Sayıştay 5. Dairesi 40505 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

40505

Karar Tarihi

7 Şubat 2018

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 5

  • Dosya No: 40505

  • Tutanak No: 44050

  • Tutanak Tarihi: 07.02.2018

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Belediye Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak, eğitim yardımı yapılması

  1. 212 sayılı ilamın 7 nci maddesi ile; ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak, eğitim yardımı yapılması sonucunda .... TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42179 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.

İlamda muhasebe yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;

Anayasanın 10. Maddesinde; “kanun önünde eşitlik” ilkesinin, 42. Maddesinde de “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi”nin düzenlendiğini, bu anayasal düzenlemeler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, eğitim ve öğrenim hakkının tüm Türk Vatandaşları için bir hak ve ödev olduğunu, devletin maddi imkânları bulunmayan öğrencilere yardım yapabileceğini, başarılı ve yardıma muhtaç öğrencilere kurum tarafından eğitim yardımı yapılmasının esasen anayasaya aykırı bir işlem olmadığını,

Ayrıca: 5393 sayılı Belediye Kanunun 14. Maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevi verildiğini

    1. 2014 tarih ve 29081 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ” e göre;

Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun Ek 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkralarında;

“Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.

Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her hâlükârda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.

Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve Öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.

Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.

Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükümlerinin yer aldığını,

Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23/10/2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun Ek-1 inci maddesine göre her yıl Temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir.” hükmüne yer verildiğini,

Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, destek tutarları, öğrenci sayısı ve bunlara ilişkin diğer hususların aşağıda belirtildiğini,

1 - 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo-1’de yer almaktadır.

Tablo-1: Eğitim Öğretim Desteği Verilen Okul Türleri, Destek Tutarları ve Öğrenci Sayıları

S.No Okul Türü Destek Tutarı (TL) Destek Verilecek Öğrenci Sayısı

1 Okul Öncesi Eğitim Kurumu 2.500 50.000

2 İlkokul 3.000 50.000

3 Ortaokul 3.500 75.000

4 Lise 3.500 75.000

5 Temel Lise 3.000

Toplam 250.000

    1. 2015 eğitim ve öğretim yılında yukarıdaki Tablo. 1’de sayılan okul kademe ve türleri için toplam 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir. 

3 - İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.

4 - Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.

Tablo-2: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları

Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi Katsayı

  1. Bölge 0,95

  2. Bölge 0,95

  3. Bölge 1,00

  4. Bölge 1,00

  5. Bölge 1,20

  6. Bölge 1,30

5 - Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.

6 - İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Millî Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.

7 - “ Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.

8 - Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.

9 - Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

10 - Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı tarafından yürütülür.

Tebliğ olunur.(Yürüklükteki en son Tebliğden alınmıştır.)

Konu incelendiğinde, 8.2.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel öğretim Kurumları Kanunu ile özel ilkokul ortaokul ve liselerde eğitim gören öğrencilere devlet desteği verileceğinin hüküm altına alındığını,

    1. 2013 tarih ve 37976 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla özel okulda okuyan öğrenciler ile ilgili olarak belediyece yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünün kaldırıldığını, tazmin hükmünün kaldırılma gerekçeleri arasında özel üniversitelere devlet yardımı yapılmasının da belirtildiğini, yani devletin yardım yaptığı bir konuda belediyelerin de yardımda bulunmasının yerinde görüldüğünü,

Özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesinin yasal dayanağının olduğunu, bu nedenle mevzuata uygun olarak yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 71-q maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,

Bu yardımların kamu hizmetinde kullanılmış olması; Belediye kamu gelirinde azalmaya neden olduğunun iddia edilemeyeceğini, eğitim hizmetinin devlet bütçesinde en büyük kaynağının ayrıldığı hizmet olduğunu, gerekleri ve yararlarının tartışılmaz olduğunu,

İlamlar incelendiğinde özel okullarda okumayı kabul eden kimselerin bu gideri karşılayacak mali güce sahip oldukları seklindeki kabulden hareket edildiğinin görüldüğünü, ancak böyle bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını, yardım yapılan öğrencilerin genel olarak bölgedeki apartman görevlileriyle, belediye çalışanlarının çocuklarının olduğunu, Belediyenin desteğiyle bu okullarda eğitim görme imkânı kazandıklarını, kendi maddi güçlerinin bu hizmetten yararlanmalarına imkân vermediğini,

... İlçesinin yerleşik nüfusunun 274.420 (31.12.2013 TÜİK Verisi) Popülasyon nüfusunun ise 5.000.000 civarında olduğunu, yerleşik ve popülasyon nüfusu incelendiğinde ... ilçesindeki vatandaşların ülkenin diğer illerinden gelen kişiler olduğunun görüleceğini (... Belediyesi 2014-2019 Stratejik Planı).

Bu vatandaşlara hizmet götürülürken ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan diye ayrım yapmanın sosyal belediyecilik ilkesi ile bağdaşmayacağını, ... ilçesinin Anadolu'daki bir ilçe ile karşılaştırılmasının doğru olmayacağını, ... ölçeğinde belediye ile ilişkisi olan vatandaşların ilçede ikamet edenlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını, is ve sosyal hareketliliğin çok yoğun olduğu ilçede belediye hizmetlerinin sadece ikamet edenlerle sınırlandırmanın hem mümkün olmadığını hem de doğru olmadığını, ilçede ikamet etmeyip işyerleri burada olan kişi veya kurumların ilçeye çok büyük maddi ve manevi katkılarının olduğunu, (Örneğin: Çevre Temizlik. Haberleşme, İlan Reklam, Elektrik Tüketim Gelir ve Muhtasar Vergisi vb). ... gerçekleri göz önüne alındığında, belediyede görev yapan birçok personelin ilçede ikamet etmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla hizmetin ikamet ile sınırlandırılmasının Anadolu'nun herhangi bir ilçesindeki kadar kolay olmadığı gibi kanunun amacına da uygun olmadığını, bu nedenle belediyenin yardım uygulamasını ikamet ile değil belediye ile ilişki durumuna göre belirlediğini ve uyguladığını, bu durumun ...’daki tüm ilçeler için geçerli olduğunu,

5593 sayılı Belediye Kanununun 77. Maddesi ile belediyelere: sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve vardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleri ile yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak amacı ile gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar yapma görevi verildiğini, günümüzde belediyeler kamu hizmetlerini kendi görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiğini, esasen bu katılım olmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumunun da söz konusu olmayacağını, ... Belediyesinin uzun yıllardır sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımıyla hizmet üretmekte olduğunu, gerek derneklere ve eğitim kurumlarına yapılan yardımlarda gerekse de yapılan gezilerde STK’lardan ve gönüllülerden gelen taleplerin dikkate alındığını,

9 Ekim 2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliğinde bu hususların düzenlendiğini, 4. Maddedeki gönüllü tanımı incelendiğinde ikametle sınırlandırılmadığını daha geniş olan hemşeri kavramı ile düzenleme yapıldığının görüldüğünü, çalışma alanları başlıklı 5. Maddede de Belediye Kanununun 77. Maddesine benzer bir çerçeve çizildiğini, Özürlülere, yaslılara, çocuklara, kadınlara, gençlere, yoksullara, kimsesizlere yönelik eğitim, kültür, sağlık ve sosyal spor hizmetleri ile tarihi kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması hizmetlerinin belediyelere görev olarak verildiğinin görüldüğünü,

Eğitim Yardım Yönetmeliği hazırlanırken bazı hususların unutulduğunu, çizilen sınırların hayatın gerçekleriyle uyumlu olmadığını, örneğin yurt dışında okuyan öğrencilerin düşünülmediğini, onların da yardıma ihtiyacı olduğunun Belediyeye yapılan başvurularla ortaya çıktığını, gerekli değişikliklerin yapılması için zaman olmadığını, bu amaçla bütçeye konan ödenekten kendilerine yardım edildiğini, kaldı ki ...’de ikamet eden ve yönetmeliğe uygun olan öğrencilere yapılan yardımlara da tazmin denildiğini,

Tazmin hükmünün bir diğer gerekçesinin de aynı okul öğrencilerine farklı tutarda yardım yapılmasının gösterildiğini, bu yardımların öğrencilerin okula devamları için zorunlu olarak ihtiyaç duydukları miktarların tespit edilerek yapıldığını, bu tutarın öğrencilere göre farklılık göstermesinin son derece doğal olduğunu,

Kanuna uygun bir ödemenin Yönetmelikte belirlenen prosedüre uymamasının yaptırımının tazmin olmaması gerektiğini, aksaklıkların Sayıştay denetim ve sorgulamalarına göre düzeltildiğini, çok büyük tazmin hükümleriyle karsı karsıya kalındığında çözümün zorlaştığını, bu paraların yardım yapılan kimselerden alınmasının mümkün olamadığını, bu tutarların memur olan kendileri tarafından ödenmesinin de mümkün olmadığını,

Yapılan ödemelerin kanuni dayanağı olan ve ilgililerine ödendiğinde şüphe olmayan ödemeler olduğunu, öğrencilerin iyi bir eğitim almalarına katkı sağlandığını, yapılan yardımın topluma çok daha fazla katkı sağlayacağının açık olduğunu, ... Belediyesinin ekli listede yer alan okulları yeniden yaparak Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmetine sunduğunu, bu konuda yaptığı harcamalarla Türkiye’de bir numara olduğunu,

Belediyelerin eğitim yardımında bulunmalarının mevzuata uygun olduğunu, Sayıştay Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılan ... Belediyesi Sosyal Yardım Yönetmeliğinde bu yardımların yapılacağının düzenlendiğini, dolayısıyla bu ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını,

Ayrıca; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ikametgâh kavramı yerine yerleşim yeri kavramının getirildiğini, kanunun 19 maddesinde “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” denildiğini, kanun koyucunun belediye hizmetlerinden yararlanmada yerleşim yeri şartını öngörseydi, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, Kanunun ilgili maddeleri irdelendiğinde; ... İlçesi sınırları içinde ikamet etmese dahi ... İlçesinde “oturduğu, bulunduğu ve ilişiği olduğu” takdirde hemşehri hukuku çerçevesinde bu hizmetlerden yararlandırılmasının mümkün olduğunu,

Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu İlamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini ve beraat hükmü verilmesini talep etmişlerdir.

(EK-1 ... Belediyesince yapılan eğitim kurumlarının listesine ilişkin olarak ... Milli Eğitim Müdürlüğünden alınan yazı.)

Başsavcılık mütalaasında;

“Daire kararında 7 incı maddeyle ilgili olarak özetle, ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı şekilde eğitim yardımında bulunulması sonucu neden olunun 143.130,-TL tutarındaki kamu zararının İlamda belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işlenecek faiziyle birlikte ödettirilmesine karar verildiği görülmektedir.

Karar Düzeltme dilekçesinde Özetle; başarılı ve muhtaç öğrencilere Belediye tarafından eğitim yardımının yapılması esasen Anayasaya aykırı olmadığı, 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle belediyelere eğitimi destekleme görevinin verildiği, 07.08.2014 tarih ve 29081 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ aynen alınarak özel öğretim kuramlarında eğitim gören öğrencilere Devlet desteği verileceğinin bu tebliğ ile hüküm altına alındığı, özel okullarda eğitim gören öğrencilere ayni ve nakdi yardım verilmesi konusu yasal dayanağı olan hususlardan olduğundan 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi gereği kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek ve temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar tekrar edilerek Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat kararı verilmesi talep edilmektedir.

Sorumlunun Karar Düzeltme talep dilekçesinde ileri sürmüş olduğu hususlar, daha önce hem Daire yargılamasında hem de Temyiz Kurulu yargılamasında ileri sürmüş olduğu açıklamalara benzer hususlar olduğu anlaşılmakta olup, sorumlunun bu iddialarına hem Savcılığımızın karşılamalarında hem de yargılama sırasında da konuyla ilgili mevzuat hükümleri esas alınarak ayrıntılı olarak değerlendirilmiş ve konu tüm yönleriyle hem Daire hem de Temyiz Kurulu İlamına derç edilmiştir.

... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliğinde yapılacak yardımların nasıl ve kimlere yapılacağı açıklanmış olup; yapılan tespitlerden bu kapsamda yapılan yardımlarda yönetmelik hükümlerine uyulmadığı gibi ... Belediyesinin hiçbir şekilde görev alanına girmeyen her kademedeki ve her yerdeki öğrencilere yardım yapıldığı anlaşılmaktadır. Belediyenin böyle bir görevi ve harcama yetkisi bulunmamaktadır.

Belediye tarafından mevzuatında öngörülmediği ve yetkisi bulunmadığı halde belediye kaynaklarından hiçbir düzenlemeye uyulmadan eğitim yardımı adı altında harcama yapılması, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması şeklinde değerlendirilmesi gerektiği ve kamu zararını oluşturduğu düşünülmektedir.

Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur.” Denilmiştir.

Duruşma talebinde bulunan ... (muhasebe yetkilisi), duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ...(belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

Gereği Görüşüldü

... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak, eğitim yardımı yapılması sonucunda ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42179 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 5. maddesi ile tasdikine karar verildiği görülmüştür.

... Belediye Meclisi’nin 09.04.2010 tarih ve 101 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği’nin 1 inci maddesine göre; mezkûr Yönetmelik, ... Belediyesi tarafından karşılıksız olarak yapılacak eğitim yardımının usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.

... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği’nin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet eden ve yine ... Belediyesi sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim veya ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alan, yardıma muhtaç aile ve öğrenciler ile şehit çocuğu, yetim, öksüz ve özürlü (engelli) öğrencilere yapılacak eğitim yardımının miktarını, müracaat, değerlendirme ve ödeme ile ilgili usul ve esaslarını kapsar.” denilmek suretiyle kimlere eğitim yardımı yapılacağı belirlenmiştir.

Yönetmeliğin 2 nci bölümü ise, eğitim yardımı kontenjanını, yardımın miktarını, ödeme zamanını ve bu hususların duyurulmasına ilişkin ilanı düzenlemektedir. Yönetmeliğin ilgili maddelerini kapsayan 2 nci bölüm aşağıya aynen alınmıştır:

“Eğitim Yardımı Kontenjanı

Madde 5- Her Kademedeki öğrencilere tahsis edilecek eğitim yardımları, bütçe imkânları ve ... ilçesi sınırları içindeki öğrenci sayısına göre Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenir ve Belediye Başkanı’nın uygun görüşü ile kesinleşir.

Kontenjanların Duyurulması:

Madde 6- Eğitim Yardımı kontenjanları ve müracaat tarihleri; ilan, afiş, pankart, basın yayın araçları ve internet yoluyla okul, öğrenci ve ailelerine duyurulur.

Verilecek Eğitim Yardımı Miktarı:

Madde 7- Her kademedeki öğrenci bursları, ödenek imkânları doğrultusunda, Eğitim Yardımı Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenir ve Belediye Başkanının onayı ile kesinleşir.

Ödeme Zamanı:

Madde 8- Eğitim Yardımının başlangıcı, yardımdan yararlanacak öğrencinin okuduğu okulun öğretime başladığı tarihte başlar ve öğretim yılı sonunda kesilir.”

Diğer taraftan, 5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde de;

“Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır.” denildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı ifade edilmiştir.

Yukarıda belirtilen ... Belediyesi Eğitim Yardımı Yönetmeliği hükümlerine göre, her mali yılda yapılacak eğitim yardımı için, ilgili eğitim yılında eğitim yardımı yapılacak öğrenci kontenjanının, her kademedeki öğrenciye ödenecek tutarın ve müracaat tarihlerinin önceden belirlenerek Belediye Başkanının onayına sunulması ve onayı müteakip her çeşit ilan aracı kullanılarak duyurulmasının gerekli olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, ilişikli ödeme emirleri ve eki belgeler incelendiğinde, Yönetmeliğin öngördüğü bu şartlar yerine getirilmeksizin eğitim yardımlarının yapıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca, eğitim yardımı yapılan öğrencilere farklı tutarlarda ödemeler yapıldığı da görülmüştür. Öyle ki, ikisi de yükseköğrenim gören öğrencilerden birisinin 11.800,00-TL’lik okul ücretinin tamamı eğitim yardımı adı altında Belediye tarafından karşılanırken, diğer öğrenciye 300,00-TL’lik ödeme yapılmıştır. Bu durum, Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümlerinin ihlal edildiği anlamına gelmektedir. Yapılan bu yardımlarla ilgili olarak gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi için;

  1. Eğitim Yardımı yapılacak öğrenci sayısı ile her kademedeki öğrencilere ödenecek eğitim yardımı tutarını belirleyen Başkanlık Olurunun alınması,

  2. Kontenjanların duyurulması amacıyla gerekli ilanların yapılması,

  3. Eğitim yardımı yapılan öğrencilerin her biri için bir dosya açılması,

Gerektiği halde bu işlemlerin yapıldığına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı gibi, yazılan sorgu ile söz konusu belgelerin onaylı örneklerinin gönderilmesi istenmiş olmasına rağmen bu belgeler gönderilmemiştir.

Yine anılan Yönetmeliğin 2 nci maddesindeki düzenlemeye göre, bir öğrenciye eğitim yardımı yapılabilmesi için, ilk olarak o öğrencinin,

a-) ... sınırları içerisinde ikamet etmesi ve ... sınırları içerisindeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim görmesi yahut,

b-) ... sınırları içerisinde ikamet etmesi ve ... ilinde bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi alması,

c-) Yukarıdaki şartları taşıyan öğrencinin aynı zamanda ihtiyaç sahibi olması,

Gerekmektedir. Dolayısıyla, “... sınırları içinde ikamet etme” kavramı eğitim yardımının yapılabilmesinde ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmıştır. Yine 14 üncü maddede belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı da ifade edilmiştir.

Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde ise, ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet etmediği halde bazı öğrencilerin eğitim yardımlarından yararlandırıldığı veya ikamet adresi ... Belediyesi sınırları içerisinde olmakla birlikte, ... ilinde bulunan üniversitede değil, yurtdışındaki yükseköğrenim kurumlarında eğitimine devam eden öğrencilere eğitim yardımı yapıldığı görülmüştür. Dolayısıyla, bu türden bir eğitim yardımı uygulamasına ne diğer mevzuatın ne de ... Belediyesi tarafından yayımlanan Yönetmeliğin cevaz vermediği açık bir husustur.

Sorumlunun dilekçesinde sözünü ettiği kanuni düzenlemeler ve tebliğ hükümleri de, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan öğrencilere verilecek eğitim-öğretim yardımını düzenlemekte olup, belediyelerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, 27.09.2016 tarih ve 42179 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 5. Maddesinde ( 212 sayılı ilamın 7. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üye ...’nün aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,

Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44050 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi

Üye ...’nün karşı oy gerekçesi;

Temyiz Kurulunun tasdik kararının gerekçesine bakıldığında;

... sınırları içinde ikamet etme” kavramının, eğitim yardımının yapılabilmesinde ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belirlenmesinde önemli rol oynadığının ifade edildiği,

5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddede belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığının ifade edildiği, bu çerçevede ... Belediyesi sınırları içerisinde ikamet etmediği halde bazı öğrencilerin eğitim yardımlarından yararlandırıldığı gerekçesiyle daire kararının tasdikine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Ancak aynı gerekçede ikamet adresi ... Belediyesi sınırları içerisinde olmakla birlikte, ... ilinde bulunmayan üniversitede eğitimine devam eden öğrencilere eğitim yardımı yapıldığı ifade edilerek, mevzuatın bu türden bir eğitim yardımı uygulamasına da cevaz vermediğinin ifade edildiği görülmektedir. Diğer bir ifade ile ...’de ikamet etmek de yeterli görülmemiştir.

Yine kamu zararı olarak ifade edilen ödemeye esas tablo incelendiğinde ...’de ikamet ettiği halde, ... dışındaki orta öğretim kurumlarına devam eden öğrencilere yapılan ödemenin de kamu zararı hesabına dâhil edildiği görülmektedir. Verilen tazmin hükmüne gerekçe olarak da belediyece çıkartılan yönetmelik gösterilmiştir.

Oysa, 5393 sayılı Belediye Kanununun Hemşehri Hukuku başlıklı 13 üncü maddesinde de, “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır.” denildikten sonra, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği hüküm altına alınmış ve belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı, 60. maddesinde belediyenin giderleri arasında, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımların da yer aldığı görülmektedir.

Her ne kadar belediyece çıkartılan yönetmeliğin lafzına aykırı olan uygulamalar yapılmış ise de, dar gelirli, yoksul ve muhtaçlara yardım etmek belediyenin asli görevlerindendir.

Ayrıca temyiz aşamasında kendisinin bir itirazı olmamış olsa da, daire ilamında her hangi bir gerekçe belirtilmeden, Belediye Başkanının üst yönetici sıfatıyla sorumluluğa dâhil edildiği görülmektedir.

5018 Sayılı Kanunun üst yöneticinin sorumluluğunun yer aldığı 11’inci maddesinde, üst yöneticinin mahalli idarelerde kendi meclisine karşı sorumlu olacağı belirtilmiştir. 5018 ve 6085 sayılı Kanunlarda, üst yöneticilerin münferiden veya diğer görevlilerle birlikte mali sorumluluğa dâhil edilmesi gerektiğine dair açık bir hüküm de bulunmamaktadır. Üst yöneticinin genel gözetim ve izleme sorumluluğu bulunmaktadır ki bu da sadece Belediye Meclisine karşı olan idari bir sorumluluktur. 5018 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde ifade edilen sorumluluk tek başına mali sorumluluk olarak değerlendirilemez. Kaldı ki bu sorumluluğun gereklerinin de, Harcama yetkilileri, Mali hizmetler birimi ve İç denetçiler, aracılığıyla yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır.

14/06/2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının III-Sorumlular başlıklı bölümünde de, üst yöneticinin Belediye Meclisine karşı sorumlu olduğu belirtilerek “Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte Üst yöneticilerin özel Kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi, münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur. Dolayısıyla bu aşamada bir genelleme yaparak üst yöneticilerin, işlemlerin hukuka uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olacakları ya da olmayacakları yönünde bir görüş belirtilmesi uygun bulunmamaktadır.” denilmek suretiyle üst yöneticinin bazı özellikli durumlarda bir anlamda istisnai olarak sorumlu olabileceği ifade edilmiştir. Oysa daire ilamında herhangi bir özel kanun hükmüne atıf yapılmaksızın ve ilama konu münferit olayda Belediye Başkanına sorumluluk tevcih edilmesini gerektiren özel husus belirtilmeden Belediye Başkanı sorumlu tutulmak suretiyle hüküm tesis edildiği görülmektedir. Bu durum 5018 sayılı Kanun hükümlerine ve söz konusu Sayıştay Genel Kurul Kararına aykırılık teşkil etmektedir.

Bu itibarla duruşma sırasında sorumluların sözlü ifadeleri de dikkate alındığında bu yardımların ilçede ikamet eden apartman görevlilerinin çocuklarına yapıldığı da dikkate alınarak, yardımlardan yararlananların muhtaçlık durumu ve üst yöneticinin sorumluluğu hususları değerlendirilmek üzere karar düzeltme talebinin kabul edilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim