Sayıştay 5. Dairesi 41752 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41752

Karar Tarihi

15 Kasım 2017

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2012

  • Daire: 5

  • Dosya No: 41752

  • Tutanak No: 43651

  • Tutanak Tarihi: 15.11.2017

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: İşyeri hekimi ücreti.

  1. 443 sayılı ilamın 4/B maddesiyle; ... Belediye Başkanlığı ile Dr. ... arasında 06.08.1999 tarihinde imzalanan işyeri hekimliğine ilişkin sözleşme ile işyeri hekimine belirlenen ücretin yanında işçilere sağlanan her türlü sosyal hakların da ödeneceği belirtilmiş olup, bu bağlamda işçilere ödenen ikramiyelerin Dr. ... ’a da ödenmesi sonucunda ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlular; Gerçekleştirme Görevlileri (Memur) ... , (İşçi) ... ile Harcama Yetkilileri (Diş Tabibi) ... ve (Sağlık İşleri Müdürü) ... göndermiş oldukları ortak temyiz dilekçelerinde özetle;

  1. Sayıştay denetçisinin;

“... Belediyesinde çalışan işçilere ödenen ikramiyelerin, Dr. ... ’a da ödenmesinin kamu zararı oluşturduğu” görüşü:

İlgi ilamın 113. sayfasının son paragrafında Dr. ... ’a, işçilere ödenen ikramiyelerin ödenmesinin kamu zararı oluşturduğu belirtilmektedir.

Bu konudaki cevaplarının aşağıdaki şekilde olduğu;

... Belediyesi ile Dr.... arasında imzalanan 06/08/1999 tarihli işyeri hekimliği sözleşmesi, savunmamızın önceki maddede görülen 2 nci ve 3 üncü maddelerinde açıklanmış olduğu nedenlerle yasal ve geçerli olduğu için, bu sözleşmenin hükümleri de yasal ve geçerli olduğu

Söz konusu sözleşmenin 3 üncü maddesi:

“İşyeri hekimine ödenecek aylık ücret (net olarak) …………….TL.dir. Ancak taraflarca tespit edilen ücret hiçbir şekilde Türk Tabipleri Birliği tarafından tespit edilen asgari ücretten aşağı olamaz. İşyerinde işçilere ve sözleşmelilere tanınan her türlü sosyal haklar buna eklenecektir. İşyerinde çalışan işçi sayısı artacak olursa, çalışma süresi ve ücrette gerekli değişiklik yapılır. İşçi sayısındaki düşüş sözleşmedeki ücretin düşüşüne neden olamaz.” Dendiği,

... Belediyesinde işçilere sosyal hak olarak ikramiye ödemesi yapıldığı, bu nedenle işyeri hekimliği sözleşmesinin yukarıdaki yazılmış bulunan 3 üncü maddesi gereği, Dr.... ’a da aynı kapsamda ikramiye ödemesi yapıldığı, ikramiye ödemelerinin yapıldığı tarihlerde, yukarıda açıklanan gerekçelerle sözleşmenin ve sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu, yapılan ikramiye ödemesinin sözleşme gereği ve yasal olduğu,

Bu hususun ... Tabip Odası’nın resmi yazısında da (EK-B) açıkça belirtildiği,

Herhangi bir kamu zararının söz konusu olmadığı,

  1. Sayıştay denetçisinin;

“6331 sayılı kanunun geçici 6. maddesinin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapılan ödemeleri kapsadığı, kanun metninde kapsama tarihinin belirtilmemiş olmasının sehven yapıldığı” görüşü:

İlgi ilamın 109. sayfasının son paragrafında 6331 sayılı kanunun geçici 6. maddesinin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapılan ödemeleri kapsadığı, ancak kanun metninde kapsama tarihinin belirtilmemiş olmasının sehven yapıldığı belirtildiği,

Bu konudaki cevaplarının aşağıdaki şekilde olduğu;

6331 Sayılı Kanunun Geçici 6. Maddesinin:

İşyeri hekimliği yapan kurum tabiplerine yapılan ücret ödemeleri

GEÇİCİ MADDE 6 – (1) Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.

Şeklinde olduğu,

Bu kanunun 30/06/2012 tarih ve 28339 sayılı resmi gazetede yayınlandığı, yürürlükten kaldırılmadığı, halen yürürlükte olduğu,

Maddede, “30/06/2012 tarihinden önce yapılan işyeri hekimliği ücreti ödemelerini kapsar” veya “ bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan işyeri hekimliği ücreti ödemelerini kapsar” diye bir tarih sınırlaması getirilmediği,

Eğer öyle bir sınırlama olsaydı, 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı resmi gazetede yayınlanan ve aşağıda sunulmuş olan 6289 sayılı kanunun 30. maddesinde olduğu gibi bu durum açıkça ifade edileceği,

6289 sayılı kanunun 30.maddesinin aşağıdaki şekilde olduğu:

“MADDE 30 – 4688 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 14 –……………..

Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”

Yukarıda görüldüğü gibi bu kanun maddesinde, kanunun 15/03/2012 tarihine kadar olan ek ödemeleri kapsadığı açıkça belirtildiği,

30 Haziran 2016 tarihli ve 29758 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 5 inci maddesinin aşağıdaki şekilde olduğu,

“MADDE 5- Aynı yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

Mevcut sözleşmeler

GEÇİCİ MADDE 4- (1) Kamu kurum ve kuruluşlarında bu maddenin yürürlük tarihinden önce usulüne uygun olarak yapılan sözleşmeler geçerlidir.”

Bu maddenin yazılı olduğu yönetmelik Ekte sunulduğu,

Görüldüğü gibi burada da “bu maddenin yürürlük tarihinden önce” ifadesini kullanmak suretiyle tarih sınırlaması açıkça belirtildiği ve böylece maddenin yürürlük tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin geçerli olmasının önüne geçildiği,

6331 sayılı kanunun Geçici 6. maddesinde herhangi bir tarih sınırlaması olmadığı, bu nedenle bu kanun maddesi yayımlandığı tarihe kadar olan ödemeleri kapsar, ondan sonrakileri kapsamaz şeklinde bir yorum yapılamayacağı,

Eğer bu kanun yayımlandığı tarihe kadar olan ödemeleri kapsasa idi, yukarıdaki her iki kanıtta görüldüğü gibi tarih sınırlamasının açıkça belirtilmiş olması gerektiğini,

İlamın 109 uncu sayfasının son paragrafında denetçinin kendisinin de, tarih sınırlaması getirildiği zaman bunun açıkça yazıldığını belirttiği ve bunu göstermek için 6289 sayılı kanunun 30. maddesine ait Geçici 14. maddeyi örnek olarak vermelerini haklı bulduğu Sayıştay denetçisinin kanun koyucunun bu tür durumlarda her zaman kanunun kapsayacağı tarihi belirten şekilde hüküm getirdiğini söyleyerek kendilerini doğruladığını, buna rağmen 6331 sayılı kanunun Geçici 6. Maddesinde herhangi bir tarih sınırlaması bulunmayışını sehven yapılmış bir eksiklik olarak değerlendirdiğini, böyle yaparak denetçi kendi kendisi ile çeliştiği,

Kanun koyucunun eğer tarih sınırlaması getirmek isteseydi bu niyetini belirteceği ve tarih sınırını açıkça yazacağını,

Eğer sehven sınırlama tarihi belirtilmemiş olsaydı, kanun koyucu çıkartacağı bir sonraki kanunla bu durumu düzelteceği ve tarih sınırlamasını açıkça belirteceği,

Kanun maddesinde tarihin belirtilmemiş olması vatandaşın yararına ise, bunu bu şekilde yorumlayıp uygulamak yerine, aksi şekilde yorumlayıp uygulamanın usul ve hukuka aykırılık teşkil edeceği,

Yukarıda sunmuş oldukları örneklerde görüldüğü gibi; 6331 sayılı kanunun Geçici 6. maddesinde herhangi bir tarih sınırlaması olmaması ve bu kanunun halen yürürlükte olması sebebiyle, bu kanun maddesi yayımlandığı tarihten sonraki ödemeleri de kapsadığı,

  1. 30 Haziran 2016 tarihli ve 29758 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 5 inci maddesi gereği, 30 Haziran 2016 tarihinden önce yapılan sözleşmelerin geçerli olması.

30 Haziran 2016 tarihli ve 29758 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 5 inci maddesinin aşağıdaki şekilde olduğu,

“MADDE 5- Aynı yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Mevcut sözleşmeler

GEÇİCİ MADDE 4- (1) Kamu kurum ve kuruluşlarında bu maddenin yürürlük tarihinden önce usulüne uygun olarak yapılan sözleşmeler geçerlidir.”

Bu maddenin yazılı olduğu yönetmeliğin ekte sunulduğu,

... Belediyesi ile Dr. ... arasında 06/08/1999 tarihli ve 11/07/2014 tarihli olmak üzere 2 adet sözleşme düzenlendiği,

06/08/1999 tarihli sözleşmenin Tabip Odası onaylı olduğu, bu sözleşmenin yasal dayanağının ortadan kalkmadığını, savunmalarının 2. maddesinde kanıtladıklarını,

11/07/2014 tarihli sözleşmenin İSG-Katip sistemi onaylı olduğu, bu sözleşmenin yasal olduğunu savunmalarının 3. maddesinde kanıtladıklarını,

Her iki sözleşmenin de tamamen usule uygun ve yasal olduğu,

Buna göre;

“GEÇİCİ MADDE 4- (1) Kamu kurum ve kuruluşlarında bu maddenin yürürlük tarihinden önce usulüne uygun olarak yapılan sözleşmeler geçerlidir.” maddesi gereği bu sözleşmelerin ikisinin de geçerli olduklarını,

Belirtilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

Başsavcılık mütalaasında aynen:

“…Temyiz dilekçesinde özetle, işyeri hekimliği ücreti ödemesi konusundaki 6331 sayılı Kanunun 6 ve 7 nci maddelerine yer verilerek Kanunun yürürlük tarihinin 01.07.2017 tarihine ertelendiği ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının "isg-katip" isminde iş sağlığı ve güvenliği kayıt, takip ve izleme programına 11/07/2014 tarihinden itibaren Dr. ... 'ın da işyeri hekimliği sözleşmesi elektronik ortamda kayıt altına alındığı ifade edilmekte olup, ilamın 4 üncü maddesiyle tazminine karar verilen kamu zararının kaldırılması talep edilmektedir…

... Belediyesi İle Dr. ... arasında 06.08.1999 tarihinde imzalanan işyeri hekimliğine İlişkin sözleşmeyle, işyeri hekimine belirlenen ücretin yanında işçilere sağlanan her türlü sosyal hakların da ödeneceği belirtilmiş olup, bu bağlamda işçilere ödenen ikramiyelerin Dr. ... ’a da ödendiği anlaşılmaktadır.

Sözleşmenin süresinin bir yıl olduğu ve her yıl ocak ayında İşyeri Hekiminin Çalışma Şartları İle Görev Yetkileri Hakkında Yönetmelik ve sözleşme koşullarına uyulduğu sürece sözleşmenin yenileceği, belirtilmiştir.

Ancak sözleşmenin yasal dayanağı olan İşyeri Hekiminin Çalışma Şartları İle Görev Yetkileri Hakkında Yönetmelik 16.12.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “İşyeri Sağlık Birimleri ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” in 33 üncü maddesi İle yürürlükten kaldırılmıştır.

İşyeri hekimleri ile ilgili son yönetmelik “İşyeri Hekimi Ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik” tir. Sözleşmenin yasal dayanağı olan yönetmelik yürürlükte olmadığından 1999 yılında yapılan bu sözleşmenin geçerli olmadığı ve tekraren uzatılamayacağı değerlendirilmektedir.

1999 yılında yapılan sözleşme dışında yeni bir sözleşme yapılmamış olması ve 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu’na göre işyeri hekimlerine yapılacak ücret ödemesi dışında işyeri hekimlerine başka adlar altında ödeme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle işyeri hekimine ödenen ikramiyelerin mevzuata aykırı olduğu ve 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği kamu zararını oluşturduğu düşünülmektedir.

Bu itibarla, talebin reddedilerek, Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”

denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

443 sayılı ilamın 4/B maddesiyle; ... Belediye Başkanlığı ile Dr. ... arasında 06.08.1999 tarihinde imzalanan işyeri hekimliğine ilişkin sözleşme ile işyeri hekimine belirlenen ücretin yanında işçilere sağlanan her türlü sosyal hakların da ödeneceği belirtilmiş olup, bu bağlamda işçilere ödenen ikramiyelerin Dr. ... ’a da ödenmesi sonucunda ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Gerek rapor dosyasında bahsi geçen ve gerekse temyiz dilekçesi ekinde gönderilmiş olan ve ... Belediyesi ile Dr. ... arasında 06.08.1999 tarihinde imzalanan Sözleşmenin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekildedir:

“İşyeri hekimine ödenecek aylık ücret (net olarak) ... TL’dir. Ancak taraflarca tespit edilen ücret hiçbir şekilde Türk Tabipleri Birliği tarafından tespit edilen asgari ücretten aşağı olamaz. İşyerinde işçilere ve sözleşmelilere tanınan her türlü sosyal haklar buna eklenecektir. İşyerinde çalışan işçi sayısı artacak olursa, çalışma süresi ve ücrette gerekli değişiklik yapılır. İşçi sayısındaki düşüş sözleşmedeki ücretin düşüşüne neden olamaz.”

Anılan maddede geçen “İşyerinde işçilere ve sözleşmelilere tanınan her türlü sosyal haklar buna eklenecektir.” hükmüne dayanılarak işyeri hekimine ... Belediyesinde çalışan işçilere ödenmekte olan ikramiyenin de ödendiği görülmektedir.

Anayasanın 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”

hükmü yer almaktadır.

Türk kamu yönetimi pratiğinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin Devletle olan ilişki ve irtibatları statü hukukuna dayanmaktadır. Statü hukuku gereği Devlet, henüz kişiler memuriyete girmeden önce kanunla çizmiş olduğu çerçeve içerisinde; memurların işe alınması, çalışma şartları, hak ve ödevleri ile sorumluluklarını ve görevin sona ermesi hallerini düzenlemektedir. Kişilerde memuriyete girmekle çerçevesi Devletin tek yanlı irade beyanıyla çizilmiş olan bu statüye dâhil olmaktadırlar. Kuşkusuz Devlet yine kanunla olmak üzere memuriyetin devamı sırasında da kişilere yeni haklar yükleyebileceği gibi ilave sorumluluklarda getirebilmekte ve anayasal düzleme bağlı kalınarak toplu sözleşme yoluyla bir takım haklar da verebilmektedir.

Statü hukukuna dair yukarıda yapılan kısa değerlendirmenin aksine, işçilerin çalışma şartları ile hak ve yükümlülükleri ise toplu iş sözleşmeleri ile belirlenmektedir.

Buna göre memurların hak ve ödevleri kanunla ya da kanunun açıkça yetki verdiği ikincil mevzuata göre; işçilerin hak ve yükümlülükleri ise toplu iş sözleşmeleri ile tespit ve tayin olunacaktır.

... Belediyesi işyeri hekimi olarak çalışmakta olan Dr. ... ile yapılan işyeri hekimliği sözleşmesi, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan mevzuata göre ve sadece işyeri hekimi ücretini belirlemek üzere akdedilmiştir. Bunun ötesine geçerek işyeri hekimliği ücreti dışında, işyerinde çalışmakta olan işçilere yapılacak ikramiye ödemelerini de içine alabilecek bir iş akdinin yukarıda ifade olunan statü hukuku ile bağdaşmayacağı tabidir.

Kaldı ki “İşyerinde işçilere ve sözleşmelilere tanınan her türlü sosyal haklar buna eklenecektir.” ifadesiyle sözleşmede yararlanılması öngörülen ödeme kalemleri “her türlü sosyal haklar” olarak ifade edilmiş olup, sosyal haklar; aile yardımı, doğum yardımı, ölüm yardımı, cenaze yardımı, giyecek yardımı, yiyecek yardımı ve eğitim öğretim yardımı vb. ödemeleri kapsamaktadır. Bu cümleden olarak, ikramiye ödemesinin de bir sosyal hak ödemesi niteliğinde değerlendirilmesi mümkün değildir.

Öte yandan yukarıda bir önceki madde de ifade edildiği üzere, ... Belediyesi ile Dr. ... arasında imzalanan Sözleşmenin tarihi 06.08.1999 dur. İlgili yönetmeliğe ve sözleşme koşullarına uyduğu sürece birer yıllık sürelerle uzayacağı ifade olunan iş akdinin geçerlilik durumunun ortaya konulduğunda:

Yukarıda bahsedilen Yönetmelik, İşyeri Hekimlerinin Çalışma Şartları ile Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik’tir. Anılan Yönetmelik, 16.12.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “İşyeri Sağlık Birimleri ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 33 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup o tarihte mevcut olan sözleşmelerin geçerliliğini koruyacağına dair herhangi bir hüküm ya da geçiş maddesine yer verilmemiştir.

2003 tarihli bu Yönetmelik ise; 15.08.2009 tarih ve 27320 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri İle Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik”in 58 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

2009 tarihli bu Yönetmelik ise; 27.11.2010 tarih ve 27768 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği”nin 22 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

2010 tarihli bu Yönetmelik ise; 29.12.2012 tarih ve 28512 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği”nin 23 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

2012 tarihli bu Yönetmelik ise; 18.12.2014 tarih ve 29209 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile kapsamlı değişikliğe tabi tutulmuş

İşyeri hekimleri ile ilgili son yönetmelik ise 20.07.2013 tarih ve 28713 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik”tir.

Dolayısıyla savunmada ifade olunan sözleşmenin yasal dayanağı olan yönetmelik artık yürürlükte olmadığından, 1999 yılında yapılan bu sözleşmenin geçerli olması ve her yıl tekrar uzaması mümkün değildir.

Savunmada her ne kadar Türk Tabipler Birliği (TTB) tarafından sözleşmenin geçerliliğin devam ettiğinin bildirilmiş olduğu iddia edilmiş ise de, dayandığı düzenleyici işlem 2003 yılında yürürlükten kalkmış (Mevcut sözleşmelerin geçerliliğini koruyacağına dair herhangi bir hüküm ya da geçiş maddesine yer verilmemiş) olan bir sözleşmenin halen geçerli olması mümkün değildir. Bununla birlikte, TTB kararları ya da beyanları da Sayıştay yargısını bu açıdan bağlayacak bir nitelik taşımamaktadır.

Diğer yandan 6331 sayılı Kanun’un “İşyeri hekimliği yapan kurum tabiplerine yapılan ücret ödemeleri” başlıklı geçici 6 ncı maddesinde:

“(1) Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez.”

hükmü yer almaktadır.

Anılan madde 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı resmi gazetede yayınlanmış olup yürürlük maddesi de aynı tarihtir.

Af niteliğinde olan söz konusu hükümden anlaşılması gereken; 30.06.2012 tarihinden önce yapılan işyeri hekimliği ücretleri için idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağıdır. Temyiz dilekçesinde ifade edildiği şekilde, bunun ötesine geçecek şekilde işyeri hekimlerine; bundan önce veya bundan sonra yapılacak ödemelerin hiçbirisi için idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı, başlatılanların işlemden kaldırılacağı, bu ödemelerin geriye tahsil ve tazmin konusu edilemeyeceği şeklindeki bir yorumun temel hukuk kuralları ile bağdaşmayacağı tabidir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin reddi ile 443 sayılı ilamın 4/B maddesiyle ... TL için verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy birliğiyle,

Karar verildiği 15.11.2017 tarih ve 43651 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim