Sayıştay 5. Dairesi 36061 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

36061

Karar Tarihi

18 Mart 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 5

  • Dosya No: 36061

  • Tutanak No: 38644

  • Tutanak Tarihi: 18.03.2014

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. ) 1509 sayılı İlam’ın 2 nci maddesi ile, Vali ve Vali Yardımcıları ile encümenin memur üyelerine 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63’üncü maddeleri gereğince ödenen ödeneklerden Gelir Vergisi Kesintisi yapılmaması nedeniyle 5.915,85. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle, 5540 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı Merkez ve taşra teşkilatında eşdeğer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, Mülki İdari Amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağının açık olduğunu ve bu nedenle Vali, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara ödenen ödemelerden gelir vergisi kesilmediğini;

1509 sayılı ilamda yer alan 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nci maddelerinde bahis konusu olan gelir vergisi zimmetlerinin kaldırılmasına dair Zonguldak Valisi Erdal ATA, Vali yardımcısı Fethi ÖZDEMİR, Ekrem AYLANÇ, Cemalettin ÖZDEMİR ve Mehmet TEVFİK EMRE’nin Zonguldak Vergi Mahkemesine yapılan davalara ait mahkeme kararlarının birer örneği ilişikte sunulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılama yazısında; “Sorumlu, Vali, Vali yardımcısı ve kaymakamlara İl Özel İdaresi bütçesinden 5302 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine istinaden yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünün;

5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi ile yerel mahkeme kararları uyarınca kaldırılmasını talep etmiştir.

Ancak, Danıştay Vergi Davalar Kurulunun 03.06.2011 tarihli ve E.2010/290, K.2011/240 sayılı kararı ile konu kesinleşmiş olup, söz konusu ödemelerin gelir vergisine tabi olduğuna hükmolunmuştur.

Bu nedenle talebin reddedilmesi uygun mütalaa olunmaktadır.” Denilmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63 üncü maddesinde; Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. …” denilmektedir.

Anılan Kanun’un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Bu durumda, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63 üncü maddesine göre, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Zira, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan bu ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, 5540 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5 inci maddesinde; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. … “hükmü bulunmaktadır.

Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme; diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un EK 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.

Bununla birlikte, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile eklenen geçici 4 üncü madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63 üncü maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.

Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verilmiştir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1509 sayılı İlam’ın 2 nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. ) 1509 sayılı İlam’ın 3 üncü maddesi ile, Devrek Kaymakamı Yakup TAT ve kaymakamlığa vekalet eden İsmail KAYGISIZ ile Oktay EKŞİ’ye 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63’üncü maddesi gereğince ödenen ödeneklerden Gelir Vergisi Kesintisi yapılmaması nedeniyle 947,77. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle, 5540 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı Merkez ve taşra teşkilatında eşdeğer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, Mülki İdari Amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağının açık olduğunu ve bu nedenle Vali, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara ödenen ödemelerden gelir vergisi kesilmediğini;

1509 sayılı ilamda yer alan 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nci maddelerinde bahis konusu olan gelir vergisi zimmetlerinin kaldırılmasına dair Zonguldak Valisi Erdal ATA, Vali yardımcısı Fethi ÖZDEMİR, Ekrem AYLANÇ, Cemalettin ÖZDEMİR ve Mehmet TEVFİK EMRE’nin Zonguldak Vergi Mahkemesine yapılan davalara ait mahkeme kararlarının birer örneği ilişikte sunulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılama yazısında; “Sorumlu, Vali, Vali yardımcısı ve kaymakamlara İl Özel İdaresi bütçesinden 5302 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine istinaden yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünün;

5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi ile yerel mahkeme kararları uyarınca kaldırılmasını talep etmiştir.

Ancak, Danıştay Vergi Davalar Kurulunun 03.06.2011 tarihli ve E.2010/290, K.2011/240 sayılı kararı ile konu kesinleşmiş olup, söz konusu ödemelerin gelir vergisine tabi olduğuna hükmolunmuştur.

Bu nedenle talebin reddedilmesi uygun mütalaa olunmaktadır.” Denilmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63 üncü maddesinde; Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. …” denilmektedir.

Anılan Kanun’un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Bu durumda, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63 üncü maddesine göre, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Zira, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan bu ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, 5540 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5 inci maddesinde; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. … “hükmü bulunmaktadır.

Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme; diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un EK 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.

Bununla birlikte, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile eklenen geçici 4 üncü madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63 üncü maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.

Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verilmiştir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1509 sayılı İlam’ın 3 üncü maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. ) Dilekçi 1509 sayılı İlam’ın 4 üncü maddesi ile verilen 893,13. TL tutarındaki tazmin hükmüne itiraz etmekte ise de; söz konusu tazmin hükmü, yargılamanın iadesi yoluyla düzenlenen 08.05.2012 karar tarihli 1677 sayılı Ek İlam’la kaldırılmış bulunduğundan; bu hususta Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,

  2. ) 1509 sayılı İlam’ın 5 inci maddesi ile, Karadeniz Ereğli Kaymakamı Osman EKŞİ’ye 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63’üncü maddesi gereğince ödenen ödeneklerden Gelir Vergisi Kesintisi yapılmaması nedeniyle 957,00. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle, 5540 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı Merkez ve taşra teşkilatında eşdeğer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, Mülki İdari Amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağının açık olduğunu ve bu nedenle Vali, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara ödenen ödemelerden gelir vergisi kesilmediğini;

1509 sayılı ilamda yer alan 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nci maddelerinde bahis konusu olan gelir vergisi zimmetlerinin kaldırılmasına dair Zonguldak Valisi Erdal ATA, Vali yardımcısı Fethi ÖZDEMİR, Ekrem AYLANÇ, Cemalettin ÖZDEMİR ve Mehmet TEVFİK EMRE’nin Zonguldak Vergi Mahkemesine yapılan davalara ait mahkeme kararlarının birer örneği ilişikte sunulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılama yazısında; “Sorumlu, Vali, Vali yardımcısı ve kaymakamlara İl Özel İdaresi bütçesinden 5302 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine istinaden yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünün;

5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi ile yerel mahkeme kararları uyarınca kaldırılmasını talep etmiştir.

Ancak, Danıştay Vergi Davalar Kurulunun 03.06.2011 tarihli ve E.2010/290, K.2011/240 sayılı kararı ile konu kesinleşmiş olup, söz konusu ödemelerin gelir vergisine tabi olduğuna hükmolunmuştur.

Bu nedenle talebin reddedilmesi uygun mütalaa olunmaktadır.” Denilmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63 üncü maddesinde; Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. …” denilmektedir.

Anılan Kanun’un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Bu durumda, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63 üncü maddesine göre, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Zira, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan bu ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, 5540 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5 inci maddesinde; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. … “hükmü bulunmaktadır.

Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme; diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un EK 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.

Bununla birlikte, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile eklenen geçici 4 üncü madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63 üncü maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.

Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verilmiştir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1509 sayılı İlam’ın 5 inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. ) 1509 sayılı İlam’ın 6 ncı maddesi ile, Çaycuma Kaymakamı İsmail KAYGISIZ ve Kaymakam Vekilleri Yakup TAT ile Çetin KILINÇ’a 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63’üncü maddesi gereğince ödenen ödeneklerden Gelir Vergisi Kesintisi yapılmaması nedeniyle 1.089,75. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle, 5540 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı Merkez ve taşra teşkilatında eşdeğer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, Mülki İdari Amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağının açık olduğunu ve bu nedenle Vali, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara ödenen ödemelerden gelir vergisi kesilmediğini;

1509 sayılı ilamda yer alan 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nci maddelerinde bahis konusu olan gelir vergisi zimmetlerinin kaldırılmasına dair Zonguldak Valisi Erdal ATA, Vali yardımcısı Fethi ÖZDEMİR, Ekrem AYLANÇ, Cemalettin ÖZDEMİR ve Mehmet TEVFİK EMRE’nin Zonguldak Vergi Mahkemesine yapılan davalara ait mahkeme kararlarının birer örneği ilişikte sunulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılama yazısında; “Sorumlu, Vali, Vali yardımcısı ve kaymakamlara İl Özel İdaresi bütçesinden 5302 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine istinaden yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünün;

5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi ile yerel mahkeme kararları uyarınca kaldırılmasını talep etmiştir.

Ancak, Danıştay Vergi Davalar Kurulunun 03.06.2011 tarihli ve E.2010/290, K.2011/240 sayılı kararı ile konu kesinleşmiş olup, söz konusu ödemelerin gelir vergisine tabi olduğuna hükmolunmuştur.

Bu nedenle talebin reddedilmesi uygun mütalaa olunmaktadır.” Denilmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63 üncü maddesinde; Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. …” denilmektedir.

Anılan Kanun’un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Bu durumda, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63 üncü maddesine göre, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Zira, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan bu ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, 5540 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5 inci maddesinde; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. … “hükmü bulunmaktadır.

Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme; diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un EK 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.

Bununla birlikte, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile eklenen geçici 4 üncü madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63 üncü maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.

Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verilmiştir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1509 sayılı İlam’ın 6 ncı maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. ) 1509 sayılı İlam’ın 7 nci maddesi ile, Gökçebey Kaymakamları Serap ÖZMEN ve Çetin KILINÇ ile kaymakamlığa vekalet eden Kaymakam ve Vali Yardımcılarına 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63’üncü maddesi gereğince ödenen ödeneklerden Gelir Vergisi Kesintisi yapılmaması nedeniyle 908,70. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle, 5540 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı Merkez ve taşra teşkilatında eşdeğer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, Mülki İdari Amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağının açık olduğunu ve bu nedenle Vali, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara ödenen ödemelerden gelir vergisi kesilmediğini;

1509 sayılı ilamda yer alan 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nci maddelerinde bahis konusu olan gelir vergisi zimmetlerinin kaldırılmasına dair Zonguldak Valisi Erdal ATA, Vali yardımcısı Fethi ÖZDEMİR, Ekrem AYLANÇ, Cemalettin ÖZDEMİR ve Mehmet TEVFİK EMRE’nin Zonguldak Vergi Mahkemesine yapılan davalara ait mahkeme kararlarının birer örneği ilişikte sunulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılama yazısında; “Sorumlu, Vali, Vali yardımcısı ve kaymakamlara İl Özel İdaresi bütçesinden 5302 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine istinaden yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünün;

5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi ile yerel mahkeme kararları uyarınca kaldırılmasını talep etmiştir.

Ancak, Danıştay Vergi Davalar Kurulunun 03.06.2011 tarihli ve E.2010/290, K.2011/240 sayılı kararı ile konu kesinleşmiş olup, söz konusu ödemelerin gelir vergisine tabi olduğuna hükmolunmuştur.

Bu nedenle talebin reddedilmesi uygun mütalaa olunmaktadır.” Denilmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63 üncü maddesinde; Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. …” denilmektedir.

Anılan Kanun’un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Bu durumda, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63 üncü maddesine göre, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Zira, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan bu ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, 5540 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 09.06.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5 inci maddesinde; “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. … “hükmü bulunmaktadır.

Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme; diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un EK 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.

Bununla birlikte, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile eklenen geçici 4 üncü madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28 ve 63 üncü maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.

Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verilmiştir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1509 sayılı İlam’ın 7 nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 18.03.2014 tarih ve 38644 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim