Sayıştay 5. Dairesi 42732 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İş Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

42732

Karar Tarihi

25 Nisan 2018

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2015

  • Daire: 5

  • Dosya No: 42732

  • Tutanak No: 44414

  • Tutanak Tarihi: 25.04.2018

  • Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Belediyede işyeri hekimi olarak görev yapmakta olan şahsa işyeri hekimliğinden dolayı ödenmesi gereken ilave ödeneğin olması gerekenden fazla ödenmesi.

  1. 187 sayılı İlamın 2. Maddesiyle, Belediyede işyeri hekimi olarak görev yapmakta olan ... ’a işyeri hekimliğinden dolayı ödenmesi gereken ilave ödeneğin olması gerekenden fazla ödendiği gerekçesi ile ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Temyiz talebinde bulunan sorumlular Harcama Yetkilisi (Mezarlıklar Müdür V.) … (… numaralı dosya), Gerçekleştirme Görevlisi (Şef) … (… numaralı dosya), Üst Yönetici (Belediye Başkanı) … (… numaralı dosya), Harcama Yetkilileri (Çevre Koruma ve Kont. Müdür V.) … (… numaralı dosya), (Yazı İşleri Müdür V.) … (… numaralı dosya), ve Gerçekleştirme Görevlisi (Tekniker) … (… numaralı dosya) ortak mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

İlamda bahsi geçen işyeri hekimi ile yapılan sözleşmeler “İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik” in 12. maddesi kapsamında yapıldığını,

Bu madde; işyeri hekimleri, bu Yönetmelikte belirtilen görevlerini yerine getirmek için aşağıda belirtilen sürelerde görev yaparlar: a) 10‘dan az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışan başına yılda en az 25 dakika, b) Diğer İşyerlerinden:

  1. Az tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 4 dakika.2) Tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 6 dakika. 3) Çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 8 dakika.

(2) Az tehlikeli sınıfta yer alan 2000 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinde her 2000 çalışan için tam gün çalışacak en az bir işyeri hekimi görevlendirilir. Çalışan sayısının 2000 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan çalışan sayısı göz Önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar işyeri hekimi ek olarak görevlendirilir, hükmüne haiz olup ekte sundukları sözleşmelerden de görüleceği gibi Belediyelerinin farklı tehlike gruplarına göre sınıflandırılmış iş yerleri için ayrı ayrı ve tehlike grubuna göre çalışma saati belirlenmek suretiyle ve Tabib Odası tarifesi uyarınca yapılan sözleşmelerin mevzuata uygun olduğunu,

Sözleşme yapılan işyeri hekimi, Belediyelerinde herhangi bir kamu görevi yürütmediği gibi, farklı bir kurumda çalıştığına ilişkin bir beyanı da bulunmadığını,

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu5nun 8/7 nolu maddesinin uygulanabilmesi için görevlendirilen işyeri hekiminin kendi kurumunda veya bir başka kamu kurumunda çalışması gerektiğini, oysa ekte sunulu iş yeri hekimi sözleşmelerinden de görüleceği üzere Dr. ... ’ın bu sözleşmelerde bir kamu kurumu çalışanı olduğuna dair ibare bulunmadığını, adı geçen işyeri hekimi sözleşmeleri ... Belediyesi iş yeri hekimi unvanı ile imzalamış ve sadece 22296 nolu iş yeri hekimliği sertifikasını ibraz ettiğini,

Belediyelerinin farklı nace kodlarına sahip farklı tehlike gruplarında yer alan işyerleri için ayrı ayrı sözleşme yapma yükümlülüğü bulunduğunu,

Belediyelerinin farklı nace kodlarında ve farklı tehlike gruplarında yer alan iş yerleri İçin her iş yerinde Yönetmeliğin 12. maddesinde tanımlanan sürelerden az olmamak üzere iş yeri hekimi çalıştırması gerektiğine göre bu hizmeti tek hekimden almak yerine birden fazla hekimden almaları halinde de şuan kamu zararı çıkarılan ücretin esasen ödemek zorunda kalacakları ücret olacağına göre yapılan ödemenin tek bir hekime yapılmış olmasının kamu zararını doğurmayacağını,

1593 Sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 180 ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 91'inci maddeleri ile sürekli olarak en az 50 işçi çalıştırılan işyerlerinde işyeri hekimi bulundurulmasının şart koşulduğunu, 1593 sayılı Kanunun 282'nci maddesi ile de işyerinde hekim bulundurulmamasının cezai müeyyide ile karşılanacağının hükme bağlandığını,

Bu mevzuat hükümleri çerçevesinde 50 den fazla işçi çalıştıran ... Belediyesinin işyeri hekimi istihdam etme zorunluluğu bulunduğunun kuşkusuz olduğunu, yapılan işyeri hekimliği sözleşmesi, çalışma günleri ve saatleri içerisinde yapılan, kanunların, yönetmeliklerin ve amirlerin verdiği bir görev olmayan, belirli süreli iş akdi ile hekimin hizmetinden yararlanmak amacını taşımakta olduğunu,

Öte yandan; işyeri hekimliği hizmetinin gördürülmesi yasanın ve tüzüğün amir hükmü gereği olup, bu görevin bedel ödenmeksizin yerine getirilmesinin de mümkün görünmediğini, yapılan ödemenin hizmet karşılığı olduğunu, işyeri hekimliği hizmetinin kadrolu veya sözleşmeli doktor istihdamı ile yerine getirilmesi durumunda, ödenecek ücretin ödenen ücretten fazla olması nedeniyle kamu zararı da bulunmadığını,

Belediyelerinin söz konusu hekimden sözleşmeye uygun olarak hizmet aldığına göre de kamu zararının varlığından söz edilemeyeceğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını

Talep etmişlerdir.

Başsavcılığın mütalaasında;

“Temyiz dilekçesinde özetle; bahsi geçen işyeri hekimi ile yapılan sözleşmelerin “İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik” in 12. maddesi kapsamında yapıldığı, Belediyenin farklı tehlike gruplarına göre sınıflandırılmış iş yerleri için ayrı ayrı ve tehlike grubuna göre çalışma saati belirlenmek suretiyle ve Tabip Odası tarifesi uyarınca yapılan sözleşmelerin mevzuata uygun olduğu, sözleşme yapılan işyeri hekiminin, Belediyede herhangi bir kamu görevi yürütmediği gibi farklı bir kurumda çalıştığına ilişkin bir beyanının da bulunmadığı,6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 8/7 nolu maddesinin uygulanabilmesi için görevlendirilen işyeri hekiminin kendi kurumunda veya bir başka kamu kurumunda çalışması gerektiği, oysa iş yeri hekimi sözleşmelerinden de görüleceği üzere Dr. ... ’ın bu sözleşmelerde bir kamu kurumu çalışanı olduğuna dair ibare bulunmadığı, adı geçen işyeri hekimi sözleşmelerini, ... Belediyesi iş yeri hekimi unvanı ile imzalamış ve sadece 22296 nolu iş yeri hekimliği sertifikasını ibraz etmiş olduğu, Belediyenin söz konusu hekimden sözleşmeye uygun olarak hizmet aldığına göre de kamu zararının varlığından söz edilemeyeceği belirtilerek, verilen tazmin hükmünün bozularak kaldırılması talep edilmektedir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri” başlıklı 6 ıncı maddesinde; “... 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilir.

” Aynı Kanunun “İşyeri Hekimleri ve İş Güvenliği Uzmanları” başlıklı 8 inci maddesinde; “... Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz. ...” hükümleri yer almaktadır.

Türk Tabipler Birliği tarafından belirlenen ücret tarifesi doğrultusunda işyeri hekimliği hizmeti satın alınan Dr. ... ’ın, ... ili Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı olarak çalışan bir kamu personeli olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ilgili doktora, ifa ettiği hizmet karşılığında yapılacak ödemenin, 6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin 7 nci fıkrasında açıklanan hesaplama yöntemi esas alınarak yapılması gerekmektedir. Sözleşme çerçevesinde hesaplanarak yapılan ödemelerin mevzuata açıkça aykırılık teşkil edeceğinden yapılan bu ödemelerin 5018 sayılı Kanunun 71 nci maddesine göre kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, tespit edilen kamu zararının Raporda adı geçen sorumlular adına tazmin kararı verilmesi uygun olur. Arz olunur.” Denilmiştir.

Başsavcılığın mütalaasında;

“İlamda, Belediyede işyeri hekimi olarak görev yapmakta olan ... ’a işyeri hekimliğinden dolayı ödenmesi gereken ilave ödeneğin olması gerekenden fazla verilmesi neticesinde oluşan … TL kamu zararının ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine karar verilmiştir.

Temyiz dilekçesinde, adı geçen doktora yapılan Ödemelerin 6331 sayılı Kanunun, ‘kurum ve kuruluşlar; iş sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerini, sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilir’ hükmüne göre ve işyeri sözleşmesine göre yapıldığı, yapılması gereken ödemenin altında bir ödeme yapıldığı, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği bu ödemeden dolayı görevlilerin herhangi bir kusurlarının bulunmadığı ifade edilerek verilen tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.

6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde; “Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için İşveren;

a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir

4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilir.”

İşyeri hekimleri ve İş güvenliği uzmanları başlıklı 8 inci maddesinde; “Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında İlave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.” hükümleri yer almaktadır.

Yargılamaya Esas Raporda, Kanunun 8 nci maddesinin yürürlük tarihi olan 30.12. 2012 tarihinden sonra kamu kurumlarında işyeri hekimi olarak görevlendirilen kişilere hizmet satın alma yoluyla da olsa 8 inci maddede belirlenen tutarın üzerinde bir ödemenin yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle yapılan fazla ödemenin kamu zararı olduğu belirtilmektedir.

Sorumlular yapmış oldukları açılamalarda da, 6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesi hükmü gereği İşyeri hekimlerine herhangi bir ödeme yapmadıklarını ve yapılan ödemelerin hizmet alımı yöntemine dayalı olarak gerçekleştirdiklerini belirtmişlerdir.

Adı geçen Kanunun 6 ncı maddesinde; kamu kurum ve kuruluşlarının iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilecekleri açıkça ifade edilmekte olup; 8 ne i maddedeki ücret sınırlamasının sadece kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimleri için söz konusu olması gerektiği, kamu kurumlan İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilecekleri, değerlendirilmektedir.

Belediyenin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde almış olduğu düşünülmekte olup, bu itibarla oluşan kamu zararının kaldırılması yönündeki temyiz talebi kabul edilerek Daire Kararının kaldırılmasına karar verilmesi uygun olur.

Arz olunur.” Denilmiştir.

Yapılan duruşmada, duruşmaya Gerçekleştirme Görevlisi … (ŞEF, … numaralı dosya)’ın Avukatı olarak katılan …;

İşyeri hekimliği hizmetinin gördürülmesinin yasanın ve tüzüğün amir hükmü gereği olup, bu görevin bedel ödenmeksizin yerine getirilmesinin de mümkün görünmediğini, yapılan ödemenin hizmet karşılığı olduğunu, işyeri hekimliği hizmetinin kadrolu veya sözleşmeli doktor istihdamı ile yerine getirilmesi durumunda, ödenecek ücretin ödenen ücretten fazla olması nedeniyle kamu zararının da bulunmadığını, belediyenin söz konusu hekimden sözleşmeye uygun olarak hizmet aldığına göre de kamu zararının varlığından söz edilemeyeceğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Duruşmaya katılan Sayıştay Savcısı dosyalardaki yazılı görüşlerini tekrar ederek tazmin hükmünün tasdiki yönünde karar verilmesinin uygun olacağını ifade etmiştir.

Duruşma talebinde bulunan Gerçekleştirme Görevlisi …’ın Avukatı … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

22/05/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun "İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri" başlıklı mülga 81 inci maddesinde; "İşverenler, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, işyerindeki işçi sayısı, işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve derecesine göre;

a) İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturmakla,

b)Bir veya birden fazla işyeri hekimi ile gereğinde diğer sağlık personelini görevlendirmekle,

yükümlüdürler.

İşverenler, bu yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, bünyesinde çalıştırdığı ve bu maddeye dayanılarak çıkarılacak yönetmelikte belirtilen vasıflara sahip personel ile yerine getirebileceği gibi, işletme dışında kurulu ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak da yerine getirebilir. Bu şekilde hizmet alınması işverenin sorumluklarını ortadan kaldırmaz

İşyeri hekimlerinin, işyeri sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmeleri ve hizmet verilen işyerlerinde çalışan işçilerle sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmeleri hususunda diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz.

Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuatına göre çalıştırılmakta olan hekimlere, üçüncü fıkrada öngörülen eğitimler aldırılmak suretiyle ve aslî görevleri kapsamında, çalışmakta oldukları kurum ve kuruluşların asıl işveren olarak çalıştırdıkları işçilerin işyeri hekimliği hizmetleri gördürülür. Bu kurum ve kuruluşların diğer personel için oluşturulmuş olan sağlık birimleri, işyeri sağlık ve güvenlik birimi olarak da kullanılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle, en az 50 işçi çalıştıran işverenler (en az 50 işçi çalıştıran kamu kurumları dahil), işyerlerinde en az bir işyeri hekimi görevlendirmekle yükümlü tutulmuş iken, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 37 nci maddesinin (ç) bendi ile mezkur 81 inci madde yürürlükten kaldırılmıştır.

30/6/2012 tarihli ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun "İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri" başlıklı 6 ncı maddesinde; "(1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren;

(1) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir.

(2) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de

alabilir.

(3) Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir." hükmüne yer verilmek suretiyle, çalışan sayısına bakılmaksızın işyerlerinin (kamu kurumları dahil) kendi kuruluşlarına yönelik olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunma zorunluluğu getirilmiş, bu kapsamda kamu kurumlarının kendi çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirebileceği gibi, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet satın alarak da bu yükümlülüğü yerine getirebilecekleri ifade edilmiştir.

Öte yandan 6331 sayılı Kanunun, 12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunla değişik, "Yürürlük" başlıklı 38 inci maddesinde; "(1) Bu Kanunun;

a) 6 ve 7 nci maddeleri;

    1. 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2020 tarihinde, (1) (2),

(1)20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 71 inci maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1/7/2016” ibaresi “1/7/2017” şeklinde değiştirilmiştir.

(2)18/6/2017 tarihli ve 7033 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1/7/2017” ibaresi “1/7/2020” şeklinde değiştirilmiştir.

  1. 50'den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/1/2014 tarihinde,

  2. Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

b) 9, 31, 33, 34, 35, 36 ve 38 inci maddeleri ile geçici 4, geçici 5, geçici 6, geçici 7 ve geçici 8inci maddeleri yayımı tarihinde,

c) Diğer maddeleri yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

yürürlüğe girer." hükmüne yer verilerek, işverenlere iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunma yükümlülüğü getiren 6 ncı maddenin, kamu kurumları (4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç) için 01/07/2016 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Bu çerçevede, 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunmakla mükellef olan kamu kurumları hariç olmak üzere, kamu kurumları için söz konusu tarihe kadar iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunma yükümlülüğü bulunmamaktadır.

6331 sayılı Kanunun "İşyeri hekimleri ve işyeri uzmanları" başlıklı 8 inci maddesinde ise; (6) Belirlenen çalışma süresi nedeniyle işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının tam süreli görevlendirilmesi gereken durumlarda; işveren, işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurar. Bu durumda, çalışanların tabi olduğu kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresi dikkate alınır.

(7) Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.

(8) Kamu sağlık hizmetlerinde tam süreli çalışmaya ilişkin mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, işyeri hekimlerinin ve diğer sağlık personelinin işyeri sağlık ve güvenlik birimi ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmelerinde ve hizmet verilen işyerlerinde çalışanlarla sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmelerinde, diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz." hükümlerine yer verilmek suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin asli görevlerinin yanında çalışmakta oldukları kurumda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında ilave ödeme yapılmak suretiyle işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilebilecekleri belirtilmiştir.

Yapılan incelemede ... Belediyesi ile Dr. Dr. ... arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı onaylı sözleşme yapılmak suretiyle Türk Tabipler Birliği tarafından belirlenen ücret tarifesi doğrultusunda işyeri hekimliği hizmeti satın alınmıştır. Dr. ... ’ın, ... ili Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı olarak çalışan bir kamu personeli olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla söz konusu doktora, ifa ettiği hizmet karşılığında yapılacak ödemenin, yukarıda zikredilen kanunun 8 inci madde hükmü doğrultusunda ödenmesi gerekmektedir. Kanunun ilgili maddesinde belirlenen katsayı üzerinden yapılacak ödemenin üzerinde bir ücret ödemesi yapılması da bu doğrultuda kamu zararı oluşturacaktır.

Bu itibarla, sorumluların iddialarının reddedilerek 187 sayılı ilamın 2. maddesi ile ... TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy birliğiyle,

Karar verildiği 25.04.2018 tarih ve 44414 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim