Sayıştay 5. Dairesi 39744 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

39744

Karar Tarihi

29 Mart 2016

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2012

  • Daire: 5

  • Dosya No: 39744

  • Tutanak No: 41745

  • Tutanak Tarihi: 29.03.2016

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Belediye tarafından, belediye sınırları dışında faaliyet gösteren dernek ve vakıflara nakdi yardım yapılması

  1. 247 sayılı ilamın 26 ncı maddesiyle; ………… Belediyesi tarafından, ……….Belediyesi sınırları dışında faaliyet gösteren dernek ve vakıflara nakdi yardım yapılması sonucu ……………. TL tutarında kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu dilekçesinde:

“26 İlam sıra numaralı hüküm de dilekçemizin 6 ncı maddesinde belirtmiş olduğumuz gerekçelerle yeniden değerlendirilmek suretiyle kaldırılmalıdır.” Denilmiştir.

Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:

“İlamın 26 üncü maddesi ile ilgili olarak; dilekçenin 6 ncı maddesinde belirtilen gerekçeler çerçevesinde maddenin yeniden değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir. İlamın 16 ncı maddesinde yapmış olduğumuz değerlendirmeler bu madde için de geçerli olduğundan muhasebe yetkilisinin sorumluluğunun bulunmadığına,” denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

Belediyelerin "Görev Yetki ve Sorumlulukları" 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14 ve 15 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükümlerinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla, belediyelerce yerine getirilmesi öngörülen görevler ve sorumluluklar ile belediyelerin yetkileri sayılmıştır. Yine aynı Kanununun 14 üncü maddesinde ise, belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.

Aynı Kanunun "Diğer kuruluşlarla ilişkiler" başlıklı 75 inci maddesinde ise;

"Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda;

a) Mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. Bu takdirde iş, işin yapımını üstlenen kuruluşun tâbi olduğu mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.

b) Mahallî idareler ile merkezî idareye ait aslî görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla gerekli aynî ihtiyaçları karşılayabilir, geçici olarak araç ve personel temin edebilir.

c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.

d) Kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilir veya süresi yirmibeş yılı geçmemek üzere tahsis edebilir. Bu taşınmazlar aynı kuruluşlara kiraya da verilebilir. Bu taşınmazların, tahsis amacı dışında kullanılması hâlinde, tahsis işlemi iptal edilir. Tahsis süresi sonunda, aynı esaslara göre yeniden tahsis mümkündür.

Kamu kurum ve kuruluşlarına belediyeler, bağlı kuruluşları ve belediye şirketlerince devir veya tahsis edilen taşınmazlar, kamu konutu ve sosyal tesis olarak kullanılamaz.

(Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz." denilmektedir.

Diğer taraftan, … Belediyesi Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliği'nin "Sosyal yardımlardan yararlanma hakkı" başlıklı 6 ncı maddesinde;

"Aşağıda belirtilen kişilerin belediyece yapılacak sosyal yardımlardan yararlanmaya hakkı vardır:

a) Belediye sınırları içerisinde ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, düşkün ve engelli kişiler,

b) (...)

Sosyal yardımların yapılmasında temel amaç ihtiyaç sahiplerinin gıda, giyinme, barınma, ısınma, sağlık gibi temel nitelikte sosyal ve ekonomik bir sorunun çözümünde ona yardımcı olunmasıdır.

(...)" denilmektedir.

Belediyenin mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla yetki ve sorumluluk alanları yukarıdaki hükümler çerçevesinde belirlenmiştir. Belediyeler ancak, görev, yetki ve sorumluluk alanlarına giren konularla ile sınırlı olmak üzere ve belediye meclisinin alacağı karar ile, Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Dolayısıyla, belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre, … sınırları dışında faaliyet gösteren dernek ve vakıflara Belediye bütçesinden nakdi yardım yapılması mümkün değildir. Uygulama da ise, ………. Belediyesi bütçesinden …………… Belediyesi sınırları dışında faaliyet gösteren dernek, vakıflara yardım yapılması suretiyle …………-TL tutarında kamu zararına yol açıldığı anlaşılmıştır.

Sorumlu dilekçesinde 26 İlam sıra numaralı hüküm de dilekçemizin 6 ncı maddesinde belirtmiş olduğu gerekçelerle yeniden değerlendirilmek suretiyle kaldırılması gerektiğini yani yapılan söz konusu yardımların, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlığını taşıyan 75 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde yer alan düzenleme ile Avrupa Yerel Yönetim Şartı’nın mahalli idarelerin yetkilerini kullanırken, başka yerel makamlarla işbirliği yapabilmelerine izin veren ilgili düzenlemesine istinaden yapıldığını ileri sürmüş iseler de; mahalli müşterek ihtiyaç kavramının, mahalli idarelerin tanımı gereği, mahalli idarenin coğrafi, seçim ve hizmet sınırlarını kapsamasının doğal kabul edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek coğrafi ve gerekse seçim çevresi sınırları dışında hizmet sunulmasının ve mahalli müşterek ihtiyaç kavramının bu sınırları aşan şekilde yorumlanmasının mümkün olmaması sebebiyle savunmalarının kabulüne imkan bulunmamaktadır.

Ayrıca, belirtildiği üzere, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75 inci maddesinin (c) bendinde belirtilen “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.” hükmü gereğince de dernek ve vakıflarla ortak hizmet projesi gerçekleştirmeden, Belediye bütçesinden nakdi yardım yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla; 5.Daire tarafından 247 sayılı ilamın 26 ncı maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oyçokluğuyla,

(…………..Daire Başkanı ………..,Daire Başkanı ……… ile Üyeler ……………’ın 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlığını taşıyan 75’nci maddesinde; “Belediye, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda; “a-Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabilir. (…)” düzenlemesinin yer aldığını, Yasanın bu maddesinde yer verilmiş olan yetkinin, yine aynı yasanın 14 üncü maddesinde ifadesini bulan ve belediyenin “görev, sorumluluk ve yetki alanının belediye sınırlarını kapsadığı” şeklindeki düzenleme karşısında, bir başka belediyeyi kapsayamayacağı yönündeki belirlemenin hukuki dayanaktan yoksun ve yasa koyucunun iradesine de aykırı olduğunu, belediyelerin görev, yetki ve sorumluluk alanının belediye sınırlarını kapsaması ilkesinin yetki tecavüzünü önlemeye yönelik olduğunu, buna karşın 75 inci maddenin (a) bendinde verilen yetkinin ise belediyeler arasında, yine belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına giren hususlardaki dayanışma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olduğunu, mahalli idarelerin yetkilerini kullanırken başka yerel makamlarla işbirliği yapabilmelerinin Avrupa Yerel yönetim Şartı’nın da sonucu olduğunu, 5393 sayılı Yasada yer alan hükümlerin Avrupa Yerel Yönetim Şartı hükümleri paralelinde ve bu hükümlere uygun olarak yorumlanmaları gerektiğini, hatta çelişmeleri halinde “uluslararası sözleşme” niteliğindeki hükümlerin üstün hukuk normu olarak kabul edilmesinin Anayasanın 90 ıncı maddesinin tabi sonucu niteliğinde olduğunu, bu itibarla 5393 sayılı yasanın 75 inci maddesinde verilen yetkinin kullanımı niteliğindeki bir tasarruf olduğu gerekçesiyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir yönündeki azınlık görüşlerine karşı,

Üye …………’ın; ”2011 yılına ilişkin 151 sayılı ilamda yer alan sorumlulardan Yazı İşleri Müdürü ………….. temyiz dilekçesinde, 10.01.2012 gün ve 37 sayılı Başkanlık Oluru ile ………. Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığının kaldırıldığını ve bu tarihten sonra muhtaçlara yapılan ödemelerin … Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde Belediyenin genel hesapları üzerinden gerçekleştirildiğini, ifade etmiştir.

Yine, 2012 yılına ilişkin 247 sayılı ilamda yer alan sorumluların benzer mahiyetteki savunmalarında da; 2011 yılsonu itibariyle ……… Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığının kaldırıldığı ve bu tarihten sonra muhtaçlara yapılan ödemelerin bir Komisyon marifetiyle, söz konusu kişi ya da kişilerin banka hesabına ödeme yapılması suretiyle gerçekleştirildiği, ifade edilmiştir.

Oysa, İlamda “Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Değerlendirme Kurulu Başkanı ve “Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Değerlendirme Kurulu Üyesi” sıfatı ile bazı şahıslara sorumluluk yüklendiği görülmüştür.

Bu durumda, belirtilen tarihte Muhtaç Kimselere Yardım Sandığının kaldırılıp kaldırılmadığı; kaldırıldı ise, “Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Değerlendirme Kurulu Başkanı” ve “Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Değerlendirme Kurulu Üyesi” sıfatı ile bazı şahıslara hangi gerekçe ile sorumluluk yüklendiği hususunun açıklığa kavuşturulması ve sorumluluk tespitinin buna göre yeniden yapılması gerekmektedir.

Diğer taraftan; Muhasebe yetkilisinin sorumluluğuna,5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi hükmü gereği ödeme emri belgesi üzerinde yapması gereken “yetkililerin imzasının tamam olması” durumunu kontrol etmemesi nedeniyle karar verildiği görülmektedir. Hukuken görevlendirilmesi mümkün olmayan belediyeye ait Kent-Yol şirketi personelinin gerçekleştirme görevlisi olarak görevlendirildiği ve ödeme emri belgesinin bu personel tarafından imzaladığı anlaşılmaktadır. 5018 sayılı Kanununa göre gerçekleştirme görevlilerinin tespiti harcama yetkilisi tarafından yapılmaktadır. Muhasebe yetkilisinin görevi de harcama yetkilisi tarafından görevlendirilen gerçekleştirme görevlisinin imzasının olup olmadığını kontrol etmektir. Hukuken muhasebe yetkilisinin, belirlenen gerçekleştirme görevlisinin mevzuata aykırı görevlendirilmesi nedeniyle itiraz etme yetkisi bulunmadığı gibi, görevlendirilen bu kişilerin yetkili olup olmadıklarını sorgulama, isim ve imza karşılaştırmasını yapma gibi bir görevi de yoktur. Hukuka aykırı görevlendirmeden dolayı doğrudan harcama yetkilisi sorumludur. Muhasebe yetkilisinin bu çerçevede görevi, ödeme emri belgesi üzerinde gerçekleştirme görevlisinin imzasını kontrol etmekten ibarettir. Bu sebeple, muhasebe yetkilisinin sorumluluğunun bulunmadığı düşünülmektedir.

Bu itibarla; sorumluluk hususunda yeniden değerlendirme yapmak üzere kararın bozularak daireye gönderilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim