Sayıştay 5. Dairesi 343 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
343
10 Ocak 2019
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 5
-
Karar Tarihi: 10.01.2019
-
Karar No: 343
-
İlam No: 107
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2017
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Sözleşmeli personel iken memuriyete geçirilen kişilere yapılan ödeme
....... Belediyesi tarafından 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre 2013 yılında tam zamanlı sözleşmeli personel olarak istihdam edilen ve Kanunla memuriyete geçirilen kişilerin bu kadrolarda çalıştırılmasının mümkün olmaması sebebiyle, bu kişilere ödenen ücretlerden oluşan .........TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
1/A: 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre programcı kadrolarında sözleşmeli personel olarak istihdam edilen kişilerin çalıştıkları pozisyonlar için gerekli şartları taşımadıkları konusu ile ilgili olarak;
5393 sayılı Kanununun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında;
“Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. …”,
Beşinci fıkrasında;
“Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır.”
denilmektedir.
22.02.2007 gün ve 26442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin “Sözleşmeli personel” başlıklı 21 inci maddesinde;
“(1) Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan unvanlardaki personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir.
(2) Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu madde hükümlerine göre çalıştırılacak personel için İçişleri Bakanlığı tarafından unvanlar itibarıyla getirilecek sınırlamalara uyulur.
(3) Bu personel hakkında, 5393 sayılı Kanunda düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına (Mülga ibare:RG-10/4/2014-28968) (…) gönderilir.
(4) Mahalli idare birliklerinde ise 5355 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine göre işlem yapılır.”
hükmü yer almaktadır
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 15 inci maddesinde;
“(Değişik: 22/11/2010-2010/1169) Esaslara Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir (4) sayılı Cetvel eklenmiştir. Bu cetvelde belirtilenler dışında sözleşmeli personel pozisyonları kullanılamaz ve talepte bulunulamaz. Kurumlar, söz konusu cetvelde belirlenen asgari niteliklere, hizmetin gereği ilave nitelikler belirleyebilirler.”
denilmektedir.
Esasların “Sınav şartı” başlıklı Ek 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında;
“3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi ve bu maddeye yapılan atıflara istinaden istihdam edilecek sözleşmeli personelin hizmete alınmasında bu madde hükümleri uygulanmaz.”
hükmü yer almaktadır.
Programcı olarak işe alınacak kişilerin 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında belirtilen hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları gerekir. Bunun yanı sıra bu kişilerin Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilen sözleşmeli personel hakkındaki hükümlere uygun kişiler olması gerekir. 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel hakkında 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara bakılması gerekir.
Yukarıda belirtilen düzenlemelere göre 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesine göre istihdam edilecek sözleşmeli personelde vize ve sınav hariç 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer alan hükümler uygulanacaktır.
Aynı şekilde programcı kadrosu içinde Esasların ekinde yer alan 4 sayılı Cetvelin A –Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları İle Asgari Nitelikleri Gösterir Cetvelde, programcı unvanı için istenen nitelikler;
“Yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az ön lisans düzeyinde mezun olmak veya en az ön lisans mezunu olmak koşuluyla bilgisayar programcılığı alanına ilişkin ders aldığını belgelendirmek veya bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak.”
şeklinde belirtilmiştir.
Buna göre programcı olarak istihdam edilecek kişinin,
-Yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az ön lisans düzeyinde mezun olmak
-En az ön lisans mezunu olmak koşuluyla bilgisayar programcılığı alanına ilişkin ders aldığını belgelendirmek veya bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak
-En az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olması gerekir.
Teknik kadroda yer alan programcı için aranacak şartların ne olduğu konusunda 5393 sayılı Kanunda belirleme bulunmamakla birlikte maddede belirtildiği üzere bu kişinin kadro unvanının gerektirdiği niteliği taşıması şarttır. Bu nedenle bu kadroya atanacak kişide hangi şartların aranacağı hususunda sözleşmeli personel konusunda genel düzenleyici olan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına bakılması gerekir. Bu karar ekinde istenen nitelikler belirtilmiştir. Sosyal bölüm mezunu olan bir kişinin teknik olan programcı kadrosunda istihdam edilmesinde Esaslarda istenen şartların olması gerekir.
Konuyla ilgili dosyaların tetkikinden, ilgili kişilerin dil şartını sağlamamakla beraber söz konusu görevde çalıştıkları ve hizmeti ifa ettikleri; daha sonra çıkan kanunla da memuriyete geçirilerek kendilerine kadro tesis edildiği anlaşılmıştır.
1/B: 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre çözümleyici kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdam edilen kişilerin çalıştıkları pozisyonlar için gerekli şartları taşımadıkları konusu ile ilgili olarak;
5393 sayılı Kanununun "Norm kadro ve personel istihdamı" başlıklı 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. …”, Beşinci fıkrasında, “Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır.”
denilmektedir.
22.02.2007 gün ve 26442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin “Sözleşmeli personel” başlıklı 21 inci maddesinde,
“(1) Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan unvanlardaki personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir.
(2) Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu madde hükümlerine göre çalıştırılacak personel için İçişleri Bakanlığı tarafından unvanlar itibarıyla getirilecek sınırlamalara uyulur.
(3) Bu personel hakkında, 5393 sayılı Kanunda düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına (Mülga ibare:RG-10/4/2014-28968) (…) gönderilir.
(4) Mahalli idare birliklerinde ise 5355 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine göre işlem yapılır.” hükmü yer almaktadır
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların
15 inci maddesinde,
“(Değişik: 22/11/2010-2010/1169) Esaslara Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir (4) sayılı Cetvel eklenmiştir. Bu cetvelde belirtilenler dışında sözleşmeli personel pozisyonları kullanılamaz ve talepte bulunulamaz. Kurumlar, söz konusu cetvelde belirlenen asgari niteliklere, hizmetin gereği ilave nitelikler belirleyebilirler.”
denilmektedir.
Esasların “Sınav şartı” başlıklı Ek 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında,
“3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi ve bu maddeye yapılan atıflara istinaden istihdam edilecek sözleşmeli personelin hizmete alınmasında bu madde hükümleri uygulanmaz.”
hükmü yer almaktadır.
Programcı olarak işe alınacak kişilerin 5393 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında belirtilen hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları gerekir. Bunun yanı sıra bu kişilerin Devlet Memurları Kanununun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilen sözleşmeli personel hakkındaki hükümlere uygun kişiler olması gerekir. 657 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel hakkında 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara bakılması gerekir.
Yukarıda belirtilen düzenlemelere göre 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesine göre istihdam edilecek sözleşmeli personelde vize ve sınav hariç 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer alan hükümler uygulanacaktır.
Aynı şekilde çözümleyici kadrosu içinde Esasların ekinde yer alan 4 sayılı Cetvelin A –Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları İle Asgari Nitelikleri Gösterir Cetvelde, çözümleyici unvanı için istenen nitelikler;
“Yükseköğretim kurumlarından en az lisans düzeyinde mezun olmak ve istihdam edileceği bilgi işlem birimlerindeki programlama dili ile diğer programlama dillerinden en az iki tanesini bildiğini belgelemek ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak” şeklinde belirtilmiştir.
Buna göre çözümleyici olarak istihdam edilecek kişinin,
-Yükseköğretim kurumlarından en az lisans düzeyinde mezun olması
-İstihdam edileceği bilgi işlem birimlerindeki programlama dili ile diğer programlama dillerinden en az iki tanesini bildiğini belgelemesi
-En az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olması gerekir.
Teknik kadroda yer alan çözümleyici ve programcı için aranacak şartların ne olduğu konusunda 5393 sayılı Kanun’da belirleme bulunmamakla birlikte maddede belirtildiği üzere bu kişinin kadro unvanının gerektirdiği niteliği taşıması şarttır. Bu nedenle bu kadroya atanacak kişide hangi şartların aranacağı hususunda sözleşmeli personel konusunda genel düzenleyici olan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına bakılması gerekir. Bu karar ekinde istenen nitelikler belirtilmiştir. Sosyal bölüm mezunu olan bir kişinin teknik olan çözümleyici kadrosunda istihdam edilmesinde Esaslarda istenen şartların olması gerekir.
Konuyla ilgili dosyaların tetkikinden, ilgili kişilerin dil şartını sağlamamakla beraber söz konusu görevde çalıştıkları ve hizmeti ifa ettikleri; daha sonra çıkan kanunla da memuriyete geçirilerek kendilerine kadro tesis edildiği anlaşılmıştır.
1/C: 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre çocuk gelişimcisi kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdam edilen kişinin çalıştığı pozisyon için gerekli şartları taşımadığı konusu ile ilgili olarak;
5393 sayılı Kanununun "Norm kadro ve personel istihdamı" başlıklı 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. …” düzenlemesi mevcuttur.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda sözleşmeli personel çalıştırılması ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Esasların ekinde yer alan 4 sayılı Cetvelin A –Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları İle Asgari Nitelikleri Gösterir Cetvelde, çocuk gelişimcisi unvanı için istenen nitelikler;
- Yükseköğretim kurumlarının lisans düzeyinde eğitim veren ilgili bölümlerinden mezun olmak;
olarak belirtilmiştir.
Çocuk gelişimcisi için aranacak şartların ne olduğu konusunda 5393 sayılı Kanun’da belirleme bulunmamakla birlikte maddede belirtildiği üzere bu kişinin kadro unvanının gerektirdiği niteliği taşıması şarttır. Bu nedenle bu kadroya atanacak kişide hangi şartların aranacağı hususunda sözleşmeli personel konusunda genel düzenleyici olan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına bakılması gerekir. Bu karar ekinde istenen nitelikler belirtilmiştir. Liseden çocuk gelişimi bölümü mezunu olan bir kişinin çocuk gelişimi kadrosunda istihdam edilmesinde Esaslarda yer alan yükseköğretim kurumlarının lisans düzeyinde eğitim veren ilgili bölümlerinden mezun olması gerekir.
Konuyla ilgili dosyaların tetkikinden, ilgili kişinin eğitim şartını sağlamamakla beraber söz konusu görevde çalıştığı ve hizmeti ifa ettiği; daha sonra çıkan kanunla da memuriyete geçirilerek kendisine kadro tesis edildiği anlaşılmıştır.
1/D: 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre eğitmen kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdam edilen kişilerin çalıştıkları pozisyonlar için gerekli şartları taşımadıkları konusu ile ilgili olarak;
5393 sayılı Kanununun "Norm kadro ve personel istihdamı" başlıklı 49uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. …”, Beşinci fıkrasında, “Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır.”
denilmektedir.
Ayrıca 22.02.2007 gün ve 26442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin “Sözleşmeli personel” başlıklı 21 inci maddesinde,
“(1) Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan unvanlardaki personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir.
(2) Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu madde hükümlerine göre çalıştırılacak personel için İçişleri Bakanlığı tarafından unvanlar itibarıyla getirilecek sınırlamalara uyulur.
(3) Bu personel hakkında, 5393 sayılı Kanunda düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına (Mülga ibare:RG-10/4/2014-28968) (…) gönderilir.”
hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen hükme göre, avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel belediyelerde sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilir. Bu kanunda belirtilen kadro ve unvanlar dışındaki “gibi uzman ve teknik personel” in hangi kadro ve personel olabileceği 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların incelenmesiyle somutlaştırılabilir. 7/15754 sayılı Esaslara ekli cetvelde sözleşmeli çalıştırılacak unvanlar ile bunların nitelikleri belirtilmiştir.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara ilişkin ekli cetvelde eğitmen unvanı yer almamaktadır. Ancak ek sayılı cetvelde eğitici unvanına yer verilmiştir.
7/15754 Sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar başlıklı Bakanlar Kurulu Kararının ekinde yer alan 4 Sayılı cetvelde yer alan kadro ünvanlar ile Mahalli İdarelerin Norm Kadro Cetvelinde yer alan ünvanlar birbiriyle uyuşmamaktadır.7/15754 Sayılı Esaslara ekli cetvelde Eğitmen kadrosu bulunmamaktadır. Sözleşmeli personel çalıştırılabilmesi için hem norm kadroda yer alması hem de 7/15754 Sayılı Esaslara ekli cetvelde yer alması gerekmektedir.
Norm kadro cetvelinde boş olarak bulunan 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinde belirtilen unvanlar ile 7/15754 sayılı Esaslara ekli cetvelde yer alan unvanlardan uzman ve teknik personel kadrolarında sözleşmeli personel çalıştırılabilir. Bunun haricindeki kadrolarda sözleşmeli personel çalıştırılamaz.
Konuyla ilgili dosyaların tetkikinden, mahalli idarelerde eğitmen kadrosu için sözleşmeli personel çalıştırılmasının kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla birlikte, eğitmen kadrosunda istihdam edilen personelin söz konusu görevde çalıştığı ve hizmeti ifa ettiği; daha sonra çıkan kanunla da memuriyete geçirilerek kendisine kadro tesis edildiği anlaşılmıştır.
Yapılan incelemede, 2013 yılında yapılan sözleşmeli personel istihdamının mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmekle beraber söz konusu kişilerin çalıştıkları pozisyonlarda ilgili hizmetleri ifa ettikleri kanunla da memuriyete geçirildikleri görülmüştür. Bu noktadan sonra geriye dönük işlem yapmak ve kişileri memuriyet görevinden çıkarmak mevcut Danıştay kararları karşısında hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca kişiler istihdam edildikleri pozisyonda görevlerini ifa etmişler ve görevin gerektirdiği ödemeleri almışlardır. Bu nedenle kişilere yapılan ödemeleri Belediyenin bu alanlarda personele ihtiyaç duyması nedeniyle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi çerçevesinde kamu zararı olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla, .......Belediyesi tarafından 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre 2013 yılında tam zamanlı sözleşmeli personel olarak istihdam edilmesi ve Kanunla memuriyete geçirilmesi işleminden dolayı kamu zararı oluşmadığına bu işlemle yapılan toplam........TL ödeme ile ilgili ilişilecek bir husus bulunmadığına;
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca iş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü
Üye ........’in karşı oy gerekçesi;
“......... Belediyesi tarafından yapılan sözleşmeli personel istihdamında 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre sayılan şartlar sağlanmış olduğundan, yapılan atamalarda mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.”
Üye..........’nin karşı oy gerekçesi;
“5393 sayılı Belediye Kanununun sözleşmeli personel çalıştırılmasını düzenleyen "Norm kadro ve personel istihdamı" başlıklı 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında;
“Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. …”
Aynı maddenin beşinci fıkrası ikinci cümlesinde; Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır.” denilmektedir.
657 sayılı Devlet Mamurları Kanununun 4 üncü maddesi B bendinde, Sözleşmeli personel; “Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, (Bakanlar Kurulunca) Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.”
Aynı bendin devamında; “Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri (Bakanlar Kurulunca) Cumhurbaşkanınca belirlenir.” denilmektedir.
657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (B) bendi uyarınca 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar" yürürlüğe konulmuştur. Esasların 1 inci maddesinde bu Esasların, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
Yayınlanan bu Esaslar ile kapsamda çalıştırılacak sözleşmeli personelin tabi olacağı ilke ve kurallar ile pozisyonlar için öngörülen diğer genel ve özel şartlar da belirlenmiştir.
Esasların 22.11.2010 tarih ve 2010/1169 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Değişik 15. maddesinde;
“Esaslara Sözleşmeli Personel Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir (4) sayılı Cetvel eklenmiştir. Bu cetvelde belirtilenler dışında sözleşmeli personel pozisyonları kullanılamaz ve talepte bulunulamaz. Kurumlar, söz konusu cetvelde belirlenen asgari niteliklere, hizmetin gereği ilave nitelikler belirleyebilirler.”
“Sınav şartını” düzenleyen Ek Madde 2’de; “3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi ve bu maddeye yapılan atıflara istinaden istihdam edilecek sözleşmeli personelin hizmete alınmasında bu madde hükümleri uygulanmaz.”
“Sözleşmenin feshini” düzenleyen Ek Madde 6’da; Personelin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması ya da bu niteliklerden birini sonradan kaybetmesi durumunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmenin tek taraflı feshedileceği, hüküm altına alınmıştır.
Yukarıdaki hükümlerden de anlaşılacağı üzere; belediyelerin 49 uncu madde hükmüne göre tam zamanlı sözleşme ile çalıştıracakları personel hakkında 5393 sayılı Kanun ve bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi için yapılan düzenlemelere tabi olunacağı açık bir şeklide düzenlenmiştir.
Buna göre belediyelerin 49 uncu madde hükmü uyarınca istihdam edecekleri personelde aramaları gereken asgari şartların Esasların ekinde yer alan 4 sayılı cetvele uygun olması gerekmektedir. Belediyeler bu esasların sadece sınav şartı ile ilgili maddesine tabi olmadan diğer maddelerine riayet ederek sözleşmeli personel istihdam edebileceklerdir.
Nitekim 5393 sayılı Belediye Kanununun 13/07/2005 tarih ve 25326 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerine İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılan 31.10.2005 tarih ve B050MAH0710001/11493 sayılı Sözleşmeli Personel İstihdamı konulu Genelgesinde; Kanunun 49 uncu maddesinin üç, dört ve beşinci fıkralarındaki hükümler aynen yinelendikten sonra, sözleşmeli personel olarak istihdam edilecek kişiler hakkında kurumlar ile ilgililer arasında imzalanacak sözleşmelerde; tam zamanlı olarak istihdam edilecekler için Ek: 1 Sayılı Tip Sözleşme Örneğinin kullanılacağı belirtilerek maddeler halinde açıklanan hususlara titizlikle uyulması gerekli görülerek 49 ucu madde hükmü aynen madde madde yazılmıştır.
İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından daha sonra çıkarılan31.10.2005 tarih ve B050MAH0710001/11493 sayılı Sözleşmeli Personel İstihdamı konulu Genelgesinde ise 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hususlarda, uygulamanın ne şekilde yapılması gerektiği belirlenmiştir. Buna göre; 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince sözleşmeli personel çalıştırılabilecek alanlarda boş kadro bulunması kaydıyla, genelgeye ekli listede yazılı alanlarda tam zamanlı sözleşmeli personel çalıştırılabilecektir. Sözleşmeli çalıştırılan personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince sözleşmesi yapılan personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına ve Maliye Bakanlığına gönderilecektir.
31.10.2005 tarih ve B050MAH0710001/11493 sayılı Genelge ekinde yer alan ve belediyelerin sözleşmeli personel istihdamında kullanacakları Tip Sözleşmenin 13-a maddesinde; sözleşmeli personelin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine veya 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre yürüteceği görev itibariyle sözleşmeli personel olabilme şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya bu şartlardan birini sonradan kaybetmesi halinde sözleşme feshedilmiş sayışacağı, 17 nci maddesinde; sözleşmenin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca akdedildiği ve bu sözleşmede yer almayan hususlar hakkında 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının (3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 8 inci maddesi ve 14 üncü maddesi hariç olmak kaydıyla) 5393 sayılı Belediye Kanununa aykırı olmayan hükümleri ile 5393 sayılı Belediye Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere belediyelerin 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesine göre tam zamanlı sözleşmeli personel çalıştırılmasıyla ilgili olarak;
-Öncelikle 49 uncu madde hükümlerine,
-Daha sonra 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (B) bendi uyarınca 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar" da belirtilen hükümlere,
-ve nihayet personelle akdedilen ve İçişleri Bakanlığınca belirlenen Tip Sözleşme hükümlerine
uymak durumunda oldukları anlaşılmaktadır.
Sorgu metninin madde 1-A şıkkında belirtilen ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre 2013 yılında tam zamanlı programcı kadrolarında sözleşmeli personel olarak istihdam edilen ve Kanunla memuriyete geçirilen ve kamu zararı tablosunda belirtilen kişilerin programcı kadrosu için gerekli şartlan taşımadığı iddiasıyla ilgili olarak yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (B) bendi uyarınca 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar" da belirtilen şartları taşıması gerektiğine ve buna aykırı olarak yapılan sözleşmeye dayanılarak çalıştırılan personele yapılan ödemenin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71.madde hükmünde belirtilen kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması hükmüne aykırılık teşkil ettiğine ve kamu zararı olduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar belediye programcı olarak istihdam edilen personel ile sözleşme imzalamak suretiyle hizmetinden faydalanmış ve gerekli ücreti ödemiş olmasına rağmen bu personel Bakanlar Kurulu Kararında belirlenen şartlardan yabancı dil şartını taşımadığından hem mevzuata hem de sözleşme hükümlerine göre sözleşme fesh edilmiş sayılacağından yapılan işlem hükümsüzdür. Aslında gerekli şartları taşımadığı baştan belli olan personelle yapılan sözleşme mutlak butlandır. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan işlem hükümsüzdür.
Burada iki konuyu birbirinden ayırmak gerekmektedir. Bunlardan ilki sözleşme yapılan ve görevini sözleşme hükümlerine göre yerine getiren programcı personelin almış olduğu ücretin hukuksal olarak o kişinin emeğinin karşılığı olduğu ve geri alınmayacağı hususudur.
Nitekim memuriyete girişte gerekli koşulları sağlamadığının sonradan anlaşılması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 98/b maddesi gereğince devlet memurluğuna atamasının iptal edilerek o güne kadar yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte tahsiline yönelik olarak açılan bir dava ile ilgili olarak yetkili idari yargı yeri davacının atamasının iptal edilerek memuriyetine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun bulunduğuna, bu kişinin kendisine yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte iadesinin istenilmesine ilişkin olarak ise Anayasanın 18. maddesinde, "Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır" hükmüne göre belirlenen mevzuat hükümleri gereği göreve başladığı ve çalışmakla hak kazandığı ücret ve bağlı diğer mali haklar ile sosyal güvenlik ödemeleri ve yardımları, çalışması karşılığı elde ettiğinden bahisle bu kısım için iade kararı vermemiştir.
İkinci olarak, programcı kadrosunda tam zamanlı sözleşmeli olarak çalıştırılan kişi için sözleşme ücretinin ödenmesinin şartı yapacağı hizmet olarak belirlenmiş, başka herhangi bir şart belirlenmemiştir. Ayrıca, söz konusu kişinin işinin karşılığı olan hizmeti layıkıyla yapmadığı veya işini eksik yaptığına dair gerek idare gerekse yapılan denetim sonucunda bu doğrultuda herhangi bir tespitte bulunulmamıştır. Söz konusu kişinin, “en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak” şartını gerçekleştirmediği, hizmetin gerek başlangıcı ve gerekse yerine getirilmesi sırasında idare tarafından tespit edilmemiş ve bu nedenle sözleşme fesh edilmemiştir. Sorun burada ortaya çıkmaktadır.
5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinde belirlenen özel bilgi ve ihtisas gerektiren konularda sözleşme ile tam zamanlı sözleşmeli personel çalıştırılabileceği, bu suretle çalıştırılacakların unvan, sayı, ücretleri ile diğer hususların, Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak esaslara göre tespit edileceği kuralına yer verilmiş uygulanacak sözleşme hükümleri de İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenerek Tip Sözleşme olarak belediyelere duyurulmuştur. Akdedilen sözleşmelerin İçişleri ve Maliye Bakanlığına gönderileceği hususu bir onaylama ya da kontrol amacıyla değil sadece vesayet makamı olması nedeniyle İçişleri Bakanlığına, ücret tavanı bilgisi anlamında da Maliye Bakanlığına gönderilmesidir ve bilgi mahiyetindedir. Aksi takdirde bu sözleşmelerin İçişleri Bakanlığının onayı olmadan uygulanamayacağı hükmünün gerek kanuna ve gerekse diğer idari düzenlemelere konulması gerekirdi. Sonuç olarak yapılan sözleşme hükümsüzdür ve hukuk sisteminde yok hükmündedir. Yokluk halinde tasarruf (idari işlem) hiç doğmamış, hukuk alemine çıkmamış sayılır. Böyle bir tasarruf idarece her zaman geri alınabilir, yine böyle bir durumda iptal davasında olduğu gibi alakadarın yani davacının dava açma konusunda meşru, şahsi ve güncel bir menfaatinin bulunup bulunmadığına bakılmadığı gibi, böyle bir iddia herkes tarafından ileri sürülebilir ve hakim tarafından da re’sen dikkate alınır.
Bir tasarrufun yok hükmünde sayılması halinde, o tasarruf sözde tesis tarihinden itibaren ortadan kalkar ve bu durumda Devlete (idareye) atfedilebilecek bir hukuki sorumluluk bulunmaz. Diğer bir deyişle idare namına yapılan ve fakat unsurlarındaki sakatlıklardan dolayı yokluk müeyyidesine maruz kalan bir tasarruf idareye izafe edilebilecek hiçbir hukuki sonuç husule getirmez. Buna mukabil tasarruf neticesinde tasarrufu yapanların şahsına izafe edilebilecek ve medeni hukuk hükümlerine göre haksız fiil teşkil eyleyecek fiili bir durum doğar ve bunu tesis edenlerin sorumluluğuna neden olur.
Nitekim, Danıştay ...... Dairesinin ....tarih, ......E., ........K. sayılı kararında ise, “…Bazı idari işlemler vardır ki, idare hukukunda "yok hükmünde" olan idari işlemler denilen, sakatlıkları çok ağır olan ve hukuk dünyasında hiç doğmamış kabul edilen "batıl" işlemlerdir. Bu tür "batıl" işlemler, ilgililer hakkında hüküm ifade etmezler, hukuksal durumda değişiklik yaratmazlar, çünkü hiç var olmamış sayılırlar. Bir idari işlem, açıkça yasaya aykırı veya idarenin hiç yapamayacağı işlemlerden ise, yok hükmünde bir idari işlemden söz ediliyor demektir…”. Anılan kararda da ifade edildiği üzere, yok hükmünde olan işlemlerin hukuken var olmadıkları, ilgililer hakkında hüküm doğurmadıkları kabul edilmektedir.
Danıştay...... Dairesi’ nin.....tarih, .....E., ......K. sayılı kararında; “… daha önce yürürlüğe konulan üst hukuk normunun belirlediği sınırları aşan idari tasarruflar, yok hükmünde olmaları nedeniyle, Hukuk Düzeninde herhangi bir değişiklik oluşturamayacaklarından, idare edilenler yönünden bağlayıcı, dolayısıyla da düzenleyici değildirler.” Denilmektedir.
Yukarıya alınan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere gerek hukuki düzenlemelere ve gerekse sözleşme hükümlerine aykırı akdedilen bahsi geçen kişilere ait sözleşmeler baştan yok hükmünde olduklarından ya da sonradan fesh edilmesi gerektiği halde fesh edilmediğinden bunlara dayanılarak yapılan ödemeleri yapan kamu görevlisi açısından kamu zararı sorumluluğunu doğurmaktadır. Çünkü hukuki şartları taşımayan personelle hiç yapılmaması gereken ya da sonradan fesh edilmesi gereken sözleşme hükümlerine göre ücret ödenerek kamu kaynağında eksilmeye sebep olunmuştur. Sorgu metninde fazla ödeme hesabında asgari ücret ile yapılan ödeme arasındaki farkın dikkate alındığı görülmüştür. Bu hesaplama yöntemi farazi olup, yapılan hukuki işlem yok hükmünde olduğundan kabul edilebilir değildir. Dolayısıyla geçersiz sözleşme hükümlerine göre işlem tesis edilmesi suretiyle yapılan tüm ödemelerle ilgili olarak sorumlular adına tazmin hükmolunması gerekir.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42