Sayıştay 5. Dairesi 40499 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
40499
7 Şubat 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 5
-
Dosya No: 40499
-
Tutanak No: 44054
-
Tutanak Tarihi: 07.02.2018
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Belediye bütçesinden yardıma muhtaç kişilere verilmek üzere mahalle muhtarına nakdi yardım yapılması
- 212 sayılı ilamın 6 ncı maddesi ile; ... ... Mahallesinde ikamet eden sosyal yardıma muhtaç kişilere verilmek üzere, ... Belediyesi Bütçesinden, Mahalle Muhtarı ...’ın banka hesabına, kanuni dayanağı olmaksızın, .... TL aktarılmak suretiyle verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42183 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesi ile tasdikine karar verilmiştir.
İlamda muhasebe yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
Tazmin hükmünün gerekçesinin yapılan yardımın Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliğine uygun olarak yapılmamasının olduğunu, Belediye Kanununun 9. maddesine göre belediyelerin ihtiyaç sahibi mahalleliye yardımla mükellef olduğunu, yardım yapılması hususunda muhtarlarla eşgüdüm yapılmasının da kanunun emri olduğunu, kanuna uygun bir ödemenin Yönetmelikte belirlenen prosedüre uymamasının yaptırımının tazmin olmaması gerektiğini, aksaklıkların Sayıştay denetim ve sorgulamalarına göre düzeltilmeye çalışıldığını, bu olayda Yönetmelik hükümlerinin açık ihlalinin de söz konusu olmadığını, Belediyenin 2013 yılında birçok yardım faaliyetinde bulunduğunu, bu kişilerin yakını olmayan, kendi başlarına belediyeye başvuracak durumda olmayan ve bir banka hesabı da bulunmayan aciz durumda kimseler olduğunu, bunların durumunu en iyi muhtarların bildiğini ve belediyeye aktardığını, durumları zabıta tarafından yerinde incelendiğinden, ayrıca Değerlendirme Kurulu kararına ihtiyaç duyulmadığını, barınma, ısınma ve gıda gibi zaruri ihtiyaçlar için yardım yapıldığını,
İlamda; Mahalle Muhtarının yardım yapılacak kişileri 5.1.2013-10.2.2013 tarihleri arasında listelediğini, ödeme emri belgesinde yardım tarihinin 4.3.2013 olarak gösterildiğini, bunun çelişki olduğunu ve bu çelişkinin de tazmin hükmünün gerekçelerinden birisi olarak alındığının görüldüğünü, yardımın belgelenmemiş olmasının bir diğer gerekçe olduğunu, tarih farklılığının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, önce yardım yapılacak kişilerin tespitinin daha sonra da ödemenin yapılması gerektiğini, tersi olması durumunda o zaman sorun olacağını, ayrıca ödeme yapılan kişilerin listesinin de sorgu üzerine ibraz edildiğini, (Söz konusu listenin dilekçe ekinde gönderildiğini) hesabın yerinde incelendiğini, denetçinin muhtar ve yardım yapılan kimselerden yardımın yapılıp yapılmadığını teyit edebileceğini, yardım yapılmadığına dair herhangi bir tespit bulunmadığını,
Kanuni dayanağı olan ve ilgililerine ödendiğine şüphe olmayan ödemelerin kamu zararı olarak kabul edilemeyeceğini, Temyiz Kurulu Kararında yapılan yardımların tarihi konusunda belediye ile muhtarlık arasında mutabakat sağlanamadığının belirtildiğini, oysa yukarıda açıklandığı üzere bu konuda bir tereddüt bulunmadığını, ödeme emri belgesindeki tarihlerin doğru olduğunu ve bunun esas alınması gerektiğini,
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Temyiz Kurulu ilamının kanuna aykırılık nedeni ile düzeltilmesini talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“Daire kararında 6 ncı maddeyle ilgili olarak özetle, ... Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ... muhtarı hesabına kanuni dayanağı olmaksızın 25.000,-TL tutarında para aktarılmak suretiyle, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin (c) bendi hükmü gereğince kamu zararına yol açıldığı, oluşan kamu zararının ilamda belirtilen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen işlenecek faiziyle birlikte ödettirilmesine karar verildiği, görülmektedir.
Karar Düzeltme dilekçesinde özetle; yapılan yardımın Belediye Kanununa ve Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliğine uygun olarak gerçekleştirildiği, yönetmelik hükümlerine uyulmamasının sonucun tazmin olmaması gerektiği, bu yardımların ihtiyaç sahibi kişilerin zorunlu giderleri için yapıldığı, yapılan yardımların kime yapıldığının belgelendiği, Kanuni dayanağı olan ve ihtiyaç sahiplerine yapılan bu yardımların kamu zararı olarak değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceği, belirtilerek, Temyiz Kurulu Kararının kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi ve beraat karan verilmesi talep edilmektedir.
5018 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılması, yardımda bulunulması veya menfaat sağlanmasının mümkün olmadığı,
Kanunun yetkisiz tahsil ve ödeme başlıklı 72 nci maddesi hükmünde, kanunların öngördüğü şekilde yetkili kılınmamış hiçbir gerçek ve tüzel kişinin kamu adına tahsilat ve ödeme yapamayacağı, 71 nci maddesinde de kamu zararı tanımı yapılarak kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler açıklanmış olup; (c) bendinde “c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması” denilmek suretiyle bu şekilde yapılan aktarmalar kamu zararı olarak belirlenmiştir.
... Belediyesi Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 6 nci maddesinde, belediye sınırları içerisinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz düşkün ve engelli kişilerin ve afetlere maruz kalmış olup, ayni ve nakdi yardıma ihtiyacı olduğu tespit edilen kişilerin, belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanabilecekleri açıklanmış, 7 nci maddesinde de, bu yardımın nasıl yapılacağı ve aranan şartların neler olduğu belirtilmiştir.
Belediye tarafından yapılan yardımın adı geçen muhtarın hesabına aktarıldığı, aynı muhtar tarafından da fakir kimselere imza karşılığında dağıtıldığı belirtilmektedir. Oysa ... Belediyesi Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde; muhtaç, yoksul, kimsesiz düşkün ve engelli kişilerin ve afetlere maruz kalmış olup, ayni ve nakdi yardıma ihtiyacı olduğu tespit edilen kişilere yardımın nasıl ve hangi belgeler karşılığında yapılacağı açıkça belirtilmiştir. Bu yardım yapılırken yönetmeliğin bu hükümlerine hiç uyulmadığı, yardım yapılacak kişilerin, ödenecek nakdi para tutarının Belediye bünyesinde yönetmelik hükmü gereği oluşturulacak Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenmesi ve yardımın banka aracılığıyla hak sahibinin hesabına aktarılması gerektiği halde bu hükümlere uyulmadığı anlaşılmaktadır. Dolaysıyla, mevzuata aykırı bir şekilde yapılan bu transfer niteliğindeki harcama, 5018 sayılı Kanunun 7'1/c maddesi gereği kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Bu İtibarla, sorumluların karar düzeltme taleplerinin reddi yönünde karar verilmesi uygun olur.”
Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan ... (muhasebe yetkilisi), duruşmaya katılma talebi Temyiz Kurulunca kabul edilen ... (belediye başkanı) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
... ... Mahallesinde ikamet eden sosyal yardıma muhtaç kişilere verilmek üzere, ... Belediyesi Bütçesinden, Mahalle Muhtarı ...’ın banka hesabına, kanuni dayanağı olmaksızın, 2...-TL aktarılmak suretiyle verilen tazmin hükmünün, 27.09.2016 tarih ve 42183 tutanak sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesi ile tasdikine karar verildiği görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde, Belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği veya yaptırabileceği hüküm altına alınmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanununun bahsedilen 14 üncü maddesine istinaden ... Belediye Meclisinin 05.10.2012 tarih ve 252 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren ... Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliğinin Amaç başlıklı 1 inci maddesinde;
“Bu yönetmeliğin amacı, yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve engellilere bütçe imkanları dahilinde yapılacak ayni ve nakdi yardımlara dair usul ve esasları düzenlemektedir.” denilmektedir.
Aynı Yönetmeliğin Sosyal yardımlardan yararlanma hakkı başlıklı 6 ncı maddesinde de;
“Aşağıda belirtilen kişilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya hakkı vardır:
Belediye sınırları içinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, düşkün ve engelli kişiler,
Afetlere maruz kalmış olup, ayni ve nakdi yardıma ihtiyacı olduğu tespit edilen kişiler,
(…)” hükmü bulunmaktadır.
Yönetmeliğin Başvuru başlıklı 7 nci maddesine göre ise, sosyal yardımlardan yararlanmak isteyen kişilerin Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü’ne başvurması şartı aranmaktadır. Başvuru olmasa dahi, Belediye Başkan veya Başkan Yardımcısının uygun görmesi halinde, Belediye personeli marifetiyle yapılacak tahkikat sonucunda belirlenecek kişilere de ... ilçe sınırları içinde ikamet etmeleri şartıyla yardım yapılabilmesi mümkündür. Başvuran kişiler için ekonomik ve sosyal durumlarının tespitine yönelik olarak “sosyal inceleme raporu” düzenlenmesi gerekmektedir. Daha sonra evraklar ve “sosyal inceleme raporu” “Değerlendirme Kurulu” tarafından incelenerek nihai kararın verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Yönetmeliğin 13 üncü maddesine göre yapılacak nakdî yardımların miktarı ve süresi Yazı İşleri Müdürlüğü’nün teklifi üzerine veya re’sen Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenir ve belirlenen miktar ilgililer adına çek düzenlenmek suretiyle bankadan ödenir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile ... Belediyesi tarafından yapılacak olan sosyal yardım niteliğindeki nakdi yardımların usul ve esasları belirlenmiştir. İlişikli tutulan ödeme emri ve eki belgelerinin incelenmesinde, Mahmut Paşa Mahallesinde ikamet eden sosyal yardıma muhtaç kişilere verilmek üzere mahalle muhtarının banka hesabına 2...-TL aktarıldığı ve bu tutarın da aynı muhtar tarafından düzenlenen fakirlik belgesi sahibi kişilere imza karşılığında dağıtıldığı tespit edilmiştir. Oysa, ... Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliği hükümlerine göre, hak sahibi kişilere ödenecek nakdi yardımın tutarı ve süresinin Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenmesi ve hak sahibine banka kanalıyla ödeme yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı olduğu halde, ... Belediyesi tarafından mahalle muhtarının hesabına doğrudan sosyal yardım olarak nakdi para aktarılmak suretiyle toplam 2...-TL tutarında yersiz harcamada bulunulmuştur.
Yönetmelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere, hak sahibi kişilere ödenecek nakdi yardımın tutarı ve süresinin Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenmesi ve hak sahibine banka kanalıyla ödeme yapılması Yönetmeliğin amir hükmü konumundadır. Mahalle muhtarı kanalıyla yapılacak transfer uygulamasında ise, ödemelerin gerçek hak sahiplerine yapılıp yapılmadığı, her bir hak sahibine ne kadar ödeme yapıldığı, hatta hak sahibine gerçekten bir ödeme yapılıp yapılmadığının dahi belirlenememe riski bulunmaktadır.
Sorumlular her ne kadar; ... Mahallesi Muhtarı ...’ın hesabına yatırılan paranın, adı geçenin muhtarlık yaptığı mahallede yaşayan yaşlı; yoksul ve başkalarının yardımıyla yaşamını sürdürebilen kimselere yapılması öngörülen yardımın yerine getirilmesi ile ilgili olduğunu, müstakil tüzel kişiliği bulunmayan ve 5393 sayılı Yasaya göre Belediyenin temsilcisi olan Mahalle Muhtarı’nın yoksul yurttaşlara Belediye tarafından el uzatılmasına aracı olmasının hukuka aykırı olarak görülmemesi gerektiğini, öte yandan, yine 5393 sayılı Yasanın 9 uncu maddesinde; belediyelerin, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkanları içerisinde ayni yardım ve desteği sağlayacağının belirtildiğini ve böylece Belediye ile Muhtarlık arasındaki yardımlaşmanın hukuki çerçevesinin belirlendiğini ifade etmiş iseler de, yapılan bu savunmanın kabulüne imkan bulunmamaktadır.
5393 sayılı Kanunun Mahalle ve yönetimi başlıklı 9 uncu maddesinde;
“Mahalle, muhtar ve ihtiyar heyeti tarafından yönetilir. Belediye sınırları içinde mahalle kurulması, kaldırılması, birleştirilmesi, bölünmesi, adlarıyla sınırlarının tespiti ve değiştirilmesi, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile olur.
Muhtar, mahalle sakinlerinin gönüllü katılımıyla ortak ihtiyaçları belirlemek, mahallenin yaşam kalitesini geliştirmek, belediye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilişkilerini yürütmek, mahalle ile ilgili konularda görüş bildirmek, diğer kurumlarla iş birliği yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yapmakla yükümlüdür. (Ek cümle: 12/11/2012-6360/15md.) Belediye sınırları içinde nüfusu 500’ün altında mahalle kurulamaz.
Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar; kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır.” denilmektedir.
5393 sayılı Kanunun 9 uncu maddesindeki düzenlemeye göre; muhtar, belediye ile mahalle sakinleri arasındaki ilişkilerin yürütülmesi, mahallenin ihtiyaçlarının belediyeye bildirilerek giderilmesi konusunda aracı olarak faaliyet göstermekle görevlendirilmiştir. Bahse konu hükmün, ihtiyaç sahiplerine aktarılmak üzere muhtarın şahsına kamu kaynağı aktarılmasının dayanağı olarak gösterilmesi hem 5018 sayılı Kanunun 29 uncu maddesine hem de ... Belediye Meclisinin 05.10.2012 tarih ve 252 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren ... Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine aykırıdır.
Sorumlu dilekçesinde; ilamın gerekçeleri arasında ... Mahallesi Muhtarı ... tarafından imzalanan yazıda 05.01.2013-10.02.2013 tarihleri arasında ihtiyaç sahibi kişiler için yapılan yardımların listelendiğini, ödeme emrine ekli belgelerde ise aynı muhtarın imzası ile yardım tarihinin 04.03.2013 olarak belirtildiğini bu durumun çelişki olmadığını, tarih farklılığının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, önce yardım yapılacak kişilerin tespitinin daha sonra da ödemenin yapılması gerektiğini belirtmiştir. Sorumlunun iddia ettiği gibi tarih konusunda çelişki olmadığı kabul edilse dahi, yapılan yardım ... Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliği’ne uygun olarak yapılmadığından mevzuata aykırıdır. Ayrıca yardım yapıldığı iddia edilen kişilerin isimleri her iki listede farklı olarak yer almaktadır. Diğer taraftan, bu listelerde yardım yapıldığı belirtilen kişilerin gerçekten yardım almaya hak sahibi olup olmadıkları ve bunlara yapıldığı belirtilen yardımın geçekten verildiğini ispatlayabilecek vesikalara da yer verilmemiştir.
Bu itibarla, 27.09.2016 tarih ve 42183 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2. Maddesinde ( 212 sayılı ilamın 6. maddesini tasdik eden) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (… Daire Başkanı …, Üyeler …, ..., …, … ile …’nın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 07.02.2018 tarih ve 44054 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
… Daire Başkanı …, Üyeler …, ..., …, … ile …’nın karşı oy gerekçesi,
... Mahallesi Muhtarı ... vasıtasıyla mahallede yaşayan yaşlı, yoksul ve başkalarının yardımıyla yaşamını sürdürebilen kimselere yapılması öngörülen yardımın yerine getirildiği, müstakil tüzel kişiliği bulunmayan ve 5393 sayılı yasaya göre Belediyenin temsilcisi olan Mahalle Muhtarının yoksul yurttaşlara Belediye tarafından el uzatılmasına aracı olmasının hukuka aykırı görülemeyeceği, öte yandan, yine 5393 sayılı yasanın 9 uncu maddesine göre mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunların çözümü için bütçe imkânları içerisinde ayni yardım ve desteği sağlar denilmek suretiyle Belediye ile Muhtarlık arasındaki yardımlaşmanın hukuki çerçevesi belirlendiğinden dilekçinin karar düzeltme talebinin kabul edilerek, 27.09.2016 tarih ve 42179 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 4. Maddesinin ( 212 sayılı ilamın 6. maddesini tasdik eden) düzeltilerek, 212 sayılı ilamın 6. Maddesi ile verilen 2...-TL’ye ilişkin tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Üye ...’nün karşı oy gerekçesi;
... ... Mahallesinde ikamet eden sosyal yardıma muhtaç kişilere verilmek üzere, ... Belediyesi Bütçesinden, Mahalle Muhtarı ...’ın banka hesabına aktarılan tutarla ilgili olarak Temyiz Kurulunca verilen tasdik kararına karşı karar düzeltme talebinde bulundukları anlaşılmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde, Belediyenin mahalli, müşterek nitelikte olmak şartıyla sosyal hizmet ve yardım yapabileceği veya yaptırabileceği hüküm altına alınmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanununun bahsedilen 14 üncü maddesine istinaden ... Belediye Meclisinin 05.10.2012 tarih ve 252 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren ... Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliğinin Amaç başlıklı 1 inci maddesinde;
“Bu yönetmeliğin amacı, yoksunluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken dar gelirli, yoksul, muhtaç, kimsesiz ve engellilere bütçe imkânları dâhilinde yapılacak ayni ve nakdi yardımlara dair usul ve esasları düzenlemektedir.” denilmektedir.
Aynı Yönetmeliğin Sosyal yardımlardan yararlanma hakkı başlıklı 6 ncı maddesinde de;
“Aşağıda belirtilen kişilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya hakkı vardır:
Belediye sınırları içinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, düşkün ve engelli kişiler,
Afetlere maruz kalmış olup, ayni ve nakdi yardıma ihtiyacı olduğu tespit edilen kişiler,
(…)” hükmü bulunmaktadır.
Yönetmeliğin Başvuru başlıklı 7 nci maddesine göre ise, sosyal yardımlardan yararlanmak isteyen kişilerin Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü’ne başvurması şartı aranmaktadır. Ancak yönetmeliğin 6. Maddesinde ‘Muhtaç durumda olduğu halde sandığa bizzat müracaat etmeyenler’ in durumu düzenlenmiştir. Buna göre; “yardıma muhtaç olduğu halde herhangi bir nedenle Sandığa müracaat etmeyenler için ikamet ettikleri mahalle muhtarının, ….. bu kişiler namına yaptıkları müracaatlar kabul edilir” denilmiş, aynı yönetmeliğin 5. Maddesinin son fıkrasında da; “Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen kişilerce yapılacak müracaatlarda, gerekli bilgi ve belgeler Sandık görevlilerince mümkün olduğunca gizli olarak ve muhtaçların onurlarını zedelemeyecek biçimde temin edilir” hükmüne yer verilmiştir. Yani yönetmelikte sandığa bizzat müracaat edenler için ayrı, herhangi bir nedenle Sandığa bizzat müracaat etmeyenler için ayrı bir prosedür belirlenmiştir. Tazmine konu muhtaçlar, sandığa bizzat müracaat etmeyip 6. Madde gereği muhtar tarafından bildirilen kişiler olup yönetmeliğe aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Kurul kararındaki diğer husus yardım yapıldığı belirtilen kişilerin gerçekten yardım almaya hak sahibi olup olmadıkları hususudur. 4541 sayılı Kanunun 3. Maddesinde Mahalle muhtarlarının göreceği işler arasında; yardıma muhtaç olanlara fakirlik ihtiyaç ilmühaberleri vermek ve mahallede sakin olanlar hakkında resmi müesseselerce istenilen hüsnühal varakalarını tanzim etmek de sayılmıştır. Yani mahalledeki yardıma muhtaç kişileri tespit etmek zaten muhtarın görevlerinden olup bu kişileri de muhtar sandığa bildirmiştir.
Yardımın muhtar eliyle dağıtılması hususunun da, yönetmeliğin 5. Maddesinin son fıkrasındaki düzenleme kapsamında, sandığa müracaat dahi edemeyen muhtaçların onurlarını zedelememek için düşünülmüş bir yöntem olduğu anlaşılmaktadır. Kararda da ifade edildiği gibi yönetmelikteki bazı usullere tam olarak uyulmadığı görülmekle beraber esas itibariyle belediyenin kanunen kendisine verilen bir görevi ifa ettiği, yardım yapılan kişilerin yardım almaya hakkı olmayan kişiler olduğuna dair bir tespitin bulunmadığı, muhtarlıkça bu paraların ilgililere ödenmediğine dair bir tespit de bulunmadığı hususları göz önünde bulundurularak karar düzeltme talebinin kabul edilmesi uygun olur.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40