Sayıştay 5. Dairesi 38482 Kararı - Sosyal Güvenlik Kurumları Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38482

Karar Tarihi

22 Aralık 2015

İdare

Sosyal Güvenlik Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Sosyal Güvenlik Kurumları

  • Yılı: 2010

  • Daire: 5

  • Dosya No: 38482

  • Tutanak No: 41233

  • Tutanak Tarihi: 22.12.2015

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Mecburi Hizmet Yükümlülüğünü Yerine Getirmeden Görevinden Ayrılma Halinde, Kurumca yapılmış olan masrafların tahakkuk ve tahsilatının yapılmaması.

108 sayılı ilamın 3’üncü maddesi ile; … tarafından bilgilerinin artırılması amacıyla yurtdışına gönderilen İstihdam ve Meslek Uzmanı … mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden görevinden ayrıldığı halde, kendisi için Kurumca yapılmış olan masrafların tahakkuk ve tahsilatının yapılmaması nedeniyle … TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu dilekçesinde özetle;

108 sayılı Sayıştay İlamında; 5018 sayılı Kamu Mali ve Yönetimi Kontrol Kanununun 61. maddesine göre; gelir ve alacakların tahsil sorumluluğunun muhasebe yetkilisinde olması nedeniyle tahsil edilmeyen … TL'nin tarafından tahsil edilmesinin istenildiğini, İlamın 14’üncü sayfasının ikinci paragrafında konuya girilirken "... Kurumca yapılmış olan tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı tespit edilmiştir." denildiğini,

İlamda “tahakkuk ve tahsilattan” bahsedildiğini,

Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları başlıklı 61 inci maddesinde muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumluluklarının;

"Gelirlerin tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması muhasebe hizmetidir.

Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur. 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler.

Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, e) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri. Kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Malî kontrol yetkilisine de bildirilmek şartıyla, belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.

Muhasebe yetkilileri işlemlerine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri muhafaza eder ve denetime hazır bulundurur.

Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin birinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır.

Muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olanlar muhasebe mutemedidir. Muhasebe mutemetleri doğrudan muhasebe yetkilisine karşı sorumludur. Muhasebe mutemetlerinin görevlendirilmeleri, yetkileri, denetimi, tutacakları defter ve belgeler ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" şeklinde belirlendiğini,

Yukarıda belirtildiği üzere, muhasebe yetkilisinin görevleri arasında hiçbir şekilde tahakkuk etme yetkisi ve sorumluluğunun bulunmadığını,

14.06.2007 tarihli ve 5189/1 Sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının III. SORUMLULAR başlıklı, 5/d Muhasebe yetkilisinin gelir ve alacakları tahsil görevi maddesinde ... açıklanan nedenlerle, idarece ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu tutulacağının belirtildiğini,

Kurumlarında tahakkuk işlerinin, Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı (yeni yapılanmada İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı olarak değiştirildiğini) bünyesinde bulunan Tahakkuk ve Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğünün görevleri arasında yer aldığını,

… ile ilgili tüm işlemlerin (yurt dışı görevlendirmesi, Kurumdan ayrılması, ödenmesi gereken harcırah miktarı vs.) İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü, dolayısıyla ilgilinin görevlendirmesi sonucu mecburi hizmet görmesi ve bu hizmet görülmemiş ise kendisinden tahsil edilmesi gereken tutarın ilgili Başkanlıkça tahakkuk ettirilerek, muhasebe biriminden tahsil edilmesinin talep edilmesi gerektiğini,

Ayrıca, ilgilinin yurtdışına gönderilmesi sonucu İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığınca kendisinden .... TL’lik senet alınmış olup (böyle bir senedin alındığından bilgim bulunmamaktadır), 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Yurtdışı Eğitim Masraflarının Tahsili" ve 01.02.1974 tarihli ve 14786 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan; Yetiştirilmek Amacıyla Yurtdışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmeliğin "Mecburi Hizmet" başlıklı 20 inci maddesine göre ilgili Başkanlıkça herhangi bir işlem yapılmadığının görüldüğünü,

… 02.07.2010 tarihinde Kurumdan ayrıldığını, o gün itibarıyla kendisi ile ilgili bir borç tahakkuku yapılmadığından, sistemde yapılan kontrolde herhangi bir borcu görülmediğini, İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığınca bugün itibarıyla da bir borç tahakkuku yapılmamış olmakla birlikte, 11.11.2011 tarih ve 2010/T.06100/26/2379 sayılı sorgulama yazısının, İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığınca 16.12.2011 tarih ve 232104 sayılı yazısı ile Muhasebe Şube Müdürlüğüne (Yeni yapılanmada adı Muhasebe Kesin Hesap ve Raporlama Şube Müdürlüğü olarak değiştirilmiştir) gönderilmesi nedeniyle, Muhasebe Şube Müdürlüğünce 9905 no'lu Muhasebe İşlem Fişi ile 20.12.2011 tarihi itibarıyla ilgilinin borçlandırıldığını ve bu durumun kendisine 20.12.2011 tarih ve 324071 sayılı yazı ile bildirildiğini,

Diğer taraftan, ilgilinin Kurumdan ayrıldığı tarihte muhasebe yetkililiği görevi devam etmekle birlikte 03.02.2011 tarihi itibarıyla yapılan değişiklikle, Muhasebe Şube Müdürlüğündeki görevinden ayrılarak, Levazım Şube Müdürlüne (Yeni yapılanma ile adı Satın Alma Şube Müdürlüğü olmuştur.) görevlendirmesinin yapıldığını dolayısıyla sorgulamanın yapılması ve borçlandırmanın yapıldığı tarih itibarıyla da Muhasebe Yetkililiği görevinin bulunmadığını,

5018 sayılı Kamu Mali ve Yönetimi Kontrol Kanununun 61 inci maddesinde; muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları arasında tahakkuk etme görev ve yetkisi bulunmaması ve ilgiliye Kurumdan ayrıldığı tarih itibarıyla herhangi bir borç tahakkukunun yapılmamış olması, yazılı olarak bir borç tahsilatının talep edilmemesi ve sistem üzerinde de bir borç görünmemesi nedeniyle tahsilat işleminin yapılamadığını belirterek 108 numaralı ilam ile tarafına müştereken ve müteselsilen … TL kamu zararının ödenmesine ilişkin hükmün ortadan kaldırılmasını istemiştir.

Başsavcılık; “Dilekçede 5018 sayılı Kanunun 61’inci maddesindeki muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumluluklarına değinilerek, muhasebe yetkilisinin hiçbir şekilde tahakkuk ettirme yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, ayrıca 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında da muhasebe yetkilisinin tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş alacakların takip ve tahsil edilmesinden sorumlu olduğunun belirtildiği, Kurumlarında personel işlemlerine ilişkin tahakkuk ve diğer işlemlerin Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Tahakkuk ve Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından yerine getirildiği, ilgili personelin mecburi hizmet yükümlülüğüne ilişkin borcunun görevli şube tarafından tahakkuku yapılarak Muhasebe Şube Müdürlüğüne bildirilmesi gerektiği, herhangi bir borç tahakkukunun ve tahsilat talebinin yapılmamış olması nedeniyle takip ve tahsilatın yapılmadığı, sorgu üzerine ilgili Şube tarafından tahakkuk işlemi yapılarak Muhasebe Şube Müdürlüğüne bildirildiği ve muhasebe birimi tarafından da kayıtlara alınarak ilgili kişinin borçlandırıldığı ve borç takibine başlandığı ifade edilmekte olup; açıklanan nedenlerden dolayı kamu zararının ödenmesine ilişkin hükmün kaldırılması talep edilmektedir.

Muhasebe yetkilisi … yapmış olduğu savunmasına katılınmakta olup, ilgili personelin mecburi hizmet yükümlülüğünden eksik kalan kısımla ilgili borç tahakkuk işlemi yapılarak muhasebe birimine bildirilmeden muhasebe yetkilisinin takip ve tahsil işlemini gerçekleştiremeyeceği düşünüldüğünden bu konuda muhasebe yetkilisinin sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Bu nedenle, sorumluların yeniden belirlenmesini teminen dosyanın dairesine geri gönderilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.

38566 nolu dosya ile 108 sayılı ilamın 3’üncü maddesine karşı temyiz talebinde bulunan Üst Yönetici … ise temyiz dilekçesinde özetle;

Konuyla ilgili olarak 11.11.2011 Tarihli ve 2010/T.06100/26/2381 sayılı sorgulama yazısına, 16.12.B 2011 tarih ve 321183 sayılı yazıları ile "Mecburi görev yükümlülüklerini yerine getirmeden Kurumumuzdan ayrılan …, ayrılış tarihi itibarıyla herhangi bir borç tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle ilgiliden tahsilat yapılmadığı belirtilmiş ve oluşan kamu zararının nedenlerinin açıklanmıştı.

Sorgu aşamasında savunma olarak;

"… Kalkınma Ajansı Genel Sekreterliğinin 20.05.2010 tarih ve 2010/67 sayılı yazısında; Kurumumuz İstihdam ve Meslek Uzmanı …, 10-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında yapılan personel alım sınavında başarılı olduğu ve Ajanslarında 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında Uzman olarak çalışmasının uygun görüldüğü bildirilmiş ve gerekli iznin verilmesi talep edilmiştir.

Adı geçenin Kurumumuzun uzman nitelikli personel ihtiyacı, 01.06.2010-30.06.2010 tarihleri arasında yurtdışı staj görevi olması ve Kurumumuz Destek İşlemleri El Kitabının 4.1.1-f/3 üncü maddesinde; "İstihdam ve Meslek Uzmanları ve Yardımcılarının başka kurum ve kuruluşlarda eş değer unvanlı kadroya görevlendirilmelerine ya da eş değer unvanlara naklen geçişlerine muvafakat edilmeyeceği" hükmü gereğince muvafakatinin verilmesi uygun görülmemiştir. Durum anılan Ajansa 02.06.2010 tarih ve 171337 sayılı yazımızla bildirilmiştir.

Bu defa adı geçenin konu ile ilgili Ankara 13. İdare Mahkemesinde açmış olduğu davada; mahkeme tarafından 23.06.2010 tarih ve 2010/822 esas sayılı kararı ile yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Anılan mahkeme kararının uygulanmasını teminen 01.07.2010 tarih ve 201586 sayılı yazımız ile muvafakati verilmiştir.

… Kalkınma Ajansı Genel Sekreterliğinin 20.07.2010 tarih ve 2010/155 sayılı yazısında; adı geçenin 05.07.2010 tarihinden geçerli İş sözleşmesi imzalandığı belirtilerek ilgilinin Kurumumuzdan ayrılışı istenilmiş olup, 02.07.2010 tarihinde de Kurumumuzdaki görevinden ayrılmıştır.

Sonuç olarak,

…’ın … Kalkınma Ajansı Genel Sekreterliğinde işe başlama hakkını, Kurumun muvafakati olmadan dava açarak elde ettiği,

Adı geçenin Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinin bulunduğu,

Şu anda görev yaptığı Kurumun bir kamu kurumu olduğu,

Göz önünde bulundurulduğunda … için yapılan masrafların bir kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceğini takdirlerinize arz ederim."

Şeklinde cevap verdiğini,

Ancak tarafına çıkartılan 14.05.2013 tarih ve 2010-108 sayılı Sayıştay İlamında; 5018 sayılı Kamu Mali ve Yönetimi Kontrol Kanununun 11 inci maddesine göre üst yöneticilerin, kamu kaynaklarının kayıp ve kötüye kullanılmasını önlemekten sorumlu olduğundan bahisle bilgisinin artırılması amacıyla yurtdışına gönderilen İstihdam ve Meslek Uzmanı … mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden görevinden ayrıldığı halde; kendisi için yapılan masrafların eksik kalan mecburi hizmet yükümlülüğü ile orantılı kısmı olan 20.381,33 TL'nin Üst Yönetici (Genel Müdür) olarak tarafından ve Muhasebe Yetkilisi … müştereken ve tahsil edilmesinin istenildiğini,

…, 11/11/2011 tarih ve 2010/T.06100/26/2381 sayılı sorgulama yazısının, İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığınca 16/12/2011 tarih ve 232104 sayılı yazı ile Muhasebe Kesin Hesap ve Raporlama Şube Müdürlüğüne gönderilmesi sonucunda 9905 no'lu Muhasebe İşlem Fişi (Ek-1) ile 20/12/2011 tarihi itibarıyla borçlandırıldığını ve bu durumun kendisine 20.12.2011 tarih ve 324071 sayılı yazı ile bildirildiğini (Ek-2),

… Ankara 13. İdare Mahkemesinde açmış olduğu davada; mahkeme tarafından 23/06/2010 tarih ve 2010/822 esas sayılı karar ile yürütmeyi durdurma kararı verildiğini (Ek-3),

Anılan mahkeme kararının uygulanmasını teminen 01/07/2010 tarih ve 201586 sayılı yazı ile ilgiliye muvafakatnın verildiğini,

Söz konusu mahkeme kararında "Olayda, her ne kadar davalı idarece, davacının hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle muvafakat verilmemiş ise de; kamu hizmetinin bütünlüğü ve devamlılığı ilkesi gereğince, kamu görevlilerinin özel koşullarına göre verimliliklerinin en yüksek düzeyde olduğu ve hizmetinden en yüksek oranda yararlanılacak bir birimde çalıştırılmaları kamu yararına daha uygun olduğu gibi davacının istediği bir alanda çalışmasının maddi ve manevi varlığının gelişmesine olumlu katkı sağlayacağı ve kamu hizmetinden beklenen faydanın artacağı şüphesizdir." ifadesinin yer aldığını,

… 02.07.2010 tarihinde ilgili mahkeme kararının uygulanmasını müteakip Kurumdan ayrılarak … Kalkınma Ajansı Genel Sekreterliğindeki görevine başladığını,

5449 sayılı Kanun gereğince kurulan Kalkınma Ajanslarının hukuki statüsü incelendiğinde;

Kalkınma Ajanslarının Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz müesseseler olduğu (23.2.2008 tarih ve 26796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30.11.2007 tarih 2006/61 E. 2007/91 K. numaralı Anayasa Mahkemesi Kararı ile) aynı Kanunun "Ajans personelinin nitelik, statü ve hakları" başlıklı maddesinin 3 üncü fıkrasındaki;

"Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan, bu Kanunda belirtilen nitelikleri taşıyanlar, kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakati ile ajansta genel sekreter, iç denetçi veya uzman personel olarak istihdam edilebilir. Bunların kurumlarıyla olan ilişkileri iş akdinin yapılmasıyla son bulur. Bunlara verilecek ücret ile diğer malî ve sosyal haklar yapılacak iş akdi ile belirlenir. Bu şekilde istihdam edilenler, ajanstaki görevleri sona erdiğinde, öğrenim durumları, hizmet yılı ve unvanları dikkate alınarak önceki kurumlarında kariyerlerine veya durumlarına uygun boş bir kadro veya pozisyona en geç üç ay içinde atanırlar ve herhangi bir işleme gerek kalmaksızın en geç bir ay içerisinde göreve başlatılırlar." hükmü birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar … Kurumla ilişiği kesilse de göreve başladığı kurumun Kamu kurumu olması ve ilgili mevzuatlarında çalışan personelin görevi sona erdiğinde eski kurumunda göreve başlatılmasının amir hüküm olarak yer aldığı anlaşıldığından konunun Devlet Memurları Kanununun 79 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası çerçevesinde değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığını,

Sonuç olarak;

  1. …’ın … Kalkınma Ajansı Genel Sekreterliğinde işe başlama hakkını, Kurumun muvafakati olmadan dava açarak elde ettiği,

  2. Adı geçenin Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinin bulunduğu,

  3. Şu anda görev yaptığı Kurumun bir kamu kurumu olduğu,

  4. Bu durum karşısında … için yapılan masrafların bir kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceği,

  5. Ayrıca … İdare (…) tarafından 9905 no'lu Muhasebe İşlem Fişi (Ek. 1) ile 20/12/2011 tarihi itibarıyla borçlandırıldığı ve bu durumun kendisine 20.12.2011 tarih ve 324071 sayılı yazı ile bildirildiği,

Hususları ve Sayıştay Başkanlığınca resen nazara alınacak nedenler birlikte değerlendirilerek ilam ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Başsavcılık;

“657 sayı Devlet Memurları Kanununun Ek 34’üncü maddesinde;

"İlgili kanunlarına göre; öğrenim yapmak, yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak, staj yapmak veya benzeri bir nedenle geçici süreli görevlendirilmek suretiyle, üç ay veya daha fazla süre ile yurtdışına gönderilen kamu personeli yurtdışında bulundukları sürenin iki katı kadar mecburi hizmetle yükümlüdürler." hükmü, Yetiştirilmek Amacıyla Yurtdışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmeliğin 20’nci maddesinde de;

"Bu yönetmelik hükümlerine göre yurt dışına gönderilenler yurtdışında kaldıkları sürenin iki katı kadar, kurumlarına mecburi hizmetle yükümlüdürler...." ifadesi, yer almaktadır.

Mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, yurtdışına gönderilen memurların, yurtdışında kaldıkları sürenin iki katı kadar kendi kurumlarına hizmet yükümlülüğü bulunmaktadır. Personelin başka bir kamu kurumuna geçmiş olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır.

Yapılan savunmadan, adı geçen kurumun belirtilen kamu alacağını kayıt altına aldığı ve takibat işlemlerine başladığı anlaşılmakta olup, bu işlemlerin yapılıyor olması Sayıştay yargılamasına engel teşkil etmediği düşünülmektedir.

Bu nedenle … talebinin reddedilerek tazmin hükmünün onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.

Sorumlu Başsavcılık karşılamasına cevaben verdiği ikinci dilekçesinde özetle;

Sayıştay Başsavcılığının 11.10.2013 tarih ve 13841-22589 sayılı karşılamalarında personelin başka bir kamu kurumuna geçmiş olmasının kendi kurumlarına mecburi hizmet yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, 657 sayılı Devlet memurları Kanunun ek 34 üncü maddesi ile "Yetiştirilmek Amacıyla Yurt Dışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmeliğin" 20 nci maddesine dayanılarak belirtildiğini,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun Ek 34 üncü maddesinin yurt dışı eğitim masraflarının tahsiline ilişkin konuları düzenlendiğini, mecburi hizmet ve mecburi hizmetin başka kamu kurumlarına devrine ilişkin hususların ise aynı Kanunun 224 üncü maddesinde düzenlendiğini,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun "Mecburi hizmet" başlıklı 224 üncü maddesinin sondan bir önceki fıkrasında;

"(Değişik fıkra: 14/01/1988 - KHK - 311/2.md.) Yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere 3 ay ve daha fazla süre ile dış memleketlere gönderilen memurlara gönderilme şekillerine bakılmaksızın yurtdışında kaldıkları sürenin iki katı kadar mecburi hizmet yüklenir. " denildiğini,

Aynı Kanunun son fıkrasında ise mecburi hizmet yükümlülüğünün devrinin mümkün olduğu belirtilerek;

“Mecburi hizmet yükümlülüğünün 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin a,b,d fıkraları kapsamına giren kurumlar arasında devri mümkündür..." denildiğini,

160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanun 217 sayılı K.H.K nın 30’uncu maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, 160 sayılı Kanunun 4’üncü maddesine yapılan atıfların 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesine yapılmış sayıldığını,

Diğer taraftan 5449 sayılı Kanunun 3’üncü maddesine istinaden kurulan Bölge Kalkınma Ajanslarının 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesi kapsamında bulunduğundan ilgilinin mecburi hizmet yükümlülüğünün geri kalan kısmının görev yaptığı … Kalkınma Ajansında tamamlamasının kanuna uygun olduğunu,

Bu konu ile ilgili Devlet Personel Başkanlığının vermiş olduğu görüşlerde de mecburi hizmet yükümlülüğünün kalan kısmının 217 sayılı KHK kapsamına giren kurumlarda tamamlanabileceğinin öngörüldüğünü,

Sonuç olarak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 224 üncü maddesinde 1988 yılında yapılan değişiklikle yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere 3 ay ve daha fazla süre ile dış memleketlere gönderilen memurlara gönderilme şekillerine bakılmaksızın yurtdışında kaldıkları sürenin iki katı kadar mecburi hizmet yükleneceği ancak bu yükümlülüğün 217 s. KHK kapsamına giren kurumlar arasındaki devrinin mümkün olduğunun belirtildiğini,

Ancak 1975 yılında yürürlüğe giren yönetmelikte bu hususun belirtilmediğini, normlar hiyerarşisine göre yönetmeliklerin kanunlara aykırı olamayacağını ve üst normlara göre hareket edilmesi gerektiğinden bu konu ile ilgili kamu zararı bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılması talebini yinelemiştir.

Başsavcılık İkinci Karşılamasında;

“Dilekçede, 657 sayılı Devlet memurları Kanunun 224’üncü maddesi hükmü, 217 sayılı KHK'nın ikinci maddesi ve Devlet Personel Başkanlığının konuyla ilgili vermiş olduğu görüş çerçevesinde konunun değerlendirilerek ... Daire tarafından 2010/108 numaralı ilam kararıyla verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Adı geçen dilekçi tarafından ileri sürülen hususlar, dilekçesinde belirtmiş ve eklemiş olduğu yeni bilgi ve belgeler çerçevesinde değerlendirilmiş olup; oluşan yeni görüşümüz aşağıda açıklanmıştır.

İlamın konusunu, kurum personeli … geçici süreli yurtdışı görevlendirilmesinin karşılığı olan mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan … Kalkınma Ajansında işe başlaması nedeniyle oluşan yükümlülük tutarının tazmin ettirilmesi oluşturmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun mecburi hizmet yükümlülüğü başlıklı 224 üncü maddesinde;

"Mecburi hizmet yükümlülüğünün 13/12/1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin a, b, d fıkraları kapsamına giren kurumlar arasında devri mümkündür. Mecburi hizmetle yükümlü bulunanlar, yarışma sınavına tabi tutulmaksızın atanırlar. (1)" hükmü yer almakta olup, dip notta da;

"(1)29/11/1984 tarih ve 243 sayılı K.H.K.'nin 55’inci maddesi uyarınca; 13/12/1960 tarih ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine yapılan atıflar, 8/6/1984 gün ve 217 sayılı KHK'nin ilgili maddesine yapılmış sayılmaktadır. Bu bakımdan bu maddede zikredilen 4’üncü madde, 217 sayılı KHK’nin 2’nci maddesi olarak dikkate alınmalıdır." denilmektedir.

217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesinde;

"Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşları şunlardır:

d) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları dışında kalan ve kamu fonu kullanan, özel kanunlarla veya bunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kuruluşları," hükmü yer almaktadır.

Devlet Personel Dairesi Başkanlığının vermiş olduğu görüşlerde de, kurumlarından ayrılarak kalkınma ajanslarında göreve başlayanların kurumlarındaki mecburi hizmet yükümlülüklerinin kalan kısmının ajanslarda tamamlayabileceklerinin değerlendirildiği ifade edilmektedir.

Kalkınma ajanslarının da 217 sayılı KHK'nin 2’nci maddesinin (d) bendi kapsamında olduğu düşünüldüğünden ve Devlet Personel Başkanlığının görüşünün de bu yönde olmasından dolayı, zorunlu hizmet yükümlülüğünün kalan kısmının Batı Akdeniz Kalkınma Ajansına devredilebileceği değerlendirilmektedir. Bu nedenle, dilekçi tarafından ileri sürülen hususların kabul edilerek Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirilmiştir.

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü;

18.06.1984 tarih ve 18435 (M) sayılı R.G.de yayımlanan 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (29/11/1984 tarihli ve 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 55. maddesi uyarınca; 657 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerinde 13/12/1960 gün ve 160 sayılı Kanunun dördüncü maddesine yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddesine yapılmış sayılır.) “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde;

“Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşları şunlardır:

a) Genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idareler ve bunlara bağlı kuruluşlar,

b) İl Özel İdareleri ve belediyeler, bunların birlikleri ve bunlara bağlı iktisadi müesseseler, işletmeler,

c) İktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri,

d) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları dışında kalan ve kamu fonu kullanan, özel kanunlarla veya bunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kuruluşları ve bu nitelikteki bankalar ve bunların en az sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurdukları müessese, ortaklık ve iştirakler,

e) Döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.

Askeri kurum ve kuruluşların 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile ek ve değişikliklerine tabi personeli bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamı dışındadır.” denilmiştir.

25 Ocak 2006 kabul tarihli 5549 nolu Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanunun Kuruluşa ilişkin 3’üncü maddesinde;

“Ajanslar, bölgeler esas alınarak, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile kurulur. Ajans merkezinin bulunacağı il, kuruluş kararnamesinde belirtilir.

EK 1 listede belirtilen bölgelerin yeniden düzenlenmesine ve kurulmuş olan Ajansın kaldırılmasına Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Ajanslar, tüzel kişiliği haiz ve bu Kanunla düzenlenmemiş bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tâbidir.” hükmüne yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Mecburi Hizmet” başlıklı 224’üncü maddesinin son fıkrasında;

“Mecburi hizmet yükümlülüğünün 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun4 üncü maddesinin a, b, d fıkraları kapsamına giren kurumlar arasında devri mümkündür.” denilmiş, 160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanun 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine yapılan atıflar 217 s. KHK’nin 2’nci maddesine yapılmış sayılmıştır.

Sorumlu da yukarıda belirtilen maddelerden hareketle 5449 sayılı Kanunun 3’üncü maddesine istinaden kurulan Bölge Kalkınma Ajanslarının 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesi kapsamında bulunduğundan ilgilinin mecburi hizmet yükümlülüğünün geri kalan kısmının görev yaptığı … Kalkınma Ajansında tamamlamasının kanuna uygun olduğunu, bu konu ile ilgili Devlet Personel Başkanlığının vermiş olduğu görüşlerde de mecburi hizmet yükümlülüğünün kalan kısmının 217 sayılı KHK kapsamına giren kurumlarda tamamlanabileceğinin öngörüldüğünü, dolayısıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 224’üncü maddesi ile yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere 3 ay ve daha fazla süre ile dış memleketlere gönderilen memurlara gönderilme şekillerine bakılmaksızın yurtdışında kaldıkları sürenin iki katı kadar mecburi hizmet yükleneceği ancak bu yükümlülüğün 217 s. KHK kapsamına giren kurumlar arasındaki devrinin mümkün olduğunu ifade ederek dilekçesi ekinde aşağıdaki görüş yazılarına yer vermiştir:

“Mecburi hizmetin devri

Kategori : Mecburi Hizmet

Kanun

Madde(ler) :657/224

Tarih :17 Haziran 2011

Kaynak :32 sayılı bülten, 43. sayfa

Müsteşarlığınızda Planlama Uzmanı olarak görev yapmakta iken … Kalkınma Ajansı bünyesinde görevlendirilmek üzere muvafakat verilen ancak daha sonra görevine dönmesi istenen personelin görevinden istifa talebinde bulunarak adı geçen kurumda görevine devam ettiği belirtilerek, mecburi hizmet yükümlülüğü bulunan ilgilinin bu hizmet yükümlülüğünün görev yaptığı Ajansa devrinin mümkün olduğu hk.

Müsteşarlığınızda Planlama Uzmanı olarak görev yapmakta iken … Kalkınma Ajansı bünyesinde görevlendirilmek üzere muvafakat verilen ancak daha sonra görevine dönmesi istenen personelin görevinden istifa talebinde bulunarak adı geçen kurumda görevine devam ettiği belirtilerek, mecburi hizmet yükümlülüğü bulunan ilgilinin bu hizmet yükümlülüğünün görev yaptığı Ajansa devrinin mümkün olup olmadığı hususundaki ilgi yazı incelenmiştir. Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Mecburi Hizmet" başlıklı 224 üncü maddesinin son fıkrasında ''Mecburi hizmet yükümlülüğünün 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin a,b,d fıkraları kapsamına giren kurumlar arasında devri mümkündür..." denilmekte, 160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanun 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine yapılan atıflar 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesine yapılmış sayılmaktadır. Diğer taraftan, 5449 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine istinaden kurulan Bölge Kalkınma Ajanslarının 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamında bulunduğu değerlendirildiğinden, Müsteşarlığınız bünyesinde Planlama Uzmanı olarak görev yapmakta iken … Kalkınma Ajansı emrinde görevlendirilen ilgilinin özel hukuk hükümlerine tabi Ajansla iş akdi imzalamasıyla 5449 sayılı Kanunun 18 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kurumuyla ilişiği kesildiğinden, görevinden istifa eden ve halen söz konusu Ajanstaki görevine devam eden ilgilinin mecburi hizmet yükümlülüğünün kalan kısmını 217 sayılı KHK kapsamına giren Ajansta tamamlayabileceği değerlendirilmektedir.”

“ÖZET: 1416 sayılı Kanun uyarınca yurt dışında resmi-burslu statüde Bakanlığınız hesabına … Üniversitesi adına ABD'de yüksek lisans öğrenimini tamamlayıp yurda dönen ...'ün, mecburi hizmet yükümlülüğü bitmeden görev süresinin kendiliğinden sona ermesi sonucunda geri kalan mecburi hizmet yükümlülüğünü Bakanlığınızda tamamlayıp tamamlayamayacağına ilişkin 24/09/2007-15331

1416 sayılı Kanun uyarınca yurt dışında resmi-burslu statüde Bakanlığınız hesabına … Üniversitesi adına ABD'de yüksek lisans öğrenimini tamamlayıp yurda dönen ...'ün, mecburi hizmet yükümlülüğü bitmeden görev süresinin kendiliğinden sona ermesi sonucunda geri kalan mecburi hizmet yükümlülüğünü Bakanlığınızda tamamlayıp tamamlayamayacağına ilişkin ilgi yazı ve ekleri incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 224'üncü maddesinin (a) bendinde, yurtiçinde Devlet hesabına okutulan öğrencilerin (Tatiller dahil) öğrenim süreleri kadar mecburi hizmet yükümlülüklerinin olduğu, son fıkrasında ise, "Mecburi hizmet yükümlülüğünün 13/12/1960 talihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin a, b, d fıkraları kapsamına giren kurumlar arasında devri mümkündür. Mecburi hizmetle yükümlü bulunanlar, yarışma sınavına tabi tutulmaksızın atanırlar." hükümlerine yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 06/11/1981 tarihli ve 17506 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 33'üncü maddesinin (a) bendinde, "Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır. Bunlar ilgili anabilim veya anasanat dalı başkanlarının önerisi, Bölüm Başkanı, Dekan, enstitü, yüksekokul veya konservatuar müdürünün olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süre ile atanırlar; atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunlar aynı usulle yeniden atanabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 15/03/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yayımlanarak yürürlüğe giren "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik"in ek 1 'inci maddesinde; "Diğer personel kanunlarına tabi olanların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlere atanmalarında ihraz ettikleri unvanlar, aynı unvanın olmaması halinde öğrenim durumu ve ihraz ettiği unvanla birlikte atanacağı unvan ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü dikkate alınır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin ek 3'üncü maddesinde ise, "Bu Yönetmelik kapsamındaki personelin, en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin görevlere atanmaları, bu Yönetmeliğin üçüncü bölümünde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde eğitime tabi tutulmaksızın yapılacak unvan değişikliği sınavı sonundaki başarısına göre gerçekleştirilir." hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92'nci maddesinde, "İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler. 657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıdaki hükümler çerçevesinde, adı geçen personelin daha önce üniversitelerde araştırma görevlisi kadrolarında en az 2 yıl çalışmış olması ve ilgilinin görev süresinin kendiliğinden sona ermiş bulunması veya istifa etmiş olması ve mevzuatla aranan diğer şartları taşıması kaydıyla, öğrenimle ihraz edilen unvanlı kadrolar ile bahsi geçen Genel Yönetmeliğin kapsamında bulunan "Yönetim Hizmetleri Grubunda" yer alan hiyerarşik kadrolar hariç diğer kadrolara atanmasının, Kurumunuzun takdirinde bulunduğu; bahsedilen 160 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin (a), (b) ve (d) fıkraları kapsamına giren kurumlar arasında mecburi hizmet devrinin mümkün olduğu değerlendirilmektedir.”

“ÖZET: Kalkınma Ajanslarının 217 sayılı KHK kapsamına girip girmediğine ilişkin. (30/10/2009-19125)

Kalkınma Ajanslarının 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (a), (b) ve (d) bentleri kapsamına girip girmediğine ilişkin Başkanlığımızın görüşünü talep eden ilgi dilekçe incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kapsam" başlıklı 2'nci maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşları şunlardır:

a) Genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idareler ve bunlara bağlı kuruluşlar,

b) İl Özel İdareleri ve belediyeler, bunların birlikleri ve bunlara bağlı iktisadi müesseseler, işletmeler,

c) İktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri,

d) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları dışında kalan ve kamu fonu kullanan, Özel kanunlarla veya bunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kuruluşları ve bu nitelikteki bankalar ve bunların en az sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurdukları müessese, ortaklık ve iştirakler,

e) Döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları. Askeri kurum ve kuruluşların 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile ek ve değişikliklerine tabi personeli bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamı dışındadır." hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca, 25/01/2006 tarihli ve 5549 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Kuruluş" başlıklı 3'üncü maddesinde, "Ajanslar, bölgeler esas alınarak, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile kurulur. Ajans merkezinin bulunacağı il, kuruluş kararnamesinde belirtilir. EK 1 listede belirtilen bölgelerin yemden düzenlenmesine ve kurulmuş olan Ajansın kaldırılmasına Bakanlar Kurulu yetkilidir. Ajanslar, tüzel kişiliği haiz ve bu Kanunla düzenlenmemiş bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tâbidir." hükmü; "Genel Koordinasyon" başlıklı 4'üncü maddesinde, "Ajansların ulusal düzeyde koordinasyonundan Devlet Planlama Teşkilatı sorumludur." hükmü ve "Gelirler ve yönetilecek fonlar" başlıklı 19'uncu maddesinde ise, "Ajansın gelirleri ve yöneteceği fonlar şunlardır:

a) Bir önceki yıl gerçekleşen genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından, vergi iadeleri ile mahallî idarelere ve fonlara aktarılan paylar düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden, binde beş oranında her yıl ayrılacak transfer ödeneğinden, Yüksek Planlama Kurulunca her bir ajans için nüfus, gelişmişlik düzeyi ve performans ölçütlerine göre belirlenecek pay.

b) Avrupa Birliği ve diğer uluslararası fonlardan sağlanacak kaynaklar.

c) Faaliyet gelirleri.

d) Bir önceki yıl gerçekleşen bütçe gelirleri üzerinden, bölgedeki il özel idareleri için; borçlanma, tahsisi mahiyetteki gelirler ile genel, katma ve özel bütçeli kuruluşlardan alman yardım kalemleri hariç tutulmak üzere yüzde bir, belediyeler için; borçlanma ve tahsisi mahiyetteki gelir kalemleri hariç tutulmak üzere yüzde bir oranında, cari yıl bütçesinden aktarılacak pay.

e) Bölgedeki sanayi ve ticaret odalarının, bir önceki yıl kesinleşmiş bütçe gelirlerinin yüzde biri oranında, cari yıl bütçesinden aktarılacak pay.

f) Ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarca yapılan bağış ve yardımlar.

g) Bir önceki yıldan devreden gelirler.

Bakanlar Kurulu, il özel idareleri için belirlenen oranı yüzde beşe kadar yükseltmeye ya da bu Kanunda belirlenen oranına kadar indirmeye, belediyeler için belirlenen oranı ise; yarısına kadar indirmeye ya da bu Kanunda belirlenen oranına kadar yükseltmeye yetkilidir." hükümleri yer almakta olup, bu hükümler çerçevesinde kalkınma ajanslarının kamu fonu kullanan kamu kurumu niteliği ortaya çıkmaktadır.

Konuya ilişkin olarak, Anayasa Mahkemesinin E:2006/61, K:2007/91 sayılı Kararında da, "Kalkınma ajanslarının tüzel kişiliği Yasa'yla belirlenmiş, tüzel kişiliğin kuruluşu ise Bakanlar Kurulu kararma bırakılmıştır. 26 adet Düzey 2 İstatistiki Bölge Birimi esas alınarak Bakanlar Kurulu kararıyla kurulması ve kaldırılması öngörülen kalkınma ajanslarının, tüzel kişiliğinin niteliği Yasa'da açıkça belirtilmemekle birlikte, kurulması ve kaldırılması, kamu gücü ve yetkilerin kullanılması, usul ve ayrıcalıklar getirilmesi, gelirleri, merkezi idare ile olan bağlantıları göz önünde bulundurulduğunda birer kamu tüzel kişisi olduğu kuşkusuzdur. Anayasa ve yasalarda kamu tüzel kişiliğine birçok alanda, kuruluş amacına özgü hukuksal durumlar verilmekte, üstün, sınırlı ve kısıtlı yetkiler, haklar, olanaklar sağlanmakta, bağışıklık ve ayrıklık tanınmakta, görevler yüklenmektedir. Ayrıca, kamu tüzel kişileri, nitelikleri ve özellikleriyle bağdaştığı ölçüde, özel hukuk tüzel kişilerinin özel hukuk hükümlerine göre sahip olduğu haklan kullanabileceklerdir. Anayasanın idarenin bütünlüğü ve kamu tüzel kişiliğiyle ilgili 123. maddesinin üçüncü fıkrasında, "kamu tüzel kişiliği ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur" denilmektedir. 5449 sayılı Yasa'ya göre kalkınma ajansları da Yasanın açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulmaktadır." ifadelerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, 5449 sayılı Kanun gereğince kurulan Kalkınma Ajanslarının, 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kapsam" başlıklı 2'nci maddesinin (d) bendinde yer verilen kurum ve kuruluşların kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.”

Ancak;

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Kısım VII. Devlet Memurlarının Yetiştirilmesi bölümünde “Mecburi Hizmet”in işlendiği 224’üncü maddesinde;

“İlgili Bakanlığın isteği, Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi ile Bakanlar Kurulunca belirtilen her derecedeki öğretim kurumları ve öğretim dalları dışında kalan kurum ve dallarda Devlet tarafından okutulanlardan,

a) Yurtiçinde Devlet hesabına okutulan öğrenciler (Tatiller dahil) öğrenim süreleri kadar,

b) Yurtdışındaki öğretim kurumlarında Devlet hesabına öğrenimlerini bitiren öğrenciler (Tatiller dahil) öğrenim sürelerinin iki katı kadar,

Mecburi hizmetle yükümlüdürler.

(Değişik: 14/1/1988 - KHK - 311/2.md.) Yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere 3 ay ve daha fazla süre ile dış memleketlere gönderilen memurlara gönderilme şekillerine bakılmaksızın yurtdışında kaldıkları sürenin iki katı kadar mecburi hizmet yüklenir.

Mecburi hizmet yükümlülüğünün 13/12/1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin a, b, d fıkraları kapsamına giren kurumlar arasında devri mümkündür. Mecburi hizmetle yükümlü bulunanlar, yarışma sınavına tabi tutulmaksızın atanırlar. (1)

((1) 29/11/1984 tarih ve 243 sayılı K.H.K.'nin 55 inci maddesi uyarınca; 13/12/1960 tarih ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine yapılan atıflar, 8/6/1984 gün ve 217 sayılı K.H.K.'nin ilgili maddesine yapılmış sayılmaktadır. Bu bakımdan bu maddede zikredilen 4 üncü madde, 217 sayılı K.H.K.'nin 2 nci maddesi olarak dikkate alınmalıdır.)

denilmiş,

Aynı Kanunun “Yurtdışı Eğitim Masraflarının Tahsili”ne ilişkin Ek 34’üncü maddesinde;

“(Ek madde: 01/08/1996 - 4160/2 md.)

İlgili kanunlarına göre; öğrenim yapmak, yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak, staj yapmak veya benzeri bir nedenle geçici süreli görevlendirilmek suretiyle, üç ay veya daha fazla süre ile yurtdışına gönderilen kamu personeli yurtdışında bulundukları sürenin iki katı kadar mecburi hizmetle yükümlüdürler. Bu şekilde yurt dışına gönderilecek personelden, örneği Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmış "Yüklenme Senedi ile Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedi" alınır.

Anılan personelin mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden veya tamamlamadan görevinden ayrılması, müstafi sayılması ya da bir ceza ile görevine son verilmesi halinde, kendileri için kurumlarınca fiilen döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar aynı döviz cins ve miktarı üzerinden borçlandırılır. Döviz borcu toplamından mecburi hizmetin tamamlanan kısmı için hesaplanan miktar indirilir. Hesaplanan borç miktarı, ilgilinin durumu ve ödettirilecek meblağ dikkate alınarak azami beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Borç miktarı ilgili tarafından Türk Lirası ile ödenir ve yapılan ödeme miktarı tahsil tarihindeki T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilen efektif satış kuru üzerinden dövize çevrilerek yukarıda belirlenen şekilde hesaplanan döviz borcundan mahsup edilir.

…” hükmüne yer verilmiştir.

01.02.1974 tarihli ve 14786 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yetiştirilmek Amacıyla Yurtdışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmeliğin “Mecburi Hizmet” başlıklı 20’nci maddesinde ise;

“Bu yönetmelik hükümlerine göre yurtdışına gönderilenler yurtdışında kaldıkları sürenin iki katı kadar, kurumlarına mecburi hizmetle yükümlüdürler.

…” ifadesi yer almıştır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde;

… Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığında İstihdam ve Meslek Uzmanı olan ilgilinin 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanunla kurulan … Kalkınma Ajansının açtığı sınavı kazanması üzerine adı geçen ajans tarafından …’dan muvafakat olurunun istenildiği ancak Kurum Destek İşlemleri El Kitabının 4.1.1-f/3 üncü maddesinde; "İstihdam ve Meslek Uzmanları ve Yardımcılarının başka kurum ve kuruluşlarda eş değer unvanlı kadroya görevlendirilmelerine ya da eş değer unvanlara naklen geçişlerine muvafakat edilmeyeceği" hükmü gereğince ve hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesi ile muvafakat verilmediği, idarenin bu işleminin dava konusu olduğu, mahkemece yürütmeyi durdurma kararı verildiği, 5449 sayılı Kanun kapsamında uzman olarak çalışmak üzere kurumdan ayrılan … Kurum ile ilişkisinin kesildiği, kadrosundan ayrıldığı, sorumlunun dilekçesinden ilgili kişinin ajans ile iş sözleşmesi imzaladığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; bilgilerini artırmak amacıyla yurtdışına gönderilen memurların yurtdışında kaldıkları sürenin iki katı kadar kendi kurumlarına hizmetle yükümlü bulundukları ve bu süreyi tamamlamadan görevlerinden ayrılan memurlar için yapılan masrafların kalan mecburi hizmet süresiyle orantılı kısmının kendilerinden tahsil edilmesi gerekmektedir.

Buna göre, … tarafından bilgilerini artırmak amacıyla İngiltere’ye gönderilen …’nın 16.12.2009 – 24.04.2010 tarihleri arasında 132 gün bu ülkede bulunması nedeniyle 264 gün mecburi hizmetle yükümlü hale gelmesine karşılık; Türkiye’ye döndüğü tarihten (24.04.2010) 68 gün sonra (02.07.2010) görevinden ayrılmıştır. Görevinden ayrıldığı tarih itibariyle (264 – 68 = ) 196 gün mecburi hizmet yükümlülüğü bulunduğundan, kendisi için Kurumca yapılan giderlerin % 74,2 si oranında (196:264 = 0,742) Kuruma borcu bulunmaktadır.

657 sayılı Kanunun 224 maddesinin son fıkrasında ise, "Mecburi hizmet yükümlülüğünün 13/12/1960 talihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin a, b, d fıkraları kapsamına giren kurumlar arasında devri mümkündür.” denildiği ve

160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanun 217 sayılı KHK’nın 30 uncu maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, 160 sayılı Kanunun 4’üncü maddesine yapılan atıfların 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesine yapılmış sayıldığı, 5449 sayılı Kanunun 3’üncü maddesine istinaden kurulan Bölge Kalkınma Ajanslarının 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesi kapsamında bulunduğu dolayısıyla mecburi hizmet yükümlülüğünün geri kalan kısmının Kalkınma Ajansında tamamlamasının kanuna uygun olduğu ve konu ile ilgili Devlet Personel Başkanlığının vermiş olduğu görüşlerde de mecburi hizmet yükümlülüğünün kalan kısmının 217 sayılı KHK kapsamına giren kurumlarda tamamlanabileceğinin öngörüldüğü belirtilmekte ise de;

Yurt dışına gönderilen kamu personeline mahsus yüklenme senedi ve muteber imzalı müteselsil kefalet senedi bulunduğu,

27.10.2009 tarihinde imzalanan Senedin 1’inci maddesinde;

“… kısmen veya tamamen finanse edilmek suretiyle öğrenim yapmak, yetiştirilmek, eğitilmek, …..ya da benzer bir nedenle geçici süreli görevlendirilmek üzere İngiltere’ye 8 ay süreyle yurt dışına gönderileceğimden aşağıdaki şartların aynen kabulünü ve işbu yüklenme senedi hükümlerinin her ne surette olursa olsun tarafımdan ihlal edilmesi halinde bu yüklenme senedinde yazılı müeyyidelerin hakkımda aynen ve tamamen tatbik edileceğine rıza ve muvafakatımı beyan ederim.”

Senedin 2’nci maddesinde de;

“Yukarıda yazılı maksatla İngiltere’ye gönderildiğim takdirde halen bulunduğum vazifemden devamlı olmak kaydıyla (yabancı dil eğitimi için gerekli süre dahil) her ne surette olursa olsun fiilen alakamın kesildiği tarih ile görevime resmen döndüğüm tarih arasında geçen müddetin iki misli müddetle İŞKUR’un herhangi bir yerde gösterdiği veya göstereceği herhangi bir görevi kayıtsız ve şartsız kabul ve ifa etmeyi şimdiden taahhüt ederim.” denildiği,

Kurum Destek İşlemleri El Kitabının 4.1.1-f/3 üncü maddesindeki; "İstihdam ve Meslek Uzmanları ve Yardımcılarının başka kurum ve kuruluşlarda eş değer unvanlı kadroya görevlendirilmelerine ya da eş değer unvanlara naklen geçişlerine muvafakat edilmeyeceği" hükmü gereğince verilmeyen muvafakat onayının mahkeme kararı ile yürütmesinin durdurulması üzerine ilgilinin … ile ilişiğinin kesildiği, kadrosundan ayrıldığı, ajans ile iş sözleşmesi imzaladığı ve İki kurum arasında hizmet yükümlülüğünün devrine ilişkin bir işlemin yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; bilgisinin artırılması amacıyla yurtdışına gönderilen İstihdam ve Meslek Uzmanının, mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden görevinden ayrıldığı halde; kendisi için yapılan masrafların eksik kalan mecburi hizmet yükümlülüğü ile orantılı kısmının tahakkuk ve tahsilatının yapılmamasının mevzuata aykırı olduğuna;

(...Daire Başkanı …, ...Daire Başkanı … ile Üyeler …, …, … ve …’in;

… Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığında İstihdam ve Meslek Uzmanı olan ilgilinin 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanunla kurulan … Kalkınma Ajansının açtığı sınavı kazanması üzerine adı geçen ajans tarafından … muvafakat olurunun istenildiği ancak hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesi ile muvafakat verilmediği, idarenin bu işleminin dava konusu olduğu, mahkemece yürütmeyi durdurma kararı verildiği, 5449 sayılı Kanun kapsamında uzman olarak çalışmak üzere kurumdan ayrılan … Kurum ile ilişkisinin kesildiği, kadrosundan ayrıldığı, ajans ile iş sözleşmesi imzaladığı anlaşılmaktadır.

Devlet Personel Başkanlığının benzer konuda vermiş olduğu görüş yazısında;

“Müsteşarlığınızda Planlama Uzmanı olarak görev yapmakta iken … Kalkınma Ajansı bünyesinde görevlendirilmek üzere muvafakat verilen ancak daha sonra görevine dönmesi istenen personelin görevinden istifa talebinde bulunarak adı geçen kurumda görevine devam ettiği belirtilerek, mecburi hizmet yükümlülüğü bulunan ilgilinin bu hizmet yükümlülüğünün görev yaptığı Ajansa devrinin mümkün olduğu hk.

Müsteşarlığınızda Planlama Uzmanı olarak görev yapmakta iken … Kalkınma Ajansı bünyesinde görevlendirilmek üzere muvafakat verilen ancak daha sonra görevine dönmesi istenen personelin görevinden istifa talebinde bulunarak adı geçen kurumda görevine devam ettiği belirtilerek, mecburi hizmet yükümlülüğü bulunan ilgilinin bu hizmet yükümlülüğünün görev yaptığı Ajansa devrinin mümkün olup olmadığı hususundaki ilgi yazı incelenmiştir. Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Mecburi Hizmet" başlıklı 224 üncü maddesinin son fıkrasında ''Mecburi hizmet yükümlülüğünün 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin a,b,d fıkraları kapsamına giren kurumlar arasında devri mümkündür..." denilmekte, 160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanun 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine yapılan atıflar 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesine yapılmış sayılmaktadır. Diğer taraftan, 5449 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine istinaden kurulan Bölge Kalkınma Ajanslarının 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamında bulunduğu değerlendirildiğinden, Müsteşarlığınız bünyesinde Planlama Uzmanı olarak görev yapmakta iken … Kalkınma Ajansı emrinde görevlendirilen ilgilinin özel hukuk hükümlerine tabi Ajansla iş akdi imzalamasıyla 5449 sayılı Kanunun 18 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kurumuyla ilişiği kesildiğinden, görevinden istifa eden ve halen söz konusu Ajanstaki görevine devam eden ilgilinin mecburi hizmet yükümlülüğünün kalan kısmını 217 sayılı KHK kapsamına giren Ajansta tamamlayabileceği değerlendirilmektedir.” denilmiştir.

Bu durumda; 657 sayılı Kanunun 224’üncü maddesinin son fıkrasında, "Mecburi hizmet yükümlülüğünün 13/12/1960 talihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin a, b, d fıkraları kapsamına giren kurumlar arasında devri mümkündür.” denildiği ve 160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanun 217 sayılı KHK’nın 30’uncu maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, 160 sayılı Kanunun 4’üncü maddesine yapılan atıfların 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesine yapılmış sayıldığı, 5449 sayılı Kanunun 3’üncü maddesine istinaden kurulan Bölge Kalkınma Ajanslarının 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2’nci maddesi kapsamında bulunduğu dolayısıyla mecburi hizmet yükümlülüğünün geri kalan kısmının Kalkınma Ajansında tamamlamasının kanuna uygun olduğu ve konu ile ilgili Devlet Personel Başkanlığının vermiş olduğu görüşlerde de mecburi hizmet yükümlülüğünün kalan kısmının 217 sayılı KHK kapsamına giren kurumlarda tamamlanabileceğinin öngörüldüğü, muvafakatın verilmemesi üzerine açılan yürütmesinin durdurulmasına ilişkin Ankara 13.İdare Mahkemesinin 2010/822 Esas nolu kararında;

“…Kurumlararası yer değiştirme işlemi kurumların muvafakatı ile sağlanmakta olup kurum amirlerinin muvafakat verip vermemek konusunda takdir yetkileri bulunmakta ise debu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanıp kullanılmadığının yargı denetimine tabi olacağı açıktır.

Olayda, her nekar davalı idarece, davacının hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesi ile muvafakat verilmemiş ise de; kamu hizmetinin bütünlüğü ve devamlılığı ilkesi gereğince, kamu görevlilerinin özel koşullarına göre verimliliklerinin en yüksek düzeyde olduğu ve hizmetinden en yüksek oranda yararlanılacak bir birimde çalışmaları kamu yararına daha uygun olduğu gibi davacının istediği bir alanda çalışmasının maddi ve manevi varlığının gelişmesine olumlu katkı sağlayacağı ve kamu hizmetinden beklenen faydanın artacağı şüphesizdir.” denilerek muvafakatın verilmemesi yönündeki idari işlemin yürütmesinin durdurulması dikkate alındığında; 657 sayılı Kanuna göre muvafakat verilmek suretiyle (Muvafakatın mahkeme kararı ile verilmiş olması hukuki sonucu değiştirmemektedir) başka kuruma gönderilen personelin, kuruma olan mecburi hizmet yükümlülüğünün de ilgili kuruma devrini zorunlu kıldığı dolayısıyla idarece yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu ve verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,

Üye …’ın “tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği” şeklindeki ayrışık görüşe katılmakla birlikte bu görüşe ilave olarak;

Yurt dışına gönderilen kamu personeline mahsus yüklenme senedi ve muteber imzalı müteselsil kefalet senedinin 5’inci maddesinde; “Bu yüklenme senedinin tanziminden itibaren Türkiye’de işbu yüklenme senedinin icabı olan mecburi hizmetimin ifası sırasında inzibati veya cezai yollardan meslekten veya Devlet Memurluğundan muvakkaten veya daimi olarak çıkarıldığım veya müstafi addedildiğim yada istifa suretiyle ayrıldığım takdirde eksik kalan mecburi hizmet süremle orantılı olarak müfredatı aşağıda altıncı maddede belirtilen bilcümle matlubatı yine maddede tespit edilen hukuki esaslarla kayıtlı olmak şartıyla Türkiye İş Kurumu’na nakden ve tamamen ödemeyi taahhüt ederim.” denilmektedir.

Kalkınma Ajansı bünyesinde görevlendirilmenin iki şartından birincisi, Kurumunca ilgili şahsa muvafakat verilmesidir.Personel alımı sınavını kazanması üzerine Ajans Genel Sekreterliği tarafından şahsın Kurumundan muvafakat istenilmesi ve Kurumca bu muvafakatin verilmemesi üzerine şahıs mahkemeye müracaat etmiş; Mahkemece, kamu yararı gözetilerek, Kurumun “muvafakat verilmemesi” şeklindeki olumsuz İdari işleminin yürütülmesinin durdurulması kararı sonucunda, Kurumca gereken muvafakat verilmiş bulunan personelin adı geçen kurumda görevine başlaması üzerine, mecburi hizmet yükümlülüğü bulunan ilgilinin mecburi hizmet yükümlülüğünün kalan kısmını 217 sayılı KHK kapsamına giren Ajansta tamamlama imkanı ortaya çıkmıştır.Bu durumda, kefalet senedinde öngörülen; “meslekten veya Devlet Memurluğundan muvakkaten veya daimi olarak çıkarılma, müstafi addedilme veya istifa suretiyle ayrılma” şartlarından hiçbiri oluşmadığından,geri ödeme mecburiyeti doğmamıştır. Bu gerekçe ile de, tazmin hükmünün kaldırılması gerekmektedir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı;)

oy çokluğu ile,

Ancak sorumluluk itirazında bulunan muhasebe yetkilisi Adem AKKAYA’nın yapmış olduğu itiraz değerlendirildiğinde;

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 38’inci maddesinde:

“Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” hükmüne yer verilmiştir.

Adı geçen Kanunun 61’inci maddesinde ise; “Muhasebe hizmeti; gelirler ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanarak bu işlemleri yürütenlerin muhasebe yetkilisi olduğu, memuriyet kadro ve ünvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkili olmadığı düzenlemesi yapılmıştır. Maddenin ikinci fıkrası, muhasebe yetkilisinin yukarıda sayılan hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından söz ederek ana hatları ile sorumluluğunu belirlemiş, üçüncü fıkrası ise ödeme aşamasında ödeme emri ve eki belgeler üzerinde;

Yetkililerin imzasını,

Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

Maddi hata bulunup bulunmadığını,

Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlüdür, diyerek inceleme yetkilerini yukarıda sayılan hususlarla sınırlı tutmuştur.

Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli, 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlulukların belirlenmesine ilişkin kararında; tahsil edilmeye hazır hale gelmiş gelirle ilgili olarak muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilmiştir. Kararda;

“5018 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60. maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır.

Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 23. maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32. maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu ifade edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, “idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna, çoğunlukla,” karar verilmiştir.

Karardaki en önemli nokta, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu hususudur. Yani, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelirin tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz bir şekilde yerine getirilmelidir. Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilâtla ilgili sorumluluğu başlamaktadır. Bir başka deyişle tahakkuk işlemi ancak verilen talimat ile (ilgili gelir veya gider belgesi) üzerinde yapılacak işlemle gerçekleşeceği dikkate alındığında, ancak tahakkuk ettirilen gelirin muhasebe kayıtlarına alınması ve ilgililerine kanuni süresinde gönderilmesi hususunda Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilebilir. Tahakkuk ettirilmeyen bir gelirle ilgili sorumluluktan söz etmek mümkün değildir.

Bu durumda, tahakkuk işlemlerini yürüten birimin sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda yaptığımız açıklamalar çerçevesinde muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulabilmesi için, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş bir gelir ve alacağın söz konusu olması gerekmektedir.

Bu nedenle ilam hükmünün sorumluluk yönünden Bozularak yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine,

(...Daire Başkanı …’in;

ilam hükmünün sorumluluk yönünden bozulması kararına katılmakla birlikte; … Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığında İstihdam ve Meslek Uzmanı olan ilgilinin 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanunla kurulan … Kalkınma Ajansının açtığı sınavı kazanması üzerine adı geçen ajans tarafından …’dan muvafakat olurunun istenildiği ancak Kurum Destek İşlemleri El Kitabının 4.1.1-f/3 üncü maddesinde; "İstihdam ve Meslek Uzmanları ve Yardımcılarının başka kurum ve kuruluşlarda eş değer unvanlı kadroya görevlendirilmelerine ya da eş değer unvanlara naklen geçişlerine muvafakat edilmeyeceği" hükmü gereğince ve hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesi ile muvafakat verilmediği, idarenin bu işleminin dava konusu olduğu, mahkemece yürütmeyi durdurma kararı verildiği, 5449 sayılı Kanun kapsamında uzman olarak çalışmak üzere kurumdan ayrıldığı ajans ile iş sözleşmesi imzaladığı düşünüldüğünde mahkeme kararına uymak durumunda olan üst yöneticiye de sorumluluk atfedilemeyecektir, şeklindeki ilave görüşü ile,

...Daire Başkanı … ile Üyeler …, …, …, …, … ve …’in;

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 38’inci maddesinde:

“Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” hükmüne yer verilmiştir.

Adı geçen Kanunun 61’inci maddesinde ise; “Muhasebe hizmeti; gelirler ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanarak bu işlemleri yürütenlerin muhasebe yetkilisi olduğu belirtilmiştir.

Yurt dışına gönderilen kamu personeline mahsus yüklenme senedi ve muteber imzalı müteselsil kefalet senedi muhasebe biriminde muhafaza edilmesi gerektiğinden yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde muhasebe yetkilisinin sorumluluğu söz konusudur.Bu nedenle sorumluluk konusunda yapılan itirazın reddi gerekir, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğu ile,

22.12.2015 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim