Sayıştay 5. Dairesi 34037 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
34037
13 Eylül 2011
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 5
-
Dosya No: 34037
-
Tutanak No: 33625
-
Tutanak Tarihi: 13.09.2011
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
1053 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde, Kaymakamlara ödenen özel idare ödeneklerinden gelir vergisinin kesilmemesi nedeniyle 106 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
Mülki İdare Amiri Hizmetleri sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapacak ek ödemeye ilişkin usul ve esasların 4.maddesine göre;(EK-l)
a) Ek ödeme,damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabii tutulamaz.
b) Bu ödemenin yapılmasında 27.(11.2000 tarihli ve 4505 sayılı kanunun 5.maddesi (e)bendi ile 04.07.2001 tarihli 631 sayılı kanunun hükmünde kararnamenin 16.maddesi hükümleri uygulanmaz.
c) Ek ödemeler bütçeden karşılanır.
Kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair 5440 sayılı kanun açıktır.(EK-2) Ek ödeme başlıklı Ek 5.maddede:
"İçişleri Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil)% 200"ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir.Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri personelin görev mahalli, çalışma şartları.unvanı,görevi.aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Mali Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir.5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 28 ve 63.maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranlan tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir.Ek ödemenin hak kazanılması ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemede damga vergisi hariç her hangi bir vergi kesintisi yapılamaz. Bu ödemenin yapılmasında 27.01.2000 tarihli ve 4505 sayılı kanunun 5.maddesinin (e) bendi ile 04.07.2001 tarihli ve 631 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 16.maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27.06.1989 tarihli 375 sayılı kanun hükmünde kararnamenin ek 3.maddesine göre ödeme yapılmaz denildiğini,
Özel İdarelerden yapılan ödeneklerinde ek ödeme olduğunu, Bu konuyla ilgili İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 gün ve 14914 sayılı yazısında; "Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı Valiliklerden intikal eden yazılarda: II Özel İdaresi kanununun 63.maddesi uyarınca Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara İl Özel İdaresi bütçesinden yapılacak ödemelerden damga vergisi dışında vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş sorulduğunu,
Bilindiği gibi 5302 Sayılı İl Özel idaresi Kanunun 6.3.maddesi '"görev ve ek ödenek" başlığını taşımaktadır.5540 sayılı kanunla İl Özel İdaresinden ek ödenek almayan Mülki İdare Amirlerine sağlanan hak esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlendiğini, dolayısıyla 5540 Sayılı Kanunun E:k 5.maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlık ve Maliye Bakanlığı taralından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak ek ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıkların eşitlenmesi amaçlandığını bu ödeme damga vergisi dışında bir kesinti yapılmayacağını,
Bu çerçevede 5540 Sayılı Kanunla sağlanan ek ödemelerde temel olarak 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 63.maddesi kapsamında yapılan ödemeler dikkate alınarak taşrada görev yapan Vali, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar için bu oranlar söz konusu ödemeler kadar eksiltilerek belirlendiğini,
Nitekim 5540 Sayılı Kanunun Ek 5.maddesinde yer alan "5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 28 ve 63.maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme tespit edilebilir" hükmünün de bu doğrultuda olduğunu, bu durumda taşra personeline 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununa göre yapılan ödemelerin de 5540 Sayılı Kanunun Ek 5.maddesi kapsamında birer ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabii tutulmaması gerekmektedir denilmektedir. 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununa göre yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi ile ilgili Kırıkkale ve İzmir 1.Vergi Mahkemelerinin kararı ile Danıştay Dördüncü Dairesinin 2009/94 sayılı kararından da anlaşılacağı üzere yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacağını,(Ek:3)
10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazetenin 36.maddesinde 5.302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen GEÇİCİ MADDE-4 "Bu Kanunun 28 nci ve 63 nci maddeleri gereğince (14.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkartılanla/,çıkartılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir" denildiğini, (EK-4)
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen resmi gazetede İl Özel İdaresi Kanununa eklenen ek geçici 4. madde amir hükmü gereği söz konusu savunmalarının kabulü ile kişi borcu tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığının mütalaası ise ilamın 1 inci maddesindeki tazmin kararlarının onanması yönündedir.
5917 sayılı Kanunun 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindeki hüküm, ödeneğin kendisi ile ilgilidir. Ek ödeneğin gelir vergisinden istisna edildiğine dair gerek Gelir Vergisi Kanununda gerekse İl Özel İdaresi Kanununda herhangi bir hüküm bulunmadığına göre Vali, Vali yardımcıları ile Vali yardımcılığına vekalet eden Kaymakamlara yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerekmektedir.
Anayasanın 160 ncı maddesinde “Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.”denilmektedir. Uyuşmazlık olduğu iddia edilen Danıştay kararları ile Sayıştay daire kararında ki kişiler, ilgili Kurum ve yıl olarak tamamen farklılık arz etmektedir. Danıştay kararları ancak emsal olabilecek kararlar statüsündedir. Dolayısıyla aynı idare, aynı yıl ve aynı Kurumla ilgili kesinleşmiş ve birbirine uyuşmazlık oluşturan kararlar yoktur.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 32 nci maddesinde; "Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.",
63 üncü maddesi "Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.
10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4.madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4.maddede de;
“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.
5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde ile getirilen düzenleme ile ilgili uygulama, 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindedir. Oysa ilamın 16’ncı maddesinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneği için değil, ödenekten gelir vergisi kesintisinin yapılmaması nedeniyle tazmin hükmü verilmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde (Değişik: 24.12.1980-2361/43 md.);
Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği,
"Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinde; (3946 sayılı Kanunun 22'nci Maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994)
Kamu idare ve müesseselerinin, aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları,
Yine aynı Kanunun Esas Tarife başlıklı 2007 yılı için güncellenmiş 103. maddesinde;
« Gelir vergisine tabi gelirler;
7. 500 YTL'ye kadar % 15
19.000 YTL'nin 7.500 YTL'si için 1.125 YTL, fazlası % 20
43.000 YTL'nin 19.000 YTL'si için 3.425 YTL, fazlası % 27
43.000 YTL'den fazlasının 43.000 YTL'si için 9.905 YTL, fazlası % 35
oranında vergilendirilir. » hükme bağlanmıştır.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı(Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, ayrıca 5302 sayılı İl özel İdaresi Kanunu'nun 28. maddesinde de, brüt ödenek verileceği şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle kendi özel Kanunu’nda da, yapılan bu ödemeden vergi kesintisi yapılayacağına dair bir düzenleme bulunduğundan, yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Yukarıda da belirtildiği üzere ortada sadece Gelir Vergisi Kanununu ilgilendiren normlar vardır dolayısıyla dilekçinin belirttiği ne normlar hiyerarşisi nede özel kanun genel kanun ilkelerinin uygulama alanı bu durumda söz konusu değildir.
Bu itibarla 1053 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde, Kaymakamlara ödenen özel idare ödeneklerinden gelir vergisinin kesilmemesi nedeniyle 106 TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE ,
Karar verildiği 13.09.2011 tarih ve 33625 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01