Sayıştay 5. Dairesi 42773 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
42773
5 Şubat 2020
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 5
-
Dosya No: 42773
-
Tutanak No: 47195
-
Tutanak Tarihi: 05.02.2020
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünde çalışan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukat dışındaki personele vekalet ücreti ödenmesi
- 197 sayılı İlamın 2 nci maddesiyle; Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünde çalışan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukat dışındaki personele vekalet ücreti ödenmesi neticesinde oluşan … TL’lik kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Bu hükümle ilgili olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine 06.06.2018 tarih ve 44620 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2 nci maddesiyle 197 sayılı İlamın 2 nci maddesiyle verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … (… Müdürü) tarafından gönderilen karar düzeltilmesi dilekçesinde özetle:
Sayıştay Kanununun 57nci maddesinde "karar düzeltilmesi" yolu düzenlendiği, "hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması" ile "temyiz sebeplerinden en az birinin mevcut olması" hususlarının karar düzeltilmesi sebebi olarak belirtildiği,
Hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmadığı,
Temyiz kurulu kararında tarafından temyize konu ilamın 1 ve 2 nci maddelerine yönelik olarak göndermiş olduğu temyiz dilekçesinden alıntı yapıldığı belirtilerek bazı beyanlar yazıldığı, başka bir temyiz dilekçesinden kopyala yapıştır yöntemi ile alıntılandığını düşündüğü bu beyanların kendi temyiz dilekçesi ile ilgisi bulunmadığı, bir örneğini ekte tekrar sunduğu temyiz dilekçesinin okunmadığı ve değerlendirilmediğinin anlaşıldığı,
Temyiz dilekçesi okunmadan ve değerlendirilmeden varılan sonucun yerinde ve hukuka uygun olmadığı,
Temyiz kurulu kararının da temyize konu ilam gibi kanunun hatalı yorumuna dayalı olduğu, temyiz sebeplerinden en az birinin mevcut olması şartının gerçekleşmiş olduğu,
Temyiz dilekçesinde ayrıntılarıyla açıklandığı üzere,
(1) (197 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile ilgilidir.)
(2) Hukuk işleri müdürlüğünde avukatlar dışında görevli diğer personele avukatlık ücretlerinden kısmi olarak ödemede bulunulmasının, 5393 sayılı Belediye Kanununun 82. maddesi ve … Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 21 maddesi ile açıkça tanınan bir hakka dayanmakta olduğu, Hukuka ve mevzuata aykırı bir ödeme yapılması ve kamu zararına sebep olunmasının söz konusu olmadığı,
Açıklandığı üzere temyiz dilekçesi okunmadan ve 5. Dairenin hukuka aykırı ve hatalı yorumu devam ettirilerek temyiz talebinin reddedilmesinde yasal isabet bulunmadığından karar düzeltme yoluna başvuruda bulunulduğu,
Temyiz dilekçesinde belirtilen ve 5. Dairenin hukuka aykırı kararının kaldırılmasını gerektiren açıklamaların aşağıda tekrarlandığı,
Temyize konu 04.05.2017 tarih 197 sayılı Sayıştay ilamının … 2 sıra numarasında belirtilen vekalet ücreti kalemlerinde kamu zararına sebebiyet verildiğinin kabulüyle; (1) (197 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle ilgilidir.) (2) Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünde çalışan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukat dışındaki personele de vekalet ücreti ödenmesine ilişkin yeni bir kanuni düzenleme yapılmadığından, ödenen bu ücretlerin hukuki bir dayanağı bulunmadığından, belediye hukuk işleri müdürlüğünde çalışan ve mevzuat uyarınca vekalet ücretine müstehak olmayan personele vekalet ücreti ödenmesi neticesi oluşan kamu zararının tazminine karar verildiği, Sayıştay tazmin ilamının hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve kaldırılması gerektiği,
- Dairenin 197 sayılı İlamın 2. Maddesi yönünden. :
5393 sayılı Belediye Kanununun "Avukatlık ücretinin dağıtımı " başlıklı 82. maddesinde "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır." hükmünün öngörüldüğü ve bu maddenin halen yürürlükte olduğu, Belediye avukatları ve hukuk servisinde fiilen görev yapan personelin, belediye lehine hükmedilen avukatlık ücretinden pay alma hakkını bu maddeden aldığı, Maddedeki atıfın hakka yönelik değil, hak edilen avukatlık ücretinin dağıtımının nasıl yapılacağına ilişkin uygulamaya yönelik bir atıf olduğu,
Hakkı tanıyan Belediye Kanununun, dağıtım şekli yönünden kıyasen uygulanmasına yönelik olarak atıfta bulunduğu 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun'un yerine geçen 659 sayılı KHK'de yer alan "hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i ibaresinin yürürlükten kaldırılmasının, bizzat 5393 sayılı Kanunun 82. maddesinde açıkça öngörülen hakkın da kaldırıldığı sonucuna ulaştırmadığı, Yukarıda da açıklandığı üzere 1389 sayılı Kanuna (dolayısıyla 659 sayılı KHK'ya) yapılan atıfın, hakkın doğumu değil, avukatlık ücretinin dağıtım usulü (nasıl dağıtılacağı) yönünde olduğu, 5393 sayılı Kanunun 82. maddesinin, denetim döneminde olduğu gibi halen yürürlükte olduğu, bu madde hükmü yürürlüğünü koruduğu sürece, belediyelerde hukuk isleri biriminde görevli personelin avukatlık ücretinden pay alma hakkının devam ettiği,
Yine … Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin "Avukatlık Vekalet Ücreti" başlıklı 21. maddesinde "a) Dava ve icra takipleri nedeniyle 1136 Avukatlık Kanunu'na göre hükmolunan ve karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretleri, Avukatlık Kanununun 164. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 82. maddesi gereğince Hukuk İşleri Müdürlüğünde fiilen görev yapan avukatlar ve diğer çalışanlara dağıtılır, b) Tahsil edilen vekâlet ücretlerinin; avukatlara ve hukuk servisinde fiilen görev yapan diğer çalışanlara dağıtımı hakkında 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. " düzenlemesi bulunduğu, Yönetmelikte de kanunda olduğu gibi dağıtım usulüne ilişkin atıf yapıldığı,
Sayıştay 5. Dairesinin yorumda hata yaptığı, Kanun ve yönetmelikte sadece vekalet ücretinin dağıtım usulü yönünden atıf yapılan KHK maddesinin yürürlükten kaldırılmasının, hakkın özünün kaldırıldığı anlamına gelmediği,
Hukuk işleri müdürlüğünde avukatlar dışında görevli diğer personele avukatlık ücretlerinden kısmi olarak ödemede bulunulmasının, 5393 sayılı Belediye Kanununun 82. maddesi ve … Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 21 maddesi ile açıkça tanınan bir hakka dayanmakta olduğu, Hukuka ve mevzuata aykırı bir ödeme yapılması ve kamu zararına sebep olunmasının mevzubahis olmadığı,
Kanunun hatalı yorumuna dayalı tazmin kararının kaldırılması gerektiği,
İfade edilerek 197 sayılı ilamın 2 nci maddesiyle verilen tazmin hükmünün kaldırılması arz edilmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
İlamda harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulan … (… Müdürü)’in karar düzeltilmesi başvurusu üzerine verilen Başsavcılık mütalaasında:
“Dilekçede; Temyiz Kurulu kararında, tarafınca temyize konu ilamın her iki maddesine yönelik olarak göndermiş olduğu temyiz dilekçesinden alıntı yapıldığı belirtilerek bazı beyanların yazıldığı, başka bir temyiz dilekçesinden kopyala yapıştır yöntemi ile alıntılandığını düşündüğü bu beyanların kendi temyiz dilekçesi ile ilgisinin olmadığı, bir örneğini ekte tekrar sunduğu temyiz dilekçesinin okunmadığı ve değerlendirilmediğinin anlaşıldığından bahisle, hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmadığı vurgulanarak temyiz dilekçesinde de ayrıntılarıyla açıkladığı üzere;
a) İlamın 1 inci maddesine ilişkin olarak özetle; …
b) İlamın 2 nci maddesine ilişkin olarak özetle; Hukuk İşleri Müdürlüğünde avukatlar dışında görevli diğer personele avukatlık ücretlerinden kısmi olarak ödemede bulunulmasının, 5393 sayılı Belediye Kanununun 82 nci maddesi ve … Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 21 inci maddesi ile açıkça tanınan bir hakka dayanmakta olup; hukuka ve mevzuata aykırı bir ödeme yapılması ve kamu zararına sebep olunmasının da söz konusu olmadığı,
ifade edilerek, … Belediyesinin 2015 yılı hesabı hakkında çıkan 06/06/2018 tarihli ve 44620 Tutanak numaralı 28759 sayılı Temyiz Kurulu ilamının düzeltilmesi ile Sayıştay 5. Dairesince düzenlenen 04/05/2017 tarihli ve 197 sayılı ilamın 1 ve 2 nci maddelerinde yer alan tarafına yönelik tazmin hükümlerinin kaldırılması talep edilmiştir.
Dosya kapsamının tetkikinden; Temyiz Kurulunun 06/06/2018 tarihli ve 44620 Tutanak, 28759 İlam numaralı Kararında, sorumlu …’in temyiz dilekçesi yerine başka bir temyiz dilekçesinin özetlendiği; adı geçenin temyiz talebine ilişkin Savcılığımızın 03/10/2017 tarihli ve 19470-34404 sayılı mütalaası ile 11/12/2017 tarihli ve 19827-35459 sayılı mütalaası yerine başka bir mütalaasına yer verildiği anlaşılmıştır.
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 57 nci maddesinde “Hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması.” Karar düzeltilmesi sebepleri arasında sayılmıştır.
Temyiz Kurulunun, 197 sayılı İlamın 1 ve 2 nci maddeleri ile verilen tazmin hükmünün “TASDİKİNE” yönelik kararının yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte Kararda, sorumlunun iddia ve açıklamalarına yer verilmeksizin başka bir temyiz dilekçesinin özetlendiği dolayısıyla sorumlunun iddia ve itirazlarının karşılanmadığı anlaşıldığından, karar düzeltilmesi talebinin kabul edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Arz ederim” denilmektedir.
İlamda harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulan … (… Müdürü)’in tarafından Başsavcılık mütalaası üzerine verilen yanıt dilekçesinde:
Sayıştay Başsavcılığının 06.02.2019 tarih ...E.197204-21632-44852 sayılı yazısı ile karar düzeltme talebinin kabulüne yönelik oluşturulan görüş ve talebin hukuka uygun olduğu, Ancak diğer hususlarda tazmin hükmünün tasdikine yönelik kararın yerinde olduğu yönündeki görüşün yasa ve hukuka aykırı olduğu,
Tüm aşamalarda tarafından açıklandığı üzere;
-
(197 sayılı İlamının 1 inci maddesi ile ilgili.)
-
- Dairenin 197 sayılı İlamının 2. maddesi yönünden:
Hukuk işleri müdürlüğünde avukatlar dışında görevli diğer personele avukatlık ücretlerinden kısmi olarak ödemede bulunulmasının, 5393 sayılı Belediye Kanununun 82. maddesi ve … Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 21. maddesi ile açıkça tanınan bir hakka dayanmakta olduğu, Hukuka ve mevzuata aykırı bir ödeme yapılması ve bu nedenle kamu zararına sebep olunması söz konusu olmadığı,
5393 sayılı Belediye Kanununun halen yürürlükte bulunan "Avukatlık ücretinin dağıtımı" başlıklı 82. maddesinde "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır." hükmünün öngörüldüğü,
Belediye hukuk servisinde çalışan personele bu hakkı tanıyan Belediye Kanununun, dağıtım şekli yönünden kıyasen uygulanmasına yönelik olarak atıfta bulunduğu 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun'un yerine geçen 659 sayılı KHK'de yer alan "hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5‘i" ibaresinin yürürlükten kaldırılmasının, bizzat 5393 sayılı Kanunun 82. maddesinde açıkça öngörülen hakkın da kaldırıldığı sonucuna ulaştırmayacağı, Yürürlükten kaldırılan hükmün, dağıtım usulüne ilişkin olarak atıf yapılan hüküm olduğu, hakkın özünün ise halen yürürlüğünü devam ettiren Belediye Kanununun 82nci maddesinde varlığını sürdürmekte olduğu, Kanunun hatalı yorumu ile tazmin kararı verildiği,
İfade edilerek 197 sayılı ilamın 2 nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması talebi arz edilmiştir.
Başsavcılık İkinci Mütalaasında;
İlamda harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulan … (… Müdürü) tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık ikinci mütalaasında:
“İlgi (a) yazınız ekinde gönderilen ikinci karar düzeltilmesi dilekçesi incelenmiş olup; ileri sürülen hususların, ilgi (b) yazıda belirtilen görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Arz ederim” denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
197 sayılı İlamın 2 nci maddesiyle; Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünde çalışan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukat dışındaki personele vekalet ücreti ödenmesi neticesinde oluşan … TL’lik kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Bu hükümle ilgili olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine 06.06.2018 tarih ve 44620 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2 nci maddesiyle 197 sayılı İlamın 2 nci maddesiyle verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
Sorumlu … tarafından yapılan karar düzeltilmesi talebi üzerine konunun incelenmesinde, temyiz eden olarak …’in göründüğü 44620 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında adı geçen kişinin değil başka bir sorumlunun temyiz dilekçesinin dinlenildiği ve adı geçen kişinin temyiz dilekçesi üzerine hazırlanan Başsavcılık mütalaası yerine başka bir sorumlunun temyiz dilekçesi üzerine hazırlanan Başsavcılık mütalaasına yer verildiği görülmüştür.
6085 sayılı Kanunun “karar düzeltilmesi” kenar başlıklı 57 nci maddesi:
MADDE 57 – (1) Temyiz Kurulu kararları hakkında, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere aşağıdaki sebeplerle karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler: a) Hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması.
b) Bir kararda aynı konu hakkında birbirine aykırı hükümler bulunması.
c) Temyiz incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekârlığın ortaya çıkmış olması.
ç) Temyiz sebeplerinden en az birinin mevcut olması.
…” hükümlerini içermektedir. Belirtilen 57 nci maddenin ç-bendini açıklamak üzere 6085 sayılı Kanunun “temyiz” kenar başlıklı 55 inci maddesi aşağıya alınmıştır:
“MADDE 55 – (1) Sayıştay dairelerince verilen ilamlar Sayıştay Temyiz Kurulunda temyiz olunur. Bu Kurulca verilen kararlar kesindir.
(2) Sayıştay dairelerinin ilamları;
a) Kanuna aykırılık,
b) Yetkiyi aşmak,
c) Hesap yargılaması usullerine riayet etmemek,
gibi sebeplerle, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir. …”
06.06.2018 tarih ve 44620 tutanak no.lu Temyiz Kurulu Kararında sorumlu …’in adına onun temyiz dilekçesinin değil, başka bir sorumlunun temyiz dilekçesinin dinlenilmiş olması ve adı geçen kişinin temyiz dilekçesi üzerine hazırlanan Başsavcılık mütalaası yerine başka bir sorumlunun temyiz dilekçesi üzerine hazırlanan Başsavcılık mütalaasına yer verilmesi, 57 nci maddenin 1/ç bendi dolayısıyla 55 inci maddenin 2/c bendinde yer alan “hesap yargılaması usullerine riayet etmemek” kapsamında bir usul hatasıdır.
Usule ilişkin bu hata karşısında, dilekçi …’in karar düzeltilmesi talebinin kabul edilmesi ve karar düzeltilmesine mahal olduğuna karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
197 sayılı İlamın 2 nci maddesi hükmünün dilekçi …’in iddiaları karşısında esastan incelenmesi:
5393 sayılı Belediye Kanun’un “Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82’nci maddesinde; ‘Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.’ denilmektedir.
2 Kasım 2011 gün ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı KHK’nın Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar başlıklı 18’inci maddesinde ise; ‘(1) 2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır’ denilmektedir.
Yine, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün avukatlık vekâlet ücretine ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğüne vermiş olduğu ‘B.07.0.BMK.0.15.115465-38 31.05.12* 6105’ sayılı danışma görüşünde aynen;
“Mahalli idarelerin 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında olup olmadığı hususundaki görüş istemini içeren ilgi yazı ve eki incelenmiş olup, Bakanlığımız görüşü aşağıda belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Kanun’un 82 nci maddesi ile 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 18 inci maddesinin birinci fıkrasında sırasıyla;
“Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.”
“2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.”
Denilmektedir.
Buna göre, 5393 sayılı Kanunda Belediye lehine sonuçlanan davalarda karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin dağıtımı ile ilgili olarak 1389 sayılı Kanun Hükümlerinin uygulanması gerektiğinden ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle anılan Kanun yürürlükten kaldırılmakla birlikte diğer Kanunlarda bu Kanuna yapılan atıfların 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılacağı hükme bağlandığından, 5393 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinde düzenlenen avukatlık vekâlet ücretinin dağıtımında, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanması gerekmektedir” denilmiştir.
Bu itibarla her ne kadar 659 ‘un kapsam maddesinde
““Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir. Denilse de 5393 sayılı Kanun’un 1389 sayılı Kanun’a yapmış olduğu atıf ve 659 sayılı KHK’nın ise “Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır” hükmünden anlaşılacağı üzere, Belediyeler lehine hükmedilen avukatlık vekâlet ücretinin dağıtımının 659 sayılı KHK’ya göre yapılması gerekmektedir.
659 sayılı KHK’nin vekâlet ücretinin dağıtım usulünü düzenleyen “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesinin (2). alt maddesinde “İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekâlet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.’’ denilmektedir.
659 sayılı KHK’nın vekâlet ücretinin dağıtım usulünü düzenleyen “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesi; ( Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 666 sayılı KHK’nin Ek12’nci maddesi 2. fıkrası (dd) bendi ile değiştirilmeden önceki şekli)
“Tahkim usulüne tabi olanlar dâhil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, Muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilir.
(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekâlet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dâhilinde ödenir.
a) Vekâlet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı, hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i eşit olarak ödenir.
b) Ödenecek vekâlet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge, diğerleri için (6.000) gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemez.
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.
(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
Daha sonra aynı gün ve sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 666 sayılı KHK’nin Ek 12’nci maddesinin 2. fıkrası (dd) bendi ile getirilen, “659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i” ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan, “diğerleri için (6.000) gösterge” ibaresi, …yürürlükten kaldırılmıştır” şeklindeki düzenleme ile 659 sayılı KHK de değişiklik yapılmıştır.
Ancak, 659 sayılı KHK’nin ilgili hükmünde değişiklik yapan 666 sayılı KHK nin iptali talebi ile Anayasa Mahkemesinde açılan dava sonucu, Anayasa Mahkemesi tarafından ilgili düzenlemenin iptaline karar verilmiş ve Anayasa Mahkemesinin 31.12.2012 tarihinde resmi internet sitesinde yayınlanan duyuru ile 659 Sayılı KHK’nin 14.maddesinde yer alan, “hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i ve diğerleri için 6000 ek gösterge” ibarelerini yürürlükten kaldıran 666 Sayılı KHK’nin Ek 12.maddesinin 2.bendinin (dd) fıkrasının, derhal yürürlüğe girecek iptal hükümleri arasında yer aldığı belirtilmiştir.
Daha sonra, 10.10.2013 gün ve 28791 sayılı Resmi Gazetede Anayasa Mahkemesinin anılan 27.12.2012 gün ve 2011/139 E. 2012 / 205 K. sayılı gerekçeli kararı yayınlanmış ve sonuç olarak, gerekçeli kararda, 659 sayılı KHK’nin 14’üncü maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin 666 sayılı KHK’nin Ek 12’nci maddesi 2. fıkrası ve (dd) bendindeki düzenlemenin, yetki kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle, Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi Kararının VI- İptal Hükmünün Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu başlıklı bölümünde memurlara ödenecek avukatlık vekâlet ücretini değiştiren maddenin iptaline ilişkin kararın yürürlüğünü resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonraya ertelenmiştir. Ertelenme amacı ise Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümeyeceği için doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte olduğunun düşünülmesi ve boşluğu giderecek düzenlemelerin yapılması için yasa koyucuya zaman tanınmasıdır. Ancak geçen süre zarfından konuya ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi İptal Kararlarının Geriye Yürümeyeceği İlkesi gereği, 659 sayılı KHK’da değiştirilen hükümler 666 sayılı KHK’nın iptali ile kendiliğinden tekrar yürürlüğe girmeyecektir. Dolayısıyla mevzuatta şu an için memurlara ödenecek avukatlık vekâlet ücreti ile ilgili bir boşluk bulunmaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71. maddesinde; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
…
g)Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır” hükümlerine yer verilmiştir.
Avukatlık vekalet ücreti dağıtımının yasal dayanağının … Belediyesi Yönetmeliği değil, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname olması:
Dilekçi … tarafından, avukat vekalet ücretinin bir kısmının “diğer çalışanlara” ödenmesinin dayanağı olarak “… İli … Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik”in avukatlık vekalet ücreti dağıtımına ilişkin olan 21 inci maddesinin esas alındığı belirtilmiştir. Dolayısıyla mevzuatta açıkça tanınan bir hakka dayanarak “diğer çalışanlara” ödeme yapıldığı ve bu durumun kamu zararına sebep olmadığı iddia edilmiştir. Ancak bu iddia yerinde değildir.
… İli … Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin “avukatlık vekalet ücreti” dağıtımına ilişkin olan 21 inci maddesi:
“(1) Avukatlık Vekalet Ücreti
a) Dava ve icra takipleri nedeniyle 1136 Avukatlık Kanunu’na göre hükmolunan ve karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretleri, Avukatlık Kanununun 164. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 82. maddesi gereğince Hukuk İşleri Müdürlüğünde fiilen görev yapan avukatlar ve diğer çalışanlara dağıtılır.
b) Tahsil edilen vekâlet ücretlerinin; avukatlara ve hukuk servisinde fiilen görev yapan diğer çalışanlara dağıtımı hakkında 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.“ hükümlerini içermektedir.
Bununla birlikte, yukarıda açıklandığı üzere, 5393 sayılı Kanunun 82 nci maddesi ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” kenar başlıklı 18 inci maddesinde yer alan “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır” hükümleri gereği Belediyede görevli avukatlara avukatlık vekalet ücreti dağıtılmasının yasal dayanağı, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamedir; … İli … Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik değildir.
Bu itibarla, Temyiz Kurulunun 06.06.2018 tarihli ve 44620 tutanak numaralı Kararında, dilekçi …’in temyiz başvurusu kapsamında kendisinin temyiz dilekçesi yerine başka bir temyiz dilekçesinin dinlenilmesi ve adı geçen kişinin temyiz dilekçesi üzerine hazırlanan Başsavcılık mütalaası yerine başka bir sorumlunun temyiz dilekçesi üzerine hazırlanan Başsavcılık mütalaasına yer verilmesi, 57 nci maddenin 1/ç bendi dolayısıyla 55 inci maddenin 2/c bendinde yer alan “hesap yargılaması usullerine riayet etmemek” kapsamında bir usul hatası olup bu hata dolayısıyla KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLDUĞUNA, oybirliğiyle,
197 sayılı ilamın 2 nci maddesinin dilekçi …’in iddiaları kapsamında esastan incelenmesinde: 659 sayılı KHK’da 666 sayılı KHK ile yapılan düzenlemenin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptali neticesinde 659 sayılı KHK’nın memurlara ödenecek vekalet ücreti ile ilgili hükümlerini hukuk âleminde yeniden doğurmadığı dikkate alındığında, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin (g) bendinde hüküm altına alınan mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kapsamında 197 sayılı ilamın 2 nci maddesi ile verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, (...Daire Başkanı …, üyeler … ve …’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 05.02.2020 tarih ve 47195 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Karşı oy gerekçesi
...Daire Başkanı …, üyeler … ve …’in karşı oy gerekçesi:
197 sayılı İlamın 2 nci maddesiyle; Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünde çalışan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukat dışındaki personele vekalet ücreti ödenmesi neticesinde oluşan … TL’lik kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.
Bu hükümle ilgili olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine 06.06.2018 tarih ve 44620 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2 nci maddesiyle 197 sayılı İlamın 2 nci maddesiyle verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
5393 saylı Belediye Kanununun “avukatlık ücretinin dağıtımı” kenar başlıklı 82 nci maddesinde: “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır” denilmektedir. Belediye Kanununun bu hükmüne göre, tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanacaktır.
26.09.2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kamu kurumlarında hukuk hizmetlerinin yürütülmesi ile vekalet ücretlerinin dağıtılması esasları yeniden düzenlenmiştir. Bu Kararnamenin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” kenar başlıklı 18 inci maddesinin ilk fıkrasında: “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır” denilerek Belediye Kanununda 1389 sayılı Kanuna yapılan atıfların 659 sayılı KHK’ya yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Bununla birlikte, 659 sayılı KHK’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesine göre, “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir.” Dolayısıyla 659 sayılı KHK’nın kapsamında mahalli idareler yer almamaktadır.
Bu itibarla; avukatlık vekalet ücretlerinin dağıtımına ilişkin usul ve esasların belirlendiği 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin KHK kapsamında mahalli idarelerin yer almadığı anlaşıldığından, 197 sayılı ilamın 2 nci maddesine konu olan ve 659 sayılı KHK ve buna bağlı olarak çıkarılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu gerekçe gösterilen … TL’lik vekalet ücreti ödemesi ile ilgili olarak kaldırma kararı verilmesi gerekmektedir.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35