Sayıştay 5. Dairesi 40499 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
40499
7 Şubat 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 5
-
Dosya No: 40499
-
Tutanak No: 44054
-
Tutanak Tarihi: 07.02.2018
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Belediye bütçesinden dernek ve vakıflara nakdi yardım yapılması
- 212 sayılı ilamın 35 inci maddesiyle; ... Belediyesi tarafından, dernek ve vakıflara nakdi yardım yapılması sonucu .... TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42183 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 7. maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
İlamda muhasebe yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
... İlçesinin yerleşik nüfusunun 274.420 (31.12.2013 TÜİK Verisi) Popülasvon nüfusunun ise 5.000.000 civarında olduğunu, yerleşik ve popülasyon nüfusu incelendiğinde ... ilçesindeki vatandaşların ülkenin diğer illerinden gelen kişiler olduğunun görüleceğini (... Belediyesi 2014-2019 Stratejik Planı).
Bu vatandaşlara hizmet götürülürken ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan diye ayrım yapmanın sosyal belediyecilik ilkesi ile bağdaşmayacağını, ... ilçesinin Anadolu'daki bir ilçe ile karşılaştırılmasının doğru olmayacağını, İstanbul ölçeğinde belediye ile ilişkisi olan vatandaşların ilçede ikamet edenlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını, is ve sosyal hareketliliğin çok yoğun olduğu ilçede belediye hizmetlerinin sadece ikamet edenlerle sınırlandırmanın hem mümkün olmadığını hem de doğru olmadığını, ilçede ikamet etmeyip işyerleri burada olan kişi veya kurumların ilçeye çok büyük maddi ve manevi katkılarının olduğunu, (Örneğin: Çevre Temizlik. Haberleşme, İlan Reklam, Elektrik Tüketim Gelir ve Muhtasar Vergisi vb). … gerçekleri göz önüne alındığında, belediyede görev yapan birçok personelin ilçede ikamet etmediğinin görüldüğünü, dolayısıyla hizmetin ikamet ile sınırlandırılmasının Anadolu'nun herhangi bir ilçesindeki kadar kolay olmadığı gibi kanunun amacına da uygun olamadığını, bu nedenle belediyenin yardım uygulamasını ikamet ile değil belediye ile ilişki durumuna göre belirlediğini ve uyguladığını, bu durumun İstanbul’daki tüm ilçeler için geçerli olduğunu,
5593 sayılı Belediye Kanununun 77. Maddesi ile belediyelere: sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve vardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleri ile yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak amacı ile gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar yapma görevi verildiğini, günümüzde belediyeler kamu hizmetlerini kendi görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütleri ve gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiğini, esasen bu katılım olmadan verimli ve etkin bir hizmet sunumunun da söz konusu olmayacağını, ... Belediyesinin uzun yıllardır sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımıyla hizmet üretmekte olduğunu, gerek derneklere ve eğitim kurumlarına yapılan yardımlarda gerekse de yapılan gezilerde STK’lardan ve gönüllülerden gelen taleplerin dikkate alındığını,
9 Ekim 2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliğinde bu hususların düzenlendiğini, 4. Maddedeki gönüllü tanımı incelendiğinde ikametle sınırlandırılmadığını daha geniş olan hemşeri kavramı ile düzenleme yapıldığının görüldüğünü, çalışma alanları başlıklı 5. Maddede de Belediye Kanununun 77. Maddesine benzer bir çerçeve çizildiğini, Özürlülere, yaslılara, çocuklara, kadınlara, gençlere, yoksullara, kimsesizlere yönelik eğitim, kültür, sağlık ve sosyal spor hizmetleri ile tarihi kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması hizmetlerinin belediyelere görev olarak verildiğinin görüldüğünü,
Belediye Kanununun 14, 15 ve 77. Maddeleri ile Yönetmelik hükümleri birlikte incelendiğinde söz konusu harcamaların mevzuatta yerinin olduğunu,
Yardım yapılan derneklere bakıldığında; … Kilisesi ve … Vakfı’na yapılan yardımın ... dışı olması nedeniyle tazmin konusu edildiğini, ilçede önemli sayıda Ermeni vatandaşın ikamet ettiğini, bunların topluma bağlılığının öneminin izaha muhtaç olmayan açık bir konu olduğunu, İstanbul’da Ermeni vatandaşların ibadet yerleri sınırlı sayıda olduğundan buraya yapılan yardımların ...’de ikamet eden Ermeni vatandaşların isteklerinden kaynaklandığını, Kilisenin vatandaşlara hizmete etmeye devam etmesi için yardım yapıldığını, ilamda bunun aksine bir tespit de bulunmadığını, açıklamaların diğer yardım yapılan kurumlar için de geçerli olduğunu,
4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ikametgah kavramı yerine yerleşim yeri kavramının getirildiğini, Kanunun 19. maddesinde “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” denildiğini, kanun koyucunun belediye hizmetlerinden yararlanmada yerleşim yeri şartını öngörmüş olsa idi, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, Kanunun ilgili maddeleri irdelendiğinde; ... İlçesi sınırları içinde ikamet etmese dahi ... ilçesinde “oturduğu, bulunduğu ve ilişiği olduğu” takdirde hemşeri hukuku çerçevesinde bu hizmetlerden yararlandırılmasının mümkün olduğunu,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 24.02.2013 tarih ve 38104 sayılı kararında derneklere yapılan yardımlarla ilgili olarak verilen tazmin hükmünü kaldırıldığını,
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu İlamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“Daire kararında 35 inci maddeyle ilgili olarak özetle, ... Belediyesi sınırları dışında faaliyet gösteren demek ve vakıflara nakdi yardım yapılması sonucu ...-TL tutarındaki kamu zararının ilamda belirtilen sorumlulara müştereken ve müteselsilen işlenecek faiziyle birlikte Ödettirilmesine karar verildiği görülmektedir.
Karar Düzeltme dilekçesinde özetle; sorumlu daha önce hem Daire yargılamasında hem de Temyiz Kurulu yargılamasında ileri sürmüş olduğu açıklamalara benzer hususları Karar Düzeltme dilekçesinde de tekrar ederek, belediye sınırları içerisinde Anadolu’nun değişik yerlerinden gelmiş birçok insan bulunduğundan ilçe sakini veya ilçe sakini olmayan şeklinde ayırım yapmanın sosyal belediyecilik anlayışına uygun olmadığı, ... ilçesinin farklı dini inançlara sahip yurttaşların yoğun olarak yaşadığı bir ilçe olduğu, ancak yaşayan bu yurttaşların mensubu bulundukları ibadethanelerin, vakıf ve derneklerin sadece ... İlçesi sınırları içerisinde bulunmadığı, böyle olmakla birlikte, bu tür dernek, vakıf ve ibadethanelere yapılan yardımların, ...de ikamet eden yurttaşlarla ilgili olduğundan mahalli ve müşterek nitelikli karakter kazandığı ifade edilerek, Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat kararı verilmesi talep edilmektedir.
Sorumlunun Karar Düzeltme talep dilekçesinde ileri sürmüş olduğu hususlar, daha önce hem Daire yargılamasında hem de Temyiz Kurulu yargılamasında ileri sürmüş olduğu açıklamalara benzer hususlar olduğu anlaşılmakta olup, sorumlunun bu iddialarına hem Savcılığımızın karşılamalarında hem de yargılama sırasında konuyla ilgili mevzuat hükümleri esas alınarak ayrıntılı olarak değerlendirilmiş ve konu tüm yönleriyle hem Daire hem de Temyiz Kurulu İlamına derç edilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunumun 14 üncü maddesinde, belediyenin görev ve sorumlulukları içerisinde yer alan mahallî müşterek nitelikte ihtiyaçların karşılanacağı, bunların neler olduğu belirtilerek açıklanmıştır. Yine aynı Kanunun 75 inci maddesinde; diğer kuruluşlarla olan ilişkiler düzenlenmiş olup; “Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
a) Mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. Bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.
b) Mahallî idareler ile merkezî idareye ait aslî görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla gerekli aynî ihtiyaçları karşılayabilir, geçici olarak araç ve personel temin edebilir.
c) Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârla Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları İle ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Demekler Kanunu5nun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.
5018 sayılı Kanunun Bütçelerden yardım yapılması başlıklı 29 uncu maddesinin ikinci cümlesi ise; “Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla: kamu yararı gözetilerek demek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.” şeklindedir.
5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesi hükmü gereği, 5018 Kanunun 29 maddesinde ifade edilen yardım yapılabilir şeklindeki istisnai hüküm belediyeler için uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Sorumlular, savunmalarında, her ne kadar; ... ilçesinin farklı dini inançlara sahip yurttaşların yoğun olarak yaşadığı bir ilçe olduğunu, ancak, yaşayan bu yurttaşların mensubu bulundukları ibadethanelerin, vakıf ve derneklerin sadece ... İlçesi sınırları içerisinde bulunmadığını, böyle olmakla birlikte, bu tür demek, vakıf ve ibadethanelere yapılan yardımların, ...de ikamet eden yurttaşlarla ilgili olduğundan mahalli ve müşterek nitelikli karakter kazandığını ifade etmiş iseler de, belirtildiği üzere, 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi belediyelerin görev, sorumluluk ve yetki alanlarını belediye sınırları olarak belirlemiş olduğundan, yapılan bu savunmanın kabulüne İmkan bulunmamaktadır. Ayrıca, "sosyal yardım" olarak dağıtıldığı belirtilen yardımların hukuki dayanaklarından biri olan ... Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliği hükümlerine göre de, ilçe sınırları dışındaki kişilere sosyal yardım yapılması mümkün görülmemektedir.
Söz konusu ödeme emri belgesini, Gerçekleştirme görevlisi olarak, hizmet alımı yoluyla belediyede İstihdam edilen Kent-Yol şirketi personeli imzalamıştır. Ancak, kent-yol şirket personelinin hukuken gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirilmesine imkanı yoktur. Bu nedenle, ödeme emri belgesinde Gerçekleştirme Görevlisi olarak imzası bulunan kişi belediye personeli olmadığından bu imza yok hükmündedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 61 inci maddesinin; “Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b)……………..
Kontrol etmekle yükümlüdür.” hükmü gereği Muhasebe Yetkilisi, gerçek gerçekleştirme görevlisinin imzasını aramakla ve maddede sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapmaması gerekmektedir. Yapması halinde yapılan ödemelerden dolayı sorumlu olacağı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur.
Duruşma talebinde bulunan ... (muhasebe yetkilisi), duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ... (belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
... Belediyesi tarafından, dernek ve vakıflara nakdi yardım yapılması sonucu ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42183 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 7. maddesi ile tasdikine karar verildiği görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75. Maddesinde;
“Belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;
a) Mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. Bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.
b) Mahallî idareler ile merkezî idareye ait aslî görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla gerekli aynî ihtiyaçları karşılayabilir, geçici olarak araç ve personel temin edebilir.
c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.
d) Kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya süresi yirmibeş yılı geçmemek üzere tahsis edebilir. Bu taşınmazlar aynı kuruluşlara kiraya da verilebilir. Bu taşınmazların, tahsis amacı dışında kullanılması hâlinde, tahsis işlemi iptal edilir. Tahsis süresi sonunda, aynı esaslara göre yeniden tahsis mümkündür.
Kamu kurum ve kuruluşlarına belediyeler, bağlı kuruluşları ve belediye şirketlerince devir veya tahsis edilen taşınmazlar, kamu konutu ve sosyal tesis olarak kullanılamaz.
(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” Hükmü yer almaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29 uncu maddesinde;
“Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.” denilmektedir.
5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun “Yardım ve işbirliği” başlıklı 10. Maddesinde;
“Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer amaçlı derneklerden, siyasi partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilir ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunabilirler. (1)
5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, dernekler kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilirler. Bu projelerde kamu kurum ve kuruluşları, proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî veya nakdî katkı sağlayabilirler. (Ek cümle: 18/2/2009 – 5838/7 md.) 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesi çerçevesinde engellilerin ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işlerini kurmaları, engellilerin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojilerine ilişkin projeler ile benzeri projelerde bu oran aranmaz.(2)” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, 5018 sayılı Kanunun bütçelerden yardım yapılmasına imkân veren 29 uncu maddesindeki hüküm ile Dernekler Kanununun yardım ile ilgili 10 uncu maddesi, 5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesine 02.12.2012 tarihinde eklenen fıkra ile hem belediyeler hem de özel idareler ve bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanamayacaktır.
Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde; ... Belediyesi bütçesinden muhtelif vakıf ve derneklere sosyal yardım adı altından yardım yapıldığı görülmüştür. Ancak yukarıdaki mevzuat hükümleri doğrultusunda, belediye bütçesinden dernek ve vakıflara yardım yapılamayacağı açıktır.
Bu itibarla, 27.09.2016 tarih ve 42183 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 7. Maddesinde ( 212 sayılı ilamın 35. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler ... ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44054 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’nün karşı oy gerekçesi,
5393 sayılı Belediye Kanununun ‘Belediyenin görev ve sorumlulukları’ başlıklı 14. maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; “…. mabetlerin yapımı, bakımı, onarımını yapabilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir” denilmektedir. Aynı Kanunun 60. maddesinde “sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve proje giderleri” belediye giderleri arasında sayılmış, 75. maddesinde, belediyenin kendi görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda belli şartlarda dernek ve vakıflarla ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabileceği ifade edilmiştir.
Ecdadımız tarih boyunca bünyesinde topladığı çeşitli millet ve etnik grupları büyük bir hoşgörü ile yönetmiştir. Aynı çağlarda diğer devletler, girdikleri ülkeleri çeşitli şekillerde sömürme politikası izledikleri, dini yaşamlarında baskı uyguladıkları halde, atalarımız, yönetiminde bulunan farklı dini grup ve milletlere karşı örnek bir davranış sergilemiş, başka millet ve dinlerin zulmünden kaçanlara da kucak açmıştır. Bu cümleden olmak üzere belediyelere, (sadece nüfusun büyük çoğunluğunun mabedi olan ‘cami’ değil, ‘mabet’ ifadesine yer verilerek, bu yapıların tarihi, kültürel niteliği bir yana) her türlü mabedi yapma veya onarma görevi verilmiştir.
Kamu zararının hesap edildiği tabloya bakıldığında, birçok farklı dine ait ibadet yerlerine ait (Galata surp kilisesi vakfı, Topkapı Nigagayos Kilisesi Vakfı v.b) dernek ve vakıflara yapılan ödemelerin yer aldığı görülmektedir. Belediye başkanı ve harcama yetkisi verilen diğer görevliler, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumludur. Bu çerçevede belediyenin sınırları içerisinde ibadet yeri bulunmayan azınlıklara tümüyle bir mabet yapmak yerine, kaynakları verimli ve tutumlu kullanmak adına, belde halkının ibadet maksadıyla gittiği yakın ilçelerdeki mabetlere destek olma yolunu seçmiş olan sorumlular hakkında kamu zararına sebep oldukları gerekçesiyle verilen tazmin hükmünü tasdik etmek hakkaniyetle bağdaşmaz. Yardım yapılan mabetlerin, belde halkının ihtiyaç duyduğu yerlerden olup olmadığı ve yapılan yardımın ne maksatla harcandığı araştırılıp, konunun bu açıdan tekrar değerlendirilmesi maksadıyla, ‘karar düzeltme’ talebinin kabul edilmesi uygun olur.
Üye …’ın karşı oy gerekçesi,
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde, belediyenin mahalli müşterek hizmetleri kapsamında belediye sınırları içinde gerek merkezleri, gerek üyelerinin bu sınır içerisindeki ikametleri, gerekse İstanbul ili ve özelde ... ilçesinin yapısı dikkate alındığında, belediye sınırları içerisinde olmadığı söylenemeyecek olan ve dolayısıyla ilçe ile bağlantısı yadsınamayacak bazı dernek ve vakıflara, bütçe imkanları dikkate alınarak sosyal yardımlarda bulunulmasının mahalli ve müşterek kamu hizmeti niteliğinde olduğu, ilişikli belgelerde yer alan talep yazılarından da açıkça anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabul edilerek, sadece il sınırları içerisinde kalan harcamalar kalacak şekilde, verilen tazmin hükmünün düzeltilerek tasdikine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40