Sayıştay 5. Dairesi 38903 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38903

Karar Tarihi

30 Aralık 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 5

  • Dosya No: 38903

  • Tutanak No: 39862

  • Tutanak Tarihi: 30.12.2014

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

  1. 1433 sayılı ilamın 5’inci maddesinde, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Yakup Keleş'e özlük haklarının yanında ek tazminat ödendiği gerekçesiyle toplam 11.850,78 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Genel Sekreterlerin özlük haklarıyla ilgili düzenleme Yasa'nın 36. maddesinin dördüncü fıkrası hükmünde yer aldığını,

Yasa'nın 36. maddesi, genel sekreterlerin mali ve sosyal haklarını tek tek saymayıp, "genel sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar." diyerek başka bir kurum personelinin mali ve sosyal hakkına atıfta bulunmak suretiyle düzenlediğini,

Yasa'nın 36. maddesi hükmüne bakıldığında; genel idare hizmetleri sınıfından olma, bakanlık genel müdürü veya müstakil daire başkanı olma, ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanmanın emsal almada Yasa'nın aradığı temel şartlar olduğunu, burada sayılan şartların hepsi aynı oranda anlaşılır nitelikte olmadığını,

Yasa'nın 36. maddesinin dördüncü fıkrasında, "bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanı" ifade edilmesine rağmen hangi bakanlığın emsal alınacağının belirtilmediğini, 5302 sayılı Yasa'nın "Tanımlar" başlığında da "bakanlık" tanımının yer almadığını,

Yasa'nın 36. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemede açıklanması gereken ikinci konunun ise "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" hükmünde, "ilgili mevzuatın" kapsamının ne olduğu ile ilgili "tüm haklardan aynen yararlanma" kavramı içinde ne tür hakların yer aldığı olduğunu,

Bazı bakanlıklarda görev yapan genel müdür ve müstakil daire başkanlarına 657 Sayılı Yasa ile sağlanan mali ve sosyal haklar dışında başka yasalarla da ek mali haklar sağlandığını, Örneğin; Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı gibi bakanlıklarda ayrıca "ek ödemeler" bulunduğunu, il özel idaresi genel sekreterinin mali ve sosyal hakları hesaplanırken, 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesi hükmünde özellikle de "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" ifadesi kullanıldığına göre bu bakanlıkların hangisinin esas alınacağının soru işareti teşkil ettiğini,

Yerel yönetimler üzerinde ağırlıklı olarak idari ve vesayet yetkisinin İçişleri Bakanlığınca kullanılması ve il özel idaresinin başında vali olması nedeniyle, "bakanlık" ifadesinden İçişleri Bakanlığının anlaşılarak emsal alınması gerektiğini ifade edenler olsa da, İçişleri Bakanlığında genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı bulunmadığını, diğer taraftan il özel idareleri İçişleri Bakanlığı dahil hiçbir bakanlığın taşra teşkilatı olmadığı gibi, kamu tüzel kişiliğine sahip merkezi yönetimden ayrı bir yerel yönetim birimi olduğunu, mevzuatın; sözlük tanımı itibariyle, yürürlükte olan bütün yasa ve buna bağlı düzenlemeleri ifade ettiğini, bu tanıma bakıldığında 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesinde yer alan "ilgili mevzuat" kavramı içinde sadece 657 Sayılı Yasa ile sağlanan mali ve sosyal hakların yer almadığını, memurlara mali ve sosyal hak ile diğer hakları sağlayan bütün yasa ve düzenlemeler yer aldığını,

5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesinde yasa koyucu, genel sekreter için bakanlık müstakil daire başkanının 657 Sayılı Yasa'dan kaynaklanan bütün haklarından aynen yararlanır demediğini, yasa koyucunun kastı bu şekilde olsaydı, pekâlâ bunu 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesinde açıkça yazacağını, konunun 03 Kasım 2011 tarih ve 28104 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair" 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile açıklığa kavuştuğunu,

Açıklanan sebeplerle, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36. Maddesi, 6009 Sayılı Kanunun geçici 8. maddesi gereğince ve yukarıda ifade edilen diğer gerekçelerle tazmin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Sayıştay Başsavcılığı; “İlamın 5 inci maddesinin konusunu, il özel idaresi genel sekreterine Maliye Bakanlığı çalışanları için öngörülen %190 oranında ek ödemede bulunulması nedeniyle kamu zararına sebebiyet verilmesi oluşturmaktadır.

Temyiz dilekçesinde, ödemenin dayanağının 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi olduğu, ayrıca tazmin konusunun 01.08.2010 tarih ve 6009 sayılı Kanunun 8 nci maddesi hükmüne açıkça aykırı olduğu ileri sürülerek temyizi talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununda: " Ek Madde 13-...

  1. a) Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya, yetkilidir. Görev yapılan birim ve iş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin sınıfı, kadro unvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterlere göre yapılacak ek ödemelerin farklı miktarları ve ödemeye ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanı tarafından tespit edilir. " denilerek yapılacak ek ödemelerin miktarlarını ve ödemeye ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanı yetkili kılınmıştır.

Yukarıda görüldüğü üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun değişik ek 13. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde; Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele en yüksek devlet memuru aylığının %200'ünü geçmemek üzere ödeme yapılması öngörülmüştür. Dolayısıyla ek ödeme yapılabilmesi için personelin Maliye Bakanlığı'nın merkez ya da taşra teşkilatında çalışıyor olması gerekmektedir. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Maliye Bakanlığı personeli olmadığından söz konusu ek ödemeyi alması mümkün değildir. Diğer yandan 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup. İl Özel idaresi Genel Sekreterine, 5302 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi bu Kanun kapsamında değerlendirmek de mümkün değildir.

Bu nedenle talebin reddedilerek Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nda;

“Madde 36: Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” Hükmü yer almaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesi ile ek 13. madde eklenmiş ve bu maddenin 4.fıkrası (a) bendi ile Maliye Bakanlığı personeline ek ödeme yapılması için yetki verilmiş verilen yetkiye istinaden de, “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” ile bu esaslara “ekli cetvellerde” gösterilen oranlarda Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç), 08.05.2007 tarihli Bakan oluruyla ek ödemede bulunulmasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir.

Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların, Kapsam başlıklı 2’nci maddesinde “Bu usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsar.” denilmektedir. Ek ödeme Oran ve Miktarları başlıklı 3’üncü maddesinde “Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır.” denilmiş olup, ekli 1 Sayılı Cetvelin 2’nci sırasında “Müsteşar Yardımcısı, Kurul Başkanı, Genel Müdür, Strateji Geliştirme Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkanı için %195” oranında ek tazminat öngörülmüştür. Bu esaslar, Yürürlük başlıklı 6’ncı maddedeki “Bu usul ve esaslar 15.05.2007 tarihinde yürürlüğe girer.” Hükmü ile son bulmuştur.

5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri,” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.

Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Bu durum, Sayıştay Dairelerinin ilamları üzerine Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 07.05.2009 tarihli 2009/41 sayılı genelgesi ile teyit edilerek, il özel idarelerince buna göre uygulama yapılması istenilmiştir.

Dilekçi, ilamın 5. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Daire Başkanlarına, 5302 sayılı kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi(Maliye Bakanlığı personeli olmadığı için), bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Bütün bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 1433 sayılı ilamın 5’inci maddesiyle toplam 11.850,78 TL.’ye dair tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1433 sayılı ilamın 6’ncı maddesinde, Çorum İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Yakup Keleş'e geriye dönük olarak 2008 yılı ve 2009 yılı Haziran ayına kadar olan sürelerde il encümenine başkanlık etmesinden dolayı, vali için öngörülen başkanlık ödeneğini aldığı gerekçesiyle toplam 7.017,12 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, 10 Temmuz 2009 tarih ve 27248 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 36. Maddesi ile 22.02.2005 tarih ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici madde eklendiğini ve bu maddede aynen; " Geçici Madde- 4 Bu Kanunun 28. Ve 63. Maddeleri gereğince 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir" denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Başsavcılığı; “5302 sayılı Kanunun 25 nci maddesi gereği il valisinin

katılmadığı encümen toplantılarına başkanlık eden il özel idaresi genel sekreterine 2008 ve 2009 yıllarında il encümenine başkanlık etmesinden dolayı, vali için öngörülen başkanlık ödeneğinin ödenmesi nedeniyle kamu zararına sebebiyet verilmesi, oluşturmaktadır.

Dilekçede, 5302 sayılı Kanunun 28 nci maddesine istinaden yapılan ödeme nedeniyle oluşan toplam 7.017,12 TL tutarındaki kamu zararının, 5302 sayılı Kanuna 5917 sayılı Kanunla eklenen geçici 4 üncü maddesi hükmüne istinaden temyizi istenmektedir.

5302 sayılı Kanun 28 inci maddesinde; "Encümenin memur olmayan (...), üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümen başkanı hariç encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir." hükmü,

63 üncü maddesinde; "Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur." hükmü.

Geçici 4 üncü maddesinde de; "Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." hükmü yer almaktadır.

Encümen Başkanına ödenen ücret toplantı başına ödenen huzur hakkı değil, maktuen ödenen aylık brüt ödenektir. Encümen başkanının hukuken il valisi olması nedeniyle başkan olarak katılıp katılmamasına bakılmaksızın ödemenin il valisine yapılması aynı görev için il özel idaresi genel sekreterine, fiilen başkanlık ediyor gerekçesiyle mükerrer ödemede bulunulması hukuka aykırıdır.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 40. maddesinde, belediye başkanına, meclis üyelerinden birinin vekalet edeceği hükmedilmiş ve başkan vekiline ne kadar ödenek verileceği belirlenmiştir. Ancak 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununda Vali'ye vekalet eden Genel Sekretere ücret verilmesi öngörülmemiştir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen Geçici 4 üncü maddesi hükmüyle, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun Encümen üyelerine verilen ödenek başlıklı 28 inci maddesine göre yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmayacağı, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verileceği öne sürülmüştür. Ancak, ilgiliye yapılan ödeme, 5302 sayılı Kanunun 28 inci maddesine göre yapılmış bir ödeme değildir. Madde hükmü Encümen Başkanına yapılacak ödemeyi belirlemekte olup; valinin katılmadığı toplantılarda başkanlık yapacak genel sekretere herhangi bir ödemede bulunulmasını düzenlememektedir. Dolayısıyla temyize konu ödemenin 28 inci madde kapsamında yapıldığı öne sürülemeyeceğinden 5302 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamında olmadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle talebin reddedilerek. Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

5302 sayılı Kanun 28 nci maddesinde; "Encümenin memur olmayan (...), üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümen başkanı hariç encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir." hükmü,

63 üncü maddesinde; "Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur." Hükmü,

Geçici 4 üncü maddesinde de; "Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." hükmü yer almaktadır.

Encümen Başkanına ödenen ücret toplantı başına ödenen huzur hakkı değil, maktuen ödenen aylık brüt ödenektir. Bu çerçevede; encümen başkanlığı ödeneğinin toplantıya katılıp başkanlık etmesine bakılmaksızın il valisine ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda valinin katılmadığı encümen toplantılarına başkanlık eden il özel idaresi genel sekreterine başkanlık ödeneği verilmesine imkan bulunmamaktadır.

Dilekçi tarafından 5302 sayılı Kanunun 28 inci maddesine göre yapılan ödemelerin yine 5302 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesindeki af kapsamına girdiği belirtilmekte ise de; ilişikli ödeme emri belgesi incelendiğinde ödemenin, 5302 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin yürürlüğe girdiği 10.07.2009 tarihinden sonra yapıldığı görüldüğünden af kapsamına girmemektedir. Ödemeler kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan toplantılar için yapılmış ise de; Kanun hükmüne göre ödemenin ait olduğu dönemin önemi bulunmayıp, ödeme tarihinin esas alınması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 1433 sayılı ilamın 6’ncı maddesiyle toplam 7.017,12 TL.’ ye dair tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1433 sayılı ilamın 7’nci maddesinde, Çorum İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğine 2007 yılında vekalet eden Vali Yardımcısı Murat SOYLU' ya, 2007 yılı için il encümenine başkanlık ettiği sürelerde vali için öngörülen başkanlık ödeneğini aldığı gerekçesiyle toplam 2.505,00 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları, Başsavcılık görüşü işbu ilamın 2’nci maddesinde açıklandığı gibidir.

İşbu ilamın 2’nci maddesinde belirtilen gerekçelerle(1433 sayılı ilamın 6 ncı maddesi); dilekçi iddialarının reddi ile 1433 sayılı ilamın 7’nci maddesiyle toplam 2.505,00 TL.’ye dair tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 30.12.2014 tarih ve 39862 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim