Sayıştay 5. Dairesi 40505 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Yargılama Usulleri
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
40505
27 Eylül 2016
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 5
-
Dosya No: 40505
-
Tutanak No: 42179
-
Tutanak Tarihi: 27.09.2016
-
Konu: Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar
KARAR
Bakanlığına bildirilmesi Hüküm dışı kararına yapılan temyiz başvurusu.
10- 212 sayılı ilamın 22 inci maddesiyle; … Belediyesi tarafından Yüklenici ... . Şti’den kısımlara bölünerek doğrudan temin yöntemi ile yapılan Konaklamalı Gezi Organizasyonu Hizmet Alımlarında;
A-) Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin ilgili maddelerine göre düzenlenmesi zorunlu evrakların düzenlenerek ödeme emri belgelerine eklenmediği,
B-) Kamu İhale Kanununun temel ilkelerine uyulmadığı,
C-) Yapılan ödemelere ilişkin ödeme emri belgelerinin, gerçekleştirme görevlisi olarak, hizmet alımı yoluyla Belediyede istihdam edilen ... şirketi personeli ... tarafından imzalanmış olduğu,
D-) Hizmetlerin … ilçesinde yaşayan vatandaşlara yönelik olarak yapılması öngörülmesine rağmen, yapılan araştırmalarda bu hizmetlerden … ilçesinde ikamet etmeyen vatandaşların da yararlandığının tespit edildiği ve böylece Mahalli müşterek nitelikte olmayan alımlar için Belediye bütçesinden harcama yapılması suretiyle 5393 sayılı Belediye Kanunu hükümlerine uyulmadığı,
E-) Yapılan alımların tümü temsil ağırlama ve tören giderleri olarak muhasebeleştirilmesi gerekirken söz konusu alımların diğer hizmetler olarak hizmet alımı şeklinde muhasebeleştirilmesi suretiyle Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine aykırı uygulamada bulunulduğu,
Ve dolayısıyla belirtilen mevzuat hükümlerine uyulmadan yapılan doğrudan temin alımları sonucunda, mahalli müşterek nitelikte olmayan alımlar için yapılan harcamalar dolayısıyla …-TL tutarında kamu zararına neden olunduğu,
Sorumlu Muhasebe Yetkilisi ... ’ın dilekçesinde:
A- Bilindiği üzere, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22/d maddesinde “doğrudan temin” usulüne yer verilmiştir. Kanunun düzenlemesinde; ihtiyaçların, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 18 inci maddesinde sayılan (açık ihale usulü, belli istekliler arasında ihale usulü ve pazarlık ihale usulü) ihale usulleri için tespit edilen kurallara uyulmaksızın; ilan yapılmadan, teminat alınmadan, ihale komisyonu kurma ve anılan Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan yeterlilik kriterlerini arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasa fiyat araştırması yapılarak temin edilmesidir. Kanunun bu düzenlemesinin yorumlanmasından çıkan en önemli sonuç, “doğrudan temin” müessesesinin bir ihale usulü olmadığıdır. Yine düzenleme ilgili hakim görüşe göre, “piyasa araştırması” yapılması hukuksal bir zorunluluk olmayıp, piyasa araştırması gerekliliği sadece temin edilecek ihtiyacın 22/d için öngörülen limit içerisinde kalıp kalmadığının belirlenmesine yönelik olduğunu,
Öte yandan, Başkanlık Makamının, -5393 sayılı Belediye Kanununun Belediye Başkanının görev ve yetkilerinin bir bölümünü başkan yardımcılarına devredebileceği yönündeki hükmüne istinaden- onaylarıyla yetkili kılman Başkan Yardımcısı ... tarafından verilmiş olan ihtiyacın karşılanması onayı, yasanın aradığı ihale onayı niteliğinde olduğunu,
B- Yukarıda da belirttiğimiz üzere, 22/d kapsamında piyasa araştırması yapılması sadece, harcamanın 22/d limitleri içerisinde kalıp kalmadığının belirlenmesi niteliğinde olup, bu limitler içerisinde kaldığı anlaşılan alımlar için piyasa araştırması yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, 22/d için verilen %10’luk limit “harcama birimi”ne belediye meclisi tarafından verilmiş bütçe itibariyle olup, bu harcama bakımından limit aşımı söz konusu bulunmadığını,
C- Hizmet alımı yoluyla istihdam edilen personelin ... nin gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla ödeme emri belgelerine imza attırılması bütünüyle personel yetersizliğinden ileri gelmiş olsa da gerçekleştirme görevlilerinin belirlenmesinde asli ve sürekli nitelikteki kamu hizmetlerinin ancak kamu görevlileri eliyle yürütüleceği hususuna uyulması için Başkanlık Makamı tarafından hazırlanan talimatla bütün birimler uyarılmıştır. Bu zorunluluğa uyulması ve talimatın gereğinin yerine getirilmesi hususu titizlikle takip edilecektir. Ekte bulunan karardan da anlaşılacağı gibi Hukuken Muhasebe Yetkilisinin belirlenen gerçekleştirme görevlisinin mevzuata aykırı görevlendirilmesi nedeniyle itiraz etmeye yetkisi bulunmadığı gibi görevlendirilen bu kişilerin yetkili olup olmadıklarını sorgulama isim ve imza karşılaştırılmasını yapma gibi bir görevi bulunduğu belirtildiğini,
D- Yararlandığı hizmet bakımından …’de ikamet etmeyenlerin de bulunduğu bir vakıadır. Ancak bu durum, “hemşehri hukuku”na aykırılıkla açıklanamaz. Çünkü … Belediyesinin hizmetinin öznesi konumunda, sadece gece nüfusu veya ikametgahı …’de bulunanlar değil; …’de Belediye alanında aktör olanların tamamı Hemşehri Hukuku içerisinde mütalaa edilmesi gereken yurttaşlardır. Bu itibarla, … Belediyesi eliyle yürütülen hizmetlerden yararlananların tamamının paydaş olarak nitelendirilmesi ve Hemşehri Hukuku içerisinde sayılmaları gerekmektedir. …’de ikamet etmeyen ama işyeri ... ’de olduğu için ... Belediyesine çeşitli isimler altında vergi vb. yükümlülükler üstlenen yurttaşlarımızı Hemşehri Hukuku dışında tutmak olanaklı mıdır? Örneğin, ... ’de bulunan bir okulda öğrenim gören öğrencilerin bir bölümü ... dışında ikamet etmektedir. Hizmetten ... ’de okuyan öğrencilerin yararlandırılması söz konusu olduğundan, ikamete göre bir ayrım yapılması ve ... ’de ikamet etmeyenlerin hizmettin dışında bırakılması hizmetin doğasına aykırılık oluşturmaktadır. Keza, Belediye çalışanları da Belediyenin paydaşları arasındadır. Bu paydaşları da ikametlerini esas alarak Hemşehri Hukukunun dışına çıkartmak bir nev’i ayrımcılık niteliğindedir. Bir başka örnek, projenin partneri olan ve ... ’de faaliyet gösteren bir dernek, hizmetten yararlanacak olan üyelerini belirlerken, ikameti esas alarak bir ayrım yapması düşünülemez. Bu itibarla, hizmetten yararlanan bazı yurttaşların ikametgahlarının ... ’de olmaması “Hemşehri Hukuku” ile çelişen bir durum olarak mütalaa edilmediğini,
E- Bu maddede belirtilen ve bütçe uygulamasına ve muhasebeleştirme tekniğine uygun olmayan işlem, hatalı olmakla birlikte, niteliği itibariyle kamu zararına yol açıcı değildir. Bundan böyle bütçe uygulamalarında ve muhasebe eleştirmede bu hususa uyulacağını belirtmiştir.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“Konunun 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde soruşturulmasının yapılmasını sağlamak üzere konunun İçişleri Bakanlığına yazılmasına ve gelecek cevabi yazıya 22 inci maddeyle ilgili olarak Daire kararında özetle,
A- Mahalli İdareler harcama Belgeleri Yönetmeliğinin ilgili maddelerine göre düzenlenmesi zorunlu evrakların düzenlenerek Ödeme emri belgelerine eklenmediği,
B- Kamu İhale Kanununun temel ilkelerine uyulmadığı,
C- Hizmet alımı yoluyla istihdam edilen ... ’nin gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla ödeme emri belgelerini imzalamadığı ve bu durumun 5018 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, böyle bir görevlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,
D- Yapılan alımların mahalli ve müşterek nitelikte alımlar olmadığı ve 5393 sayılı Kanunun hükümlerine uyulmadığı,
E- Ayrıca yapılan harcamaların muhasebeleştirme usullerine uyulmadığı,
ifade edilerek; mahalli ve müşterek nitelikte olmayan ve belirtilen mevzuat hükümlerine uyulmadan gerçekleştirilen toplam …,- TL tutarındaki harcamanın tamamının kamu zararı olup olmadığının tespitinin kadar konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verildiği görülmektedir.
Temyiz dilekçesinde özetle, yukarıda bahsi geçen konularla İlgili olarak İçişleri Bakanlığına yazılması yönündeki kararın kaldırılması talep edilmektedir.
Yukarıda belirtilmiş olan konularla ilgili olarak 5. Dairenin, İçişleri Bakanlığından gelecek bilgi ve belgelere kadar konunun hüküm dışı kalmasına karar vermiş olması nedeniyle, Kurul tarafından talebin karşılanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır.” Denilmiştir.
Gereği Görüşüldü:
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde A, B, D, E bentlerinin birlikte değerlendirilmesi ve C maddesinin ayrı değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
“C” bendine ilişkin olarak:
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50 inci maddesinde:
“Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.” Denilmiştir.
İlamda tazmin, mevzuata uygunluk veya ilgili mercilere bildirilmesine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla itiraza konu bir hüküm ilamda olmadığından Temyiz Kurulunca yapılacak bir işlem bulunmadığına, oybirliğiyle,
A, B, D, E bentlerine ilişkin olarak ise:
İlamda mevzuata aykırı olarak yapılmış olan söz konusu hizmet alımlarıyla ilgili olarak;
... Belediyesi geçmiş yıllar hesaplarında da benzer mevzuata aykırı uygulamaların yapılmış olduğu hususu da dikkate alınmak suretiyle, oluşan kamu zararının tam olarak hesaplanabilmesi için, söz konusu hizmet alımlarındaki mevzuata aykırı uygulamaların ayrıntılı olarak ortaya konulması, belirtilen hizmet alımlarından, gerçekten satın alınmadığı halde bedeli Belediye bütçesinden ödenmiş olanlar varsa bunların tespit edilmesi, mahalli müşterek nitelikte olmayan hizmet alımları için Belediye bütçesinden yapılan harcamaların eksiksiz olarak belirlenmesi ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Hesap verme sorumluluğu başlıklı 8 inci ve aynı Kanunun Üst yöneticiler başlıklı 11 inci maddesine uygun olarak, ilgili sorguda sorumluluğu tespit edilmiş olan Gerçekleştirme Görevlisi ... (Başkan Yardımcısı), Muhasebe Yetkilisi ... (Mali Hizmetler Müdürü), Harcama Yetkilisi ... (Yazı İşleri Müdürü) ve Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı) ile varsa sorumluluğu tespit edilebilecek olan diğer kişiler hakkında 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun Temel ilkeler başlıklı 5 inci maddesi hükmünün ihlali sonucu ortaya çıkan bu sorumlulukları dolayısıyla gerekli soruşturma ve incelemenin yapılması ve aynı Kanunun Görevlilerin ceza sorumluluğu başlıklı 60 ıncı maddesinde belirtilen yaptırımların uygulanmasının temini maksadıyla konunun İçişleri Bakanlığı yazılmasına ve Bakanlıktan gelecek cevabi yazıda yapılmış olan tespitlere göre Denetçi tarafından düzenlenecek ek raporun yargılanmasına değin 10 adet ödeme emri belgesi tutarı olan …-TL’nin hüküm dışı bırakılmasına karar verilmiştir.
6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Hüküm ve Tutanaklar” başlıklı 50’nci maddesinde;
“(3) Hesap yargılaması sırasında, mahkemelere veya yürütülen bir soruşturma için ilgili idari mercilere verilmiş olması nedeniyle belgeleri bulunmayan hesap yargılamasına konu olan bir işleme ilişkin bilgi ve belgelerin yeterli görülmemesi ve kovuşturma veya soruşturma sonucunun beklenmesine gerek görülen hallerde, bu hususlara ilişkin hesap ve işlemlerin yargılanması durdurularak, hüküm dışı bırakılabilir. Hüküm dışı bırakılan hususlara ilişkin noksanlıklar giderildikten sonra bu hesap ve işlemlerin yargılanmasına devam edilir.” denilmiştir.
İlgili madde gereği Daire tarafından hüküm dışı bırakılmış, yani hakkında henüz hüküm tesis edilmemiş konu hakkında temyize gidilemeyeceğinden ilgilinin dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, oybirliğiyle,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08