Sayıştay 5. Dairesi 41499 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41499

Karar Tarihi

16 Mayıs 2018

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 5

  • Dosya No: 41499

  • Tutanak No: 44481

  • Tutanak Tarihi: 16.05.2018

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Belediye bütçesinden öğrencilerin özel okul ücretlerinin ödenmesi

  1. 191 sayılı ilamın 2. maddesiyle; ... Belediyesi ile ... ... Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye bütçesinden ödenmesi sonucu .... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan ...adına avukat ..., üst yönetici ..., harcama yetkilisi ... ile gerçekleştirme görevlisi ...’ın göndermiş olduğu aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde;

Özel ... Koleji ile ... Belediyesi arasında yapılan protokol hükümleri gereğince desteklenen öğrencilere burs verilmesinin kamu zararı oluşturduğunun belirtildiğini,

Anayasanın 10. maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkanları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,

Ayrıca; 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini,

    1. 2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede; “2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA ÖZEL OKULLARDA ÖĞRENİM GÖREN ÖĞRENCİLER İÇİN EĞİTİM VE ÖĞRETİM DESTEĞİ VERİLMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ”in yayınlandığını, tamamının aşağıdaki gibi olduğunu,

Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 80 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;

“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul Öncesi eğitim kuramlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.

Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.

Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli Öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.

Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.

Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,

Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir Öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katım geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir. ” hükmüne yer verildiğini,

Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların aşağıda belirtildiğini,

  1. 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo. 1 de yer almaktadır.

    1. 2015 eğitim ve öğretim yılında yukarıdaki Tablo. 1 de sayılan okul kademe ve türleri için toplam 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir.
  2. İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.

  3. Sosyo. ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.

  4. Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48. 66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.

  5. İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Millî Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.

  6. Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.

  7. Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.

  8. Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2014. 2015 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

10- Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütülür. Tebliğ olunur.(Yürüklükteki En Son Tebliğden Alınmıştır)

Konu incelendiğinde, 8.2.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile özel ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim gören öğrencilere devlet desteği verileceğinin hüküm altına alındığını,

    1. 2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında “özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının” da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,

Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesi konusunun yasal dayanağı olan hususlar olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,

Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devletin bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı bir hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,

İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları şeklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocukları olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazanmış olduklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,

Yukarıda izah olunan nedenlerle, Sayıştay (5) inci Dairesi’nin 21.04.2016 tarih ve 191 sayılı ilamında yer verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

( Ek 1 : Öğrenci Listesi ve örnek öğrenci dosyası)

Başsavcılık mütalaasında;

“İlamın 2 inci maddesinde özetle, ... Belediyesi ile ... ... Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, öğrencilerin özel okul harcamalarının, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Belediyelerin “Görev ve Sorumlulukları” ile “Yetkileri ve İmtiyazları” m düzenleyen 14 ve 15 inci maddelerinde sayılmış olan belediyelerin görev, sorumluluk, yetki ve imtiyazları kapsamına girmediği ve aynı Kanunun 60 inci maddesindeki belediyelerin görevlerini yerine getirirken yapabileceği giderleri arasında sayılmadığı halde, Belediye Bütçesinden ödenmesi nedeniyle oluşan ...-TL tutarında kamu zararının ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsil en 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verilmiştir.

Temyiz dilekçesinde özetle, Anayasanın 10 uncu maddesinden bahsederek eğitim ve öğretim hakkının tüm Türk vatandaşları için bir hak ve ödev olduğu ve yapılan eğitim yardımının anayasaya aykırı olmadığı, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede, '2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ’in yayınlandığı ve bu çerçevede eğitim öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların belirlendiği, bu çerçevede eğitim gören öğrencilere Devlet desteğinin verileceği, ifade edilerek verilen tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.

... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği’nin 2 nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet eden ve yine ... Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan, yardıma muhtaç aile ve öğrenciler ile şehit çocuğu, yetim, öksüz ve özürlü (engelli) öğrencilere yapılacak eğitim yardımının miktarını, müracaat, değerlendirme ve ödeme ile İlgili usul ve esaslarım kapsar.” denilmek suretiyle kimlere eğitim yardımı yapılacağı belirlenmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde de, “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye İdaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır.” denildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun Kamu Zararı başlıklı 71 inci maddesinde ise; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla Ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalleri neticesinde, transfer niteliğindeki giderlerde yersiz ödemede bulunulmak suretiyle kamu kaynağında eksilmeye neden olunması kamu zararı olarak tanımlanmaktadır.

Anılan Yönetmeliğin 2 nci maddesindeki düzenlemeye göre, bir öğrenciye eğitim yardımı yapılabilmesi için, ilk olarak o öğrencinin;

a-) ... sınırları içerisinde ikamet etmesi ve ... sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim görmesi yahut,

b-) ... sınırları içerisinde ikamet etmesi ve ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alması,

e-) Yukarıdaki şartları taşıyan öğrencinin aynı zamanda ihtiyaç sahibi olması, gerekmektedir.

Dolayısıyla, “... sınırları içinde ikamet etme” kavramı eğitim yardımının yapılabilmesinde ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14 üncü maddesinde belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış olup, maddede belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.

... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet etmediği halde bazı öğrencilerin eğitim yardımlarından yararlandırıldığı veyahut ikamet adresi ... Belediyesi sınırları içerisinde olmakla birlikte, ... ilinde bulunan üniversitelerde değil, yurtdışındaki yükseköğrenim kurulularında eğitimine devam eden öğrencilere eğitim yardımı yapıldığı görülmektedir. Dolayısıyla, bu türden bir eğitim yardımı uygulamasına ne diğer mevzuat ne de ... Belediyesi tarafından yayımlanan Yönetmelik cevaz vermemektedir.

5018 sayılı Kanunu’nun 71 inci maddesine hükmüne göre, ... Belediyesi bütçesinden yapılan bu harcamaların, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalleri neticesinde, yersiz ödemede bulunulmak suretiyle kamu kaynağında eksilmeye neden olunması anlamına geldiği ve dolayısıyla, mevzuat hükümlerine aykırı olarak öğrencilere eğitim yardımı adı altında kamu kaynağı transfer edildiği ve bu suretle kamu zararına neden olunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, sorumlunun kamu zararının kaldırılması yönündeki talebi reddedilerek Daire Kararının onanması uygun olur.” Denilmiştir.

Yapılan duruşmada, duruşmaya katılan ..., belediye başkanı ...’ün görevde olmadığı dönemdeki harcamalardan da sorumlu tutulduğunu; söz konusu döneme ilişkin harcamalardan sorumlu tutulmaması gerektiğinin belirtmiştir.

Duruşmaya katılan Sayıştay Savcısı önceki mütalaalarında belirtiği hususları belirterek daire kararının onanması yönünde görüş belirtmiştir.

Yapılan duruşmada, duruşmaya katılan ...ve ... ile Sayıştay savcısı temyiz dilekçesinde ve savcılık mütalaasında belirtikleri hususları tekrarlamışlardır.

Duruşma talebinde bulunan ...ve ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

Gereği Görüşüldü

... Belediyesi ile ... ... Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye tazmin hükmü verildiği görülmüştür.

Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacın karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.

Diğer yandan, bir hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelendirilebilmesi için; herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak ihtiyaç ve beklentileri ifade etmesi gerekmekte olup, belediyeler belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası olan "Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır." hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.

Her ne kadar, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14 üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.

Diğer taraftan, özel okullarda okuyan öğrencilerin okul harcamalarının bütçeden karşılanması, aynı zamanda ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Zira, söz konusu Yönetmeliğin 1 inci maddesinde,

“Bu Yönetmelik, ... Belediyesi Stratejik Planında “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” stratejik amacına yönelik olarak hazırlanmış olan V.1.2.4 faaliyet numaralı proje uyarınca karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, bahsedilen amaçla yapılacak eğitim yardımlarının da bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dağıtılması gerekmektedir.

Söz konusu Yönetmeliğin;

2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet eden ve yine ... Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz, ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,

5 inci maddesinde; öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve ... İlçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak “Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu” tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği,

6 ncı maddesinde; eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş. pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,

7 inci maddesinde; her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, "Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu" tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,

8 inci maddesinde; eğitim yardımının başlangıcının, yardımdan yararlanacak öğrencinin okuduğu okulun öğretime başladığı tarihte başlayacağı ve öğretim yılı sonunda kesileceği,

9 uncu maddesinde; eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden; ilköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; ailesinin ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı, üniversitede okuyan öğrenciler için; öğrencinin veya ailesinin ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... il sınırları içerisindeki üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmesi ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,

11 inci maddesinde; eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu,

12 inci maddesinde; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,

13 üncü maddesinde; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun görev ve yetkilerinin,

a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek.

b) Eğitim yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formunu hazırlamak.

c) İlgili makamlara sunulmak üzere, bütçe imkanları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek.

d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularım bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak.

e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,

16 ncı maddesinde; eğitim yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kurallarının neler olduğu,

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

Anılan Yönetmeliğin yukarıya alınan hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, bu düzenlemeler arasında özel okullarda okuyan öğrencilerin eğitim öğretim bedelinin karşılanmasına cevaz veren bir hüküm bulunmamaktadır. Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere yapılacak eğitim yardımı ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir kolej için kullanılması mümkün görünmemektedir. Mevcut durumda, belirli bir okulla protokol yapılması her türlü sübjektif değerlendirmeye açık olduğu gibi kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması temininden de uzaktır.

Yine anılan Yönetmeliğin 18 inci maddesinde, eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği de hüküm altına alınmış olunmasına rağmen, bahse konu ödemeler sözü edilen Koleje yapılmıştır. Ayrıca, Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim öğretim bedeli ödenen öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de ilgili dosyalarında nesnel olarak belli değildir.

Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, ... Belediyesi bütçesinden her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim-öğretim yılında yardım yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın, müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulması gerekmektedir. Yapılan başvurular arasından yardımı hak eden öğrencilere yapılacak ödemelerin de belirli dönemlerde nakit olarak ödenmesi gerekmektedir. Söz konusu ödemeler yapılırken belirtilen şartların hiçbirisi yerine getirilmemiş ve ödemeler doğrudan ilgili özel eğitim kurumuna yapılmıştır. Bu şartlar altında yapılan ödemeler mevzuata açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Bunun yanında, sorumluların dilekçesinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, 191 sayılı ilamın 2. maddesiyle ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Üye ...’ın farklı gerekçesi ile .. Daire Başkanı ..., üyeler ..., ..., ..., ..., ... ile ...’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,

16.05.2018 tarihinde karar verildi.

Farklı gerekçe

Üye ...’ın farklı gerekçesi;

Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacın karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.

Diğer yandan, bir hizmetin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelendirilebilmesi için; herhangi bir yerel yönetim biriminin sınırları içinde yaşayan kişi, aile, zümre ya da sınıfın özel çıkarlarını değil, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan eylemli durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve güncelleştirdiği, özünde yerel ve kamusal hizmet karakterinin ağır bastığı ortak ihtiyaç ve beklentileri ifade etmesi gerekmekte olup, belediyeler belediye sınırları içerisindeki mahalli müşterek ihtiyaçları yasalarla sınırları belirlenmiş alanlarda özerk bir biçimde yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24.1.2007 tarihli, E.2005/95 ve K.2007/5 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası olan "Belediye, kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki diğer görev ve hizmetleri de yapar veya yaptırır." hükmü iptal edilmiştir. Dolayısıyla, belediyelerin hangi mahalli müşterek ihtiyacın giderilmesine yönelik hizmet yürütebileceği ve bu hizmetin sınırlarının kanunla belirlenmiş olması gerekmektedir.

Her ne kadar, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 14 üncü maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla öğrencilere malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; bu destek özel okullarda okutmak şeklinde değil kırtasiye gibi ayni yardımlar şeklinde yapılabilecek desteklerdir.

Bunun yanında, sorumluların dilekçesinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, 191 sayılı ilamın 2. maddesiyle ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.

Karşı oy gerekçesi

.. Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ... ile ...’in karşı oy gerekçesi;

Esasa ilişkin Kurul kararına katılmakla birlikte, sorumluluk yönünden;

Sorumluların duruşmada da belirttiği üzere, 30 Mart 2014 tarihindeki Mahalli İdare Seçimleri sonucunda ... Belediye Başkanı olarak ... seçilmiş, önceki Belediye Başkanı ...’ün görev süresi sona ermiştir. Ancak ilişikli ödeme emirleri incelendiğinde, ...’ün görev süresinin sona erdiği 30 Mart 2014 tarihinden sonra da ... ... Kolejine yapılan ödemelerden sorumlu tutulduğu, buna karşın yeni Belediye Başkanı ...’nün ise kendi dönemine isabet eden ödemelerden sorumlu tutulmadığı anlaşılmıştır.

İlamda ...Belediye ile adı geçen Kolej arasında yapılan protokolü imzaladığı için üst yönetici olarak sorumlu tutulmuştur. İdare Hukukundaki yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince aksi belirtilmedikçe idari işlemi yapmaya yetkili olan makam söz konusu işlemi geri alma, kaldırma, değiştirme, düzeltme konusunda da yetkilidir. Buradan hareketle, söz konusu protokolü feshetme yetkisi de belediye başkanına aittir, ancak yeni seçilen Belediye Başkanı ... tarafından protokol feshedilmemiş, ödemelere devam edilmiştir. Yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince nasıl ki önceki Belediye Başkanı protokolü imzaladığı için sorumlu tutulmuşsa, yeni belediye başkanı ...’nün de mevzuata aykırı bu protokolü feshetmediği için sorumlu tutulması gerekmektedir, ancak ilamda aksine yeni belediye başkanı sorumluluğa dahil edilmemiş bunun yanında görevde olmadığı süre için de ...sorumlu tutulmuştur.

Bu itibarla, 191 sayılı ilamın 2. maddesinin, yeni belediye başkanı ... ’nün de sorumluluğa dahil edilmesini, teminen bozularak dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.

Üye ...’nün karşı oy gerekçesi;

Yürütülmekte olan ... Koleji projesi kapsamında, ... Belediyesi ile ... ... Koleji arasında yapılan protokol hükümleri gereğince, desteklenen öğrencilerin özel okul harcamalarının, Belediye Bütçesinden ödenmiş olması nedeniyle verilen tazmin hükmünün, kaldırılması talebiyle müracaatta bulunulmuştur.

Sorumlular konuyla ilgili olarak yaptıkları savunmalarında; sözkonusu harcamanın, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesinin bir gereği olduğunu, anılan projenin esasını, yoksul ailelerin, başarı çocuklarının öğrenim giderlerinin karşılanması suretiyle desteklenmesinin oluşturduğunu, ... Belediyesinin 2010-2014 dönemine ilişkin olarak hazırlanmış bulunan “Stratejik Planı”nda ...faaliyet numaralı “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında, ... ilçesi sınırları içinde yoksul ailelerin yetenekli ve yaratıcı kabiliyeti haiz çocuklarının tespiti yapılarak ve okul öncesinden başlayarak “birebir danışman öğretmen destekli, grup içerisinde uygulamalı; öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını çıkartmaya ve bu yanları geliştirmeye yönelik; gözlem ve deneye dayalı, geleceğin bilim insanlarını yaratma hedefli yabancı dil ağırlık eğitim projesi” geliştirildiğini, ... Belediye Meclisi’nin kabulü, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın onayı ile yürürlüğe girmiş olan ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinin; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlen kontenjan dâhilinde, 9 uncu maddesinde belirtilen nitelikleri haiz öğrencilere, yine Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşen tutarlarda öğrenciye burs vermeye imkan verdiğini, Başkanlık Makamı ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun, projede belirtilen eğitim olanaklarına sahip kurumların araştırmasını yaptığını ve “... ... Koleji”nin söz konusu projeye uygun eğitim olanağı sağladığının tespit edildiğini ve ... ... Koleji ile protokol yapıldığını, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu’nun savunma ekinde örnekleri sunulan ve ... ilçesi sınırları içerisinde yaşayan yoksul ailelerin projeye uygun çocuklarının belirlemesine yönelik olarak yaptığı çalışma sonucunda; Başkanlık Makamınca da onaylanan isim ve sayıda öğrencinin, öğrenim bedellerinin “EĞİTİM-ÖĞRETİM BURSU” olarak ... ... Kolejine ödendiğini, yapılan ödemenin, Meclis Kararı, Belediyenin Kurumsal Planı ve “... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğunu ifade etmişlerdir. Belediyenin eğitime ve yoksul aile çocuklarına destek konusunda bilinen yöntemlerin dışında, bir kolejle protokol imzalamak ve başaralı yoksul öğrencileri buruda okutmak gibi farklı bir yol tercih etti görülmektedir.

5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde, hemşehrilerin, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara da yer verildiği görülmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Kanunla bazı belediyelere, meclis kararıyla belli şartlarla eğitim kurumlarına ortak olabilme imkanı sağlanmış, eğitimi geliştirecek projelere İçişleri Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilme hakkı verilmiştir. Yine belediyeler kendi görev ve sorumluluk alanına giren konularda, dernek ve vakıflar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilmekte, 60. madde çerçevesinde de yapmış oldukları ortak hizmet ve proje giderlerini ödeyebilmektedir.

Öte yandan 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesi ile örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilmektedir. Esasen belediyeler belde halkının sosyal ihtiyaçlarını belirlemede ve bu ihtiyaçları karşılamada merkezi yönetime göre daha avantajlı bir konumdadırlar.

2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanununun 3. maddesine göre, “"Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü”, ifade etmektedir. Bu tanım çerçevesinde ... gibi gelir dağılımında önemli farklılıkların olduğu bir bölgede, başarılı yoksul aile çocuklarına daha vasıflı bir eğitim sağlama yönünde geliştirilen eğitim projesinin bir sosyal hizmet olmadığı söylenemez. Sosyal yardımlar, yoksunluğun derecesine ve çeşidine göre değişebilir. Günümüzde aileler için en önemli yoksunluk, eğitim yoksunluğuna dönüşmüştür. Yoksul aile için çocuklarına sunacağı eğitim yoksunluğu temel ihtiyaçlardan bile daha öncelikli hale gelmektedir.

Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek, sosyal hizmet üretmek, belediyenin asli görevi olduğu, “Yoksul Aile Çocuklarının Eğitim-Öğretim Sürecinde Desteklenmesi” projesi kapsamında da, bir eğitim desteği sağlanmış olduğu ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen yoksul öğrencilerin bu imkandan yararlandırıldığı anlaşılmıştır.

Ayrıca temyiz aşamasında kendisinin bir itirazı olmamış olsa da, daire ilamında protokolü imzaladığı gerekçesiyle, Belediye Başkanının üst yönetici sıfatıyla sorumluluğa dâhil edildiği görülmektedir.

5018 Sayılı Kanunun üst yöneticinin sorumluluğunun yer aldığı 11’inci maddesinde, üst yöneticinin mahalli idarelerde kendi meclisine karşı sorumlu olacağı belirtilmiştir. 5018 ve 6085 sayılı Kanunlarda, üst yöneticilerin münferiden veya diğer görevlilerle birlikte mali sorumluluğa dâhil edilmesi gerektiğine dair açık bir hüküm de bulunmamaktadır. Üst yöneticinin genel gözetim ve izleme sorumluluğu bulunmaktadır ki bu da sadece Belediye Meclisine karşı olan idari bir sorumluluktur. 5018 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde ifade edilen sorumluluk tek başına mali sorumluluk olarak değerlendirilemez. Kaldı ki bu sorumluluğun gereklerinin de, Harcama yetkilileri, Mali hizmetler birimi ve İç denetçiler, aracılığıyla yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır.

14/06/2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının III-Sorumlular başlıklı bölümünde de, üst yöneticinin Belediye Meclisine karşı sorumlu olduğu belirtilerek “Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte Üst yöneticilerin özel Kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur. Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.” denilmek suretiyle üst yöneticinin bazı özellikli durumlarda bir anlamda istisnai olarak sorumlu olabileceği ifade edilmiştir. Oysa daire ilamında herhangi bir özel kanun hükmüne atıf yapılmaksızın ve ilama konu münferit olayda Belediye Başkanına sorumluluk tevcih edilmesini gerektiren özel husus belirtilmeden Belediye Başkanı sorumlu tutulmak suretiyle hüküm tesis edildiği görülmektedir. Bu durum 5018 sayılı Kanun hükümlerine ve söz konusu Sayıştay Genel Kurul Kararına aykırılık teşkil etmektedir.

Bu itibarla duruşma sırasında sorumluların sözlü ifadeleri de dikkate alındığında bu yardımların ilçede ikamet eden apartman görevlilerinin çocuklarına yapıldığı da dikkate alınarak, yardımlardan yararlananların muhtaçlık durumu ve üst yöneticinin sorumluluğu hususları değerlendirilmek üzere 191 sayılı ilamın 2. maddesinin bozularak dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim