Sayıştay 5. Dairesi 42364 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
42364
20 Haziran 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 5
-
Dosya No: 42364
-
Tutanak No: 44711
-
Tutanak Tarihi: 20.06.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Kurum personelinden bir kısmına belediye memurları için öngörülen ikramiye ödemesi yapılması.
151 sayılı İlamın 3’üncü maddesinde, Kurum personelinden bir kısmına belediye memurları için öngörülen ikramiye ödemesi yapılması sonucunda …- TL kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmolunmuştur.
Sorumlulardan; İdare Encümen Üyeleri … (Genel Müdür Yardımcısı), … (Daire Başkanı), …(Daire Başkanı), … (Genel Müdür V.), … (1.Hukuk Müşaviri), … (Daire Başkanı) ile;
Harcama Yetkilileri … (Daire Başkanı), … (Teftiş Kurulu Başkanı), … (Daire Başkanı), … (Daire Başkanı), … (Daire Başkanı), Hüseyin EROĞLU (Özel Kalem Müdürü), … (Daire Başkanı), … (… Daire Başkanı), …(Daire Başkanı) ve … (Daire Başkanı) ve Gerçekleştirme Görevlisi … (Şube Müdürü) ortak nitelikteki savunmalarında;
ilama konu ödemenin, ... Genel Müdürlüğü personelinden üstün performans gösteren, sunulan hizmetin etkinlik ve kalitesinin yükseltilmesine önemli katkıda bulunan personele yapılan ödül ödemesi olduğunu, Ödülün hem Devlet Memurları Kanununda, hem de diğer birçok mevzuatta yer alan, çalışanın motivasyonunu ve kurum aidiyetini arttıran pozitif bir yönetim aracı olduğunu, Prensip olarak çalışanlara ödül verilmesi kabul edildiğine göre, ödülün kime ve hangi kriterlerle verileceğinin inceleme, araştırma konusu edilebileceğini,
Devlet Memurları Kanununun 122. maddesinde memura ödül verilebileceğinin düzenlendiğini, sicil puanı uygulamasına son verildiğini, aynı maddenin son fıkrasında kamu idarelerinin personelin etkinlik ve veriminin değerlendirileceği performans ölçüm sistemleri kurabileceklerine yer verildiğini,
657 sayılı Kanunun 122. maddesinde(Değişik: 13/2/2011-6111/110 md.), “sunulan hizmetlerin etkinlik ve kalitesinin yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı olarak katkı sağladıkları tespit edilen memurlara” ödül verilebileceğinin açık bir şekilde düzenlendiğini, düzenlemenin bütünlüğü içinde sadece merkezi yönetimler düzenlemiş gibi anlaşılsa da kanunun merkezi ve mahalli idarelerdeki bütün memurlar için geçerli bir mevzuat olduğunu,
İlam konusu uygulama ile ödül verilen ... personelinin her birinin bir yıllık çalışması, kanunda öngörülen “somut olaylara ve verilere” dayanma şartına uyularak, idarede kurulan Performans Gelişim Sistemi üzerinde amirleri ve iş arkadaşları tarafından değerlendirildiğini, puanlandırıldığını, ödül verilen personelin şahsi değerlendirmelere göre değil, kanunda belirtildiği üzere somut olaylara ve verilere dayanarak, idarede kurulan ve başta Devlet Personel Başkanlığı olmak üzere birçok kamu ve özel kurum tarafından örnek alın Performans Gelişim Sistemi adlı yazılım üzerinden yapılan değerlendirme sonuçlarına göre ödüllendirildiğini,
İlamda sorgu konusu ödül ödemesinin 5393 sayılı kanunun 49. maddesi kapsamında verildiğini; ödemenin yegâne dayanağının 5393 sayılı kanunun 49. maddesi olmadığını, ... Genel Müdürlüğünün 5393 sayılı kanuna tabi olmadığı kabul edilse bile ... Genel Müdürlüğünün mahalli bir idare olduğu hususunda tereddüt bulunmadığını, Mahalli idarelerin 5018 sayılı Kamu Mali Kontrol ve Yönetim Kanununda Belediyeler ve bağlı kuruluşlar olduğunun açıkça düzenlendiğini,
Esasa ilişkin savunmaları saklı kalmak üzere, ilamın usul yönünden de bozulması gerektiğini, İlamda ödemenin yapıldığı kişilerin bir başka deyişle ahizlerin gösterilmediğini, Oysa 6085 sayılı Sayıştay Kanunun 51. maddesinde açık bir şekilde ilamda bulunması gerekli hususların tek tek sayılmış olup, ilama ahizler ile tahsilat miktarlarının yazılması gerektiğinin açık bir şekilde düzenlendiğini, ilamda ahizlerin adının yazılmamasının, yersiz olduğu tespit edilen ödemenin tahsil sürecinde karmaşaya neden olacağını, İdarenin, ilamla hüküm altına alınan zararı kimden ne kadarını tahsil edeceğini belirleyemeyeceğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Sorumlular dosyanın duruşmalı görüşülmesi esnasında ise kamu zararının tahsil edildiğini belirtmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“…
5393 sayılı Belediye Kanunumun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinin son fıkrasında: “Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının yüzde onunu ve Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (20.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, hastalık ve yıllık izinleri dâhil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez İkramiye Ödenebilir.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 2’ nci maddesinde Kanun’un Belediyeleri kapsayacağı belirtilmiş, “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde İse “Belediye” tanımı belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarım karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, İdarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi olarak yapılmıştır.
Kurum personelinden bir kısmına yukarıda bahsedilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesinin son fıkrası uyarınca belediye memurları için Öngörülen ikramiye ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, sorumlular savunmalarında sadece 5393 sayılı Kanuna göre değil aynı zamanda yapılan harcamanın 657 sayılı Kanunun 122 nci maddesi hükmü gereği ödül ödemesi olduğunu belirtmişlerdir.
..., ... Büyükşehir Belediyesine bağlı bir Genel müdürlük olmakla birlikte, ayrı bir teşkilat kanunu, tüzel kişiliği ve bütçesi olan bir idaredir. Kurum personelinin atanması da belediye personelinin atanmasından farklı bir usul ile gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle Kurum personelinin doğrudan doğruya belediye personeli olarak değerlendirilmesi, Kurum memurlarının da belediye memuru olarak addedilmesi mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 122 nci maddesinde; “Görevli oldukları kurulularda olağanüstü gayret ve çalışmaları ile emsallerine göre başarılı görev yapmak suretiyle; kamu kaynağında önemli ölçüde tasarruf sağlanmasında, kamu zararının oluşmasının önlenmesinde ve önlenemez kamu zararlarının önemli ölçüde azaltılmasında, kamusal fayda ve gelirlerin beklenenin üzerinde artırılmasında veya sunulan hizmetlerin etkinlik ve kalitesinin yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı olarak katkı sağladıkları tespit edilen memurlara, merkezde bağlı veya ilgili bakan, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından başarı belgesi verilebilir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde (...) (2) görevli Devlet memurları için Millî Savunma Bakanı bu yetkisini devredebilir. Üç defa başarı belgesi alanlara üstün başarı belgesi verilir.
Üstün başarı belgesi verilenlere, merkezde bağlı veya ilgili bakan ve illerde valiler tarafından uygun görülmesi hâlinde en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 200’üne kadar ödül verilebilir.” hükmü yer almaktadır.
Madde metninden anlaşılacağı üzere, üstün başarı ödülü alanlara Ödül ödemesinin yapılabileceği belirtilmiş olup, Üstün Başarı Belgesinin de hangi makamlar tarafından verileceği madde metninde belirtilmiştir. Yapılan ödemenin Ödül ödemesi olmadığı anlaşılmaktadır. Ödül ödemesinin ancak bu belge sahiplerine yapılacağı, dolaysıyla, ... veya belediyenin bağlı kuruluşlarında çalışan personele ikramiye ödenmesi düzenlenmediğinden ve yine 5393 sayılı Belediye Kanunun ikramiye ödenmesini öngören 49 uncu maddesi son fıkrasında sadece “belediye memurları” ibaresi bulunduğundan ödemelerin mevzuata aykırı olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sorumlular savunmalarında ilamda ahizlere yer verilmesi gerektiğini İfade etmişler, ancak 6085 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin (f) bendinde yer alan; “f) Tahsil edilmek suretiyle ilişiği giderilmiş hususlar ve ahizleri ile tahsilat miktarları,” şeklindeki ifade, tahsil edilerek ilişiği giderilmiş bir husus varsa buna ilişkin bilgiler, ahizler ve tahsilat miktarının ilamda yer verilmesini öngörmektedir. Olayımızda herhangi bir tahsilat söz konusu olamadığı için ilamda ahizlere yer verilmemesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, temyiz talebi reddedilerek Daire kararının onaylanmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş belirtmiştir.
Duruşma talebinde bulunan …, …. ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinin son fıkrasında aynen:
“Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının yüzde onunu ve Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (20.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, hastalık ve yıllık izinleri dâhil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde Kanun’un Belediyeleri kapsayacağı belirtilmiş, “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise “Belediye” tanımı belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi olarak yapılmıştır.
Yapılan incelemede; kurum personelinden bir kısmına yukarıda bahsedilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesinin son fıkrası uyarına belediye memurları için öngörülen ikramiye ödemesi yapıldığı görülmüştür.
..., ... Büyükşehir Belediyesine bağlı bir Genel müdürlük olmakla birlikte, ayrı bir teşkilat kanunu, tüzel kişiliği ve bütçesi olan bir idaredir. Kurum personelinin atanması da belediye personelinin atanmasından farklı bir usul ile gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle Kurum personelinin doğrudan doğruya belediye personeli olarak değerlendirilmesi, Kurum memurlarının da belediye memuru olarak addedilmesi mümkün değildir. Nitekim ...’nin teşkilat kanunu niteliğinde olan 3645 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesi ile Kurumun üst düzey yöneticileri hariç tüm personelinin atanmasında genel müdür yetkili kılınmış iken, 5393 sayılı Kanun’un 38 ve 49’uncu maddelerinde belediye personelinin atanmasındaki yetki belediye başkanının uhdesindedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesinin bir kısım fıkralarında bağlı kuruluş ifadelerine yer verilmiş, bir kısım fıkralarında ise sadece belediyelere ilişkin düzenlemeler yer almıştır. Mesela norm kadro ilke ve standartları ile ilgili hükümlerin yer aldığı birinci fıkra ve sözleşmeli personel çalıştırılabilmesinin düzenlendiği iki ve dördüncü fıkralarda bağlı kuruluşlar ile ilgili hükümlere yer verilmiştir. Ancak, belediye personelinin atanmasının düzenlendiği iki ve sekizinci, diğer kurumlardan görevlendirilecek personelin düzenlendiği altıncı, belediye başkan yardımcılarının düzenlendiği yedinci ve belediye memurlarına yapılacak ikramiye ödemelerinin düzenlendiği dokuzuncu fıkralarda bağlı kuruluşlar mezkur fıkralarda yer alan hükümlere dâhil edilmemişlerdir.
Sorumlular savunmada, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 122. maddesinde yer alan düzenleme ile Devlet Memurlarına ödül verilmesinin prensip olarak benimsendiğini, keza 5393 sayılı Belediye Kanunun 49. maddesinde adı ödül olmamakla birlikte sınırlı sayıda personele maaşı dışında bir ikramiye ödemesi yapılacağının düzenlendiğini ifade etseler de; bahsedilen yasalarda açık olarak ... veya belediyenin bağlı kuruluşlarında çalışan personele ikramiye ödenmesi düzenlenmediğinden ve yine 5393 sayılı Belediye Kanunun ikramiye ödenmesini öngören 49 uncu maddesi son fıkrasında sadece “belediye memurları” ibaresi bulunduğundan savunmalarını kabul etmek mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin reddi ile 151 sayılı İlamın 3’ üncü maddesiyle …..- TL için verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oyçokluğu ile(Temyiz Kurulu ve 8. Daire Başkanı …, 3. Daire …, 2.Daire Başkanı …, Üyeler …, …, … ile …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı),
Karşı oy gerekçesi
Temyiz Kurulu ve 8. Daire Başkanı …, 3. Daire …, 2.Daire Başkanı …, Üyeler …, …, … ile …’ın karşı oy gerekçesi:
“5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinin son fıkrasında aynen:
“Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının yüzde onunu ve Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (20.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, hastalık ve yıllık izinleri dâhil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir.” hükmü yer almaktadır.
Yapılan incelemede; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesinin son fıkrası uyarınca ... Genel Müdürlüğü personelinden üstün performans gösteren, sunulan hizmetin etkinlik ve kalitesinin yükseltilmesine önemli katkıda bulunan personele, belediye memurları için öngörülen ikramiye ödemesi yapıldığı görülmüştür.
657 sayılı Kanun’un “3659 ve 2847 sayılı kanunlar ile bunların ek ve değişikliklerine tabi kurumlar” başlıklı Ek Geçici 9’uncu maddesinde;
“3659 sayılı Kanunla ek ve değişiklikleri, 2847 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine tabi olan kurumların (Et ve Balık Kurumu ve Petrol Ofisi dahil) personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar, söz konusu kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlarındaki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı;
Bu kurumlar personelinin aylıklarının hesabında bu Kanuna ekli (1) sayılı gösterge tablosu esas alınacağı; bu kurumlar için tespit edilen sınıflara giriş ve hizmette derece yükselmeleri ve kademe ilerlemeleri ve öğrenim derecelerine göre yükselebilecekleri en yüksek dereceler hususunda bu kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı” belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Ek geçici 7, 9, 12, 13 ve 14’üncü maddeler kapsamına giren personele, bu kanuna tabi memurlara, ödenenler dışında ödeme yapılamayacağı ve bunlara uygulanacak diğer hükümler:” başlıklı Ek Geçici 21’inci maddesinde ise;
“Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve 14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz. Ancak, 440 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümleri ile 30. ve geçici 7’nci maddesindeki haklar saklıdır………Bu Kanunun, İkinci görev yasağı, ikinci görev verilecek memurlar ve görevler ders görevi ve konferans ücreti, iş güçlüğü zammı, iş riski zammı, mali sorumluluk tazminatı (Kasa açığından sorumlu olan veznedarlar, nakit ve kıymet muhafızları ve diğer görevlilere verilen kasa tazminatları) eleman temininde güçlük zammı, avukatlık ücreti, fazla çalışma ücreti ile diğer özlük ve sosyal haklarla ve istihdan şekilleriyle ilgili hükümleri birinci fıkrada yazılı personel hakkında da uygulanır. …...” hükmü yer almıştır.
Söz konusu bu hüküm ile 3645 sayılı Kanuna tabi ... personeli; mali haklar yönünden 657 sayılı Kanuna tabi kılınmışlardır.
657 sayılı Kanunun 122. maddesinde(Değişik: 13/2/2011-6111/110 md.);
“….sunulan hizmetlerin etkinlik ve kalitesinin yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı olarak katkı sağladıkları tespit edilen memurlara” ödül verilebileceği açık bir şekilde düzenlenmiştir ve Kanun, merkezi ve mahalli idarelerdeki bütün memurlar için geçerlidir.
Bu açıklamalara göre, ... Genel Müdürlüğü personelinden üstün performans gösteren personele yapılan ödül ödemesinde mevzuata aykırılık bulunmadığından tazmin hükmünün KALDIRILMASI gerekir.”
Karar verildiği 20.06.2018 tarih ve 44711 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40