Sayıştay 5. Dairesi 41465 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41465

Karar Tarihi

21 Haziran 2017

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 5

  • Dosya No: 41465

  • Tutanak No: 43224

  • Tutanak Tarihi: 21.06.2017

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi ile ilgili olarak; nikâh akdi yaptıran bazı kişilerden nikâh ve salon ücreti alınmaması,

181 sayılı İlamın 9. maddesiyle; … Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi ile ilgili olarak; nikâh akdi yaptıran bazı kişilerden nikâh ve salon ücreti alınmaması nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Üst Yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan … (Belediye Başkanı (Eski)) (41421 numaralı dosya), Belediye Meclis Üyeleri …, birinci temyiz dilekçesinde özetle;

Sayıştay 5. Dairesinin 14.06.2016 tarih, ve 181 no'lu ilamı ile Belediye çalışanlarına ve 1. derece yakınlarına Belediye nikah salonlarının ücretsiz olarak kullandırılması sonucu … TL'lik kamu zararı oluştuğundan bahisle taraflarından tahsiline karar verildiğini,

A) 2464 sayılı Belediyeler yasasının 97. Maddesi ile 2383 sayılı Belediyeler kanununu 18/F maddelerine göre belediyelerin vermiş bulundukları hizmetlere karşılık belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili olduklarını, yine belediyelerin üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmeci gereği ticari indirimlerde bulunabileceğinin kabul edildiğini,

Öncelikle belediyelerin kendi içerisinde hizmeti ve motivasyonu arttırmak için bina ve tesislerini kendi çalışanlarına kullandırmasının doğal ve hukuki olduğunu, kaldı ki bu uygulama çalışanların motivasyonunu yükseltmek ve kuruma karşı aidiyet duygusunu pekiştirmek amaçlı yapıldığını, kurum çalışanlarının kendilerini dışarıdan birileri gibi hissetmesini ve kuruma karşı yabancılık duymalarını sağlayacak yöntemler yerine çalıştıkları kurumun parçası gibi hissetmeleri bakımından da önemli olduğunu,

B) Belediyelerin işçi ve memur sendikaları ile yapılmış olan sözleşmelerini Belediye çalışanlarının ve 1. Derece yakınlarının nikah salonlarını ücretsiz kullanacağı yazılmış olsa idi böyle bir durumda Sayıştay raportörleri bu hususu normal karşılayacak ve rapora yazmayacaklarını, oysa yukarıda izah edildiği gibi hiçbir zorlama olmadan çalışanların performansını arttırmak için almış olduğu bu kararın Belediye zararı olmadığı tam tersine katkısının daha fazla olduğunu,

Sendikalarla yapılan sözleşmeler ile verilecek bu hak kamu zararı doğurmaz iken, idarenin kendi kararı ve belediye meclis kararı ile çalışanlara böyle bir hakkın tanınmasının kamu zararı oluşturmasının izahının bulunmadığını,

C) … Evlendirme Dairesi başlangıç yıllarında ücretsiz tek salonda iken salon ve hizmet farklılıkları nedeni ile çeşitli nikah merasimlerine dönük hizmetleri karşılamak üzere sonraki yıllarda kokteyl- ücretli-ücretsiz olmak üzere üç şeklinde hizmet sunmaya başladığını, bu dönemde belediye çalışanlarının kokteyl salonları haricindeki salonları ücretsiz olarak kullanmaları yönünde gelen talepleri karşılamak üzere idarece belediye meclisinden belediye çalışanlarından ve 1. Derece yakınlarından salon ücreti alınmaması yönünde karar alındığını, bu salonda nikah kıyma işlemi dışında ekstra bir hizmet verilmediği ve belediyece hiçbir harcama yapılmasının söz konusu olmadığını,. zira bu salonla ücretsiz salon arasında sadece gelecek konuk sayısını karşılayacak sandalye sayısı farklılığı olduğunu, belediye çalışanlarına idarece tanınmış bu küçücük olanağın yöneticilik anlayışından uzak bir yaklaşımla belediye zararı oluşturduğundan bahsetmenin olanaksız olduğunu,

D) Belediyeler kendi bütçelerini yapan kurumlar olup belediye meclisleri belediyenin faaliyet raporlarını ve bütçelerini düzenleyen ve onaylayan meclisler oldukları halde bu meclislerin kenti ilgilendiren veya kendi belediyesi içerisinde karar alamayacak kadar yetkisiz ve etkisiz hale getirmenin demokrasi anlayışı ile bağdaşmadığı gibi ülkemizin sıkıntılarının büyümesine neden olan bir anlayışın yerleşmesine de neden olduğunu,

Belediye meclislerinin almış olduğu kararların, merkezi hükümeti temsilcisi niteliğindeki Kaymakamlık onayından sonra yürürlüğe girdiğini, bu kararı alan Belediye meclis üyeleri ile kararı onaylayan Belediye Başkanı hakkında kamu zararı oluşturduğu gerekçesi ile işlem yapılıp karar alınırken onayı olmadan kararın yürürlüğe girmesi mümkün olmayan … Kaymakamlığı hakkında hiçbir işlem yapılmamasının demokratik hukuki bir cevabı olmadığı gibi eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu, olaya buradan bakıldığında belediye idaresine karşı yanlı bir yaklaşımın olduğunun düşünüldüğünü, bu nedenle kararın daha objektif ve hukuki kurallar içerisinde değerlendirilmesinin yerinde olacağını,

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda geniş bir şekilde anlatılmaya çalışıldığı üzere Sayıştay 5.Dairesinin 14.06.2016 tarih ve 181 no'lu ilamı ile … … Belediyesinin 2014 yılı hesabında sıra 9 ve toplam … TL'lik kamu zararı nedeni ile tahsiline ilişkin kararın usul ve esas itibari ile yasalara aykırı bulunduğundan ve görev dönemleri gözetilmeksizin hesap usullerine riayet edilmediğinden öncelikle kamu zararı oluşmadığından daire kararının yapılacak yargılama sonucunda kaldırılmasına karar verilmesini,

Talep etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Meclis Üyesi ve Üst Yönetici sıfatlarıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin … sayılı dosyalarda …, … ve … temyiz dilekçesinde özetle;

… Evlendirme Dairesinin ücretli, ücretsiz ve kokteyl salonu olmak üzere üç çeşit nikâh merasimine dönük hizmeti bulunduğunu, kokteyl Salonunda nikâh kıyacaklar kokteyl bedellerini ödeyerek belirli saatler arasında nikâhlarını kıydırdıklarını, ücretli salon, talebin fazlalığı nedeni ile idarelerince ücretsiz salonun yanı sıra hizmete sokulduğunu, her kurumdan olduğu gibi o kurumda çalışanlarının kurumlarına yük getirmeyecek hizmetlerden faydalanmaları temel ilkesine dayalı olarak Belediye Meclislerince belediye-çalışanları ile 1. Derece yakınlarından salon ücreti alınmamasının karar altına alındığını,

2464 Sayılı Belediyeler Kanununun 97.maddesinde “ Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet (...) (1) için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.”

5393 Sayılı Belediye Kanununun 18/f maddesinde “ Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.”

4736 Sayılı Kanunun 1. maddesinde

“ Genel bütçeye dâhil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz,” denildiğini,

4736 sayılı kanun kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılacak ticari indirimler hariç herhangi bir kurum veya kişi lehine indirimli veya ücretsiz tarife uygulanmayacağını belirttiğini, üretilen mal ve hizmet kavramının ne olduğunun önem taşıdığını, üretilen mal ve hizmetten o belediye hudutları içinde ikamet eden tüm kişilerin istisnasız faydalanması gerektiğini, yani su, elektrik, tasıma gibi hizmetlerin o beldede oturan herkesi ilgilendirdiğini, yasa ile tekel mahiyette olan bu hizmetlerden faydalanılmasında ki ayrımcılığın önlenmesine çalışıldığını, ancak 2464 sayılı Belediye Kanununun 97.maddesi de Belediye Meclislerine tarife yapma yetkisi verdiğini, bu yetki ilgililerinin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmetleri kapsadığını, yani kişilerin talep ederek faydalanacağı hizmetlerin bu kapsamda olduğunu,

Belediyelerinde nikah hizmetlerinin Evlendirme Dairesinde görüldüğünü, talep eden her vatandaşın ücretsiz faydalanabileceği bir salonun mevcut olduğunu, burada nikâh İşlemlerinin ücretsiz olarak yapıldığını, özel olarak düzenlenmiş bir nikâh salonu ise ücretli nikahlara ayrıldığını, kişilerin talep etmeleri halinde bu salondan faydalandıklarını, 2464 sayılı Kanunun 97.maddesi gereğince isteklere bağlı tarife yetkisinin belediye meclislerine ait olduğunu, bu yetkiyi kullanırken hizmetlerden ücret alınıp alınmamasının da kendi yetkilerinde olduğunu, kaldı ki meclis kararlarının yürürlüğe girebilmesi için mahallin en büyük mülki amirinin onayının gerekmekte olduğunu, 2014 yılı Bütçesinin onaylandığını, meclis kararlarına karşı nasıl itiraz edileceğinin yasalarda belirlendiğini, bu karara karşılık bir itiraz da bulunmadığını,

Kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmetlerden yararlanmada ücretsiz veya indirimli tarife uygulamasının, sosyal amaçla getirilmiş ve gelir yönünden yeterince desteklenemeyen kesimlerin bu şekilde desteklenmeye çalışıldığını,

Kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmetlerden yararlanmada ücretsiz veya indirimli tarife uygulaması yaklaşımına son veren 4736 s.lı kanun olduğunu, Başbakanlığın 21.12.2001 tarih ve B.02.0KKG.0.10/101-247/5896 sayılı yazı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu bu Kanun’un teklif yazısında ve “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” kapsamında bazı mali tedbirlerin alınması amacıyla hazırlanan bu Kanunda; Kanunun genel gerekçesi ile madde gerekçelerinde irdelenmeyen/açıklığa kavuşturulmayan “hizmet” ifadesinin muğlâktır ve açıklamaya muhtaç olduğunu, Sayıştay’ın da kamu zararına, bu Kanun’u dayanak alarak karar verdiğini,

Nikah akdi için salon tahsisinin, anılan Kanun hükmü uyarınca “belediyelerce üretilen hizmet” olup olmadığının da ayrıca irdelenmesi gereken bir husus olduğunu,

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun “Hizmet” başlıklı 4. maddesi:

“1. Hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir. Bu işlemler; bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebilir.

  1. Bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her biri ayrı işlem olup, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirilirler. ” Biçiminde olduğunu,

Görüldüğü üzere, “nikâh akdi için salon tahsisi” işleminin, söz konusu Kanunda sıralanan “bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek” hallerinden hiç birisinin kapsamına girmediğini,

Keza bu işlemin, esasında, “mahalli müşterek nitelikteki bir ihtiyacın karşılanması” işlemi olduğunu, yasal dayanağının da 5393 sayılı Belediye Kanununun 14/a maddesi hükmü olduğunu, belediyelerin anılan madde ile yerine getirmek zorunda oldukları bu ödev için 07.11.1985 tarihli, 18921 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Evlendirme Yönetmeliği gereğince bir yer/salon ayırmak zorunda olduklarını, Yönetmeliğin “Tören yerleri” başlıklı 26. maddesinde yer alan “Evlenme törenlerinin ilgili makamlarca bu iş için tahsis edilmiş olan resmi salon veya yerlerde yapılması esastır.” şeklinde düzenleme bu yükümlülüğü zorunlu kıldığını,

Öte yandan; nikâhın, sosyo-kültürel bir faaliyet olup; 5393 sayılı Kanunun 60/n maddesi ile “Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler”in, “Belediyenin giderleri” arasında sayıldığını,

Açıklanan mevzuat hükümleri ve hususlardan anlaşılacağı üzere, belediyelerinin nikâh akdi görevi çerçevesinde tesis ettiği idari işlemin;

• Öncelikle 4736 sayılı Kanunun 1. maddesinde yazılı hizmet kapsamında olmadığından;

• Ayrıca, yukarıda belirtilen, ilgili mevzuatına göre “ mahalli müşterek” ihtiyacın belediye gideri olarak üstlenilmesi suretiyle karşılanan bir faaliyet kapsamında

bulunduğundan;

5393 Sayılı Belediye Kanunu 14 üncü maddesi bağlamında bir mahalli müşterek nitelikteki ihtiyacın kapsamında bir uygulama olduğunu, netice mezkur madde hükmünde ifade edilen bir hizmet üretimi söz konusu olmadığından dolayı bir kamu zararı doğmasına sebebiyet verilmediğini,

Belediyelerin işçi ve memur sendikaları ile yapılmış olan sözleşmelerini Belediye çalışanlarının ve 1. Derece yakınlarının nikah salonlarını ücretsiz kullanacağı yazılmış olsa idi böyle bir durumda Sayıştay raportörleri bu hususu normal karşılayacak ve rapora yazmayacaklarını, oysa yukarıda izah edildiği gibi hiçbir zorlama olmadan çalışanların performansını arttırmak için almış olduğu bu kararın Belediye zararı olmadığı tam tersine katkısının daha fazla olduğunu,

Sendikalarla yapılan sözleşmeler ile verilecek bu hak kamu zararı doğurmaz iken, idarenin kendi kararı ve belediye meclis kararı ile çalışanlara böyle bir hakkın tanınmasının kamu zararı oluşturmasının izahının bulunmadığını,

Belediyelerin, kendi bütçelerini yapan kurumlar olup belediye meclisleri belediyenin faaliyet raporlarını ve bütçelerini düzenleyen ve onaylayan meclisler oldukları halde bu meclislerin kenti ilgilendiren veya kendi belediyesi içerisinde karar alamayacak kadar yetkisiz ve etkisiz hale getirmenin demokrasi anlayışındaki sıkıntılarının büyümesine neden olabileceğini,

Belediye meclislerinin almış olduğu kararların merkezi hükümetin temsilcisi niteliğindeki Kaymakamlık onayından sonra yürürlüğe girdiğini, bu kararı alan Belediye meclis üyeleri ile kararı onaylayan Belediye Başkanı hakkında kamu zararı oluşturduğu gerekçesi ile işlem yapılıp karar alınırken onayı olmadan kararın yürürlüğe girmesi mümkün olmayan … Kaymakamlığı hakkında da işlem yapılması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılığın birinci mütalaasında;

“İlamın 9 uncu maddesinde, … Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Evlendirme Dairesi ile ilgili olarak; nikâh akdi yaptıran bazı kişilerden nikâh ve salon ücreti alınmaması sonucunda neden olunan … TL kamu zararının ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Temyiz dilekçesinde özetle, belediyelerin çalışanlarının hizmet ve motivasyonunu artırmak için bina ve tesislerini kendi çalışanlarına kullandırmasının doğal ve hukuki olduğu, çalışanların kuruma karşı aidiyet duygularının pekiştirilmesi amacıyla bu uygulamanın yapıldığı, nikah salonunun kokteyl-ücretli-ücretsiz olmak üzere üç ayrı hizmet sunmak üzere ayrıştırıldığı ve gelen talepler üzerine ücretsiz salonun belediye çalışanlarına ve birinci derece yakınlarına ücretsiz olarak kullandırılması yönünde belediye meclisi tarafından karar verildiği, belediye çalışanlarına idarece tanınmış küçücük bir olanağın yöneticilik anlayışından uzak bir yaklaşımla belediye zararı oluşturduğundan bahsetmenin imkansız olduğu, bu durumun demokrasi anlayışıyla bağdaşmayacağı, bu nedenle kararın daha objektif ve hukuki kurallar içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek verilen tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.

… Belediyesi Meclisince, herhangi bir dayanağı olmaksızın Belediye personeli ve Belediye personelinin birinci derece yakını kişilerin nikâh akitlerinden ücret alınmayacağına karar verilmiştir.

4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1 inci maddesinin (1) inci fıkrasında; “Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz” hükmü yer almaktadır.

Alınan karar doğrultusunda Belediye tarafından sağlanan evlendirme merasimi hizmetlerinden, söz konusu kararda belirtilen kişiler için herhangi bir ücret tahakkuk ettirilmediği ve bu suretle belediye gelirlerinde azalmaya yol açılarak kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır.

Sorumluluğun belirlenmesinde illiyet bağının esas alındığı görülmekte olup, belirlenen sorumlularda herhangi bir isabetsizliğin olmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, oluşan kamu zararının kaldırılması yönündeki temyiz talebi reddedilerek Daire Kararının onanmasına karar verilmesi uygun olur.

Arz olunur.” denilmiştir.

İlamda Üst Yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan … (Belediye Başkanı (Eski)) (… numaralı dosya), Belediye Meclis Üyeleri … (… numaralı dosya), … (… numaralı dosya) , … (… numaralı dosya), … (… numaralı dosya), … (… numaralı dosya), … (… numaralı dosya), … (… numaralı dosya), ikinci temyiz dilekçesinde özetle;

Belediye çalışanlarının motivasyonlarının arttırılması ve belirli özel günlerde personele destek çıkılarak onların önemsendiğinin hissettirilmesinin çalışma barışı ve verimlilik açısından son derece önemli olduğunu, insani ilişkilerin olmadığı katı kurallar ile yönetilen hiçbir kurumda başarı elde etmenin ve ilerleme kat edilmesinin mümkün olmadığını,

Olayımızda … Belediyesi nikah salonlarında ücret alınmasına ilişkin Belediye Meclisince hazırlanan tarife sırasında, belediye çalışanlarının kendilerinin veya birinci derece yakınlarının evlilikleri durumunda bu mutlu günlerinde kurumun onların bu mutluluğuna katılacak bir eylemde bulunması, tüm meclis üyelerince ve yönetimce de uygun bulunduğundan bu tarifenin yapımı sırasında Belediye çalışanları ve birinci derece yakınlarından ücret alınmamasının uygun görüldüğünü,

Savcılık mütalaasında empati yapılarak bir belediye yönetimini nasıl olması gerektiği Belediye Meclisleri ile yönetimin çalışanları ödüllendirme ve daha fazla verim almayı sağlayabilecek yöntemleri kullanmasına dair yaptığı çabaları göz ardı ettiğini,

Her ne kadar 4736 sayılı kanun birinci maddesinde genel bütçeye dahil daireler ile birlikte Belediyeler sayılmışsa da aynı kanunun devamında "üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariç) deyiminden anlaşılacağı üzere indirimin temel amacının müessesenin daha fazla başarı sağlaması demek olduğuna göre belediyelerinde daha başarılı hizmet sunabilmesi çalışan personele belediye hizmetleri içerisinde indirim veya ücret almama gibi taltif edici uygulamaları belediye meclisinin düzenlemiş olduğu tarifelerde yapabileceği kanaatinde olduğunu, eğer yasa ile konulmuş bir fiyatlandırma veya hizmet satışı söz konusu olsa idi o zaman bunun üzerinde belediye meclisinin ve yönetimin bir tasarruf yapmasının söz konusu olamayacağını, ancak belediye meclisinin kendi yapmış olduğu tarifeyi düzenlerken özgürce ve kurumun menfaatlerine uygun şekilde düzenlemesinin esas olduğuna göre düzenlenen bu tarife içerisinde belediye çalışanlarına sağlanan bu kolaylığın yasalara aykırı olmadığı için belediye aleyhine bir gelir kaybı yarattığının düşünülemeyeceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılığın ikinci mütalaasında;

“İkinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 03.10.2016 tarih ve 2016/17831-30475 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir.

Yapılan duruşmada, duruşmaya katılan … ilam konusu olayda esas sorulması gereken hususun belediyenin nikah salonundan niye ücret alındı olması gerekirken nikâh akdi yaptıran belediye personelinin yakınlarından niye ücret alınmaması hususu olduğunu, Belediyenin nikah salonu hizmeti vermesinin esas görevleri arasında bulunduğunu bu nedenle esasen bu hizmeti vermesi nedeniyle hiç kimseden ve bu arada nikâh akdi yaptıran belediye personelinin yakınlarından da ücret almaması gerektiğini, ilam konusu olayda kamu zararının bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Duruşmaya katılan Sayıştay Savcısı önceki mütalaalarında belirtiği hususları belirterek daire kararının onanması yönünde görüş belirtmiştir.

Duruşma talebinde bulunan … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Nikâh işlemlerinde kullanılmak üzere Belediyeye ait bir salonun kokteyl amacıyla kişilere kullandırılması ve bunun karşılığında ücret alınması Belediye tarafından ifa edilen bir hizmettir. Bu hizmetin tekel niteliğinde olup olmaması veya ilgililerin isteğine bağlı bir işlem olması bu işlemin “hizmet” olma vasfını değiştirmez.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun “Ücrete Tabi İşler” başlıklı 97 nci maddesinde; “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir” hükümlerine yer verilmiştir. Bu madde hükmü ile Belediye Meclislerine evlenme merasimi gibi isteğe bağlı olarak ifa edecekleri hizmetler için tarife düzenleme yetkisi verilmiştir.

Yapılan incelemede … Belediyesi Meclisince 07.11.2013 tarih ve 2013/131 sayılı karar doğrultusunda, herhangi bir dayanağı olmaksızın Belediye personeli ve Belediye personelinin birinci derece yakını kişilerin nikâh akitlerinden ücret alınmayacağına karar verilmiştir. Bu karar doğrultusunda da Belediye tarafından sağlanan evlendirme merasimi hizmetlerinden, söz konusu kararda belirtilen kişiler için herhangi bir ücret tahakkuk ettirilmemiştir.

4736 sayılı Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal Ve Hizmet Tarifeleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde,

"Genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz.

Belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, toplu taşım hizmetlerinde malûl, yaşlı, öğrenci ve basın kimlik kartı sahiplerine indirim uygulamaya yetkilidirler.

24.2.1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun, 3.11.1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ücretsiz veya indirimli tarife uygulanması ile ilgili hükümleri saklıdır.

Bakanlar Kurulu birinci fıkra hükmünden muaf tutulacak kişi veya kurumları tespit etmeye yetkilidir.

Bu Kanunun yayımı tarihinden önce üçüncü fıkrada belirtilen kanunlar dışında; kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, genelge ve benzeri düzenleyici işlemler ile diğer idari işlemlerle tesis edilmiş bulunan ücretsiz veya indirimli tarife uygulamalarına 31.12.2001 tarihinden itibaren son verilir.” hükmü yer almıştır. 2002/3654 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Gaziler, şehit ve gazi dul ve yetimleri, özürlüler, öğrenciler ve 2022 sayılı 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz, ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki kişilerin 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaf olduğu belirtilmiştir.

Yukarıya alınan meclis kararının sonucu olarak Belediye personeli ve Belediye personelinin birinci derece yakını kişilerin nikâh akitlerinden belediyece ücret alınmamıştır.

Gerek 5393 sayılı Belediye Kanunu, gerekse diğer Kanunlarda meclisin yetkileri belirlenmiş olup, meclis ancak kendine verilen yetki çerçevesinde karar alabilir. Meclis kanunla kendisine yetki verilmeyen bir konuda karar alamayacağı gibi, kanuna aykırı karar da alamaz. Kanuna aykırı karar alınması durumunda alınan karar geçersiz olacağı gibi, alınan kararın sonuçlarından karar alanlar sorumlu olacaklardır.

08.01.2002 tarih ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde belirtildiği üzere, belediyelerin üretilen mal ve hizmet bedellerinde herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamaz.

Sorumluların, Belediye meclislerinin almış olduğu kararların merkezi hükümetin temsilcisi niteliğindeki Kaymakamlık onayından sonra yürürlüğe girdiği iddiası ile ilgili olarak;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun meclis kararlarının kesinleşmesi başlıklı 23. Maddesinde;

“Belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir.

Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir.

Belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde idarî yargıya başvurabilir.

Kararlar kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde mahallin en büyük mülkî idare amirine gönderilir. Mülkî idare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez.

(İptal beşinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 4/2/2010 tarihli ve E.: 2008/27, K.: 2010/9 sayılı Kararı ile.)

Kesinleşen meclis kararlarının özetleri yedi gün içinde uygun araçlarla halka duyurulur.”

Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin Meclis kararlarının yürürlüğe girmesi başlıklı 18. Maddesinde de;

“Madde 18 — Meclisin almış olduğu kararların tam metni, kararın kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde belediye başkanı tarafından il merkezi belediyeler ile merkez ilçeye bağlı olan belediyelerde valiye, ilçe merkezi ve ilçeye bağlı belediyelerde kaymakama gönderilir ve uygun araçlarla halka duyurulur. Vali veya kaymakama gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez.

Meclis kararları iki suret olarak mülki idare amirliğine gönderilir. (Mülga cümle:RG-27/11/2014-29188) (…)

Valilik, kaymakamlık ve büyükşehir belediye başkanlığınca, teslim alınan kararın son sayfasına, karar tarihi, teslim alındığı tarih ve kayıt numarası yazıldıktan sonra kararın bir sureti belediyeye iade edilir. Bu şekilde kayıtları tamamlanan karar teslim alan makam tarafından dosyasında saklanır. Bu kararları kaydetmek üzere ilgili idareler tarafından bir defter tutulur.”

Denilmektedir.

Buna hükümlere göre, mülki idare amirliğine teslim edildiği tarihte meclis kararları yürürlük kazanmış olur. Kararın yürürlüğe giriş tarihinin bilinmesi için mülkî idare amirine teslim tarihinin Yönetmelikte açıklandığı üzere belgelendirilmesi gerekir. Kanunun yukarıda belirtilen açık hükmü uyarınca mülkî idare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez, bu kararlara istinaden işlem tesis edilemez.

Mülki idare amirlerinin belediye meclis kararlarının yargı yolu ile iptaline imkan tanıyan 5393 saylı Kanunu’nun 23. Maddesinin 5. Fıkrası, Anayasa Mahkemesince 4/2/2010 tarihli ve E.: 2008/27, K.: 2010/9 sayılı Kararı ile “Mülkî idare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine idarî yargıya başvurabilir.' biçimindeki kuralın, merkezi idarece Anayasa'nın 127. maddesinde çizilen çerçeve içinde kullanılması gereken, idarenin bütünlüğü ilkesinin gerektirdiği bir vesayet yetkisini içermediği sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 123. ve 127. maddelerine aykırıdır.” gerekçesi ile iptal edilmiştir.

Dolayasıyla, sorumluların Belediye meclislerinin almış olduğu kararların merkezi hükümetin temsilcisi niteliğindeki Kaymakamlık onayından sonra yürürlüğe girdiği yönündeki iddiası yasal dayanaktan yoksun bulunmaktadır.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 181 sayılı İlamın 9. maddesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy çokluğuyla,

Karar verildiği 21.06.2017 tarih ve 43224 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu ve .. Daire Başkanı … ile .. Daire Başkanı …’nin karşı oy gerekçesi:

2464 Sayılı Belediyeler Kanununun 97.maddesinde “ Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet (...) (1) için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.”

5393 Sayılı Belediye Kanununun 18/f maddesinde “ Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.”

4736 Sayılı Kanunun 1. maddesinde

“ Genel bütçeye dâhil daireler ile katma bütçeli idareler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, genel ve katma bütçelerin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar, 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve özel hukuk hükümlerine tâbi, kamunun çoğunluk hissesine sahip olduğu kuruluşlar, kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı iş yerleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılması gereken ticarî indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanmaz,”

Hükümleri yer almaktadır.

4736 sayılı kanun kamu kurum ve kuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerinde işletmecilik gereği yapılacak ticari indirimler hariç herhangi bir kurum veya kişi lehine indirimli veya ücretsiz tarife uygulanmayacağım belirtmekte olup, üretilen mal ve hizmet kavramının ne olduğu önem taşımaktadır. Üretilen mal ve hizmetten o belediye hudutları içinde ikamet eden tüm kişilerin istisnasız faydalanması gerekmektedir» Yani Su, Elektrik, Tasıma gibi hizmetler o beldede oturan herkesi ilgilendirmektedir. Yasa ile tekel mahiyette olan bu hizmetlerden faydalan ıl m asında ki ayrımcılığın önlenmesine çalışılmıştır. Ancak 2464 sayılı Belediye Kanununun 97.maddesi de Belediye Meclislerine tarife yapma yetkisi vermiştir. Bu yetki ilgililerinin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmetleri kapsamaktadır. Yani kişilerin talep ederek faydalanacağı hizmetler bu kapsamdadır.

Belediyenin Nikah Hizmetleri Evlendirme Dairesinde görülmekte olup, talep eden her vatandaşın ücretsiz faydalanabileceği bir salon mevcuttur. Burada nikâh İşlemleri Ücretsiz olarak yapılmaktadır. Özel olarak düzenlenmiş bir nikâh salonu İse ücretli nikahlara ayrılmıştır. Kişiler talep etmeleri halinde bu salondan fay dalana bilmektedir. Yani istekliler talep etmeleri halinde bu salonu kullanabilmektedir. Kişiye mahsustur.2464 sayılı Kanunun 97.maddesi gereğince isteklere bağlı tarife yetkisi belediye meclislerine aittir. Bu yetkiyi kullanırken hizmetlerden ücret alınıp alınmaması da kendi yetkilerindedir.

Kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmetlerden yararlanmada ücretsiz veya indirimli tarife uygulaması, sosyal amaçla getirilmiş ve gelir yönünden yeterince desteklenemeyen kesimler bu şekilde desteklenmeye çalışılmıştır.

Nikâh akdi için salon tahsisi işlmi, esasında, “mahalli müşterek nitelikteki bir ihtiyacın karşılanması” işlemidir ki, yasal dayanağı da 5393 sayılı Belediye Kanununun 14/a maddesi hükmüdür. Kaldı ki, belediyeler anılan madde ile yerine getirmek zorunda oldukları bu ödev için 07.11.1985 tarihli, 18921 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Evlendirme Yönetmeliği gereğince bir yer/salon ayırmak zorundadır. Yönetmeliğin “Tören yerleri” başlıklı 26. maddesinde yer alan “Evlenme törenlerinin ilgili makamlarca bu iş için tahsis edilmiş olan resmi salon veya yerlerde yapılması esastır.” şeklinde düzenleme bu yükümlülüğü zorunlu kılmaktadır.

Öte yandan; nikâh, sosyo-kültürel bir faaliyet olup; 5393 sayılı Kanunun 60/n maddesi ile “Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler”, “Belediyenin giderleri” arasında sayılmıştır.

Açıklanan mevzuat hükümleri ve hususlardan anlaşılacağı üzere, belediyemizin nikâh akdi görevi çerçevesinde tesis ettiği idari işlem;

• Öncelikle 4736 sayılı Kanunun 1. maddesinde yazılı hizmet kapsamında olmadığından;

• Ayrıca, yukarıda belirtilen, ilgili mevzuatına göre “ mahalli müşterek” ihtiyacın belediye gideri olarak üstlenilmesi suretiyle karşılanan bir faaliyet kapsamında

Bulunduğundan;

5393 Sayılı Belediye Kanunu 14 üncü maddesi kapsamında bir uygulamadır. Netice mezkur madde hükmünde ifade edilen bir hizmet üretimi söz konusu olmadığından dolayı bir kamu zararı doğmasına sebebiyet verilmemiştir.

Bu itibarla, sorumluların iddialarının kabul edilerek 181 sayılı İlamın 9. maddesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASI, gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim