Sayıştay 5. Dairesi 38568 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38568

Karar Tarihi

16 Şubat 2016

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2011

  • Daire: 5

  • Dosya No: 38568

  • Tutanak No: 41466

  • Tutanak Tarihi: 16.02.2016

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Personel giderlerinin, bir önceki yıl bütçe gelirlerinin yeniden değerleme oranına göre çarpılmasıyla bulunacak tutarın %30 unu aşması

20 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesinin 8. fıkrası hükmüne aykırı olarak, 2011 yılında personel giderlerin 2010 yılı bütçe gelirlerinin yeniden değerleme oranına göre çarpılmasıyla bulunacak tutarın %32 si oranında gerçekleşmesi ve 2011 yılında belediyeye 40 adet yeni personel alınması sonucu …..TL. kamu zararında bulunulması nedeniyle tazmin hükmolunmuştur.

Sorumlu adına Av. …. dilekçesinde, Belediyenin 2011 yılı personel giderlerinin, 5393 sayılı Belediye Kanunun 49. Maddesinin 8. fıkrası hükmüne uygun olarak yasal sınırlar içinde gerçekleştiğini, "Personel Giderlerinin Bütçe İçindeki Oranını Gösterir Cetvel" de görüldüğü üzere; 2011 yılı personel bütçe ödeneği …..-TL olup 2010 yılı net bütçe gelirinin …..TL, yeniden değerlendirme oranı (7,7)'ye göre …-TL, değerlendirildiğini ve toplam net bütçe gelirinin …..-TL olduğunu, bu durumda personel giderleri oranının % 28,15 olduğunu,

Belediyenin 2010 yılı "Gerçekleşen Personel Giderlerinin Bütçe İçindeki Oranını Gösterir Cetvel" de görüldüğü üzere 2010 yılı gerçekleşen personel gideri …..-TL olup; 2010 yılı net bütçe gelirinin …..-TL, yeniden değerlendirme oranı (%7,7 )'ye göre ….-TL, değerlendirildiğinde …..-TL olduğunu, Bu durumda da personel giderleri oranının % 29,17 olduğunu, Yukarıda yapılan her iki açıklamaya göre personel giderleri % 30'un altında olduğu için 2011 yılında personel alımları yapıldığını,

Denetçi raporunun 2. maddesinde …..-TL'nin hem gelir hem de gider olarak işlenmesi gerektiğinin belirtildiğini, Taslak raporda Bulgu-3' te ise niteliği belli olmayan …..-TL gelirin gelire işlenmesi gerektiği halde işlenmediğinin belirtildiğini, bu durumda Personel giderlerinin % 30 oranını aşmasına ilişkin hesaplamalara toplam ……-TL'nin de dahil edilmesi halinde belediyenin gelirlerinin daha yüksek olacağının açık olduğunu,

2011 Gerçekleşen personel gideri 31.12.2011 tarihinde belli olacağından hesaplamanın yapıldığı 01.01.2011 tarihinde ne gerçekleşeceğinin bilinemeyeceğini, Bu nedenle 2011 yılı gerçekleşen personel giderine göre hesap yapmanın hukuka uygun olmadığını, 5393 Sayılı belediye Kanunun 49. Maddesinin 8. Fıkrasında gerçekleşen toplam personel gideri ibaresinin de bulunmadığını,

2011 yılında personel giderlerinin % 30 oranını aştığının kabulü halinde, sınırın aşılmasının nedeninin yeni personel alınması olduğu hususunun net olarak tespit edilmediğini, sınırın aşılmasının nedeninin; tahmin edilenden fazla emeklilik, ölüm gibi nedenler ile merkezi hükümetin personele yaptığı zamlar ve ek ödemeler olduğunu,

2011 yılı içinde toplam 15 personelin emekliye ayrıldığını, emeklilik, ölüm ve istifa nedeniyle personele ödemede bulunulduğunu, emekli olacakların sayısı ile ölüm ve istifa durumunun öngörülmesinin mümkün olmadığını, Personel giderleri içinde bulunan ölüm ve emeklilik gibi nedenlerle kıdem tazminatı ve benzeri ödemeler kapsamında 2011 yılında toplam ….- TL harcama yapıldığını, çeşitli eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin belediyede stajlarını yapmalarını karşılığında personel giderleri kapsamında …..-TL ödeme yapıldığını, personel giderlerinin öngörülenden fazla çıkmasının nedeninin, yeni personel alımı değil, öngörülemeyen yeni personel giderlerinin ortaya çıkması olduğunu,

Şehir nüfusunun artması, yerleşim alanının genişlemesi, mevcut personel yapısının (sayı azlığı, kalifiye eleman eksikliği, vb. nedenlerle) ihtiyaçları karşılayabilecek yeterlilikte ve sayıda olmaması nedenleriyle yeni personel alımı ihtiyacı doğduğunu,

5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 8. fıkrası hükmüne aykırı olarak personel giderinin % 30 dan fazla olduğunun kabulü halinde dahi bir kamu zararından söz etmenin mümkün olmadığını, zira alınan personelin emek ve hizmetinden yararlanıldığını, bu emek ve hizmetleri karşılığında da kendilerine ücret ödendiğini, ayrıca bu personeller eliyle yerine getirilen hizmetlerin ihale edilmesi durumunda daha fazla harcama yapılacağını,

Denetçi raporunda, Belediye Kanununun (...) 49. maddesinin 8. fıkrasının ihlali nedeniyle ……TL'lik (…-TL) farkın …-TL'si memur ve sözleşmeli personele toplu sözleşme ile ödenen sosyal denge ödemesinden kaynaklandığı belirtilerek ayrı bir madde ile sorgu yapıldığını, “2011 yılında belediyeye yeni alınan memur ve sözleşmeli personelin toplam brüt maliyetinin (….-TL) ….-TL olmaktadır” denildiğini, ancak toplam farktan sosyal denge ödemeleri çıkarıldığında (……TL olduğunu, Bu durumda iki hesap arasında bulunan ….-TL farkın nereden kaynaklandığının açıklanamayacağını,

Sayıştay Temyiz Kurulunca, aynı hukuki duruma ilişkin verilen 29.01.2008 tarih ve 29863 sayılı ve 05.06.2012 tarih ve 35104 sayılı ilamlarda % 30 oranının aşılması nedeniyle verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına hükmedildiğini, anılan ilamda özetle; "... söz konusu personel belediye lehine bir hizmeti yerine getirmiş, emek harcamışlardır. Emekleri karşılığında mal ve hizmet üreterek belediyenin mal varlığının artmasına katkıda bulunmuşlardır. Bütün bunlar göz önüne alınarak ödemenin haliyle kabulü ile (...) tazmin hükmünün kaldırılmasına" denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Dilekçede, kendileri tarafından yapılan hesaplamalara göre personel giderlerinin %30'un altında olduğu ve bu nedenle 2011 yılında personel alımının gerçekleştirildiği, personel giderlerinin %30 oranını aştığının kabul edilmesi halinde, bu artışın sebebinin yeni personel alımından değil; tahmin edilemeyen fazla emeklilik, ölüm gibi nedenler ile merkezi hükümetin yapmış olduğu zamlar ve ek ödemelerden kaynaklandığı, ayrıca şehir nüfusunun artması nedeniyle ihtiyaçların arttığı bu nedenle personel alımına ihtiyaç duyulduğu, alınan yeni personelin hizmetinden yararlanılması karşılığında personel ödemesinin gerçekleştirildiği bu nedeniyle yapılan ödemenin kamu zararı olmadığı, ifade edilmekte olup; açıklanan nedenlerden dolayı 5. Dairenin 20 numaralı ilamının 4 üncü maddesinde hükmedilen toplam …. TL kamu zararının tazmini hükmünün kaldırılması, talep edilmektedir.

5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında, belediyenin yıllık personel giderlerinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 sayılı Kanuna göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde otuzunu aşamayacağı, yeni personel alınması nedeniyle bu oranın aşılması halinde oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edileceği, belirtilmektedir.

Belediyenin 2010 yılı kesinleşmiş bütçe gelirinin ilgili yıl yeniden değerleme oranı kadar artırıldıktan sonra bulunan tutarın %30*u, yani en fazla yapılabilecek personel giderinin ….. TL olması gerektiği halde, 2011 yılında gerçekleşen personel giderinin ….. TL olduğu, personel giderlerinin bir önceki yıl bütçe gelirlerinin %32 sine karşılık geldiği, dolaysıyla bu hesaplamadan Kanunla belirlenen %30' luk sınırın aşıldığı görülmektedir.

Yapılan savunmada, 2011 yılında belediyeye 40 adet memur ve sözleşmeli personel alımının yapıldığı kabul edilmekte olup, alınan bu personelin belediyeye toplam brüt maliyetinin ….. TL olduğu yapılan hesaplamalardan anlaşılmaktadır.

İçerisinde bulunulan yıl gelirleri ve başka kriterler esas alınarak yapılan hesaplamalara ve personel alımının zorunlu olduğunu ifade eden savunmaya katılması mümkün değildir.

Bu nedenle Üst Yönetici … 'nun avukatı aracılığıyla yapmış olduğu talebinin reddedilerek tazmin hükmünün onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı” şeklinde görüş belirtmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

İlamda; 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre belediyenin kesinleşmiş 2010 yılı bütçe geliri( ….TL )’ nin yeniden değerleme oranı kadar (%7,7) artırıldıktan sonra bulunan tutarın (… TL ) % 30’unun … TL olduğu; 2011 yılı gerçekleşen personel giderinin ise …. TL olduğundan, personel giderinin bir önceki yıl bütçe gelirinin %32’ si oranında olduğunun anlaşıldığı; bu durumda Kanunda belirtilen % 30 sınırı aşılmış olduğu,

2011 yılında belediyeye 40 adet personel alımı yapıldığı, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49.maddesinin 8.fıkrasının ihlali nedeniyle …. TL. lik farkın … TL.’ sinin memur ve sözleşmeli personele toplu sözleşme ile ödenen sosyal denge ödemesinden kaynaklandığı, 2011 yılında belediyeye yeni alınan memur ve sözleşmeli personelin toplam brüt maliyetinin (. olduğu, % 30'luk sınırın yeni alınan personele yapılan giderler nedeniyle aşıldığı, belirtilmektedir.

Belediyeler genel olarak kamu hizmetlerini kendi personelleri aracılığıyla yerine getirmektedir. Bu kapsamda belediyelerin bu personellerine çeşitli adlar altında ödediği personel giderleri bulunmakta ve bu gider kalemleri de her geçen gün artmaktadır. Belediye yönetimlerinin gelişigüzel bir şekilde personel istihdamı yapmamaları için çeşitli kanunlarda özellikle de 5393 sayılı Belediye Kanununda sınırlamalar ve kurallar getirilmiştir.

Bu meyanda, 5393 sayılı Belediye Kanununun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49.maddesinin sekizinci fıkrasında temel kural belirlenmiştir. Buna göre;

“Belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde otuzunu aşamaz. Nüfusu 10.000'in altında olan belediyelerde bu oran yüzde kırk olarak uygulanır. Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz. Yeni personel alımı nedeniyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilir. Personelin her türlü alacakları zamanında ve öncelikle ödenir.”

İlamda tespit 2011 yılına ilişkin olarak yapıldığına göre, “gerçekleşen en son yıl bütçe geliri”, 31.12.2010 tarihi itibariyle muhasebe sisteminde yer alan “800 Bütçe Gelirleri Hesabı” alacak bakiyesi (diğer bir ifadeyle mevzuatı gereğince bütçe geliri olarak nakden veya mahsuben yapılan tüm tahsilatlar) ile özdeştir. Aslında bu rakam kesin hesapta yer alan rakamla aynı olmak zorundadır. Ancak, kesin hesap sonradan çıktığı için, 1 Ocak 2011 tarihi itibariyle gerçekleşen en son yıl(2010 yılı) bütçe geliri rakamı aslında nettir ve bir yıl boyunca bu rakam geçerlidir.

Belediye muhasebe kayıtlarında yer alan “830 Bütçe Giderleri Hesabının “ “01 Personel Giderleri” ayrıntısı, bize toplam personel giderlerini vermektedir.

İlam hükmüne esas konu, bahsi geçen mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirildiğinde;

Öncelikle, 2011 yılında Belediyeye alınan personel giderinin toplam tutarı konusunda ihtilaf vardır. İlamda, 2011 yılında belediyeye yeni alınan memur ve sözleşmeli personelin toplam brüt maliyetinin …. TL. olduğu belirtilmektedir. Oysa, savunmalarda; “Denetçi raporunda, Belediye Kanununun 49. maddesinin 8. fıkrasının ihlali nedeniyle ….. TL'si memur ve sözleşmeli personele toplu sözleşme ile ödenen sosyal denge ödemesinden kaynaklandığı belirtilerek ayrı bir madde ile sorgu yapıldığı, ‘2011 yılında belediyeye yeni alınan memur ve sözleşmeli personelin toplam brüt maliyetinin ……. TL olmaktadır’ denildiği, ancak toplam farktan sosyal denge ödemeleri çıkarıldığında …..TL olduğu, Bu durumda iki hesap arasında bulunan ……-TL farkın nereden kaynaklandığının açıklanması gerektiği” belirtilmiştir.

Diğer taraftan; savunmalarda, Denetçi Raporunun 2.maddesinde, ……-TL'nin hem gelir hem de gider olarak işlenmesi gerektiğinin belirtildiği; Taslak Rapor’da “Bulgu-3” te ise niteliği belli olmayan ……-TL gelirin gelir hesabına işlenmesi gerektiği halde işlenmediğinin belirtildiği, bu durumda personel giderlerinin % 30 oranını aşmasına ilişkin hesaplamalara toplam …….-TL'nin de dahil edilmesi halinde belediyenin gelirlerinin daha yüksek olacağının açık olduğu, ifade edilmiştir.

Öncelikle, bu hususların açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Diğer bir husus olarak; “belediyenin yıllık toplam personel giderleri” ancak yıl sonu itibariyle netleşip kesin halini alacağına ve bu durumda yasal sınırın aşılıp aşılmadığı ancak yıl sonunda belli olacağına göre; 2011 yılı başında ve ilerleyen aylarda henüz aşılmamış olan sınırın, yıl sonu itibariyle aşılıp aşılamayacağı da önceden belli olmadığına göre, personel alımının yapıldığı ayda veya aylarda aşılmamış olan; ancak, aylar itibariyle yapılacak ödemelerle son aylarda veya yıl sonunda gerçekleşmesi muhtemel olan sınır aşımından dolayı-sonucu öngöremedikleri gerekçesi ile- uygulayıcıların sorumlu tutulup tutulamayacağı sorunu önem kazanmaktadır. Kanun hükmünde bu konuda açıklık olmayıp, bu hususlar başka bir mevzuatla veya düzenleyici işlem ile de açıklığa kavuşturulmamıştır. İlam hükmünde de, bu konuda bir açıklama veya yorum yapılmamıştır.

Diğer taraftan; yıl sonu itibariyle gerçekleşmiş personel gideri toplamının yasal sınırı aştığı tespitine istinaden, o yıl içerisinde yeni alınmış olan personele yıl boyunca yapılmış olan bütün giderlerin kamu zararı olarak alınıp alınamayacağı hususunun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

İlamda, 2011 yılı sonunda yapılan tespit ile 2011 yılına ilişkin gerçekleşen personel gideri yıl sonu itibariyle …… TL olduğundan, personel giderinin bir önceki yıl bütçe gelirinin %32’ si oranında gerçekleştiği; dolayısı ile Kanunda belirtilen % 30 sınırının aşılmış olduğu gerekçesiyle, 2011 yılında alındığı iddia edilen memur ve sözleşmeli personelin yıllık toplam brüt maliyeti olduğu belirtilen …….. TL için Dairece tazmin hükmolunmuştur.

Ancak; Dosyada bulunan belgeler üzerinde yapılan incelemede, Belediyeye alınan 40 adet personelden;

9 adedinin nakil yolu ile gelmiş memurlar olduğu (1,2,3,4 ve 6.aylarda birer kişi,8.ayda 2 kişi,9.ayda 1 kişi,11.ayda 1 kişi)

4 adet personelin daha önce sözleşmeli iken 4. ayda memur kadrosuna geçirildikleri,

26 adedinin (itfaiye eri) 4. ayda alınıp göreve başlatıldığı,

15 Nisan 2011 itibariyle 34 adet personelin göreve başlamış durumda olduğu,

1 adet personelin 6. ayda alınıp göreve başlatıldığı,

Anlaşılmıştır.

Bu durumda, ilk defa yapılan alımların büyük çoğunluğu Nisan ayında yapıldığına göre, yasal sınırın aşılıp aşılmadığına ilişkin kıyaslamanın öncelikle bu ay itibariyle yapılması gerektiği düşünülmektedir. Bunun için de Mart ayına ilişkin Mizan kayıtlarından, Mart ayı sonu itibariyle gerçekleşmiş bütçe giderleri toplamının tespit edilerek, alımların yapıldığı 15 Nisan 2011 tarihi itibariyle belirlenen tutarın yasal sınırı aşıp aşmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Daha sonra ise, takip eden aylarda her ay sonu mizan tutarı itibariyle kıyaslama yapılarak, yeni alımı yapılan personele yasal sınırın aşıldığı aydan itibaren yapılan ödemelerin kamu zararı olup olamayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan; Belediyeye alınan 40 adet personelden, 9 adedinin nakil yolu ile gelmiş memurlar olduğu (1,2,3,4 ve 6. aylarda birer kişi, 8.ayda 2 kişi, 9.ayda 1 kişi, 11.ayda 1 kişi) anlaşılmıştır. Bunun “yeni personel alımı” olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Diğer bir husus olarak; sorumlular, 2011 yılında personel giderlerinin % 30 oranını aştığının kabulü halinde, sınırın aşılmasının nedeninin yeni personel alınması olduğu hususunun net olarak tespit edilmediğini; sınırın aşılmasının nedeninin tahmin edilenden fazla emeklilik, ölüm gibi nedenler ile merkezi hükümetin personele yaptığı zamlar ve ek ödemeler olduğunu,

2011 yılı içinde toplam 15 personelin emekliye ayrıldığını, emeklilik, ölüm ve istifa nedeniyle personele ödemede bulunulduğunu, emekli olacakların sayısı ile ölüm ve istifa durumunun öngörülmesinin mümkün olmadığını, Personel giderleri içinde bulunan ölüm ve emeklilik gibi nedenlerle kıdem tazminatı ve benzeri ödemeler kapsamında 2011 yılında toplam …. TL harcama yapıldığını, çeşitli eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin Belediyede stajlarını yapmaları karşılığında personel giderleri kapsamında ……-TL ödeme yapıldığını, personel giderlerinin öngörülenden fazla çıkmasının nedeninin yeni personel alımı değil, öngörülemeyen yeni personel giderlerinin ortaya çıkması olduğunu,

Belirtmişlerdir.

Bu hususların da değerlendirmede göz önüne alınması; belirlenmiş olan yasal sınırın aşılmasında önceden öngörülemeyen bu ödemelerin etkin olup olmadığının ve bu nedenle kişilere sorumluluk yüklenip yüklenemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla; 20 sayılı İlamın 4 üncü maddesi ile …..-TL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün BOZULARAK, anılan hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın ilgili Sayıştay Dairesine TEVDİİNE

(Üye …. ın, Kurulun “bozma “kararına katılmakla birlikte;

İlamda, yıl sonunda yapılan tespit ile 2011 yılına ilişkin gerçekleşen personel gideri yıl sonu itibariyle ….. TL olduğundan, personel giderinin bir önceki yıl bütçe gelirinin yeniden değerlenmiş tutarının %32’ si oranında gerçekleştiği; dolayısı ile Kanunda belirtilen % 30 sınırının aşılmış olduğu gerekçesiyle,2011 yılında alındığı iddia edilen memur ve sözleşmeli personelin yıllık toplam brüt maliyeti olduğu belirtilen …...-TL için Dairece tazmin hükmolunduğu anlaşılmıştır.

Öncelikle, hesaplamaya esas alınan “01.01.2010-31.12.2010 Tarihli Mizan”da yer alan bütün hesapların borç ve alacak tutarlarının eşit olduğu ve bu hesapların hiçbirisinin borç ve alacak kalanı vermediği; dolayısıyla Mizan’ın sağlıklı olarak düzenlenmediği görülmüştür.

Dosyada bulunan belgeler üzerinde yapılan incelemede, Belediyeye yeni alındığı belirtilen 40 adet personelden;

9 adedinin nakil yolu ile gelmiş memurlar olduğu (1,2,3,4 ve 6.aylarda birer kişi,8.ayda 2 kişi,9.ayda 1 kişi,11.ayda 1 kişi)

4 adet personelin daha önce sözleşmeli iken 4.ayda memur kadrosuna geçirildikleri,

26 adedinin (itfaiye eri) 4.ayda alınıp göreve başlatıldığı,

15 Nisan 2011 itibariyle 34 adet personelin göreve başlamış durumda olduğu,

1 adet personelin 6.ayda alınıp göreve başlatıldığı,

Anlaşılmıştır.

Bu durum karşısında, Kanun hükmünün nasıl anlaşılacağı ve buna göre uygulamanın nasıl yapılacağı sorunu ortaya çıkmaktadır:

2011 yılı içerisinde yapılan personel alımlarının büyük çoğunluğu Nisan ayında yapıldığına göre, yasal sınırın aşılıp aşılmadığına ilişkin kıyaslamanın öncelikle bu ay itibariyle yapılması gerektiği düşünülmektedir. Bunun için de Mart ayına ilişkin Mizan kayıtlarından, Mart ayı sonu itibariyle gerçekleşmiş bütçe giderleri toplamının tespit edilerek, alımların yapıldığı 15 Nisan 2011 tarihi itibariyle belirlenen tutarın yasal sınırı aşıp aşmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Daha sonra ise, personel alımlarının yapıldığı Haziran (1personel),Ağustos (2 personel), Eylül (1 personel) ve Kasım (1 personel) ayları itibariyle bu değerlendirmenin yapılması gerekmektedir.

Diğer taraftan; yukarıda belirtildiği üzere, Belediyeye alınan 40 adet personelden, 9 adedinin nakil yolu ile gelmiş memurlar olduğu (1,2,3,4 ve 6.aylarda birer kişi,8.ayda 2 kişi,9.ayda 1 kişi,11.ayda 1 kişi) anlaşılmıştır. Bunun “yeni personel alımı” olarak değerlendirilemeyeceği düşünülmektedir.

Yine, naklen gelen personel dışında,6.ayda alınan 1 personel hariç diğer bütün personelin,15.04.2011 ve daha öncesinde göreve başlatıldıkları anlaşılmıştır. Yasal sınırın aşılıp aşılmadığına ilişkin kıyaslamanın bu tarih itibariyle yapılması gerektiği düşünüldüğünde, yasal sınırın aşılmadığı anlaşılmaktadır.

Yeni personel istihdamında oran aşılmıyorsa sonraki aylarda oluşan personel giderlerinin kümülatif artışı sonucu bu oranın aşılmasında mali yaptırımın olamayacağı düşünülmektedir. Önemli olan yeni personel alımındaki oranın aşılıp aşılmamasıdır. Hesaplanan her oran hesaplanan zamana göre değişiklik gösterecektir. Örneğin Nisan ayındaki oran ile Ekim ayındaki (personel gideri artışı olduğu için) oran ile aynı olmayacaktır. Bu nedenle her yeni personel alımında bu oran hesaplanması gerekmektedir.

Bu durumda, takip eden aylarda her ay sonu mizan tutarı itibariyle kıyaslama yapılarak, yasal sınırın aşıldığı aydan itibaren yapılan sadece yeni alımı yapılan personele ilişkin ödemelerin kamu zararı olup olamayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan; sorumlular konu ile ilgili olarak savunmalarında;

Belediyenin 2011 yılı personel giderlerinin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49.maddesinin 8. fıkrası hükmüne uygun olarak yasal sınırlar içinde gerçekleştiğini, "Personel Giderlerinin Bütçe İçindeki Oranını Gösterir Cetvel" de görüldüğü üzere; 2011 yılı personel bütçe ödeneği …..-TL olup 2010 yılı net bütçe gelirinin …..TL, yeniden değerlendirme oranına (%7,7)'ye göre ……TL. değerlendirildiğini ve toplam net bütçe gelirinin …..-TL olduğunu, bu durumda personel giderleri oranının % 28,15 olduğunu,

Belediyenin 2010 yılı "Gerçekleşen Personel Giderlerinin Bütçe İçindeki Oranını Gösterir Cetvel" de görüldüğü üzere 2010 yılı gerçekleşen personel gideri …..TL olup; 2010 yılı net bütçe gelirinin …..-TL, yeniden değerlendirme oranı (%7,7 )'ye göre …..TL, değerlendirildiğinde …..TL olduğunu, Bu durumda da personel giderleri oranının % 29,17 olduğunu; yukarıda yapılan her iki açıklamaya göre personel giderleri % 30'un altında olduğu için 2011 yılında personel alımları yapıldığını,

Belirtmişlerdir.

Uygulayıcıların personel alımı sırasında, 2011 yılı personel bütçe ödeneği ile 2010 yılı gerçekleşen personel giderleri tutarını esas alarak 2010 yılı net bütçe gelirinin yeniden değerlendirme oranı ile arttırılmış tutarı ile kıyaslama yaptıkları; yasal sınırın aşılmadığı tespit edildiğinden personel alımını yaptıkları anlaşılmaktadır.

O tarih itibariyle elde mevcut başka veri bulunmadığına ve 2011 yıl sonu itibariyle gerçekleşecek personel gideri tutarı önceden bilinemeyeceğine ve öngörülemeyeceğine göre, bu uygulama makul görülebilir.

Ancak; bahsi geçen Kanun hükmü karşısında, söz konusu kıyaslamanın 2011 yılına ilişkin olarak gerçekleşecek personel giderleri itibariyle yapılması; personel alımının yapıldığı Nisan ayı öncesinde Mart ayı Mizanından başlayarak takip eden aylarda yapılagelmesi ve olabilecek arızi personel giderleriyle birlikte yasal sınırın aşılabileceği ihtimaline binaen önceden hesaplamaların yapılması ve gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Bu meyanda; muhtemel kamu zararı tespitinin de söz konusu yasal sınırın aşıldığı tarihten itibaren ve bu tarihten sonra yapılmış olan yeni personel alımına ilişkin personel giderleri itibari ile yapılmış olması gerekmektedir.

Son olarak; sorumlular savunmalarında;

Şehir nüfusunun artması, yerleşim alanının genişlemesi, mevcut personel yapısının (sayı azlığı, kalifiye eleman eksikliği, vb. nedenlerle) ihtiyaçları karşılayabilecek yeterlilikte ve sayıda olmaması nedenleriyle yeni personel alımı ihtiyacı doğduğunu,

5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 8. fıkrası hükmüne aykırı olarak personel giderinin % 30 dan fazla olduğunun kabulü halinde dahi bir kamu zararından söz etmenin mümkün olmadığını, zira alınan personelin emek ve hizmetinden yararlanıldığını, bu emek ve hizmetleri karşılığında da kendilerine ücret ödendiğini, ayrıca bu personeller eliyle yerine getirilen hizmetlerin ihale edilmesi durumunda daha fazla harcama yapılacağını, ifade etmişlerdir.

Belediyelerde personel alımı, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre gerçekleştirilmekte olup, söz konusu Yönetmeliğin 14.maddesinde; “ Belediye ve mahalli idare birlikleri, bu Yönetmeliğe uygun olarak ihdas edilecek kadro ve pozisyonların kullanımında, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin sekizinci fıkrasını göz önünde bulundurmak zorundadırlar” denilmektedir.

Söz konusu alımların Yönetmelikte belirtilen usule aykırı olduğu yönünde bir tespit yoktur.

Değerlendirme yapılırken bütün bu hususların da göz önüne alınması gerekmektedir” şeklindeki ilave görüşü ile;

Üyeler …… ın;

5393 sayılı Belediye Kanununun “Norm Kadro ve Personel İstihdamı” başlıklı 49. maddesinin 8.fıkrasında; ”Belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde otuzunu aşamaz. Nüfusu 10.000’in altında olan belediyelerde bu oran yüzde kırk olarak uygulanır. Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artış meydana gelmesi sonucunda personel giderinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz. Yeni personel alımı nedeniyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilir. Personelin her türlü alacakları zamanında ve öncelikle ödenir” denilmektedir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 49. Maddesine göre belediyenin kesinleşmiş 2010 yılı bütçe geliri…..’ nin yeniden değerleme oranı kadar (%7,7 ) artırıldıktan sonra bulunan tutarın ….. % 30’u …. TL yapmaktadır. 2011 yılı gerçekleşen personel gideri ise; ….. TL olduğundan personel giderinin bir önceki yıl bütçe gelirinin %32’ si oranında olduğu görülmüştür. Bu durumda Kanunda belirtilen % 30 sınırı aşılmış olmaktadır.

Sorumlu tarafından, kamu zararı oluşmadığına ilişkin iddiası hesaplamaya esas alınan tutarların yanlış alınması nedeniyle hatalıdır. Şöyle ki, son yıl bütçe gelirinin yeniden değerlemesi ile artırılan miktarın, cari yıl personel gideri ile mukayese edilmesi gerekirken, cari yıl personel ödeneği ile mukayese edildiği anlaşılmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. Maddesine göre belediyenin kesinleşmiş 2010 yılı bütçe geliri ….’nin yeniden değerleme oranı kadar (%7,7 ) artırıldıktan sonra bulunan tutarın ….. % 30’u ….. TL yapmaktadır. En son gerçekleşen personel gideri ise(2011 yılında); ….. TL olduğundan; personel giderinin bir önceki yıl bütçe gelirinin %32 si oranında olduğu görülmüştür. Bu durumda Kanunda belirtilen % 30 sınırı aşılmış olmaktadır.

Savunmada, personele tahmin edilemeyen çeşitli ödemelerin yapıldığı ve bu tür giderler nedeniyle personel giderlerinin arttığı ifade edilmekte ise de; Kanun hükmünde, aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi ve personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımının yapılamayacağı açıkça ifade edilmiştir.

Kanunun bu konudaki hükmü açık olup; belirlenen oranın aşılması nedeniyle ortaya çıkan fazlalığın kamu zararı olduğu ve oluşan kamu zararının oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edileceği belirtilmiştir.

Bu nedenlerle, tazmin hükmünün TASDİKİNE karar verilmesi gerekir şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı), Oyçokluğu ile,

Karar verildiği 16.02.2016 tarih ve 41466 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim