Sayıştay 5. Dairesi 422 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

422

Karar Tarihi

9 Haziran 2020

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 5

  • Karar Tarihi: 09.06.2020

  • Karar No: 422

  • İlam No: 117

  • Madde No: 27

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2018

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Sosyal denge tazminatı

Belediye ile ……. Sendikası (…….) arasında akdedilen ve ……. ve ……. tarihlerinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmeleriyle, ……. Müdürlüğünde çalışan …-Sen üyesi personele ……. yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle ……. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,

Uluslararası Çalışma Örgütünün değişik tarihlerde gerçekleştirdiği Genel Konferanslarında kabul edilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisince de birer kanunla onaylanmasının uygun bulunması üzerine tasdik edilen sözleşmelerle, kamu hizmetlerinde çalışanların örgütlenme hakkı ve istihdam koşullarının belirlenme yöntemleri konularında bazı hakların sağlanması yoluna gidildiği görülmektedir. Her ne kadar Anayasamızın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca, usulüne uygun olarak yürürlüğe konmuş uluslararası antlaşmalar kanun hükmünde olup bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamamakta ise de Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 7 nci maddesine göre "Yasama yetkisi" Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir ve bu yetki devredilemez. Anayasanın 128 inci maddesinde ise memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. 08.08.1951 tarih ve 5834 sayılı yasayla onaylanması uygun bulunan ve 14.08.1951 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 98 no.lu ILO sözleşmesinde, çalışanlara toplu pazarlık ve toplu sözleşme hakkı getirilmiştir; ancak çalışanlara tanınacak mali hakların sözleşme ile serbestçe belirlenebileceği ve imzalanacak bu sözleşmenin de normlar hiyerarşisine göre Kanun hükümlerinin üzerinde olacağına dair bir hüküm yer almamaktadır. Anayasa’nın 90 ıncı maddesi bir Anayasa hükmü olduğu gibi 128 inci maddesi de bir Anayasa hükmüdür. Dolayısıyla her iki hükmün beraber değerlendirilerek memurlara toplu sözleşme hakkı verilmekle birlikte; memurların yapılacak sözleşmelerin yine kanunlarla belirlenen usul ve esaslara uyması gerekmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinde; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir” hükümleri yer almaktadır.

Anayasanın mezkur 53 üncü maddesi doğrultusunda; 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” denilmektedir.

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” denilmekle birlikte aynı Kanunun Geçici 14 üncü Maddesinde “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2017 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2017 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz” hükümlerine yer verilmiştir.

Buradaki düzenleme ile idarelere, yeni yapılan sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmeler ile sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda, 31.12.2019 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verilmiştir. Sonra yapılan sözleşmedeki tavan tutar; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelerin, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esas alabilme yetkisi bulunmaktadır. Başka bir deyişle, 31.12.2019 tarihine kadarki dönemde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen meblağın altına inilmeyebileceği yetkisi, personele yapılan önceki ödemeler kadar ödeme yapma konusunda idarelere takdir hakkı tanınmıştır. Sorumluların savunmalarında da göz önünde bulundurulmasını istedikleri bu ifadelerde, idarelere tanınan takdir hakkı, 11.04.2012 tarihi itibariyle personele ödenen ortalama aylık kadar ödeme yapılmasını, yani genel toplu sözleşmede belirtilen tavan ile bağlı kalmaksızın, o dönemde sözleşmede belirtilen tutar ne ise onun ödenmesini ifade etmektedir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Yerel Yönetimlerin 11.04.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeleri, 31.12.2019 tarihinden önce sona ermekte ise ve söz konusu sözleşmelerdeki aylık ortalama sosyal denge tazminatı ödemeleri, genel toplu sözleşmede belirtilen tazminat tavanından yüksek ise bu tarihten önce sözleşmenin feshedilmesi halinde, önceki sözleşmedeki ödemelere devam edilebilecektir. Bununla birlikte, sözleşmelerin 31.12.2019 tarihinden önce sona ermesi, karşılıklı olarak feshedilmesi veya hangi şekilde olursa olsun yeni mali hükümler getirilmek suretiyle yenilenmesi veya belli yüzdelerle güncellenmesi halinde, yeni sözleşmede (önceki sözleşmede, toplu sözleşme tavanından daha yüksek ödemeler öngörüldüğü halde) 2012 yılında geçerli olan sözleşmedeki aylık ortalama ödemelerin artırılması mümkün değildir.

Belediye ile ilgili sendika arasında …2011 tarihinde imzalanan sözleşmenin yürürlük maddesine göre sözleşmenin süresi ….2014 tarihinde sona ermektedir. Söz konusu sözleşmede öngörülen ödemelerin aylık ortalaması, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın üzerinde olsa bile, sözleşmede öngörülen ödemeler 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi gereği geçerliliğini korumaktadır. Aynı madde gereğince, Belediyenin sendika ile imzaladığı ve ……. yılında geçerli olan sözleşmede öngörülen aylık ortalama ödemeler, 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi hükümleri uyarınca herhangi bir zam veya güncellemeye tabi tutulmaksızın (önceki sözleşmedeki aylık ortalama ödemeler toplamı, toplu sözleşme tavanından yüksek olduğundan) en fazla 2012 yılında geçerli olan sözleşmede öngörülen ortalama ödemeler kadar olabilir. Diğer bir ifadeyle, Geçici 14 üncü madde uyarınca ….2011 tarihinde imzalanan ve …2014 tarihine kadar geçerli olan sözleşmede, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar korunduğundan, cari dönemde imzalanacak sözleşmede ilgili personele yapılacak ortalama aylık ödemeye ilişkin öngörülmesi gereken tavan tutarın hesabında 2012 yılında geçerli olan sözleşmedeki ortalama aylık tutarlar esas alınabilecektir Ancak, yeni imzalanan sözleşmede, bir önceki sözleşmedeki ödeme kalemleri artırılmıştır. Dolayısıyla mevzuata aykırı olarak artırılan bu ortalama aylık tutarlarının her biri kamu zararını oluşturmaktadır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin tetkikinden, ……. Belediyesi ile ……. Sendikası (…….-Sen) arasında ….2011 tarihinde sözleşme imzalandığı, söz konusu sözleşmenin yürürlüğünün ….2014 tarihinde sona erdiği ve bu sözleşmenin ……. üncü maddesinde;

“Tüm Bel Sen üyesi çalışanların halen almakta oldukları aylıklarına ilaveten ….2011 tarihi ile ….2012 tarihleri arasında her ay net ……. TL ödenir”

……. inci maddesinde;

“……..2011 Tarihi ile ……..2012 Tarihleri arasında Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. yılbaşında ve 1 Mayıs’ta net ……. TL ikramiye verilir” hükümlerine yer verildiği görülmüştür.

Yukarıda belirtilen 24 ve 25’inci maddeler birlikte değerlendirildiğinde, ….2012 tarihinde ……. Belediyesinde yürürlükte olan sözleşme uyarınca …….-Sen üyesi personellere ödenen ortalama aylık tutarlar aşağıdaki şekildedir:

  • … üncü maddeye istinaden her ay net …….TL,

  • … inci maddeye istinaden ……..2011-……..2012 tarihleri arasında toplam 5 adet ikramiye toplamı olan ……. TL’nin aylık tutarına isabet eden …….=…….TL olmak üzere toplam …….TL + …….TL = …….TL’dir.

Yine aynı sözleşmenin ……. üncü maddesinde;

“…….2012 tarihinden …….2013 tarihleri arasında her ay net ……. TL ödenir. …….2013 Tarihi ile …….2013 Tarihleri arasında her ay net ……. TL ödenir. …….2013 Tarihi ile ……..2014 Tarihleri arasında “ÜFE TÜFE ortalaması +1 puan” arttırılarak net ödenir. …….2014 Tarihi ile …….2014 Tarihleri arasında “ÜFE TÜFE ortalaması +1 puan” arttırılarak net ödenir” hükmüne yer verilmiştir.

……. Belediye Başkanlığı ile ……. Sendikası (……-Sen) arasında imzalanan ve …….2016 ile …….2018 tarihleri arasını kapsayan toplu sözleşmenin “Mali Haklar” başlıklı …’üncü maddesinin (…) fıkrasında;

“Çalışanlara her ay 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre verilen ücrete ilave olarak işverence memurlara sosyal denge yardımı olarak Net: ……. TL sözleşmeli memurlara Net: ……. TL Toplu Sözleşme Ücreti ödenir” denilmektedir.

Aynı Sözleşmenin … inci maddesinin (…) fıkrasında;

“İşveren, bu toplu İş Sözleşmesinin imzalanmasından sonra takip eden yıllarda, tüm nakdi ödemeye tabi diğer yardım ve alacaklar için yıllık TEFE-ÜFE ortalaması +5 fark koyarak ödemeye devam eder” hükmü yer almakta olup; bu hükümler uyarınca ……. Belediyesinde görevli …….Sen üyesi personele ……. yılının ilk altı aylık dönemi için Net …….TL ödendiği görülmüştür.

Ayrıca ……2018 ile …….2019 tarihleri arasını kapsayan toplu sözleşmenin “Mali Haklar” başlıklı …..’inci maddesinin (a) fıkrasında;

“Çalışanlara her ay 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre verilen ücrete ilave olarak işverence memurlara sosyal denge yardımı olarak Net: ……. TL sözleşmeli memurlara Net: ……. TL Toplu Sözleşme Ücreti ödenir” denilmektedir.

Fakat 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre, 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan Toplu İş Sözleşmesinde yerel yönetim hizmet koluna ilişkin tazminat tavanı tutarı …….-Sen üyesi personeller için …….2018 tarihinden itibaren aylık ……. TL (…….) ve …….2018-…….2018 tarihleri arası ise aylık ……. TL (…….) olmak zorundadır.

4688 sayılı Kanunun Geçici 14’üncü maddesine göre düzenlenen yeni sözleşmede unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen ortalama aylık ücret aynı Kanunun 32’nci maddesine göre toplu sözleşmede belirtilen tavan tutarı aşıyorsa, bu maddenin yürürlükte olduğu tarihte uygulanan sözleşmedeki personele ödenen ortalama aylık ücret tavan olarak esas alınabilir denilmektedir. Ancak bu tavan tutarlar 2018 yılı için belirlenen 1.031,23 TL ve 1120,43 TL nin altında kalması sebebiyle bu tutarların esas alınması gerekmektedir. Ancak 2018 yılında geçerli olan sözleşmede belirlenen ortalama aylık tutarlar, yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinde yer alan tavan tutarın üzerinde belirlenmiş ve kamu zararına neden olunmuştur.

5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediye Başkanı” başlıklı 37 nci maddesinde Belediye Başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu ifade edilmiştir. Bu hükümden hareketle Belediye Başkanı ve onun yetkili kıldığı kişilerin imzaladığı sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşme, temsilcisi oldukları idare için bağlayıcılık taşımakta olduğundan, mevzuata aykırı hükümler içeren sözleşmeyi imzalayan sıfatıyla harcama talimatını veren Belediye Başkanının ve Belediye Başkanının yetkilendirmesi ile sözleşmeyi imzalayanların oluşan kamu zararından dolayı sorumlulukları bulunmaktadır. Bununla birlikte, imzalanan sözleşme yürürlük tarihi sonuna kadar geçerli olduğundan; dolayısıyla sözleşmeye bağlı mali haklar de buna bağlı olarak aynı süre sonuna kadar ödenmeye devam olunduğundan, sözleşmede imzası bulunan sorumluların, sözleşmenin yürürlük süresi sonuna kadar emekliye ayrılma vb. durumlarda mali sorumlulukları devam etmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;

“…

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm doğrultusunda, Harcama Yetkililerinin ödemeler ile ilgili bütçe, ödenek, harcama talimatının düzenlenmesi ve sair usule ilişkin hususlar doğru olsa bile harcama talimatının mevzuata uygun olmasını temin etme zorunluluğu ve sorumlulukları bulunmaktadır. Bu doğrultuda, 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.

Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.

Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir” hükümleri yer almaktadır. Söz konusu yönetmeliğin üçüncü fıkrasında yer alan mali karar ve işlemlerin merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönünden kontrolü, harcama birimlerine verilen bir sorumluluktur ve bu sorumluluk harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin üzerindedir.

Aynı Yönetmeliğin “Ön Mali Kontrolün Niteliği” başlıklı 11 inci maddesinde;

“…

Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu hüküm 5018 sayılı Kanun ve İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Harcama Yetkililerine ve Gerçekleştirme Görevlilerine verilen sorumluluğu pekiştiren bir düzenlemedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71 inci maddesinde kamu zararının tanımı “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır” şeklinde tanımlanmış;

“Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde

yapılmaması,

f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır” denilmek suretiyle, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler sayılmıştır. Söz konusu kriterler arasında mal ve hizmet alımına ilişkin düzenlemeler yer almakla birlikte, (c), (e) ve (g) bentlerinde genel olarak mal ve hizmet alımları ile ilişki kurulmaksızın bir belirleme yapılmıştır. Dolayısıyla, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılmasının ve 71 inci maddenin tamamen mal ve hizmet alımları ile ilişkili olduğu yönünde bir değerlendirmenin hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Belediye ile ……. Sendikası (…….-Sen) arasında akdedilen ve ……..2016 ve …….2018 tarihlerinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmeleriyle, ……. Müdürlüğünde çalışan …….-Sen üyesi personele 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle oluşan ……. TL kamu zararının,

……. TL’sinin Harcama Yetkilisi ……., Gerçekleştirme Görevlisi ……. ve Belediye adına sözleşmeyi imzalayan Diğer Sorumlular ……., ……., ……., ……., ……., ……., ……. ve …….’e,

……. TL’sinin Harcama Yetkilisi ……., Gerçekleştirme Görevlisi ……. ve Belediye adına sözleşmeyi imzalayan Diğer Sorumlular ……., ……., ……., ……., ……., ……., ……. ve …….’e,

Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,

İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.

Azınlık Görüşü:

Üye …….’in karşı oy gerekçesi:

“Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri, belediye başkanı tarafından imzalanan, kendilerinin bu süreçlerde dahli bulunmayan bir sözleşmenin gereğini yerine getirmişlerdir. Sözleşmede öngörülenler dışında bir ödemede de bulunmamışlardır. Söz konusu kişilerin bu sözleşmeyi uygulamama gibi bir seçenekleri bulunmamaktadır. Kamu zararı bu görevlilerce imzalanan ödeme emrinden değil yukarıda da açıklandığı üzere sözleşmeden kaynaklanmıştır. Dolayısıyla bu görevlilere bir kusur atfetmek mümkün olamadığından bunlar hakkında tazmin kararı verilmesi yasal olarak mümkün değildir”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim