Sayıştay 5. Dairesi 41498 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
41498
16 Mayıs 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 5
-
Dosya No: 41498
-
Tutanak No: 44484
-
Tutanak Tarihi: 16.05.2018
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Özel Üniversitede eğitim gören öğrencilerin eğitim bedellerinin tamamının ya da bir kısmının, Belediye bütçesinden ödenmesi
- 191 sayılı ilamın 3. maddesiyle; ... Üniversitesi'nde eğitim gören 36 öğrencinin eğitim bedellerinin tamamının ya da bir kısmının, Belediye bütçesinden ödenmesi sonucu .... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile gerçekleştirme görevlisi ...’ün aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
... Üniversitesinde eğitim gören bir kısım öğrenciye eğitim bursu verilmesinin kamu zararı oluşturduğunun belirtildiğini,
Anayasanın 10. maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. Maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkanları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,
Ayrıca; 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. Maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini,
Yapılan yardımlarla; 3.12.2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında “özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının” da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,
İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları şeklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocukları olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazanmış olduklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,
Nitekim yukarıda atıf yapılan ... (…) … Belediyesinin 2008 hesap yılına ilişkin olarak verilen 03.12.2013 tarihli, 37976 sayılı Temyiz Kurulu İlamında da aynen;
“...İlamda bahsedilen özel üniversiteler, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip kurumlardır. Bu üniversiteler devlet tarafından yapılan merkezi sistemle öğrenci kabul etmektedir.
Bu kurumlar 2547 sayılı Kanunun Ek 10. Maddesinde belirtildiği üzere mali, idari ve ekonomik konularda Yüksek Öğretim Kurulunun gözetim ve denetimine tabidirler. Ayrıca 2547 sayılı Kanunun Ek 18. Maddesinde belirtilen şartların yerine getirilmesi koşuluyla Vakıflar tarafından kurulmuş yükseköğretim kuramlarının giderlerine katkıda bulunmak amacıyla; bütçede yer alan ödenekle sınırlı olmak üzere, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun müracaatı, Yükseköğretim Kurulunun görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca Devlet yardımı da yapılabilmektedir, denilerek tanzim hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında “Özel Üniversitelere devlet yardımı yapılmasının” da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyenin de yardımda bulunulmasının yerinde görüldüğünü, özel okullara eğitim desteği verilmesi konularının yasal dayanağı olan hususlar olduğunu,
“...Bazı öğrencilerin vakıf üniversitelerinde okumuş olması o öğrencilerin maddi imkanlarının kısıtlı olmadığı anlamına gelmediğini, ilamda yardım alan öğrencilerin maddi durumları ile ilgili olarak bir tespit de yer almadığını, yapılan uygulamada ve ödemede mevzuata aykırılık bulunmadığını... ” belirterek Sayıştay Temyiz Kurulu’nun tazmin hükmünü kaldırdığını,
Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesi konusunun yasal dayanağı olan hususlar olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,
Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devletin bütçesinde en büyük kaynağın ayrıldığı bir hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,
Yukarıda izah olunan nedenlerle, Sayıştay (5) inci Dairesi’nin 21.04.2016 tarih ve 191 sayılı ilamında yer verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“İlamın 3 üncü maddesinde özetle, ... Üniversitesi'nde eğitim gören 36 öğrencinin eğitim bedellerinin tamamının ya da bir kısmının ... Belediyesi bütçesinden karşılanması sonucu neden olunan ...-TL tutarındaki kamu zararının Gerçekleştirme Görevlisi ...(Memur) ve Harcama Yetkilisi ...(Yazı İşleri Müdürü)’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verilmiştir.
Temyiz dilekçesinde özetle, özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım yapılması konusu yasal dayanağı olan hususlar olduğu, mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-g maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması nedeniyle kamu kaynağında bir azalmaya da neden olunmadığı ifade edilerek 191 sayılı ilamda yer alan tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Belediyelerin görev yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14 ve 15 inci maddelerinde, belediyelerin giderleri de aynı kanunun 60 inci maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 saydı Belediye Kanunu'nun 14 üncü maddesinde sayılan görev ve sorumluluklar arasında bulunması ve aynı Kanun'un 60 inci maddesinde sayılan giderler arasında yer alması gerekmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nda özel okullarda öğrencilerin öğrenim görmesini sağlamak, belediyenin görevleri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim ve eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında yer almamaktadır.
Diğer taraftan; 5102 sayılı Yüksek Öğrenim öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2 nci maddesinde;
“Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.
Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu İktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (...) (1) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim Öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.” denilmektedir.
Yukarıdaki madde metninin ikinci fıkrasının ilk halinde yer alan “ ... (belediyeler hariç) ...” ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E.: 2004/24, K.: 2008/165 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi İptale ilişkin gerekçeli kararında; “(...) Öte yandan, dava konusu kurallarla çeşitli kurum ve kuruluşlarca verilen burslarda, mükerrerliğin önlenmesi; adil ve dengeli bir dağılım sağlanarak daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla, burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistem oluşturulduğu, ancak belediyelerin bundan istisna tutulduğu anlaşılmaktadır. Hukukun üstünlüğü esasını benimseyen bir devlette, genel kurala bu tür bir istisna getirilebilmesi için İşin doğasından veya ayrıcalık tanınanların özel durumlarından kaynaklanan zorunluluklar bulunması gerekir. Aksi halde, yasama yetkisinin kullanılmasında, hizmetin gereği değil, yasa koyucunun hukuk sınırlarını aşan öznel iradesi belirleyici olur. Böyle bir durumu ise eşitlik temelinde, adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdürmekle yükümlü olan hukuk devleti anlayışı ile bağdaştırma olanağı bulunmadığından belediyelerin, dava konusu düzenleme İle getirilen yeni sistemin dışında tutulması Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.” denilmektedir.
Bu itibarla; yukarıdaki Anayasa Mahkemesi kararı gereği belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi verebilmesi mümkün değildir. Belediyeler ancak ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yükseköğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirebilirler.
Belediyeler, burs verebilmeleri için 5102 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin son fıkrasına göre işlem tesis etmesi gerekmektedir. İlgili mevzuat hükümleri çerçevesinde belediye bütçesinden üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi ödemeleri hukuka aykırı olduğu değerlendirilmekte olup, yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Mevzuata aykırı gerçekleştirilen bu ödemelerin 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği kamu zararını oluşturduğu düşünüldüğünden, temyiz talebi reddedilerek Daire kararının onanması uygun olur.” Denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
191 sayılı ilamın 3. maddesiyle; ... Üniversitesi'nde eğitim gören 36 öğrencinin eğitim bedellerinin tamamının ya da bir kısmının, Belediye bütçesinden ödenmesi sonucu ...-TL’ye tazmin hükmü verildiği görülmüştür.
Belediyelerin görev ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14 üncü, yetki ve imtiyazları 15 inci, belediyelerin giderleri de aynı Kanunun 60 ıncı maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın; öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacın karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14 üncü maddesinde sayılmış olan belediyelerin görev ve sorumlulukları ile 15 nci maddesinde sayılmış olan belediyenin yetki ve imtiyazları arasında bulunması ve aynı Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan Belediye giderleri arasında yer alması gerekmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanununun belirtilen maddelerinde, öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyelerin görev, sorumluluk ve yetkileri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında da yer almamaktadır.
Diğer taraftan; 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2 nci maddesinde ise; “Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir. Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (…) (1) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıdaki madde metninin ikinci fıkrasının ilk halinde yer alan “ … (belediyeler hariç) …” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 20/11/2008 tarihli ve E.: 2004/24, K.: 2008/165 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi iptale ilişkin gerekçeli Kararında; “(…) Öte yandan, dava konusu kurallarla çeşitli kurum ve kuruluşlarca verilen burslarda, mükerrerliğin önlenmesi; adil ve dengeli bir dağılım sağlanarak daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla, burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistem oluşturulduğu, ancak belediyelerin bundan istisna tutulduğu anlaşılmaktadır. Hukukun üstünlüğü esasını benimseyen bir devlette, genel kurala bu tür bir istisna getirilebilmesi için işin doğasından veya ayrıcalık tanınanların özel durumlarından kaynaklanan zorunluluklar bulunması gerekir. Aksi halde, yasama yetkisinin kullanılmasında, hizmetin gereği değil, yasa koyucunun hukuk sınırlarını aşan öznel iradesi belirleyici olur. Böyle bir durumu ise eşitlik temelinde, adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdürmekle yükümlü olan hukuk devleti anlayışı ile bağdaştırma olanağı bulunmadığından belediyelerin, dava konusu düzenleme ile getirilen yeni sistemin dışında tutulması Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.” denilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin belirtilen Kararından sonra, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2 nci maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle, belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi verebilmesi mümkün değildir. Belediyeler ancak ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yükseköğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirebilirler.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; ... Üniversitesi'nde eğitim gören 36 öğrencinin eğitim bedellerinin tamamı ya da bir kısmı ... Belediyesi bütçesinden karşılandığı görülmüştür. Dolayısıyla, Belediye bütçesinden yapılan burs niteliğindeki bu harcama ile kamu zararına neden olunmuştur.
Sorumlular, yaptıkları savunmalarında; öğrencilere yapılan yardımların, Anayasanın “eşitlik” ilkesinden yola çıkılarak; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun da 14 üncü maddesinin (b) bendi hükmüne istinaden yapıldığını, ... Belediyesinin, öğrenim hakkının en önemli ve kutsal haklardan olduğu görüşünde olduğunu, herhangi bir şekilde özel okul veya vakıf üniversitesine kayıt yaptırmaya hak kazanmış olan öğrencilerin varlıklı oldukları gibi bir kabulün de yerinde olmadığı görüşünün hakim görüş olduğunu belirtmişlerdir. Ancak ilamda “Özel okul veya vakıf üniversitesine kayıt yaptırmaya hak kazanmış öğrencilerin varlıklı oldukları” gibi bir ön kabule ilişkin ifadelere yer verilmemiş olduğundan, sorumluların savunmalarında bu hususa ilişkin olarak yaptıkları açıklamaların herhangi bir anlamı bulunmamaktadır. Sorumlular tarafından yapılan bu savunmanın, 5393 sayılı Kanunun 14, 15 ve 60 ıncı maddeleri ile Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E: 2004/24, K: 2008/165 sayılı “Belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi veremeyeceği” hakkındaki Kararı karşısında dayanaktan yoksun olduğu görülmektedir.
Diğer taraftan; ilgili öğrencilere belirtildiği şekilde eğitim yardımında bulunulmuş olması, aynı zamanda ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Söz konusu Yönetmeliğin;
“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin ... Belediyesi sınırlan içerisinde ikamet eden ve yine ... Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan yardıma muhtaç ailelerin öğrencileri ile şehit çocuğu, yetim, öksüz, ve özürlü (engelli) öğrencileri kapsadığı,
5 inci maddesinde; öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımlarının bütçe imkanları ve ... ilçesi sınırları içindeki öğrenci sayısı dikkate alınarak Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının uygun görüşü ile kesinleşeceği, 6 ncı maddesinde; eğitim yardımı kontenjanları ve müracaat tarihlerinin, ilan, afiş. pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulacağı,
7 inci maddesinde; her kademedeki öğrenci burslarının, ödenek imkanları doğrultusunda, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirleneceği ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşeceği,
8 inci maddesinde; eğitim yardımının başlangıcının, yardımdan yararlanacak öğrencinin okuduğu okulun öğretime başladığı tarihte başlayacağı ve öğretim yılı sonunda kesileceği,
9 uncu maddesinde; eğitim yardımı için müracaat eden öğrencilerden; İlköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler için; Ailesinin ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ilköğretim veya ortaöğretim okullarında okuyor olması ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı, Üniversitede okuyan öğrenciler için; öğrencinin veya ailesinin ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet ediyor olması, ... il sınırları içerisindeki üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmesi ve ihtiyaç sahibi olması şartlarının aranacağı,
11 inci maddesinde; eğitim yardımı başvurularında istenilecek belgelerin; form dilekçe, nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi, aile gelir beyanı ve öğrenim görülen okul ve öğretim kurumlarından alınacak öğrenim belgelerinden oluştuğu, 12 inci maddesinde; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun Belediye Başkanının olurlarıyla, bir Başkan Yardımcısının başkanlığında, birim amirlerinin arasından görevlendirilmiş toplam beş kişiden oluşacağı,
13 üncü maddesinde; Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun görev ve yetkilerinin, a) Eğitim yardımı müracaat şartlarını, süresini ve ödeme şeklini belirleyerek karar altına almak ve ilan etmek. b) Eğitim yardımı verilecek ihtiyaç sahibi öğrencilerin belirlenmesini sağlayacak Öğrenci Bilgi Değerlendirme Formunu hazırlamak. c) İlgili makamlara sunulmak üzere, bütçe imkanları doğrultusunda asgari ve azami olmak üzere eğitim yardımından yararlandırılacak öğrenci sayılarını ve eğitim yardımı miktarlarını belirlemek. d) Eğitim yardımı kontenjanlarını esas alarak en çok ihtiyaç sahibi öğrencilerden başlamak üzere, eğitim yardımı başvurularım bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelemek, eğitim yardımı alması yerinde bulunan öğrencileri belirlemek ve elverişli araçlarla duyurmak. e) Eğitim yardımı verilmesi sisteminin gerektirdiği, birimler arası koordinasyonu sağlamak olduğu,
16 ncı maddesinde; eğitim yardımı almaya hak kazanan her öğrenci için bir dosya açılacağı ve eğitim yardımı numarası verileceği belirtilerek eğitim yardımının kapsamı, kontenjanı, duyuru şekli, yardım miktarı, öğrencilerden aranacak nitelikler, yardımdan yararlanmak için yapılacak başvuru şekli, istenecek belgeler, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun kuruluş şekli, Komisyonun görev ve yetkileri ve eğitim yardımının kayıt altına alınması kurallarının neler olduğu,
18 inci maddesinde de; eğitim yardımı almaya hak kazananlara yapılacak ödemelerin, aylık periyotlar halinde ve Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonunun uygun göreceği şekillerden biriyle (Belediye Veznelerinden veya Banka Hesabından) nakit olarak ödeneceği,
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yönetmeliğin yukarıda belirtilen maddelerinde, özel üniversitelerde okuyan öğrencilerin eğitim öğretim giderlerinin Belediye bütçesinden karşılanmasına cevaz veren bir hükme yer verilmemiştir.
Yönetmeliğin zikredilen hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, Yönetmelikte belirtilen eğitim yardımının Devlete ait ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ya da üniversitelerde okuyup Yönetmelikte belirtilen diğer şartları taşıyan öğrencilere eğitim yardımı niteliğinde yapılan ödemelerle sınırlı olduğu anlaşılmakta olup, eğitim yardımı için konulan ödeneğin özel bir üniversitede okuyan öğrencilerin eğitim bedellerinin karşılanması için kullanılması mümkün değildir.
Yine anılan Yönetmelikte yardımın öğrencilere ödeneceği belirtildiği halde, bahse konu ödemeler sözü edilen üniversiteye yapılmıştır. Ayrıca, Yönetmelikte öngörülen kurallara uyulmadığı için eğitim yardımı ödemesi yapılan öğrencilerin hangi kriterlere göre seçildikleri de anlaşılamamaktadır. Öğrencilerin dar gelirlilik durumu resmi belgelerle de ispat edilmiş değildir. Dolayısıyla özel üniversitede eğitim gören öğrencilerin eğitim bedellerinin tamamının veya bir kısmının belediye bütçesinden karşılanması mevzuata aykırıdır.
Bu itibarla; 191 sayılı ilamın 3. maddesiyle ...-TL’ye ilişkin verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Üye ...’ın farklı gerekçesi ile Üyeler ... ile ...’nün aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,
16.05.2018 tarihinde karar verildi.
Farklı gerekçe
Üye ...’ın farklı gerekçesi;
Belediyelerin görev ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14 üncü, yetki ve imtiyazları 15 inci, belediyelerin giderleri de aynı Kanunun 60 ıncı maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, belediye bütçesinden yapılan harcamanın; öncelikle mahalli müşterek bir ihtiyacı karşılanmasına yönelik olması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde sayılmış olan belediyelerin görev ve sorumlulukları ile 15 nci maddesinde sayılmış olan belediyenin yetki ve imtiyazları arasında bulunması ve aynı Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan Belediye giderleri arasında yer alması gerekmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunun belirtilen maddelerinde, öğrencilerin özel okullarda öğrenim görmesini sağlamak, belediyelerin görev, sorumluluk ve yetkileri arasında gösterilmediği gibi, özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim giderleri de belediyelerin yapabileceği giderler arasında da yer almamaktadır.
Diğer taraftan; 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2 nci maddesinde ise; “Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir. Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadî teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tâbi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (…) (1) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıdaki madde metninin ikinci fıkrasının ilk halinde yer alan “ … (belediyeler hariç) …” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 20/11/2008 tarihli ve E.: 2004/24, K.: 2008/165 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi iptale ilişkin gerekçeli kararında; “(…) Öte yandan, dava konusu kurallarla çeşitli kurum ve kuruluşlarca verilen burslarda, mükerrerliğin önlenmesi; adil ve dengeli bir dağılım sağlanarak daha çok sayıda öğrenciye ulaşılması amacıyla, burs ve kredilerin tek elden verilmesi esasına dayanan bir sistem oluşturulduğu, ancak belediyelerin bundan istisna tutulduğu anlaşılmaktadır. Hukukun üstünlüğü esasını benimseyen bir devlette, genel kurala bu tür bir istisna getirilebilmesi için işin doğasından veya ayrıcalık tanınanların özel durumlarından kaynaklanan zorunluluklar bulunması gerekir. Aksi halde, yasama yetkisinin kullanılmasında, hizmetin gereği değil, yasa koyucunun hukuk sınırlarını aşan öznel iradesi belirleyici olur. Böyle bir durumu ise eşitlik temelinde, adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdürmekle yükümlü olan hukuk devleti anlayışı ile bağdaştırma olanağı bulunmadığından belediyelerin, dava konusu düzenleme ile getirilen yeni sistemin dışında tutulması Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.” denilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin belirtilen Kararından sonra, 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2 nci maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle, belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi verebilmesi mümkün değildir. Belediyeler ancak ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yükseköğrenim öğrencilerini, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirebilirler.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; ... Üniversitesi'nde eğitim gören 36 öğrencinin eğitim bedellerinin tamamı ya da bir kısmı ... Belediyesi bütçesinden karşılandığı görülmüştür. Dolayısıyla, Belediye bütçesinden yapılan burs niteliğindeki bu harcama ile kamu zararına neden olunmuştur.
Sorumlular, yaptıkları savunmalarında; öğrencilere yapılan yardımların, Anayasanın “eşitlik” ilkesinden yola çıkılarak; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun da 14 üncü maddesinin (b) bendi hükmüne istinaden yapıldığını, ... Belediyesinin, öğrenim hakkının en önemli ve kutsal haklardan olduğu görüşünde olduğunu, herhangi bir şekilde özel okul veya vakıf üniversitesine kayıt yaptırmaya hak kazanmış olan öğrencilerin varlıklı oldukları gibi bir kabulün de yerinde olmadığı görüşünün hakim görüş olduğunu belirtmişlerdir. Ancak ilamda “Özel okul veya vakıf üniversitesine kayıt yaptırmaya hak kazanmış öğrencilerin varlıklı oldukları” gibi bir ön kabule ilişkin ifadelere yer verilmemiş olduğundan, sorumluların savunmalarında bu hususa ilişkin olarak yaptıkları açıklamaların herhangi bir anlamı bulunmamaktadır. Sorumlular tarafından yapılan bu savunmanın, 5393 sayılı Kanunun 14, 15 ve 60 ıncı maddeleri ile Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E: 2004/24, K: 2008/165 sayılı “Belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi veremeyeceği” hakkındaki Kararı karşısında dayanaktan yoksun olduğu görülmektedir.
Bu itibarla verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekir.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’nın karşı oy gerekçesi;
5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde de, “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır.” denildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımların da yer aldığı görülmektedir.
Bu itibarla, yardım yapılan öğrencilerin muhtaçlık durumunun araştırılmasını teminen verilen tazmin hükmünün bozularak dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
Üye ...’nün karşı oy gerekçesi;
Yurt içinde ve dışında yüksek öğrenim gören öğrencilere burs, kredi ve nakdî yardım verilmesiyle ilgili esas ve usulleri düzenlemek amacıyla çıkartılan 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un “Burs ve kredilerin verilmesi” başlıklı 2 nci maddesinde; “Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir” denildikten sonra devamında, yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdî yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamayacak kurumlar tadat edilmiş, ancak bu kurumlar arasında belediyelere yer verilmemiştir. Aynı Kanunun “Diğer kuruluşlarca yapılacak işlemler” başlıklı 3. maddesinde de “Bu Kanunun yayımı tarihinden sonra belediyeler tarafından, yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi verilmesi veya nakdî yardım yapılması halinde, yapılan yardımların türü, miktarı ve kaç öğrenciye ne kadarlık süre için verildiğine ilişkin bilgiler üçer aylık dönemler itibarıyla Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirilir” denilerek belediyelere, öğrencilere verdikleri burs ve yardımları Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Her ne kadar kanunun 2. maddenin ikinci fıkrasında yer alan “ … (belediyeler hariç) …” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 20/11/2008 tarihli ve E.: 2004/24, K.: 2008/165 sayılı Kararı ile iptal edilmiş ise de yukarıda zikredilen 3. maddede bir değişikliğe gidilmemiştir. Yani mevcut durumda Anayasa Mahkemesi Kararının gerekçesi dışında, belediyelerin yüksek öğrenim öğrencilerine burs vermesini yasaklayan bir mevzuat düzenlemesi bulunmamaktadır.
Anayasa Mahkemesi Kararının gerekçesinin bağlayıcılığına gelince, Anayasamızın 153’üncü maddesinin son fıkrasına göre “Anayasa Mahkemesi kararları... yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar”. Ancak AYM’nin norm denetimine ilişkin karar gerekçelerinin bağlayıcılığı konusu literatürde tartışmalıdır. AYM kararlarının gerekçe kısmında, kanunun Anayasanın hangi maddesine, nasıl aykırı olduğu açıklanmaktadır. Anayasa Mahkemesi de 14.12.2006 tarih ve K.2006/40 sayılı Kararında;
“Başta yasama organı olmak üzere yasama ve yürütme, kararların yalnız sonuçları ile değil, bir bütünlük içinde gerekçeleri ile de bağlıdır. Gerekçeleriyle birlikte kararlar, yasama işlemlerini değerlendirme ölçütlerini içerirler ve yasama etkinliklerini yönlendirme işlevi de görürler. Bu nedenle, yasama organı düzenlemelerde bulunurken, iptal edilen yasaya ilişkin kararların sonuçları ile birlikte gerekçelerini de göz önünde bulundurmak zorundadır” diyerek, kararların gerekçelerinin bağlayıcılığı hususunda, yasama ve yürütme organını zikretmiş, yargı organlarını bağlaması hususunu ise meskut geçmiştir. Bunun bilinçli bir tercih olduğu açıktır. Zira, Anayasa Mahkemesinin kararının gerekçesine yargı organları için bağlayıcılık gücü atfedilmesi, Anayasa Mahkemesinin, diğer yargı organlarına emir ve talimat verebileceği anlamına gelir. Böyle bir durum, yargı organlarının her konuyu Anayasa Mahkemesinin yorumladığı şekilde yorumlamasını zorunlu kılar ki mevzuatta böyle bir hüküm yoktur. Aksine Anayasamızın 138. maddesinde “Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz” denilmektedir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi diğer mahkeme kararların temyiz mercii de değildir. Bu nedenle belediyelerin yüksek öğrenim öğrencilerine burs vermesi hususunda hüküm verirken Anayasa Mahkemesi kararı tazmin hükmünün gerekçesi olmamalıdır.
5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde de, hemşehrilerin, belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları olduğu belirtildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlara da yer verildiği görülmektedir.
Her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek belediyenin asli görevlerindendir.
Bu itibarla duruşma sırasında sorumluların sözlü ifadelerinde belirttikleri bu yardımların öğrencilerin ihtiyaç sahipliği konusunda gerekli araştırma yapılarak verildiği iddialarının araştırılmasını teminen verilen tazmin hükmünün bozularak dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40