Sayıştay 5. Dairesi 38907 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38907

Karar Tarihi

23 Haziran 2015

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2011

  • Daire: 5

  • Dosya No: 38907

  • Tutanak No: 40706

  • Tutanak Tarihi: 23.06.2015

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

88 sayılı ilamın 53. maddesi ile Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve Genel Sekreter Yardımcılarına ödenen ek ödeme oranlarının hatalı alınması nedeniyle 45.141,01 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle; 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun Personel istihdamı başlıklı 22 inci maddesinin;

"Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur.

Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar." hükmü gereği Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcılarına Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Ek Ödeme Yönergesi kapsamında ek ödeme yapıldığını,

Kanun maddesinin lafzından anlaşılacağı üzere, Büyükşehir Belediyelerinde genel sekreter kadrolarına atananlar; genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanacaklarını,

Madde hükmünde, ''Bakanlık" ifadesi tek başına yazılmak suretiyle münhasıran bir bakanlığa atıfta bulunulmadığından, genel idare hizmetleri sınıfında olmak kaydıyla bütün bakanlıkların genel müdürlükleri ve bağımsız daire başkanlıklarının baz alınabileceğini,

Yine madde metninde, "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlandırma" ifadesi çok açık şekilde yer aldığından, örnek alınan bakanlığın ilgili mevzuatına göre ödenen tüm hakların, Büyükşehir Belediyeleri Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcıları için bir hak olduğunu,

Öte yandan, 1 Ağustos 2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren "Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un Geçici 8 maddesi ile; "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." hükmü çerçevesinde ilk karşılamaya ilişkin yapmış oldukları savunmaları üzerine ilamda; "Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un geçici 8 inci maddesinde belirtilen hükümlerin sorguyu karşılar nitelikte olmadığı, sorgunun ek ödemenin mevcudiyetini değil, yapılmış olunan ek ödemenin hatalı oran üzerinden ödendiğinden bahisle savunmamızın kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği"nin iddia edildiğini,

İlamda geçen bu ibare ile mevzuatta olmayan, münhasıran yapılan bir ek ödemenin, yasa kapsamında olduğu sonucu çıktığını, şu durumda olmayan bir ek ödeme yapılması halinde, yasa kapsamında değerlendirilerek sorumlular hakkında işlem yapılmayacağını ama mevcut ek ödeme oranlarının hatalı uygulanmasının yasa kapsamı dışında tutularak ilgililer hakkında sorumluluk tesis edileceğini,

Kanun maddesinde "...büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları..." ifadesi geçtiğini, bundan da hiçbir ayrım yapılmaksızın her ne ad altında olursa olsun yapılan ek ödemelerin yasa kapsamında olduğu sonucu çıktığını, mevcut olmayan bir ek ödemenin affına ilişkin bir yasanın kapsamına, ek ödeme farklarının da dahil edilmemesinin; kanun maddesinde "ek ödeme oranlarının hatalı uygulanması halinde" ibaresinin ayrıca bulunması gereğinin aranmasının, yasanın ruhuna ve düzenlenme amacına aykırı olup, her ne ad altında olursa olsun yapılan ek ödeme farklarının da kanun kapsamasında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Başsavcılığı; “4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 29 uncu maddesinde; "Reklam Kurulu, Tüketici Konseyi ve tüketici sorunları hakem heyetlerinin faaliyetlerine ilişkin masraflar, Bakanlığın tüketicinin korunması amacına yönelik masrafları ve sair harcamalar ile en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek şartıyla usul ve esasları Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca tespit edilecek miktarlarda personele yapılacak ek ödemeler Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten karşılanır." hükmü yer almakta,

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların 2 nci maddesinde de; bu esasların Sanayi ve Ticaret Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında fiilen çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personeli kapsadığı, ifade edilmektedir.

Adı geçen Kanun hükmünden, Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcılarının, Bakanlık Genel Müdür ve Bakanlık bağımsız daire başkanları için mevzuatında öngörülen tüm haklardan yaralanacakları anlaşılmaktadır. Herhangi bir bakanlıktaki genel müdür ve daire başkanlığı kadrosunu işgal eden kişiye görevli olduğu bakanlıkla ilgili yapılan ek ödemeler, genel nitelikte bir ödeme değildir. Her bakanlıkta Sanayi ve Ticaret Bakanlığında olduğu gibi bu türlü farklı ödemeler yapılmıştır. Bu ödemeler sadece o bakanlığa münhasır olup diğer kamu idarelerinin personelini kapsamamaktadır.

Kanundan, genel idari hizmetleri sınıfındaki tüm bakanlık genel müdürleri ve daire başkanlarına 657 sayılı DMK ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde ödenen maaşa ait unsurların anlaşılması gerekir. Zaten, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının adı geçen yönetmeliğinde de, bu ek ödemenin sadece Sanayi ve Ticaret Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında fiilen çalışan personele yapılacağı belirtilmektedir.

Bu itibarla, Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcılarına, ilave olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı personeline 4077 sayılı Kanun hükmü uyarınca yapılan ek ödemenin yapılması hukuka aykırıdır.

Dilekçi, ilamda yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir. 6009 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı, belirtilmektedir. Bu hüküm, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgilidir. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterine ve yardımcılarına, 5216 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Dolayısıyla yapılan ödeme ilgili mevzuata aykırı olduğundan, talebin reddedilerek Daire kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun ‘Personel İstihdamı’ başlıklı 22. maddesinde;

“….Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar.” hükmü yer almaktadır.

16.08.2008 tarih ve 26969 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın ‘Ek ödeme tutarı’ başlıklı 3 üncü maddesinde, bu karar uyarınca personele yapılacak ek ödemenin en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dâhil) ekli "Ek Ödeme Cetveli"nde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanacağı belirtilmiştir. Karara ekli cetvelde, kadroları Genel İdare Hizmetleri Sınıfında yer alan personelden 17.4.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara ekli (II) sayılı Özel Hizmet Tazminatı Cetvelinin “(A) Üst Yönetim ve Genel İdare Hizmetleri” bölümünün 4 üncü grubunda sayılanların % 58, 5 inci grubunda sayılanlardan makam tazminatından yararlananların ek ödeme oranı % 41 olarak belirlenmiştir.

Genel müdür, özel hizmet tazminatı oranlarını belirleyen II Sayılı Cetvelde Grup-4 te, bakanlık bağımsız daire başkanları ise aynı cetvelde Grup-5 te yer almaktadır.

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un “Ödenek” başlıklı 29. maddesinde; en yüksek devlet memuru aylığının % 200’ünü geçmemek şartıyla usul ve esasları Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca tespit edilecek miktarlarda personele yapılacak ek ödemelerin Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı,

Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan “Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar”ın “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; bu Esasların, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında fiilen çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personeli kapsayacağı,

  1. maddesinin (d) fıkrasında ise; ek ödemenin hak edilmesinde ve ödenmesinde bu esaslarda belirtilen haller dışında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylığa ilişkin hükümlerinin uygulanacağı ve ek ödemenin döner sermaye katkı payı, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.

Yukarıda bahsedilen, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı personeline yapılacak ek ödemeye ilişkin “Usul ve Esaslar’da da, bu ek ödemenin sadece Sanayi ve Ticaret Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında fiilen çalışan personele yapılacağı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylığa ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, ek ödemenin döner sermaye katkı payı, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacağı hükme bağlanmıştır.

Böyle bir düzenleme yapılması ise, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı personeli dışında bazı devlet memurları ve sözleşmeli personel ile işçilerin de bu ek ödemeden yararlanamayacağını açıkça göstermek ve söz konusu ek ödemenin başka ödeme unsurlarının hesabında dikkate alınmamasını sağlamak amacından kaynaklanmıştır.

Sorumlu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22. maddesinde “Genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen haklardan aynen yararlanırlar” ifadesinin yer aldığını, maddede özel bir bakanlık adı belirtilmediği için her hangi bir bakanlıktaki genel müdür ve daire başkanının haklarını ödemeye esas kabul etmenin mümkün olduğunu belirtmişse de;

Kanunda bakanlık adı belirtilmediğinden bu konuda herhangi bir bakanlığın personeli için yapılmış özel düzenlemelerin değil konu hakkındaki genel düzenlemelerin esas alınması gerektiği açıktır. Bu nedenle öncelikle dikkate alınması gereken “375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı”nda yer alan düzenlemelerdir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Ek Ödeme Yönergesi ise ‘Kapsam’ başlıklı 2 nci maddesinde de belirtildiği üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında fiilen çalışan ve 657 sayılı devlet Memurları Kanununa tabi personeli (sözleşmeli personel hariç) kapsamaktadır. Dolayısıyla söz konusu yönergenin büyükşehir belediyesi genel sekreteri ve yardımcılarının ek ödemesinin hesaplanmasına esas teşkil etmesi mümkün değildir.

5216 sayılı Kanunun 22. maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve orandaki mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin anlaşılması gerekmektedir.

Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5216 sayılı Kanunun 22. maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, büyükşehir belediyesi genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Ayrıca sorumlu, ilamın 53. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanun’la getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcılarına 5216 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Bu itibarla temyiz talebinin reddi ile 88 sayılı ilamın 53. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

(Temyiz Kurulu ve 7. Daire Başkanı M. DÖNMEZ’in; “4688 sayılı Kanun’un geçici 14 üncü maddesinde, konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15.3.2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamayacağı ve başlatılanların işlemden kaldırılacağı, hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla tazmin hükmünün 4688 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki,

Üyeler A. KARAKAYA, İ. DESTAN, F. ÖZKÖK ve A. OKUR’un; “5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Personel İstihdamı” başlıklı 22’nci maddesinde;

“Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur.

Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar.

Büyükşehir belediyesi 1. hukuk müşaviri ve daire başkanları, bağlı genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar.” denilmek suretiyle büyükşehir belediyelerinde genel sekreterlerin özlük hakları düzenlenmiştir.

Kanunun 22’nci maddesi hükmüne bakıldığında, genel idare hizmetleri sınıfından olma, bakanlık genel müdürü veya müstakil daire başkanı olma ve ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanma, emsal almada Kanunun aradığı temel şartlardır. Burada sayılan şartların hepsi aynı oranda anlaşılır nitelikte değildir. Kanunun 22’nci maddesinde, “bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanı” ifade edilmesine rağmen hangi bakanlığın emsal alınacağı belirtilmemiştir. 5216 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlığında da “bakanlık” tanımı da yer almamaktadır.

Kanunun 22’nci maddesinde düzenlemedeki bu belirsizliklerin açıklanması genel sekreterlerin ve yardımcılarının mali, sosyal ve diğer haklarının kapsamını belirleyecektir. Çünkü farklı bakanlıklarda aynı unvanı taşıyan memurlar arasında bir mali hak eşitliği mevcut değildir. Var olan bu mali hak eşitsizliği içinde “genel müdür” ve “müstakil daire başkanları” kadroları da yer almaktadır.

Ancak, bazı bakanlıklarda görev yapan genel müdür ve müstakil daire başkanları 657 sayılı Kanun ile sağlanan mali ve sosyal haklar dışında başka Kanunlarla da ek mali haklar sağlanmaktadır.

Örneğin, Maliye Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı gibi bakanlıklarda ayrıca “ek ödemeler” bulunmakta, bu ödemeler diğer bakanlıkların memurlarıyla bu bakanlıkların memurları arasında ciddi oranda mali ve sosyal hak farkı yaratmaktadır.

Mevzuat; sözlük tanımı itibariyle, yürürlükte olan bütün Kanun ve buna bağlı düzenlemeleri ifade etmektedir. Bu tanıma bakıldığında 5216 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinde yer alan “ilgili mevzuat” kavramı içinde sadece 657 sayılı Kanun ile sağlanan mali ve sosyal haklar yer almamakta, memurlara mali ve sosyal hak ile diğer hakları sağlayan bütün Kanun ve düzenlemeler yer almaktadır.

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 102. maddesi kıstas aylığı, en yüksek Devlet memuruna (Başbakanlık Müsteşarına) malî haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamının brüt tutarı olarak tanımlamıştır. 2802 sayılı Kanunun 102. maddesindeki “her türlü ödeme” ifadesine dayanılarak Başbakanlık Müsteşarına 657 sayılı Kanun ve diğer Kanunlarla sağlanan her türlü mali haklar esas alınarak belirtilen oranlar nispetinde hâkim ve savcılara aylık ödenmektedir.

5216 sayılı Kanunun 22’nci maddesinde Kanun koyucu, genel sekreter ve yardımcıları için bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanının 657 sayılı Kanundan kaynaklanan bütün haklarından aynen yararlanacağını ifade etmemektedir. Kanun koyucunun kastının bu şekilde olması durumunda pekâlâ bunu 5216 sayılı Kanunun 22’nci maddesinde açıkça yazacağı şüphesizdir. Yukarıda açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 5216 sayılı Kanunun 22’nci maddesi hükmünde geçen özellikle “… ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yaralanır.” ifadesi karşısında, genel sekreter ve yardımcılarının mali ve sosyal hakları hesaplanırken, genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı istihdam eden bakanlıklardaki en yüksek mali ve sosyal hakların esas alınması gerektiği düşünülmektedir. Çünkü personel hukukunun temel ilkelerinden birisi de “lehte olanın uygulanması” kuralıdır. Diğer taraftan genel sekreter ve yardımcılarının özlük hakkı hesabında bakanlıklarda genel müdür ve müstakil daire başkanı görevinde bulunanlardan en düşük mali ve sosyal hakka sahip olanların emsal alınmasında ne kadar hukuki gerekçe var ise, en yüksek olan mali ve sosyal hakkın emsal alınması için de en az onun kadar hukuki gerekçe vardır.

Açıklanan gerekçeler nedeniyle büyükşehir belediyesi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcılarının mali ve sosyal hakları düzenlenirken bakanlıkların genel müdürü ve müstakil daire başkanının her türlü kanundan kaynaklanan mali ve sosyal haklarının esas alınması gerektiği düşünülmektedir. Bu nedenle tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğu ile,

Karar verildiği 23.06.2015 tarih ve 40706 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim