Sayıştay 5. Dairesi 426 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

426

Karar Tarihi

23 Temmuz 2020

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 5

  • Karar Tarihi: 23.07.2020

  • Karar No: 426

  • İlam No: 405

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2014

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Sosyal Denge Tazminatı

……. Belediye Başkanlığı ile ……. Sendikası (…….) arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi ile Meclis üyesi kökenli Belediye Başkan Yardımcısı, Uzman ve Mali Hizmetler Uzman Yardımcısı unvanındaki personellere mevzuatın öngördüğü tavan tutarın üzerinde ödeme yapılması suretiyle ……. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinde;

“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir” hükümleri yer almaktadır.

Anayasanın mezkur 53 üncü maddesi doğrultusunda 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesi;

“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir”

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesi;

“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” denilmekle birlikte aynı Kanunun Geçici 14 üncü Maddesinde “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.”

şeklinde düzenlenmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik Ek 15 inci maddesinde belediyelerde istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, bu tazminatın aylık tutarının 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ile ilgili belediyede en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanun’da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesi de 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramıştır. Maddede, söz konusu sözleşmelerin nasıl imzalanacağı, ne kadar süreyle geçerli olabileceği, hangi durumlarda sözleşme yapılamayacağı ve hangi durumlarda sözleşmelerin hükümsüz kalacağı ifade edilmiştir.

4688 sayılı Kanuna 6289 sayılı Kanun’la Geçici 14 üncü madde eklenmiş ve 15.03.2012 tarihinden önce akdedilen sözleşmelerin yeni dönemdeki durumunun ne olacağı, bu sözleşmelerin 31.12.2015 tarihinden önce çeşitli sebeplerle sona ermesi durumunda yeni sözleşmelerin hangi şart ve kurallara bağlı olarak imzalanacağı, tavan tutarın ne alınması gerektiği gibi hususlara yer verilmiştir.

Yeni akdedilecek sözleşmede tavan tutarın ne alınması gerektiğini açıklayan 32 nci maddede:“… ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31.12.2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer alan madde hükmüne göre 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2015 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2015 tarihine kadar yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir.

……. Belediye Başkanlığı ile …….SEN arasında 26.04.2011 tarihinde Toplu İş Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmenin yürürlük maddesine göre sözleşmenin sona erme tarihi 01.05.2012’dir. Dolayısıyla yukarıda belirtilen tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulamada olan sözleşme bu sözleşmedir. Bu sözleşmenin “Aylık Sosyal Denge Yardımı” başlıklı 21 inci maddesinde:

“İşveren çalışan her bir memur için, Belediye imkanları elverdiği sürece; Her ayın 15'inde;

a- Fiilen görev yapan 657 sayılı yasaya tabi Başkan Yardımcılarına (aylık net) ……. TL sosyal denge yardımı yapılır.

b- Fiilen görev yapan birim Müdürlerine (aylık net) ……. TL sosyal denge yardımı yapılır.

c- Kadrosu müdür olup farklı görevlerde çalışanlara, İç Denetçilere ve Müfettişlere (aylık net) ……. TL sosyal denge yardımı yapılır.

d- Müdür Yardımcılarına, Müfettiş yardımcılarına, Zabıta Amiri, Zabıta Komiseri, Zabıta Komiser muavini, Şeflere ve Avukatlara (aylık net) ……. TL sosyal denge yardımı yapılır.

e- Diğer Memur personele (aylık net) ……. TL sosyal denge yardımı yapılır.”

hükmü yer almaktadır.

Yukarıda adı geçen sözleşmenin sona ermesinden sonra aynı sendika ile ……. Belediyesi arasında 01.04.2014 tarihinden itibaren geçerli olacak yeni bir sözleşme imzalanmış, ancak yapılan yeni sözleşmeye 2012 yılında yürürlükte olan sözleşmede yer almayan bir takım unvanlar eklenmek suretiyle bu unvanlara sahip personele tavan tutarın üzerinde sosyal denge tazminatı ödendiği anlaşılmıştır.

Yeni sözleşmenin “Sosyal Yardımlar” başlıklı 15 inci maddesinde;

“a) Fiilen görev yapan Başkan Yardımcılarına aylık net ……. TL sosyal denge yardımı yapılır.

b) Fiilen görev yapan birim müdürlerine aylık net ……. TL sosyal denge yardımı yapılır.

c) Kadrosu müdür olup farklı görevlerde çalışanlara, İç Denetçilere, Müfettişlere ve Uzmanlara aylık net ……. TL sosyal denge yardımı yapılır.

d) Müfettiş Yardımcılarına, Müdür Yardımcılarına, Mali Hizmetler Uzman Yardımcılarına, Zabıta Amirlerine, Zabıta Komiserlerine ve Zabıta Komiser Muavini, Şeflere ve Avukatlara aylık net ……. TL sosyal denge yardımı yapılır.

e) Diğer memur personele aylık net ……. TL sosyal denge yardımı yapılır.

…”

denilmektedir.

2012 yılında yürürlükte bulunan sosyal denge sözleşmesi ile 2014 yılındaki sosyal denge sözleşmesi karşılaştırıldığında; eski sözleşmede yer almayan meclis üyesi kökenli belediye başkan yardımcısı, uzman, mali hizmetler uzman yardımcısı gibi unvanlara yer verildiği görülmektedir. Sayılan bu unvanlardan uzman ve mali hizmetler uzman yardımcısı unvanlarında bulunan personellerin 2012 yılında yürürlükte bulunan sosyal denge sözleşmesinin 21 inci maddesinin (e) bendinde yer alan “Diğer memur personel” olarak değerlendirildiği, 2012 yılında kendilerine aylık net ……. TL sosyal denge yardımı ödemesi yapıldığı görülmüştür. Ancak, söz konusu unvanlar 2014 yılında yapılan yeni sözleşme ile “Diğer memur personel” grubundan çıkarılmış, uzmanlar için aylık net ……. TL, mali hizmet uzman yardımcıları için ise aylık net ……. TL sosyal denge tazminatı ödenmiştir. Meclis üyesi kökenli belediye başkan yardımcılarına sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin olarak 2012 yılında geçerli olan sözleşmede herhangi bir hüküm yer almamaktadır, ancak 2014 yılında imzalanan yeni sözleşme ile 2012 yılındaki sözleşmede yer alan yalnızca 657 sayılı Kanuna tabi belediye başkan yardımcılarının sosyal denge tazminatı alabileceğine dair hüküm değiştirilerek meclis üyesi kökenli başkan yardımcılarına da diğer başkan yardımcıları gibi aylık net ……. TL sosyal denge tazminatı ödenmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15 inci maddesinin birinci fıkrasında: “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir…” hükmü yer almaktadır. Anılan metinde geçen “… kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlileri” terimi memur ve sözleşmeli personeli ifade etmektedir. Nitekim belediye başkan yardımcıları Belediye Kanunu’nun 49 uncu maddesi gereği görevlendirme ile ödenek mukabili çalışmaktadır. Bu sebeple, memur ve sözleşmeli personel sayılmayan, belediyenin kadro ve pozisyonlarında da istihdam edilmeyen meclis üyesi kökenli başkan yardımcılarına sosyal denge tazminatı ödenmesi mümkün değildir.

Bununla birlikte, uzman ve mali hizmetler uzman yardımcısı olarak görev yapan personellerin 2012 yılında “Diğer memur personel” grubunda bulunmalarından dolayı kendilerine aylık net ……. TL sosyal denge tazminatı ödendiğinden 2014 yılı tavan tutarının belirlenmesinde kıyaslama yapılması gerekmektedir:

4688 sayılı Kanuna göre yapılan ve 2014 ile 2015 yıllarını kapsayan toplu sözleşmenin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin” bölümünün 1 inci maddesinde belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen personele ödenebilecek sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarının en yüksek devlet memuru aylığının % 100’ü olacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre; toplu sözleşme uyarınca verilebilecek en yüksek sosyal denge tazminatı 2014 yılı için brüt (9500 x 0,076998) 731,48 TL’dir.

Yukarıda unvanları yazılı personellere 2012 yılında ödenen ortalama brüt tutar (yaklaşık ……. TL) ile 2014 yılında 4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan toplu sözleşme ile belirlenen brüt tavan tutar (731,48 TL) karşılaştırıldığında; 2014 yılında 4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutarın daha yüksek olduğu bu sebeple söz konusu personellere 731,48 TL’nin üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesinin kanunen olanaklı bulunmadığı görülmektedir.

Neticeten, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14 üncü maddesi hükmüne istinaden 2012 yılında yürürlükte bulunan sosyal denge sözleşmesi ile 14.08.2013 tarihli Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme hükümlerinin kıyaslanarak söz konusu unvandaki personeller için tavan tutar belirlenmesi gerekirken, mevzuat hükümlerine uyulmayarak bazı unvanlar için ödenebilecek tavan tutarın üzerinde sosyal denge tazminatı belirlenerek buna göre ödeme yapılması ve kendilerine sosyal denge tazminatı ödenmesi mümkün olmayan meclis üyesi kökenli başkan yardımcılarına sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmiştir.

……. tarih ve ……. ve ……. numaralı sorgularda 2014 yılının 1, 2 ve 3 üncü ayları için hesaplanan kamu zararı tutarından söz konusu tarihlerde görevde bulunmayan belediye başkanı …….’nın üst yönetici olarak sehven sorumlu tutulduğu, söz konusu durumun sorumluların savunmasında belirtilmesi üzerine 2014 yılının 1, 2 ve 3 üncü aylarında görevde bulunan ve mezkûr aylarda kamu zararı atfedilen sosyal denge sözleşmesinde imzası bulunan eski belediye başkanı …….’un söz konusu aylardaki kamu zararına sebebiyet veren sosyal denge sözleşmesine imza atmış olması sebebiyle savunmasının alınarak sorumluluk miktarlarının yeniden hesaplandığı anlaşıldığından, sorumluların savunmalarında yer verdikleri 2014 yılının 1, 2 ve 3 üncü aylarındaki sorumluluğa ilişkin yapmış oldukları savunmaları yerinde görülmüş ve söz konusu aylarda üst yönetici olarak ayrıca savunması alınan eski belediye başkanı ……. sorumlu tutulmuştur.

Diğer taraftan sorumlular savunmalarında 2016 yılının hesabının yargılanması sırasında 2014 yılının da yargılanmasına ilişkin olarak ilgili dairesince karar alınamayacağını ifade etmişler ise de;

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Sayıştayın yetkileri” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“…

(4) Sayıştay, kamu idarelerinin hesap, işlem ve faaliyetleri ile mallarını, hesap veya faaliyet dönemine bağlı olmaksızın yılı içinde veya yıllar itibariyle denetleyebileceği gibi sektör, program, proje ve konu bazında da denetleyebilir.” denilmekte,

“Hüküm ve tutanaklar” başlıklı 50 nci maddesinde ise;

“(1) Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.” hükmü yer almaktadır.

17.12.2011 tarih ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sayıştay Dairelerinin Çalışma Usul ve Esasları’nda da Kanun’da yer alan düzenlemelere benzer hükümler yer almaktadır. Usul ve Esaslar’ın “Yargılamaya esas raporların hükme bağlanması” başlıklı 14 üncü maddesinde;

“Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda;

a) Hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna,

b) Kamu zararının sorumlulardan tazminine,

c) Hesap ve işlemler ile ilgili olarak kamu zararı oluşmadığından ilişilecek bir husus bulunmadığına,

ç) Gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine,

karar verilebilir.” denilmektedir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden Sayıştay’ın kamu idarelerinin hesap, işlem ve faaliyetleri ile mallarını, hesap veya faaliyet dönemine bağlı olmaksızın yılı içinde veya yıllar itibariyle denetleyebileceği, bu bakımdan geçmiş yılların denetlenmesine karar verilerek bu yıllara ilişkin rapor düzenlenmesinin mevzuat hükümlerine aykırı olmayacağı anlaşıldığından sorumluların savunmalarına itibar edilmemiştir.

Yine sorumlular, bütçede ödeneği bulunduğundan bahisle mezkûr ödemelerin kamu zararı oluşturmayacağını ifade etseler de; herhangi bir iş için bütçede ödenek öngörülmesi ve bu ödeneğin aşılmaması söz konusu işin tamamen doğru yapıldığı ve mevzuata uygun olduğu anlamına gelmeyecektir. Zira harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri için 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda belirtilen bütçe ilke ve esaslarına uymak nasıl bir gereklilik ise diğer mevzuat hükümlerine uymak da ayrıca bir zorunluluktur. Bu sebeple, kamu görevlisi, kendisine tevdi edilen işi yürütürken bir kısım mevzuatı esas alıp diğer bir kısmını ise görmezden gelerek uygulamaktan imtina edemez.

Yukarıda yapılan açıklamalardan sonucunda;

2014 yılının ilk 3 ayında geçerli olan sözleşmede; “Uzman” unvanına sahip personellere ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamasına rağmen, bu unvandaki personellere de aylık net ……. TL sosyal denge tazminatı ödendiği, bu ödemelerin sözleşme hükümlerine dayanmadığı, “Mali hizmetler uzman yardımcısı” unvanlı personel için ise sözleşme hükümleri ile tavan tutarın aşıldığı, 2014 yılının 4 üncü ve takip eden aylarında geçerli olan sözleşmede ise; “Uzman”, “mali hizmetler uzman yardımcısı” ve “ meclis üyesi kökenli başkan yardımcısı” unvanlı personeller için sözleşme hükümleri ile tavan tutarın aşıldığı anlaşılmıştır.

Ayrıca, hem ortak savunmalarda hem de üst yönetici sıfatı ile eski belediye başkanı …….’un yapmış olduğu savunmasında meclis üyesi kökenli başkan yardımcısı olarak değerlendirilerek kamu zararı hesaplanan …….’in 657 sayılı Kanuna tabi başkan yardımcısı olduğu belirtilmektedir. Konuyla ilgili kanıtlayıcı belgelere yer verildiği savunma ekinde göndermiş oldukları belgelerden anlaşıldığından sorumluların bu hususta yapmış oldukları savunmalar yerinde görülmüştür.

Sorumluluk yönünden yapılan incelemede;

5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediye Başkanı” başlıklı 37 nci maddesinde Belediye Başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu ifade edilmiştir. Bu hükümden hareketle Belediye Başkanı veya onun yetkili kıldığı Başkan Yardımcısının imzaladığı sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşme, temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımakta olduğundan, mevzuata aykırı hükümler içeren sözleşmeyi imzalayan sıfatıyla harcama talimatını veren Belediye Başkanının oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğu bulunmaktadır.

Ayrıca 5018 sayılı Kanunun “Harcama Yetkisi ve Yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” hükmü yer almaktadır. Harcama Yetkilileri aynı maddenin birinci fıkrasında “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi” olarak tanımlanmıştır. Sözleşmeyi imza edenler, kendilerine bütçe ile ödenek tahsis edilen harcama biriminin yöneticisi olmamakla; dolayısıyla da Kanunun yaptığı tanıma göre harcama yetkilisi olmamakla birlikte, 3 üncü fıkrada yer alan düzenleme uyarınca harcama yetkisinden doğan sorumluluğa tabidirler.

Aynı Kanununun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;

“…

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm doğrultusunda, Harcama Yetkililerinin ödemeler ile ilgili bütçe, ödenek, harcama talimatının düzenlenmesi ve sair usule ilişkin hususlar doğru olsa bile harcama talimatının mevzuata uygun olmasını temin etme zorunluluğu ve sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu doğrultuda, 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.

Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.

Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir” hükümleri yer almaktadır. Söz konusu yönetmeliğin üçüncü fıkrasında yer alan mali karar ve işlemlerin merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönünden kontrolü, harcama birimlerine verilen bir sorumluluktur ve bu sorumluluk harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin üzerindedir.

Aynı Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Niteliği” başlıklı 11 inci maddesinde;

“…

Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu hüküm 5018 sayılı Kanun ve İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Harcama Yetkililerine ve Gerçekleştirme Görevlilerine verilen sorumluluğu pekiştiren bir düzenlemedir.

Bu itibarla, ……. Belediye Başkanlığı ile ……. Sendikası (…….) arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi ile Meclis üyesi kökenli belediye başkan yardımcısı, uzman ve mali hizmetler uzman yardımcısı unvanındaki personellere mevzuatın öngördüğü tavan tutarın üzerinde ödeme yapılması sonucu oluşan ……. TL kamu zararının;

657 sayılı Kanuna tabi başkan yardımcısı olduğu anlaşılan ……..’e yapılan ……. TL’si mevzuatına uygun olduğu anlaşıldığından bu tutarla ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,

Geriye kalan ……. TL kamu zararının;

(Toplam kamu zararının ……. TL’sinin 2014 yılının ilk 3 ayında geçerli olan sözleşmede ayrı bir unvan olarak yer almayan ve “diğer memur personel” olarak sosyal denge tazminatı alması gereken uzman unvanlı personele “sözleşmeye aykırı olarak” tavan tutarın üzerinde ödeme yapılmasından dolayı üst yönetici sorumlu tutulmamıştır.)

……. TL’sinin Harcama Yetkilisi ……. ve gerçekleştirme görevlisi ……..’a,

……. TL’sinin Harcama Yetkilisi ……. ve gerçekleştirme görevlisi ……..’a,

……. TL’sinin Belediye adına sözleşmeyi imzalayan ……. (E. Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi ……. ve Gerçekleştirme Görevlisi …….’a,

……. TL’sinin Belediye adına sözleşmeyi imzalayan ……. (E. Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi ……. ve Gerçekleştirme Görevlisi …….’a,

Müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca işbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla,

karar verildi.

Azınlık Görüşü:

Üye ……. karşı oy gerekçesi;

“……. Belediyesi ile yetkili sendika arasında imzalanan sözleşme uyarınca meclis üyeleri arasından görevlendirilen başkan yardımcılarına sosyal denge tazminatı ödenmesi ile ilgili olarak, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesi; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” şeklindedir. Maddedeki “kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlileri” ifadesinde yer alan “pozisyon” tabiri işçiler dışında kadrosuz olarak yapılan kamuda diğer istihdam şekillerini ve durumlarını da karşılamak üzere konulmuş bir geniş kapsamlı bir tabirdir. Bu nedenle, meclis üyeleri arasından görevlendirilen başkan yardımcıları aynı zamanda kamu görevlisi de sayıldıklarından bu kişilere sosyal denge tazminatı ödenmesi hukuki düzenlemelere uygundur.

Ancak, ……. Belediye Başkanlığı ile ……. Sendikası (…….) arasında imzalanan Memur Toplu Sözleşmesi ile meclis üyeleri arasından görevlendirilen başkan yardımcılarına da 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde öngörülen üst sınırın üzerinde ödeme yapılması mümkün değildir. Bu nedenle meclis üyeleri arasından görevlendirilen başkan yardımcıları için de kamu zararı tutarının, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesindeki üst sınır ile fiilen ödenen miktar arasındaki fark kadar olması gerekir.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim