Sayıştay 5. Dairesi 40927 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
40927
31 Ocak 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 5
-
Dosya No: 40927
-
Tutanak No: 44019
-
Tutanak Tarihi: 31.01.2018
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Bazı işyerlerine ait çevre temizlik vergilerinin tahakkuku yapıldığı halde tahsilatının gerçekleştirilmemesi.
- 95 sayılı ilamın 6’ncı maddesinde, bazı işyerlerine ait çevre temizlik vergilerinin tahakkuku yapıldığı halde tahsilatının gerçekleştirilmemesi sonucu oluşan …. TL. kamu zararının, takip ve tahsil edilmesinden sorumlu olan Muhasebe Yetkilisi .. (Mali Hizmetler Müdürü)’dan, Münferiden, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine karar verilmiştir.
Sorumlu …. dilekçesinde, Belediye Gelirler Kanunu Genel Tebliğine göre, her işyerinin derece ve grubuna göre 879 adet Çevre Temizlik Vergisi beyannamesi tanzim edilerek gecikme zammı dahil .. TL Çevre Temizlik Vergisi tahakkukları yapıldığını, Emlak ve İstimlâk Müdürlüğünün 02.05.2016 tarih 260 sayılı yazısı ve ekindeki Çevre Temizlik Vergisine ait listeden de anlaşılacağı üzere 2014 yılı gecikme zammı dahil Çevre Temizlik Vergisi tahakkuku …. TL olup; … TL Çevre Temizlik Vergisi tahsilâtı yapıldığını, bakiye kalan …. TL’nin tahsilatı için Hukuk İşleri Müdürlüğüne hukuki işlemlerin başlatılması için yazı yazıldığını,
Tahakkukları yapılan Çevre Temizlik Vergisi sonucunda bazı mükellefler borçlandırılmış, Belediye alacaklandırılmış olduğundan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün görülmediğini,
Ayrıca yapılan işlemlerde 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 74. Maddesine göre de herhangi bir zamanaşımı söz konusu olmadığından dolayı kamu zararı olarak nitelendirilmemesi gerektiğini belirterek, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“Belediye sınırlan ve mücavir alanlar içinde bulunan bazı işyerlerinin çevre temizlik vergisi beyannamelerinin olmadığı ve dolaysıyla bu iş yerlerine çevre temizlik vergisi tahakkukunun yapılmadığı, tahakkuku olmadığı anlaşılan 1108 adet işyerinden 129 adetinin beyannamesinin olduğu, 100 adet işyerinin kapalı olduğu, kalan 879 adedine beyana çağrı pusulaları tanzim edilerek gönderildiği, bu durumun denetim programı çerçevesinde tespit edildiği, anlaşılmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun “4. Çevre temizlik vergisi” başlıklı mükerrer 44’üncü maddesinde aynen;
“Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevre temizlik vergisine tabidir. ... İş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi, belediyelerce binaların tarifedeki derecelere İntibak ettirilmesi üzerine her yılın Ocak ayında yıllık tutarı itibarıyla tahakkuk etmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır.
Mevzuat hükmünden de anlaşılacağı üzere, belediye sınırları İçerisindeki işyerlerinin belirlenerek tarifesinde belirtilen verginin otomatik olarak ocak ayında tahakkuk ettirilmesi gerekmektedir.
5018 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” denilmektedir.
Maddeye konu kamu zararının oluşmasının sebebi, Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından belediye gelirleri arasında yer alan çevre temizlik vergisinin zamanında eksiksiz olarak tarh ve tahakkukunun yapamamasıdır. Temyiz dilekçesinde, 2014 yılı içerisinde gerçekleşen toplam çevre temizlik vergisinin tahakkuk ve tahsilat rakamları bildirilmiş olup; İlam dahilinde kamu zararı olarak tespit edilen 879 adet işyerine İlişkin çevre temizlik vergisinin tahsilatından bahsedilmemektedir. Verilen bilgi 2014 yılına ilişkin toplam … TL tahakkuk toplamı, …. TL. tahsilat toplamı şeklindedir.
Yapılan tahsilat içerisinde maddeye konu işyerlerinin vergisinin tahsilatının olup olmadığı belli değildir. Tahakkuk ve tahsilat arasındaki fark tespit edilen kamu zararı tutarından fazladır. Denetim sırasında tespit edilen 879 adet işyerine ilişkin çevre temizlik vergisinin tahsiline ilişkin bilgi ve belge gönderilmesi halinde durum hakkında yeniden değerlendirme yapılabilecektir.
Bu itibarla, temyiz talebi reddedilerek Daire Kararının onanmasının, uygun olacağı düşünülmektedir” denilmiştir.
Sorumlu ….. ikinci dilekçesinde, Belediye Gelirler Kanunu Genel Tebliğine göre, her işyerinin derece ve grubuna göre 879 adet Çevre Temizlik Vergisi beyannamesi tanzim edilerek tahakkukunun yapıldığını, 2014 yılı tahakkuk toplamının …. TL. olduğunu, ekteki muhasebe işlem fişleri ve ekindeki tahsilât makbuzlarından da anlaşılacağı üzere 879 adet işyerinden ….. TL Çevre Temizlik Vergisi tahsilatı yapılmış bakiye kalan …. TL’nin tahsilâtı için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 55.maddesine uygun olarak ödeme emirleri düzenlenmiş olup söz konusu Ödeme emirlerinin tebliği çalışmasına başlandığını, Ayrıca yapılan işlemlerde 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 74. Maddesine göre de herhangi bir zamanaşımı söz konusu olmadığından dolayı kamu zararı olarak nitelendirilmemesi gerektiğini belirterek, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
II. Başsavcılık mütalaasında;
“…
İlam dahilinde kamu zararı olarak tespit edilen 879 adet işyerine ilişkin çevre temizlik vergisinin tahsilatından bahsedilmemektedir. Verilen bilgi 2014 yılına ilişkin toplam …. TL tahakkuk toplamı, …. TL tahsilat toplamı şeklindedir. Yapılan tahsilat içerisinde maddeye konu işyerlerinin vergisinin tahsilatının olup olmadığı belli değildir. Tahakkuk ve tahsilat arasındaki fark tespit edilen kamu zararı tutarından fazladır. Ayrıca, Daire kararında hükmedilen kamu zararı tutarı ile belediyenin kendi çalışmaları sonucunda tespit etmiş olduğu kamu zararı tutarı arasında farklılık bulunmaktadır. Belediye tarafından ileri sürülen hususlar ve tespit ettiği hususların yeniden incelenmesine ve bu çerçevede kamu zararının yeniden belirlenmesine ihtiyaç olduğu değerlendirilmekte olup, Belediyenin göndermiş olduğu belgelerin incelenmesi ve buna göre kamu zararının yeniden tespitinin yapılmasını teminen dosyanın dairesine gönderilmesine karar verilmesi uygun olur” denilmiş iken; dosyanın duruşmalı görüşülmesi esnasında ise;
“Belediye tarafından ileri sürülen hususlar ve tespit ettiği hususların yeniden incelenmesine ve 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin kamu zararı miktarlarının ayrıştırılması için dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesi uygun olur” denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan …. ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.
İlamda, bazı işyerlerine ait çevre temizlik vergilerinin tahakkuku yapıldığı halde tahsilatının gerçekleştirilmemesi sonucu oluşan …. TL kamu zararının, takip ve tahsil edilmesinden sorumlu olan Muhasebe Yetkilisi sorumlu tutulmuştur.
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un; “Kanunun şümulü” başlıklı 1’inci maddesinde; “Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.
…”
“Ödeme zamanı ve önce ödeme” başlıklı 37’nci maddesinde; “Amme alacakların hususi kanunlarda belli edilen zamanlarda ödenir.
Hususi kanunlarda ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir.”
"Tahsil zamanaşımı" başlıklı 102'inci maddesinde;
"Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait Hususi, kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur." Zamanaşımını kesilmesi" başlıklı 103'üncü maddesinde;
"Aşağıdaki hallerde zamanaşımı kesilir;
-
Ödeme,
-
Haciz tatbiki,
-
Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her türlü tahsilat,
-
Ödeme emri tebliği” denilmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur”
Aynı Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının oluştuğu tarih” başlıklı 17’inci maddesinde de;
“ (1) Kamu zararı;
(…)
d) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte,
… oluşmuş kabul edilir” denilmektedir.
6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca; belediyelerin; vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli ve gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediğinde zamanaşımına uğrar. Buna göre, çevre temizlik vergileri de, tahakkuk ettikleri takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediğinde zamanaşımına uğramış olur.
Her ne kadar ….. TL tutarında çevre ve temizlik vergisinin tahakkuku denetim üzerine yapılmış ise de;
İlama konu 879 adet Çevre ve Temizlik Vergisi mükelleflerinin tazmin hükmüne konu olan çevre temizlik vergisi tahakkuklarının 2014 ve 2015 yılına ait olduğu; sorumlu tarafından 6183 sayılı yasanın aramış olduğu yasal prosedürün yerine getirildiği ve henüz herhangi bir zaman aşımı söz konusu olmadığı, dolayısı ile herhangi bir kamu zararı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının kabulü ile, 95 sayılı ilamın 6’ncı maddesiyle ….. TL’ye verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, Oybirliği ile
Karar verildiği 31.01.2018 tarih ve 44019 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40