Sayıştay 5. Dairesi 41499 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
41499
16 Mayıs 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 5
-
Dosya No: 41499
-
Tutanak No: 44481
-
Tutanak Tarihi: 16.05.2018
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Belediye bütçesinden Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak, eğitim yardımı yapılması
- 191 sayılı ilamın 12. maddesiyle, ... Belediyesi bütçesinden, ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak, eğitim yardımı yapılması sonucunda .... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Üst Yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan ..., harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile ..., Gerçekleştirme Görevlileri ..., ... ile ...’un göndermiş oldukları aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde;
... Belediyesi bütçesinden, ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak eğitim yardımı yapılmak suretiyle kamu zararına neden olunduğunun belirtildiğini,
Ayrıca: 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini
-
- 2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ” e göre;
Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;
“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve Öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir.” hükmüne yer verildiğini,
03.12.2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili olarak belediyece yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü, özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesinin yasal dayanağının olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-q maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
Anayasanın 10. maddesinde ; “kanun önünde eşitlik” ilkesi, 42. maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkanları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere Belediye tarafından eğitim yardımı yapılmasının esasen Anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,
Nitekim yukarıda atıf yapılan ... (…) … Belediyesi’nin 2008 hesap yılına ilişkin olarak verilen 03.12.2013 tarihli, 37976 sayılı Temyiz Kurulu İlamı’nda, “...İlamda bahsedilen özel üniversiteler, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip kurumlar olduğunu, bu üniversitelerin devlet tarafından yapılan merkezi sistemle öğrenci kabul ettiğini, ...Bazı öğrencilerin vakıf üniversitelerinde okumuş olması o öğrencilerin maddi imkanlarının kısıtlı olmadığı anlamına gelmediğini, ilamda burs alan öğrencilerin maddi durumları ile ilgili olarak bir tespit de yer almadığını, yapılan uygulamada ve ödemede mevzuata aykırılık bulunmadığını.. " belirterek Sayıştay Temyiz Kurulu’nun tazmin hükmünü kaldırdığını,
Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olmasının; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devletin bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı bir hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,
Sorguya konu olan belgelerin asıllarının Belediye’de olduğunu, örnek olarak yardım yapılan öğrencilerden; ...ve ...’a ait .... öğrenci belgesi, fakirlik belgesi, ikametgah belgesinin ekte sunulduğunu, (Ek 2: 2 öğrenci belgesi)
Yukarıda izah olunan nedenlerle, Sayıştay (5)’inci Dairesi’nin 21.04.2016 tarih ve 191 sayılı ilamında yer verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“İlamın 12 nci maddesinde özetle, ... Belediyesi bütçesinden, ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak, eğitim yardımı yapılması sonucunda oluşan ...- TL tutarında kamu zararının ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunumun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, karar verilmiştir.
Temyiz dilekçesinde özetle, 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiği, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede, ‘2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ’in yayınlandığı, Anayasanın 10 uncu maddesinden bahsederek eğitim ve öğretim hakkının tüm Türk vatandaşları için bir hak ve ödev olduğu, Devletin maddi imkânları bulunmayan öğrencilere maddi yardım yapacağı, belediyeleri tarafından başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere eğitim yardımı yapılmasının anayasaya aykırı olmadığı ifade edilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği’nin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet eden ve yine ... Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan, yardıma muhtaç aile ve öğrenciler ile şehit çocuğu, yetim, öksüz ve özürlü(engelli) Öğrencilere yapılacak eğitim yardımının miktarım, müracaat, değerlendirme ve ödeme ile ilgili usul ve esaslarını kapsar.” denilmek suretiyle kimlere eğitim yardımı yapılacağı belirlenmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde de,“ Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma haklan vardır.” denildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı İfade edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun Kamu Zararı başlıklı 71 inci maddesinde ise; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalleri neticesinde, transfer niteliğindeki giderlerde yersiz ödemede bulunulmak suretiyle kamu kaynağında eksilmeye neden olunması kamu zararı olarak tanımlanmaktadır.
Anılan Yönetmeliğin 2 nci maddesindeki düzenlemeye göre, bir öğrenciye eğitim yardımı yapılabilmesi için, ilk olarak o öğrencinin;
a-) ... sınırları içerisinde ikamet etmesi ve ... sınırları İçerisindeki İlköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim görmesi yahut,
b-) ... sınırları içerisinde ikamet etmesi ve ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alması,
e-) Yukarıdaki şartları taşıyan öğrencinin aynı zamanda ihtiyaç sahibi olması, gerekmektedir.
Dolayısıyla, “... sınırları içinde ikamet etme” kavramı eğitim yardımının yapılabilmesinde ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunumun 14 üncü maddesinde belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış olup, maddede belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.
... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet etmediği halde bazı öğrencilerin eğitim yardımlarından yararlandırıldığı, veyahut ikamet adresi ... Belediyesi sınırları içerisinde olmakla birlikte, ... ilinde bulunan üniversitelerde değil, yurtdışındaki yükseköğrenim kurumlarında eğitimine devam eden öğrencilere eğitim yardımı yapıldığı görülmektedir. Dolayısıyla, bu türden bir eğitim yardımı uygulamasına ne diğer mevzuat ne de ... Belediyesi tarafından yayımlanan Yönetmelik cevaz vermemektedir.
5018 sayılı Kanunu’nun 71 inci maddesindeki hükme göre, ... Belediyesi bütçesinden yapılan bu harcamaların, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalleri neticesinde, yersiz ödemede bulunulmak suretiyle kamu kaynağında eksilmeye neden olunması anlamına geldiği ve dolayısıyla, mevzuat hükümlerine aykırı olarak öğrencilere eğitim yardımı adı altında kamu kaynağı transfer edildiği ve bu suretle kamu zararına yol açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu İtibarla, temyiz talebi reddedilerek Daire kararının onanması uygun olur.” denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan üst yönetici ...ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
191 sayılı ilamın 12. maddesiyle, ... Belediyesi bütçesinden, ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak, eğitim yardımı yapılması sonucunda ...-TL’ye tazmin hükmü verildiği görülmüştür.
... Belediye Meclisi’nin 09.04.2010 tarih ve 101 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği’nin 1 inci maddesine göre; mezkûr Yönetmelik, ... Belediyesi tarafından karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.
... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği’nin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet eden ve yine ... Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan, yardıma muhtaç aile ve öğrenciler ile şehit çocuğu, yetim, öksüz ve özürlü (engelli) öğrencilere yapılacak eğitim yardımının miktarını, müracaat, değerlendirme ve ödeme ile ilgili usul ve esaslarını kapsar.” denilmek suretiyle kimlere eğitim yardımı yapılacağı belirlenmiştir.
Yönetmeliğin 2 nci bölümü ise, eğitim yardımı kontenjanını, yardımın miktarını, ödeme zamanını ve bu hususların duyurulmasına ilişkin ilanı düzenlemektedir. Yönetmeliğin ilgili maddelerini kapsayan 2 nci bölüm aşağıya aynen alınmıştır:
“Eğitim Yardımı Kontenjanı
Madde 5- Her Kademedeki öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımları, bütçe imkânları ve ... ilçesi sınırları içindeki öğrenci sayısına göre Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenir ve Belediye Başkanı’nın uygun görüşü ile kesinleşir.
Kontenjanların Duyurulması:
Madde 6- Eğitim Yardımı kontenjanları ve müracaat tarihleri; ilan, afiş, pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulur.
Verilecek Eğitim Yardımı Miktarı:
Madde 7- Her kademedeki öğrenci bursları, ödenek imkânları doğrultusunda, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenir ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşir.
Ödeme Zamanı:
Madde 8- Eğitim Yardımının başlangıcı, yardımdan yararlanacak öğrencinin okuduğu okulun öğretime başladığı tarihte başlar ve öğretim yılı sonunda kesilir.”
Diğer taraftan, 5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde de;
“Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır.” denildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.
Yukarıda belirtilen ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine göre, her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim yılında eğitim yardımı yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın ve müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulmasının gerekli olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, ilişikli ödeme emirleri ve eki belgeler incelendiğinde, Yönetmeliğin öngördüğü bu şartlar yerine getirilmeksizin eğitim yardımlarının yapıldığı tespit edilmiştir. Yapılan bu yardımlarla ilgili olarak gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi için;
-
Eğitim Yardımı yapılacak öğrenci sayısı ile her kademedeki öğrencilere ödenecek eğitim yardımı tutarını belirleyen Başkanlık Olurunun alınması,
-
Kontenjanların duyurulması amacıyla gerekli ilanların yapılması,
-
Eğitim yardımı yapılan öğrencilerin her biri için bir dosya açılması,
Gerektiği halde bu işlemlerin yapıldığına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı gibi, yazılan sorgu ile söz konusu belgelerin onaylı örneklerinin gönderilmesi istenmiş olmasına rağmen bu belgeler gönderilmemiştir.
Yine anılan Yönetmeliğin 2 nci maddesindeki düzenlemeye göre, bir öğrenciye eğitim yardımı yapılabilmesi için, ilk olarak o öğrencinin,
a-) ... sınırları içerisinde ikamet etmesi ve ... sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim görmesi yahut,
b-) ... sınırları içerisinde ikamet etmesi ve ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alması,
c-) Yukarıdaki şartları taşıyan öğrencinin aynı zamanda ihtiyaç sahibi olması,
Gerekmektedir. Dolayısıyla, “... sınırları içinde ikamet etme” kavramı eğitim yardımının yapılabilmesinde ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14 üncü maddesinde belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmıştır. Yine 14 üncü maddede belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı da ifade edilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde ise, ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet etmediği halde bazı öğrencilerin eğitim yardımlarından yararlandırıldığı veya ikamet adresi ... Belediyesi sınırları içerisinde olmakla birlikte, ... ilinde bulunan üniversitede değil, yurtdışındaki yükseköğrenim kurumlarında eğitimine devam eden öğrencilere eğitim yardımı yapıldığı görülmüştür. Dolayısıyla, bu türden bir eğitim yardımı uygulamasına ne diğer mevzuatın ne de ... Belediyesi tarafından yayımlanan Yönetmeliğin cevaz vermediği açık bir husustur.
Ayrıca, kamu zararına ilişkin listede ismi bulunan ... ve ...’a ilişkin gönderilen örnek belgeler incelendiğinde, söz konusu kişilerin hem ...’de ikamet ettiği hem de ... ilinde üniversite okuduğu anlaşılmış olmakla beraber, bu kişilere yapılan eğitim yardımı da kamu zararı olarak değerlendirilmiştir. Şöyle ki, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2 nci maddesinde; “Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir. Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (…) (1) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıdaki madde metninin ikinci fıkrasının ilk halinde yer alan “ … (belediyeler hariç) …” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 20/11/2008 tarihli ve E.: 2004/24, K.: 2008/165 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi iptale ilişkin gerekçeli Kararında; “(…) Öte yandan, dava konusu kurallarla çeşitli kurum ve kuruluşlarca verilen burslarda, mükerrerliğin önlenmesi; adil ve dengeli bir dağılım sağlanarak daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla, burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistem oluşturulduğu, ancak belediyelerin bundan istisna tutulduğu anlaşılmaktadır. Hukukun üstünlüğü esasını benimseyen bir devlette, genel kurala bu tür bir istisna getirilebilmesi için işin doğasından veya ayrıcalık tanınanların özel durumlarından kaynaklanan zorunluluklar bulunması gerekir. Aksi halde, yasama yetkisinin kullanılmasında, hizmetin gereği değil, yasa koyucunun hukuk sınırlarını aşan öznel iradesi belirleyici olur. Böyle bir durumu ise eşitlik temelinde, adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdürmekle yükümlü olan hukuk devleti anlayışı ile bağdaştırma olanağı bulunmadığından belediyelerin, dava konusu düzenleme ile getirilen yeni sistemin dışında tutulması Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.” denilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin belirtilen Kararından sonra, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2 nci maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle, belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi verebilmesi mümkün değildir. Belediyeler ancak ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yükseköğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirebilirler.
Bu itibarla, 191 sayılı ilamın 12. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, ( Üyeler ... ile ...’nün aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
16.05.2018 tarihinde karar verildi.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’nın karşı oy gerekçesi,
5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddede belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığının ifade edildiği, bu çerçevede ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet etmediği halde bazı öğrencilerin eğitim yardımlarından yararlandırıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak aynı gerekçede ikamet adresi ... Belediyesi sınırları içerisinde olmakla birlikte, ... ilinde bulunmayan üniversitede eğitimine devam eden öğrencilere eğitim yardımı yapıldığı ifade edilerek, mevzuatın bu türden bir eğitim yardımı uygulamasına da cevaz vermediğinin ifade edildiği görülmektedir. Diğer bir ifade ile ...’de ikamet etmek de yeterli görülmemiştir.
Yine kamu zararı olarak ifade edilen ödemeye esas tablo incelendiğinde ...’de ikamet ettiği halde, ... dışındaki orta öğretim kurumlarına devam eden öğrencilere yapılan ödemenin de kamu zararı hesabına dâhil edildiği görülmektedir. Verilen tazmin hükmüne gerekçe olarak da belediyece çıkartılan yönetmelik gösterilmiştir.
Oysa, 5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde de, “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır.” denildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımların da yer aldığı görülmektedir.
Bu itibarla, duruşma sırasında sorumluların sözlü ifadeleri de dikkate alındığında bu yardımların ilçede ikamet eden apartman görevlilerinin çocuklarına yapıldığı da dikkate alınarak, yardımlardan yararlananların muhtaçlık durumunun araştırılmasını teminen bozularak dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
Üye ...’nün karşı oy gerekçesi;
Daire ilamının tazmin kararının gerekçesine bakıldığında;
... sınırları içinde ikamet etme” kavramının, eğitim yardımının yapılabilmesinde ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belirlenmesinde önemli rol oynadığının ifade edildiği,
5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddede belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığının ifade edildiği, bu çerçevede ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet etmediği halde bazı öğrencilerin eğitim yardımlarından yararlandırıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak aynı gerekçede ikamet adresi ... Belediyesi sınırları içerisinde olmakla birlikte, ... ilinde bulunmayan üniversitede eğitimine devam eden öğrencilere eğitim yardımı yapıldığı ifade edilerek, mevzuatın bu türden bir eğitim yardımı uygulamasına da cevaz vermediğinin ifade edildiği görülmektedir. Diğer bir ifade ile ...’de ikamet etmek de yeterli görülmemiştir.
Yine kamu zararı olarak ifade edilen ödemeye esas tablo incelendiğinde ...’de ikamet ettiği halde, ... dışındaki orta öğretim kurumlarına devam eden öğrencilere yapılan ödemenin de kamu zararı hesabına dâhil edildiği görülmektedir. Verilen tazmin hükmüne gerekçe olarak da belediyece çıkartılan yönetmelik gösterilmiştir.
Oysa, 5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde de, “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır.” denildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımların da yer aldığı görülmektedir.
Her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek belediyenin asli görevlerindendir.
Ayrıca temyiz aşamasında kendisinin bir itirazı olmamış olsa da, daire ilamında her hangi bir gerekçe belirtilmeden, Belediye Başkanının üst yönetici sıfatıyla sorumluluğa dâhil edildiği görülmektedir.
5018 Sayılı Kanunun üst yöneticinin sorumluluğunun yer aldığı 11’inci maddesinde, üst yöneticinin mahalli idarelerde kendi meclisine karşı sorumlu olacağı belirtilmiştir. 5018 ve 6085 sayılı Kanunlarda, üst yöneticilerin münferiden veya diğer görevlilerle birlikte mali sorumluluğa dâhil edilmesi gerektiğine dair açık bir hüküm de bulunmamaktadır. Üst yöneticinin genel gözetim ve izleme sorumluluğu bulunmaktadır ki bu da sadece Belediye Meclisine karşı olan idari bir sorumluluktur. 5018 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde ifade edilen sorumluluk tek başına mali sorumluluk olarak değerlendirilemez. Kaldı ki bu sorumluluğun gereklerinin de, Harcama yetkilileri, Mali hizmetler birimi ve İç denetçiler, aracılığıyla yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır.
14/06/2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının III-Sorumlular başlıklı bölümünde de, üst yöneticinin Belediye Meclisine karşı sorumlu olduğu belirtilerek “Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte Üst yöneticilerin özel Kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur. Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.” denilmek suretiyle üst yöneticinin bazı özellikli durumlarda bir anlamda istisnai olarak sorumlu olabileceği ifade edilmiştir. Oysa daire ilamında herhangi bir özel kanun hükmüne atıf yapılmaksızın ve ilama konu münferit olayda Belediye Başkanına sorumluluk tevcih edilmesini gerektiren özel husus belirtilmeden Belediye Başkanı sorumlu tutulmak suretiyle hüküm tesis edildiği görülmektedir. Bu durum 5018 sayılı Kanun hükümlerine ve söz konusu Sayıştay Genel Kurul Kararına aykırılık teşkil etmektedir.
Bu itibarla duruşma sırasında sorumluların sözlü ifadeleri de dikkate alındığında bu yardımların ilçede ikamet eden apartman görevlilerinin çocuklarına yapıldığı da dikkate alınarak, yardımlardan yararlananların muhtaçlık durumu ve üst yöneticinin sorumluluğu hususları değerlendirilmek üzere dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40