Sayıştay 5. Dairesi 34924 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

34924

Karar Tarihi

14 Ocak 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 5

  • Dosya No: 34924

  • Tutanak No: 38233

  • Tutanak Tarihi: 14.01.2014

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

  1. 736 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, İl encümenine başkanlık yapan Gaziantep Valisi’ne 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 inci maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesiyle toplam 1.165,34 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Danıştay 4. Dairesinin 22.12.2008 tarih ve 2007/5848 Esas Kararında 5302 sayılı Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince yapılan ödemelerden de vergi istisnası uygulanacağının belirtildiğini, , 10.07.2009 tarih ve 27284 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 Sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 36. Maddesinde: 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklendiğini, maddede “Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." Denildiğini, Anayasanın 160. Maddesi gereği Danıştay kararının esas alınması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün ortadan kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “1700 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında yapılan ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63 üncü maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir.Dilekçede Danıştay 4. Dairesinin 22.12.2008 tarih ve 5019 sayılı Kararı gerekçe gösterilmekte ise de, konu ile ilgili olarak, Denizli Vergi Mahkemesi nezdinde açılan benzer bir başka davada 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca yapılan ödemelerin istisna kapsamında olduğu, bu nedenle de vergiye tabi tutulmayacağı yönündeki talep Mahkemenin 26.12.2007 günlü ve E:2007/169, K:2007/978 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

Davacı tarafından söz konusu kararın temyizi yoluna gidilmiş olup, Danıştay Dördüncü Dairesinin 21.01.2009 günlü ve E:2008/1510, K:2009/94 sayılı kararı ile Denizli Vergi Mahkemesinin 26.12.2007 günlü ve E:2007/169, K:2007/978 sayılı kararı bozulmuştur. Ancak, Denizli Vergi Mahkemesi bozma kararına uymayarak 30.03.2010 günlü ve E:2010/180, K:2010/113 sayılı kararı ile ilk kararında ısrar etmesi üzerine, davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

Bu defa Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nca anılan vergi mahkemesinin ısrar kararı görüşülmüş ve 03.06.2011 günlü ve E.2010/290, K:2011/240 sayılı kararında; "...5540 sayılı Yasanın 1 inci maddesiyle 1700 sayılı Kanuna eklenen ek 5 inci maddedeki ek ödemenin, İçişleri Bakanlığı personeline, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılmakta olan ödemenin miktarı yükseltilerek mali haklarda iyileştirme yapmak amacıyla getirildiği ve maddenin TBMM Genel Kurulunda verilen bir önergenin kabulü suretiyle yasalaştırıldığı saptanmaktadır. Bu nedenle İçişleri Bakanlığı personeline, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesine göre ödeme yapılmayacağı yönünde açıklık getirildiği anlaşılmaktadır. 1700 sayılı Kanuna eklenen ek 5 inci maddesine göre damga vergisi hariç başka bir vergi ve kesinti yapılmaksızın İçişleri Bakanlığı personeline ödenen bir ek ödeme olmasına karşın, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63 üncü maddeleri uyarınca İl Özel İdaresi bütçesinden il özel idaresine ait görevlerden vali tarafından verilenlerin varlığı halinde, ödenen ödenekle ilişkilendirilmesine olanak bulunmadığından, davanın reddi yolundaki vergi mahkemesi ısrar kararında hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle anılan ödemelerin vergiye tabi tutulması gerektiği şeklinde karar verilmek suretiyle dava süreci sonuçlandırılmıştır.

Diğer taraftan 5917 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle ile getirilen düzenleme, 5302 sayılı Kanunu 28 ve 63 üncü maddeleri uyarınca yapılan ek ödemeye ilişkin olup, anılan maddenin vergi kesintilerine ilişkin herhangi bir hüküm içermemesi nedeniyle tazmine konu olan hususla bir ilgisi bulunmamaktadır. Temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının onanmasının uygun olacağı” şeklinde görüş belirtmiştir.

5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunun, Encümen üyelerine verilecek ödenek başlıklı 28’inci maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir.” hükmü yer almaktadır.

10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4.madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4.maddede de;

“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.

5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde ile getirilen düzenleme ile ilgili uygulama, 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindedir. Oysa ilamın ilgili maddesinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneği için değil, ödenekten gelir vergisi kesintisinin yapılmaması nedeniyle tazmin hükmü verilmiştir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde (Değişik: 24.12.1980-2361/43 md.);

Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği,

"Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinde; (3946 sayılı Kanunun 22'nci Maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994)

Kamu idare ve müesseselerinin, aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları, hükme bağlanmıştır.

Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı(Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, ayrıca 5302 sayılı İl özel İdaresi Kanunu'nun 28. maddesinde de, brüt ödenek verileceği şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle kendi özel Kanunu’nda da, yapılan bu ödemeden vergi kesintisi yapılmayacağına dair bir düzenleme bulunmadığından, yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca verilen 03.06.2011 tarihli ve E: 2010/290, K: 2011/240 sayılı Karar da sözü edilen ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerektiği yönündedir.

Bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 nolu ilamın 1. maddesiyle toplam 1.165,34 TL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

2)736 sayılı ilamın 2’nci maddesinde, Gaziantep İlinde görev yapan vali yardımcılarına, valinin verdiği il özel idaresi görevlerini yapmaları karşılığında 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesiyle toplam 5.209,57 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları ve Başsavcılık görüşü ilamın 1’inci maddesindeki gibidir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Yetki Devri” başlıklı 32. maddesinde ;

“Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.” denilmektedir.

“Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde ise ;

“Vali yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.” hükmü bulunmaktadır.

10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4.madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4.maddede de;

“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.

5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde ile getirilen düzenleme ile ilgili uygulama, 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindedir. Oysa ilamın ilgili maddesinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneği için değil, ödenekten gelir vergisi kesintisinin yapılmaması nedeniyle tazmin hükmü verilmiştir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde (Değişik: 24.12.1980-2361/43 md.);

Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği,

"Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinde; (3946 sayılı Kanunun 22'nci Maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994)

Kamu idare ve müesseselerinin, aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları, hükme bağlanmıştır.

Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı(Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, ayrıca 5302 sayılı İl özel İdaresi Kanunu'nun 28. maddesinde de, brüt ödenek verileceği şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle kendi özel Kanunu’nda da, yapılan bu ödemeden vergi kesintisi yapılmayacağına dair bir düzenleme bulunmadığından, yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca verilen 03.06.2011 tarihli ve E: 2010/290, K: 2011/240 sayılı Karar da sözü edilen ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerektiği yönündedir.

Bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 nolu ilamın 2. maddesiyle toplam 5.209,57 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

  1. 736 sayılı ilamın 3’üncü maddesinde, 28.12.2006 tarihinde Gaziantep İl Özel İdaresi Altyapı ve İnşaat Daire Başkanlığı’na atanmak suretiyle Daire Başkanı olarak görev yapan Mehmet ÇELİK’e, aldığı maaşlara ilave olarak, Maliye Bakanlığı personeline 213 sayılı Vergi Usul Kanunu”nun Ek 13’üncü maddesi uyarınca yapılan ek ödemenin geriye dönük olarak 2007 yılının tamamı için toplu bir şekilde verildiği gerekçesiyle toplam 10.449,60 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Genel sekreterlerin özlük haklarıyla ilgili

Yasanın 36'ncı maddesinde, genel sekreterlerin mali ve sosyal haklarını tek tek saymayıp, "genel sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar " denildiğini, İlgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanılacağı belirtilmesine rağmen, bu hak kullanılırken hangi genel müdür özlük haklarının kullanılacağına ve/veya 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanuni düzenlemelerde belirtilen hak kısıtlayıcı ifadelere atıfta bulunmadığını,"İlgili mevzuat" ifadesinin genel olduğunu, Bu ifadeden İçişleri Bakanlığı Genel Müdürü kastediliyor şeklinde anlaşılması gerekiyor olsa da İçişleri Bakanlığımda müstakil genel müdür kadrosu bulunmadığını, Üstelik İl özel idarelerinin ne İçişleri Bakanlığı ne de diğer bakanlıkların taşra teşkilatı konumunda olmadığını, İl Özel İdaresi Genel Sekreterinin özlük haklarının ödenmesinde aranan kriterlerin 5302 Sayılı Kanunun 36.maddesi üç temel unsura bağladığını, Yasanın "ilgili mevzuat" ibaresi herhangi bir mevzuatı işaret etmediğini, genel müdürlerin mevzuatımızda çok değişik kurumlarda ve bakanlıklarda farklılıklar gösteren özlük haklarından faydalandığını, Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı genel müdürleri burada sayılmayan diğer genel müdürlere göre 657 Sayılı Kanunda belirtilen zam ve tazminatların dışında çeşitli yasal düzenlemelerle "ek tazminat" almakta olup, 5302 Sayılı Kanunun genel sekreter için kullanmış olduğu " aynen yaralanma" ifadesi "ek tazminat" uygulamasının yasal dayanağı görüldüğünü, Kamuda son yıllarda yoğun bir şekilde "eşit işe eşit ücret" politikasının uygulanmaya çalışıldığının bilinen bir gerçek olduğunu, İl Özel İdaresi genel sekreterine kanun "genel müdür" maaşını tüm unsurlarıyla birlikte alması yönünde bir ifade kullandığını, Büyükşehir olmayan illerdeki genel sekreter müstakil daire başkanı olarak kabul edilirse, Büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki daire başkanının otomatik olarak "müstakil daire başkanı" kabul edilmesinin doğal bir sonuç olduğunu, bu hususlara ek olarak 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinin de dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Daire Kararında da ayrıntılı olarak belirtildiği gibi Maliye Bakanlığı personeline yapılan bir ödemenin başka bir kurumda çalışan personele yapılabilmesi için Kanunda açık bir düzenlemenin bulunması gerekmektedir.Diğer bir itiraz konusu ise, tazmin konusu fazla ödemenin 6009 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi istemidir. Tazmin konusu ödemelerin, 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 8. maddesi kapsamına girmediği değerlendirilmektedir. Temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının onanmasının uygun olacağı” şeklinde görüş belirtmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nda;

“Madde 36: Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” Hükmü yer almaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesi ile ek 13. madde eklenmiş ve bu maddenin 4.fıkrası (a) bendi ile Maliye Bakanlığı personeline ek ödeme yapılması için yetki verilmiş verilen yetkiye istinaden de, “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” ile bu esaslara “ekli cetvellerde” gösterilen oranlarda Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç), 08.05.2007 tarihli Bakan oluruyla ek ödemede bulunulmasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir.

Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların, Kapsam başlıklı 2’nci maddesinde “Bu usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsar.” denilmektedir. Ek ödeme Oran ve Miktarları başlıklı 3’üncü maddesinde “Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır.” denilmiş olup, ekli 1 Sayılı Cetvelin 2’nci sırasında “Müsteşar Yardımcısı, Kurul Başkanı, Genel Müdür, Strateji Geliştirme Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkanı için %195” oranında ek tazminat öngörülmüştür. Bu esaslar, Yürürlük başlıklı 6’ncı maddedeki “Bu usul ve esaslar 15.05.2007 tarihinde yürürlüğe girer.” Hükmü ile son bulmuştur.

5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri,” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.

Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Bu durum, Sayıştay Dairelerinin ilamları üzerine Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 07.05.2009 tarihli 2009/41 sayılı genelgesi ile teyit edilerek, il özel idarelerince buna göre uygulama yapılması istenilmiştir.

Dilekçi, ilamın 3. maddesinde yer alan tazmin hükümün 6009 sayılı kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Daire Başkanlarına, 5302 sayılı kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi(Maliye Bakanlığı personeli olmadığı için), bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Bütün bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 sayılı ilamın 3’üncü maddesiyle toplam 10.449,60 YTL.’ye dair tazmin hükmünün TASDİKİNE

4)736 sayılı ilamın 4’üncü maddesinde, Gaziantep İl Özel İdaresi’nde Genel Sekreter Yardımcısı ve Daire Başkanı olarak görev yapan personele, aldığı maaşlara ilave olarak, Maliye Bakanlığı personeline 213 sayılı Vergi Usul Kanunu”nun Ek 13 üncü maddesi uyarınca yapılan ek ödemenin de verilmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 8.720.61 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları ve Başsavcılık görüşü işbu ilamın 3’üncü maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 3’üncü maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 sayılı ilamın 4’üncü maddesiyle toplam 8.720.61 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

5)736 sayılı ilamın 5’inci maddesinde, Gaziantep İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, aldığı maaşa ilave olarak, Maliye Bakanlığı personeline 213 sayılı Vergi Usul Kanunu”nun Ek 13 üncü maddesi uyarınca yapılan %195 oranındaki ek ödemenin de verilmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 11.218,74 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları ve Başsavcılık görüşü işbu ilamın 3’üncü maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 3’üncü maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 sayılı ilamın 5’inci maddesiyle toplam 11.218,74 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

6)736 sayılı ilamın 6’ncı maddesi (B) bendinde, Gaziantep İl Özel İdaresinde görev yapan Daire Başkanlarına yersiz olarak makam tazminatı ve görev tazminatı ödendiği gerekçesiyle toplam 23.730,70 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, 5302 sayılı İl Özel İdare Kanunun 36. maddesinin 4. fıkrasında " Genel sekreterlik Kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar ; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır. " denilerek genel sekreterlik kadrosuna atananların özlük hakları belirtilmiş , genel sekreter yardımcısı ile daire başkanlarına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğini, Bakanlar Kurulunun 24.04.2006 tarih ve 2006/10334 sayılı kararı ile yürürlüğe giren Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve tazminatlarına İlişkin Karara ekli " İş Güçlüğü İş Riski, Temininde Güçlük ve mali Sorumluluk Zammı ve Özel Hizmet Zammı " cetvelleri ile 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu 'na ekli 4 sayılı Makam Tazminatı cetvellerinde de İl Özel İdaresi Daire Başkanlarına yer verilmediğini, Oysaki İl Özel İdaresi gibi bir mahalli idare olan büyükşehir belediyeleri ile ilgili 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 22.maddesinin 2. ve 3. fıkralarında "Genel Sekreter Belediye Başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel Sekreter olarak atananlar , genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri , genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan yararlanırlar. Büyükşehir belediyesi daire başkanları , bağlı genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar." denilerek Büyükşehir Belediyelerindeki genel sekreter yardımcıları ve daire başkanlıklarının özlük haklarına ait düzenleme yapıldığını, hukukun temel kurallarından birisinin de konu hakkında , aksine bir hüküm bulunmadığı durumlarda lehte yorumlamak olduğunu, Büyükşehir Belediyesinde görevli genel sekreter yardımcıları ve daire başkanları emsal kabul edilerek ( Zira 5216 ve 5302 Sayılı Kanunlar ve ilgili Yönetmeliklere göre belirtilen unvanların görev ve sorumlulukları benzerdir)ödeme yapıldığını, Bunun yanı sıra Sayıştay Temyiz Kurulunun 08/01/2002 tarih ve 25454 sayılı kararında da , görev ve sorumlulukları üniversite genel sekreterine benzeyen , Türkiye ve Ortadoğu Amme Enstitüsü Genel Sekreterine de üniversite genel sekreteri gibi ek gösterge ve makam tazminatı ödenmesi gerektiğinin kabul edildiğini, bu hususlara ek olarak 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinin de dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Dilekçede ileri sürülen hususlar Daire Kararında karşılanmıştır. Nitekim, Sayıştay Temyiz Kurulunun 28.09.2010 tarih ve 31670 tutanak numaralı Kararı da, aynı gerekçelerle hükmolunmuş tazmin kararının tasdiki yönündedir.

Diğer bir itiraz konusunu teşkil eden husus ise, tazmin konusu fazla ödemenin 6009 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi istemidir. Tazmin konusu ödemelerin, 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 8 inci maddesi kapsamına girmediği değerlendirilmektedir. Temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının onanmasının uygun olacağı” şeklinde görüş belirtmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun Ek 26’ncı maddesinin (a) fıkrasında “Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hâkimlik tazminatı ödenmez.” denilmiş olup IV cetvelde kimlerin makam tazminatı alabilecekleri düzenlenmiştir. Buna göre; IV Sayılı Cetvelin “7- Birinci dereceli kadroya atanmış olmak şartıyla; Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlar (Bütçe Dairesi Başkanı dahil), Gelir İdaresi Grup Başkanı, Milli Kütüphane Başkan Yardımcısı, Bölge Müdürleri (Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Belediyeler ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç), Gümrük Müsteşarlığı Başmüdürleri, Üniversite Genel Sekreterleri ile Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları 2000” makam tazminatı alabileceği açıkça düzenlenmiştir. Bu düzenlemede İl Özel İdaresi Daire Başkanlarına yer verilmemiştir.

12.02.2000 tarih ve 23962 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanunun 5’inci maddesiyle temsil tazminatının ödenmesi ve temsil tazminatı göstergelerini kadro ve görev unvanı itibariyle farklı olarak belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. 26.04.2000 tarih ve 24031 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında 10.03/2000 Tarihli ve 2000/457 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve Kararnamenin Ekinde de temsil tazminatı ödenecekler ve göstergeleri tespit edilmiştir. Bu tespite göre makam veya yüksek hâkimlik tazminatı göstergeleri 30.000 – 7.000 olanlar 30.000 – 17.000 gösterge üzeriden temsil tazminatı alabilirler. İl Özel İdare Daire Başkanları makam veya yüksek hâkimlik tazminatı alamadığından, temsil tazminatı almaları da mümkün değildir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1’inci maddesinin, 04.07.2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11’inci maddesi ile değişik, (C) fıkrasında “(A) bendi kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden,

1 - 7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir.

  1. ….

  2. … ödenecek görev tazminatının uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye …. gösterge rakamları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.” denilmiş ve 14.03.2002 tarih ve 24695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında 10.01.2002 tarihli ve 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1’inci maddesinde “15/1/2002 . 14/7/2002 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personelden; makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlardan, makam veya yüksek hakimlik tazminatı gösterge rakamları;

  3. 000 olanlara 9. 000,

  4. 500 - 4. 500 olanlara 7. 000,

  5. 000 ve daha az olanlara 6. 000

gösterge rakamının, almakta oldukları makam veya yüksek hakimlik tazminatı gösterge rakamlarına ilave edilmesi suretiyle bulunan gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir.” düzenlemesi yapılarak görev tazminatı ödenecekler ve göstergeleri tespit edilmiştir. Bu tespite göre de makam veya yüksek hâkimlik tazminatı göstergeleri 6.000 – 4.000 ve daha az olanlar 9.000 – 6.000 gösterge rakamlarına ilaveten görev tazminatı alabilirler. İl Özel İdare Daire Başkanları makam veya yüksek hâkimlik tazminatı alamadığından, temsil tazminatı almadıkları gibi görev tazminatı almaları da mümkün değildir.

Mahalli idarelerden biri olan İl özel İdarelerinde görev yapan Daire Başkanları için makam tazminatı ve buna bağlı olarak da görev tazminatları için mevzuatımızda bir düzenleme bulunmamaktadır. 10.07.2004 tarih ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun Personel istihdamı başlıklı 22’nci maddesinin üçüncü fıkrasında “Büyükşehir belediyesi daire başkanları, genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar” hükmü ile özel bir düzenleme yapılmış ve mahalli idare olan Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanları için bu tazminatların alınması hüküm altına alınmıştır. Ancak 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununda bu tür bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle il özel idaresi daire başkanları kendi kanunlarında bir düzenleme bulunmadığından makam ve görev tazminatından yararlanamazlar.

Dilekçi tarafından; İl Özel İdaresi daire başkanlarının makam ve görev tazminatlarının, Büyükşehir Belediyesinde görevli genel sekreter yardımcıları ve daire başkanlarının emsal kabul edilerek ödendiği ifade edilmiş ise de, dilekçiler tarafından da belirtildiği gibi bu hususta yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

Ayrıca 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi memur temsilcileriyle akdedilen sözleşme veya tasarrufu kapsamakta olup, ilama konu tazmin hükmü bu kapsamda yapılan bir ödemeye dayanmamaktadır.

Bütün bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile, 736 sayılı ilamın 6(B) maddesiyle toplam 23.730,70 YTL.’ye dair tazmin hükmünün TASDİKİNE

  1. 736 sayılı ilamın 7’nci maddesinde, Gaziantep İl Özel İdaresinde Altyapı ve İnşaat Daire Başkanı olarak görev yapan Mehmet ÇELİK’e yersiz olarak makam tazminatı ve görev tazminatı ödendiği gerekçesiyle toplam 6.056,40 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları, Başsavcılık görüşü ilamın 6’ncı maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 6’ncı maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 sayılı ilamın 7’nci maddesiyle toplam 6.056,40 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

  1. 736 sayılı ilamın 8’inci maddesinde, Gaziantep Yavuzeli İlçesi Kaymakamına 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesiyle toplam 945,60 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları, Başsavcılık görüşü ilamın 1’inci maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 1’inci maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 sayılı ilamın 8’inci maddesiyle toplam 945,60 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

  1. 736 sayılı ilamın 9’uncu maddesinde, Gaziantep Nizip İlçesi Kaymakamına 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesiyle toplam 1.042,39 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları, Başsavcılık görüşü ilamın 1’inci maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 1’inci maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 sayılı ilamın 9’uncu maddesiyle toplam 1.042,39 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

  1. 736 sayılı ilamın 10’uncu maddesinde, Gaziantep Şehitkamil İlçesi Kaymakamına 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesiyle toplam 997,40 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları, Başsavcılık görüşü ilamın 1’inci maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 1’inci maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 sayılı ilamın 10’uncu maddesiyle toplam 997,40 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

  1. 736 sayılı ilamın 11’inci maddesinde, Gaziantep Şahinbey İlçesi Kaymakamına 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesiyle toplam 1.090,02 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları, Başsavcılık görüşü ilamın 1’inci maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 1’inci maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 sayılı ilamın 11’inci maddesiyle toplam 1.090,02 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

  1. 736 sayılı ilamın 12’nci maddesinde, Gaziantep Nurdağı İlçesi Kaymakamına 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesiyle toplam 956,14 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları, Başsavcılık görüşü ilamın 1’inci maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 1’inci maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 sayılı ilamın 12’nci maddesiyle toplam 956,14 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

  1. 736 sayılı ilamın 13’üncü maddesinde, Gaziantep Oğuzeli İlçesi Kaymakamına 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesiyle toplam 713,75 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları, Başsavcılık görüşü ilamın 1’inci maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 1’inci maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi iddialarının reddi ile 736 sayılı ilamın 13’üncü maddesiyle toplam 713,75 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

Karar verildiği 14.01.2014 tarihli ve 38233 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim