Sayıştay 5. Dairesi 42922 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
42922
6 Temmuz 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 5
-
Dosya No: 42922
-
Tutanak No: 44837
-
Tutanak Tarihi: 06.07.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Aile yardımı ödeneği.
225 sayılı ilamın 1. maddesiyle; Belediyenin muhtelif birimlerinde çalışan bazı personelin eşleri emekli olduğu halde çalışmayan eşler için öngörülen; aile yardımı ödeneğinin ödenmesi ve gelir vergisi hesaplanırken asgari geçim indiriminin mahsup edilmesi sonucu ... TL ‘ye tazmin hükmü verilmiştir.
Kurumu adına Belediye Başkanı ... temyiz dilekçesinde özetle;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun "Aile Yardımı Ödeneği" başlıklı 202. Maddesinde "Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için ödenir" denilmektedir. Ancak Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği Seri No 88'de 657 sayılı Kanunun belirtilen maddelerinde "657 ve 926 sayılı Kanunların yukarıda belirtilen maddelerinde eş için her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmama koşulu getirilmiştir. Ancak eşlerden birinin herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli aylığı alması çalışma olarak düşünülemeyeceğinden bu durumdaki Devlet memurlarına da eşi için aile yardımı ödeneği verilecektir." denildiğini, personellere söz konusu tebliğe dayanılarak aile yardımı ödeneği verildiğini,
Denetçi görüşünün de; "... TL için; ... ve ... 'a yapılan ödemelerin ilgili Devlet Memurların Kanunun Genel Tebliği Seri No:88'de belirtilen hükümlerine göre uygun olduğu görülmüş olup denecek kalmamıştır" şeklinde olduğunu, ayrıca Savcı görüşünün ise "maddeye konu ... TL kamu zararı olarak belirtilen tutarın ... TL sinin mevzuat hükümlerine uygun bir ödeme olduğunun anlaşılması nedeniyle denecek olmadığı..." şeklinde olduğunu, görüldüğü üzere hem Denetçi hem de Savcı görüşlerinin yukarıda arz edilen hususlarla aynı minvalde olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“İlamın 1 inci maddesinde özetle; Belediyenin muhtelif birimlerinde çalışan bazı personelin eşleri çalıştığı veya emekli olduğu halde çalışmayan eşler için öngörülen aile yardımı ödeneği ödenmesi ve gelir vergisi hesaplanırken asgari geçim indiriminin mahsup edilmesi sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının, toplam ... TL’si tahsil edildiğinden ilişik kalmadığına, kalan ... TL’nin; İlamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz dilekçesinde özetle; 657 sayılı devlet memurları Kanununun 202 nci maddesi hükmüne yer verilerek, DMK Genel tebliği Seri No 88’de, “..eşlerden birinin herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli aylığı alması çalışma olarak düşünülemeyeceğinden bu durumdaki Devlet memurlarına da eşi için aile yardımı ödeneği verilecektir.” denildiğinden adı geçen ilgili personele söz konusu tebliğe dayanılarak aile yardımı ödeneğinin verildiği belirtilerek Daire kararının bozulması talep edilmektedir.
657 sayılı DMK. nun 202 nci maddesinde; “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir.
Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir.” hükmü yer almaktadır.
Memura, eş için aile yardımı ödeneğinin verilebilmesi için eşinin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması gerekir. Dolayısıyla, emekli aylığı alan eş için aile yardımı ödeneğinin ödenmesi mümkün değildir.
Nitekim Danıştay Birinci Dairesinin 12/06/1995 tarihli (Karar No:118; Esas No:108) kararında özetle; 657 sayılı kanunun aile yardım ödeneğiyle ilgili değişik 202.maddesinin, yurtdışı kadrolarında sürekli görevde bulunan dışişleri bakanlığı mensuplarına uygulanmasında, eşleri bir sosyal güvenlik kuruluşundan emekli aylığı alanlara aile yardımı karşılığı olarak herhangi bir munzam ödeme yapılmasına olanak bulunmadığı” denilmektedir.
Sorumluların savunmalarında yer verdikleri 88 Seri Numaralı DMK Genel tebliği 13.08.1984 tarihinde yürürlüğe girmiş olup tebliğde; “………….
- 657 ve 926 sayılı Kanunların yukarıda belirtilen maddelerinde eş için her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmama koşulu getirilmiştir. Ancak eşlerden birinin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan emekli aylığı alması çalışma olarak düşünülemeyeceğinden bu durumdaki Devlet memuruna da eşi için aile yardımı ödeneği verilecektir.” denilmektedir.
Oysa, 27.06.1989 tarihli 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesiyle Devlet Memurları Kanununun 202 nci maddesinde değişikliğe gidilmiş olup; Aile yardımı ödeneğinin memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için, ……………. ödeneceği hükme bağlanmıştır. 375 sayılı KHK ile yapılan değişiklik 88 seri no.lu Genel Tebliğ hükmünü kaldırdığı, bu madde hükmü gereği herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için aile ödeneğinin ödenebileceği, sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık alan eş için ise ödenemeyeceği değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, temyiz talebi reddedilerek Daire kararının onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Arz olunur.” Denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
225 sayılı ilamın 1. maddesiyle; Belediyenin muhtelif birimlerinde çalışan bazı personelin eşleri emekli olduğu halde çalışmayan eşler için öngörülen aile yardımı ödeneği ödenmesi ve gelir vergisi hesaplanırken asgari geçim indiriminin mahsup edilmesi sonucu ... TL ‘ye tazmin hükmü verildiği görülmüştür.
23/07/1965 tarih ve 12056 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Aile yardımı ödeneği” başlıklı 202’nci maddesinde;
“Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından her biri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Ancak ikiden fazla çocuk için aile yardımı ödeneği verilmez. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir. Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 3 katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Dul memurların çocukları için yukarıdaki fıkralar hükmü uygulanır. Boşanma veya ayrılık vukuunda mahkeme bu yardımın hangi tarafa ve ne oranda verileceğini de kararında belirtir. Devlet memurunun, geçimini sağladığı üvey çocukları için de bu ödenek verilir.” denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, aile yardımı ödeneğinden eş için öngörülen tutarın, ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşler için verilmesi gerekmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Asgari geçim indirimi” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır. Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz. İndirimin uygulamasında "çocuk" tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, "eş" tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder. İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır. Ücretlerin vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra, varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar dikkate alınır. Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir. Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.” Hükmü yer almaktadır.
Anılan hükümlerden anlaşılacağı üzere, aile yardımı ödeneğinden eş için öngörülen tutarın, her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşler için verilmesi, benzer şekilde asgari geçim indiriminin eş için öngörülen tutarının da, çalışmayan eşler için mahsup edilmesi gerekmektedir.
Dilekçi, temyiz dilekçesinde, Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği Seri No 88'de; "657 ve 926 sayılı kanunların yukarıda belirtilen maddelerinde eş için her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmama koşulu getirilmiştir. Ancak eşlerden birinin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan emekli aylığı alması çalışma olarak düşünülemeyeceğinden bu durumdaki devlet memuruna da eşi için aile yardımı ödeneği verilecektir." denildiğini, ilgili personellere bu Tebliğe dayanılarak “aile yardımı” verildiğini belirtmiştir.
Temyiz dilekçesinde bahsedilen 88 Seri Numaralı DMK Genel Tebliği 13.08.1984 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Tebliğde;
“………….
- 657 ve 926 sayılı Kanunların yukarıda belirtilen maddelerinde eş için her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmama koşulu getirilmiştir. Ancak eşlerden birinin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan emekli aylığı alması çalışma olarak düşünülemeyeceğinden bu durumdaki Devlet memuruna da eşi için aile yardımı ödeneği verilecektir.” denilmektedir.
Ancak Devlet Memurları Kanunu’nun aile yardımına ilişkin 202’nci maddesi 27.06.1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 10’uncu maddesiyle değiştirilmiş olup; aile yardımı ödeneğinin memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eş için ödeneceği hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla 375 sayılı KHK ile yapılan değişiklik 88 seri no.lu Genel Tebliğin yukarıdaki hükmünü geçersiz hale getirmiş olup, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık alan eş için aile yardımı ödenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda söz konusu kişilerden, gelir vergisi hesaplanırken asgari geçim indiriminin çalışmayan eş için öngörülen tutarı da mahsup edilemeyecektir.
Bu itibarla 225 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliği ile,
Karar verildiği 06.07.2018 tarih ve 44837 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40