Sayıştay 5. Dairesi 42120 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
42120
21 Şubat 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 5
-
Dosya No: 42120
-
Tutanak No: 44128
-
Tutanak Tarihi: 21.02.2018
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Memurlara ödenmekte olan sosyal denge tazminatının üst sınırın üzerinde verilmesi.
- 69 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle; ... Büyükşehir Belediyesi ... İdaresi Genel Müdürlüğü’nde çalışan memurlara ödenmekte olan sosyal denge tazminatının üst sınırın üzerinde verilmesi sonucunda ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlu Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Bşk. V.) …. (… numaralı dosya) ile Diğer sorumlular Harcama Yetkilisi (Plan Proje Yatırım ve İnşaat Dairesi Bşk. V.) … (… numaralı dosya), Gerçekleştirme Görevlisi (Sosyolog) … (… numaralı dosya), Harcama Yetkilisi (Destek Hizmetleri Dairesi Bşk. V.) … (…numaralı dosya), Harcama Yetkilisi (İçme Suyu Dairesi Bşk. V.) … (… numaralı dosya), Gerçekleştirme Görevlisi (Şube Müdürü) … (… numaralı dosya), Harcama Yetkilisi (Özel Kalem Müdür. V) … (… numaralı dosya), (Şube Müdürü) … (… numaralı dosya), (Şube Müdürü) … (... numaralı dosya), Üst Yönetici (Genel Müdür) … (... numaralı dosya), (Abone İşleri Dairesi Bşk. V.) … (... numaralı dosya), (Şube Müdürü) … (... numaralı dosya), (Şube Müdürü) … (... numaralı dosya), (Memur) … (... numaralı dosya), (Şef) … (… numaralı dosya), (Plan Proje Yatırım ve İnşaat Dairesi Bşk. V.) … (… numaralı dosya), (Memur) … (… numaralı dosya), (Yazı İşleri Müdür V.) … (… numaralı dosya), (Mühendis) … (… numaralı dosya), (Şube Müdürü) … (… numaralı dosya), (Sözleşmeli Personel) ... (... numaralı dosya), (Şube Müdürü) … (... numaralı dosya), (Şube Müdürü) … (... numaralı dosya), (Tekniker) … (... numaralı dosya), Dairesi adına (Genel Müdür V.) … (... numaralı dosya), (Mühendis) … (... numaralı dosya), (Kanalizasyon Dairesi Bşk. V.) … (... numaralı dosya), (Memur) … (... numaralı dosya), (Ekonomist) … (... numaralı dosya), (Şube Müdürü) … (... numaralı dosya), (Bilgi İşlem Dairesi Bşk. V.) … (... numaralı dosya), (Şube Müdürü) … (... numaralı dosya), (Strateji ve Geliştirme Dairesi Bşk. V.) … (... numaralı dosya) ve (Ekonomist) … (... numaralı dosya) tarafından gönderilen aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
Sayıştay ilgili Daire Başkanlığı’nın vermiş olduğu ilam gereğince, ... ’ nin sadece büyükşehir belediyesine bağlı bir kuruluş olmayıp, aynı zamanda tüzelkişiliği de bulunan bir kamu idaresi olduğu, ... tarafından imzalanan sözleşmenin yepyeni bir sözleşme olduğu ve ayrı tüzel kişiliği bulunan ... Belediyesinin yaptığı sözleşmeyle hiçbir ilgi ve bağlantısının bulunmadığı, dolayısıyla ... Belediyesi tarafından 15.02.2012 tarihinde imzalanan sözleşmenin ayrı bir tüzel kişiliği olan ... Genel Müdürlüğünü/personelini kapsamayacağının ilamın gerekçesi olarak gösterildiği,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü’nün 24.06.2015 tarih ve 13430 sayılı yazısında da belirtildiği üzere (Ek-1) yetkili sendika tespit edilirken İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarının toplam üye sayısı üzerinden mi yoksa bağlı kuruluşların İzmir Büyükşehir Belediyesinden ayrı tutanak mı yapılacağı konusuna ilişkin verdiği mütalaada İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarınca ayrı ayrı tutulan tutanakların sonrasında birleştirilerek tek tutanak haline getirileceğinin ifade olunduğu,
Anılan mütalaadan anlaşılacağı üzere her ne kadar ... ’ nin müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz olduğu kabul edilse dahi ... Genel Müdürlüğü ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının bağlı kuruluşu olduğu, ayrıca, Aralık 2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe konulan 6360 sayılı “On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ un 1. maddesi gereğince, ... Belediyesi kapatılarak, ... Büyükşehir Beleiye Başkanlığına dönüştüğü, ...; Büyükşehir Belediyesi olduktan sonra ... Genel Müdürlüğü kurulduğu, ... Belediye Başkanlığı daha ... kurulmadan yani 2012 yılından evvel toplu iş sözleşmesi akdetmiş olup, ayrıca ... Genel Müdürlüğü personelinin de ... Belediye Başkanlığı personeli olduğu,
4688 sayılı Yasa’nın Geçici 14. maddesine istinaden sözleşme akdedilirken 32. maddenin 3. fıkrasında yer alan hükümlerin dikkate alınmayacağı şeklindeki yasal düzenlemesi karşısında iddia edilenin aksine sözleşme tavanınaşılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı,
22.05.2004 tarihinde Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasına "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. " hükmü eklendiği,
Anayasa’nın anılan hükmü gereğince "sendikal hak ve özgürlüklerin" insan haklarından olduğu, Anayasanın 90 maddesine uygun olarak onanarak yürürlüğe konulan milletlerarası sözleşmeler içerisinde; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (11.madde), Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi, Ekonomi. Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Uluslararası Çalışma örgütünün (ILO) 87 sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendika Hakkının Korunması Sözleşmesi ile 98 sayılı Örgütlenme Hakkı ve Toplu Pazarlık Sözleşmesi (4. madde) yer aldığı, tüm bu uluslararası anlaşmaların temel insan hakları sözleşmelerinden olduğu, ayrıca bu sözleşmeleri ulusal hukuka katan özel yasa olmadan direkt uygulanabileceğinin Anayasa'nın 90. maddesi gereği olduğu, Anayasa’nın 11. maddesinde Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağladığı hükmü karşısında; Anayasanın bağlayıcılığının yalnızca yasama, yürütme ve yargı organlarıyla sınırlı olmadığını çok açık biçimde ortaya koyduğu,
Konuyla ilgili olarak Danıştay Birinci Dairesi (Esas No:2005/1067, Karar No: 2005/1363) 17.11.2005 tarihli kararında, TÜM BEL SEN sendikası ile Niğde Ulukışla Belediyesi arasında akdedilen toplu sözleşmenin; Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) nun Ülkemizce onaylanan 87, 98, 151 sayılı sözleşmeleri ve Avrupa Sosyal Şartı hükümlerinin Anayasanın 53 ve 90 inci maddeleri uyarınca değerlendirilmesi sonucu Tüm Belediye ve Yerel yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası İle Belediye arasında varılan mutabakat uygulamasının suç teşkil eder bir yanının bulunmadığı, kararının soruşturma izni verilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verdiği,
Zonguldak İdare Mahkemesi, (Esas No:2006/633, Karar No:2006/11142) 14.09.2006 tarihinde: ILO Sözleşmeleri ve Avrupa Sosyal Şartı'na atıfta bulunduğu ve bu sözleşmelerde kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkının bulunduğunu belirttiği ve Anayasa'nın 90. maddesi gereği bu sözleşmelerin iç hukukta uygulanmasının öncelikli olduğunu kabul ettiği,
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Tüm Bel Sen sendikası arasında 01.01.1993 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere imzalanan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin Gaziantep Belediye Başkanlığınca yerine getirilmemesi üzerine, tüm yasal başvuru yollarının tüketilmesini müteakip sendika tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulduğu, AIHM ikinci Dairesi 345Ü3/97 no’lu dosyada işlem gören davada 21.11.2006 tarihli kararı ile "... Ulusal Mahkemeler, başvuranların bağlı olduğu sendikanın tüzel kişiliğini tanımayı reddettiklerinden ve sendika tarafından işverenle imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin geçersiz olarak değerlendirilmesinden dolayı AİHS'nin 11. maddesinin ihlal edildiği ..." gerekçesiyle Savunmacı Devletin tazminat ödemesine karar verdiği, bu karara Hükümetin itirazı üzerine dosyanın Büyük Daireye intikal ettiği,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin 12 Kasım 2008 tarihinde Avrupa Konseyi üyesi 47 devletin hepsini bağlayan bir kararla bu konuya ilişkin uluslararası yargı sürecini nihai olarak sonuçlandırdığı, Büyük Daire’nin, "Demir- Baykara/Türkiye" adındaki bu davaya yönelik "oybirliği" ile verdiği kararında; sendikal hak ve özgürlüklerle ilgili başlıca sözleşmelere ve sözleşmelerdeki kurallara göndermelerde bulunduğu, bununla da yetinmeyerek denetim organlarının yerleşik kararlarından -alıntılar yaptığı, kamu çalışanlarının toplu sözleşme hakkı bakımından içtihat niteliğindeki, bu kararında Büyük Daire’nin özetle; sendika hakkının kullanılmasının engellenmesi ve imzaladığı toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olarak geçersiz sayılmasının 11. maddenin ihlal edildiği sonucuna vardığı, Büyük Daire’nin toplu sözleşme hakkının Sözleşme'nin 11. maddesinde sendikalar için öngörülen sendikal faaliyetlere katılma hakkının doğasında bulunan unsurlardan birisi olduğunu özellikle vurgulamak suretiyle hükümetin sendikaya 20.500 euro tazminat ödemesine karar verdiği,
Kamu çalışanlarının Toplu Sözleşme hakkına ilişkin Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşme ve belgeler ile bunlara ilişkin ulusal ve uluslararası yargı kararlarının yanında 12.09.2010 tarihli halkoylamasının 23.09.2010 tarih ve 27708 sayılı Resmi gazetede yayınlanan sonuçlarına göre kabul edilen Anayasa değişiklik paketiyle Anayasanın 53. maddesine “... Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.” fıkrası eklenmesi nedeniyle kamu görevlilerinin Toplu Sözleşme yapmaları önünde engel olduğu iddia edilen mevzuat değiştirildiği,
Sonuç olarak, uluslararası sözleşmeler ve AİHM kararları doğrultusunda sözleşme yapma serbestisi gereğince ve uluslararası sözleşmelerle çelişecek şekilde yasal düzenleme getirmek suretiyle kamu görevlilerinin toplu iş sözleşmesi yapma hakkının kısıtlanmasının Anayasamıza da aykırı olduğu kanaatinde olduğu,
Anayasa'nın 90. maddesi üzerinden iç hukukta doğrudan ve öncelikli uygulanması gereken Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve bunlara dayalı olarak verilen ulusal ve uluslararası yargı kararlan ile Anayasa'nın 12.09.2010 tarihinde değiştirilen 53. maddelerine uygun olarak 04.04.2012 tarihli 6289 sayılı Yasa ile 4688 sayılı Yasada değişiklik gerçekleştirildiği, adı "Kamu görevlileri sendikaları ve toplu sözleşme kanunu” olarak değiştirilen 4688 sayılı Yasanın “Mahalli İdarelerde Sözleşme imzalanması” başlıklı 32. maddesinde ise belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde çalışan kamu görevlilerini temsilen ilgili mahalli idare kurumunda en fazla üyeye sahip sendika ile kurum amiri arasında sözleşme yapılacağının belirtildiği,
23.06.2015 tarihinde imzalanan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin 2015-2016 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme metninin 7. maddesi ile değiştirilen 4688 sayılı Yasanın geçici 14 üncü maddesinde ilk olarak 15.03.2012 tarihinden önce imzalanmış olup, 31.12.2017 tarihinden önce sona eren sözleşmelerin, sona eriş tarihini izleyen bir ay içinde 32. maddenin üçüncü fıkra hükümleri çerçevesinde belirtilen her hangi bir şarta bağlı olmaksızın yenilebileceğinin belirtildiği,
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32. maddesinin 3. fıkrasında“ .... İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalacağı ...”,
Geçici Madde 14 de ise “15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgil personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmayacağı ...” hükme bağlandığı,
Kurum ile ilgili Sendika arasında 15/3/2012 tarihinden önce sözleşme akdedildiği, halen yürürlükte olan sözleşme de iş bu sözleşmenin devamı niteliğinde olduğundan, 4688 sayılı Yasa’nın Geçici 14. maddesine istinaden sözleşme akdedilirken 32. maddenin 3. fıkrasında yer alan hükümlerin dikkate alınmayacağı, yine 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabileceği kanaatinde oldukları,
Sayıştay 5. Dairesi 138 ilam, 148 karar no’lu ve 13.04.2016 tarihli kararında (Ek- 2) “ ... Söz konusu Geçici 14 ünü maddenin son bölümünde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede öngörülen hakların üzerinde bir ödemenin yapılmamasına veya yasaklanması söz konusu değildir. Buradaki düzenleme ile idarelere, yeni yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, daha önceki sözleşmelerle sağlanan aylık ödemenin altında kaldığı durumlarda, 31.12.2015 tarihine kadar idarelerin uygulayacakları sözleşmelerde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutarın tavan aylık olarak esas alınabileceği yetkisi verilmiştir. Sonra yapılan sözleşmedeki tava tutar; önceki sözleşmede öngörülen ortalama kazançtan daha düşük ise, bu durumda idarelere, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmeye göre ödenen, ortalama aylık tutarı tavan olarak esas alabilme yetkisi verilmektedir. Başka bir deyişle, 31.12.2015 tarihine kadarki dönemde, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşmede unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen meblağın altına inilmeyeceği yetkisi, personele yapılan önceki ödemeler kadar ödeme yapma konusunda idarelere takdir yetkisi verilmiştir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Belediye ile Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi ile memur ve sözleşmeli personele ödenen ve mevzuatına uygun olduğu anlaşılan 770.774,67 TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına ...” oybirliği ile karar verildiği,
Yargılama konusu yapılmak istenen hususta yapılan sözleşmenin hukuka uygun olduğunu belirtmekle beraber, ... SEN ile ... ... İdaresi Genel Müdürlüğü arasında imzalanan ve yürürlük dönemi 01.01.2015-31.12.2015 olan toplu iş sözleşmesinin 27. maddesinde ödenmesi kararlaştırılan 1.350.00 TL’nin net meblağ olmadığını da belirtmek gerekeceği, zira bu miktar üzerinden memur çalışanlardan gelir vergisi ile damga vergisi; sözleşmeli personelden ise bunlara ek SGK kesintisi yapılarak ödemeler gerçekleştirildiği,
Kurumları ve çalışanların kanuni olarak yetkilendirdiği sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmeleri, yukarıda belirttikleri yasalar, anayasa ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşma hükümleri çerçevesinde imzalandığı, sözleşmedeki sosyal denge tazminatında mevzuata aykırı herhangi bir düzenleme söz konusu olmadığının görüldüğü ve değerlendirildiği,
Belirterek verilen tazmin hükmünün bozulmasını talep etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“…İlamın 1 inci maddesinde özetle; Memurlara ödenmekte olan sosyal denge tazminatının üst sınırın üzerinde verilmesi sonucunda oluşan ... .- TL kamu zararının ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği görülmektedir.
Temyiz dilekçesinde özetle, ... Büyükşehir Belediyesi ... İdaresi Genel Müdürlüğünü (... ) müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz bir kamu kurumu olmakla birlikte ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına bağlı bir kuruluş olduğu, 6360 sayılı Kanunla ... Belediyesi Büyükşehir Belediyesine dönüştürüldükten sonra ... Genel Müdürlüğünün kurulduğu, ... Belediye Başkanlığının ... kurulmadan 2012 yılından evvel toplu iş sözleşmesi akdetmiş olduğundan 4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesi hükmüne dayanılarak yapılan sözleşmeyle 32 nci madde hükmüne göre yapılan sözleşme tavanın aşılmasının söz konusu olmadığı, uluslararası sözleşmeler ve AİHM kararları doğrultusunda sözleşme yapma serbestisi gereğince ve uluslar arası sözleşmelerle çelişecek şekilde yasal düzenleme getirmek suretiyle kamu görevlilerinin toplu iş sözleşmesi yapma hakkının kısıtlanmasının Anayasaya aykırı olduğu, Kurum ile ilgili sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinin belirtilen yasa, Anayasa hükümlerine ve temel hak ve özgürlüklere uygun olduğu ifade edilerek 16.01.2017 tarih ve 69 sayılı ilam ile verilen tazmin kararının bozulması talep edilmektedir.
2015 yılı için mevzuatta sosyal denge tazminatı üst sınırı olarak öngörülen üst sınırın üzerinde sosyal denge tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde; “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” denilmektedir.
375 sayılı KHK’nin ek 15 nci maddesinde de, belediyeler ve bağlı kuruluşlar ile il özel idarelerinde istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, ödenecek aylık tavan tutarın toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere yapılacak sözleşmeyle belirleneceği, ifade edilmiş olup; 2014 ve 2015 yıllarını kapsayan toplu sözleşmenin 1 nci maddesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının % 100'ü olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 2015 yılı için ödenebilecek aylık sosyal denge tazminatı tavan tutarının [(9500 x 0,079308= 753,42) (9500 x 0.083084= 789,29)] [(753,42 + 789,29) / 2 =] 771,35 TL olması gerektiği halde, yapılan sosyal denge tazminatı ödemesinin aylık 1.300,-TL civarında olduğu görülmektedir.
Sorumlular yapmış oldukları savunmada, Kurum ile sendika arasında 15.03.2012 tarihinden önce sözleşme akdedilmiş ve halen yürürlükte olan bu sözleşmenin 15.03 2012 tarihinden önce yapılan sözleşmenin devamı niteliğinde olduğundan, 31.12.2015 tarihine kadar uygulanacak sözleşmelerde uygulanacak aylık tavan tutarın 15.03.2012 tarihinden önce personele ödenen ortalama aylık tutar tavan tutar olarak esas alınması gerektiği belirtilmektedir.
Oysa, ... Belediyesinin yerine 06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 6360 sayılı Kanunun 1 nci maddesiyle ... ili il mülki idare sınırları esas alınarak ... Büyükşehir Belediyesi oluşturulmuştur. ... Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (... ) ise, 13.03.2014 tarih ve 2014/6072 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, tüzel kişiliğe sahip yeni bir mahalli idare olarak kurulmuştur. Dolaysıyla, yeni kurulan bu birimde çalışanlar ister belediyeden ya da başka kurumdan devredilmiş personel olsun isterse açıktan alınan personel olsun bunlara daha önce ... Belediyesi tarafından imzalanan sözleşmeyle verilen sosyal denge tazminatı kazanılmış bir hak niteliğinde olmadığından ... ile ilgili sendika arasında yapılan sözleşme hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatı ödemesinin yapılması gerekmektedir. Yani, 2015 yılı için sosyal denge tazminatı tavan tutar olarak belirlenen tutar esas alınarak ödemelerin yapılması gerekirdi. Dolaysıyla, 2015 yılı için belirlenen tavan tutarın üzerindeki ödemelerin yasal dayanağı olmadığı ve 5018 sayılı Kanunun 71 nci maddesi hükmü gereği kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, talebin reddedilerek, Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”
şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
69 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle; ... Büyükşehir Belediyesi ... İdaresi (... ) Genel Müdürlüğü’nde çalışan memurlara ödenmekte olan sosyal denge tazminatının üst sınırın üzerinde verilmesi sonucunda ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Mahalli idarelerde çalışan personele sözleşme ile ödeme yapılmasının yasal dayanağı olan 375 sayılı KHK’nın ek 15 inci maddesinde:
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”
hükmü yer almakta olup 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde:
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.”
hükmü yer almaktadır.
Diğer yandan aynı Kanun’un geçici 14 üncü maddesinde de:
“15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
denilmektedir.
14.08.2013 tarih ve 28735 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme”nin “Yerel Hizmet Kollarına İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 4 üncü bölümün 1 inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 100'üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev un... ı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin yukarıya alınan maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, ilgili kanunların belediyeler ve bağlı kuruluşları bünyesinde çalışan memurlara sosyal denge tazminatı ödeme konusunda takdir yetkisi tanınmakla birlikte, ödeyebilecekleri sosyal denge tazminatı miktarı ile ilgili olarak tavan tutar getirildiği anlaşılmaktadır. Bu ödemenin her bir kamu görevlisi açısından aylık miktarı; Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2 nci Dönem Toplu Sözleşme’nin Yerel Hizmet Kollarına İlişkin Toplu Sözleşme bölümünde, en yüksek devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) % 100’ü olarak belirlemiştir.
Rapor dosyasının incelenmesinden ... Genel Müdürlüğü ile ... SEN arasında imzalanan ve yürürlük dönemi 01.01.2015–31.12.2015 olan Toplu İş Sözleşmesinin 27 nci maddesinde, sendika üyesi çalışanların aylıklarına ilaveten 1.350 TL ödeneceğinin belirtildiği, ilişikli ödeme emri belgeleri ile eklerinin incelenmesinde ise, ... Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan memurlara, 2015 yılı ocak ayında 1.250 TL, Şubat ayında ise ocak ayında eksik ödenen 100,00 TL ilave edilerek (1.350,00 + 100,00) = 1.450,00 TL, Mart ayından aralık ayına kadar 1.350 TL ve Aralık ayında ise 720 TL ödenerek, yıllık bazda bir kişiye toplam 15.570,00 TL sosyal denge tazminatı ödendiği görülmüştür.
Sorumlular savunmalarının temelini; ... Genel Müdürlüğünün ... Büyükşehir Belediyesine bağlı kuruluş olduğu, ... Genel Müdürlüğü ile ilgili Sendika arasında halen yürürlükte olan sözleşmenin aslında 15.3.2012 tarihinden önce akdedilen sözleşmenin devamı niteliğinde olduğu, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14 üncü maddesine istinaden sözleşme akdedilirken 32 nci maddenin üçüncü fıkrasında yer alan hükümlerin dikkate alınmayacağı, yine 31.12.2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabileceği oluşturmaktadır.
Benzer iddialar Dairedeki yargılamada da dile getirilmiş olup bu iddia ile ilgili olarak İlamda aşağıdaki karşılama yapılmıştır:
“…... , sadece büyükşehir belediyesine bağlı bir kuruluş olmayıp aynı zamanda tüzelkişiliği de bulunan bir kamu idaresidir. Zaten ilgili sendikayla sözleşme imzalayabilmesi de bu özelliği nedeniyledir. Aksi takdirde, böyle bir sözleşme imzalayabilmesi hukuken mümkün olmazdı. ... tarafından imzalanan sözleşme yepyeni bir sözleşme olup ayrı tüzel kişiliği bulunan, ... Belediyesinin yaptığı sözleşmeyle hiçbir ilişkisi/bağı yoktur.
Bu düşüncenin kabulü halinde, ... tarafından imzalanan her hangi bir sözleşmenin de, ... Büyükşehir Belediyesini bağlayacağını kabul etmek gerekir ki hukuken bu mümkün değildir. Dolayısıyla, ... Belediyesi tarafından 15.3.2012 tarihinde imzalanan sözleşmenin, ayrı bir tüzel kişiliği olan ... Genel Müdürlüğünü/personelini kapsaması hukuken mümkün değildir…”
Öte yandan İlamda yukarıda ifade olunan gerekçe ile de yetinilmemiş olup konu ayrıca belediyeler açısından “birleşme ve katılma” ve “personel devri” açısından hem 5393 sayılı Belediye Kanunu hem de 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu açısından ayrı ayrı değerlendirilmiş olup söz konusu değerlendirmelere aşağıda yer verilmiştir.
“…5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;
“Birleşme ve Katılma” başlıklı 8. Maddesinde, Belde, köy veya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi,
“Tüzel kişiliğin sona erdirilmesi” başlıklı 11. Maddesinde ise, Meskûn sahası, bağlı olduğu il veya ilçe belediyesi ile nüfusu 50.000 ve üzerinde olan bir belediyenin sınırına, 5.000 metreden daha yakın duruma gelen belediye ve köyler ile Nüfusu 2.000'in altına düşen belediyelerin, tüzelkişiliklerinin sona erdirilmesi, tüzel kişiliği sona erdirilen bu belediye ve köylerin malları ve alacak ve borçlarının durumu, düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un “Personel devri başlıklı”, 50. Maddesinde de;
Bu Kanunun 8 ve 11 inci maddeleri uyarınca tüzel kişiliği kaldırılan belediyelerin kadroları ve personelinin; katılma hâlinde katıldıkları belediyeye, köye dönüştürülme hâlinde ilgili il özel idaresine devredileceği, devredilen personelden kadro ve görev unvanları değişmeyenlerin, aynı unvanlı kadrolara atanmış sayılacağı, devredilen personelden durumlarına uygun boş kadro olmayanların veya mevcut kadro unvanı ile atamaları yapılamayanların kadro unvanlarının üç ay içerisinde ilgili belediye meclisi veya il genel meclisince aynı sınıf içerisinde kalmak kaydıyla değiştirileceği, bu değişiklikten itibaren bir ay içerisinde ilgililerin durumlarına uygun kadrolara atamalarının yapılacağı, söz konusu personelin, atama işlemleri yapılıncaya kadar devredildikleri belediye veya il özel idaresince ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilecekleri, bunların yeni bir kadroya atanıncaya kadar eski kadrolarına ait aylık, ücret, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer malî haklarını devredildikleri belediye veya il özel idaresinden almaya devam edecekleri, devredilen personelden memur statüsünde görev yapanların, atandıkları yeni kadrolarının aylık, ekgösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer malî hakları toplamının net tutarının, eski kadrolarına bağlı olarak en son ayda almakta oldukları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer malî hakları toplamı net tutarından az olması hâlinde aradaki fark giderilinceye kadar atandıkları kadrolarda kaldıkları sürece herhangi bir kesintiye tâbi olmaksızın tazminat olarak ödeneceği, hükme bağlanmıştır.
Görüldüğü üzere, 5393 sayılı Belediye Kanunun 8, 11 ve 50 inci Maddelerinde, birleşme ve katılma sebebiyle tüzelkişiliği sona eren/erdirilen belediyelerde çalışan personelin, tüzel kişiliği kaldırılan belediyedeki kazanılmış haklarının korunacağı, yani o belediyede çalışırken aldığı mali haklarının, kadrosu devredilen belediyede de aynen ödenmesi öngörülmüştür. ... tarafından imzalanan sözleşme gereği yapılan ödeme, bu şekilde (birleşme ve katılma) ... ’ye devredilen personel açısından, önceki kurumunda kazanılan bir hak olmadığından, sorumluların bu yöndeki iddiaları hukuki dayanaktan yoksundur.
... Büyükşehir/Belediyesi personeli iken, ... ’ye atanan memurları bu açıdan değerlendirir isek;
... Belediyesi, 6.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve ilk mahalli idareler genel seçiminde yürürlüğe giren, 6360 sayılı Kanunun 1. Maddesiyle, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesine dönüştürülmüş, bu dönüşümle tüzel kişiliği sona ermemiş, devam etmiştir.
... ise, 13.03.2014 tarih ve 2014/6072 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Kurulmuş, tüzelkişiliği bulunan yeni bir mahalli idaredir.
... Belediyesi/Büyükşehir Belediyesi ile ... arasında, 5393 sayılı Kanun’un 8 ve 11. Maddeleri anlamında, bir birleşme veya katılma olmamıştır. ... ’nin kurulmasıyla, ... Büyükşehir Belediyesin tüzelkişiliği sona ermemiş, Kanunun 50. Maddesinde düzenlenen şekliyle, ... Belediyesi personeli kadrolarıyla birlikte ... ’ye devredilmemiştir. Dolayısıyla, ... Büyükşehir Belediyesi personeli olup ... kurulduktan sonra, bu İdareye atananların, 5393 sayılı Kanun’un 50. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi, bu şekilde atananlara uygulanması, mümkün değildir.
Konuyu 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu açısından değerlendirdiğimizde;
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun Ek Madde 2- (Ek: 6/3/2007-5594/1 md.) de;
Birleşme, katılma veya geçici 2 nci madde gereğince büyükşehir belediyesi sınırlarına giren belediyelerin yürütmekte olduğu hizmetlere ilişkin bina, tesis, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik yatırım, alacak ve borçlarının büyükşehir belediyesine veya ilgili bağlı kuruluşuna devredileceği,
Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hizmet alanlarında Devlet memuru olarak çalışmakta olanların kadrolarıyla birlikte, ……………….büyükşehir belediyesine veya ilgili bağlı kuruluşuna devredileceği, devredilen personelin aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer malî haklarının ödenmeye devam olunacağı, hükme bağlanmıştır.
Söz konusu bu Maddede de, birleşme ve katılma sebebiyle veya Geçici 2. Madde gereği tüzelkişiliği sona eren belediyelerden, büyükşehir belediyesine veya ilgili bağlı kuruluşuna kadrolarıyla devredilen personelin aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer malî haklarının ödenmeye devam olunacağı, kazanılmış haklarının korunacağı, düzenlenmiştir.
Ancak yukarıda açıklandığı üzere, birleşme ve katılma suretiyle tüzelkişiliği sona eren belediyelerden, kadroları ile ... ’ye devredilen personele, bu Kurumca kazanılmış hakları ödendiğinden, ... tarafından ilgili sendikayla imzalanan sözleşme gereği yapılan ödeme, bu şekilde (birleşme ve katılma) ... ’ye devredilen personel açısından, önceki kurumlarında kazandıkları bir hak olmadığından,
... Büyükşehir Belediyesi personeli olup, ... ’ye atananların ise, 5216 sayılı Kanun’un Ek Madde 2’de sayılan, birleşme ve katılma neticesi veya Geçici 2. Madde gereğince, kadroları ile ... ’ye devredilen personel olmadıklarından, bu Ek Madde 2 hükmünden hareketle, ... Belediyesi tarafından imzalanan sözleşmeden yararlanacağı şeklindeki iddianın, yasal dayanağı bulunmamaktadır…”
Diğer yandan sorumlular savunmalarında ilave olarak; Anayasanın 90 ıncı maddesine uygun olarak onanarak yürürlüğe konulan milletlerarası sözleşmeler ile ILO’nun 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmelerine istinaden kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarını korumak ve geliştirmek için işveren ile toplu pazarlık yapıp sözleşme imzalanmanın en temel haklardan birisi olduğunu ifade etmiş ve Savunma metninin devamında gerek idare mahkemelerince gerekse AİHM tarafından farklı tarihlerde verilmiş yargı kararları eklemiş iseler de; gerek sorgu konusu yapılan husus ve gerekse İlamda tazminine hükmolunan konu anayasal temel haklar arasında yer alan “sendikal hak ve özgürlükler” kapsamında toplu sözleşme imzalanması veya imzalamayı kısıtlamaya yönelik olmayıp, ayrıca, savunma metninde yer alan mahkeme kararlarında da, taraflar arasında toplu sözleşme yapabileceği ile bunu kısıtlayıcı yasal bir hükmün bulunmadığı vurgulanmaktadır.
Öte yandan sorumlular savunmalarında; ödenmesi kararlaştırılan 1.350,00 TL’nin net meblağ olmadığını, bu miktar üzerinden memur çalışanlardan gelir vergisi ile damga vergisi; sözleşmeli personelden ise bunlara ek olarak sosyal güvenlik kesintisi yapılarak ödemelerin gerçekleştirildiğini ifade etmiş ise de; sorgular ve tazminine hükmolunan tutarlar 12.02.1981 tarih ve 4107/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı gereğince genel bütçeli daireler dışındaki idarelerde brüt tutar üzerinden yazılmakta olup verilen tazmin kararlarının yerine getirilmesi sırasında ilgisine göre vergi alacakları için bağlı bulunulan Vergi Dairesi Başkanlıklarından, sosyal güvenlik kesintileri için de ilgili olunan Sosyal Güvenlik Müdürlüğünden mahsuplaşma suretiyle ilgili tutarların tahsil edilme imkânı mevcuttur.
Açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin reddi ile 69 sayılı İlamın 1 inci maddesiyle ... TL için verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Üye ... ’nun aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla 21.02.2018 tarihinde karar verildi.
Karşı oy gerekçesi
(Üye ... ’nun karşı oy gerekçesi;
... ... İdaresi Genel Müdürlüğü (... ) tarafından yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri niteliği itibariyle ... Büyükşehir Belediyesi ile sendika arasında imzalanan sözleşmenin devamı niteliğindedir.
... ’nin müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz olduğu kabul edilse dahi ... , ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının bağlı kuruluşudur. Aralık 2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe konulan 6360 sayılı “On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ un 1. maddesi gereğince, ... Belediyesi kapatılarak, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına dönüşmüştür. ... ili Büyükşehir Belediyesi olduktan sonra ... Genel Müdürlüğü kurulmuş, ... Belediye Başkanlığı ise daha ... kurulmadan yani 2012 yılından evvel toplu iş sözleşmesi akdetmiştir.
4688 sayılı Kanun’un Geçici 14 üncü maddesine istinaden sözleşme akdedilirken 32. maddenin 3. fıkrasında yer alan hükümlerin dikkate alınmayacağı şeklindeki yasal düzenlemesi karşısında iddia edilenin aksine sözleşme aşılması gibi bir durumun söz konusu değildir. Bu nedenle yapılan yeni sözleşme eski sözleşmenin devamı şeklinde değerlendirildiğinden kamu zararı oluşmamış olup daire tarafından verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40