Sayıştay 5. Dairesi 41092 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
41092
28 Aralık 2016
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 5
-
Dosya No: 41092
-
Tutanak No: 42520
-
Tutanak Tarihi: 28.12.2016
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Sosyal Denge Tazminatı Ödemesi
- 90 sayılı İlamın 1 inci maddesi ile, Belediyede görev yapan memur ve sözleşmeli personele süre ve mali açıdan mevzuatın gerektirdiği koşullar var olmamasına rağmen ………. tarihinde imzalanan Toplu İş Sözleşmesine dayanılarak sosyal denge tazminatı ve bayram ikramiyesi ödemesinde bulunulduğu gerekçesiyle ………. TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Üst Yönetici sıfatıyla İlamda sorumlu tutulan ………. tarafından gönderilmiş olan temyiz dilekçesinde özetle;
Sayıştay Savcısı ……….’un mütalaasında belirtildiği üzere, 30.03.2014 tarihinde yapılan yerel seçimler sonucunda başkanlık döneminin sona ermesi sebebi ile sorumluluğunun 10.01.2014-30.03.2014 tarih aralığını kapsadığı, ilgili Kanun uyarınca sosyal denge tazminatı ödenmesine dair sözleşmelerin yürürlüğünün her halükarda yerel seçim tarihini geçemeyeceği, bu nedenle 30.03.2014 tarihinden sonrası dönem için de sorumluluğu bulunduğu yönündeki hükümlerin hukuka aykırı olduğu,
30.03.2014 tarihi itibarıyla ………. ilçesine bağlı 5 belde belediyesinin kapatılarak ………. Belediyesine dahil edildiği, bu nedenle söz konusu belediyelerin borçları ve personellerinin de ………. Belediyesine devredildiği, dolayısıyla 30.03.2014 tarihiyle birlikte belediye personel sayısı, borçları ve bütçesinin kanun gereğince değişikliğe uğradığı, belediyenin yapısında kanun gereği yaşanan bu değişimin 90 no.lu İlamda dikkate alınmamış olduğu,
ifade edilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmiştir.
İlamın 1 inci maddesinde Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ………. ile Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ………. tarafından gönderilen aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle,
375 sayılı KHK ve 4688 sayılı Kanun ile yasal zemine oturtulan sosyal denge tazminatı ile yasa koyucunun, kaynağını Anayasadan alan ve devletin temel niteliklerinden olan sosyal devlet ilkesi gereğince, Devlet memuru olarak çalışanların ekonomik durumunu iyileştirmeyi, insanca yaşamı sağlamayı, bilgi ve becerisini geliştirme imkanı yaratmayı, aynı işi yapan kişiler arasındaki ücret dengesini sağlamayı, emeğin karşılığını almayı, adaletli ücret dağılımını sağlamayı, çalışanların sosyal ve kültürel düzeylerini yükseltmeyi, çalışanların geleceğe güvenle bakmasını temin etmeyi, böylelikle ekonomik ve sosyal barışı sağlamayı ve çalışma performansını artırarak demokratik ve katılımcı çalışma düzenini oluşturmayı amaçladığı,
Sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin toplu sözleşmenin belediye başkanı ile yetkili sendika arasında ………. tarihinde imzalanmış olduğu, mevzuat uyarınca sözleşmenin imzalanması ve dolayısıyla da sözleşmenin yasal dayanaklarının oluşturulmasının belediye başkanının sorumluluğu altında bulunduğu, dolayısıyla sözleşme imzalanmadan belediye meclis kararı alınıp alınmadığı ya da sözleşmenin hangi koşullarla imzalandığının kendileri tarafından bilinebilecek durumda olmadığı, dolayısıyla sorumluluktan da söz edilemeyeceği,
Belediye başkanı ile yetkili sendika arasında imzalanan sözleşmenin mevzuata aykırı olamayacağı inancı ve güveniyle 375 sayılı KHK uyarınca belediyedeki memurlara ödenen sosyal denge tazminatına ilişkin ödeme evraklarının imzalandığı, görevleri itibarıyla belediye başkanı tarafından imzalanmış bir sözleşmeyi denetleme ve kontrol etme yetkilerinin de bulunmaması nedenleriyle kurumu zarara uğratma yönünde bir kasıt ya da ihmalden bahsedilemeyeceği, nitekim bu hususun tazmine hükmeden ………. Daire Başkanı ve Üyesi tarafından da kabul edilmiş olduğu,
4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde; Belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verilmesi halinde, belediye başkanının toplu sözleşme yapabileceği, sözleşme süresinin hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemeyeceği, ilgili mahalli idarenin vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamayacağı, sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz hale geleceği yönünde bir düzenlemenin yapıldığı, dolayısıyla sözleşme koşullarının oluşmamasına rağmen sözleşme imzalanmasına bağlı zarardan mevzuata aykırı sözleşmeyi imzalayan belediye başkanının tek başına sorumlu olmasının gerektiği,
Kamuda çalışan işçiler ile imzalanan toplu iş sözleşmeleriyle getirilen sosyal haklar, imkanlar ile devlet memurlarına yapılan ödemeler ve sosyal haklar değerlendirildiğinde, gerek ücret açısından gerekse sosyal imkanlar açısından kamu işçileri ile Devlet memurları arasındaki makasın giderek memurlar aleyhine açıldığı, günümüzde bir kamu işçisinin Devlet memuruna oranla yaklaşık 2 kat ücret aldığı, Devlet memurları ile kamu işçileri arasındaki bu ekonomik dengesizliğin giderilerek ücret adaletinin sağlanabilmesi için Devlet memurlarına sosyal denge tazminatı ödenmesine karar verildiği, ………. Belediyesinin de anılan düzenleme uyarınca bünyesinde görev yapan Devlet memurlarına ekonomik durumlarının iyileşmesini teminen imkanları dahilinde sosyal denge tazminatı ödemesinde bulunduğu, bu ödeme yapılırken belediyeyi zarara uğratma ya da hukuka aykırı bir menfaat temin etme gibi bir amacın asla güdülmediği,
Öte yandan 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesinde yer alan;
“15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadar ki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararma müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” hükmü gereğince de söz konusu ödeme neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmediği,
ifade edilerek verilen tazmin kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılığın;
Sorumlu ……….’in dilekçesine ilişkin karşılamasında özetle;
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32 nci maddesinde yer verilen hüküm gereğince sendika ile yapılan sözleşmenin mahalli idare seçimlerinin yapıldığı 30.03.2014 tarihinde son bulduğu, bu tarihten sonra sosyal denge tazminatı ödemesine devam edilebilmesi için yeni bir sözleşmenin imzalanmasına gerek olduğu, var olan durumda bir sözleşme olmaksızın yapılan sosyal denge tazminatı ödemelerinin mevzuata aykırılık teşkil edeceği, bu doğrultuda ödemeyi yapan kamu görevlilerinin de bu ödemelerden dolayı sorumlu olacağı, daha açık bir ifadeyle anılan tarihten sonraki sosyal denge tazminatı ödemelerinden gerçekleştirme görevlileriyle ödeme için talimat veren ilgili harcama yetkilisinin sorumlu tutulması gerektiği, görev süresi sona eren eski belediye başkanının ise 30.03.2014 tarihinden sonra yapılan sosyal denge tazminatı ödemelerinden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının düşünüldüğü,
Bu itibarla, üst yöneticinin sorumluluğunun görev yaptığı süreyle sınırlı olarak yeniden belirlenmesini sağlamak üzere dosyanın Dairesine geri gönderilmesine karar verilmesinin,
Sorumlu ……….’in aynı mahiyetteki dilekçelerine ilişkin karşılama yazısında ise özetle;
375 sayılı KHK’nın Ek 15 inci maddesi ile 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesi hükümleri gereğince, belediyeler ile sendika arasında sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmenin imzalanabilmesi için, belediye meclis kararının alınması, sözleşme süresinin hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçmemesi, belediyenin vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşmaması şartlarının tamamının bulunmasının gerektiği, ayrıca bu şartlardan herhangi birinin sözleşme imzalanmasından sonra ortadan kalması halinde mevcut sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz hale geleceği,
Belediye ile sendika arasında imzalanan sözleşmenin mahalli idareler genel seçim tarihinden sonraki süre için de uygulandığı tespit edildiğinden anılan sözleşmenin 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesine aykırılık teşkil ettiği, ayrıca sözleşmenin imzalanabilmesi için maddede belirtilen diğer mali şartların da sağlanmadığının anlaşıldığı, bu nedenle belediye ile sendika arasında imzalanan söz konusu sözleşmenin mevzuata aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunmadığı ve yapılan fazla ve yersiz sosyal denge tazminatı ve bayram ikramiyesi ödemeleri nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiği,
Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumluluklarının 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri ile düzenlenmiş olduğu,
5018 sayılı Kanunun “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutan, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde;
“Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…………………..
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” denildiği,
Yine aynı Kanunun 55 inci ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları yönünde hükümlere yer verildiği, bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontrollerin açıklanmış olduğu, harcama birimlerince yapılması gereken asgari düzeydeki kontroller ile mali hizmetler birimi tarafından ön mali kontrole tabi tutulacak mali karar ve işlemlerin usul ve esaslarının Maliye Bakanlığınca belirleneceği yönünde hükme yer verildiği,
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10 uncu maddesinde ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği; yine anılan Esasların 12 nci maddesinde süreç kontrolünün nasıl yapılacağının belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacaklarının hüküm altına alındığı,
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından, süreç kontrolü çerçevesinde mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığının ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı,
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “Sorumlular” başlıklı 3.Bölümünde harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluklarının açıklanmış olduğu, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği hususunun karara bağlandığı,
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun Geçici 14 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan;
“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararma müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” şeklindeki hükmün, madde metninden açıkça görüleceği üzere 15.03.2012 tarihine kadar olan ek ödemeleri kapsaması nedeniyle oluşan kamu zararının bu maddeyle irtibatlandırılmasının mümkün olmadığı,
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde oluşan kamu zararından dolayı harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisi konumundaki görevlilerin sorumlu olduğunun düşünüldüğü,
Bu itibarla, oluşan kamu zararının kaldırılması yönündeki temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının onanmasının,
uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Duruşmalı temyiz talebinde bulunan sorumlu ………. ve Vekil Avukatı ………. duruşma sırasında yapmış oldukları sözlü savunmalarında temyiz dilekçesinde yer alan hususları tekrarlamışlar, ek olarak 4688 sayılı Kanunda yer alan %10’luk toplam borç/kamu gelirleri sınırının aşıldığı yönünde Mali Hizmetler Müdürlüğünce üst yöneticiye şifahi herhangi bir uyarının yapılmadığını ifade etmişlerdir.
Duruşmaya katılım talebinde bulunan ve 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü gereğince Kurul tarafından dinlenmeleri uygun görülen ………. Hizmet Sendikası Genel Başkan Yardımcıları ………. ve ………. tarafından yapılan sözlü açıklamalarda ise;
………. tarihinde ……….Belediyesi ile ………. Hizmet Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin yeni bir sözleşme olmadığı, söz konusu sözleşmenin belediye memurlarına sendikal bir ödenek olarak verilebilecek ücret konusunda sendika temsilcileriyle görüşmek ve düzenlenecek sözleşme veya protokolü imzalamak hususunda yetki verilmesine ilişkin ………. tarih ve ………. no.lu ………. Belediyesi Meclis Kararına dayanılarak 2011 yılında imzalanan sözleşmenin devamı niteliğinde ek bir sözleşme olduğu,
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun Geçici 14 üncü maddesi gereğince 15.03.2012 tarihinden önce yapılmış olan sözleşmelerin uygulanmasına söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebileceği yönündeki hüküm doğrultusunda 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında memur ve sözleşmeli personele sosyal denge tazminatı ödenmesine devam edildiği, yine anılan maddenin ikinci fıkrasında yer alan 15.3.2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamayacağı şeklindeki hüküm çerçevesinde 2011 yılında imzalanan sözleşmenin devamı niteliğindeki 2014 yılı sosyal denge tazminatı ödemeleri için mali takibat ve yargılama yapılamayacağı,
ifade edilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Duruşmalı temyiz talebinde bulunan ………. , Vekil Avukatı ………., ………. Hizmet Sendikası Genel Başkan Yardımcıları ………. ve ………. ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
27.06.1989 tarih ve 375 sayılı KHK’nın ek 15 inci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” denildiği,
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun konuya ilişkin “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde;
“27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.” hükmüne yer verilerek sosyal denge tazminatına ilişkin kriterleri de içerir detaylı bir düzenlemenin yapıldığı görülmektedir.
Temyiz konusu 90 sayılı İlamın 1 inci maddesinde tazmin hükmüne esas teşkil eden kamu zararı nedenlerinden biri ………. Belediyesinin vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin %10’unu aşması hususudur. İlama esas yargılamaya esas raporda, 2013 yılı kesin hesap cetvelleri ile yönetim dönemi hesabı cetvellerine göre anılan Belediyenin vadesi geçmiş vergi ve sosyal güvenlik prim borç toplamının ………. TL, 2013 yılı bütçe gelirleri toplamının ise ………. TL olduğu belirtilerek, 4688 sayılı Kanunda yer alan %10’luk sınırın aşıldığı açıkça ortaya konulmuştur.
4688 sayılı Kanunun konuya ilişkin Geçici 14 üncü maddesinde ise;
“15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” denilmektedir.
Yukarıda adı geçen sendika görevlileri tarafından yapılan sözlü açıklamalarda yer verilen iddianın değerlendirilmesi sonucunda; ………. tarihinde imzalanan sözleşmede, anılan sözleşmenin 2011 yılında imzalanan sözleşmenin devamı veya eki niteliğinde bir sözleşme olduğu yönünde herhangi bir ifade ya da ibareye yer verilmediği, 2014 yılına ilişkin sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde anılan sözleşmenin yeni ve yılına münhasır bir sözleşme şeklinde hazırlanmış olduğu görüldüğünden, ………. tarihinde imzalanan ve “Yürürlük ve İmza” başlıklı 21 inci maddesinde yirmi bir esas maddeden oluştuğu ifade edilen sözleşmenin 4688 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesi hükmü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün değildir.
6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi hükmü ile ………. büyükşehir belediyesine dönüştürülmüş, yine anılan madde hükmü kapsamında ... iline bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan belde belediyeleri ile il özel idaresinin tüzel kişiliği kaldırılmış, belediyeler belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine dahil edilmiştir. Anılan Kanunun “Yürürlük” başlıklı 36 ncı maddesinde ise 1 inci madde hükmünün ilk mahalli idareler genel seçiminde yürürlüğe gireceği ifade edilmiş olduğundan, 6360 sayılı Kanun ile ………. Belediyesi, ………. Belediyesi, ………. Belediyesi, ………. Belediyesi ve ………. Belediyesinin ………. Belediyesine katılımı 30.03.2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminden sonrasına bırakılmıştır. 01.01.2014-30.03.2014 dönemine ilişkin mizan cetveli incelendiğinde, sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin borçlanma sınırının 6360 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önceki dönemde de aşıldığı, dolayısıyla belediye borç yükünün anılan Kanun ile ………. Belediyesine devredilen 5 belde belediyesinden kaynaklanmadığı görülmüştür. Bu doğrultuda temyiz talebinde bulunan Üst Yönetici ……….’in temyiz dilekçesinde yer alan, 30.03.2014 tarihi itibarıyla ………. ilçesine bağlı 5 belde belediyesinin kapatılarak ………. Belediyesine dahil edildiği, bu doğrultuda anılan belediyelerin borçları ve personellerinin de ………. Belediyesine devredildiği, dolayısıyla 30.03.2014 tarihiyle birlikte belediye personel sayısı, borçları ve bütçesinin kanun gereğince değişikliğe uğradığı, Belediyenin yapısında kanun gereği yaşanan bu değişimin 90 no.lu İlamda dikkate alınmamış olduğu yönündeki iddianın kabulü mümkün değildir.
Ayrıca savunmalarda ………. TL tutarındaki vadesi geçmiş vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının 6111 sayılı Kanun gereğince 2017 yılına kadar yapılandırıldığı ve ödemelerin yapılandırma planına uygun bir şekilde yapıldığı ifade edilse de, Temyiz Kuruluna duruşma sırasında söz konusu yapılandırmaya ilişkin olarak sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde; 6111 sayılı Kanun ile 30.06.2011-31.03.2017 dönemine yayılarak 36 eşit taksit şeklinde yeniden yapılandırılan vergi borçlarının sadece ilk 10 taksitinin ödendiği, ………. tarih ve ………. yevmiye no.lu Ödeme Emri Belgesi ile muhasebeleştirilen 2012 yılı Kasım ayı 10. yapılandırma taksidi ödendikten sonra diğer taksitlerin ödenmediği, dolayısıyla 2013 yılında yapılandırma hakkının son bulduğu görülmüştür.
Bu gerekçelerle ………. Belediyesinde görev yapan memur ve sözleşmeli personele sosyal denge tazminatı ve bayram ikramiyesi adı altında yapılan ödemeler kamu zararına esas teşkil etmekle birlikte, konunun sorumluluk yönünden incelenmesi neticesinde,
5018 sayılı Kanunun;
“Üst yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesinde;
“Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir.
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.”,
“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür.
Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
Giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri; kamu borç yönetimine ilişkin olanlarda Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması kaydıyla, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumları için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.”,
hükümlerine yer verildiği görülmüştür.
5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükmünden görüleceği üzere belediyelerde üst yönetici konumunda olan belediye başkanları, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde kullanımını sağlama, bu doğrultuda kayıp ve kötüye kullanımını önleme hususlarında sorumlu tutulmuşlar, söz konusu sorumluluğun gereklerini ise harcama yetkilileri, mal hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri ifade edilmiştir.
Yine 5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde bütçeden harcama yapılabilmesi harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesine bağlanmış, harcama talimatlarında da hizmetin gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgilere yer verilmesi gerektiği, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve Kanun çerçevesinde yapmaları gereken işlemlerden harcama yetkililerinin sorumlu oldukları; 33 üncü maddenin ikinci fıkrasında gerçekleştirme görevlilerinin, iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alınması veya gerçekleştirilmesi hususlarında sorumluluklarının bulunduğu hüküm altına alınmıştır.
Temyiz konusu hususu ilgilendiren bir diğer kanun olan 5393 sayılı Belediye Kanununun;
“Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38 inci maddesinde;
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
……………
g) Yetkili organların kararını almak şartıyla sözleşme yapmak.
h) Meclis ve encümen kararlarını uygulamak.
……………”,
“Belediye bütçesi” başlıklı 61 inci maddenin beşinci fıkrasında ise; “Belediye başkanı ve harcama yetkisi verilen diğer görevliler, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Mahalli idarelerde sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde, 5393 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin (g) bendi ve 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrası hükümlerinde belediyelerde yetkili organların kararını almak şartıyla sözleşme yapma yetkisinin sadece belediye başkanlarına verilmiş olduğu, yine 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince yapılacak sözleşmenin süresinin hiçbir şekilde mahalli idareler seçimini geçemeyeceğinin açıkça ifade edildiği, ancak anılan madde hükümleri hilafına yılı sözleşmesine cevaz veren bir belediye meclisi kararı olmaksızın, borç toplamına ilişkin %10’luk sınırın aşılıp aşılmadığına bakılmaksızın ve 30.03.2014 tarihinde mahalli idareler seçimi yapılması hususu açık olmasına rağmen 2014 yılının bütününü içerir toplu iş sözleşmesini imzalayan ………. Belediye Başkanı ……….’in 30.03.2014 tarihine kadar devam eden görevi süresince ortaya çıkan kamu zararından tek başına sorumlu tutulması gerekliliği açıktır. Ancak adı geçen ilgilinin belediye başkanlığı görevinin sona erdiği 30.03.2014 tarihinden sonra yapılan ödemelerden sorumlu tutulması mümkün değildir.
Geçerli bir şekilde doğabilmesi 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde sayılmış olan kriterlere bağlanan, ancak söz konusu kriterleri karşılamayan, dolayısıyla imzalandığı andan itibaren batıl ve geçersizliği ileriye etkili olan 2014 yılı Toplu İş Sözleşmesinde sosyal denge tazminatının ödenmesi hususunda hukuki imkansızlık bulunmasına rağmen, söz konusu ödemelere ilişkin olarak harcama yetkililerince verilen harcama talimatlarının, imzalandığı tarihten itibaren geçerli sonuç doğurması mümkün olmayan sözleşmeye ilişkin olduğu, dolayısıyla yapılan ödemelerin kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olması görevinin harcama yetkililerince tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmediği, ayrıca harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan görevlilerin 30.03.2014 tarihinde mahalli idareler seçimi yapılacağını bilmelerine rağmen, ………. tarihli sözleşmeye dayanarak 30.03.2014 tarihinden sonra belediye memur ve sözleşmeli personeline sosyal denge tazminatı ödemesine devam ettikleri görülmüştür. Bu nedenle 30.03.2014 tarihinden sonra yapılan ödemelerden harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Bu itibarla, yapılan ödemelerin mevzuata aykırı olduğu, ancak ilgilinin sorumluluğa ilişkin itirazının kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle 90 sayılı 1.maddesindeki tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK, yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, oy çokluğuyla
(Üye ……….’ın; “Sayıştay Dairelerinin Çalışma Usul ve Esaslarının “İlamların düzenlenmesi” başlıklı 17 inci maddesinin ikinci fıkrasında Dairelerce düzenlenecek ilamlarda yer alması gereken hususlar sayılmıştır. Söz konusu hususlardan biri olan ve anılan fıkranın (e) bendinde yer alan ahiz listesine 90 sayılı İlamda yer verilmediği görülmüş olup, bozularak Dairesine gönderilen hususa ilişkin olarak düzenlenecek ek ilamda ahiz listesine yer verilmesi gerekmektedir.” şeklindeki ilave görüşü ile,
………..Daire Başkanı ……….’in; “Gerek 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddesi hükümleri uyarınca, gerekse 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının 3 ve 4. Bölümlerinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde mevzuata uygunluk açısından gerekli kontrolleri sağlamakla yükümlü tutulduklarından, yapılacak harcamanın hukuka aykırılık teşkil etmesi halinde söz konusu işlem ve ödemeleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Bu gerekçeyle hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sadece 30.03.2014 tarihinden sonra yapılan ödemelerden değil, 30.03.2014 tarihinden önce yapılan sosyal denge tazminatı ve bayram ikramiyesi ödemelerinden doğan kamu zararı miktarından da üst yönetici ile birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği” şeklindeki farklı bozma görüşü ile,
Üye ……….’un;” 4688 sayılı Kanunun 32 inci maddesinde yer alan %10’luk borç sınırının aşılmadığı tarihte hukuka uygun bir şekilde bağıtlanan, ancak 6360 sayılı Kanun ile 5 belde belediyesinin borçları ile birlikte devri sonucunda anılan Kanunun devre ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarih olan 30.03.2014 tarihinden sonra söz konusu kriterin aşılması sonucunda hukuken yok hükmünde sayılması gereken toplu iş sözleşmesi dolayısıyla yapılan sosyal denge tazminatı ve bayram ikramiyesi ödemelerine ilişkin olarak, 30.03.2014 tarihinden önce yapılan ödemeler nedeniyle kamu zararına sebebiyet verilmediği, sonrasında ise kamu zararının oluştuğu, bu doğrultuda anılan kamu zararına sebebiyet veren harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerin sorumlu tutulmalarının gerektiği, bu nedenle 90 sayılı İlamın 1 inci maddesi hükmünün düzelterek tasdik edilmeden, sorumluluk yönünden bozularak Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği” şeklindeki farklı bozma görüşü ile,
Üye ……….’ın; “Gerek 5018 gerekse 5393 sayılı Kanunun temyiz konusu ödemeye ilişkin hükümlerinde gerçekleştirme görevlisi olarak imzası bulunan görevlilere, ilgili ödemenin hukuka uygunluğu yönünde mali anlamda bir sorumluluk yüklenmediği, 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan açık hüküm nedeniyle anılan görevlilere normlar hiyerarşisi gereğince yeni sorumluluklar yüklenemeyeceği, belediye başkanının kanunlarla kendisine verilmiş görev ve yetkiyi aşarak, yine mevzuatta belirtilen şartların sağlanıp sağlanmadığını aramaksızın söz konusu ödemenin yapılmasına cevaz veren toplu iş sözleşmesini bağıtlamasının hukuka ayrılık teşkil ettiği, harcama yetkililerine verilen harcama talimatlarının ise kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olması görevinin ilgili kamu görevlilerince tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmediği görüldüğünden 30.03.2014 tarihinden önce yapılan sosyal denge tazminatı ve bayram ikramiyesi ödemelerinden doğan kamu zararından üst yönetici ile harcama yetkililerinin, anılan tarihten sonra ortaya çıkan kamu zararı miktarından ise tek başına harcama yetkililerinin sorumlu tutulmaları gerektiği” şeklideki farklı bozma görüşü ile,
Üyeler ………. ile ……….’nun; “6360 sayılı Kanun ile 5 belde belediyesinin ………. Belediyesine devredilmesi neticesinde belediye toplam borç miktarının ciddi bir oranda artış gösterdiği, devir öncesinde belediye tarafından borç yapılandırmasına gidildiği, yapılandırma neticesinde 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan kriterlerin sağlandığı, devredilen belde belediyelerinin borç miktarlarının ………. Belediyesinin mali durumunu ağırlaştırması sonucunda anılan eşiğin aşılmak zorunda kalındığı, bu nedenle ………. tarihinde bağıtlanan Toplu İş Sözleşmesinin yok hükmünde sayılmasının mümkün olmadığı, ancak belediye başkanının görev süresinin bittiği 30.03.2014 mahalli idareler seçiminden sonra anılan sözleşmenin gerek kriterleri sağlamaması gerekse anılan sınırın aşılması nedenleriyle yok hükmünde olduğu,
İmzalandığı tarihte 4688 sayılı Kanunda sayılan kriterleri sağlaması nedeniyle hukuken geçerli doğan sözleşme konusu sosyal denge tazminatı ve bayram ikramiyesi ödemelerinden kaynaklanan kamu zararını ise mahalli idareler seçimi öncesi ve sonrası mali durum dikkate alınarak değerlendirmek gerektiği, bu çerçevede 30.03.2014 tarihinden önceki sosyal denge tazminatı ve bayram ikramiyesi ödemeleri nedeniyle kamu zararına sebebiyet verilmediği, sonraki süreçteki ödemelerin ise kamu zararı şeklinde nitelendirilmesi gerektiği, yeni seçilen belediye başkanı ile 3 ay içerisinde yeni bir sözleşme imzalanmaksızın söz konusu ödemelerin yapılmasına devam edilmesi nedeniyle de 30.03.2014 tarihinden sonra ortaya çıkan kamu zararından harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu olması gerektiği, Bu nedenle 90 sayılı İlamın 1 inci maddesi hükmünün gerek kamu zararı yönünden gerekse sorumlularının Temyiz Kurulunca düzeltilerek tasdikine karar verilmesi gerektiği” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı),
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08