Sayıştay 5. Dairesi 40505 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

40505

Karar Tarihi

27 Eylül 2016

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 5

  • Dosya No: 40505

  • Tutanak No: 42179

  • Tutanak Tarihi: 27.09.2016

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Sosyal yardıma muhtaç kişilere verilmek üzere, belediye bütçesinden, mahalle muhtarının banka hesabına, kanuni dayanağı olmaksızın, para aktarılması.

  1. 212 sayılı ilamın 6 ıncı maddesi ile;

A-) … ... Mahallesi Mahallesinde ikamet eden sosyal yardıma muhtaç kişilere verilmek üzere, … Belediyesi Bütçesinden, Mahalle Muhtarı ... ’ın banka hesabına, kanuni dayanağı olmaksızın, ... -TL aktarılmak suretiyle kamu zararına neden olunduğu gerekçeleriyle tazmin hükmü verilmiştir.

B-) Söz konusu sosyal yardım ödemesine ilişkin ödeme emri belgesinin, gerçekleştirme görevlisi olarak, hizmet alımı yoluyla belediyede istihdam edilen ... şirketi personeli ... tarafından imzalanmış olduğu anlaşılmıştır.

Sorumlu Muhasebe Yetkilisi ... ’ın dilekçesinde:

MADDE ÖZETİ: Sorgunun 6. Maddesinde 14.03.2013/4475 numaralı ödeme emriyle (A)- … ... Mahallesi Muhtarı ... ’ın banka hesabına mahallede ikamet eden yardıma muhtaç kişilere verilmek üzere amacıyla mevzuata aykırı şekilde ve kamu kaynağı kullandırılarak transfer edilen sosyal yardımlar için yersiz ödemede bulunulmak suretiyle ... TL kamu zararına sebebiyet verilmesi ve (B)- hizmet alımı yoluyla istihdam edilen ... şirketi personeli ... ’nin Gerçekleştirme Görevlisi olarak görevlendirilmesinin izahı istendiğini,

A- ... Mahallesi Muhtarı ... ’ın hesabına yatırılan para, adı geçenin muhtarlık yaptığı mahallede yaşayan yaşlı; yoksul ve başkalarının yardımıyla yaşamını sürdürebilen kimselere yapılması öngörülen yardımın yerine getirilmesi ile ilgilidir. Bilindiği gibi müstakil tüzel kişiliği bulunmayan ve 5393 sayılı yasaya göre Belediyenin temsilcisi olan Mahalle Muhtarının yoksul yurttaşlara Belediye tarafından el uzatılmasına aracı olması hukuka aykırı görülmemiştir. Öte yandan, yine 5393 sayılı yasanın 9 uncu maddesine göre mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunların çözümü için bütçe imkanları içerisinde ayni yardım ve desteği sağlar” denilmek suretiyle Belediye ile Muhtarlık arasındaki yardımlaşmanın hukuki çerçevesi belirlenmiştir. ... Mahallesi Muhtarı’nın hesabına yapılan ödemeye İlişkin Muhtarlık tarafından Belediyeye verilen yardım dağıtım listesi olduğunu,

B- Hizmet alımı yoluyla istihdam edilen personelin ... ’nin gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla ödeme emri belgelerine imza artırılması bütünüyle personel yetersizliğinden ileri gelmiş olsa da gerçekleştirme görevlilerinin belirlenmesinde asli ve sürekli nitelikteki kamu hizmetlerinin ancak kamu görevlileri eliyle yürütüleceği hususuna uyulması için Başkanlık Makamı tarafından hazırlanan talimatla bütün birimler uyarılmıştır. Bu zorunluluğa uyulması ve talimatın gereğinin yerine getirilmesi hususu titizlikle takip edilecektir. Ekte bulunan karardan da anlaşılacağı gibi Hukuken Muhasebe Yetkilisinin belirlenen gerçekleştirme görevlisinin mevzuata aykırı görevlendirilmesi nedeniyle itiraz etmeye yetkisi bulunmadığı gibi görevlendirilen bu kişilerin yetkili olup olmadıklarını sorgulama isim ve imza karşılaştırılmasını yapma gibi bir görevi bulunmadığını belirtilmiştir.

Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:

“6/A maddeyle ilgili olarak Daire kararında özetle, … Belediyesi sınırları içerisinde bulunan … muhtarı hesabına kanuni dayanağı olmaksızın …,-TL tutarında para aktarılmak suretiyle, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin (c) bendi hükmü gereğince kamu zararına yol açıldığı, oluşan kamu zararının ilamda belirtilen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen işlenecek faiziyle birlikte ödettirilmesine karar verildiği, görülmektedir.

Temyiz dilekçesinde Özetle; adı geçen mahalle muhtarının hesabına aktarılan paranın mahallede ikamet eden yardıma muhtaç kişilere verilmek üzere aktarılan para olduğu, muhtarların yoksul kişilere ulaşmada belediyenin aracı olarak kullandığı kimseler olduğu, Belediyeler ve muhtarlar arasındaki hukuki çerçevenin 5393 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle belirlendiği ve yapılan aktarmanın dayanağını da bu madde hükmünün oluşturduğu ifade edilerek, verilen tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılması, yardımda bulunulması veya menfaat sağlanmasının mümkün olmadığı,

Kanunun yetkisiz tahsil ve ödeme başlıklı 72 nci maddesi hükmünde, kanunların öngördüğü şekilde yetkili kılınmamış hiçbir gerçek ve tüzel kişinin kamu adına tahsilat ve ödeme yapamayacağı, 71 nci maddesinde de kamu zararı tanımı yapılarak kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler açıklanmış olup; (c) bendinde “c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması” denilmek suretiyle bu şekilde yapılan aktarmalar kamu zararı olarak belirlenmiştir.

… Belediyesi Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 6 nci maddesinde, belediye sınırları içerisinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz düşkün ve engelli kişilerin ve afetlere maruz kalmış olup, ayni ve nakdi yardıma ihtiyacı olduğu tespit edilen kişilerin, belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanabilecekleri açıklanmış, 7 nci maddesinde de, bu yardımın nasıl yapılacağı ve aranan şartların neler olduğu belirtilmiştir.

Belediye tarafından yapılan yardımın adı geçen muhtarın hesabına yardıma muhtaç kimselere verilmek üzere aktarıldığı, aynı muhtar tarafından da fakir kimselere imza karşılığında dağıtıldığı anlaşılmaktadır. Oysa … Belediyesi Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde; muhtaç, yoksul, kimsesiz düşkün ve engelli kişilerin ve afetlere maruz kalmış olup, ayni ve nakdi yardıma ihtiyacı olduğu tespit edilen kişilere yardımın nasıl ve hangi belgeler karşılığında yapılacağı açıkça belirtilmiştir. Bu yardım yapılırken yönetmeliğin bu hükümlerine hiç uyulmadığı, yardım yapılacak kişilerin, ödenecek nakdi para tutarının Belediye bünyesinde yönetmelik hükmü gereği oluşturulacak Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenmesi ve yardımın banka aracılığıyla hak sahibin yapılması gerektiği halde bu hükümlere uyulmadığı anlaşılmaktadır. Dolaysıyla, mevzuata aykırı bir şekilde yapılan bu transfer niteliğindeki harcama, 5018 sayılı Kanunun 71/c bendi gereği kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, temyiz talebinin reddedilerek Daire kararının onanmasının, uygun olacağı düşünülmektedir.

6/B maddesiyle ilgili olarak Daire kararında, herhangi bir tazmine veya başka bir husus hakkında karar verilmediği ve dolaysıyla sorumluların itirazını gerektiren bir durumun olmadığı anlaşılmakta olup, Kurul tarafından talebin karşılanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır.” Denilmiştir.

Gereği Görüşüldü:

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde: 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde, Belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği veya yaptırabileceği hüküm altına alınmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanununun bahsedilen 14 üncü maddesine istinaden … Belediye Meclisinin 05.10.2012 tarih ve 252 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren … Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliğinin Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu yönetmeliğin amacı, yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve engellilere bütçe imkanları dahilinde yapılacak ayni ve nakdi yardımlara dair usul ve esasları düzenlemektedir.” denilmektedir.

Aynı Yönetmeliğin Sosyal yardımlardan yararlanma hakkı başlıklı 6 ncı maddesinde de;

“Aşağıda belirtilen kişilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya hakkı vardır:

Belediye sınırları içinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, düşkün ve engelli kişiler,

Afetlere maruz kalmış olup, ayni ve nakdi yardıma ihtiyacı olduğu tespit edilen kişiler,

(…)” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmeliğin Başvuru başlıklı 7 nci maddesine göre ise, sosyal yardımlardan yararlanmak isteyen kişilerin Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü’ne başvurması şartı aranmaktadır. Başvuru olmasa dahi, Belediye Başkan veya Başkan Yardımcısının uygun görmesi halinde, Belediye personeli marifetiyle yapılacak tahkikat sonucunda belirlenecek kişilere de … ilçe sınırları içinde ikamet etmeleri şartıyla yardım yapılabilmesi mümkündür. Başvuran kişiler için ekonomik ve sosyal durumlarının tespitine yönelik olarak “sosyal inceleme raporu” düzenlenmesi gerekmektedir. Daha sonra evraklar ve “sosyal inceleme raporu” “Değerlendirme Kurulu” tarafından incelenerek nihai kararın verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Yönetmeliğin 13 üncü maddesine göre yapılacak nakdî yardımların miktarı ve süresi Yazı İşleri Müdürlüğü’nün teklifi üzerine veya re’sen Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenir ve belirlenen miktar ilgililer adına çek düzenlenmek suretiyle bankadan ödenir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile … Belediyesi tarafından yapılacak olan sosyal yardım niteliğindeki nakdi yardımların usul ve esasları belirlenmiştir. İlişikli tutulan ödeme emri ve eki belgelerinin incelenmesinde, Mahmut Paşa Mahallesinde ikamet eden sosyal yardıma muhtaç kişilere verilmek üzere mahalle muhtarının banka hesabına ... -TL aktarıldığı ve bu tutarın da aynı muhtar tarafından düzenlenen fakirlik belgesi sahibi kişilere imza karşılığında dağıtıldığı tespit edilmiştir. Oysa, … Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliği hükümlerine göre, hak sahibi kişilere ödenecek nakdi yardımın tutarı ve süresinin Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenmesi ve hak sahibine banka kanalıyla ödeme yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı olduğu halde, … Belediyesi tarafından mahalle muhtarının hesabına doğrudan sosyal yardım olarak nakdi para aktarılmak suretiyle toplam ... -TL tutarında yersiz harcamada bulunulmak suretiyle kamu zararına yol açılmıştır.

Sorumlular, gönderdikleri savunmalarında, her ne kadar; ... Mahallesi Muhtarı ... ’ın hesabına yatırılan paranın, adı geçenin muhtarlık yaptığı mahallede yaşayan yaşlı; yoksul ve başkalarının yardımıyla yaşamını sürdürebilen kimselere yapılması öngörülen yardımın yerine getirilmesi ile ilgili olduğunu, müstakil tüzel kişiliği bulunmayan ve 5393 sayılı Yasaya göre Belediyenin temsilcisi olan Mahalle Muhtarı’nın yoksul yurttaşlara Belediye tarafından el uzatılmasına aracı olmasının hukuka aykırı olarak görülmemesi gerektiğini, öte yandan, yine 5393 sayılı Yasanın 9 uncu maddesinde; belediyelerin, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkanları içerisinde ayni yardım ve desteği sağlayacağının belirtildiğini ve böylece Belediye ile Muhtarlık arasındaki yardımlaşmanın hukuki çerçevesinin belirlendiğini, ... Mahallesi Muhtarı’nın hesabına yapılan ödemeye ilişkin Muhtarlık tarafından … Belediyesine verilen yardım dağıtım listesinin savunma ekinde sunulduğunu ifade etmiş iseler de, yapılan bu savunmanın kabulüne imkan bulunmamaktadır.

5393 sayılı Kanunun Mahalle ve yönetimi başlıklı 9 uncu maddesinde; “Mahalle, muhtar ve ihtiyar heyeti tarafından yönetilir. Belediye sınırları içinde mahalle kurulması, kaldırılması, birleştirilmesi, bölünmesi, adlarıyla sınırlarının tespiti ve değiştirilmesi, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile olur.

Muhtar, mahalle sakinlerinin gönüllü katılımıyla ortak ihtiyaçları belirlemek, mahallenin yaşam kalitesini geliştirmek, belediye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilişkilerini yürütmek, mahalle ile ilgili konularda görüş bildirmek, diğer kurumlarla iş birliği yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yapmakla yükümlüdür. (Ek cümle: 12/11/2012-6360/15md.) Belediye sınırları içinde nüfusu 500’ün altında mahalle kurulamaz.

Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar; kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır.” denilmektedir.

5393 sayılı Kanunun 9 uncu maddesindeki düzenlemeye göre; muhtar, belediye ile mahalle sakinleri arasındaki ilişkilerin yürütülmesi, mahallenin ihtiyaçlarının belediyeye bildirilerek giderilmesi konusunda aracı olarak faaliyet göstermekle görevlendirilmiştir. Bahse konu hükmün, ihtiyaç sahiplerine aktarılmak üzere muhtarın şahsına kamu kaynağı aktarılmasının dayanağı olarak gösterilmesi hem 5018 sayılı Kanunun 29 uncu maddesine hem de … Belediye Meclisinin 05.10.2012 tarih ve 252 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren … Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine aykırıdır.

Belirtildiği üzere, Belediye tarafından dağıtılan sosyal yardımlardan yararlanmak isteyen kişilerin Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü’ne başvurması gerekmektedir. Başvuru olmasa dahi, Belediye Başkan veya Başkan Yardımcısının uygun görmesi halinde, belediye personeli marifetiyle yapılacak tahkikat sonucunda belirlenecek kişilere de … ilçe sınırları içinde ikamet etmeleri şartıyla yardım yapılabilmesi mümkündür. Başvuran kişiler için ekonomik ve sosyal durumlarının tespitine yönelik olarak “sosyal inceleme raporu” düzenlenmesi, akabinde ise, hazırlanan evrakların ve “sosyal inceleme raporu”nun “Değerlendirme Kurulu” tarafından incelenerek nihai kararın verilmesi gerekmektedir.

Yönetmelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere, hak sahibi kişilere ödenecek nakdi yardımın tutarı ve süresinin Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenmesi ve hak sahibine banka kanalıyla ödeme yapılması Yönetmeliğin amir hükmü konumundadır. Mahalle muhtarı kanalıyla yapılacak transfer uygulamasında ise, ödemelerin gerçek hak sahiplerine yapılıp yapılmadığı, her bir hak sahibine ne kadar ödeme yapıldığı, hatta hak sahibine gerçekten bir ödeme yapılıp yapılmadığının dahi belirlenememe riski bulunmaktadır. Nitekim, ... tarafından dilekçe eki olarak gönderilen ve ... Mahallesi Muhtarı ... tarafından imzalanan yazıda 05.01.2013-10.02.2013 tarihleri arasında ihtiyaç sahibi kişiler için yapılan yardımlar listelenmiştir. Oysa, Ödeme Emri eki belgede yardım yapılan kişilerin listesinin tarihi, yine aynı muhtarın imzası ile 04.03.2013 olarak belirtilmiştir. Ayrıca yardım yapıldığı iddia edilen kişilerin isimleri her iki listede farklı olarak yer almaktadır. Diğer taraftan, bu listelerde yardım yapıldığı belirtilen kişilerin gerçekten yardım almaya hak sahibi olup olmadıkları ve bunlara yapıldığı belirtilen yardımın geçekten verildiğini ispatlayabilecek (imza, vs.) vesikalara da yer verilmemiştir.

İhtiyaç sahibi kişilere dağıtılmak üzere muhtara para aktarılmasının Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırılığı bir yana, gerçekleştirildiği ifade edilen yardımların tarihleri konusunda dahi Belediye ile muhtarlık arasında mutabakat sağlanamadığı aşikârdır. Bahse konu yardımın mevzuata aykırı olduğu ve yapılan yardıma ilişkin belgelerde tutarsızlıklar olduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla; 5.Daire tarafından 212 sayılı ilamın 6/A ncı maddesine ilişkin Mahalle Muhtarı ... ’ın banka hesabına, kanuni dayanağı olmaksızın, ... -TL aktarılmak suretiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oyçokluğuyla,

(Üyeler ... ile ... ’ın muhtarlık yaptığı mahallede yaşayan yaşlı; yoksul ve başkalarının yardımıyla yaşamını sürdürebilen kimselere yapılması öngörülen yardımın yerine getirildiği, müstakil tüzel kişiliği bulunmayan ve 5393 sayılı yasaya göre Belediyenin temsilcisi olan Mahalle Muhtarının yoksul yurttaşlara Belediye tarafından el uzatılmasına aracı olmasının hukuka aykırı görülemeyeceği, öte yandan, yine 5393 sayılı yasanın 9 uncu maddesine göre mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunların çözümü için bütçe imkanları içerisinde ayni yardım ve desteği sağlar” denilmek suretiyle Belediye ile Muhtarlık arasındaki yardımlaşmanın hukuki çerçevesi belirlendiği gerekçesiyle tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği yönündeki azınlık görüşlerine karşı,

“b” maddesine ilişkin olarak ise:

Muhasebe yetkilisinin sorumluluğuna ilişkin olarak:

Ödeme emri belgesini, gerçekleştirme görevlisi olarak, hizmet alımı yoluyla belediyede istihdam edilen ... şirketi personeli imzalamıştır. Ancak, ... şirket personelinin hukuken gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirilmesine imkân bulunmamaktadır. Bu durumda, ödeme emri belgesinde Gerçekleştirme Görevlisinin imza eksikliği söz konusudur ve bu eksiklik sebebiyle, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61 inci maddesinin; “Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,

Kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.”

Ayrıca 5189 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında:

a) Muhasebe Yetkilisinin İmza Kontrol Görev ve Sorumluluğu: 5018 sayılı Kanunun 61’inci maddesi uyarınca muhasebe yetkilisinin, ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını arama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle;

  • Ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları olmakla birlikte, ödeme emri belgesi eki belgeler üzerinde herhangi bir imza eksiği varsa muhasebe yetkilisinin, ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisiyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,

  • Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisinden sadece birinin imzası varsa, muhasebe yetkilisinin, imzası bulunan görevliyle birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,

  • Ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzaları yoksa muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu tutulması gerektiğine yönünde kararı mevcuttur.

Bu hükümler muvacehesinde gerçekleştirme görevlisi olamayacak şirket personelinin ödeme emri belgesinin imzalaması gerekçesiyle Muhasebe Yetkilisinin de sorumlu tutulması gerektiğine, 6085 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi hükmü gereğince Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış olması suretiyle, ,

(8.Daire Başkanı ... , Üyeler ... , ... , ... , ... , ... ile ... ’in muhasebe yetkilisinin sorumluluğuna 5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi hükmü gereği ödeme emri belgesi üzerinde yapması gereken “yetkililerin imzasının tamam olması” durumunu kontrol etmemesi nedeniyle karar verildiği görülmektedir. Hukuken görevlendirilmesi mümkün olmayan belediyeye ait ... şirketi personelinin gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirildiği ve ödeme emri belgesinin bu personel tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. 5018 sayılı Kanuna göre gerçekleştirme görevlilerinin tespiti harcama yetkilisi tarafından yapılmaktadır. Muhasebe yetkilisinin görevi de gerçekleştirme görevlisinin imzasının olup olmadığını kontrol etmekten ibarettir. Hukuken muhasebe yetkilisinin; gerçekleştirme görevlisinin mevzuata aykırı görevlendirmesi nedeniyle itiraz etme yetkisi ve sorumluluğu bulunmadığı gibi, görevlendirilen bu kişilerin görevlendirilme usulünü ve hukuki durumunu inceleme, yetkili olup olmadıklarını sorgulama, isim ve imza karşılaştırmasını yapma gibi bir görevi de yoktur. Hukuka aykırı görevlendirmelerden ve ödeme emri ve eklerini yetkili olmayan kişilerin gerçekleştirme görevlisi olarak imzalayıp imzalamadıklarını kontrolden dolayı doğrudan harcama yetkilisi sorumludur. Muhasebe yetkilisinin bu çerçevede görevinin, sadece ödeme emri belgesi üzerinde gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla bulunması gereken imzaların varlığını kontrol etmek olduğu gerekçesiyle muhasebe yetkilisinin sorumluluğunun bulunmadığı, bu itibarla kararın bozularak daireye gönderilmesi gerektiği yönündeki ayrışık görüşlerine karşı)

İlamın 6/B maddesiyle ilgili esasa ilişkin olarak:

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50 inci maddesinde:

“Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.” Denilmiştir.

İlamda tazmin, mevzuata uygunluk veya ilgili mercilere bildirilmesine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla itiraza konu bir hüküm ilamda olmadığından Temyiz Kurulunca yapılacak bir işlem bulunmadığına, oybirliğiyle,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim