Sayıştay 5. Dairesi 42928 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

42928

Karar Tarihi

12 Eylül 2018

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2015

  • Daire: 5

  • Dosya No: 42928

  • Tutanak No: 45020

  • Tutanak Tarihi: 12.09.2018

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Belediye sınırlarında faaliyet gösteren kaynaksu işletmeleri olmasına rağmen, kurumun mevzuatın öngördüğü “Kaynak suları harcı” nın tahakkuk ve tahsil edilmemesi.

224 sayılı ilamın 4. Maddesiyle; ... Belediyesi sınırlarında faaliyet gösteren kaynaksu işletmeleri olmasına rağmen, kurumun mevzuatın öngördüğü “Kaynak suları harcı ”nın tahakkuk ve tahsil edilmemesi sonucu ... - TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

Sorumlu ... göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;

Sayıştay ilamında yer verilen konu hakkındaki Danıştay’ın; “Davacı şirketten kaynak suları harcı istenilmesine ilişkin 11.4.2005 günlü ve 1253 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 63. maddesinde, özel kaplara doldurulup satılacak olan kaynak sularının belediyelerce denetlenerek hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaret konulmasının kaynak suları harcına tabi olduğu, 64. maddesinde, kaynak suları harcının, kaynak sularını özel işaretli kaplara doldurup satanların ödemekle mükellef olduklarının hükme bağlandığı, dosyanın incelenmesinden, Çubuk İlçesi Karagöl ile Yıldırım Evci Köyünün ortasında bulunan ve mücavir alan sınırları dışında kalan orman alanından çıkarılan Aydos Memba Suyunun isale hattıyla Kaynak Suyu İşletmeleri tesislerine getirildiği ve buradan şişelenerek satıldığı, davalı belediye tarafından söz konusu su şişelerine işaret konulduğu ve verilen hizmetin karşılığında kaynak suları harcı istenildiğinin anlaşıldığı, bu durumda davalı idarece kaynak suları harcı istenilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddeden Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 12.12.2005 tarih ve E:2005/560, K:2005/1474 sayılı kararının; harcın hizmet karşılığı alınması gerektiği, belediyenin denetleme ve işaretleme görevini yerine getirmediğinden harç istenilmesinin yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

TÜRK MÎLLETÎ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Davacı şirketten 11,4.2005 günlü ve 1253 sayılı yazıyla kaynak suları harcı istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 63. maddesinde, özel kaplara doldurulup satılacak olan kaynak sularının belediyelerce denetlenerek hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaret konulmasının kaynak sulan harcına tabi olduğu, 64. maddesinde, kaynak suları harcını, kaynak sularını özel işaretli kaplara doldurup satanların ödemekle mükellef oldukları, 65. maddesinde, kaynak suları harcının maddede gösterilen hadler içerisinde düzenlenecek tarifeye göre alınacağı, 66. maddesinde de, kaynak suları harcının, bu suların satışa arzı için kaplara doldurulmasını müteakip, kaplar üzerine özel işaret konulması sırasında bu işi yapan belediyeye makbuz karşılığı peşin ödeneceği, başka bir belediye sınırlan ve mücavir alanlar içinde satışa arz edilen kaynak sularından ikinci kez harç alınmayacağı hükme bağlanmıştır.

Harcın bir hizmet karşılığı alınması gerekli olup, harcı doğuran olay ise, harca konu hizmetin yerine getirilmesine bağlıdır. Belediyelerin kaynak suları harcı alabilmeleri için, şişelenen suların kaynaktan alınıp alınmadığının denetlenmesi ve şişeleme esnasında özel işaret konulması hizmetlerinin verilmesi anılan yasa hükümlerine göre zorunludur.

Dava konusu olayda, davacı şirket tarafından, anılan hizmetlerin verilmediğinin ileri sürüldüğü ve dosyada da söz konusu hizmetlerin verildiği yolunda bir bilgi ve belge bulunmadığından, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması için davalı idarece belirtilen hususlarda hizmet verilip verilmediği araştırılarak oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 12.12.2005 tarih ve E:2005/560, K:2005/1474 sayılı kararının bozulmasına 06.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.” Şeklindeki kararı karşısında bir karşı görüş ortaya konulmadığını, oysaki T.C. Anayasasının 160 ıncı maddesinde;

Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır...” yer alan Anayasal hüküm karşısında Sayıştay ilamında bu durumun gözetilmediğinin anlaşıldığını,

İlamda yer alan “Belediyenin denetim ve işaretleme görevinin yerine getirilmediği” iddiasının kamu zararı ile irtibatlandırılmasının kabul edilemeyeceğini, zira bu hususun, ilama konu edilen harcın alınmadığı iddiasının dayanağını oluşturmaması gerektiğini, kaynak suları harcının tahsilinin yasal ön şartlarının oluşması için gereken denetim ve işaretleme görevi -velev ki ifa edilmemiş olsa bile-bu eleştiri ancak idari bir tasarrufa ilişkin olabilir. Lâkin mali sorumluluğu gerektirir bir hususta idari tasarrufların eksikliği ya da yanlışlığının gerekçe oluşturamayacağını,

Aynı konuda 2014 yılına ilişkin olarak ilamın 3. maddesinde yer verilen kaynak suları harcına ilişkin olan bölümde, “böyle bir hizmet belediye tarafından verilmediği için harem konusu doğmamış olmakla birlikte “ifadesi aynıyla 2015 yılı için de ayniyle mevcut olduğuna göre 2014 yılına ilişkin ilamın konusunu teşkil eden koşullar ile 2015 yılına ilişkin ilamın konusunu teşkil eden koşullar birebir aynı olduğu halde iki farklı yıla ilişkin ilamın da aynı sonuca yönelik olması gerekirken 2015 yılı için farklı şekilde tecelli etmesinin hukuka aykırı olduğunu,

Bu sebeplerle de ilamda yeterince dikkate alınmadığı değerlendirilen ve de yukarıda açıklanan gerekçeler ile temyiz savunmasının kabulü ile 224 nolu ilamın 4 üncü maddesinin kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“ Temyiz dilekçesinde özetle ; Sayıştay ilamında yer verilen konu hakkındaki Danıştay’ın kararı karşısında bir karşı görüş ortaya konulmadığı, oysaki T.C. Anayasasının 160 ıncı maddesinde, vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararlan arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınacağı hükmü yer almasına rağmen, Sayıştay ilamında bu durumun gözetilmediği,

-İlamda yer alan “Belediyenin denetim ve işaretleme görevini yerine getirmediği” iddiasının kamu zararı ile irtibatlandırılmasının kabul edilemeyeceği, zira bu hususun ilama konu edilen harcın alınmadığı iddiasının dayanağını oluşturmayacağı, kaynak suları harcının tahsilinin yasal ön şartlarının oluşması için gereken denetim ve işaretleme görevi ifa edilmemiş olsa bile bu eleştirinin ancak idari bir tasarrufa ilişkin olabileceği, mali sorumluluğu gerektirir bir hususta idari tasarrufların eksikliği ya da yanlışlığının gerekçe oluşturamayacağı,

-Aynı konuda 2014 yılına ilişkin ilamın 3 üncü maddesinde yer verilen kaynak suları harcına ilişkin bölümde, “böyle bir hizmet belediye tarafından verilmediği için harcın konusu doğmamış olmakla birlikte “ifadesinin aynıyla 2015 yılı için de mevcut olduğuna göre 2014 yılına ilişkin ilamın konusunu teşkil eden koşullar ile 2015 yılına ilişkin ilamın konusunu teşkil eden koşullar birebir aynı olduğu halde iki farklı yıla ilişkin ilamda aynı sonuca yönelik olması gerekirken 2015 yılı için farklı şekilde tecelli etmesinin hukuka aykırı olduğu, ifade edilerek, temyize konu ilamın 4 üncü maddesinin kaldırılması talep edilmiştir.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun;

63 üncü maddesinde, özel kaplara doldurulup satılacak olan kaynak sularının (işlenmiş sular dâhil) belediyelerce denetlenerek hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaret konulmasının Kaynak Suları Harcına tabi olduğu,

64 üncü maddesinde, Kaynak Suları Harcını, kaynak sularını özel işaretli kaplara doldurup satanların ödemekle mükellef olduğu,

65 inci maddesinde, Kaynak suları harcının, madde metninde belirtilen hadler içinde düzenlenecek tarifeye göre alınacağı,

66 ncı maddesinde, Kaynak Suları Harcının, bu suların satışa arzı için kaplara doldurulmasını müteakip, kaplar üzerine özel işaret konulması sırasında bu işi yapan belediyeye makbuz karşılığı peşin olarak ödeneceği, başka bir belediye sınırları ve mücavir alanları içinde satışa arz edilen kaynak sularından ikinci bir kez harç alınmayacağı,

Hükme bağlanmıştır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde kamu zararı “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak unsurlardan birisi de “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması” dır.

Genel anlamı itibarıyla harcın, bir hizmet karşılığı alınması hususunda kuşku bulunmamaktadır. Ancak, unutulmaması gereken husus, 2464 sayılı Kanunun Dördüncü Bölümünde yer alan Kaynak Suları Harcının konusu, mükellefi, tarifesi ve ödenmesi hususlarına yer verilmiş olup, 5393 sayılı Belediye Kanununun 38/f maddesinde “Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek” belediye başkanının görev ve yetkisi arasında sayılmıştır.

5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesi “Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir.

Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” hükmündedir.

Madde hükmüne göre; belediyenin üst yöneticisi olan belediye başkanının, ikinci fıkrada belirtilen sorumluluklarının gereklerini, üçüncü fıkrada zikredilen harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getireceklerdir. Belirtilen gereklere dair sistemi kuran ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirerek işlemesini sağlayan üst yöneticinin, maiyetindeki personelin 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen haller nedeniyle sebep olunan kamu zararı nedeniyle sorumlu tutulamayacakları değerlendirilmektedir. Yeter ki kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemi bulunmasın.

2464 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinde belirtilen hizmetin belediye tarafından verilmediğinin tespiti üzerine, kanuni gerekliliğin yerine getirilmesini teminen konunun... Belediye Başkanlığına yazılmasına karar verilip harcın alınmasına ilişkin gerekliliğin yerine getirilmesi istenilmesine rağmen bu konuda işlem yapılmamasının sorumluluğu, harcama yetkilileri ve mali hizmetler birimi yetkililerinden ziyade görevini ihmal etmek suretiyle kamu kaynağında artışa engel olan üst yöneticiye aittir.

Buna göre; sorumlunun talebinin reddedilerek daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.

İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ... ’in avukatı ... 2014 yılı ... Belediyesi hesabının yargılanmasına dair kararın 19.04.2016 tarihinde çıktığını ve kendilerine bu tarihten çok sonra tebliğ olunduğunu dolayısıyla bu karardan 2015 yılı hesap dönemi içinde haberdar olmadıklarını bu nedenle bu yıl da bu konu hakkında Başkanlıklarına yazı yazılmasına karar verilmesinin uygun olacağına ilişkin ifadeleri ile Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

224 sayılı ilamın 4. Maddesiyle; ... Belediyesi sınırlarında faaliyet gösteren kaynaksu işletmeleri olmasına rağmen mevzuata aykırı olarak “Kaynak suları harcı” nın tahakkuk ve tahsil edilmemesi sonucu ... TL kamu zararının tahsiline hükmedilmiştir.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun;

“Kaynak Suları Harcı” başlıklı dördüncü bölümünün “Konu” başlıklı 63 üncü maddesinde;

“Özel kaplara doldurulup satılacak olan kaynak sularının (işlenmiş sular dâhil) belediyelerce denetlenerek hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaret konulması, Kaynak Suları Harcına tabidir”,

“Mükellef’ başlıklı 64 üncü maddesinde;

“Kaynak Suları Harcını, kaynak sularını özel işaretli kaplara doldurup satanlar ödemekle mükelleftirler”,

“Tarife” başlıklı 65 inci maddesinde;

“ Kaynak suları harcı, aşağıdaki hadler içinde düzenlenecek tarifeye göre alınır”,

“Harcın ödenmesi” başlıklı 66 inci maddesinde;

“Kaynak Suları Harcı, bu suların satışa arzı için kaplara doldurulmasını müteakip, kaplar üzerine özel işaret konulması sırasında bu işi yapan belediyeye makbuz karşılığı peşin olarak ödenir. Başka bir belediye sınırları ve mücavir alanları içinde satışa arz edilen kaynak sularından ikinci bir kez harç alınmaz.” Denilmektedir.

Bu noktada ... Belediyesi tarafından, belediye sınırları içinde çıkan bir kaynak suyunun kaplara doldurulup satışı yapılmasına rağmen yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca tahakkuk ve tahsil edilmesi gereken bir kamu alacağının mükellefinden alınmadığı anlaşılmaktadır.

Sorumlular savunmada özetle belediyelerin kaynak suları harcı alabilmeleri için, şişelenen suların kaynaktan alınıp alınmadığının denetlenmesi ve şişeleme esnasında özel işaret konulması hizmetlerinin verilmesinin anılan yasa hükümlerine göre zorunlu olduğunu, ... Belediyesinin de bu hizmetleri yapmadığı için harç almadıklarını ifade etmişlerdir. Bu doğrultuda sorumlular 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesi uyarınca görevin ihmal edilmiş olması sonucu “kamu kaynağında artışa engel olunduğunu” kabul etmektedirler.

5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38 inci maddesinin (f) bendinde bulunan “Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek” hükmü ile belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil edilmesini sağlama belediye başkanına verilmiştir.

Bu itibarla; ... Belediyesi sınırlarında faaliyet gösteren kaynak su işletmelerinden, mevzuatın öngördüğü “Kaynak Suları Harcı” nın tahakkuk ve tahsilini sağlamak için yapılması gerekenlerin Belediye Başkanlığına bildirilmesine karşın bu konuda herhangi idari işlem yapılmaması sonucu oluşan ... kamu zararının yukarıda bahsedilen 5393 sayılı Kanunun 38 ve 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi uyarınca tazminine ilişkin 224 sayılı ilamın 4. Maddesinin TASDİKİNE, (üyeler ... , ... , ... , ... , ... , ... ’ın karşı oylarıyla) oyçokluğuyla,

Karar verildiği 12.09.2018 tarih ve 45020 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı Oy Gerekçesi

Üyeler ... , ... , ... , ... , ... , ... ’ın karşı oy gerekçeleri

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 63. maddesinde, özel kaplara doldurulup satılacak olan kaynak sularının belediyelerce denetlenerek hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaret konulmasının kaynak sulan harcına tabi olduğu, 64. maddesinde, kaynak suları harcını, kaynak sularını özel işaretli kaplara doldurup satanların ödemekle mükellef oldukları, 65. maddesinde, kaynak suları harcının maddede gösterilen hadler içerisinde düzenlenecek tarifeye göre alınacağı, 66. maddesinde de, kaynak suları harcının, bu suların satışa arzı için kaplara doldurulmasını müteakip, kaplar üzerine özel işaret konulması sırasında bu işi yapan belediyeye makbuz karşılığı peşin ödeneceği, başka bir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde satışa arz edilen kaynak sularından ikinci kez harç alınmayacağı hükme bağlanmıştır.

Harcın bir hizmet karşılığı alınması gerekli olup, harcı doğuran olay ise, harca konu hizmetin yerine getirilmesine bağlıdır. Ancak ... Belediyesinin bu tür bir hizmet vermediği bu nedenle harcı doğuran olayın gerçekleşmediği dikkate alınmalıdır.

Ayrıca, insani tüketim amaçlı suların teknik ve hijyenik şartlara uygunluğu ile suların kalite standartlarının sağlanması, kaynak suları ve içme sularının istihsali, ambalajlanması, etiketlenmesi, satışı, denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan ve 17.02.2005 tarih ve 25730 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik”de kaynak suları ile ilgili olarak ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiş, yönetmelikte mahalli idareler yanında Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Müdürlüğü ve valiliklere görevler verilmiş, bu suların etiketlenmesi ile ilgili olarak da, 34. Maddede;

“Suların etiketinde; suyun adı, cinsi, imla edildiği yerin adresi, (Değişik ibare:RG-31/7/2009-27305) Valilikçe verilen iznin tarih ve sayısı, (Değişik ibare:RG-31/7/2009-27305) Valiliğin uygun gördüğü uyarılar, ayırma işlemi gibi (Değişik ibare:RG-31/7/2009-27305) Valiliğin izni ile suya uygulanan işlemler ve suyun sahip olduğu parametreler yer alır. İmal ve son kullanma tarihi ile parti ve seri numarası etiket üzerine yazılabileceği gibi kap veya kapak üzerine görünür bir şekilde yazılır. Kaynak sularının ticari tanımlaması, kaynağın ismini veya kaynağın bulunduğu yerin ismini yansıtmıyorsa, kaynağın ismi veya kaynağın bulunduğu yerin ismi, bu ticari tanımlama için kullanılan puntonun bir buçuk kat büyüklüğünde puntoyla yazılır. Suyun cinsi, adının hemen altında okunabilecek şekilde yazılır ve bu yazı sembollerle kapatılamaz. Etiket üzerinde yer alması gerekli görülen bilgiler, fırınlanmış veya kabartma veya baskı şeklinde olabileceği gibi kağıt etiket şeklinde de olabilir. (Ek son cümle:RG-7/3/2013-28580) Ayrıca, etiket üzerinde suyun adını ve suya ait bilgileri baskılamayacak şekilde Müdürlüğün izni ile resim ve figürlere yer verilebilir.

Kağıt etiketin, suyun tüketiciye ulaşıncaya kadar ambalaj üzerinde kalmasını sağlayıcı, bozulmasını ve düşmesini önleyici her türlü tedbir işletmeci tarafından alınır. Suyun adı mutlaka kapak üzerine de yazılır.

(Değişik üçüncü fıkra:RG-7/3/2013-28580) Kap, kapak ve etiketler ile tanıtım amaçlı hazırlanan afiş ve broşürlerde ya da reklam ve ilanlarında tüketiciyi aldatıcı ve yanıltıcı, bu Yönetmelikte belirlenen niteliklere aykırı, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici bilgi ve sembollere yer verilemez. Tüketicinin yanıltılması ve aldatılmasını önlemek, ürün güvenliğini sağlamak üzere; işleticilerce polikarbonat damacana gibi kaplarda, kap ve kapak üzerine gelecek şekilde shrink uygulanır. Shrink üzerine okunacak şekilde suyun adı ve cinsi yazılır.

Etiketlerin düzenlenmesinde;

a) Etiket zemini Ek-1 c’de yer alan gösterge parametrelerini kapsayacak şekilde doğal kaynak sularında mavi ve tonları; içme sularında kahverengi ve tonları olacak şekilde; tamamen tarif edilen renkte olabileceği gibi;

b) Etiketin (Değişik ibare:RG-7/3/2013-28580) alt veya üst kenarlarına su cinsine uyan, yukarıda belirtilen renklerde bantlar konulmak sureti ile, etiketin diğer yerlerinde istenilen renkler kullanılabilir. Bu bende uyan etiketlerde şu ölçüler uygulanır:

  1. 8 litre ve üzeri ambalajlarda asgari 1.5 cm. bant genişliği uygulanır ve bandın içine suyun cinsi en az 18 punto ile yazılır.

  2. 1 litre hariç olmak üzere 1 ile 8 litre arası ambalajlarda asgari 1 cm. bant genişliği uygulanır ve bandın içine suyun cinsi en az 14 punto ile yazılır.

  3. 1 litre ve altındaki ambalajlarda asgari 0.5 cm. bant genişliği uygulanır ve suyun cinsi en az 12 punto ile yazılır. Hazırlanan etiketler işletme ruhsatı aşamasında (Değişik ibare:RG-31/7/2009-27305) Valilikçe onaylanır.

c) (Ek bent:RG-7/3/2013-28580) Cam ambalajlarda etiket bilgilerinin şişe üzerine baskı tekniği ile yazıldığı durumlarda, doğal kaynak sularında mavi ve tonları, içme sularında kahverengi ve tonları kullanılır.

(Değişik beşinci fıkra:RG-7/3/2013-28580) Etiket üzerinde, gösterge parametrelerinden kimyasal parametreler okunabilecek şekilde yer alır. İşletmecinin talebi halinde, Müdürlük tarafından alınmış numunenin analizleri yaptırılmış olmak kaydıyla suya ait fiziksel, ilave kimyasal ve fiziko-kimyasal özellikler de etikette yer alabilir.” denilmek suretiyle ayrıntılı bilgi verilerek farklı birimlere görevler verilmiştir.

Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 63.maddesinde yer alan hizmetin fiilen belediyece verilmesi halinde harç alma hakkının doğacağı anlaşılmaktadır. Bu itibarla 224 sayılı ilamın 4. Maddesiyle verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerekmektedir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim