Sayıştay 5. Dairesi 41499 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41499

Karar Tarihi

16 Mayıs 2018

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 5

  • Dosya No: 41499

  • Tutanak No: 44481

  • Tutanak Tarihi: 16.05.2018

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Mükerrer maaş ödemesine gecikme faizi işletilmemesi

  1. 191 sayılı ilamın 18. maddesi ile, Jandarma Genel Komutanlığı’ndan istifa ederek ... Belediyesinde çalışmaya başlayan ...’e mükerrer maaş ödemesi yapılmasının anlaşılması üzerine, tahsil edilerek kişilerden alacaklar hesabına kaydedilen söz konusu mükerrer ödeme tutarlarına gecikme faizi işletilmemesi sonucu .... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda muhasebe yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde özetle;

Sorguda adı geçen şahsın İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünden kaynaklanan sehven yanlış atanması nedeniyle mükerrer maaş ödemesi yapılmış olup ilgili kişinin farkına varması ve İnsan Kaynakları Müdürlüğüne müracaatı sonucunda tespit edildiğini, süresi içinde tahsil edildiğinin ilamda belirtildiğini, herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığını,

Sorguda adı geçen şahsa mükerrer maaş ödemesinin Jandarma Komutanlığının hatasından kaynaklandığını, ...’in kendisinin durumun farkına varması ve bildirimde bulunması sonucu yanlışlığın düzeltildiğini, bu hususun sorguya yapılan savunmada açıklandığını, ilgilinin kendisinin yanlışlığı düzelttiğinden ve belediye görevlilerinin kusuru olmadığından gecikme faizi uygulanmasına gerek görülmediğini, olayda mali mevzuatta kayıt altına alındığı şekli ile bir kamu zararı bulunmadığını,

Yukarıda izah olunan nedenlerle, Sayıştay (5)’inci Dairesi’nin 21.04.2016 tarih ve 191 sayılı ilamında yer verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“İlamın 18 İnci maddesinde özetle, Jandarma Genel Komutanlığından istifa ederek ... Belediyesinde çalışmaya başlayan ...’e mükerrer maaş ödemesi yapılmasının anlaşılması üzerine, tahsil edilerek kişilerden alacaklar hesabına kaydedilen söz konusu mükerrer ödeme tutarlarına gecikme faizi işletilmemesi sonucu oluşan ...-TL tutarında kamu zararının ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunumun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, karar verilmiştir.

Temyiz dilekçesinde özetle, adı geçen kişinin sehven yanlış atanması sonucu ödenen mükerrer maaş ödemesi ilgili kişinin İnsan Kaynakları Müdürlüğüne müracaatı sonucunda tespit edildiği ve süresi İçerisinde tahsil edildiği, yanlışlığın Jandarma Komutanlığının hatasından kaynaklandığı, bu durum sorguya yapılan savunmada da açıklandığı, ilgilinin Belediye çalışanlarının kusuru olmadığından gecikme faizin uygulanmasına gerek görülmediği ve dolaysıyla kamu zararı oluşmadığı ifade edilerek verilen tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu Zararından Doğan Alacaklarda Faiz” başlıklı 18 inci maddesinde; “Kamu zararından doğan alacaklarda ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faizin başlangıç tarihi, kural olarak zararın oluştuğu tarihtir.

Sayıştay, adlî, İdarî ve askerî mahkeme ilâmları ile tespit olunan kamu zararından doğan alacaklarda faiz başlangıç tarihi, ilâmda faizin başlangıcı hakkında hüküm varsa belirtilen tarih, aksi takdirde karar tarihidir.

Sorumlular ve/veya ilgililerce yapılan ödeme tutarının, alacak aslı ile faiz tutarının tamamını karşılamaması halinde ödenen tutar vadesi gelmiş alacak aslına ve faizine orantılı olarak mahsup edilir.

Borç aslına faiz dahil edilerek, tekrar faiz yürütülemez.” denilmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunumun 71 inci maddesinde, Kamu Zararı; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya İhmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış ve “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması” ve “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususları da kamu zararının belirlenmesine esas alınacak olan kriterler arasında sayılmıştır.

Bu kamu zararının Sayıştay, adlî, idarî ve askerî mahkeme ilâmları ile yada İdarenin kendisinin farkına varması sonucunda tespit edilmiş olmasının kamu zararının niteliğine etkisi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, tespit edilen bu kamu zararının tahakkuku yapılırken faiz işletilmek suretiyle tahakkuk ettirilmesi ve muhasebe kayıtlarına bu şekilde yansıtılması esastır. Dolayısıyla, tahsili anında da, faizli tutar esas alınarak gerekli tahsilatın yapılması gerekmektedir. Faiz hesabının yapılmaması nedeniyle kamu zararının oluştuğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, temyiz talebi reddedilerek Daire kararının onanması uygun olur.” denilmiştir.

Duruşma talebinde bulunan muhasebe yetkilisi ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

191 sayılı ilamın 18. maddesi ile, Jandarma Genel Komutanlığı’ndan istifa ederek ... Belediyesinde çalışmaya başlayan ...’e mükerrer maaş ödemesi yapılmasının anlaşılması üzerine, tahsil edilerek kişilerden alacaklar hesabına kaydedilen söz konusu mükerrer ödeme tutarlarına gecikme faizi işletilmemesi sonucu ...-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Çekilme” başlıklı 94. maddesinde;

“Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. (Ek hüküm: 31/7/1970 - 1327/75 md.) Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.

Çekilmek isteyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir.

Olağanüstü mazeretle çekilenler, üstüne haber vermek şartıyla bir ay kaydına tabi değildirler.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, yazılı olarak memurluktan çekilme isteğinde bulunan devlet memurları çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam etmekle mükelleftirler.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; ...’in Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde muvazzaf askeri personel iken kendi isteği ile istifa dilekçesini verdikten sonra 19.10.2012 tarihinde, ... Belediyesi bünyesinde tahsildar kadrosuna atandığı, ancak Jandarma Genel Komutanlığı tarafından istifa dilekçesi onaylanmadığı gerekçesiyle, 15.03.2013 tarihine kadar hem ... Belediyesi hem de Jandarma Genel Komutanlığı tarafından kendisine maaş ödemesi yapıldığı görülmüştür. Mükerrer maaş ödemesi ahiz tarafından tespit edilmiş ve belediyeye bildirilmiş, fiilen ... Belediyesinde çalışmasına rağmen altı aylık maaş belediyeye iade edilmiştir.

İlamda, ahizden tahsil edilen söz konusu maaş ödemelerine faiz tahakkuk ettirilmediği için tazmin hükmü verildiği anlaşılmaktadır. Ancak asıl kamu zararına neden olan taraf Jandarma Genel Komutanlığı’dır. Şöyle ki yazılı olarak çekilme isteğinde bulunan personeli istifası onaylanmadığı halde görevine devam etmemiş buna karşın kendisine altı ay boyunca maaş ödemesi yapılmış, ayrıca altı aydır görevine devam etmemesine rağmen söz konusu personel hakkında işlem yapılmamıştır. Oysa ki söz konusu kişi ... Belediyesi’nde fiilen görevini yerine getirmiş, dolayısıyla da belediyeden maaş almaya hak kazanmıştır. Bu sebeple ... Belediyesinin ...’e maaş ödemesinde mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Bu itibarla, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 191 sayılı ilamın 18. Maddesiyle ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine, (.. Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ..., ... ile ...’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,

16.05.2018 tarihinde karar verildi.

Karşı oy gerekçesi

  1. Daire Başkanı . . . , Üyeler . . . , . . . , . . . ile . . . ’ın karşı oy gerekçesi;

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu Zararından Doğan Alacaklarda Faiz” başlıklı 18 inci maddesinde;

“(1) Kamu zararından doğan alacaklarda ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faizin başlangıç tarihi, kural olarak zararın oluştuğu tarihtir.

(2) Sayıştay, adlî, idarî ve askerî mahkeme ilâmları ile tespit olunan kamu zararından doğan alacaklarda faiz başlangıç tarihi, ilâmda faizin başlangıcı hakkında hüküm varsa belirtilen tarih, aksi takdirde karar tarihidir.

(3) Sorumlular ve/veya ilgililerce yapılan ödeme tutarının, alacak aslı ile faiz tutarının tamamını karşılamaması halinde ödenen tutar vadesi gelmiş alacak aslına ve faizine orantılı olarak mahsup edilir.

(4) Borç aslına faiz dahil edilerek, tekrar faiz yürütülemez.” denilmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde, kamu zararı;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış ve “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması” ve “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususları da kamu zararının belirlenmesine esas alınacak olan kriterler arasında sayılmıştır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre, ...’e mükerrer maaş ödenmesi sonucunda, mükerrer maaş verilmesi mevzuatın öngördüğü bir uygulama olması mümkün olmadığından, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kriteri esas alındığında, kamu zararına neden olunduğu açık bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sorumlu temyiz dilekçesinde; söz konusu mükerrer maaş ödemesinin Jandarma Genel Komutanlığı’nın hatasından kaynaklandığını, ...’in kendisinin durumun farkına varması ve bildirimde bulunması sonucu yanlışlığın düzeltildiğini, ilgilinin kendisinin yanlışlığı düzelttiğinden ve belediye görevlilerinin kusuru olmadığından gecikme faizi uygulanmasına gerek görülmediğini, olayda mali mevzuatta kayıt altına alındığı şekli ile bir kamu zararı bulunmadığını belirtmişse de; kamu zararının Sayıştay, adlî, idarî ve askerî mahkeme ilâmları ile ya da İdarenin kendisinin farkına varması sonucunda tespit edilmiş olmasının kamu zararının niteliğine etkisi bulunmamaktadır. Bunun yanında, tespit edilen bu kamu zararının tahakkuku yapılırken faiz işletilmek suretiyle tahakkuk ettirilmesi ve muhasebe kayıtlarına bu şekilde yansıtılması esastır. Dolayısıyla, tahsili anında da, faizli tutar esas alınarak gerekli tahsilatın yapılması gerekmektedir.

Diğer taraftan, tespit edilen bu kamu zararına işletilmesi gereken faiz tutarları da, idarenin geliri niteliğindedir. Dolayısıyla, faiz hesaplanmaması sonucunda mahrum kalınmış olan bu faiz geliri de, “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması” kriterine göre de kamu zararı niteliğindedir.

Bu itibarla, 191 sayılı ilamın 18. maddesi ile yapılan verilen tazmin hükmünün tasdikine, karar verilmesi gerekir.

Üyeler ... ile ...’ın karşı oy gerekçesi;

Esas yönünden imceleme;

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu Zararından Doğan Alacaklarda Faiz” başlıklı 18 inci maddesinde;

“(1) Kamu zararından doğan alacaklarda ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faizin başlangıç tarihi, kural olarak zararın oluştuğu tarihtir.

(2) Sayıştay, adlî, idarî ve askerî mahkeme ilâmları ile tespit olunan kamu zararından doğan alacaklarda faiz başlangıç tarihi, ilâmda faizin başlangıcı hakkında hüküm varsa belirtilen tarih, aksi takdirde karar tarihidir.

(3) Sorumlular ve/veya ilgililerce yapılan ödeme tutarının, alacak aslı ile faiz tutarının tamamını karşılamaması halinde ödenen tutar vadesi gelmiş alacak aslına ve faizine orantılı olarak mahsup edilir.

(4) Borç aslına faiz dahil edilerek, tekrar faiz yürütülemez.” denilmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde, kamu zararı;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış ve “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması” ve “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususları da kamu zararının belirlenmesine esas alınacak olan kriterler arasında sayılmıştır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre, ...’e mükerrer maaş ödenmesi sonucunda, mükerrer maaş verilmesi mevzuatın öngördüğü bir uygulama olması mümkün olmadığından, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kriteri esas alındığında, kamu zararına neden olunduğu açık bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu itibarla verilen tazmin hükmünün esas yönünden mevzuata uygun olduğuna;

Sorumluluk yönünden inceleme;

İlamda, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 60 inci maddesinde, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmenin Malî hizmetler biriminin görevi olduğu belirtildiğinden, belediye geliri niteliğindeki faiz gelirleri ile ilgili olan kamu zararının sorumluluğunun tek başına Muhasebe Yetkilisine ait olduğu belirtilmiştir.

657 sayılı Kanun’un “Çekilen ve çekilmiş sayılanların yeniden atanmaları ” başlıklı 97 maddesinde;

(Değişik: 29/11/1984 – KHK-243/17 md.) Memurlardan mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak üzere;

A) 94 üncü maddenin 2 nci ve 3 üncü fıkrasına uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden,… Devlet memurluğuna alınamazlar. “Denilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükmüne göre, usulüne uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden memuriyete alınamazlar. Ancak yapılan incelemede, söz konusu personelin 04.09.2012 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı’na istifa dilekçesini verdiği, 19.10.2012 tarihinde de ... Belediyesinde tahsildar kadrosuna atandığı görülmüştür. Ancak bahsedildiği üzere memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden yeniden memuriyete alınamazlar. Mükerrer maaş ödemesi yapılmasının kaynağı, 6 ay süre beklenilmeksizin yapılan usulsüz atama işlemi olduğundan, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünde atama işlemlerini gerçekleştiren görevlilerin de sorumluluğa dahil edilmesini teminen verilen tazmin hükmünün bozularak dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim