Sayıştay 5. Dairesi 40189 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
40189
8 Şubat 2017
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 5
-
Dosya No: 40189
-
Tutanak No: 42730
-
Tutanak Tarihi: 08.02.2017
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Belediye tarafından ödenen tazminat için sebep olan firmaya rücu edilmemesi.
129 sayılı ilamın 6 ncı maddesiyle; ... Büyükşehir Belediyesi’nin yüklenicisi olarak çalışan ... firmasının yol yapım çalışması sırasında, mahalle sakinlerine verdiği zarardan dolayı ... 1 inci Asliye Hukuk Mahkemesi kararına istinaden Belediye tarafından ödenen tazminat için ... firmasına rücu edilmemesi sonucunda ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Harcama Yetkilisi (Genel Sekreter Yardımcısı) ... göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;
Davacı ...tarafından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/92 E. sayılı dosyası ile hem idare hemde ... İnşaat A.Ş. aleyhine "..., Değirmenönü Mah. 1709 Sokak No:l adresinde bulunan bodrum kattaki daire için yüklenici firma olan ... İnş. A.Ş. tarafından yapılan yol yapım çalışması sırasında gerekli tedbirin alınmaması nedeniyle oluşan ... TL maddi, ... TL manevi tazminat" istemli dava açıldığı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/92 E. - 2013/244 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne, ... TL maddi, ... TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karara istinaden davacı vekili tarafından ... Belediyesi aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğümün 2013/3658 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,
Borçlar Kanunu'nun 85.maddesi "Bölünemeyen borcun birden çok borçlusu varsa, borçlulardan her biri borcun tamamım ifa etmekle yükümlüdür. Durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça, ifada bulunan borçlu, alacaklıya halef olur ve diğer borçlulardan payları oranında alacağını isteyebilir." hükmü gereğince icra emri yerine getirilerek mahkeme kararı doğrultusunda ödeme yapıldığı, ancak müşterek ve müteselsil sorumlu olunan miktarın tahsili için ... 3. İcra Müdürlüğümün 2014/3467 takip sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini,
Sayıştay 5.Dairesi'nin 15.01.2015 tarihli ve 2015/129 K. sayılı kararında "Davalılar ... Belediyesi ve ... İnşaat A.Ş. aleyhine hükmedilen ... TL tutarındaki maddi-manevi tazminat ve mahkeme giderlerinin ... Belediyesi tarafından ödenmiş olmasına rağmen ... İnşaat A.Ş. firmasına rücu edilmediği, tahsilatın yapılmadığı ve kamu zararına yol açıldığı" ifade edildiği, Belediyenin ise müteselsil borçlu olarak borcunu icra emri gereği ödedikten sonra ... 3. İcra Müdürlüğümün 2013/3658 sayılı icra dosyasına ödenen toplam ... TL'nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili için müşterek borçlular ... İnşaat A.Ş. ve ... aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3467 sayılı icra dosyası ile takip başlattığını, icra emrinin borçlulara tebliğ edilerek takibin kesinleştiği, borçlular tarafından icra dosyasına ödeme yapılmadığından borçluların taşınmaz, taşınır ve banka hesaplarına haciz konulmasının talep edildiğini ve halende icra takip işlemlerinin devam ettiğini,
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunumun 71 maddesinde "Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." hükmü yer aldığı, mahkeme kararı doğrultusunda ödeme yapıldığı, ödenen miktarın faizi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde müşterek borçlulara rücu edildiği, ödenen miktarın borçlulara rücu edilmesinin kamu zararını ortadan kaldırdığı, kamu zararının oluşabilmesi için ödenen miktarın müşterek borçlulara rücu edilmemiş olması gerektiği, Belediye tarafından mahkeme kararı doğrultusunda ödenen miktarın rücu edilmesi için gerekli tüm hukuki yollara başvurulduğundan herhangi bir kusur ve kamu zararı söz konusu olmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılamasında özetle; İdarenin, mahkeme kararına istinaden ödenen tazminat nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olan ... firmasına zamanında, talimata gerek olmaksızın zararı rücu etmesi ve tahsilat işlemlerine başlamasının gerektiği, denetim elemanı tarafından gerekli tespiti yapmamış olsaydı belediyenin bu alacağı kayıtlara almayacağı ve takibat işlemlerine başlamayacağının anlaşıldığı, İdarenin alacağını tahsil edebilmek için adı geçen firmanın banka hesaplarına ve mal varlığına yönelik icra işlemlerini başlattığını ifade etmekle birlikte, bu işlemleri denetim sonrasında başlatması yani hukuki işlemleri zamanında başlatmamasından dolayı kusurlu ve dolaysıyla sorumlu olduğunu, sorumluların ileri sürmüş oldukları gerekçelerin hem savcılığın vermiş olduğu görüş yazısında hem de daire kararında ayrıntılı bir şekilde izah edilerek karşılandığı, bu nedenle oluşan kamu zararından dolayı kamu görevlilerinin sorumlu olduklarının değerlendirildiği belirtilerek talebin reddi ile Daire Kararının onanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
Harcama Yetkilisi (Genel Sekreter Yardımcısı) ... göndermiş olduğu dilekçesinde; Belediyenin müteselsil borçlu olarak borcu icra emri gereği ödedikten sonra, ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili için müşterek borçlular ... İnşaat A.Ş. ve ... aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/3467 sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, icra emrinin borçlulara tebliğ edilerek takibin kesinleştiğini, borçlular tarafından icra dosyasına ödeme yapılmadığından borçluların taşınmaz, taşınır ve banka hesaplarına haciz konulmasının talep edildiğini ve halende icra takip işlemlerinin devam ettiğini ifade etmiş ve dilekçesi ekinde ... 3. İcra Müdürlüğü’nce düzenlenen 2014/3467 sayılı “İlamsız Takipte Ödeme Emri” belgesini göndermiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde:
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
denilmekte olup kamu zararı ise Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde:
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Esas alınır.
…”
Şeklinde ifade edilmiştir.
5018 sayılı Kanun’un öngörmüş olduğu sorumluluk kusur sorumluluğudur olup buna göre uyulması gereken bir kurala aykırı davranışın hesabını verme veya sonucuna katlanma kusura göre belirlenmektedir. Sorumluluk “uyulması gereken bir yargıya, bir kural ya da yetkili üstün verdiği buyruğa uyulmaması üzerine suçlu düşme durumu” olarak ifade edilmektedir.(Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlük)
Sorumluluk hukukunun temel amacı, ortaya çıkan zararın kim tarafından ne oranda tazmin edileceğinin tespitidir. Kural olarak zararı tazmin yükümlülüğü faile ait olacağından kusurun tespiti ve derecesi önem arz etmektedir. Bu bakımdan sorumluluğun doğması ve tazmini konularında kapsamın belirlenmesi önemli bir role sahiptir. Kusurun bu yönüyle, sorumluluğu sınırlandırıcı bir yönünün olduğu açıktır.
Somut olayda; ... Büyükşehir Belediyesi’nin yüklenicisi olarak çalışan ... firmasının yol yapım çalışması sırasında, mahalle sakinlerine verdiği zarardan dolayı ... 1 inci Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile maddi ve manevi tazminata hükmolunduğu, anılan tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, bunun üzerine müştereken ve müteselsil borçlu belediye tarafından tazminatın ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3658 sayılı icra dosyasına ödendiği, ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili için müşterek borçlular ... İnşaat A.Ş. ve ... aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3467 sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığı, icra emrinin borçlulara tebliğ edilerek takibin kesinleştiği, borçlular tarafından icra dosyasına ödeme yapılmadığından borçluların taşınmaz, taşınır ve banka hesaplarına haciz konulmasının talep edildiğini ve halende icra takip işlemlerinin devam ettiği görülmektedir.
Buna göre sorumlularca icraya başvurulmak suretiyle gerekli takip ve tahsil işlemlerine başlanılmış olması, işlemin haciz aşamasına geldiği ve halende anılan takip ve tahsil işlemlerinin devam etmesi karşısında sorumlulara yüklenecek her hangi bir kusur kalmamıştır.
Bu nedenle 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların değerlendirilerek yeniden hüküm tesisi için 129 sayılı ilamın 6 ncı maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın Dairesine TEVDİİNE,
(Üyeler ..., ..., ... ve ...’ın; “Sorumlu savunmasında esasa dair bir itirazda bulunmamış, sadece tahsilatın sağlanması için icra işlemlerine başlandığını ifade etmiş, ancak tahsilatın yapıldığına dair herhangi bir tahsilat belgesi göndermemiştir.
Sorumlu, savunmasında her ne kadar 5018 sayılı Kanun’da yer alan kamu zararı tanımına yer vererek, mahkeme kararı doğrultusunda ödeme yapıldığını ve rücu işlemlerine başlandığını ifade etmekte ise de ilam da yer alan sorumluluk mahkeme kararının yerine getirilmesi ya da rücu işleminin başlatılmaması değil rücu işleminin sonuçlandırılarak tahsilatın gerçekleşmemiş olmasıdır. Rücu işlemlerine başlanması, bu amaçla icra işlemlerine girişilmesi tek başına tahsilat anlamına gelmemektedir.
Bu nedenlerle, temyiz talebinin reddi ile 129 sayılı ilam 6 ncı maddesiyle verilen tazmin hükmünün tasdikinin uygun olacağı” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 08.02.2017 tarih ve 42730 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06