklı 54. maddesinde ise;
“(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/253 md.) Muhatap namına kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en kısa zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.” Hükmü yer almaktadır.
25.01.2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazate’de yayımlanan Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 53. Maddesinde;
“(1) Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliği öğrenmiş ise geçerlidir. Aksi takdirde tebligat yapılmamış sayılır. Muhatap, her ne şekilde olursa olsun tebliğ evrakını veya davetiyeyi alırsa ya da bunların içeriğini öğrenirse tebliği öğrenmiş sayılır.
(2) Muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
(3) Tebliğin usulüne aykırı yapılmış olması halinde, muhatabın tebliği öğrendiğinin ve bunun tarihinin iddia ve ispatı mümkün değildir.” denilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre; Sayıştay tarafından tebligat, tebliğ yapılacak kişilerden merkez teşkilatlarında görevli bulunanlara bağlı oldukları daireler, bunların haricinde kalanlara mahalli mülki amiri vasıtasıyla ve memur marifetiyle yapılacaktır. Somut olayda söz konusu sorumlunun, tebliği yapılan tarihte, işyeri ile ilişiği kesilmiş olmasına rağmen sorgu evrakı eski işyerindeki evrak memuruna tebliğ edilmiştir. Evrak memuru, tebliğ aşamasında sorumlunun ilişiğinin kesildiği bildirmemiş, dolayısıyla usulüne aykırı tebligat yapılmıştır. Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliği öğrenmiş ise geçerli olacağı; ancak tebliğin usulüne aykırı yapılmış olması halinde, muhatabın tebliği öğrendiğinin ve bunun tarihinin iddia ve ispatı mümkün olamayacağından söz konusu kişinin tebliği öğrendiği iddia edilemeyecektir. Nitekim sorumlu, vermiş olduğu temyiz dilekçesinde, Sayıştay denetiminde iddia olunan kamu zararından, ancak kendisine ilam tebliğ edildikten sonra haberi olduğunu, daha öncesinde herhangi bir sorgu tebligatı yapılmadığını beyan ettiğine göre, anılan mevzuat hükümlerine göre adı geçene sorgu tebligatı yapılmadığının kabulü gerekecektir.
Sonuç olarak, sorumlunun savunma hakkını kullanamadığı şeklindeki iddiası yerinde olup; sorgu takımının Tebligat Kanunu’na göre tebliğ edilerek adı geçenin savunmasının alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, sorgunun sorumluya tebliğ edilip savunmasının alınmadığı anlaşıldığından söz konusu eksikliğin giderilmesini teminen, 233 sayılı İlamın 9. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK Dairesine tevdiine,( Üyeler …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oy çokluğu ile,
Karar verildiği 16.01.2019 tarih ve 45522 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler …, … ile …’ın karşı oy gerekçesi
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Yurtiçi geçici görev yolluğu” başlıklı 19. maddesinde;
“(1) Yurtiçi geçici görev yolluklarının ödenmesinde aşağıdaki belgeler ödeme belgesine eklenir.
a) Görevlendirme yazısı veya harcama talimatı,
b) Yurtiçi/Yurtdışı Geçici Görev Yolluğu Bildirimi (Örnek: 19),
c) Yatacak yer temini için ödenen ücretlere ilişkin fatura.” denilmektedir.
2015 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun H Cetvelinde, 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyarınca verilecek gündelik ve tazminat tutarları belirlenmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde yurtiçi geçici görev yolluklarının ödenmesinde, görevlendirme yazısı, yurtiçi geçici görev yolluk bildirimi ile kalacak yer teminine ilişkin faturaların ödeme emri belgesine eklenmesi zorunlu olup, mevzuatın öngördüğü tutarlar üzerinden konaklama bedeli ödenebilmektedir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; 03.03.2015-552, 16.03.2015-617, 24.03.2015-767 ve 31.03.2015-816 tarih ve numaralı ödeme emri belgelerine ilişik yolluk ödemelerinde, görevlendirme yazılarının, harcırah beyannamelerinin bulunmadığı, otel faturalarından konaklayan kişilerin kim olduğunun anlaşılamadığı ayrıca fatura niteliğinde olmayan konaklama belgesinin ödeme emri belgesine eklendiği, konaklamalarda günlük olarak ödenebilecek tutarların üzerinde ödeme yapıldığı görülmüştür.
Temyiz dilekçesinde; konu Sayıştay kararında genelde otel faturalarından kaynaklanan bir hata olduğunun belirtildiğini, bunun nedeninin, otellerin tümünün bu şekilde bir uygulama yapmış olmasından kaynaklandığını, başka belediyelerde de bu şekilde yapıldığından, konaklanan otellerin yalnızca belediyenin ismini yazarak fatura düzenlediğini, ancak giriş yapılırken kimin otelde kaldığının tespiti için kimlik bilgilerinin alındığını, tüm otel konaklamalarının bu şekilde fatura edilmesi nedeniyle bir sorun teşkil edeceğini öngöremediğini, görevlendirme yazıları onaylandıktan sonra, Harcırah Kanunu gereğince gidecek kişi veya ilgili birim adına önce avans verildiğini, bu avanstan gerekli harcamalar yapıldıktan sonra, yapılan harcamalara ilişkin faturaların getirilerek mali işler müdürlüğüne teslim edildiğini, bu aşamadan sonra, faturaların uygunluğunu denetleme yetkisinin kendisinde olmadığını, bu konuda Belediyenin mali işler biriminin sorumluluğunda olduğu belirtilmekte ise de; yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre yolluk ödemelerinde, görevlendirme yazılarının, harcırah beyannamelerinin eklenmesi, otel faturalarında konaklayan kişilerin kim olduğunun belirtilmesi zorunludur.
Bu itibarla, 233 sayılı İlamın 9. maddesi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42