Sayıştay 5. Dairesi 42927 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
42927
12 Eylül 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 5
-
Dosya No: 42927
-
Tutanak No: 45018
-
Tutanak Tarihi: 12.09.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Belediye İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ne vekâlet eden şahsa asilde aranan şartları taşımadığı halde vekâlet ücreti ödenmesi.
224 sayılı ilamın 2.maddesiyle; ... Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ne vekâlet eden ... ’ya asilde aranan şartları taşımadığı halde vekâlet ücreti ödenmesi sonucu ... TL’nin tazminine karar verilmiştir.
Sorumlulardan Harcama Yetkilisi ... göndermiş oluğu temyiz dilekçesinde özetle;
6085 Sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesinde;
(1) Sayıştay dairelerince verilen ilamlar Sayıştay Temyiz Kurulunda temyiz olunur. Bu Kurulca verilen kararlar kesindir.
(2) Sayıştay dairelerinin ilamları;
a) Kanuna aykırılık,
b) Yetkiyi aşmak,
c) Hesap yargılaması usullerine riayet etmemek, gibi sebeplerle, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir.
Şeklinde olup temyiz başvurusunun mesnedini bu şıklardan;
“ a) Kanunu aykırılığın oluşturduğunu,
Sayıştay ilamında, Sayıştay sorgusuna istinaden tarafımızca yapılmış olan savunmada zikredilen ve aynı zamanda yer verilen benzeri bir konuda idari yargının vermiş olduğu karara karşı herhangi bir izahat getirilmediğini, oysaki söz konusu idari yargı kararının irdelendiğinde görüleceği üzere neredeyse aynı koşullarda ki bir başka vekâleten atama işleminde, vekâlet aylığına eşdeğer bir ödeme yapılması gerektiğine hükmedildiğini, buna rağmen söz konusu Sayıştay ilamında idari yargının verdiği karara ilişkin bir karşı görüşe yer verilmediğini,
Sayıştay denetim sorgusuna yaptığı savunmaya istinaden verilen denetçi görüşünde de vekâleten atamaya ilişkin olarak atamanın mevzuata aykırı olduğuna dair karşı bir görüşün olmadığı bir başka ifade ile vekâleten atamaya ilişkin denetim açısından zımni kabulün olduğunu, bu durumda şayet vekâleten atama mevzuata uygun olduğunu kabulleniyor ise bu atama işleminden mütevellit mali ödentilerin yapılmasının da işin doğası gereği olduğunu, buna rağmen vekâleten atama işleminin mevzuata uygun olup kabullenilmiş lâkin buna istinaden yapılmış olan ödemelerin mevzuata aykırı olduğu tezinin ortaya konduğunu, söz konusu konuda Anayasa mahkemesinin vermiş olduğu kararda da savunmalarında yer alan gerekçelerinin haklılığının ortaya konulduğunu,
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 2012/11 esas ve 2012/104 karar sayılı Kararında;
“…boş durumda bulunan yazı işleri müdürlüğü kadrosuna vekâleten görevlendirilen davacının, vekâlet aylığı ödenmesi için yaptığı başvurunun…
A- Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarım Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'de bakılmakta olan dava, boş bulunan yazı işleri müdürlüğü kadrosuna vekâleten görevlendirilen davacıya vekâlet aylığı ödenmemesi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrasında idarenin, dolu kadrolara kurum içinden veya diğer kumullardan veya açıktan vekil atayabileceği belirtildikten sonra ikinci fıkrasında aylıksız vekâletin asıl olduğu kurala bağlanmış; dördüncü, beşinci ve yedinci fıkralarında da bu kuralın istisnalarına yer verilerek aylık verilecek durumlar tek tek sayılmıştır. Aynı maddenin altıncı fıkrasında ise önceki fıkralarda açıklanan ve aylık ödenmesini gerektiren haller dışında da, boş kadrolara ait görevlerin idarece lüzum görüldüğü takdirde memurlara vekâleten gördürülebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu kuralda, idareye dolu kadrolar ve diğer fıkralarda açıkça zikredilenler dışındaki boş kadrolar yönünden de vekâleten atama yetkisi verilirken, bu atamaların ücretsiz olacağı belirtilerek ikinci fıkrada düzenlenen genel kural tekrarlanmıştır.
Bu itibarla itiraz konusu 657 sayılı Kanun'un 86. maddesinin altıncı fıkrasının, boş kadrolara vekâletin aylıksız olmasının değil, boş kadrolara vekâleten atama yapılabilmesinin dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır. Boş kadrolara vekâletin aylıksız olmasının dayanağı, ikinci fıkrada yer alan aylıksız vekâletin asıl olduğu yolundaki kuraldır. Altıncı fıkrada 'ücretsiz olarak' ibaresine yer verilmiş olması, ikinci fıkrada belirtilen kuralı tekrarlamaktan ibaret olup bu konuda oluşabilecek tereddütleri giderme amaçlıdır. Dolayısıyla 657 sayılı Kanun'un 86. maddesinin itiraz konusu altıncı fıkrası, bakılmakta olan davada uygulanacak kural niteliği taşımamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 657 sayılı Kanun'un 86. maddesinin altıncı fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu kurala ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında özetle, 657 sayılı Kanun'un 86. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen sebeplerle geçici olarak boşalan kadro görevini vekâleten yürüten memurlar aylık alırken, herhangi bir sebeple sürekli olarak boşalan kadro görevini vekâleten yürütenlerin aylık alamadıkları, boş kadroya vekâlet eden devlet memurunun her türlü sorumluluğu üstlenmesine rağmen bu kadroya ait haklardan yararlanamamasının 'hukuk devleti', 'kanun önünde eşitlik', 'angarya yasağı' ve 'ücrette adalet' ilkelerini ihlal ettiği belirtilerek, kuralın Anayasa'nın 2., 10., 18. ve 55. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Memur hukukunda vekâlet, asıl görevlinin iş başında olmadığı bazı durumlarda kamu hizmetlerinde aksama yaşanmaması için bu kişinin bulunduğu kadroya tanınan hak ve yetkileri kullanmak üzere başka bir kişinin atanmasıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86. maddesinde bir kadroya vekâlet görevi düzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında, 'Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asildir.' denilmek suretiyle vekâlet görevinin kural olarak aylıksız olacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre bir görevi vekâleten yürüten memura aylık ödenebilmesi, kanunda açıkça vekâlet aylığı ödenmesini öngören bir düzenlemenin varlığına bağlıdır. İptali istenen ibareyi içeren 657 sayılı Kanun'un 86. maddesinin dördüncü fıkrasında vekâlet aylığı ödenmesini gerektiren bazı istisnalar düzenlenmiştir. Sözü edilen istisnalardan biri de aynı kurumdan dolu kadroya vekâleten atanma durumudur. Bu husus, 'Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, ' vekâlet aylığı ödenir.' şeklinde ifade edilmiştir. İptali istenen " birinci fıkrada sayılan" ibaresiyle, aynı kurumdan vekil olarak atanan memurlardan vekâlet aylığı hakkı tanınanlar, 657 sayılı Kanun'un 86. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle meydana gelen ayrılmalar dolayısıyla vekâleten atananlarla, yani dolu kadroya vekâlet edenlerle sınırlandırılmış; emeklilik, istifa, ölüm veya naklen atama gibi bir nedenle sürekli bir biçimde boşalan kadrolara vekâleten atananlara vekâlet aylığı ödenmesinin yolu kapatılmıştır. Dolayısıyla kurum içinden dolu kadroya vekâleten atanan memur aylığa hak kazanırken, kurum içinden boş kadroya vekâleten atanan memur vekâlet aylığı hakkından mahrum kalmaktadır.
Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aym işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden ayrı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlâl edilmiş olmaz.
Kanun koyucunun, istisnaî bir nitelik taşıyan vekâleten atama yoluna, boş kadrolar yönünden gereksiz olarak başvurulmasını engellemek ve idareyi boşalan kadrolara asaleten atama yapmaya zorlamak amacıyla boş kadro ile dolu kadro arasında ayrım yaptığı anlaşılmaktadır. Ancak boş ya da dolu kadroya vekâlet eden memurların yaptıkları işin niteliği aynı olduğu halde bunlar arasında vekâlet aylığı yönünden kadronun boş veya dolu olmasına göre ayrım yapılması eşitlik ilkesine aykırıdır. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu ibare, Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdır, iptali gerekir. Kural, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden Anayasa'nın 2., 18. ve 55. maddeleri yönünden incelenmemiştir.
VI- SONUÇ
14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86. maddesinin;
-
Dördüncü fıkrasında yer alan "birinci fıkrada sayılan" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
-
Altıncı fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkraya ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
-
- 2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. ” Denilmek suretiyle vekâleten atamalarda vekâleten atamalardan kaynaklanan ödemelerin yapılması gerekliliğinin Anayasa mahkemesi kararından hukuki mesaj olarak alınabildiğini,
Bu sebeplerle ilamda yeterince dikkate alınmadığı değerlendirilen ve de yukarıda açıklanan gerekçeler ile temyiz savunmasının kabulü ile 224 sayılı ilamın 2. inci maddesinin kaldırılmasını talep etmektedir.
Başsavcılık mütalaasında;
Temyiz dilekçesinde özetle; Sayıştay ilamında, Sayıştay sorgusuna istinaden tarafınca yapılmış olan savunmada yer verilen benzeri bir konuda idari yargının vermiş olduğu karara karşı herhangi bir izahat getirilmediği, oysa söz konusu idari yargı kararı irdelendiğinde görüleceği üzere neredeyse aynı koşullardaki bir başka vekâleten atama işleminde, vekâlet aylığına eşdeğer bir ödeme yapılması gerektiğine hükmedildiği,
-Denetçi görüşünde de vekâleten atamaya ilişkin olarak atamanın mevzuata aykırı olduğuna dair karşı bir görüşün olmadığı, vekâleten atamanın mevzuata uygun olduğu kabulleniyor ise bu atama işleminden mütevellit mali ödentilerin yapılmasının da işin doğası gereği olduğu, aynı konuda Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu kararda da savunmada yer alan gerekçelerin haklılığının ortaya konulduğu, ifade edilerek, temyize konu ilamın 2 nci maddesinin kaldırılması talep edilmiştir.
- Dairenin vermiş olduğu 224 sayılı İlamın 2 nci maddesinde; vekâlet ettiği kadronun asilde aranan tüm şartlarını bir arada taşımamasına rağmen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekâlet eden . . . ’ya vekâlet ücreti ve ek ödeme farkı ödenmesi sonucu oluşan . . . TL kamu zararının sorumluları adına tazminine hükmedilmiştir.
Bahse konu karar incelendiğinde tazmine ilişkin hükmün temel nedeni; 1999 yılında görevde olmakla birlikte, 2011 yılında yüksekokul mezunu olan ... ’nın vekâlet ettiği kadronun sınavına girebilme açısından öğrenim şartını taşımamasıdır.
04/7/2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7 nci maddesinde, görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlardan birisi de “Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak” şeklinde sayılmıştır. Her ne kadar anılan Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde 7 nci maddenin uygulanması bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilir.” denilmiş olmakla birlikte, 2 yıllık yüksekokul mezuniyet tarihi 30/5/2011 olan adı geçenin 18/4/1999 tarihinde bu şartı taşımaması nedeniyle müdürlük sınavına giremeyeceği açık ve nettir.
Konu ile ilgili mevzuata bakıldığında;
-657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 175 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Ancak kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur” denilmiş,
-375 sayılı KHK’nin Ek 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasında “Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.” hükmüne yer verilmiş,
-Ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Bakanlar Kurulunun 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Kararı eki Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 9 uncu maddesinde “...Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları, kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir…” denilerek, bir göreve vekalet eden personele vekalet aylığı, ek ödeme farkı ve zam ve tazminat farkı ödenmesinin şartlarından birisinin de “asilde aranan şartlara haiz olma” (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması) olduğu hükme bağlanmıştır.
Yukarıda değinilen mevzuat hükümlerine göre; müdürlük kadrosuna ilişkin görevde yükselme sınavına girebilme, dolayısıyla bu kadroya atanabilme şartlarına haiz olmayan sorumluya, vekâlet görevi nedeniyle vekalet aylığı, ek ödeme farkı ve zam ve tazminat farkının ödenmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan; temyiz dilekçesinde, savunmada yer verilen idari yargı ve Anayasa Mahkemesi kararlarının dikkate alınmaksızın ilam hükmünün verildiği belirtilmekte ise de, bahse konu idare mahkemesi kararında asilde aranan şartları taşımayan vekile yukarıda değinilen ödemelerin yapılması gerektiği yönünde bir hüküm tesis edilmemiş olup, Anayasa Mahkemesi Kararının da bu konuyla ilgisi bulunmamaktadır.
Buna göre; sorumlunun talebinin reddedilerek Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.
Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
224 sayılı ilamın 2. maddesiyle ... Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ne vekâlet eden ... ’ya asilde aranan şartları taşımadığı halde vekâlet ücreti ödenmesi sonucu TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86 ncı maddesinde;
“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.
Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asıldır…” hükmüne yer verilmiş olup Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 Bakanlar Kurulu Kararı’nın “Vekâlet” başlıklı 9 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (cc) alt bendinde:
“cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dâhil) bir arada taşımaları, kaydıyla;
Vekâlet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekâlet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
- aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara…
Vekâlet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.”
denilmektedir.
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinde;
“a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;
-
657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
-
Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
-
Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
-
Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,” denilmiştir.
Buna göre İnsan Kaynakları Eğitim Müdürlüğü kadrosuna asaleten atanacak kişilerin fakülte veya dört yıllık bölüm mezunu olması koşulu getirilmiştir.
Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’da vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dâhil) bir arada taşımaları halinde vekâlet ücreti ödenebileceği belirtilmiştir. Genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanma için gerekli tüm şartlar taşınmadığı durumlarda vekâlet ücreti ödenmesi mümkün değildir.
Diğer yandan memurlar ve kapsama dâhil diğer kamu görevlilerine ek ödeme verilmesini öngören 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9 uncu maddesinde;
“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dâhil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.
Ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.
…
Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekâlet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dâhil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekâlet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekâlet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.”
Hükmü yer almaktadır.
Ek ödemeye hak kazanılmasında ve ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümlerin uygulanacak olması nedeniyle vekâlet nedeniyle zam ve tazminat farkı ödemesine ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartlar, ek ödeme uygulaması için de geçerli olup, vekâlet ücreti ödenebilmesi için, vekâlet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları taşımaması durumunda söz konusu ek ödeme farkı da ödenemeyecektir.
Nitekim anılan hükmün uygulamasını göstermek için Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 161 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de, vekâlet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları taşıması gerektiği hususu tekrar edilmiştir.
Yukarıda belirtilen Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in, “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7’ nci maddesi uyarınca müdür kadrosuna atanabilmek için fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olma şartı bulunmaktadır.
Rapor dosyasının incelenmesinden İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ne vekâleten atanan ... ’nın, 30.05.2011 tarihinde Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinin dört yıl süreli İşletme Bölümündeki öğreniminin ilk iki yılını tamamlayarak ön lisans diploması aldığı, buna karşılık 4 yıllık yükseköğrenim mezunu olmadığı görülmüştür.
Sorumluların savunmalarında belirtikleri 18.04.1999 tarih ve 23670 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Devlet Memurları Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik”in geçici 3’üncü maddesinde yer alan, “Bu yönetmelik kapsamına giren ünvanları ilgili mevzuatları uyarınca kazananların hakları saklıdır. Bu yönetmeliğin yayımı tarihinde görevde bulunanlardan 2 yıllık yükseköğrenim görenler diğer koşullara sahip oldukları takdirde 5.maddenin uygulanması bakımından 4 yıllık yükseköğrenim görmüş kabul edilirler.” Hükmü uyarınca ... ’nın 4 yıllık yükseköğrenim mezunu olarak kabul edilebilmesi için 1999 tarihinde görevde olması ve o tarih itibariyle 2 yıllık yüksekokul mezunu olması şarttır. Buna karşılık, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ne vekâlet eden ... ’nın yüksekokul mezuniyeti tarihi ise 30.05.2011 tarihidir. Adı geçen kişiye 1999 tarihinde görevde olduğu ancak o tarih itibariyle 2 yıllık yüksekokul mezunu olmadığı anlaşıldığından, asaleten atanma için gerekli tüm şartlar taşımaması nedeniyle vekâlet ücreti ve herhangi bir ek ödeme yapılması mümkün değildir.
Bu itibarla; vekâlet ettiği kadronun asilde aranan tüm şartlarını bir arada taşımamasına rağmen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ne vekâlet eden ... ’ya vekâlet ücreti ve ek ödeme farkı ödenmesi sonucu 224 sayılı ilamın 2. Maddesiyle verilen ... .- TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE oybirliğiyle,
Karar verildiği 12.09.2018 tarih ve 45018 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42