Sayıştay 5. Dairesi 433 Kararı - Yüksek Öğretim Kurumları Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
433
22 Eylül 2020
Yüksek Öğretim Kurumları
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 5
-
Karar Tarihi: 22.09.2020
-
Karar No: 433
-
İlam No: 173
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Hesap Yılı: 2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Akademik Teşvik Ödemesi
2018 yılında akademik teşvik ödemelerine esas olarak kullanılan (2017 yılında gerçekleştirilen akademik faaliyetlere ilişkin) Yüksek Öğretim Bilgi Sistemi (YÖKSİS) çıktısı ve burada yazılı akademik faaliyetleri kanıtlayıcı belgelerin tamamı incelenmesi neticesinde Arkeoloji Bölümünde görevli olan ilgililere akademik teşvik ödemelerinin fazla yapıldığı, bunun sonucunda ……. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak;
2018 yılında ödemesi yapılan ilgili teşvik ödemelerinin, 31.12.2016 tarih ve 29935 (3.Mükerrer) nolu Resmi Gazete’de yayımlanan ve o dönem yürürlükte olan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Akademik Teşvik ödemeleri ilgili akademisyenin maaşıyla birlikte harcama birimleri tarafından yapılmakta ve bu ödemeler yapılırken Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu kararı ile son olarak Akademik Teşvik Düzenleme ve İtiraz Komisyonu kararı sonucunda belirlenen ve ilan edilen akademik personel teşvik nihai listesinde yer alan puanlar esas alınmaktadır. Bu açıdan ilgili komisyonlar tarafından yapılacak inceleme akademik teşvik ödemeleri için son derece önemli ve belirleyici durumdadır. Bundan dolayı komisyonlarca yapılacak incelemelerde akademik teşvik ödemesine esas olan ve Yönetmelikte ismen sayılan her bir akademik faaliyet türünün (özellikle proje, tasarım, sergi ve tebliğ faaliyet türlerinde) Yönetmeliğin “tanım”, “değerlendirme” ve “puan tablosu” kısımlarındaki şartları birlikte taşıyıp taşımadığı hususlarının dosyalarda sunulan belgelerde yer alan bilgilerden araştırılması, yeterli bilgi ve belge sunulmayan veya Yönetmeliğin özellikle bu 3 kısmında istenen şartları bir arada taşımayan faaliyet türlerine dair verilerin puanlamaya dahil edilmemesi hususunda mali sorumluluk çerçevesinde gereken özenin gösterilmesi zorunluluğu olduğu muhakkaktır.
11.10.1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun “Akademik teşvik ödeneği” başlıklı ek 4 üncü maddesinde, “Ek Madde 4 – (Ek: 5/11/2014-6564/2 md.)
Her bir takvim yılı için, bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak öğretim elemanları için yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanır” denildikten sonra aynı maddede verilen yetkiye istinaden çıkarılan ve Resmi Gazete’lerde yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmelik hükümlerine göre Üniversitelerde akademik teşvik ödeneği ödemeleri gerçekleştirilmektedir. 2017 yılına ilişkin akademik faaliyetler ile ilgili olup 2018 yılında ödemesi yapılan teşvik ödemelerinin 31.12.2016 tarih ve 29935 (3.Mükerrer) nolu Resmi Gazete’de yayımlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerekmektedir. 2016 tarihli Yönetmelik hükümlerine göre akademik teşvik ödemesine esas faaliyet türleri Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde “Tanımlar ve kısaltmalar” başlığı altında tanımlandırılmış ve bu faaliyet türlerinin nasıl değerlendirileceği 7 nci maddesinde ve nasıl hesaplanması gerektiği ise 8 inci maddesinde detaylandırılmıştır. Akademik teşvik ödemesine esas her bir faaliyet türüne dahil alt faaliyetlere kaç puan verileceği ise Yönetmelik eki “Faaliyet ve puan tablosunda” yer almaktadır. Buna göre bir faaliyet türüne ve alt faaliyetine dair değerlendirme yapılması için;
-
Yönetmeliğin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde,
-
Yönetmeliğin “Akademik teşvik faaliyet alanlarının değerlendirilmesi” başlıklı 7 nci maddesinde,
-
Yönetmeliğin “Akademik teşvik ödeneğinin hesaplanması” başlıklı 8 inci maddesinde,
-
Ve son olarak Yönetmelik eki “Faaliyet ve puan” tablosunda,
Yer alan tüm şartların gözden geçirilmesi ve gerekli tüm şartları bir arada taşıyıp taşımadığının incelenmesi gerekmektedir.
Söz konusu incelemeye yetkili olan komisyonlara ilişkin Yönetmelikte şu hükümler mevcuttur:
Mezkur Yönetmeliğin “Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu” başlıklı 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında; söz konusu komisyonun, faaliyetlerin belgelendirilmesinde ve faaliyet türleri içerisinde sınıflandırılmasında oluşan tereddütleri gidermeye yetkili olduğu, Yönetmeliğin “Akademik teşvik başvuru ve değerlendirme süreci” başlıklı 6 ncı maddesinde ise;
“- Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonunun, değerlendirmelerin tüm aşamalarında gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden akademik faaliyetlerine ilişkin ek açıklama, bilgi ve belgeleri talep edebileceği,
-
Uygun görülmeyen başvuruların gerekçeli olarak, değerlendirilmek üzere Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonuna iletileceği,
-
Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından hazırlanan “değerlendirme raporunda”, reddedilen veya puan değerinde değişiklik yapılan akademik faaliyetlerle ilgili olarak açıklama yazılmasının zorunlu olduğu,” ifade edilmektedir.
Yönetmeliğin 6 ncı maddesi 5 No.lu bendinde Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu ile ilgili olarak ise “Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu tarafından gönderilen başvuruları ve değerlendirme kararlarını inceler.” denilerek dosya incelemesi konusundaki genel görev/yetki tanımı yapıldıktan sonra dosya incelemesinde ayrıca “Gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden ek belge ve bilgi talep edebilir ve/veya birimlerden gelen kararlar üzerinde değişiklik yapabilir.” şeklinde bir yetkiye de sahip olduğu, üst komisyonun, hazırladığı karar tutanağını, başvurularla ilgili değerlendirme raporunu ve ekinde puan tablosunu imza altına alarak ve nihai kararlarını ilgili araştırmacılara yazılı olarak veya elektronik ortamda duyuracağı, Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda reddedilen veya puan değerinde değişiklik yapılan akademik faaliyetlerle ilgili olarak açıklama yazılmasının zorunlu olduğu, Yönetmeliğe göre nihai ve kesin karar verme yetkisinin Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonunda olduğu ifadeleri yer almaktadır.
Görüldüğü üzere her iki komisyon akademik teşvik başvurularını tüm yönleriyle inceleme ve gerekli belgeleri isteme görev ve yetkisine haizdir. Yönetmeliğin “Diğer hükümler” başlıklı 10 uncu maddesinde 1 no.lu bendinde “Bu Yönetmelikte belirlenen faaliyet alanları dışında başvuru yapılamaz” denilerek başvuruların ilgili ilgisiz faaliyet alanlarında değil sadece Yönetmelikte ismen ve tahdidi olarak sayılmış faaliyet türleri için yapılabileceği bu faaliyet türleri dışındaki akademik faaliyetler ile ilgili Yönetmelik kapsamında başvuru yapılamayacağı hüküm altında alınmıştır. Bu yönüyle her bir faaliyet türü için girilen verilerin bu faaliyet türleri için gerekli şartları sağlaması ve şartların sağlandığının kanıtlanması zorunludur.
Sorumlular tarafından gönderilen savunmaların genel kısmında yer alan hususlara ilişkin olarak;
-Komisyon üyelerinin Kurumun “…… yılı Sayıştay Denetim Raporunda yer alan bulgular” ile söz konusu konudaki kamu zararına ilişkin tespitlerin yer aldığı “sorguları” karıştırmasıyla ilgili olarak;
Kurumda yapılan denetimler neticesinde akademik teşvik konusundaki genel tespitler aynı zamanda bir iç kontrol eksikliği olarak mali denetim raporunda bulgu konusu edilmiştir. Söz konusu raporun ardından üniversite üst yönetimi konuyla ilgili genel tespitler içeren bulgularla ilişkin birimlerden açıklama istenmiş ve birimlerden gelen cevaplar ile üniversite üst yönetiminin genel tespitlere ilişkin cevapları ve bu cevaplar üzerinde yapılan değerlendirme zaten ilgili yıla ilişkin Sayıştay Denetim Raporunda yer almıştır. Özetle …… yılı Sayıştay Denetim Raporunda (konuyla ilişkin birim ismi verilmeksizin genel tespit halindeki) bulgularda yer alması nedeniyle üniversitenin kendi iç yazışmalarına konu edildiği anlaşılmaktadır.
-Denetimler sırasında itiraz komisyonu veya birim komisyon üyelerinden bilgi ve belge talep edilmediği iddiası ile ilgili olarak;
Üniversitede …… yılına ilişkin denetim aynı zamanda itiraz komisyonu üyeleri de olan Üniversite yönetiminin bilgisi dahilinde olmuştur. T.C.Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığının tüm devlet üniversitelerine 2018 yılının hemen başında gönderdiği “Akademik teşvik ödeneği başvuruları” konulu …… sayılı yazısında “Bununla birlikte süreç ve ödemeler, Sayıştay ve ilgili diğer kurumların denetimine, ilgili Yönetmelikte tanımlanan yasal yaptırımlara ve akademiye uygun olmayan eylemler için gerekli görüldüğünde inceleme ve soruşturmaya açıktır.” ifadesi kullanılarak komisyonlar başta olmak üzere tüm akademisyenler ciddi bir şekilde uyarılmıştır. Her bir akademisyene ait başvuru dosyalarında Yönetmelikte yazılı şartlarının taşındığına dair bilgi ve belgelerin bulunması gerekmekte olup, dosyalarda mevcut bilgi ve belgelerin tamlığı/eksikliği dosyaların tamamında inceleme yapan ve buna göre karar veren ilgili komisyonların sorumluluğundadır. 17.12.2011 tarih ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Belgelerin Sayıştaya Gönderilmesi, İadesi, Saklanması ve Yok Edilmesine İlişkin Yönetmeliğin “Belgelerin saklanması” başlıklı 9 uncu maddesinde “Madde 9 – (1) Kamu idarelerinin hesap ve işlemlerine ilişkin her çeşit belge ve bilgi, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri için ilgili idarenin kontrol ve gözetiminde bütçe yılının bitiminden başlayarak zaman aşımını kesen ve durduran haller hariç on yıl süreyle saklanır. Belge ve bilgilerin saklanma süresi ile ilgili olarak kamu idarelerinin kendi mevzuatlarında yer alan hükümler saklıdır….”denilmektedir. 2018 yılı denetimi kapsamında üniversitede akademik teşvik ödemelerine esas olarak kullanılan Yüksek Öğretim Bilgi Sistemi (YÖKSİS) çıktısı ve burada yazılı akademik faaliyetleri kanıtlayıcı belgeler incelenmiş olup yapılan denetimin neticesinde; akademik teşvik ödemelerine esas olarak akademisyenler tarafından sisteme girilen faaliyetleri kanıtlamak için sunulan/sunulması gereken daha bir yıl öncesine ait belgelerin bir çoğunun dosyasında konulmadığı/mevcut olmadığı, mali bir ödemeye esas olan bu belgelerin 10 yıl süreyle özenle saklanması gerekirken bu dosyalardan bazılarının tek nüsha halinde ve harcama birimlerinde uygun olmayan koşullarda saklandığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla yukarıdaki Akademik Teşvik Yönetmeliği hükümlerinden de açıkça anlaşıldığı üzere mali bir ödemeye konu olan akademik teşvik dosyalarında bilgi ve belge eksikliği komisyonların denetim yetkisi dahilindeki bir konu olup mali ödemelere esas kararlarda (bilgi ve belge eksikliğinden dolayı) “kanıtlama yükümlülüğünün yerine getirilmeden” karar alınması sonucu ilgili komisyonların sorumlu tutulacağı tabiidir. Diğer taraftan üniversitede gerçekleştirilen akademik teşvik dosyaları denetimlerinden komisyon üyelerinin haberdar edilmesi gibi zorunluluk Sayıştay mevzuatında bulunmamaktadır. İlgili kurumun üst yönetimi kurumun her yıl kimler tarafından denetleneceği konusunda bilgilendirilmekte ve konu sınırlaması olmaksızın 2018 yılında da Sayıştay tarafından mali denetime tabi tutulacağı bilinmektedir. Sayıştay denetimleri sırasında istenen bilgi ve belgelerin geciktirilmeden eksiksiz ve tam olarak sunulması (6085/md.9) mevzuatın amir hükmü olup denetimlerde sunulan dosyaların mevcut halinin (tam veya eksik) birim ve itiraz komisyonlarında “karar alma anındaki” hali ile aynı olduğunun kabulü gerekir.
-Sorguda yer alan kamu zararından “sorumluluğun” ilgili mevzuat çerçevesinde bilgilerin doğru olduğunu beyan ederek “başvuru yapan öğretim elemanında” olduğu iddiası ile ilgili olarak;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrolu Kanununun 71 inci maddesinde; kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” olarak tanımlamıştır. Dolayısıyla kamu zararının muhatabı kamu kaynağının kullanılmasında görev ve yetkisi olan kişilerdedir. Akademik teşvik başvurusu yapan akademisyenler kamu kaynağının kullanılmasında görev ve yetkisi olan kişiler değil, sadece başvuru sahibi pozisyonundaki kişilerdir. Kamu kaynağının kullanılmasında “görev ve yetkisi olanlar” yerine, “başvuru yapanın” kendisine yapılan hukuka aykırı ödemede Sayıştay yargılamasına muhatap kabul edilmesi 5018 sayılı Kanunun kurmuş olduğu yetki-sorumluluk dengesine de aykırılık teşkil edecektir. Kendisine ödeme yapılanların sorumluluğu rücu mekanizması içerisinde gündeme gelebilecek bir konudur. Bu kişiler için Yönetmelikte zaten açık bir hüküm de mevcuttur. Şöyle ki Yönetmeliğin “Diğer hükümler” başlıklı 10 uncu maddesi 5 no.lu bendinde ödemenin yapılmasından sonra başvurularında gerçeğe aykırılık tespit edilenlere yapılan ödemelerin kanuni faiziyle birlikte geri alınacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak Sayıştay yargılamasında muhatap sorumlu pozisyonunda olan Üst Yönetici, Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi veya Muhasebe Yetkilisi görevlerini ifa ederek kamu kaynağının kullanılmasında görev ve yetki sahibi kişilerdir. İtiraz komisyonu vermiş olduğu karar itibariyle nihai karar mercii olup tüm ödemeler komisyonun nihai puan listesinin açıklanması üzerine gerçekleşmektedir.
5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının 3-Harcama Yetkilileri kısmında kurul, komite veya komisyon üyelerinin harcama yetkisinden doğan sorumluluğu belirlenirken; “5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” denildiği, Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,” karar verilmiştir. Dolayısıyla somut olayda ödemeye esas puan listeleri (ödemeler konusunda ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunanların bu listelere müdahale etme yetkisi de yoktur.) ile ilgili nihai karar verme yetkisine haiz olan itiraz komisyonu üyelerinin sorumlu olmadığının iddia edilmesinin hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunanların sorumluluğu açıklanan puan listeleri üzerine ilgililere her ay maaş ile birlikte yapılan ödemelerin bu puanlara uygun olup olmadığı hususuyla sınırlıdır. Sorumluların “sorumluluk ile ilgili” itirazları konusunda sonuç olarak 6085 Sayılı Sayıştay Kanununun “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7 nci maddesinde,
“(1) Bu Kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk halleri esas alınır.
(2) Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar; kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur. Bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacak Sayıştay raporlarında belirtilir. Kamu zararına sebep olunan durumlar ise bu zararın tazminine ilişkin hükme bağlama işlemi ile sonuçlandırılır.
(3) Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” denilmektedir.
Görüldüğü üzere hem itiraz komisyonu üyeleri hem de birim komisyon üyeleri Yönetmelikte kendilerine verilen kapsamlı denetim yetkilerini kullanırken gerekli özeni göstermemek suretiyle mevzuata aykırı olarak akademik teşvik ödenmesine sebebiyet verecek şekilde aldıkları kararlardan sorumlu tutulmaları mevzuatın bir gereğidir. Gönderilen savunmada da zaten “Ancak bu durum pek tabi ilgili komisyonların denetleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.” denilerek aslında bu durum kabul edilmiştir.
-Savunmalarda yer alan “Ortak yürütülen bazı proje, sergi veya yayınlarda, bu çalışmalarda yer alan bir kısım öğretim elemanlarının usulsüz başvuruda bulunduğu iddia edilse de benzer tespitler aynı akademik etkinlik için teşvik başvurusunda bulunan diğer öğretim elemanları için belirtilmemiştir.”ifadesiyle ilgili olarak;
Denetim sırasında “ortak çalışmaların farklı değerlendirildiğine ilişkin” savunmada yer alan iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü bahsedilen ortak çalışmaya muhatap olup sorgu konusu edilmeyen diğer akademiyenlerin çalışmaları söz konusu akademisyenlerin ham puanlarının zaten çok yüksek olması ve tespitlerin net ödemeye etkisi olmaması nedeniyle sorgu konusu edilmeyenler arasında yer almıştır.
-İtiraz Komisyonu tarafından hazırlanan …… Üniversitesi Akademik Teşvik Ödeneği Kılavuzu’ nun yürürlükteki mevzuata (öneri) ek şartlar getiren bazı maddelerinin (Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliğinde olmamasına rağmen) değerlendirilerek bazı puanların kesilmesinin hatalı olduğu ifadesiyle ilgili olarak,
Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde açıkça; “Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu, başvurular başlamadan önce uygulama usul ve ilkelerinin belirlenerek duyurulmasından, akademik teşvik başvuru takviminin hazırlanmasından, yürütülmesinden ve ödeme yapılacak yılın 15 Şubat tarihine kadar sürecin tamamlanmasından sorumludur.” denildikten sonra “Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu, faaliyetlerin belgelendirilmesinde ve faaliyet türleri içerisinde sınıflandırılmasında oluşan tereddütlerin giderilmesinde nihai karar merciidir.”denilmektedir. Üniversite Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu Yönetmelikte yer alan söz konusu yetkisini kullanarak Akademik Teşvik Ödeneği Kılavuzu hazırlamış ve söz konusu kılavuz Üniversite web sitesinden de yayımlanmıştır. Bu kılavuzda Akademisyenlerin başvurularını nasıl yapacakları, başvurularına esas faaliyetleri nasıl belgelendirecekleri, faaliyetlerin değerlendirmelerinde nelerin, nasıl esas alınacağı detaylıca anlatılmış olup komisyonlar tarafından yapılan tüm denetimlerde de burada yazılı olan hususların esas alındığı denetim esnasında tespit edilmiştir. Diğer taraftan savunmada da vurgulandığı üzere söz konusu kılavuz bizzat Üniversite Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve İtiraz Komisyonu tarafından çıkarılmıştır. Buna rağmen İtiraz Komisyonu üyelerinin kendi hazırladıkları kılavuzun hatalı olduğunu ileri sürerek savunmalarını gerekçelendirmesinin hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır. Zira komisyonun hem Yönetmelikte kendilerine verilen yetkiyi (usul ve esasları belirleme yetkisini) kullanıp hem de (kılavuzun esas alınarak sorgu düzenlenmesi üzerine) ortaya çıkan kamu zararlarına itiraz gerekçesi olarak kılavuzun (sorumluların deyimiyle) “hatalı olduğu” iddiasında bulunmak gerçekçi ve hukuki bir yaklaşım değildir. Diğer taraftan uygulamada komisyonlarca yapılan değerlendirmelerde söz konusu kılavuza istinaden aynı konuda pek çok akademisyenin puanları iptal edilirken, kılavuzun uygulanmaması halinde ise bazılarının puanlarının kabulü durumu oluşacak ve böylece tesis edilen işlemlerde adalet ve eşitlik ilkesi zarar görecektir. Dolayısıyla söz konusu şart eğer bir kılavuzda yer alıyor ise ve üniversite web sitesinde de yayımlanarak duyurulmuşsa o kurumdaki tüm akademisyenler ve komisyonlar için eşit düzeyde bağlayıcıdır. Özetle itiraz komisyonunun kendi çıkardığı (ve herhangi bir adli veya yazılı idari itiraza uğramadan uygulanmış ) kılavuzun hatalı olduğunu ileri sürerek yapmış olduğu savunmaya katılmak mümkün değildir.
Savunmalarda “kılavuzda belirtilen sergilerin en az beş gün olma şartı İtiraz Komisyonu’nun yaptığı toplantı neticesinde kaldırılmış ve bu durum ivedilikle e-posta olarak öğretim elemanlarına duyurulmuştur” denilmiş olup bu şekilde usul ve esasların süresi içerisinde yine İtiraz Komisyonu tarafından duyuru yapılarak tadil edilmesi ve bunun ispatlanması durumları neticesinde hukuki değerlendirmenin seyrinin değişeceği tabii olup sorgularda yer alan bu içerikteki (sergilerdeki 5 günlük süre şartı) tespitlerin konusu kalmamıştır.
-Savunmada yer alan Ar-Ge projelerinin yanlış yorumlanması ifadesiyle ilgili olarak;
Yönetmeliğe göre; bir “projenin” akademik teşvik ödemesine konu edilmesi için;
*Genel şartlar olarak;
-Bilimsel değerlendirme sürecinin olması,
-Bu değerlendirme sonucunda ulusal veya uluslararası kurumlarca onaylanarak bütçe desteği sağlanmış olması,
-Sonuçlandırılmış olması ve sonuç raporu yetkili mercilerce başarılı bulunması
-Kapatılmış olması
-Araştırma altyapısı oluşturulması, girişimcilik, araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürünün desteklenmesine yönelik projeler ile sosyal sorumluluk ve etkinliklere yönelik projelerden olmaması,
-Yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası/uzantısı olan proje çalışmalarından olmaması (bunlar için mükerrer puanlama yapılmaz.)
-Projenin 2017 yılı içerisinde kapatılmış olması,
*Özel şart olarak;
-ARGE projesi olması (Yönetmelik eki tabloda detay kısmında belirtilenler için), yani yeni bilgiler üretilmesi, bilimsel yorumların yapılması veya teknolojik problemlerin çözümlenmesi için bilimsel esaslara uygun olarak yürütülmüş olması (ARGE niteliğine haiz olması Yönetmelik eki faaliyet ve puan tablosunun detay kısmında özellikle vurgulanmış ve bu proje türleri için bilimsel içerikli dahi olsa her projeye değil sadece ve sadece ARGE nitelikli projelere puan verileceği ilgili her bir alt faaliyet puan göstergesinde parantez içi hüküm olarak yer almıştır.
Yönetmelik eki tablodan hareketle;
-TÜBA ve TÜBİTAK destekli projeler ile Sanayi Tezleri Programı (SAN- TEZ) projesinde ARGE şartı bulunmamaktadır. Diğer genel şartları taşıması yeterlidir.
-Dünya Bankası, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi tarafından desteklenmiş projeler ile Diğer uluslararası özel veya resmi kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenmiş projelerde, Kalkınma Bakanlığı destekli projelerde, Diğer kamu kuruluşları (Yükseköğretim kurumlan hariç) tarafından desteklenmiş projelerde, Yükseköğretim kurumlan tarafından desteklenmiş bilimsel araştırma projelerinde ARGE niteliğinde olma şartı bulunmaktadır. Diğer genel şartlar yanında ARGE niteliği de aranmalıdır.
-Özel kuruluşlar tarafından desteklenen projelerde ise ARGE niteliğinde veya yenilik ve özgün tasarım projesi olma şartı vardır. Diğer genel şartlar yanında bu nitelikler de aranmalıdır.
Yukarıda yazılı şartlarının bir arada bulunması ve tüm bu şartları taşıdığına dair bilgi ve belgelerin dosyasında bulunması gerekmektedir. Yönetmelik eki tabloda projelerin Ar-Ge niteliğinde olma şartına özellikle ve açıkça ( ve parantez hükmü içerisine de alarak vurgulamak suretiyle) yer verilmiştir. Bununla birlikte Yönetmelikte ARGE’nin kavramsal olarak tanımına yer verilmemiştir. Ancak mevzuatta bir konunun tanımının yapılmamış olması o konunun üst belirleyici konumunu (sorgu konusu olayda ARGE projesi olma zorunluluğunu) değiştirmeyecektir. Nitekim akademik personelin hangi projenin ARGE içerikli olduğunu araştırabileceği pek çok hukuki ve teknik materyal zaten mevcuttur. Örneğin 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde Araştırma ve geliştirme faaliyeti (Ar-Ge): “Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetleri ile alanında bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetleri, ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda Ar-Ge projesi: “Amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak aynî ve/veya nakdî destek tutarları, sonuçta doğacak fikri mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen ve araştırmacı tarafından yürütülen projeyi, ifade eder” denilmektedir. Dolayısıyla Yönetmelik gereği ARGE projesi olma zorunluluğu olan projelerin ARGE vasfına dair teknik ve hukuki gerekçelerinin tutarlı, makul ve kabul edilebilir olması gerekmekte ve bunu sağlamak için Yönetmeliğin ARGE zorunluluğu getirdiği projeler konusunda ilgili projenin var olanı geliştirme veya henüz bulunmamış olanı araştırma adına yeni bir teknoloji, yeni bir tasarım, yeni bir metot veya buluşu amaç edinip edinmediği, ARGE faaliyetlerinin sistemli bir şekilde ele alınıp alınmadığı, saha, laboratuvar vb. ortamlarda sistemli deney, test ve araştırmalar yapılıp yapılmadığı, proje çıktısının yeni bir teknoloji, yeni bir tasarım, yeni bir metot veya buluşu elde etme amacını ne derecede karşılayıp karşılamadığı gibi hususların değerlendirmelerde göz önünde bulundurulması zorunludur.
…
5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanuna istinaden çıkarılan Araştırma, Geliştirme Ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliğinin “Ar-Ge ve yenilik sayılmayan faaliyetler” başlıklı 5 inci maddesi c bendinde açıkça “c) Sosyal bilimlerdeki araştırmalar, “ denilerek sosyal bilimler alanında yapılan araştırmaların ARGE olarak kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmaktadır. Ancak yapılan denetimde; ilgili Kanunda böyle bir sınırlama olmaması nedeniyle Yönetmelikte böyle bir hüküm olduğundan hareketle ve böyle bir sınırlama gözetilerek sosyal bilimler alanında yapılmış ve standartların ve diğer mevzuatların kabul ettiği çalışmalar “geniş ARGE tanımı” içerisinde değerlendirilerek ele alınmış ve savunmalar bu çerçevede değerlendirilmiştir. Yani Akademik Teşvik Yönetmeliğinde her bir faaliyet türüne özel olarak yazmayan hiçbir kısıtlama denetimlerde dikkate alınmamıştır. Yönetmelik dikkatlice incelendiğinde akademik teşvike konu projeler ile ilgili;
-
Araştırma altyapısı oluşturulması, girişimcilik, araştırmacıların ve öğrencilerin araştırma kültürünün desteklenmesine yönelik projeler ile sosyal sorumluluk ve etkinliklere yönelik projelerden olmaması,
-
Yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası/uzantısı olan proje çalışmalarından olmaması (bunlar için mükerrer puanlama yapılmaz.)
hususları da ARGE niteliği gibi özellikle (sınırlayıcı anlamda) zikredilmiş olup burada yazılı her bir kelimenin anlamının Yönetmelikte tek tek yazılmasının mevzuat tekniği açısından çok da mümkün olmadığı açıktır. Özetle başvuruya esas her bilimsel projenin teşvike konu edilmeyeceği açık olup bu konuda komisyonların yetkisinin sınırsız olmadığı ve komisyonların değerlendirmelerini yaparken mevzuat ve standartlar çerçevesinde ve gerekli özeni göstermek suretiyle hareket etmelerinin zorunlu olduğu açıktır.
-Savunmalarda yer alan tasarım çalışmalarının yanlış yorumlanması ifadesiyle ilgili olarak;
Savunmalarda “Tespitlerde yer alan ve “duyuru afişi tasarımları” olarak tanımlanan ancak akademik olarak grafik tasarım alanında böyle bir tanımlama bulunmaması nedeniyle, “Afiş Tasarımı” şeklinde ifade edilmesi gereken çalışmalardır.” denilmiştir. Ancak sorgularda kamu zararı konusu edilen husus “afiş tasarım faaliyeti” değil ulusal veya uluslararası bir niteliğe haiz olmayan “bölüm-üniversite içi etkinlik duyurularına ait afişlerin tasarımı faaliyetidir”. Söz konusu faaliyetlerin Yönetmelikte geçen “Kamu kurumlan ile özel hukuk tüzel kişileri bünyesinde uygulanmış, Bilimsel yayınla tescillenmiş TSE/TPE tarafından tescillenmiş” gibi kriterlere tabi tasarımlar ile aynı düzeyde değerlendirilmesi mümkün değildir. Özellikle Yönetmeliğin açıkça (puan tablosunda) aradığı ulusal veya uluslararası bir niteliğe haiz olmaması nedeniyle değerlendirme dışı bırakılması gereken bölüm-üniversite içi sergilerin duyuruları için ayrıca bir de afiş tasarımı yapılması ve bu lokal faaliyetin de akademik teşvike konu edilmesinin bu çerçevede kabulü mümkün değildir.
…
Yönetmelikte (Yönetmeliğin açık hükmü çerçevesinde hangi faaliyet hangi faaliyet türüne giriyor ise sadece o kısma yazılarak ancak puan alınabilecektir.) bir faaliyetini başka bir faaliyet türüne dahil ederek buradan puan almasına imkan veren bir düzenleme de bulunmamaktadır. Yani ilgili faaliyet türünden maksimum puana ulaşmış kişi aynı mahiyetteki diğer faaliyetlerini başka faaliyet türlerine yazması kendisine hukuki bir hak tanımayacaktır. Tam tersi böyle bir durumda Yönetmeliğin açık hükmü gereği söz konusu tutar kendisinden faiziyle geri alınmalıdır. Yönetmeliğin “Diğer hükümler” başlıklı 10 uncu maddesinde 1 No.lu bendinde “Bu Yönetmelikte belirlenen faaliyet alanları dışında başvuru yapılamaz” denilerek başvuruların ilgili ilgisiz faaliyet alanlarında değil sadece Yönetmelikte ismen ve tahdidi olarak sayılmış faaliyet türleri için yapılabileceği bu faaliyet türleri dışındaki akademik faaliyetler ile ilgili Yönetmelik kapsamında ve/veya faaliyet branşı dışında başvuru yapılamayacağı hüküm altında alınmıştır. Bu yönüyle her bir faaliyet türü için girilen verilerin bu faaliyet türleri için gerekli şartları sağlaması zorunludur. Aynı maddenin 5 No.lu bendinde ödemenin yapılmasından sonra başvurularında gerçeğe aykırılık tespit edilenlere yapılan ödemelerin kanuni faiziyle birlikte geri alınacağı hüküm altına alınmıştır.
-Savunmalarda akademik faaliyetlerin “mevzuata uygunluğu” yerine “bilimsel veya akademik konumu/değeri” üzerinden kurulan ifadeler ile ilgili olarak;
Üniversitede icra edilen akademik teşvik ödemelerine esas dosyaların denetim faaliyeti tamamen “hukuka uygunluk” denetimi çerçevesinde yapılmıştır. Dolayısıyla denetimde esas alınan hususlar sadece mevzuat hükümleridir. Hatta mevzuat hükümlerinde açıkça yer alan kavramların Yönetmelikte tanımlanmaması durumda dahi bu kavramların tanımsal değerlendirmelerinde öncelikle mevzuat ve ardından akademik camiada genel kabul görmüş standartlar ve uygulamalar esas alınmıştır. Savunmalarda ise özellikle proje ve araştırma gibi faaliyet türleri başta olmak üzere sorgu konusu edilen faaliyetlere ilişkin savunma metinlerinde bu faaliyetlerin “Yönetmelik karşısındaki” durumları değil sürekli olarak “bilimsel veya akademik değeri” ispatlanmaya çalışılmıştır. Oysaki hukuka uygunluk denetiminde asıl olan söz konusu somut olayın “ilgili mevzuata” uygunluğunun değerlendirilmesi olup denetimlerde de faaliyetlerin Yönetmelik hükümlerine uygunluğu dışında bir bilimsel veya akademik değeri üzerinde durulmamıştır.
Sorgu maddesine ilişkin savunmalarda yer alan hususlarla ilgili olarak;
Savunmalarda kazı ve yüzey araştırmaları için yer alan;
-
“Belirtilen usullerde, planlanan çalışmanın hedeflenen amaçlarının da içeriğinde sunulduğu halde yıllık olarak yapılır.”
-
“Görüldüğü üzere, bir kazı ve yüzey araştırması projesi, üretebileceği verilerle birlikte çalışmayı anlamlandırabilecek birçok sorunsalla ilgili hususun değerlendirilerek planlandığı yıllık çalışmalar olup..”
-”Proje süreçlerini yıllık olarak tamamlayarak süreklilik arz eden kazı ve yüzey araştırmalarının mükerrer projeler olarak değerlendirilmesi doğru bir tespit değil, iddiadır.”
ifadelerinden de açıkça anlaşılacağı üzere akademik teşvik ödemesine konu edilen projeler her yıl tekrarlanan ve süreklilik arzeden projeler olup Yönetmeliğin 7 nci maddesi 9 nolu bendinde yer alan, “Yürütülmüş bir proje için farklı kurum veya kuruluşlarca tamamlayıcı veya destekleyici mahiyette bütçe desteği sağlanmasına yönelik olup, temelde aynı projenin parçası/uzantısı olan çalışmalar için mükerrer puanlama yapılmaz.” hükmüne açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Dolayısıyla belirli bir sahada her yıl tekrar eden ve bir bütünü ortaya çıkarmaya çalışan daha önceki çalışmaların devamı/tamamlayıcısı niteliğindeki araştırma çalışmalarının Yönetmelik kapsamında olmadığı açıktır. Proje konusu sahada icra edilen kapsamlı çalışmanın her bir safhasının ayrı ayrı proje olarak isimlendirilmesi ve böylece bütçe desteği sağlanması bu gerçeği (Aynı alanda sonraki yapılan kısa süreli arkeolojik araştırmaların alanın tümünde gerçekleştirilen/gerçekleştirilmesi planlanan çalışmaların bir parçası olduğu gerçeği) değiştirmemektedir. Diğer taraftan savunmalarda arkeoloji çalışmalarının ARGE niteliğinde bilimsel araştırma projesi olduğu konusu da işlenmiştir. Gönderilen bilgi ve belgelerde ilgili akademisyenler, projeler ve projenin değerlendirme süreçlerine dair;
-İlgilinin projede yürütücü/araştırmacı/danışman sıfatlarından hangi vasıfla bulunduğu,
-İlgilinin Projeye katkısı,
-”Projenin bilgi birikimine ve literatürdeki tartışmalara yenilik anlamında katkı sunduğu” ifadesini doğrulama adına gönderilen savunma belgeleri ve savunma metninde ilgili projenin başlangıcında bilime veya uygulamaya ARGE anlamında nelerin kazandırılması hedeflendiği, ARGE çalışmasında nasıl bir sistemli çalışma izleneceği, hangi ARGE safhalarının nasıl uygulanacağı ve test edileceği sahada ne kadar/kaç kişi veya veri grubu üzerinde çalışılacağı/çalışıldığı proje sonucunda hangi somut ve yeni yöntem, metot, kavram veya ürün ve teknolojilerin bilime ve uygulamaya kazandırıldığı, proje kapsamında toplanan verilen hangi bilimsel yöntemler ile analiz edildiği ve bu verilerin hangi özgün çıktıları elde etmede kullanıldığı, bilime yeni ve özgün nasıl bir yaklaşım kazandırıldığı, (eğer varsa bilime kazandırılmış) bu yeni ve özgün kavram veya yaklaşımların proje yürütücülerinin/araştırmacılarının kullandığı hangi bilimsel analiz yöntemleri neticesinde kazandırıldığı, çıktıların ve önerilerin ne olduğu,
-Frascati Kılavuzu’nun “2.4.2 Ar-Ge’yi sosyal bilimlerde ve beşeri bilimlerde tanımlama (143 üncü paragrafta )” başlıklı kısımda yer alan ifadelerden hareketle yapılan incelemede projede rutinin dışında yeni bir yöntem, yeni bir kavram veya yeni bir deneysel yolun uygulanıp uygulanmadığı, buna dair bir veri ve/veya belge dosyasında bulunup bulunmadığı,
-Bilimsel bir değerlendirme süreci zorunlu olan projelerin icracı kurum veya kuruluşlar (Bakanlık, Başkanlık, Genel Müdürlük, AB vb) tarafından desteklenenlerde söz konusu projelerin değerlendirilmesi sürecini yöneten organın (komisyon, kurul vb) kimlerden müteşekkil olduğu,
hususlarının cevapları aranmış olup savunma ve ekinde gönderilen belgeler ışığında projeler ile ilgili tespitler yeniden değerlendirilmiş ve bu konuda savunmalarda yer alan bilgilerin sorguda yer verilen tespit ve açıklamaları değiştirecek bir özellik arz etmediği görülmüştür. Özetle projeye ait belgelerde projenin sistematik bir temelde yürütülen hangi çalışmaları içerdiği, söz konusu çalışmaların ARGE faaliyetlerinin hangi safhasını içerdiği, bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan hangi faaliyetleri içerdiği veya Frascati Kılavuzundan hareketle fark edilebilir ölçülerdeki hangi yenilik unsuru içerdiği, bilimsel ve/veya teknolojik hangi belirsizliğin çözülmesine odaklandığı yapılan çalışmada rutinin dışında arkeoloji alanında hangi yeni yöntem, yeni kavram veya yeni deneysel yolun uygulandığı soruları ile proje sonunda bilime ve uygulamaya hangi yeni ve özgün yöntem, kavram, buluş ve çözüm önerilerinin kazandırıldığı/önerildiği sorularının cevapları bulunmamaktadır. Bu haliyle akademik teşvik ödemesi yapılmasına imkan bulunmamaktadır. Savunmalarda arkeolojik çalışmaların ARGE niteliğini desteklemek için “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında (5746 sayılı) Kanunun 2 nci maddesindeki tanıma yer verilmiştir. Ancak aynı Yasaya istinaden çıkarılan Yönetmelikte “sosyal bilimler alanında” yapılan araştırmaların ARGE faaliyeti olarak sayılmayacağı da açıkça yazılıdır. Dolayısıyla savunma gerekçelendirirken bir mevzuattan bahsediliyor ise mevzuat tümüyle birlikte ele alınmalıdır. Savunmada ise sorumlular yasal mevzuatı dar yorumlayarak gerekçe gösterirken aynı Yasanın Yönetmeliğinin dışlayıcı hükmüne yer vermemişlerdir. Ancak bununla birlikte söz konusu Yönetmeliğe ilişkin değerlendirme de yukarıda yer verilmiştir.
Bir diğer önemli husus Yönetmeliğin 7 nci maddesi 9 nolu bendinde yer alan hükmün ARGE projesi olması halinde dahi geçerli olduğudur. Yani bahse konu proje ARGE projesi dahi olsa eğer bir başka projenin tamamlayıcısı devamı şeklinde bir proje ise Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Yönetmeliğe göre bir “araştırmanın” akademik teşvik ödemesine konu edilmesi için;
-Yapılan faaliyetin bir proje içinde olmaması,
-Yüksek öğretim kurumu ile ulusal veya uluslararası bir kurumun yazılı mutabakatı veya onayı ile başlatılmış olması,
-Araştırmacının kendi kurumu dışında bir üniversite veya araştırma kurumunda görevlendirilmesi
-Bu görevlendirilmenin en az 3 ay sürmesi
-Yeni bilgilerin üretilmesi, teknolojik problemlerin çözümlenmesi, yenilikçi ürün süreç, eser veya tasarımlar gerçekleştirilmesi amaçlarını taşıması,
-Sonuç raporu ilgili kurumların yetkili mercilerince başarılı bulunarak sonuçlandırılmış olması,
-Araştırmanın 2017 yılı içerisinde sonuçlandırılmış olması,
şartlarının bir arada bulunması ve tüm bu şartları taşıdığına dair bilgi ve belgelerin dosyasında bulunması gerekmektedir.
Savunmalarda “araştırma” faaliyet türüne ilişkin özetle “görevlendirmesi yapılan fiili saha çalışmasının ardından sürdürülen diğer etütlerle birlikte nihai sonuçlandırması 3 ayın altında olamayacak mahiyette” denilerek araştırmanın toplam süresinden bahsedilmiştir. Ancak Yönetmelikteki 3 aylık süre “ilgilinin kendi kurumu dışındaki başka bir kurumda görevlendirilmesi gereken asgari süre olup” araştırma süresinin toplamı değildir. Sonuç olarak görevlendirmesi 3 ayı geçmeyen (somut olayda 2-3 haftalık ve her yıl tekrar eden arkeolojik çalışmaların) Yönetmelik kapsamında “araştırma” faaliyet türüne dahil edilerek puan verilmesine imkan bulunmamaktadır.
Yönetmelik tanım maddesinde sergi faaliyet türü “Öğretim elemanının akademik faaliyet alanında gerçekleştirdiği sanatsal veya bilimsel niteliği haiz işitsel ve görsel etkinliklere dair tüm sergi, bienal, gösteri, dinleti, konser, festival ve gösterim etkinliklerini,” ifade eder şeklinde geniş bir çerçevede tanımlanmış olmakla birlikte diğer maddelerde yer alan hükümler ve Faaliyet ve Puan Tablosu verileri dikkate alındığında Yönetmeliğe göre bir serginin akademik teşvik ödemesine konu edilmesi için;
-Öncelikle öğretim elemanının bir eseri veya faaliyeti bulunması (eserin veya faaliyetin belgelendirilmesi)
-İlgili faaliyetin öğretim elemanının akademik faaliyet alanında olması,
-Gerçekleştirilen faaliyetin sanatsal veya bilimsel niteliği haiz olması,
-Faaliyetin işitsel veya görsel bir etkinlik olması (tüm sergi, bienal, gösteri, dinleti, konser, festival ve gösterim etkinlikleri),
-Ancak tüm bu faaliyetlerin ulusal veya uluslararası boyutta olması,
-Serginin uluslararası olarak değerlendirilmesi için serginin uluslararası olduğunun bölüm, anabilim dalı veya ana sanat dalı kurullarınca onaylanmış olması,
şartlarının bir arada bulunması ve tüm bu şartları taşıdığına dair bilgi ve belgelerin dosyasında bulunması gerekmektedir. Bu şartlardan birisini taşımayan örneğin ulusal veya uluslararası boyutta olmayan lokal nitelikteki, üniversite bölüm içi ve üniversite hollerinde gerçekleştirilen etkinliklerin ulusal veya uluslararası boyutta olduğunu, özellikle uluslararası sergi olarak girilen verilerde “bölüm, anabilim dalı veya ana sanat dalı kurullarınca onaylanmış” bir belge olmadan bu serginin uluslararası olduğunu kabule imkan bulunmamaktadır. Aynı şekilde yapılan bir bilimsel çalışmanın üniversite hollerinde veya bölüm holünde askıya çıkarılmak suretiyle teşhir edilmesi, gösterilmesi, eğitim öğretim faaliyeti kapsamında gerçekleşen workshop, juri üyeliği, çalıştay v.b. etkinliklerin sonucunda bir eser sergilenmesi şeklinde ayrı bir sergi organizasyonunu kapsamaması halinde tek başına sergi faaliyeti olarak kabul edilmemesi gerekmektedir.
Yapılan tüm bu açıklamalar çerçevesinde;
-
……/ A.Görev……/ Araş. Gör., ……/ Y.Doçent’e ait dosyalarda yer alan aynı içerikli “proje” ve “araştırma” faaliyet türlerine ilişkin savunmaların kabulüne,
-
……/ Y.Doçent, ……, ……/ Doçent, ……/ Araş. Gör., …… / Araş. Gör., ……./ Profesör ‘e ait dosyalarda yer alan aynı içerikli “proje” faaliyet türlerine ilişkin savunmaların kabulüne,
imkan bulunmamaktadır.
…… (A.Görev)’e yapılan akademik teşvik ödemesi ile ilgili olarak;
3 nolu (2 nolu araştırmaya ait belgelere rastlanmamıştır.) tespite ilişkin savunma ekinde gönderilen belgeler içerisinde de 3 aylık görevlendirme süresini içeren bir belge bulunmamaktadır. Tespitte yer alan “araştırmaya ait belgelere rastlanmamıştır” ifadesi Yönetmelik kapsamında olduğuna dair tevsik edici belgelerin bulunmadığını anlatmak için kullanılmıştır. Ancak savunmada hala Yönetmelik kapsamındaki şartları taşıdığını gösterir belgeler gönderilmemiştir.
…… (Y.Doçent)’e yapılan akademik teşvik ödemesi ile ilgili olarak;
Söz konusu kişiye ait dosyada “tebliğ” faaliyet türüne ilişkin tespitte “Bir tebliğin akademik teşvik yönetmeliği kapsamında kabul edilebilmesi için tebliğin en az 5 yabancı ve yurt dışından akademisyenden müteşekkil Bilim kurulu” olan bir organizasyonda sunumu gerekir şartı gerekçe olarak gösterilmiştir. Savunmada ise ilgili organizasyonun bilim kurulana katılanlar “programdaki sırasına göre, Prof. Dr. ……, Prof. Dr. ……, Prof. Dr. ……, Asst. Prof. Dr. …… ve Dr. ……’dir.” şeklinde sayılmış olup görüldüğü üzere katılanlardan birisinin açıkça yurt dışından katılım sağlamadığı görülmektedir. Dolayısıyla yabancı ve yurt dışından katılma şartını birlikte sağlamayan kişilerden müteşekkil bilim kurulu Yönetmelik kapsamı dışındadır. Zira Yönetmelikte söz konusu şartın yabancı veya yurt dışından şeklinde seçimlik şart içerecek mahiyette yorumlanmasına imkan veren bir düzenleme bulunmamaktadır.
…… (Araş. Gör.)’a yapılan akademik teşvik ödemesi ile ilgili olarak;
……’a ait dosyasında yer alan ……. nolu tespitte ve ……/ Y.Doçent ‘a ait dosyasında yer alan 4 nolu tespitte sergi faaliyeti kapsamında değerlendirilme imkanı bulunmayan faaliyetlerin “sergi” faaliyeti içerisine girildiği tespitine yer verilmiştir. Söz konusu faaliyetler;
-”…… Ili, ……İlçesi, …… Mahallesi, …… Derce Arkeolojik Sit Alanı …… Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı” ve”…… İli, …… İlçesi …… Mahallesi …… Derece Arkeolojik Sit Alanı …… Ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı ve Plan Notları”
-”…… ….. Mahallesi …… Alanı Kentsel Tasarım Projesi-…… Uygulama Projesi”
hazırlama faaliyetleridir. Savunmalarda söz konusu çalışmalar ile ilgili olarak “Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliğinde sunulan “Faaliyet ve Puan Tablosu”nda “Tasarım Faaliyet” türü açılımında “Sanatsal tasarım (Bina, çevre, eser, yayın, mekan, obje)” alt faaliyet türünde “Kamu kurumları ile özel hukuk tüzel kişileri bünyesinde uygulanmış ve belgelenmiş” detayı ile karşılık bulmaktadır. Tespit 4’te belirtilen, yönlendirme mahiyetinde hazırlanmış “Üniversite Akademik Teşvik Kılavuzu’nda ise, yine yönetmelik esas alınarak aynı yönlendirme yapılmış, ek olarak istenen belgeler kısmında “Kamu kurumları veya özel hukuk tüzel kişileri bünyesinde uygulamaya konulmuş sanatsal tasarımlar için, sanatsal tasarımı ve uygulamaya konulduğu yılı belirten onaylı belge” belirtilmiştir. İlgili çalışmaların başvuru dahilinde istenilen belgeleri tam olarak sunulmuştur. Buna karşılık, ilgili çalışmaların YÖKSİS girişi “Sanatsal Tasarım” sekmesi bulunmadığından başvuru dosyasında görüleceği üzere giriş karşılığını “Sanatsal Faaliyetler” sekmesi altında “Sergi” ana türü altında “Mimarlık Anabilim Dallarında Proje ve Uygulama Çalışmaları” alt tür birim adıyla “Döner Sermaye ve Resmi Kanallardan Alınmış Projeler” kapsamında yapılabilmiştir.” denilmiştir.
Yönetmeliğin “Diğer hükümler” başlıklı 10 uncu maddesinde 1 No.lu bendinde “Bu Yönetmelikte belirlenen faaliyet alanları dışında başvuru yapılamaz” denilerek başvuruların ilgili ilgisiz faaliyet alanlarında değil sadece Yönetmelikte ismen ve tahdidi olarak sayılmış faaliyet türleri için yapılabileceği bu faaliyet türleri dışındaki akademik faaliyetler ile ilgili Yönetmelik kapsamında ve/veya faaliyet branşı dışında başvuru yapılamayacağı hüküm altında alınmıştır. Sorguda ve yukarıda detaylıca açıklandığı üzere “sergi faaliyet” türü içerisinde kabul edilme imkanı bulunmayan, “tasarım faaliyet türüne” yazılmadığı için de değerlendirme imkanı bulunmayan ilgili faaliyetler (uygulama projesi hazırlama ve plan notları hazırlama çalışmaları ile bunların ulusal veya uluslararası çapta olma niteliğe haiz sergi organizasyonları dışında sergilenmesi faaliyeti) nedeniyle ilgilinin akademik teşvik alması Yönetmelik hükümleri çerçevesinde mümkün değildir.
Savunmalarda, “Sayıştayın ilgili başvuruların denetiminde tutarsızlıkları söz konusudur. Zira araştırmacının “arkeolog danışman” ve yürütücüsü olduğu yukarıda belirtilen iki projenin, “şehir plancı” danışmanı Üniversitemiz Mimarlık Fakültesi …… Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. ……’tur. Aynı yıl sonlanan bu çalışmaları …… da 2017 Akademik Teşvik Başvuruları kapsamında değerlendirilmesi için başvurmuştur. Farklı olarak ……’un başvurusu, “Proje olarak girilen her iki proje tek bir sözleşmeye istinaden üretilen ürünler olup, birbirinin tamamlayıcısı mahiyetinde olan faaliyetlerdir. İlgili danışman olarak görevlendirildiği projeden puan alabilecektir. Ancak ikinci projeden mükerrer puan hesaplaması yapılması Yönetmeliğin “tamamlayıcı projeler için mükerrer puan hesaplanmaz” hükmüne aykırı olacaktır” şeklinde karşılık bulmuştur. Görüleceği üzere, farklı alan uzmanları olarak ortak yürütülen aynı çalışmalar, farklı değerlendirmelerle karşılık bulmuştur.” denilmiştir.
Savunmalarda var olduğu iddia edilen tutarsızlık akademisyenlerin bizzat kendileri tarafından YÖKSİS’e giriş yaptıkları kayıtlardan kaynaklanmaktadır. Şöyle ki;
……/ Araş. Gör.’a ve ……/ Y.Doçent’e ait dosyasında her iki faaliyet “sergi” faaliyet türüne giriş yapılmış ve tüm değerlendirmeler Yönetmeliğin “sergi” faaliyet türü çerçevesinde yapılmıştır.
Doç. Dr. ……’a yapılan akademik teşvik ödemesi ile ilgili olarak;
İlgiliye ait dosyasında her iki faaliyet “proje” faaliyet türüne giriş yapılmış ve tüm değerlendirmeler Yönetmeliğin “proje” faaliyet türü çerçevesinde yapılmıştır. Dolayısıyla tutarsızlık ve usule aykırılık ilgililerin dosyalarında ve kayıtlarında gerçekleşmektedir. Savunmanın devamında Doç. Dr. ……’a ait “proje” faaliyet türüne ilişkin bir başka sorgu maddesindeki tespite dair savunma da gönderilmiştir. Ancak projeye ilişkin tespit ile sergi faaliyet türüne ilişkin tespit, birbirinden farklı değerlendirilmesi gereken hususlardır. Bu anlamda diğer sorgu maddesine sıra gelince bu husus ayrıca değerlendirilecek olup diğer sorgu maddesi kapsamında yapılacak değerlendirme “sergi” faaliyet türüne ilişkin bir değerlendirme olmayacağı için ……/ Araş. Gör.’ın ve ……/ Y.Doçent’in dosyasıyla ilgili tespiti ortadan kaldırıcı bir mahiyet arz etmemektedir.
-……’a yapılan akademik teşvik ödemesi ile ilgili olarak;
İlgiliye ait dosyada “tebliğ” faaliyet türüne ilişkin tespitte “Bir tebliğin akademik teşvik yönetmeliği kapsamında kabul edilebilmesi için tebliğin en az 5 yabancı ve yurt dışından akademisyenden müteşekkil Bilim kurulu” olan bir organizasyonda sunumu gerekir şartı gerekçe olarak gösterilmiştir. Savunmalarda yer alan ifadelerden ise ilgili organizasyonun bilim kurulunda katılanların sadece 4 tanesinin yabancı ve yurt dışından olma şartını sağladığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yabancı ve yurt dışından olma şartını sağlayan en az 5 kişiden müteşekkil bilim kurulu olmayan organizasyonlarda sunulan tebliğler Yönetmelik kapsamı dışındadır. Zira Yönetmelikte söz konusu şartın yabancı veya yurt dışından şeklinde veya sayının 5’e kadar şeklinde seçimlik şart içerecek mahiyette yorumlanmasına imkan veren bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer taraftan yukarıda detaylıca açıklandığı üzere akademisyenler tarafından farklı faaliyet türlerine dahil edilmiş çalışmaların birbiriyle mukayese edilerek savunmanın gerekçelendirilmesinin hukuken kabul edilebilir bir yanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla “yayın” faaliyetinin “uluslararası” olma şartı ile “tebliğ” faaliyetinin “uluslararası” olma şartı Yönetmelikte ayrı ayrı düzenlenmiş olup birbiriyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
…… (Doçent)’a yapılan akademik teşvik ödemesi ile ilgili olarak;
İlgilinin dosyasında “yayın” faaliyet türüne ilişkin tespitler neticesinde gönderilen savunma ve eki belgelerin incelenmesi sonucu ilgiliye ait dosyada “yayın” faaliyetinden mütevellit kamu zararının konusu kalmamıştır. İlgilinin dosyasında “tebliğ” faaliyet türüne ilişkin tespitte “Bir tebliğin akademik teşvik yönetmeliği kapsamında kabul edilebilmesi için tebliğin en az 5 yabancı ve yurt dışından akademisyenden müteşekkil Bilim kurulu” olan bir organizasyonda sunumu gerekir şartı gerekçe olarak gösterilmiştir. Savunmalarda yer alan ifadelerden ise ilgili organizasyonun bilim kurulunda katılanların sadece 3 tanesinin yabancı ve yurt dışından olma şartını sağladığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yabancı ve yurt dışından olma şartını sağlayan en az 5 kişiden müteşekkil bilim kurulu olmayan organizasyonlarda sunulan tebliğler Yönetmelik kapsamı dışındadır. Zira Yönetmelikte söz konusu şartın yabancı veya yurt dışından şeklinde veya sayının 5’e kadar şeklinde seçimlik şart içerecek mahiyette yorumlanmasına imkan veren bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer taraftan yukarıda detaylıca açıklandığı üzere akademisyenler tarafından farklı faaliyet türlerine dahil edilmiş çalışmaların birbiriyle mukayese edilerek savunmanın gerekçelendirilmesinin hukuken kabul edilebilir bir yanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla “yayın” faaliyetinin “uluslararası” olma şartı ile “tebliğ” faaliyetinin “uluslararası” olma şartı Yönetmelikte ayrı ayrı düzenlenmiş olup birbiriyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
…… (A.Görev.)’ye yapılan akademik teşvik ödemesi ile ilgili olarak;
İlgilinin dosyasında “yayın” faaliyet türüne ilişkin tespitler neticesinde gönderilen savunma ve eki belgelerin incelenmesi sonucu ilgiliye ait dosyada “yayın” faaliyeti nedeniyle puan iptalinin konusu kalmamıştır. Ancak proje faaliyetinden dolayı yukarıdaki gerekçelerle iptal edilen puanlarının ardından ilgilinin puanı her halükarda 30 puanın altında kalacağından puanlarının tamamının iptal edilmesi ve akademik teşvik ödemesi yapılmaması gerekirdi.
Savunmada kazı ve yüzey araştırmalarının “sorguda iddia edildiği gibi girişimcilik ihtiva eden” çalışmalar olmadığı şeklinde bir ifadeye de yer verilmiştir. Söz konusu ifadenin sorguda geçen “Yönetmelikte vurgulandığı üzere her proje hatta her bilimsel proje teşvik kapsamında değildir. Teşvik kapsamında olan sadece ve sadece ARGE niteliğinde olan ve bilimsel içerikli projelerdir. Bu iki şartın bir arada gerçekleşmediği, sadece akademik bilginin sahada icrasına dönük projeler teşvik kapsamı dışındadır. Bu tip projeler Teşvik kapsamında olsaydı girişimcilik ihtiva eden tüm projelerin teşvik kapsamında olması gerekmekteydi. Oysa ki Yönetmelikte girişimcilik projelerinin de teşvik kapsamı dışında olduğu özellikle vurgulanmıştır. Aynı şekilde bir bilim alanında yöntem, analiz, tasarım, yeni teknoloji veya metodolojiye katkısı olabilecek şekildeki ARGE projeleri dışındaki projelerin desteklenmesi halinde yukarıda da vurgulandığı üzere proje adı altındaki her girişimin teşvik kapsamında desteklenmesi gerekecektir. Ancak Yönetmelikle murad edilenin bu olmadığı tanım, değerlendirme ve diğer maddeleri ile puan tablosu açılımından net bir şekilde anlaşılmaktadır.” açıklamasına istinaden kullanıldığı anlaşılmaktadır. Ancak burada sorgu konusu somut araştırmaların başvuru dosyalarında dahil edildiği “proje” faaliyet türünün kapsamlı genel açıklaması yapılmış olup “girişimcilik” ihtiva eden projelerin de kapsam dışında olduğu örnek olarak verilmiştir. Sorguda zaten asıl vurgulanan ilgililere ait olup “proje” ve “araştırma” faaliyet türlerine ilgili ilgisiz şekilde dağıtılan kazı ve yüzey araştırmalarının “tamamlayıcı” nitelikte projeler olması ve “ARGE” niteliğine haiz olmaması konusudur.
-Savunmalarda “tebliğ” faaliyet türünün uluslararası niteliğine dair o dönem için Yönetmelikte bulunan “bilim kurulunda en az 5 akademisyen bulunması” şartının 2018 yılında gerçekleşen değişiklikle “en az beş farklı ülkeden konuşmacının katılım sağlaması” şeklinde değiştirilmesinin savunma gerekçesi olarak kullanılmasıyla ilgili olarak;
“Tebliğ” faaliyetlerinde komisyonlarca usule aykırı olarak yapılan “bilim kurulunda yabancı ve yurtdışından en az 5 akademisyen bulunması yerine bilim kurulu üyesi olsun olmasın organizasyonlara katılan yabancı akademisyenlerin sayısını esas alan” yorumun o dönem için yürürlükte olan Yönetmelik hükmü karşısında hukuki bir geçerliliği bulunmamaktadır. Savunmalarda buna gerekçe olarak “2017 kriterlerindeki, “....bilim kurulunda en az 5 yabancı ve yurtdışından bilim insanının bulunması” şartı hatalı ve eksik bulunarak, 2018 yılından itibaren Akademik Teşvik Kriterleri dâhilinde bir revizeye ve güncellemeye gidilmiştir. 2018 yılı Akademik Teşvik Kriterlerinin 7 nci maddesi 9 uncu fıkrasına göre artık “ ....en az 5 farklı ülkeden konuşmacının katılımı” ilgili sempozyumun “uluslararası” olarak değerlendirilmesinin şartı durumuna getirilmiş, ilgili kriter doğru ve haklı olarak güncellenmiştir.” ifadelerine yer verilmiştir. Öncelikle Yönetmelikte yapılan söz konusu değişiklik Yönetmelikteki hükmün “hatalı veya eksik olmasından” değil uygulamada akademik camiada gerçekleşen ve yukarıda detaylıca yer verilen suiistimalleri önlemek amacıyla yapılan bir değişikliktir. Nitekim YÖK Başkanlığının tüm devlet üniversitelerine 2018 yılının hemen başında gönderdiği …… sayılı yazıda “başvuru sahiplerinin alanıyla ilgili olmayan faaliyet bildirimlerinde bulunulması, akademik teşvik Yönetmeliğine uygun ibareli kongre ve dergi ilanlarına sıkça rastlanılması gibi bilimsel etiğe uygun olmayan bir çok duruma maalesef rastlanılmaktadır” tespitine yer verilerek yayın ve tebliğ faaliyetlerinde “uluslararası olma niteliği” ile ilgili suistimallere dikkat çekilmiştir. Kaldı ki yukarıda vurgulandığı üzere somut olayın gerçekleştiği dönemde henüz yürürlükte olmayan bir mevzuat düzenlemesinin somut olayların hukukilik değerlendirmesinde kullanılamayacağı (hukuktaki istisnai düzenlemeler hariç) bilinen bir gerçektir.
Özetle dosyalar incelendiğinde ilgililerin aynı nitelikteki faaliyetlerini hem proje hem de araştırma faaliyeti olarak girdiği net olarak görülmektedir. Tekrar vurgulamak gerekirse akademik teşvik bir bilim insanının yıl içerisindeki tüm bilimsel faaliyetlerine puan verilen ve bu puan üzerine ödeme yapılan bir sistem değildir. Sadece Yönetmelik Kapsamında detaylı ve sınırlayıcı bir şekilde sayılan faaliyetler için akademik teşvik söz konusudur. Aksi takdirde her bilimsel faaliyetin ödemeye konu edilmesi durumda akademik teşvik ödemesinin gösterge veya ek gösterge gibi bir maaş unsuru veya karşılıksız ek ödeme unsuru olarak kabulü gerekecektir ki bu ödemelerin bileşenleri dahi farklı ve belli şartlara bağlıdır.
Netice olarak; …… Üniversitesi (……) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünde Birim Akademik Teşvik Başvuru ve İnceleme Komisyonu’nun ve nihai olarak Akademik Teşvik Düzenleme ve İtiraz Komisyonu’nun akademik teşvik ödemelerine esas faaliyet türlerine dair yaptıkları değerlendirmelerde Yönetmeliğin ilgili maddelerindeki zorunlu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin yetersiz inceleme yaptıkları ve buna göre karar verdikleri, böylece yetersiz ve eksik inceleme nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiği görülmüştür.
Bu itibarla; …… yılında akademik teşvik ödemelerine esas olarak kullanılan (2017 yılında gerçekleştirilen akademik faaliyetlere ilişkin) Yüksek Öğretim Bilgi Sistemi (YÖKSİS) çıktısı ve burada yazılı akademik faaliyetleri kanıtlayıcı belgelerin tamamı incelenmesi neticesinde Arkeoloji Bölümünde görevli olan ilgililere akademik teşvik ödemelerinin fazla yapılması sonucunda oluşan …… TL kamu zararının;
-…… TL’lik kısmı ile ilgili olarak gönderilen savunma ve yapılan açıklamalar yeterli görüldüğünden kamu zararı oluşmayan …… TL ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına;
-Geriye kalan ve ayrıntılı hesabı tabloda gösterilen …… TL’sinin açıklanan gerekçeler ile Diğer Sorumlular (İtiraz Komisyonu Üyesi ve Başkanı) Prof. Dr. ……, (İtiraz Komisyonu Üyesi) Prof. ……, (İtiraz Komisyonu Üyesi) Dr. Öğr. Üys. ……, (İtiraz Komisyonu Üyesi) Dr. Öğr. Üys. ……, (İtiraz Komisyonu Üyesi) Prof.Dr. ……., (Genel Sekreter) Yrd. Doç. Dr. ……, (İtiraz Komisyonu Üyesi) Prof. Dr. ……, (Birim Komisyon Üyesi) Arş. Gör. …… ve (Birim Komisyon Üyesi) Dr. Öğr. Üyesi. ……’e
müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
Her bir faaliyet için Yönetmelikte belirlenmiş üst puan limitini (30 puan) bir faaliyet türünde doldurduktan sonra arta kalan aynı nitelikteki diğer faaliyetlerini akademik teşvikten daha fazla puan ve böylece daha fazla ödeme almak amacıyla ilgili ilgisiz faaliyet türleri içerisine kayıt yapmak suretiyle haksız ödeme alan ve bu tip dosyaların değerlendirilmesinde ve denetiminde gerekli önem ve özeni göstermeyen tüm komisyon üyeleri hakkında YÖK Başkanlığına yazılmasına gerek bulunmadığına oybirliğiyle karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye ……’in Karşı Oy Gerekçesi:
“ Akademik Teşvik Yönetmeliği kapsamında; ……. Üniversitesi bünyesinde çalışan ve “ proje, araştırma ve sergi” faaliyetleri için teşvikten yararlanan öğretim elemanlarına ilişkin raporda yer alan tespitlerle ilgili sorumluların gönderdikleri savunmalar ve eki belgeler yeterli görüldüğünden, ahiz …….’ün “proje ve araştırma faaliyeti”, ahiz ……’ün “proje” faaliyeti, ahiz Bünyan ……’ın “proje, sergi ve araştırma” faaliyeti, ahiz ……, ……, ……., …… ve ……’in “proje” faaliyetleri ve …….’in “proje, araştırma ve sergi” faaliyetlerine ilişkin olarak Akademik Teşvik Ödeneğinden yararlanılması sonucunda kamu zararı oluşmadığına, dolayısıyla ilişik bulunmadığına karar verilmesi; tespitte yer alan diğer faaliyet türü olan “tebliğ ve atıf” faaliyetlerine ait ahizler hakkında hesaplanan kamu zararı için tazmin kararı verilmesi uygun olur.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07