Sayıştay 5. Dairesi 40683 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Harcırah

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

40683

Karar Tarihi

26 Nisan 2017

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2009

  • Daire: 5

  • Dosya No: 40683

  • Tutanak No: 43022

  • Tutanak Tarihi: 26.04.2017

  • Konu: Harcırah Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Belediye görevlilerine ait geçici görev harcırahı hesabına, geçici görev mahallinde diğer giderler adı altında yapılan harcamaların dahil edilmesi.

895 sayılı ilamın 2’nci maddesi ile Belediye Başkanı …., Meclis Üyesi …,…,… ve Belediye Personeli ….' a ait geçici görev harcırahı hesabına, geçici görev mahallinde diğer giderler adı altında yapılan harcamaların dahil edilmesi suretiyle kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiş;

1584 sayılı ek ilamda ise gerçekleştirme görevlisi …..’ ın 31.12.2009 tarih ve 2117 sayılı ödeme emri belgesi üzerinde imzasının olmadığı gerekçesiyle …. TL kamu zararından ….. TL’lik kısmına ilişkin olarak gerçekleştirme görevlisinin sorumluluktan çıkarılmasına ve yalnız söz konusu ödeme emrine ilişkin olarak da muhasebe yetkilisi …..’ nın sorumluluğa dahil edilmesi yönünde karar verilmiştir.

Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 17.05.2016 tarih ve 41871 tutanak sayılı Kararı ile de;

….. ile …..’ nın sorumluluğa ilişkin yapmış oldukları taleplerinin reddi ile 5. Daire tarafından verilen 1584 sayılı ek ilama ilişkin tazmin hükmünün TASDİKİNE karar verilmiştir.

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan …… karar düzeltilmesi talebi ile vermiş olduğu dilekçesinde:

..... Belediye Başkanlığında işçi kadrosunda görev yaptığını, dönemin belediye başkanının 2009 mali yılı içerisinde almış olduğu tüm geçici görev yolluklarını göreve gitmese bile bilerek ve isteyerek kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere kamu görevini kötüye kullanarak aldığını, seyahatleri sırasında kullandıkları hariç geri kalan miktarları kendi ihtiyaçları ve özel giderleri için harcadığını, bunun zimmetine para geçirme olduğunu, 2009 yılından bu yana bu kişi hakkında hiçbir işlem yapılmadığını ve bu paraların tahsilatı için işlem başlatılmadığını,

Ayrıca Temyiz Kurulu İlamının 7. sayfasında belirtildiği üzere "Bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir, Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkilisince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine Ödenmesi ile tamamlanır" denildiğini, Burada belediye başkanı tarafından alınan yolluk avanslarının hiç birinin usul ve esaslara uygun olarak alınmadığını, ayrıca giderlerin gerçekleştirilmesi aşamasında harcama yetkilisince tarafına herhangi bir görevlendirme yapılmadığını, ..... Belediye Başkanlığında, belediye başkanına en yakın belediye başkan yardımcıları ve belediyede görevli hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri, müdürler ve belediyede görevli öncelikli memur personel varken kendisine yetki verilmiş gibi algılanmasını anlayamadığını,

İlamda, "Öncelikle gerçekleştirme görevinin memur personel tarafından yürütülmesi ve yazılı bir görevlendirme gerekir. Ancak işçi statüsünde olmak gerçekleştirme görevlisi olmaya ve 5018 sayılı kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu olmaya engel değildir" denildiğini, tarafına yapılmış bir görevlendirme olmadığını, belediye başkanının almış olduğu ve kendi özel giderlerinde harcadığı harcırahlardan sorumlu tutulmasının haksızlık olduğunu belirterek tazmin hükmünün, karar düzeltmesi ile kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“…..

Dilekçede sorumlu Özetle; daha önce yapılmış olan savunmalarda da konu hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulunulduğunu, dönemin belediye başkanının almış olduğu geçici görev yolluklarını göreve gitmese bile, bilerek ve isteyerek kendi ihtiyaçlarını karşılamak için görevini kötüye kullanarak harcadığını, 2009 yılından bu yana bu kişi hakkında zimmete geçirdiği paraların tahsilatıyla ilgili olarak hiçbir işlem yapılmadığını, bu giderlerin gerçekleştirilmesi aşamasında harcama yetkilisince kendisi için herhangi bir görevlendirme yapılmadığını, belediye başkanının kendisine yakın başkan yardımcısı ve diğer birim amirleri varken bunlar yetkilendirilmeden kendisine yetki verilmiş gibi bir algının oluşturulmasını anlayamadığını, belediye başkanının almış olduğu ve kendi özel giderlerinde harcadığı harcırahlardan kendisinin sorumlu tutulmasının haksızlık olduğunu belirterek, verilen kamu zararı kararının Karar Düzeltme yoluyla kaldırılmasını talep etmektedir.

Karar düzeltme dilekçesinde, 17.05.2016/ tarih ve 41871 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla ilgili olarak ileri sürülen hususlar ve açıklamalar, Daire ve Temyiz Kurulu yargılamasında sorumlunun ileri sürmüş olduğu hususların tekrarı niteliğinde olup; yeni bir bilgiye ve belgeye yer verilmediği görülmektedir. Dilekçede tekrar edilen bu hususlara hem Daire hem de Temyiz Kurulu yargılaması sırasında tek tek karşılanarak açıklık getirilmiş ve verilen tazmin kararı da buna göre oluşturulmuştur. Dolaysıyla, Kararın kaldırılmasını gerektirir herhangi bir durum söz konusu değildir.

Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur” denilmiş iken, dosyanın duruşmalı görüşülmesi esnasında;

“Belediye Başkanı ile ilgili iddiaların araştırılması için konunun İçişleri Bakanlığına yazılması ve sonucuna göre yeniden hüküm tesisi için Temyiz Kurulu Kararının Düzeltilmesine ve hükmün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE karar verilmesi gerekir ” denilmiştir.

Sorumlu Muhasebe Yetkilisi ….. karar düzeltilmesi talebi ile vermiş olduğu dilekçesinde;

Daha önce yapılmış olan savunmalarda da konu hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulunduğunu, dönemin belediye başkanının almış olduğu geçici görev yolluklarını göreve gitmese bile, bilerek ve isteyerek kendi ihtiyaçlarını karşılamak için görevini kötüye kullanarak aldığını ve aldığı bu avanslardan seyahat sırasında hak ettikleri hariç geri kalan tutarı kendi özel ihtiyaçları için harcadığını, 2009 yılından bu yana bu kişi hakkında zimmete geçirdiği paraların tahsilatıyla ilgili olarak hiçbir işlem yapılmadığını, 2009 yılı sonunda asılsız ve olmayan belgelerle almış olduğu avansları kapattığını, kendisinin sorumlu tutulduğu 31.12.2009 tarih ve 2117 sayılı Ödeme Emri Belgesiyle belediye başkanına bir ödeme yapılmadığını bu belgeyle daha önce almış olduğu avansların mahsubunun yapıldığını belirterek verilen tazmin hükmü kararının Karar Düzeltme yoluyla kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“…İlamın konusunu, geçici görevle memuriyet mahalli dışına görevlendirilen Belediye Başkanının Harcırah Kanununun 14 üncü maddesinde öngörülen harcırah unsurları dışında avans alarak ciddi miktarlarda harcamalar yapması ve bu şekilde kamu zararına sebebiyet verilmesi oluşturmaktadır. Muhasebe yetkilisi …., gerçekleştirme görevlisi ….."ın imzası olmamasına rağmen bu ödemeyi yapması nedeniyle sorumluluğa dahil edilmiştir.

5018 sayılı Kanununun 61 inci maddesinde;

"Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

Yetkililerin imzasını,

Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

Maddi hata bulunup bulunmadığını,

Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri, Kontrol etmekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır.

Madde hükmü gereği muhasebe yetkilileri, ilgililere ödeme yapmadan önce harcama sürecindeki gerçekleştirme görevlilerinin imzasının tamam olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü olup, imzaların eksik olması halinde ödeme yapmaktan kaçınmaları gerekmektedir.

Muhasebe yetkilisi ……'nın 31.12.2009 tarih ve 2117 sayılı ödeme emriyle gerçekleştirme görevlisinin imzasının eksik olmasına rağmen ödeme yapması nedeniyle tespit edilen kamu zararına ilişkin sorumluluğa dahil edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Madde hükmü gereği muhasebe yetkilileri, ilgililere Ödeme yapmadan önce harcama sürecindeki gerçekleştirme görevlilerinin imzasının tamam olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü olup, imzaların eksik olması halinde ödeme yapmaktan kaçınmaları gerekmektedir.

Ayrıca, muhasebe yetkilisinin 31.12.2009 tarih ve 2117 sayılı ödeme emriyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, önceden alınmış olan avansın kapatıldığını belitmiş olmasının bir anlamı bulunmamaktadır. Zira, belediye başkanının önceki almış olduğu avanslar ön ödeme niteliğinde olup, avansların kapatılması Ön ödemenin kesin ödemeye dönüştürülmesi işlemidir. Kesin ödemeye bu ödeme emri belgesiyle dönüştürülmüştür.

Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur” denilmiş iken, dosyanın duruşmalı görüşülmesi esnasında;

“Belediye Başkanı ile ilgili iddiaların araştırılması için konunun İçişleri Bakanlığına yazılması ve sonucuna göre yeniden hüküm tesisi için Temyiz Kurulu Kararının Düzeltilmesine ve hükmün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE karar verilmesi gerekir ” denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve sorumlu …. ve Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Gerçekleştirme Görevlisi …..’ın talebi ile ilgili olarak;

Temyiz Kurulu Kararında da yasal dayanaklarıyla açıklandığı üzere, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisi sorumludur.

Muhasebe Yetkilisi ……’nın talebi ile ilgili olarak;

Muhasebe yetkilisi, 31.12.2009 tarih ve 2117 sayılı ödeme emriyle gerçekleştirme görevlisinin imzasının eksik olmasına rağmen ödeme yapması nedeniyle tespit edilen kamu zararına ilişkin sorumluluğa dahil edilmesi mevzuat gereğidir.

Ayrıca, muhasebe yetkilisinin 31.12.2009 tarih ve 2117 sayılı ödeme emriyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, önceden alınmış olan avansın kapatıldığını belirtmekte ise de; Belediye Başkanının önceki almış olduğu avanslar ön ödeme niteliğinde olup, avansların kapatılması ön ödemenin kesin ödemeye dönüştürülmesi işlemidir. Kesin ödemeye bu ödeme emri belgesiyle dönüştürülmüştür.

Bu itibarla, sorumluların iddia etmiş olduğu hususların, 17.05.2016 tarihli, 41871 ve 41872 tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararlarında karşılanmış olduğu ve ayrıca 832 sayılı Kanunun 77’nci maddesinde belirtilen karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus ileri sürülmediği gerekçesiyle KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, Oy çokluğuyla,

Karşı oy gerekçesi

  1. Daire Başkanı …. . , Üyeler …. , …. ile …. . ’in karşı oy gerekçesi:

“5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde kamu zararı; “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında;

“Kamu zararının belirlenmesinde;

a)…

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

Esas alınır.” denilmektedir.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 7 nci maddesinde de, sorumlular ve sorumluluk hallerinin uygulamasında 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı; sorumluların mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlü oldukları, ifade edilmiştir.

Bir kamu görevlisinin oluşan kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için zararın kamu görevlisinin fiilinin sonucunda oluşması gerekir. Kamu görevlisinin fiili ile kamu zararı arasında illiyet bağı kurulamazsa kamu görevlisinin sorumluluğundan söz edilemeyecektir.

İlama konu ödemeler, Belediye Başkanının beyanına dayanan harcırah ödemeleri olup, ekli kanıtlayıcı belgelerin hiçbirisinde, gerçekleştirme görevlisi veya muhasebe yetkilisinin imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, 6245 sayılı Harcırah Kanununa aykırı olarak yapılan ödemelerden tek başına Belediye Başkanının sorumlu tutulması için 41871 ve 41872 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararlarının Düzeltilerek;

1584 sayılı ek ilamda; 20.12.2012 tarih ve 895 sayılı ilamın 2 nci maddesi ile tazmin hükmedilen …. TL’nin …. TL’lik kısmı için 832 sayılı Sayıştay Kanununun 74 üncü maddesinde yer alan yargılamanın iadesi sebeplerinden herhangi birine karşılık gelmemesi nedeniyle yargılamanın iadesi sebeplerinin oluşmadığına;

Gerçekleştirme görevlisi ….’ın 31.12.2009 tarih ve 2117 sayılı ödeme emri belgesi üzerinde imzasının olmadığı gerekçesiyle …. TL kamu zararından ……. TL.lik kısmına ilişkin olarak ise, gerçekleştirme görevlisinin sorumluluktan çıkarılmasına yalnız söz konusu ödeme emrine ilişkin olarak muhasebe yetkilisi …..’nın sorumluluğa dahil edilmesi yönündeki hükmün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE karar verilmesi gerekir.”

Karar verildiği 26.04.2017 tarih ve 43022 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim